Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Barış

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de spor coşkusu hız kesmiyor Haber

Nilüfer’de spor coşkusu hız kesmiyor

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer İlçe Kaymakamlığı, Nilüfer ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Nilüfer Belediyespor Kulübü iş birliğinde gerçekleştirilen Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri, Cengiz Göllü Spor Salonu’nda düzenlenen coşkulu törenle başladı. 20 Nisan-20 Mayıs tarihleri arasında yapılacak Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri’nin açılış törenine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Nilüfer Belediyespor Başkanı Muharrem Or, İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Kahraman Şık, Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdür Vekili Ekrem Uğurlu, Bursaspor Başkanı Enes Çelik, kamu, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Şenliğin sunuculuklarını ise Nilüfer Kent Konseyi Çocuk Meclisi gönüllüleri Lena Kahyaoğlu ve Barçın Güven yaptı. Açılışta Nilüfer Özel Mesleki Eğitim Okulu’nun işaret diliyle İstiklal Marşı okundu. 8 KARDEŞ KENTTEN KATILIM Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 24 yıldır bu geleneği yaşatmanın gururu içinde olduklarını söyledi. Geçen yıl 166 okuldan 20 bini aşkın öğrencinin şenliklere katıldığını dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Bu yıl da 171 okuldan 20 bin öğrencimiz, 24 farklı branşta mücadele edecek. Artistik cimnastikten satranca, atletizmden basketbola, yüzmeden okçuluğa kadar geniş bir yelpazede yarışmalar yapılacak. Uçurtma şenliği, okul öncesi şenliği ve özel eğitim şenliğimiz de bu coşkunun parçası olacak” dedi. Şenliklerin aynı zamanda bir kardeşlik buluşması olduğunu anlatan Başkan Şadi Özdemir, “8 kardeş kentimizden yaklaşık 100 öğrenci de aramızda olacak. Sporun evrensel dilini konuşarak sınırları aşacaklar, dostluklar kuracaklar. Onları Nilüfer’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz” diye konuştu. ÇOCUKLARIN NEŞESİ GENÇLİĞİN ENERJİSİ Şenliklerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın kapsadığını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Yani bu şenlik, hem çocuklarımızın neşesi hem de gençliğimizin enerjisi demek. Biz Nilüfer’i bir spor kenti yapmak istiyoruz. Sporu sadece kupa ve madalya kazanmak olarak görmüyoruz. Spor herkes için eşit bir haktır. Bu yüzden erişilebilir olmalı, bir yaşam biçimine dönüşmelidir. Her yaştan, her kesimden çocuklarımız burada buluşuyor. Kazanan hep dostluk, kardeşlik ve barış olsun. Şenliğimiz kutlu olsun” dedi. Tören Nilüfer İsmail Kadriye Solakoğulları Ortaokulu, Mualla Türkün Anaokulu, Hasanağa İlkokulu, Nilüfer Belediyespor Kulübü cimnastik ve halk dansları gösterileriyle sona erdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Hiçbir güç Türkiye'ye parmak sallayamaz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Hiçbir güç Türkiye'ye parmak sallayamaz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: Kimin bu savaştan rant devşirdiği ortaya çıkmıştır. Bölgemizde barış olacak. Bu Siyonist rejime rağmen olacak. Çünkü İsrail en küçük barış umudunu sabote ediyor. Sıkılı yumruklarla müzakere olmaz. Söz yerine tekrar silahların konuşmasına müsaade edilmemelidir. Ateşkesle aralanan fırsat penceresi sonuna kadar değerlendirilmelidir. Ateşkesten hiç hoşnut olmadığı bilinen İsrail hükümetinin süreci kundaklamasına izin verilmemelidir. İsrail en küçük bir barış umudu belirdiğinde daha önce defalarca yaptığı gibi bunu sabote etmek için her yolu deneyecek. İnsanlık cephesi bölgemizdeki yangını söndürmek için uğraştıkça katliam şebekesi ateşe daha fazla odun taşıyacak. Hürmüz Boğazı’nda tansiyonun tekrar yükseldiğini görüyoruz. Gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi noktasında gerekli telkin ve girişimlerde bulunuyoruz. Elbette bunu yaparken Türkiye ve İspanya başta olmak üzere barışın sesini yükselten ülkeleri küstahça hedef almaya da devam edecekler. Kalemleriyle, medyalarıyla, aparat olarak kullandıkları maşalarıyla vicdan sahiplerini susturmaya çalışacaklar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar cesur yürekleri susturamayacak, hakkı ve hakikati savunan kalplere zincir vuramayacaklar. Buradan Gazi Meclisimizin çatısı altından Gazze kasabı Netanyahu’nun tehditleri karşısında dik bir duruş sergileyen İspanya Başbakanı değerli dostum Sanchez’i canı gönülden tebrik ediyorum. Dost İspanya halkını aynı şekilde ülkem ve milletim adına kutluyorum.

