Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Bel Ağrısı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Bel Ağrısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bel Ağrısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocuklarda ağır çanta kullanımı bel ağrısı yapıyor Haber

Çocuklarda ağır çanta kullanımı bel ağrısı yapıyor

Okul dönemi, öğrencilerin bedensel ve zihinsel gelişimleri açısından kritik bir süreç olarak öne çıkıyor. Bu süreçte öğrencilerin taşıdığı çantalar, sağlıklı gelişim üzerinde önemli bir rol oynuyor. Yanlış çanta seçimi ve kullanımı, çocukların omurga sağlığına ciddi zararlar verebildiğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Cansabuncu, okulların açılmasına yakın aileleri çanta konusunda uyardı. Okul çağı yaş grupları için bel ve sırt bölgesi ağrılarının görülmesi erken gibi düşünülse de bel ağrısı sıklığı yüzde 9-66 arasında değişmekte olup, yeni yapılan çalışmalardaki sıklık oranlarının eski çalışmalara göre daha fazla olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Doç. Dr. Gökhan Cansabuncu, "Çocukluk çağında sırt ağrısının en sık görüldüğü yer bel bölgesidir. Bel ağrısının görülme sıklığı, hasta grubunun yaşına ve aktivite düzeyine göre değişir. Özellikle uğraşılan spor dalına göre bel ağrısı sıklığı artabilir. Çocuklarda bel ağrıları; mekanik (duruş bozuklukları, kas spazmları ve gerginlikleri), gelişimsel (omurga eğrilikleri), enfeksiyon ve tümör gibi nedenlerle gelişebilir. Ayrıca, uzun süre televizyon seyretmek, bilgisayar başında oturmak ve hareketsiz yaşam öyküsü de çocuklar arasında bel ağrısına neden olabilecek faktörler arasındadır. Okul döneminde yanlış ve ağır çanta kullanımı da öğrencilerde omuz, sırt ve bel ağrılarına yol açabilmektedir" diye konuştu. Özellikle ağır çanta kullanımının çocuklarda omuz, boyun ve bel bölgesindeki kaslarda spazma yol açarak sırt ağrısına neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Gökhan Cansabuncu, "Ayrıca ağır çanta tek taraflı omuz askısı kullanılarak taşındığında veya yan askılı okul çantaları kullanıldığında omurga üzerindeki dengesizlikten dolayı çeşitli sırt ağrıları görülebilir. Çanta kullanımına bağlı sırt ağrılarını azaltmak için çanta içerisindeki ağırlık mümkün olduğunca azaltılmalı. Ağır eşyalar mümkün olduğunca çantanın sırt bölgesine yakın kısmına konulmalı. Okul çantası mutlaka çocuğun yaşına ve boyuna uygun seçilmeli. Çanta çift omuz askısı ile kullanılmalı. Omuz askıları yeterli genişlikte ve yumuşak olmalı. Çantada mümkünse sırtı destekleyen bel bandı bulunmalı. Küçük yaş grubu çocuklarda üzerinde tekerlek olan modeller tercih edilmeli. Çocukluk çağı yaş grubunda başlayan bel ağrıları, fizik muayene ile tanı konulup takip edilebilir. Bel ağrısının erken teşhisini koyabilmek için, semptomlar iyi değerlendirmeli, diğer hastalıklar ekarte edilmelidir" şeklinde konuştu.

