Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Balkanlar

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Balkanlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balkanlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli'den sert AB çıkışı Haber

Bahçeli'den sert AB çıkışı

MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmanın ara başlıkları şöyle; Ankara, işgal kapıya dayandığında geri çekilmeyen iradenin; yokluk içinde devletimizi küllerinden yeniden doğuran, ateşten gömlek giyip milletine istiklal biçen ferasetin adıdır. Bir zamanlar direnişin karargahı olan bu aziz şehir, bugün küresel güvenlik mimarisinin tartışıldığı uluslararası platformlara ev sahipliği yaparken; yeni dönemin stratejik tartışmalarına istikamet kazandıran bir merkez olduğunu göstermiştir. Bu sebeple Ankara’da toplanan NATO Zirvesi’ni alelade bir diplomasi faaliyeti gibi okumak eksik, sığ ve sakat bir değerlendirme olacaktır. Ankara’da, yetmiş yılı aşan ittifak hukukunun muhasebesi yapılmış; Soğuk Savaş yıllarının hayalet cephe hatlarından bugünün çok katmanlı güvenlik bunalımlarına uzanan uzun yolun hesabı görülmüştür. Ankara’da; 5. maddenin müşterek savunma ruhundan Ukrayna’ya verilen askeri desteğin geleceğine, 50 milyar doları aşan yeni tedarik hamlelerinden savunma sanayiinde ortak üretim arayışlarına, Avrupa’nın yıllarca ertelediği caydırıcılık açıklarından müttefikler arasındaki ambargo ve kısıtlama çelişkilerine, İran’ın nükleer programından Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer emniyetine, Suriye’de açılmak istenen yeni sayfadan Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan hassasiyetlerimize kadar geniş bir güvenlik kuşağının bütün açmazları aynı anda ele alınmıştır. Ankara’da, müttefikliğin yalnızca kameraların parlak ışıkları altında verilen pozlardan, kriz günlerinde yayımlanan yavan kınama mesajlarından, kürsülerde cilalanmış cümleleri birbiri ardına sıralamaktan ibaret olmadığı; hakiki müttefikliğin hakkaniyet, samimiyet, üretim, paylaşım ve dayanışma üzerine bina edileceği açıkça anlaşılmıştır. Zira devletler de ittifaklar da kürsülerden haykırılan süslü beyanların geçici cazibesiyle değil; badire anlarında sınanan sadakatlerin, yük omuzlara çöktüğünde gözlerin çevrildiği adaletin, gecesini gündüzüne katarak çalışan iradenin gösterdiği sebatla ayakta durur. Kadim Türk devlet mirası, bu hakikati zamanın aşındıramadığı bir mutlak esas olarak akıllarımıza nakşetmiştir. Bilge Tonyukuk’un bin yılı aşkın zaman önce “Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım” derken anlattığı şey ne kadar yorulduğu değil; devleti kurmanın, devleti yaşatmanın ve milleti felaketten sakınmanın bedelinin ne denli ağır olduğudur. NATO Ankara Zirvesi müzakereleri devam ederken, dünyanın dikkati bir anda Ankara ile Hürmüz Boğazı arasında bölünmüştür. Zirve devam ederken Trump mutabakat sürecinin kendisi için bittiğini ifade etmiştir. Bu gelişme yalnızca Vaşington – Tahran hattında yoğunlaşan gerilim ile nükleer program başlığı altında sarmala dönen ihtilafın ifadesi değildir. Daha iki hafta önce bu kürsüden mutabakat sözlerine ilişkin duyduğumuz memnuniyeti ve fakat temkinli yaklaştığımızı söylemiş, verilen sözün nihayete ulaşmasının önemini ifade etmiştik. Devletler arasında tesis edilen mutabakatın itibar ve bağlayıcılığına vurgu yapmıştık. Diplomasinin barışa susamış insanlığın ağzına bir parmak bal çalmak için kullanılan geçici bir aldatmaca mı, yoksa savaşın yolunu kapatacak samimi ve kalıcı bir çözüm iradesi mi diye sormuştuk. Henüz kısa bir süre önce bölgeye umut veren, çatışmanın ateşini kesen ve nihai anlaşmaya ulaşılması için bir takvim ortaya koyan mutabakatın, daha bir ay geçmeden etkisizleştirilmesi, ardından İran topraklarının yeniden bombalanması, barış ihtimaline duyulan güveni sarsmıştır. Ankara Zirvesi’nin ardından Avrupa başkentlerinde yeniden ele alınması şart olacak, Brüksel koridorlarında tekrar gündeme oturacak en mühim başlıklardan biri, Türkiye’nin Avrupa Birliği müzakere sürecidir. Avrupa’nın stratejik geleceği yeniden masaya yatırılmalı ve hakkaniyetli bir gelecek planı oluşturulmalıdır. Çünkü bugün Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğu sorunlar, artık eski ezberlerle yönetilemeyecek kadar ağırlaşmıştır. Enerji arz güvenliğinden düzensiz göçe, Savunma kapasitesinden demografik daralmaya, Tedarik zincirlerinden ekonomik rekabete kadar uzanan geniş bir alanda Avrupa yeni bir yol ayrımına gelmiştir. Bu yol ayrımında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir hakikat vardır: O hakikatin adı da Türkiye’dir! Ukrayna sahasından Karadeniz’e, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Doğu Akdeniz’den Ortadoğu’ya kadar uzanan geniş jeopolitik kuşakta Türkiye’nin bulunmadığı hiçbir güvenlik denklemi kalıcı olamayacaktır. Türkiye’nin hesaba katılmadığı hiçbir enerji koridoru sürdürülebilir olmayacaktır. Türkiye’nin dışarıda bırakıldığı hiçbir bölgesel istikrar projesi başarıya ulaşamayacaktır. Bu durum bir temenni değil, değişen dünyanın ortaya çıkardığı stratejik bir gerçektir. Ne var ki Avrupa Birliği, uzun yıllardır bu gerçeği görmek yerine günü kurtaran siyasi reflekslerle hareket etmeyi tercih etmiştir. Türkiye’nin üyelik süreci teknik kriterlerden çok siyasi ön yargılarla değerlendirilmiştir. Açılması gereken fasıllar bloke edilmiş, Yerine getirilmesi gereken yükümlülükler ertelenmiş, Verilen sözler tutulmamış, Türkiye’nin haklı beklentileri sürekli başka gündemlerin gölgesinde bırakılmıştır. Bu yaklaşım yalnızca Türkiye’ye değil Avrupa’ya da zarar vermiştir. Çünkü Avrupa Birliği, Türkiye’yi bekleme odalarında tutarken kendi stratejik ufkunu daraltmıştır. Türkiye’yi dışarıda bırakarak Avrupa’nın daha güçlü olacağını düşünenler, bugün karşı karşıya kaldıkları güvenlik ve istikrar sorunlarına dönüp bakmalıdır."

