Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Bağış

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Bağış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Ahbap Derneği faaliyetlerinde rol almadım, sadece IBAN’larını ve telefonlarını paylaştım" Oğuzhan UĞUR Haber

"Ahbap Derneği faaliyetlerinde rol almadım, sadece IBAN’larını ve telefonlarını paylaştım" Oğuzhan UĞUR

Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur’un emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Uğur ifadesinde, "Verdiğimiz röportajların bazılarında ’para topluyoruz’ ifadesi yanlış anlaşılmıştır. Hesaplarımıza inceleneceği üzere bir kuruş dahi para yatmamıştır. Biz herhangi bir sivil toplum kuruluşu değiliz. Böyle bir faaliyet yapamayacağımızın da farkındayız. Ahbap’a bir kuruş dahi para transfer edilmemiştir. Ahbap Derneği faaliyetlerinde kesinlikle rol almadım. Ancak sadece diğer kurum ve dernekler gibi IBAN’larını ve telefonlarını paylaştım. Ahbap Derneği’ne para yatırılmasına ilişkin açıklamalarımın yanlış anlaşıldığını dile getirdim" dedi. Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur’un Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadesi ortaya çıktı. İfadesinde aylık gelirinin 150 bin ile 400 bin lira arasında olduğunu beyan eden Oğuzhan Uğur, bir suç işlemediği için etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini söyledi. Kendisine soruşturmadaki şüphelilerin fotoğrafı gösterilerek hangisini tanıdığı sorulan Uğur, "Sadece Haluk Levent isimli şahsı tanırım. Diğer şahısları tanımam. Haluk Levent isimli şahıs ile medyadan tanışmaktayım. İlk defa 2018 yılında programıma konuk ettiğimde tanışmıştım. Sonrasında 2022 yılında başka bir programıma konuk geldi. Sonrasında 7 Şubat günü Hatay’da bir araya geldim. Sonrasında bir daha yan yana gelmedim. Aramızda herhangi bir ilişki yoktur. Sorulan diğer şahısları ise tanımam ve aramızda herhangi bir ilişki yoktur" dedi. "Röportajların bazılarında ’para topluyoruz’ ifadesi yanlış anlaşılmıştır" "Ülkemizde meydana gelen 6 Şubat 2023 tarihli deprem felaketinde Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent ile deprem bölgesinde sosyal medya üzerinden Ahbap Derneği’nin faaliyetleri hakkında paylaşımlar yaptığınız. Bu paylaşımlarda Ahbap Derneği’nin yürüttüğü faaliyetlerde rol aldığınız, toplanan bağışların dernek hesaplarına aktarıldığına yönelik bilgilendirmelerde bulunduğunuz anlaşılmıştır. Bu meyanda sosyal medya üzerinden bu paylaşımları yapmanızdaki amaç neydi? Bu paylaşımları yapmak için herhangi bir kişiden talimat aldınız mı? Detaylı olarak açıklayınız" sorusu üzerine Uğur, "Hiç kimseden herhangi bir talimat almadım. Zaten bu destek paylaşımları Ahbap Derneği’ne özel de değildi. Aynı anda AFAD’a ve KIZILAY’a da destek paylaşımlarımız oldu. Deprem günü İstanbul’da iletişimimizin güçlü olması nedeniyle elimizden gelen yardımı yapmak için canla başla uğraşırken, Haluk Levent’ten 6 Şubat 2023 akşamı telefon aldım. Bana ‘O faaliyetler İstanbul’da yapılmaz. Gel Hatay’a, sıfır noktasında gör olayı’ dedi" ifadelerini kullandı. Uğur ifadesinde, "Ben de kendisine bizim de gitmek için çok istekli olduğumuzu ancak herhangi bir taşıt, vasıta bulamadığımızı, şahsi araçlarımızla gelmek istersek de kalabalık edip fazlalık olacağımızdan korktuğumuzu açıkladım. Kendisi de bana iletişim gücümün burada daha çok işe yarayacağını söyleyip, ertesi sabah bir ambulans uçağının Adana’ya uçacağını söyledi. Yer ve saat bilgilerini verdi. ‘Atlayın o uçağa gelin’ dedi. Biz de mantıklı bulduk ve hemen ertesi sabah uçakla Adana’ya uçtuk. Adana’da bizi Haluk Levent’in gönderdiği bir araç karşıladı. Bizi Hatay İl Jandarma binasına götürdü. İl Jandarma binasının avlusunda AFAD’ın afet yönetim tırının önünde beni Haluk Levent karşıladı. Hızlıca durum hakkında bilgi verdi, Ahbap Derneği olarak yaptıklarını anlattı. Sonrasında bakanlarımız tıra geldiler. Ben de kendilerini yalnız bıraktım. Gidiş amacımıza uygun şekilde çevredeki yardım ekipleriyle röportajlar yaptım. Yetkililerle toplantısını bitiren Haluk Levent yanıma geldi. Ben de ona burada telefonun ve internetin çekmediğini ve ayak altında dolaşmak istemediğimiz için ekip olarak İstanbul’a dönmemiz gerektiğini anlattım. Zira internet ve telefon olmadan herhangi bir fayda sağlayabileceğimizi düşünmüyordum. Bir gün sonra uçak bulabildiğim için İstanbul’a döndük. Yardım yayınları yapmaya başladık. Bu yayın videolarının alt bantlarına AFAD’ın ve Ahbap Derneği’nin teyitlenmiş IBAN numaralarını