Yaz Aylarında Gebelikte Havuz Kullanımına dikkat! Haber

Yaz Aylarında Gebelikte Havuz Kullanımına dikkat!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte birçok anne adayının serinlemek, rahatlamak ve hafif egzersiz yapmak için havuza girmeyi tercih ettiğini belirten Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Bahadır Codal, sağlıklı seyreden gebeliklerde havuz kullanımının genellikle güvenli olduğunu ifade etti. Codal, “Gebelikte havuza girmek bebeğime zarar verir mi?” sorusunun sıkça sorulduğunu belirterek, uygun şartlar sağlandığında havuz kullanımının hem anne hem de bebek açısından genellikle risk oluşturmadığını söyledi. “Gebelikte Havuzun Faydaları” Gebelik ilerledikçe artan kilo, büyüyen karın ve değişen vücut dengesi nedeniyle anne adaylarında bel ağrısı, bacaklarda yorgunluk ve hareket kısıtlılığı görülebildiğini belirten Codal, suyun kaldırma kuvvetinin bu noktada önemli bir avantaj sağladığını ifade etti. Codal, “Suyun kaldırma kuvveti sayesinde vücut ağırlığının önemli bir kısmı desteklenir ve eklemlere binen yük azalır” diyerek, havuzda yüzme ve su egzersizlerinin bel ve sırt ağrılarını azaltabileceğini, bacaklardaki şişlik hissini hafifletebileceğini, kan dolaşımını destekleyebileceğini, anne adayının kendini daha enerjik hissetmesine yardımcı olabileceğini ve stres ile gerginliği azaltabileceğini söyledi. “Havuz Suyu Bebeğe Zarar Verir mi?” Havuz suyunun bebeğe ulaşmasının mümkün olmadığını vurgulayan Codal, bebeğin rahim, amniyon sıvısı ve zarlar tarafından korunduğunu belirtti. Codal, “Havuz suyu bebeğe zarar vermez. Ancak hijyen koşulları yetersiz olan havuzlar bazı enfeksiyon risklerini artırabilir. Bu nedenle havuz seçimi oldukça önemlidir” dedi. “Hangi Durumlarda Havuza Girilebilir?” Codal, doktor tarafından özel bir kısıtlama getirilmediği sürece gebeliğin büyük bölümünde havuz kullanımının mümkün olduğunu ifade etti. Codal, “Düşük tehdidi olmayan, vajinal kanaması bulunmayan, erken doğum riski taşımayan, suyu gelmemiş ve istirahat önerilmemiş anne adayları güvenle havuza girebilir” dedi. Hangi Durumlarda Havuz Önerilmez? Bazı durumlarda havuz kullanımının uygun olmadığını belirten Codal, vajinal kanama, erken doğum tehdidi, amniyon sıvısının gelmesi, rahim ağzında açıklık olması veya doktor tarafından fiziksel aktivite kısıtlaması bulunan durumlarda havuza girilmemesi gerektiğini söyledi. Codal, “Bu gibi durumlarda mutlaka hekime danışılmalıdır” uyarısında bulundu. “Enfeksiyon Riski ve Dikkat Edilmesi Gerekenler” Temizliği düzenli yapılan havuzlarda enfeksiyon riskinin düşük olduğunu ifade eden Codal, hijyen koşullarının yetersiz olduğu ortamlarda mantar ve vajinal enfeksiyon riskinin artabileceğini belirtti. Codal, “Havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo ile uzun süre kalınmamalı, duş alınmalı, kişisel havlu ve mayo kullanılmalı ve temizliğinden emin olunmayan havuzlar tercih edilmemelidir” dedi. “Kaplıca ve Çok Sıcak Havuzlar” Termal su, kaplıca ve jakuziler konusunda da uyarıda bulunan Codal, vücut sıcaklığını artırabilecek çok sıcak su ortamlarının gebelikte önerilmediğini söyledi. Codal, özellikle ilk trimesterde yüksek vücut ısısının bazı risklerle ilişkilendirildiğini belirterek, “Bu nedenle yüzme havuzları tercih edilmeli, aşırı sıcak sulardan kaçınılmalıdır” dedi. Op. Dr. Bahadır Codal, sağlıklı bir gebelikte temiz ve bakımlı bir havuzda yüzmenin hem anne hem de bebek için genellikle güvenli olduğunu belirterek, “Hatta gebelik boyunca karşılaşılan birçok fiziksel rahatsızlığın hafiflemesine yardımcı olabilir” dedi. Codal, yine de her gebeliğin kendine özgü olduğunu vurgulayarak, riskli durumlarda mutlaka hekime danışılması gerektiğini söyledi ve “Gebelik bir hastalık değil, hayatın doğal bir dönemidir. Doğru önlemlerle yaz ayları güvenle geçirilebilir” ifadelerini kullandı.