Her 5 yetişkinden 1'i tütün ürünü kullanmakta Haber

Her 5 yetişkinden 1'i tütün ürünü kullanmakta

Dünya Sağlık Örgütü'nün paylaştığı verilere göre, dünya genelinde 1,2 milyar kişi; vücuttaki hemen hemen tüm organlara hasar vererek kanser, kalp rahatsızlıkları, felç, akciğer hastalıkları, doğurganlık kaybı, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve erken ölümlere yol açan tütün ürünlerini kullanıyor. Tütün kullanımı; kalp ve damar hastalıkları, solunum yolları sorunları, 20'den fazla kanser türü ve yaşam kalitesini düşüren pek çok hastalık için kritik bir risk faktörü teşkil ediyor. Covid-19 pandemisinin en etkili olduğu yıllardaki küresel can kayıplarıyla benzer ölçekteki tütün kaynaklı ölümler her yıl düzenli şekilde devam etse de "tütün salgını", toplumlar tarafından Covid-19 düzeyinde bir tehdit olarak görülmüyor. Küresel çapta karşılaşılan en ciddi halk sağlığı krizlerinden biri olan "tütün salgını" sebebiyle, ölümlerin yanı sıra milyonlarca insanda sakatlıklar, yaşam standartlarında gerileme ve kronik sağlık problemleri gözlemleniyor. Dünya genelinde en yaygın tüketilen sigaranın yanı sıra nargile, puro, ısıtılmış tütün ürünleri, pipo ve dumansız tütün ürünleri de yaygın olarak kullanılıyor ancak bunların hiçbirinin güvenli bir kullanım yolu bulunmuyor. Her yıl 7 milyondan fazla kişi ölüyor Dünya Sağlık Örgütü'nün en güncel raporlarına göre, her sene 7 milyondan fazla insan, doğrudan tütün kullanımına bağlı nedenlerle yaşamını yitiriyor. Üzücü olan nokta, bu ölümlerin 1,3 milyondan fazlasının hiç sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalan kişiler olmasıdır. Dünyadaki 1,2 milyar tütün kullanıcısının yaklaşık yüzde 80'i, düşük ve orta gelirli ülkelerde ikamet ediyor. Tütüne bağlı hastalık ve ölüm oranları en ağır şekilde bu bölgelerde hissediliyor. Tütün bağımlılığı nedeniyle aile bütçelerinin gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlar yerine tütün ürünlerine ayrılması, yoksulluğu daha da derinleştiriyor. Sigara kullanımının küresel ekonomiye yıllık maliyetinin 1,4 trilyon Amerikan dolarını geçtiği öngörülüyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri, bu maliyetin sağlık giderleri, iş gücü kayıpları ve erken ölümlerden kaynaklanan üretkenlik düşüşlerini kapsadığını belirtiyor. Sigara tüketiminde liderlik Çin'de Tütünün en yaygın formu olan sigara tüketiminde ilk sıradaki yer Çin'in. Dünya genelinde yıllık yaklaşık 5 trilyon sigara tüketilirken, bu miktarın neredeyse yarısı sadece Çin'de içiliyor. Kişi başına düşen tüketim miktarında ise Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkeleri uzun süredir listenin üst sıralarında yer alıyor. Küresel sigara tüketiminin yaklaşık yarısının gerçekleştiği Çin'de her yıl 2,4 trilyon sigara satılıyor. Ülkede 300 milyondan fazla sigara kullanıcısı mevcut. New York Times'ın haberine göre, 2003 ile 2023 yılları arasında dünyanın geri kalanında sigara kullanımı yüzde 26 azalırken, aynı zaman diliminde Çin'de sigara tüketimi yüzde 39 oranında artış göstermiş durumda. Endonezya, ikinci sırada Tütün kullanımının bir salgın boyutuna ulaştığı Endonezya, listenin ikinci sırasında bulunuyor. Mevcut uluslararası raporlar, Endonezya'nın Çin'den sonra dünyanın en büyük ikinci sigara tüketicisi olduğunu ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü ve Endonezya Sağlık Bakanlığı'nın 2024 tarihli verilerine göre, ülkede yetişkinlerin yüzde 34,5'i tütün kullanıyor. Bu rakam 70,2 milyon kişiye denk geliyor. Özellikle gençlerin tütün sektörünün hedefinde olduğu dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesinde, elektronik sigara kullanımının son 10 yılda 10 kat artması dikkat çekici bir veri olarak öne çıkıyor. Çeşitli raporlara göre listede Çin ve Endonezya'yı Hindistan, Rusya, ABD ve Japonya takip ediyor. Daha alt sıralarda yer alsa da Türkiye de dünyada en fazla sigara tüketilen ülkeler arasında bulunuyor. Türkiye'de 20 milyonun üzerinde sigara tüketicisi mevcut. Balkanlar'da yoğun sigara içenler için kullanılan "Türk gibi sigara içiyor" tabiri artık eskisi kadar yaygın olmasa da Türkiye, halen Avrupa'nın yüksek sigara kullanım oranına sahip ülkeleri arasında gösterilmeye devam ediyor. Sigara içme oranında Balkanlar öne çıkıyor Toplam sigara tüketiminde nüfusu kalabalık ülkeler ön planda olsa da nüfusa oranla sigara içme miktarında özellikle Balkan ülkeleri göze çarpıyor. Tütün kullanımı, sigara tüketimi ve ilgili verileri ülke bazlı sunan küresel platform Tobacco Atlas'a göre Sırbistan, yüzde 30,8 ile yetişkin sigara içme oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri. Sırbistan'ı yüzde 28,7 ile Endonezya ve yüzde 26,1 ile Bulgaristan izliyor. Tobacco Atlas'ın listesinde ayrıca Türkiye, Yunanistan ve Bosna Hersek de yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün değerlendirmelerine göre ise Bulgaristan, Kuzey Makedonya ve Sırbistan, tütün kullanımının Avrupa'da en yoğun olduğu ülkeler arasında bulunuyor. Dünyada tütün kullanımı azalıyor Öte yandan, bazı ülkelerdeki artış trendine rağmen dünya genelinde tütün kullanımı düşüş eğilimi sergiliyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2025 raporuna göre 2000 yılında 1,38 milyar olan kullanıcı sayısı, 2024 yılı itibarıyla 1,2 milyar seviyesine gerilemiş durumda. Bununla birlikte Dünya Sağlık Örgütü, elektronik sigara ve yeni nesil nikotin ürünlerinin gençler arasında yeni bağımlılık dalgaları yarattığı konusunda uyarılarda bulunuyor.