yazmaya başladık. Tabii bu esnada birçok gazeteci bizden bilgi almak için röportaj istiyordu. Bu koşturma esnasında verdiğimiz röportajların bazılarında ’para topluyoruz’ ifadesi yanlış anlaşılmıştır. Hesaplarımıza inceleneceği üzere bir kuruş dahi para yatmamıştır. Biz herhangi bir sivil toplum kuruluşu değiliz. Böyle bir faaliyet yapamayacağımızın da farkındayız. Ya da Ahbap’a bir kuruş dahi para transfer edilmemiştir. İnternet dilinde bir yardım yayını yaptığınızda örneğin SMA’lı çocuklar için valilik onaylı IBAN verseniz bile takipçilerinize bunu şu şu isim için para topluyoruz denir. Bu sebeple beyan olarak kabul görmeyeceğini düşündüğümüz için hızlıca toplamak ifadesini kullanmışız ya da aktarıyoruz ifadesini kullanmışız. Ancak bu yardımı bizim topladığımız anlamına gelmez. Bize, ‘Ahbap’a ya da AFAD’a para göndermek istiyoruz’ diyen insanlara onların telefonunu ya da IBAN’ını verdiğimiz anlamına gelir. Aktardığımız şey para değil, bilgidir. Zaten en ufak bir araştırmada bile görülecektir. Ahbap Derneği faaliyetlerinde kesinlikle rol almadım. Ancak sadece diğer kurum ve dernekler gibi IBAN’larını ve telefonlarını paylaştım" dedi. "Neden bu soruşturmaya dahil edildiğimi dahi anlamış değilim" Oğuzhan Uğur, ifadesinin devamında şunları söyledi: "Tarafıma sorulan soruları samimiyetle cevapladım. Herhangi bir şekilde örgüte dahil olmadım. Herhangi bir örgütün varlığından dahi haberdar değilim. Ben bu güne kadar herhangi bir suç işlemedim. Tarafıma isnat edilen Ahbap Derneği’ne para yatırılmasına ilişkin açıklamalarımın yanlış anlaşıldığını dile getirdim. Bununla birlikte ben özel olarak Ahbap Derneği’ne bağış yatırılmasını da istemedim. Ben genel olarak bütün yardım kuruluşlarına bağış yapılabileceği yönünde açıklamalar yaptım. Bunun suç olduğunu düşünmüyorum. Ahbap Derneği ile herhangi bir bağım olmaması sebebiyle yapılan bağış paralarının nerede kullanıldığını benim bilmem mümkün değildir. Haluk Levent isimli şahsın da paraları nasıl kullandığını bilmem mümkün değildir. Ben zaten 2023 yılından beridir yan yana fiziksel olarak görüşmedim. 2024-2025 yılında kendisi beni toplamda üç defa aramıştır. Çıkartacağı şarkı ile alakalı ve genel bu konular ile alakalı olmayan konuşmalar yapmıştır. Bu konuşmalar tarafımdan çok kısa kesilmiştir. Bunlar dışında başkaca görüşmem olmamıştır." "Şahsi hesaplarımızdan yapılan para transferlerinin ise Ahbap Derneği ile uzaktan yakından ilgisi yoktur" Deprem zamanı AFAD’a ve KIZILAY’a da destek paylaşımları yaptığını belirten Uğur, "Ben AFAD’a ve KIZILAY’a da destek paylaşımları yaptım. Deprem günü İstanbul’da iletişimimizin güçlü olması nedeniyle elimizden gelen yardımı yapmak için canla başla uğraştım. Buradaki amaç para toplamak değil, destek olabilmektedir. Herhangi bir şekilde dolandırıcılık eylemi içerisinde yer almadım, herhangi bir şekilde suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama girişimim olmamıştır. Herhangi bir örgütün varlığından haberim olmadığı gibi herhangi bir şekilde örgüte dahil de değilim. Şirketlerimizden ve şahsi hesaplarımızdan yapılan para transferlerinin ise Ahbap Derneği ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Tamamen kendi ticari işleyişlerime dair olan hesap hareketleridir. Hesap hareketlerime konu paraların hepsi muhasebeleştirilmiştir. Ahbap Derneği ile ilişkilendirilmemelidir. Hakkımda isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Sabit ikamet sahibiyim. Herhangi bir şekilde delil karartma veya kaçma gibi bir eylemim yoktur. Düzenli bir gelirim vardır. Neden bu soruşturmaya dahil edildiğimi dahi anlamış değilim. Hakkımda takipsizlik kararı verilmesini talep ediyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" ifadelerini kullandı. Soruşturmanın merkezindeki Ahbap Derneği’nin mali yapısını bilmediğini anlatan Oğuzhan Uğur, "Aktarılan bağış miktarı, bu bağışlarının nasıl kullanıldığına yönelik bilgim yoktur. Bizi arayarak bağış yapmak isteyen insanların söyledikleri rakamları not almıştık. Buna dair tahminimizce Ahbap, AFAD ve Kızılay’a yaklaşık olarak 60 milyon Türk Lirası para bağışlandığını tahmin ediyoruz. Ancak bu tahmin, bizi arayan insanların söylediği rakamlar üzerinden not alınan meblağlardır. Tabii insanların bu rakamlar miktarında mı bağış yaptığını ya da herhangi bir bağış yapıp yapmadığını bilmemiz mümkün değildir. Ayrıca bu tahminimizi de yine 2023 yılında kayıt altına alabildiğimiz diğer yardımlarımızla beraber sosyal mecradaki tüm hesaplarımızdan paylaştık" dedi.