Başkan Erkan Aydın Bursa'da fetih duasına katıldı Haber

Başkan Erkan Aydın Bursa'da fetih duasına katıldı

Tarihi Ulu Cami’nin manevi atmosferinde gerçekleşen fetih duası, birlik ve beraberlik duygularını pekiştiren anlamlı anlara sahne oldu. Manevi atmosferin hâkim olduğu programa katılanlar, edilen dualara hep bir ağızdan eşlik etti. Fetih duasına, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın başta olmak üzere kardeş belediyelerin başkanları, Osmangazi belediye başkan yardımcıları, Osmangazi Belediyespor Başkanı Fatih Karayılan ve vatandaşlar katıldı. Programda, Ulu Cami Baş İmamı Ali Keleş tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Ardından, Orhan Gazi, Mustafa Kemal Atatürk ve vatan uğruna canını feda eden tüm şehitler için dualar edildi. “Tüm Atalarımızın Ruhları Şad, Mekânları Cennet Olsun” Bursa’nın fethinin 700’üncü yılını bir kez daha tebrik ettiğini ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Sabah namazı ve fetih duası için Bursa Ulu Camii’nde bir araya geldik. Bursa’nın fethinin 700’üncü yılını bir kez daha tebrik ediyorum. Allah, nice yüzyıllar boyunca bu topraklarda birlik ve beraberlik içinde yaşamayı bizlere nasip etsin. Başta Orhan Gazi olmak üzere, Bursa’yı fetheden tüm atalarımızın ruhları şad, mekânları cennet olsun. İnşallah hep birlikte barış, huzur ve kardeşlik içerisinde bu güzel topraklarda yaşamaya devam ederiz.” şeklinde konuştu. Sabah namazı ve fetih duasının ardından vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Aydın, Ulu Cami avlusunda vatandaşlara çorba ikramında bulundu.

Bakan Memişoğlu: "Etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış ve huzur adası haline geliyor" Haber

Bakan Memişoğlu: "Etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış ve huzur adası haline geliyor"