Sultan 1. Murad Han, Kosova'da anıldı Haber

Sultan 1. Murad Han, Kosova'da anıldı

Sultan Murad Hüdavendigâr Han’ın şehit edilişinin 637. yıl dönümü anma programlarına katılmak üzene Kosova’ya giden Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, program öncesinde çeşitli temaslarda bulundu. Başkan Vekili Şahin Biba’ya ziyaretlerde Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken ve Büyükşehir Belediyesi meclis üyeleri de eşlik etti. İlk olarak Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi Sabri Tunç Angılı’ya ziyaret eden Başkan Vekili Biba, Türkiye-Kosova dostluğu ve ortak çalışmalar üzerinde fikir alışverişinde bulundu. Daha sonra Priştine Belediyesi Başkan Vekili Florian Dushi ile bir araya gelen Başkan Vekili Biba, ortak tarihten aldıkları güçle iki şehir arasındaki dostluğu ve iş birliğini daha da ileri taşımak adına değerlendirmelerde bulunduklarını açıkladı. Program kapsamında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı Priştine Program Koordinasyon Ofisi'ni de ziyaret eden Başkan Vekili Biba, TİKA Kosova Koordinatörü Fulya Aslan ile bir araya gelerek Kosova’da yürütülen çalışmalar ve iş birliği başlıkları üzerine sohbet etti. Kosova Demokratik Türk Partisi Genel Başkanı ve Kosova Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Fikrim Damka’yı da ziyaret eden Başkan Vekili Biba, iki ülke ve iki şehir arasında yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Daha sonra Sultan Murad Hüdavendigâr Han’ın şehit edilişinin 637. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programına katılan Başkan Vekili Şahin Biba, beraberindeki protokol üyeleriyle birlikte türbeyi ziyaret ederek dua etti. Sultan Murad Hüdavendigâr’ın adaletiyle, cesaretiyle, dava şuuruyla tarihte ve milletin hafızasında müstesna bir yere sahip olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 1389 yılında gerçekleşen Birinci Kosova Muharebesi’nin Balkanlar’ın ve bölgenin geleceğini şekillendiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu dile getirdi. Sultan Murad Han’ın savaş meydanında şehadet şerbetini içtiğini ve Osmanlı tarihine savaş meydanında şehit düşen tek padişah olduğunu hatırlatan Başkan Vekili Biba, “Kosova’da kalan emanetleri ile Bursa’daki kabri arasında kurulan manevi bağ, bugün bizlere iki coğrafyanın ortak tarihini anlatır” dedi. Kendisinin de kökleri Kosova’ya uzanan bir ailenin evladı olduğunu hatırlatan Başkan Vekili Biba, Kosova ile Bursa arasındaki bağın tarih kitaplarında yazılı olanların ötesinde olduğunu vurguladı. Bu bağın hatıralarda, kültürde, geleneklerde ve gönüllerde yaşatıldığını belirten Başkan Vekili Biba, Bursa’nın, Osmanlı’nın kuruluşuna ve yükselişine tanıklık eden bir şehir olduğunu ifade etti. Sultan Murad Hüdavendigâr’ın vakıflarıyla ve bıraktığı izlerle Bursa’nın şekillendiğini anlatan Başkan Vekili Biba, “Çekirge’deki Hüdavendigâr Külliyesi, nasıl bu mirasın yaşayan bir nişanesi ise, Kosova’daki Meşhed-i Hüdavendigâr da ortak tarihimizin en kıymetli hatıralarındandır. Aradan geçen 6 asrı aşkın zamana rağmen burada hâlâ aynı duygularla buluşabiliyorsak, bu ecdadımızın bıraktığı sağlam gönül köprüleri sayesindedir. Programın düzenlenmesinde emeği geçen başta Osmangazi Belediyesi olmak üzere katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum. Sultan Murad Hüdavendigâr Han’ı ve tüm ecdadımızı rahmetle yad ediyorum. Bu aziz emanete yüzyıllardır büyük bir vefa, özen ve muhabbetle sahip çıkan Türbedar ailesine ve kıymetli türbedarımız Saniye teyzeye gönülden teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Bakan Fidan'dan (ABD-İran) açıklaması! Haber

Bakan Fidan'dan (ABD-İran) açıklaması!