"Hayatımın hatası, lütfen affedin" Haber

"Hayatımın hatası, lütfen affedin"

Haluk Levent ve Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturmanın ardından 2023 yılında katıldığı bir ödül töreninde deprem bölgesindeki seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı büyük tepki çeken konuşma nedeniyle yeniden eleştirilerin hedefi olan oyuncu Eda Ece, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Tekrar özür dilediğini aktaran Ece, pişmanlığını anlattı. "Hayatımda hiçbir zaman Ahbap Derneği’ne bağışta bulunmadım" Ece sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Hayatımda hiçbir zaman Ahbap Derneği’ne bağışta bulunmadım. Hiçbir organizasyonlarında yer almadım. Bağış topladıklarında yardım etmedim. Hiçbir paylaşımda halkı bağış yapmaya yönlendirmedim. Çünkü çok yakınım olan bir arkadaşım, kendisinin başına gelen, yıllar öncesine dayanan şahsi olarak yaşadığı bir dolandırıcılığı ve ona yapılan terbiyesizliği bana söylemişti ve bu nedenle hiçbir zaman tam olarak güvenemedim, sevemedim. Uzak durdum, umarım doğru değildir, çok üzücü. O dönemde yaşadığım üzüntüyü hiç unutmadım. Orada başka dernekler vardı elbet ama biz kendimiz gittik. Ta ki hayatımın hatasını yapana kadar. Şubattan hazirana kadar bu kabusu yaşadıktan sonra, şubat kapağıyla ödül bana verilince, biz kapak çekimini bırakıp yardıma koştuğumuz için insanlığımdan dolayı o ödülü bana verdiklerini düşündüğüm için bu konu açıldı" diye konuştu. "Dilimi eşek arısı soksaydı, daha önce de özür diledim, yine diliyorum" "Konuşmanın sonunda o kadar ağır hissettim ki bir espri yapma gereği duydum" diyerek sözlerine devam eden Ece, "Çünkü ben üzüldüğümde, bir acı yaşadığımda bunu gülerek atlatıyorum. Otomatik çıkıyor ağzımdan. Acılarla böyle baş ediyorum. O an bir espri yaptım. Keşke yapmasaydım. Ve sadece o cümlem paylaşıldı. Dilimi eşek arısı soksaydı. O kadar üzüldüm, o kadar pişman oldum ki böyle bir şey söylememeliydim. Haksızlık ettim. O yüzden bu kadar senedir bana yazılan bütün hakaretleri, çocuğuma kadar edilen küfürleri sadece üzüntüyle okudum. Yıllardır ses çıkarmadım. Bir tek özür diledim, onu da kimse duymadı. Beni yerden yere vurmalarını izledim. Tam da peşinden hamile kaldım. Hamileyken de bu kabus devam etti. Çocuğum 2 yaşına geldi, hiç bitmedi bu linç. Ama hatalı bendim. Özür diliyorum. Daha önce de diledim, yine diliyorum" ifadelerini kullandı. "Oy haklarına karışmak haddime değildi, lütfen beni affedin" "Başta depremzede vatandaşlardan ve kırdığım herkesten, devletimizden özür diliyorum" diyerek açıklamasını sürdüren Ece, "Oy haklarına karışmak benim haddime değildi. Gerçekten utanç içindeyim. Keşke o şakayı yapmasaydım. Haksızlık ettim. Yürekten özür diliyorum. Herkesi çok seviyorum. Bu ülke için hepimiz canımızı verecek insanlarız. Ayrımcı bir dil kullanmak benim gibi herkesi seven birinin yapacağı iş değildi. Bana yakışmadı. Tekrar özür diliyorum. Ömrümde ne kimsenin kötülüğünü istedim ne bir kimse hakkında kötü söz söyledim. Benden kötülük kimse göremez. Aklıma iyilikten başka bir şey gelmez. Yüreğim böyle değil, hamurum böyle kötücül değil. Tekrar özür diliyorum. Beni linçlemeyen, beni tanıyan, seven, beni savunmak zorunda hisseden insanlardan da özür diliyorum. Benimle beraber onlara bu stresi yaşattığım için onlardan da özür diliyorum. Lütfen beni affedin. Bir daha böyle bir hadsizlik yapmayacağım. Çünkü ben bu değilim" dedi.