Bakan Memişoğlu, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programları kapsamında geldiği Tunceli’de sağlık hizmetlerini yerinde değerlendirdi. "Etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış, huzur adası haline geliyor" sözleriyle Terörsüz Türkiye sürecine de dikkat çeken Bakan Prof. Dr. Memişoğlu, Tunceli’de sağlık altyapısının güçlendirilmesi, yeni yatırımların hayata geçirilmesi ve sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların ele alınacağını ifade etti. Bakan Memişoğlu, doğası ve turizm potansiyeliyle öne çıkan Tunceli’nin sağlık alanında da örnek bir şehir haline gelmesinin hedeflendiğini belirterek, Ovacık Devlet Hastanesi’nin kısa süre içinde hizmete açılacağını ve ilin sağlık ihtiyacını büyük ölçüde kendi içinde karşılayabilecek bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını dile getirdi. "Artık terörün olmadığı bu kadar güzel doğanın olduğu, insanının misafirperver olduğu Tunceli’nin çok daha hızlı gelişeceğine inanıyoruz" Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, "Bugün Sağlıklı Türkiye Yüzyılı kapsamında 73’üncü ilimizi ziyaret ediyoruz. Özellikle cumhurbaşkanımızın liderliğinde Terörsüz Türkiye uğraşısı ve çabaları neticesinde huzur şehrine, Tunceli’ye geldik. Burada sağlık hizmetlerini değerlendireceğiz. Munzur’u ve doğasıyla örnek olan bir şehir burası. Sağlık hizmetlerini daha iyi nasıl yapabiliriz diye konuşacağız, sağlık yatırımlarımızı konuşacağız. Olan sağlık altyapımızı daha nasıl geliştirebiliriz, buna bakacağız ve sağlığın daha iyi olması için Tunceli’de neler yapılacağını istişare edeceğiz. Özellikle bu kadar güzel doğası olan, insanı ve kültürüyle geleceğe çok iyi bakan bir şehrin özellikle sağlıklı yaşam kültürünün örneği olacak. Sadece hastalıkları değil, sağlıkla ilgili de sağlıklı insanlara hizmet verecek bir sağlık kültürü oluşması için de Esenlik Mevzuatı diye bir çalışma yapıyoruz. Sağlıklı yaşam kültürünü iyileştirecek, sağlıklı insanlara hizmet edecek, sağlık hizmet sunumunu ön plana çıkaracak mevzuat çalışması yapıyoruz. Tunceli gibi doğası güzel, turistik kapasitesi yüksek olan bir şehirde bunun da örnekleri inşallah çok kısa zamanda olacaktır. Çünkü artık terörün olmadığı bu kadar güzel doğanın olduğu, insanının misafirperver olduğu Tunceli’nin çok daha hızlı gelişeceğine inanıyoruz. Biz de sağlık yatırımlarımızı buna göre planlayacağız. Özellikle Ovacık’taki İlçe Devlet Hastanemizi çok yakın zamanda insanımızın hizmetine vereceğiz. Amacımız Tunceli’den sağlık hizmeti ihtiyacı olduğu için başka şehirlere gitmeyecek bir sağlık altyapısı oluşturabilmek. Onun haricinde amacımız, özellikle sağlıklı yaşam kültürünün olabileceği tesislerle insanlarımıza, turistlerimize daha çok hizmet edebilmektir. Biz Tunceli’de inşallah sağlık hizmetleriyle ilgili yeni bir dönem başlatıyoruz" şeklinde konuştu. Bakan Prof. Dr. Memişoğlu, "Farklılıklarımızı toplum olarak birleştirdiğimiz zaman güçlü oluyoruz. Güçlü olduğumuz zaman da etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış, huzur adası haline geliyor. Bizler bu konuda kültür ve bilinci oluşmuş toplumuz. O nedenle ayrıştırmadan, kavga etmeden, tartışmadan ama iyileştirerek, birbirimizi geliştirerek, birbirimize sarılarak, birlikte hareket ederek inşallah bu topraklarda yeniden güçlü bir medeniyeti ayağa kaldırıyoruz. İyilik medeniyeti, barış medeniyeti, huzur medeniyeti. Etrafımızda maalesef insanlar katledilirken savaşlar olurken cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep iyilik, doğruluk ve barış tarafında, insanlık tarafında yer alan bir milletiz. Daha güçlü olmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan savaş açıklaması Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan savaş açıklaması