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sofya ziyareti kapsamında Bulgaristan Dışişleri Bakanı Velislava Petrova-Chamova ile görüştü. Bakan Fidan ve mevkidaşı daha sonra basın toplantısı düzenledi. Bakan Fidan, Bulgaristan'ı bir kez daha ziyaret etmekten memnuniyet duyduğunu aktararak, "Bulgaristan ile derinleşen stratejik ortaklığımızın bir sonucu olarak hem ikili hem de çok taraflı gündemimiz oldukça yoğun. Sınır güvenliğinden enerjiye, ulaştırmadan ticarete kadar her alanda birbirini doğrudan tamamlayan iki komşu ve müttefik olarak hareket etmekteyiz. Türkiye-Bulgaristan ortaklığı güçlendikçe bölgemiz de kazançlı çıkmaktadır" dedi. Dün Bulgaristan'ın ev sahipliğinde Sofya'da tertiplenen Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirvesi'ne Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı temsilen katıldığını kaydeden Bakan Fidan, "Zirve vesilesiyle bölgemizin geleceğine dair oldukça verimli toplantılar ve ikili görüşmeler gerçekleştirdik" dedi. "Bulgaristan'la ortak bir tarihimiz, güçlü beşerî bağlarımız mevcut" "Balkanlar Türkiye'nin derin tarihi bağları ve köklü dostlukları bulunan bir coğrafyadır" diyen Bakan Fidan, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: "Bu coğrafyada kalıcı istikrar ve refahın yolu bölge ülkeleri arasındaki iş birliğinin ve diyaloğun güçlendirilmesinden geçmektedir. Bölgesel gündemimizi ele almak için değerli bir zemin sunan dünkü zirvede de bu anlayış öne çıkmıştır. Bu çerçevede bölgesel konuların bölgesel sahiplenme anlayışıyla çözülmesi gerektiği hususunu bilhassa vurguladık. Bugün ise Sofya'daki ikinci günümde Dışişleri Bakanı Petrova'yla görüşmelerimizle ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele alma imkânımız oldu. Gün içerisinde Cumhurbaşkanı Yotova ve Başbakan Radev tarafından da kabul edileceğim. Bulgaristan'la karşılıklı ziyaretlerin artırılması ve mevcut iş birliğinin daha da derinleştirilmesi konusunda hemfikiriz. Bulgaristan'la ortak bir tarihimiz, güçlü beşerî bağlarımız mevcut. Bulgaristan Türkleri ve Müslümanları bu bağların pekiştirilmesinde müstesna bir rol oynamaktadır. Soydaşlarımızın Bulgaristan'ın siyasi, iktisadi, beşerî, kültürel, ilmî ve sanatsal hayatına yaptıkları katkılar bizleri gururlandırmakta. Bu düşünceyle tarihi ve kültürel mirasımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik karşılıklı adımların dostluk bağlarımızı daha da güçlendireceğine yürekten inanıyoruz" "Kapıkule'nin kuzeyinde yeni bir sınır kapısı inşa etme yönündeki ortak irademizi teyit ettik" Bugün yapılan görüşmede sınır güvenliği, ulaştırma ve lojistik konularında stratejik bir perspektif ortaya konduğunu kaydeden Bakan Fidan, "Düzensiz göç başta olmak üzere sınır güvenliğimizi ilgilendiren ortak tehditlerle mücadeleye önümüzdeki dönemde de taviz vermeden devam edeceğiz. Bağlantısallık ve ulaştırma alanları da iş birliğimizin önemli bir boyutunu oluşturmakta. Bu alanlardaki altyapımız ülkelerimizin yanı sıra bölgemiz, Orta Koridor ve Avrupa'nın tedarik zincirleri için de kritik önem taşımaktadır. Bu çerçevede Avrupa'nın en yoğun sınır kapısı olan Kapıkule'nin kuzeyinde yeni bir sınır kapısı inşa etme yönündeki ortak irademizi teyit ettik. Sınır kapılarımızdaki kapasitenin artırılması ve bölgesel bağlantısallığı güçlendirecek karayolu ve demiryolu projeleri üzerinde de görüş alışverişinde bulunduk. Yaz aylarında Avrupa'dan ülkemize seyahat edecek vatandaşlarımızın sınır geçişlerinin sorunsuz şekilde sağlanabilmesi için Bulgaristan makamlarının verdiği desteğe müteşekkiriz. Bağlantısallık vizyonumuzun kritik bir boyutunu da enerji güvenliği oluşturmaktadır. Enerji alanında her geçen yıl genişleyen, çeşitlenen ve derinleşen ilişkilerimiz mevcut. Türkiye Petrolleri bu yıl Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesinde yer alan Han Tervel sahasında petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına başlıyor" ifadelerini kullandı. "2025 yılında ticaret hacmimiz 8.4 milyar euroyu aşmış durumda" Geçtiğimiz yıl Bakü'de, Azerbaycan ve Gürcistan'ın da katılımıyla imzalanan yeşil elektrik iletimi ve ticareti alanında iş birliğine dair mutabakat zaptı enerji arz güvenliği bakımından önem taşıdığını dile getiren Bakan Fidan, "Keza geçen yıl imzaladığımız elektrik ve enerji verimliliğinde iş birliği mutabakat zaptı sayesinde Bulgaristan'la enerji alanındaki iş birliğimize ivme kazandırıyoruz. Enerji ve ulaştırma alanlarında güçlenen iş birliğimiz ikili ticaretimize de doğrudan yansımakta. 2025 yılında ticaret hacmimiz 8.4 milyar euroyu aşmış durumda. İş insanlarımızın Bulgaristan kurumlarıyla ortaklaşa düzenlediği, Balkanlar'daki iş çevrelerini bir araya getiren Beşinci Balkan Forumu Bansko şehrinde yarın gerçekleştirilecektir. Bu kıymetli forumun da ekonomik iş birliğimize katkı sunmasını temenni ediyoruz. Bütün bu ekonomik kazanımların kalıcılığı ancak bölgesel güvenliğin tavizsiz biçimde tahkim edilmesiyle mümkündür. Bu anlayışla görüşmelerimizde başta Karadeniz güvenliği ve Ortadoğu'daki gelişmeler olmak üzere bölgesel meseleleri de kapsamlı biçimde değerlendirdik. Bulgaristan'la askerî ilişkilerimizi NATO bünyesinde ve ikili düzeyde derinleştirirken bölgesel girişimler bağlamında da somut adımlar atmaktayız. Bulgaristan ve Romanya'yla tesis ettiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu, seyrüsefer emniyetinin tesisinde Karadeniz'de önemli bir misyon üstlenmektedir. Hâlihazırda komutasını üstlendiğimiz görev grubunun faaliyetlerini daha da ileri taşımakta kararlıyız. Karadeniz güvenliğinin uzun vadede teminatı ise şüphesiz kuzeyimizde devam eden savaşın sona erdirilmesidir. Rusya'yla Ukrayna arasında barışın tesis edilmesini bölgemizin huzuru için elzem görüyoruz. Türkiye olarak taraflara bu yönde etkin desteğimizi sunmaya devam edeceğiz. Beklentimiz en kısa sürede uluslararası hukuka dayanan kalıcı ve adil bir barışa ulaşılmasıdır" ifadelerini dile getirdi. "Türkiye'nin hak ettiği yeri almadığı bir Avrupa mimarisinin eksik kalacağı ve krizlerle başa çıkma kapasitesinin zayıflayacağı açıktır" Ayrıca Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin de ele alındığını aktaran Bakan fidan, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: "Bölgemizi ve dünyayı sarsan çok boyutlu krizler, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin stratejik ve vazgeçilmez doğasını tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Türkiye'nin hak ettiği yeri almadığı bir Avrupa mimarisinin eksik kalacağı ve krizlerle başa çıkma kapasitesinin zayıflayacağı açıktır. Avrupa Birliği'nin ekonomik geleceği, rekabet gücünü artırmasına, dayanıklılığını pekiştirmesine ve yakın coğrafyasında tedarik zincirlerini yeniden kurabilmesine bağlıdır. Bu çerçevede Türkiye'yle ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi Avrupa Birliği için stratejik bir gerekliliktir. Avrupa Birliği'nin savunma ve güvenlik girişimlerinin, güçlü bir NATO müttefiki olan ve Avrupa'nın güvenliğine katkıda bulunan Türkiye'nin de dâhil edildiği kapsayıcı bir anlayışla yürütülmesi elzemdir. Bu bağlamda Türkiye'nin AB üyelik sürecine Bulgaristan'ın sağladığı değerli desteği de takdirle karşılıyoruz" "İki ülke arasındaki Radev'in kurduğu hükümet ile büyük bir fırsat alanı olduğunu düşünüyorum" Basın mensuplarının Bulgaristan'da uzun süre sonra tek parti hükümeti kurulması ve bu yeni dönemdeki iki ülke ilişkilerine yönelik yanıtlayan Bakan Fidan, "Türkiye-Bulgaristan tarihi, kültür, coğrafi olarak her türlü manada birbirinin devamı niteliğindedir. Dolayısıyla aramızdaki iş birliğini modern zamanlarda da en üst düzeye taşımak sorumlu makamlardaki bizler için bir ödemdir. Cumhurbaşkanımızın bu konudaki iradesi son derece nettir. Bulgaristan'la ilişkilerimizi mümkün olan en üst düzeye çıkarma arzusundayız. Enerji güvenliğinden bağlantısallığa, turizme, eğitime, teknolojik iş birliğine, alt yapı yatırımlarına varana kadar ismini veremeyeceğim bir çok alanda muazzam iş birliği faaliyeti devam etmekte. Bunlar potansiyel değil var olan realize edilen alanlar ve bunları daha ileriye taşımak gerekiyor. Belli bir dönem Bulgaristan'daki art arda gelen seçimlerden dolayı siyasi istikrarın sorun olduğu ve uzun dönem projeleri çok fazla yatırım yapılamadığı gerçek oldu ama elimizden gelen iyi işbirliğini Bulgar makamları iğle devam ettirdik. Son seçimlerden sonra Bulgaristan'da Radev'in Başbakanlığında yeni hükümet var. Bu hükümetin getirdiği siyasi istikrar, Bulgar halkının tercihi bu yönde oldu, devam edecek süreklilik ile iki ülke arasındaki var olan iradenin somut projelerle hayata daha kolay dönebileceğine inanıyorum. İki ülke arasındaki Radev'in kurduğu hükümet ile büyük bir fırsat alanı olduğunu düşünüyorum" yanıtını verdi. "(ABD-İran) Bitirmeye yaklaştıkları metni bitirmelerini tavsiye ediyoruz" Bakan Fidan, ABD- İran müzakerelerine yönelik ise "Son birkaç güne kadar müzakerelerde olay bazı cümlelerde kalmıştı. Artık o kelimelerin de tamamlanmasıyla bir anlaşmaya ulaşılacağı konusunda hepimizin kanaati oluşmuştu. Ama iki gün önce başlayan karşılıklı saldırıların bir tırmanma riski eğilimi içinde olduğunu görüyoruz. Bu bizi endişelendirmekte. Bir an önce tarafların karşılıklı taarruzlarını, saldırılarını durdurup müzakere masasına dönmeleri ve bitirmeye yaklaştıkları metni bitirmelerini tavsiye ediyoruz. Çalışmalarımız, çabalarımız da bu yönde. Savaşın tırmanmasının, gerilim artmasının, yeniden topyekun savaş ortamına dönülmesinin hiç kimseye bir faydası olmadığını hep beraber gördük. Ne kadar zor olsa da, sinir tüketici olsa da müzakerelerin nihai noktaya taşınması bir amaç olmalı. Bunu bitirmeliler" dedi.