Bel sağlığını korumak için yapılması gerekenler Haber

Bel sağlığını korumak için yapılması gerekenler

İnsanların çoğu hayatının herhangi bir döneminde mutlak surette bir defa da olsa bel ağrısı yaşar. Peki bel sağlığını korumak ve gelecek yıllarda gelişebilecek bel ağrılarından kurtulmak için yapılabileceklerle ilgili Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır önemli bilgiler verdi. BEL AĞRILARI NEDEN OLUR ? Ağrı bir bulgudur. Hastalık değildir. Tedavi edilmesi gereken şey de ağrı değil; ağrının asıl nedeni olan hastalığın ortadan kaldırılması veya arızanın tamir edilmesidir. 6 haftadan kısa süreli var olan ağrılara Akut Bel Ağrısı denir. Belirli bir aktivite veya travma sonrası gelişebileceği gibi, travmasızda olabilir. Genellikle ağrı, kendiliğinden azalır veya tamamen geçebilir. Bir defa ciddi bel ağrısı yaşayan insanların yaklaşık yüzde 30’u tekrar bir atak geçirebilir. Ancak kontrol ve bakım altında olur ise bu tekrarlama riski en aza indirilebilir. Üç aydan uzun süreli varlığını devam ettiren bel ağrılarına ise Kronik Bel Ağrısı adı verilmektedir. Var olan doku bozukluğu, ortamdaki sinir uçlarını etkileyerek ağrı ortaya çıkarır. En çok gördüğümüz şey ise akut ağrı döneminde kolayca halledebileceğimiz hastalıkların ehil olmayan ellerdeoyalanarak kronik hale gelmesidir. BEL AĞRILARINI TETİKLEYEN SEBEPLER NELERDİR ? Gerçek bir tedavi yapabilmek için gerçek ağrı kaynakları ciddi bir uzman hekim muayenesi ve tetkiklerle araştırılmalıdır. Fazla kilolu olmak, fıtık yapacak kadar veya bel yapılarını zorlayacak kadar ağır kaldırma, eğilerek çalışıyor olmak, uzun süreli oturmak veya otururken öne eğilerek iş yapmak veya durmak veya aynı pozisyonda uzun süre kalmak, stresli dönemlerin uzun sürmesi, çok doğum yapmak, ev işlerini uygunsuz pozisyonda ve uzun süre yani ara vermeden yapmak, cinsel yaşamda beli korumamak bel sorunları yaşamaya neden olmaktadır. BEL AĞRILARINDAN KORUNMAK VE BEL SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR? En önemli olan şeyi kaçırmaktayız. Asıl olan belde ağrı çıkmadan tedbir almaktır. Bel ağrısı oluşumuna neden olacak şeyler belli olduğuna göre işe bunlara riayet etmekle başlamak mecburiyetindeyiz. Gerekli bakımları yapılmayan araba bizi yolda bırakcağı gibi gerekli bakımları ve korumaları yapılmayan bel de bir gün bize bu acıyı yaşatacaktır. Öncelikli olarak kesinlikle obezite yani fazla kilo fıtığın veya bel ağrılarının en önde gelen nedenlerindendir. Kilo almadan yaşamayı bir hayat tarzı haline getirmeye mecburuz.Bel ağrısı yaşadığımız zaman ne yapacağız sorusu akla gelmektedir. Öncelikli olarak bu konuda gerçekten tecrübeli olan uzman bir doktora başvurmalı; geçiştirici işlemlerle arızayı kronik hale getirmekten kaçınmalıdır. Altta yatan neden bir tümör, çok ciddi bir fıtık, omur kırığı veya bel kayması da olabileceği için konuyu iyi bilmeyen insanların öneri veya tedavi adı altındaki uygulamaları ile zaman kaybedilmemelidir. Genellikle hastaların ağrılarının geçmesi altta yatan nedenin ortadan kalkmış olduğu şeklinde algılanıp rahat davranılmakta ve kolayca çözülebilecek bir hastalık daha zor çözülür veya çözümsüz hale gelebilmektedir. Şu bir gerçektir ki, bel ağrısı yeteri kadar önemsenmemektedir. Başımıza çok ciddi sorunlar açabileceğinin bilincinde olunamamaktadır. İnsanlarımız ağrısız yaşatmak ve bel fıtığı gelişmesini önceden engellemek imkan dahilindedir. Sorunun altında yatan nedenin kesin ortadan kaldırılmasına değil de ağrının ortadan kaldırılmasına yönelinmektedir. Bu ciddi bir hatadır ve hastalarımızı ileri de başına çok büyük sorunlar açabilecek hale getirmektedir.