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen olan ve alanında dünyanın önde gelen isimlerini bir araya getiren Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi 2026 (Stratcom Summit 2026) "Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla İstanbul’da başladı. Stratejik iletişim konusunda dünyanın dört bir yanından alanında uzman isimleri bir araya getiren zirveye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve farklı kuruluşlardan birçok temsilci katıldı. Belirsizliklerin arttığı bu dönemin, küresel ekonomiye de ciddi şekilde darbe vuran boyutlara ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kurallara dayalı sistem söyleminin yerini güç siyaseti alırken; güven, meşruiyet ve anlatı eş zamanlı sorgulanmaktadır. ’Güçlüysem istediğimi yapabilirim’ anlayışı uluslararası hukuku zayıflatırken, iç siyasette de meşruiyet krizlerine yol açmakta ve demokratik süreçlere zarar vermektedir. Gazze’de devam eden insani trajedi, bölgeye yayılan gerilim ve İran merkezli gelişmeler, uluslararası sistemin mevcut yapısıyla bu krizlere karşılık vermekte ne denli zorlandığını ortaya koymaktadır" dedi. "Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını bekliyoruz" Şu anda en sıcak meselenin İsrail’in kışkırtmasıyla başlayan İsrail-ABD ile İran savaşı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Bu savaş, bölgesel ve küresel istikrara çok ciddi etkilerde bulunmaktadır. Çocuklar dahil savaşın ürettiği insani maliyetleri hep birlikte görüyoruz. İnsani maliyetlerin ötesinde ekonomik, çevresel maliyetler de maalesef karşımızda. Özellikle ticaret kanalıyla, lojistikle, turizm kanalıyla, yine gübre gibi temel girdiler başta olmak üzere tarım ve gıda üzerindeki etkilerle, yaşanan savaş dünyada büyük maliyetler üretir hale gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını, sonra da kalıcı bir şekilde bu çatışma risklerini bir daha yaşamayacağımız bir şekilde diplomasiyle sorunların aşılmasını bekliyoruz. İran’da bunlar yaşanırken bir anlamda İran’daki savaşın gölgesinde, bu savaşın oluşturduğu atmosferden de istifade ederek; İsrail’in Gazze’de ortaya koyduğu eylemler, Batı Şeria’da ortaya koyduğu hukuk dışı eylemler, Lübnan’ı işgal etmesi, egemen başka bir ülkeyi işgal etmesi ve 1 milyondan fazla insanı yerinden yurdundan etmesi, yine Suriye’deki istikrarı tehdit eden eylemler içinde bulunması da altını çizmemiz gereken bir durumdur. Bir taraftan da tabii Mescid-i Aksa’nın bayram namazında dahi inananlara kapalı tutulması hiçbir ölçüyle kabul edilebilir bir durum değildir" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" Yapılanların hukuka, temel insan haklarına, inanç özgürlüklerine aykırı olduğu gibi Kudüs’ün ruhuna ve Hazreti İbrahim’in mirasına da büyük bir ihanet olduğunu söyleyen Yılmaz," Bütün dünyanın, uluslararası kurumların, yeniden bir güven inşa etmek isteyen tüm çevrelerin bu hukuk dışı yaklaşımlara mutlaka karşı çıkması ve güçlü bir şekilde sesini yükseltmesi gerekir. Cumhurbaşkanımız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu haksızlıklara karşı ilkeli duruşunu gür bir şekilde itirazlarını ifade etmeye devam ediyor ve inanıyorum ki bir gün bu yaşadığımız sürecin muhasebesini yaptığımızda, tarihi yeniden yorumladığımızda, tarihin doğru tarafında olduğumuzu hepimiz görmüş olacağız. Doğru tutumları zor zamanlarda göstermek önemlidir. Rahat zamanlarda herkes konuşabilir. Önemli olan zor dönemlerde doğru tavrı, doğru iletişimi, doğru ilkeli duruşu sergileyebilmektir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu gerçekleştiriyor. Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" dedi. Gazze’de yaşanan soykırımda bu gerçekleri yansıtmaya çalışırken hayatını kaybeden gazetecilerin, basın mensuplarının bu süreçlerin en güçlü şahitleri olduğuna Yılmaz, "Bu durum bilgi boşluklarının manipülatif içeriklerle doldurulmasına ve algı üretimini daha kırılgan hale getirmiştir. Stratejik iletişim, dış dünyaya yönelik bir araç olmaktan ziyade toplumların dayanıklılığını güçlendiren, doğru bilgiye erişimi kolaylaştıran ve kamuoyunun dezenformasyona karşı direncini arttıran bir iç güvenlik unsuru haline de gelmiştir. Böylesine çalkantılı bir konjonktürde sahaya çıkan her aktörün önünde iki seçenek bulunur. Krizlerin önünde sürüklenmek ya da barış için, gidişatı değiştirmek için güçlü bir irade ortaya koymak. Türkiye Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ikinci yolu tercih etmiş ve bu tercihini de sadece lafla, sözle değil; somut adımlarla tüm dünyaya kanıtlamıştır. Krizlerin derinleştiği anlarda taraflar arasında kurulan temasın devamlılığı, süreçlerin kontrol altında tutulabilmesinin yegane güvencesidir. Liderler her zaman önemlidir, her şartta önemlidir. Ancak fırtınalı zamanlarda, kaotik zamanlarda liderliğin önemi bir kat daha artmaktadır. Bu anlamda dirayetli liderliğiyle sadece ülkemiz için değil, bölgemiz için ve küresel düzen için de son derece önemli bir değer olan Cumhurbaşkanımızın liderliğinin çok daha kıymetli hale geldiğini vurgulamak isterim. Rusya-Ukrayna savaşı yaşanırken her iki tarafla da görüşebilen, Tahıl Anlaşması gibi tüm insanlığı, küresel ekonomiyi ilgilendiren konularda mesafe alınmasını sağlayan lider Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Güney Kafkasya’da Azeri-Ermeni diyaloğunda ve barış çabalarında ne kadar önemli bir rol oynadığını hepimiz biliyoruz. Yine Afrika’da Etiyopya-Somali geriliminde ortaya koyduğu tavrı ve başarıyı tüm dünya izledi. Kısacası tüm kriz alanlarında Türkiye’nin ilkesel bir tavır ortaya koyduğunun altını çizmek istiyorum. Bu yaklaşım bir krize dönük, bir olaya dönük tavrın ötesinde sistematik bir tutumu sergilemektedir. Bu da tüm taraflarla iletişim içinde olan, barışı arayan, müzakereyi arayan bir tavırdır" diye konuştu. "Daha adaletli bir dünya mümkündür" Yılmaz, "Cumhurbaşkanımızın ’Dünya 5’ten büyüktür’ çağrısı tam da bu zeminde çok daha büyük bir anlam ifade etmektedir. Dünya 5’ten büyüktür. Dünya kaos arayanlardan, çatışma, savaş arayanlardan da büyük. Dünyanın barışa ihtiyacı var, insanlığın barışa ihtiyacı var ve bunun temeli de adalettir. Daha adaletli bir dünya mümkündür. Biz buna inanıyoruz ve bu yönde çaba sarf etmeye tüm gücümüzle devam edeceğiz. ’Güçlüysem haklıyım, güçlüysem her istediğimi yapabilirim’ diyen bir dünyada Türkiye olarak biz karşı bir tavır sergiliyoruz ve şunu söylüyoruz. Hem haklı olacağız hem de güçlü olacağız. İkisini bir arada yapacağız. Ben şuna yürekten inanıyorum. Bugünkü güç siyaseti, ’Güçlüysem her şeyi yapabilirim’ anlayışı sürdürülebilir bir anlayış değildir. İnsanlık ve insanlık ittifakı buna müsaade etmez. Mutlaka ve mutlaka bir dip dalgayla bu ortamın değiştiğini, farklı şartların oluştuğunu göreceğiz. İşte Türkiye Cumhuriyeti olarak insanlığın değerlerini en güçlü şekilde taşıma iradesiyle, hafızamızla, medeniyet birikimimizle bu sürece liderlik eden ülkeler arasında olacağımıza inanıyorum" dedi.