Osmangazi, Balkanlarla bağını yeşil sahada güçlendirdi Haber

Osmangazi, Balkanlarla bağını yeşil sahada güçlendirdi

Spora yönelik faaliyetlerini sürdüren Osmangazi Belediyesi’nin, Bursa’nın fethinin 700’üncü Yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "4. Bursasporlu Profesyonel Futbolcular Dayanışma Derneği (BPFDD) Şükrü Şankaya Balkan Master Futbol Turnuvası", futbolun birleştirici gücünü yeniden ortaya koydu. Bulgaristan ve Kosova’dan da veteran futbolcuların sahaya çıktığı turnuva, sporun dostluk ruhunu yaşatırken, Balkanlar ile Türkiye arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirdi. Nilüfer İbrahim Yazıcı Stadyumu’nda gerçekleştirilen turnuvaya Bulgaristan’dan Beroe Master, Kosova’dan Prizren Master ile Türkiye’den Gemlik Belediye Master ve BPFDD Master takımları katıldı. Uzun yıllar profesyonel futbol oynayan ve futbol camiasında önemli izler bırakan eski futbolcuların mücadele ettiği turnuva renkli görüntülere sahne olurken, centilmenlikleriyle öne çıkan veteran futbolcular, yeteneklerinin daim olduğunu sergiledikleri performanslarla bir kez daha gösterdi. "Balkanlarla Türkiye arasındaki dayanışmayı ve kardeşliği pekiştiriyoruz" Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen turnuvaya katılan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da sahaya inerek, eski futbolcularla bir araya geldi. Her birine başarı dileklerinde bulunan Başkan Aydın, futbol üzerine sohbetler ederek turnuvanın dostluk ve dayanışma açısından büyük anlam taşıdığını vurguladı. Başkan Aydın, daha sonra turnuvanın açılış maçı olan Prizren Master ile Gemlik Belediye Master arasındaki karşılaşmanın sembolik başlama vuruşunu gerçekleştirdi. Turnuva hakkında açıklamalarda bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, organizasyonun yalnızca sportif değil, kültürel ve sosyal açıdan da önemli bir buluşma olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı kapsamındaki etkinliklerden 4. Bursasporlu Profesyonel Futbolcular Dayanışma Derneği (BPFDD) Şükrü Şankaya Balkan Master Futbol Turnuvası’ndayız. Bulgaristan’dan Beroe Master, Kosova’dan Prizren Master ile Türkiye’den Gemlik Belediye Master ve BPFDD Master takımları mücadele ediyor. Biz de Osmangazi Belediyesi olarak 700’üncü Yıl etkinlikleri kapsamında destek oluyoruz. Hem Balkanlarla Türkiye arasındaki dayanışmayı ve kardeşliği pekiştiriyoruz, hem de rahmetli Şükrü Şankaya’yı anmış oluyoruz. Bursasporlu Profesyonel Futbolcular Dayanışma Derneği’ni de iş birliği ile destekliyoruz. Katılan futbolcularımıza, emek veren mesai arkadaşlarımıza, dernek yöneticilerine, hakemlerimize ve izleyicilerimize olmak üzere herkese teşekkür ediyoruz, takımlarımıza başarılar diliyoruz." "Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederiz" Turnuvada Bulgaristan’dan Beroe Master adına mücadele veren Sezgin Hocaoğlu, organizasyonun dostluk ortamında geçtiğini belirterek "Çok güzel bir hava, çok güzel bir turnuva oluyor. İnşallah sakatlıksız geçer. Herkese başarılar diliyorum. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim." dedi. Gemlik Belediye Master adına mücadele eden eski futbolcu Metin Aydemir de yaptığı açıklamada "Turnuvaya yıllardır katılıyorum. Bulgaristan’da olan turnuvalar çok iyi oluyor, bizleri çok iyi ağırlıyorlar. Biz de onları çok iyi misafir ediyoruz. Maçın da dostluk içerisinde geçmesini diliyorum. Osmangazi Belediyesi’ne bu turnuvaya vermiş olduğu desteklerden ötürü çok teşekkür ederiz." ifadelerini kullandı. Bugün oynanacak maçlarla birlikte sona erecek turnuvada ödül töreni ile takımlara kupaları takdim edilecek.