Ece Güner'den yeni ifade Haber

Ece Güner'den yeni ifade

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan avukat Ece Güner’in ifadesi ortaya çıktı. Güner ifadesinde Haluk Levent ile tanışıklığının yüklü miktarda yaptığı deprem bağışından sonra başladığını söyledi. Güner, "Haluk Levent’in bana yollamış olduğu başka şahıslara ait İBAN numaraları üzerinden 1 milyon dolar civarı parayı gönderdim. Benden borcunu ödememesine rağmen tekrar tekrar ilave borç taleplerinde bulundu. Bana sürekli kendisinin ve ailesinin sağlığıyla alakalı acıma hissi uyandıran hikayeler anlatırdı. Bunun sonrasında Haluk Levent benden tekrar borç para talebinde bulundu. Kendisine toplamda 1 milyon 570 bin dolar karşılığı TL olarak borç para vermiş oldum" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan avukat Ece Güner’in emniyet ifadesi ortaya çıktı. "Haluk Levent’in avukatlığını ve danışmanlığını yapmadım" Avukat Ece Güner etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini söylediği ifadesinde "Banka hesabımda yaklaşık olarak 1 milyon dolar civarında birikimim bulunmaktadır. Bunun dışında ise yurt dışında tam miktarını hatırlamamakla birlikte yüz bin dolar civarında birikimim olduğunu hatırlıyorum. Bu zamana kadar Güner Hukuk Bürosu dışında hiçbir yerde çalışmadım. Ben Ahbab derneğinin bir yardım kuruluşu olduğunu biliyorum. Ben bu derneğe son 5-6 yıldır bağış yapmaktayım. Özellikle deprem zamanında yüklü miktarda bağışlarda bulundum. Ben Ahbap derneğinin kuruluş ve yapısı ile ilgili hiçbir bilgi sahibi değilim sadece Haluk Levent’i ünlü biri olarak ve hayırsever biri olduğu için ismen tanıyorum. Ben yapmış olduğum bağışları sosyal medya üzerinden verilen iban numaraları üzerinden gerçekleştirdim. Ahbab derneğinin hesaplarının kimler tarafından kullanıldığını bilmiyorum. Ayrıca ben ne bu derneğin ne de Haluk Levent isimli şahsın avukatlığını ve danışmanlığını yapmadım" dedi. "Benden borç paralar istemeye başladı" Güner ifadesinin devamında "Haluk Levent’i ünlü biri ve hayırsever olduğunu düşündüğümden kaynaklı olarak tanımaktaydım. Hatay depremi sonrasında ben yüklü miktarda bir bağış yapmıştım. Benim bağışlarım sonrasında Haluk Levent isimli şahıs bana telefon numaramdan ulaştı. Beni ziyaret ederek bir kahvemi içmek istediğini söyledi. Ben de yaptığım yardımların görülmesini duyulmasını çok istemiyordum. Haluk Levent’in benimle görüşmesinin çok istememiştim. 2023 Mayıs Haziran ayları arasında Haluk Levent elinde bir çiçek buketiyle ofisime geldi. Kendisiyle ilk yüz yüze tanışmam bu şekilde gerçekleşmiştir. Bu tarihten sonra da kendisi deprem bölgesinde yaşanan problemlerden ötürü bahaneler sunarak benden borç paralar istemeye başladı. Benden ilk etapta 300-400 bin dolar civarında para istedi. Benim de o dönemde İstinye parktan ev alma planlarım bulunmaktaydı. Bankada da yüklü miktarda boşta duran naktim vardı. 