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu Haber

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu

BUSİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından Mehmet Arif Özer’in yönetiminde gerçekleştirilen etkinlikte, Giresun Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celal Yeşilçayır, barış kavramının tarihsel ve felsefi boyutlarını katılımcılarla paylaştı. Yeşilçayır, “Barış insanlığın en eski arayışlarından biri. Savaşlar ve çatışmalar nedeniyle akamete uğramıştır. Tarihten ders çıkarmamız gerekiyor. Negatif barış, yalnızca savaşın olmadığı bir durumken, pozitif barış ise barışın hukuki ve kalıcı olarak teminat altına alındığı bir anlayışı ifade eder” dedi. Sunumunda özellikle Immanuel Kant’ın 1795’te kaleme aldığı Ebedi Barış eserine değinen Yeşilçayır, Kant’ın barışı evrensel, kalıcı ve hukuk temelli olarak inşa etme yaklaşımını vurguladı. Yeşilçayır, “Kant, barışı ahlaklı politikacılar, hukuk, cumhuriyet ve milletler birliği üzerine inşa edilmesi gerektiğini söyler. Bu fikirler, 150 yıl sonra kurulan BM Antlaşması’nda da izlerini gösterir. Ancak günümüzde BM’nin özellikle 5 daimi üyesi bu ilkelere bağlı kalmıyor; pozitif barışın sağlanabilmesi eğitim, kültür ve bilinç ile mümkün” ifadelerini kullandı. Etkinlikte Doç. Dr. Yeşilçayır, barış kültürünün eğitim yoluyla yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, nefret söyleminin ve ötekileştirici tutumların ortadan kaldırılmasının önemine değindi. “Sadece eğitim kurumları değil, kitle iletişim araçları da bu süreçte kritik rol oynuyor” dedi. Söyleşi sonunda, Yeşilçayır ve Mehmet Arif Özer’e, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesi adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Ergun Hadi Türkay ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.