TİKA BAŞKANI EREN, BALKANTÜRKSİAD’DA Haber

TİKA BAŞKANI EREN, BALKANTÜRKSİAD’DA

BALKANTÜRKSİAD toplantı salonunda gerçekleştirilen etkinliğe AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Ahmet Kılıç, MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra belediye yöneticileri, TOBB KGK İcra Kurulu Başkanı Sabriye Şen, BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Kerem Kahveci, TÜGİAD Türk Devletleri Kurucu Bölge Koordinatörü Cemal Ersoy, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Hasan Karaömer, Batı Trakya Vakfı Başkanı Bülent Recepoğlu, BATISİAD Başkan Yardımcısı Halit Şefikoğlu, UTİYAP Başkanı Halil Coşkun, BALGÖÇ Başkan Yardımcısı Sebahattin Soğukpınar, Tunaboylular ve Deliormanlılar Derneği Başkanı Süleyman Ulusoy, RUMELİSİAD yönetim Kurulu Üyesi Nadir Demirbaş, BUMİAD Başkan Yardımcısı Ferdi Tercanlıoğlu, KIRCAALİSİAD Başkan Yardımcısı Süleyman İnan, çok sayıda STK temsilcisi ve davetliler katıldı. Program, BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İskender İskenderoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. İskenderoğlu, BALKANTÜRKSİAD olarak, Balkan coğrafyası ile ekonomik ve ticari iş birlikleriyle güçlendirmeyi görev addettiklerini belirterek, “15 yıl önce, Balkanlar ile Anadolu arasında sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bağları güçlendirme hedefiyle çıktığımız bu yolda, bugün geniş bir etki alanına ulaşmış bulunuyoruz. Üyelerimizin dinamizmi, girişimciliği ve ortak değerler etrafında kenetlenmiş olması, derneğimizi bölgesel ölçekte önemli bir aktör haline getirmiştir” dedi. İSKENDEROĞLU : ÇALIŞMALARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ “Balkanlar bizim için sadece bir coğrafya değil, aynı zamanda tarihimizin, kültürümüzün ve ortak hafızamızın ayrılmaz bir parçasıdır” diyen İskenderoğlu, bölgeyle kurulan ilişkilerin, ticari bir perspektifin çok ötesinde, güçlü bir gönül bağına dayandığını kaydetti. Ekonomik yatırımların yanı sıra eğitim, sağlık, altyapı ve kültürel iş birlikleriyle bölgede kalıcı ve sürdürülebilir bir etki oluşturulduğunu, bu noktada TİKA’nın yürüttüğü çalışmaların özel bir takdiri hak ettiğini vurgulayan İskenderoğlu, “TİKA, yalnızca kalkınma projeleriyle değil, aynı zamanda gönüllere dokunan yaklaşımıyla da fark oluşturmaktadır. Bölgeye yönelik tüm çalışmalar, Türkiye’nin Balkanlar’daki varlığını sadece güçlü değil, aynı zamanda güvenilir ve samimi kılmaktadır. Bizler de BALKANTÜRKSİAD olarak bu vizyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. İş dünyası temsilcileri olarak, ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini artırmak, yeni yatırım fırsatları oluşturmak ve karşılıklı güvene dayalı iş birliklerini geliştirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” şeklinde konuştu. “TÜRKİYE, BALKANLAR’DA OYUN KURUCU BİR AKTÖR” Etkinlikte konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa’nın Balkanlar’ın kalbinin attığı bir şehir olduğunu kaydederek, Büyükşehir Belediyesi tarafından TİKA’nın vizyonuyla paralel şekilde Balkan şehirleriyle kardeşlik bağlarının hem altyapı hem de kültürel projelerle diri tutulduğunu dile getirdi. Türkiye ve Balkanla arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çeken Şahin Biba, “Bu bağların içinde hatıra vardır, fedakarlık vardır, kardeşlik vardır. Balkanlar’ın sesi her zaman Bursa’da karşılık bulmuştur. Çünkü Bursa, Balkanlar'dan gelen kardeşlerini hiçbir zaman misafir olarak kabul etmemiştir. Onları bu şehrin bir parçası, bu memleketin ayrılmaz değeri olarak bağrına basmıştır. Balkanlar ve Türkiye arasındaki o kopmaz köklü bağı, önce Allah'ın izni, sonra sizlerin gayretiyle daha da güçlendirileceğine inanıyorum” dedi. Programda bir konuşma yapan MHP Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu ise, “TİKA, medeniyetimizin gölgesinin düştüğü her yerle alakalı ve çok kıymetli hizmetleri yapan bir kuruluş. Yıllardır dünyanın eziyetini çektiği batı medeniyeti artık çöküyor. En büyük arzumuz ve hedefimiz Türk- İslam Medeniyeti’nin yeniden dünyaya huzuru, refahı ve bolluğu getirmesini sağlamaktır. Cenab-ı Allah’ın gayretlerimizle bu hedefi milletimize nasip edeceğine inanıyorum” dedi. AK Parti Bursa Milletvekilleri adına konuşan Bursa Milletvekili, Bosna Hersek Dostluk Grubu ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Refik Özen ise, “Bursa, her geçen gün hep Türkiye'nin büyümesinde önemli katkı sağlayan bir şehir ama bundaki en önemli pay, Balkanlar'dan şehrimize göç eden kıymetli sanayicilerimizin varlığıdır. O çerçevede de Bursa yine büyümesine devam ediyor. Kıymetli dostlar, salona girdiğimde sinevizyonda bir fotoğraf görmüştüm. Aslında Türkiye'nin nüfuzunun nerelere vardığını göstermesi anlamında çok anlamlıydı. Bir fotoğraf karesi Bosna Hersek’e aitti, bir fotoğraf karesi Moğolistan, bir fotoğraf karesi Irak, bir tanesi de Somali’ye. Bu aslında Türkiye'nin nüfuz ettiği coğrafyayı göstermesi anlamında çok anlamlıydı.Türkiye güçlendikçe kurumlarının da etkinliğinin her geçen gün sahadaki etkinliğinin arttığını görüyoruz, hissediyoruz. Milletvekili arkadaşlarımız olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Balkan