Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Başsavcılık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Başsavcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Başsavcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eski Bakanın kayıp telefonu için dava: "Delil niteliğindeki cep telefonu yok edildi" Haber

Eski Bakanın kayıp telefonu için dava: "Delil niteliğindeki cep telefonu yok edildi"

İddianameye göre Denizolgun’un ölümünün ardından olay yerinden alınan cep telefonu üzerinde parmak izi incelemesi yapıldı. Telefon daha sonra Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasına gönderildi. Ardından tereke işlemleri kapsamında İstanbul Anadolu 13. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilen telefonun da aralarında bulunduğu eşyaların, 4 Mayıs 2017 tarihli kararla Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’e teslim edilmesine karar verildi. "Çuvalı, Hilmi Tuna Kuriş’in yönlendirmesiyle eve götürdüm" İddianamede tanık olarak ifadesine başvurulan avukat A.Ç.’in anlatımı da dosyanın önemli delilleri arasında yer aldı. A.Ç., tereke eşyalarını çuval içerisinde teslim aldığını, içindeki eşyalara bakmadığını, ancak eşya listesinin bulunduğunu anlattı. Tanık, daha sonra Hilmi Tuna Kuriş ile görüştüğünü ve onun yönlendirmesi üzerine çuvalı Kısıklı’daki eve götürerek burada çalışan bir kişiye teslim ettiğini beyan etti. 2026’da arandı, telefon yok Telefonun akıbeti, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen başka bir soruşturma kapsamında Hilmi Tuna Kuriş’in ikametinde yapılan aramayla yeniden gündeme geldi. Denizolgun’a ait telefonun arama tutanaklarında yer almaması üzerine cihazın IMEI bilgileri ve fotoğrafları Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderildi. 30 Eylül 2026 tarihli tutanakta ise eski bakana ait telefonun ele geçirilemediği kayda geçirildi. İddianamede, mahkeme kararı ve teslim tutanakları birlikte değerlendirilerek telefonun önce Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’e teslimine karar verildiği, vekil tarafından tereke eşyalarıyla birlikte teslim alındığı ve Hilmi Tuna Kuriş’in yönlendirmesi üzerine Kısıklı’daki eve götürüldüğü belirtildi. Savcılığın değerlendirmesine göre Hilmi Tuna Kuriş, telefonu kendisinin aldığını beyan etti. Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ise tereke eşyalarıyla kendisinin ilgilenmediğini savundu. Başsavcılık buna rağmen, kendisine teslim edilen telefonun muhafazasından sorumlu olduğu değerlendirmesinde bulundu. "Mesajlar, fotoğraflar ve notlar önemli delil olabilirdi" İddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden biri telefonun içeriğine ilişkin değerlendirme oldu. Başsavcılık, Denizolgun’un telefonunda olay sonrasında herhangi bir teknik ve bilirkişi incelemesi yapılmadığını belirtti. Savcılık; telefondaki muhtemel mesaj içerikleri, fotoğraflar ve notların, Denizolgun’un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmanın aydınlatılması bakımından önemli delil niteliği taşıyabileceğini vurguladı. "Denizolgun’un telefonu yok edildi" Dosyadaki mahkeme kararları, teslim ve arama tutanakları, tanık anlatımı ile şüpheli savunmalarını birlikte değerlendiren Başsavcılık, teslim alınmasına rağmen telefonun yok edildiği sonucuna vardı. İddianamede, kasten öldürme suçundan yürütülen soruşturma bakımından delil niteliği taşıyan telefonun yok edilmesinin TCK 281/1’de düzenlenen "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu oluşturduğuna dair kamu davası açmaya yeterli şüphenin oluştuğu kaydedildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2 Ekim 2026 tarihli iddianamesiyle Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş’in yargılanarak cezalandırılmaları talep edildi.

Ergenekon soruşturmasında görev yapan 21 hakim ve savcı hakkında kritik karar Haber

Ergenekon soruşturmasında görev yapan 21 hakim ve savcı hakkında kritik karar

Ergenekon soruşturma ve kovuşturmalarında görev yapan 21 eski hakim ve savcı hakkında yürütülen soruşturmada, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin zamanaşımı gerekçesiyle verdiği karar, İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kaldırıldı. Kamuoyunda "Ergenekon" olarak bilinen soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev yapan 21 eski hakim ve savcı hakkında, FETÖ/PDY’nin amaçları doğrultusunda yargı yetkisinin kullanıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin zamanaşımı gerekçesiyle verdiği "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" ilişkin karar, İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kaldırıldı. 21 eski hakim ve savcı hakkında soruşturma 2008-2010 yılları arasında İstanbul’da görülen Ergenekon soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev yapan aralarında eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı ile eski İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi üye hakimlerin de bulunduğu 21 şüpheli hakkında soruşturma yürütüldü. Dosyada, söz konusu isimlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları doğrultusunda yargı yetkisini kullandıkları, Ergenekon soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde mağdur ve müştekilere yönelik hukuka aykırı dinleme, sahte delil oluşturma ve haksız tutuklama gibi uygulamalarda bulundukları iddia edildi. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi zamanaşımı gerekçesiyle karar verdi Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 20 Ocak 2022 tarihli iddianame ile şüpheliler hakkında "son soruşturmanın açılması" talebinde bulunuldu. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi ise 30 Mart 2026 tarihli ek kararıyla, isnat edilen suçlara ilişkin olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" karar verdi. Başsavcılık itiraz etti Kararın ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edildi. İtirazda, şüphelilerin gerçekleştirdiği ileri sürülen sahte delil oluşturma, usulsüz arama, gözaltı, tutuklama ve dinleme gibi uygulamaların basit adli hata veya münferit suçlar kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. Başsavcılık, söz konusu eylemlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları ve hiyerarşisi doğrultusunda gerçekleştirildiğini savunarak, eylemlerin "Anayasayı İhlal" suçunun yürütme hareketlerini oluşturduğunu ve mağdurlara yönelik eylemlerin "işkence" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Zamanaşımı kararı kaldırıldı İtirazı inceleyen İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Temmuz 2026 tarihli kararıyla Başsavcılığın itirazını kabul etti. Mahkeme, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" ilişkin kararını kaldırarak dosyanın gereğinin ifası için yeniden Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verdi. Böylece 21 eski hakim ve savcı hakkında yürütülen dosyada, zamanaşımı gerekçesiyle verilen "son soruşturmanın açılmaması" kararı kaldırılmış oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.