"Her bel ağrısı fıtık değildir" Haber

"Her bel ağrısı fıtık değildir"

Toplumun yaygın sorunlarından biri olan bel ağrısı hakkında uzmanlar uyardı. İşte bel ağrıları hakkında bilinmesi gereken önemli deyatlar; Bel ağrısında doğru bilinen yanlışlara uzman uyarısı: MR sonucu değil, bütüncül değerlendirme önemli Bel ağrısı toplumda yaygın, ancak yanlış biliniyor Günümüzde her yaş grubunda sık görülen bel ağrısı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Araştırmalar, bireylerin yaşamları boyunca bel ağrısı yaşama oranının yüzde 70’in üzerinde olduğunu ortaya koyuyor. Buna rağmen toplumda bel ağrısı çoğu zaman doğrudan bel fıtığıyla ilişkilendiriliyor. Oysa bilimsel veriler, bel ağrılarının büyük bölümünün “spesifik olmayan bel ağrısı” olarak tanımlandığını ve tek bir yapısal nedene bağlanamadığını gösteriyor. Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, kas-iskelet sistemi sorunları, hareketsiz yaşam, stres, uyku düzeni ve fiziksel kondisyon gibi birçok faktörün bel ağrısının oluşumunda birlikte rol oynadığını belirtiyor. Bel fıtığının ise genellikle bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas gücünde azalma gibi sinir kökü bulgularıyla kendini gösterdiğini ifade ediyor. MR sonucu her zaman ağrının nedeni değildir Görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bel ağrısı yaşayan birçok kişiye MR çekildiğini belirten Öziri, MR raporlarında görülen her fıtık bulgusunun ağrının kaynağı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Yapılan çalışmaların, hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde bile disk taşması ve dejeneratif değişikliklerin görülebildiğini ortaya koyduğunu belirten Öziri, tanının yalnızca görüntüleme ile değil klinik değerlendirme ile konulması gerektiğini ifade ediyor. Hareketten kaçınmak iyileşmeyi geciktiriyor Toplumda yaygın olan “ağrı varsa hareket edilmemeli” düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çeken Öziri, kontrollü ve doğru planlanmış hareketin iyileşme sürecini desteklediğini söylüyor. Karın, bel ve kalça çevresini kapsayan core kaslarının güçlendirilmesinin omurga stabilitesini artırdığını belirten Öziri, fizyoterapist eşliğinde uygulanan klinik pilates temelli egzersizlerin bel ağrısının azaltılmasında etkili olduğunu ifade ediyor. Günlük yaşamda doğru postür alışkanlıklarının kazanılması da bel sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor. Uzun süre oturmak, telefona eğilerek bakmak ve ergonomik olmayan çalışma koşulları omurga üzerindeki yükü artırıyor. Bel kıtlatma geçici rahatlama sağlayabilir Sosyal medyada sıkça karşılaşılan manuel manipülasyon uygulamalarının bazı kişilerde kısa süreli rahatlama sağlayabileceğini belirten Öziri, bu yöntemlerin tek başına kalıcı çözüm olmadığını ve mutlaka uzman fizyoterapistler tarafından uygulanması gerektiğini vurguluyor. Kalıcı iyileşmenin egzersiz ve rehabilitasyon programlarıyla mümkün olduğunu ifade ediyor. Her egzersiz herkese uygun değil Her bireyin kas yapısı, hareket kapasitesi ve yaşam koşullarının farklı olduğuna dikkat çeken Öziri, standart egzersiz programlarının herkeste aynı sonucu vermediğini belirtiyor. Bel ağrısı yaşayan bireylerin doğrudan genel spor programlarına yönelmesinin riskli olabileceğini ifade eden Öziri, fizyoterapistlerin bireyi bütüncül olarak değerlendirerek kişiye özel rehabilitasyon programı oluşturmasının önemine işaret ediyor. Bel ağrılarının visseral, somatik ya da mekanik nedenlerle ortaya çıkabileceğini, bu nedenle değerlendirme sürecinin fiziksel olduğu kadar psikososyal faktörleri de kapsaması gerektiğini belirtiyor. Bu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmalı İdrar veya dışkı kontrolünde bozulma, ilerleyici bacak güçsüzlüğü, parmak ucu ya da topukta yürüyememe, travma sonrası gelişen ağrı, gece artan veya gün içinde hiç azalmayan ağrı gibi durumlarda vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği vurgulanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.