ve Rumeli coğrafyasında faaliyetlerimizin sürdürülmesine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Özellikle TİKA gibi, YTP gibi, Yunus Emre Enstitüsü gibi, Diyanet Vakfı gibi, Türkiye'ye ait bu millete dair kurumları orada yapmış olduğu faaliyetleri gururla izliyoruz ve takip ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde güçlenen, hem bölgesinde hem de küresel anlamda bir lider Türkiye'ye haline gelmesinde milletimizin desteğiyle, bu iş birliğimizde bunu gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah daha nice başarılara hep birlikte imza atmış olacağız” şeklinde konuştu. “BALIK VERMEK YERİNE BALIK TUTMAYI ÖĞRETEN BİR ANLAYIŞ” Açılış ve protokol konuşmalarının ardından Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, “Türkiye’nin Balkanlar’daki Yükselen Rolü” konulu bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasını Türkiye’nin Balkanlar’daki stratejik vizyonu, kültürel bağları ve bölgesel iş birlikleri ağırlıklı olarak gerçekleştiren Eren, şunları söyledi: “TİKA, zamanın ruhuna uygun kurulmuş bir kalkınma kuruluşudur. Bizler dünyanın dört bir yanına Türkiye’nin merhamet elini uzatırken bunu sadece yardımseverlik duygusuyla değil, aynı zamanda stratejik bir akılla yapıyoruz. TİKA logosunu gördüğünüz her yerde bilin ki orada Türkiye vardır, Türk bayrağı vardır ve Türk insanının emeği vardır. Biz sömürgeci bir geçmişe sahip olmayan, gittiği yere şartlar dayatan değil, ‘balık vermek yerine balık tutmayı öğreten’ bir anlayışın temsilcileriyiz. Dünyadaki adaletsizliği anlamadan TİKA’nın kalkınma yardımlarını anlamak mümkün değildir. Batılı ülkeler yardım yaparken ön şartlar sunarken, biz karşılık beklemeden ama bir strateji çerçevesinde hareket ediyoruz. Bizim proje yaptığımız yerlerde Türk firmaları iş alıyor, Türkiye’ye muhabbet artıyor ve ülkemize gelen öğrenci sayısı çoğalıyor.” “TÜRKİYE SÖMÜRGE GEÇMİŞİ OLMAYAN ÜLKEDİR” Türkiye’nin tarihi ve kültürel derinliğine vurgu yaparak konuşmasını sürdüren Eren, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye, tarihi ve kültürel geçmişi çok güçlü bir ülke. Türkiye; sömürge geçmişi olmayan bir ülkedir. TİKA, Türkiye’ye olan bu küresel muhabbeti sürekli yeşertmeye çalışan ama bunu tamamen stratejik bir temelde yapan bir kurumdur. Dünyanın 100’den fazla ülkesinde projeler hayata geçiriyoruz. TİKA, her bir Türk vatandaşının iftihar edeceği bir kurumdur. Türk bayrağını dünyanın en uzak noktalarında dalgalandıran, en yükseklere çıkaran bu kurumla, hem ecdat yadigarı eserlerimize sahip çıkıyor hem de dünyada Türkiye’ye muhabbet besleyen ülkelerle aramızı daha da iyileştiriyoruz.” "BALKANLAR BİZİM GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN KİLİDİDİR" TİKA Başkanı Eren, konuşmasında, Balkanlar’ın bizim için sadece komşu bir coğrafya değil gönül coğrafyamızın çok önemli bir parçası olduğunu vurguladı. TİKA olarak, sadece yapılar yapmadıklarını, ortak geleceği inşa ettiklerini söyleyen Eren, “Bugün Balkanlar’da ve gölgemizin uzandığı pek çok farklı coğrafyada Türkiye’ye duyulan güvenin arkasında sömürgeci olmayan, samimi bir dış politika yatmaktadır. BALKANTÜRKSİAD gibi kıymetli iş dünyası temsilcilerimizin Balkanlar’daki her yatırımı, aslında Türkiye’nin oradaki etkinliğini pekiştiren birer diplomatik hamledir. BAKANTÜRKSİAD, Balkanlar’da Türkiye’yi başarıyla temsil ediyor. Biz devlet olarak yolu açıyoruz, siz iş dünyası temsilcilerimiz ise bu yolu kalıcı ve ekonomik bir iş birliği köprüsüne dönüştürüyorsunuz” diye konuştu. Sunumunda TİKA’nın dost coğrafyalarda kalkınmaya destek veren projeler üreten bir kuruluş olduğunu belirten Eren, “TİKA bir yardım kuruluşu değildir ancak gerektiğinde bu tür faaliyetleri de yürütmektedir. Kalkınma demek, gelişmemiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin temel altyapılarının, sağlık altyapılarının, ulaştırma altyapılarının, eğitim altyapılarının ve bunun gibi gereksinimlerinin desteklenmesi için projeler üretmektedir. Amacımız onlara balık vermek değil, balık tutmasını öğretmek. Ama tabi hikaye bu kadar basit değil. Şu an dünyada 8 milyar insan yaşıyor. Dünyadaki nüfusun yarısı 4 milyar insan eder. 4 milyar insanın zenginliği, en zengin kaç bin insanın acaba zenginliğine eşittir? Yani 4 milyar insanın mal varlığı en zengin 60 bin insanın mal varlığına eşittir. Dünyadaki en varlıklı, en zengin 60 bin insan dünyanın yarısından daha fazla bir zenginliğe sahip. Biz burada eşitliğin sağlanması için çaba sarf ediyoruz” ifadelerini kullandı. “GÜCÜ DEĞİL, ADALETİ MERKEZE ALIYORUZ” Eren, Türkiye’nin mazlumlar için önemine değinerek konuşmasını şöyle tamamladı: “Bizim medeniyetimiz gücü değil, adaleti merkeze alır. Gücümüz varsa bunu bir sorumluluk olarak görürüz. Etrafımız bir ateş çemberi olsa da Türkiye, masada haysiyetli bir şekilde oturan, sözü dinlenen bir güçtür. Savunma sanayiinden ekonomiye kadar her alanda güçlü olmak zorundayız; ancak en büyük gücümüz bize duyulan bu samimi muhabbettir. Bu medeniyetin varisleri olarak her zaman proaktif olmalı ve ecdat mirasını geleceğe taşımalıyız.” Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ve hediye takdimi ile sona erdi.

Türk İş Kadınlarından Belgrad Çıkarması Haber

Türk İş Kadınlarından Belgrad Çıkarması

USKD Başkanı Ayla Alkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, program kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Belgrad Büyükelçiliği’ni ziyaret ederek iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler ve iş birliği imkanlarını değerlendirdi. Heyet, ilk olarak Ticaret Müşaviri Yasemin Yüce ile bir araya gelerek Türkiye ile Sırbistan arasındaki mevcut ticari ilişkiler, yatırım fırsatları ve ekonomik gelişmeler üzerine kapsamlı görüşmeler yaptı. Ardından Belgrad Büyükelçiliği 1’inci Müsteşarı Pınar Şentürk ve Katip Ganela Kartal ile gerçekleştirilen toplantıda, USKD’nin sürdürülebilir kalkınma, kadın girişimciliği ve uluslararası iş birliği projeleri hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. İKİ ÜLKE İÇİN ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARI Görüşmede konuşan Ticaret Müşaviri Yasemin Yüce, Sırbistan’ın üretim ve ihracat yatırımları açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Yüce, Sırbistan ekonomisinin kontrollü büyüme gösteren gelişmekte olan pazarlar arasında yer aldığını ifade ederek şunları söyledi: “Sırbistan, Avrupa ile Asya arasında stratejik bir köprü konumunda bulunuyor. İthalata dayalı ekonomik yapısı nedeniyle üretim ve ihracat yatırımları için önemli bir potansiyel barındırıyor. Türkiye ile Sırbistan arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 3 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda ve karşılıklı yatırımlar her geçen yıl artış gösteriyor. Ayrıca kadınların ekonomik ve siyasi hayattaki etkinliği dikkat çekici düzeyde” KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNDE YENİ FIRSATLAR USKD Başkanı Ayla Alkan ise Türkiye ile Sırbistan arasında tarihi, kültürel ve ekonomik bağların güçlü olduğuna dikkat çekerek özellikle kadın girişimciliği alanında yeni iş birlikleri geliştirilebileceğini vurguladı. Alkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Sırbistan, Balkanlar’ın giriş kapısı niteliğinde stratejik bir ülke. Kadınların karar alma mekanizmalarındaki güçlü temsili, sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sayesinde iş birliği kurabileceğimiz sivil toplum kuruluşları hakkında önemli bilgiler edindik. Uzun vadeli ticari ağların diplomatik projelerle desteklenmesi, USKD’nin uluslararası vizyonuna önemli katkılar sağlayacaktır. Nazik ev sahiplikleri için Sayın Yasemin Yüce ve Sayın Pınar Şentürk’e teşekkür ediyoruz”

Kardeş Şehirler Bursa’nın 700 yıllık tarihe yolculuk yaptı Haber

Kardeş Şehirler Bursa’nın 700 yıllık tarihe yolculuk yaptı

Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi’nin 700. yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere kardeş şehirlerden Bursa’ya gelen misafirler, Bursa’nın fethi yürüyüşü öncesinde Osmangazi Belediyesi’ni ziyaret etti. Arhangay, Mamuşa, Stari Grad, Gazi Mağusa, Mehmetçik belediye başkanları ve heyetleriyle Romanya Köstence’den gelen iş kadınlarının yer aldığı konuklar, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ile bir araya gelerek, Bursa’da bulunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bu tür organizasyonların, şehirler arasındaki ilişkinlerin gelişmesine önemli katkılar sunduğunu belirten konuklar, Başkan Aydın’a hediyelerini sundu. Kardeşlik bağlarının güçlendiği ziyarette Başkan Erkan Aydın da dostluk mesajları vererek, Bursa’nın tarihini ve kültürünü yansıtan hediye takdiminde bulundu. “BİRLİK BERABERLİĞİ KALICI HALE GETİRMEYİ AMAÇLIYORUZ” Kardeş belediye başkanları ve heyetlerine Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi Etkinliklerine katıldıkları için teşekkür eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Ziyaret kapsamında özellikle Balkanlar, Avrupa ve Orta Asya’dan gelen kardeş belediyelerimizle ilişkilerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu tür etkinlikler vesilesiyle bir araya gelmek bizim için son derece kıymetli. Aynı şekilde bizler de kardeş belediyelerimize ziyaretler gerçekleştirerek bu ilişkileri daha somut bir zemine taşımak istiyoruz. Ortak projelerle bu iş birliğini güçlendirerek, aramızdaki kaynaşmayı ve birlik beraberliği kalıcı hale getirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Etkinlikleri kapsamında Osmangazi’de olmaktan büyük mutluluk duydukları belirten Arhangay, Mamuşa, Stari Grad, Gazi Mağusa, Mehmetçik belediye başkanları ve heyetleri ise yapılan karşılıklı ziyaretlerle Osmangazi Belediyesi ile kardeşlik bağlarının artarak devam edeceğinin söyledi. 700. YIL AÇIK HAVA SERGİSİ’NDE ZAFER TAKLARI SERGİLENDİ Osmangazi Belediye binasındaki başkanlık makamında gerçekleşen buluşmanın ardından Başkan Erkan Aydın ve yurt dışından gelen heyet, Osmangazi Meydanı’nda bulunan 700. Yıl Açık Hava Sergisi’ni gezdi. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümü vesilesiyle oluşturulan 700. Yıl Zafer Takları hakkında bilgiler alan heyet, Bursa’nın kadim tarihinin dönüm noktalarının ve yaşanan gelişmelerin aktarıldığı eserleri dikkatle inceledi. Başkan Erkan Aydın, konuklarıyla yakından ilgilenerek kentin tarihi ve kültürü hakkında bilgiler verdi. Başkan Aydın ve heyet, daha sonrasında meydanın simgelerinden biri haline gelen ‘OSMANGAZİ’ yazısı önünde hatıra fotoğrafı çektirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.