300-400 bin dolar parayı Haluk Levent’in söylemiş olduğu kişilerin hesaplarına dolar bedelleri yazılı olarak borç açıklamasıyla yolladım. Haluk Levent dediği tarihte borcunu, parayı yolladığım hesap sahibi kişiler üzerinden ödedi. Bu olayın aynısı iki hafta içinde yine deprem bölgesindeki acil yardımlarla alakalı olarak su, ekmek, yemek gibi acil ihtiyaçların dernek üzerinden faturalandırılamaması gerekçesiyle nakit problemi yaşadıklarını tekrardan iki haftalık borç olarak benzer bedeli benden istedi. Ben de aynı şekilde Haluk Levent’in göndermiş olduğu kişilerin hesabına parayı transfer ettim. Ben Haluk Levent’e niye bu kişilerin hesabına para gönderiyorum diye sorduğumda bu arkadaşların sahada olduğunu ve acil olarak o bölgede kullanılacağı için bu şekilde bir yol izlediğini söyledi. Bu yollamış olduğum tutarı da iki üç hafta içerisinde geriye ödedi. Bu şekilde benim güvenimi kazandı" ifadelerini kullandı. "Sürekli kendisinin ve ailesinin sağlığıyla alakalı acıma hissi uyandıran hikayeler anlatırdı" Güner ifadesinin devamında "2023 yılı Ağustos ayı gibi Haluk Levent ile görüşmemizde Ankara’da Ahbab derneğinin öncülüğünde büyük bir teknoloji parkının kurulacağını ve bunu bir hayırsever iş adamının üstlendiğini ve bu iş adamının 3 milyon dolar civarında yardımı olacağını bahsetti. Bu iş adamının daha sonra bir vergi problemi nedeniyle geçici olarak parasının bloke olduğunu söyledi ve Ahbap derneği olarak bu projeyle ilgili bir çok taahhütte bulunduklarını gerçekleştiremezlerse dernek adına büyük bir yıkım olacağını ve davalar açılabileceğini derneğinin isminin kirlenebileceğini söyledi. İlk etapta benden 3 milyon dolar borç istedi. Ben de bu kadar bir paramın olmadığını söyledim. Sonra uzun süren ısrarlarla tekrar tekrar beni aradı. Bende daha önceden vermiş olduğum borçları süresinde geri ödediği için kendisine güvenerek ilk etapta Haluk Levent’in bana yollamış olduğu başka şahıslara ait İBAN numaraları üzerinden 1 milyon dolar civarı paranın TL karşılığını açıklamasına dolar miktarı ve borç açıklamasıyla gönderdim. Teknoloji parkı için bağış yapacağı söylenen iş adamının Ahbap derneğine bağış yapacağını ancak benden istemiş olduğu paranın bağış değil de borç olduğu için derneğe değil de bu parayı kişi hesaplarına göndermemi istedi. Sonrasında bu bahse konu iş adamından bağış parası geldiğinde benim yollamış olduğum geçici borcu bana geriye ödeyeceğini beyan etti. Bir aylık süreç geçtikten sonra bana borcunu ödemedi. Bana bahaneler sundu bana yaklaşık üç ay sonra borcu ödeyebileceğini söyleyerek uzun uzun hikayeler anlattı. Benden borcunu ödememesine rağmen tekrar tekrar ilave borç taleplerinde bulundu. Bana sürekli kendisinin ve ailesinin sağlığıyla alakalı acıma hissi uyandıran hikayeler anlatırdı. Bunun sonrasında Haluk Levent benden tekrar borç para talebinde bulundu. Ben de üç beş kalemde daha önce vermiş olduğum 1 milyon dolar borcun üzerine toplam 570 bin dolar karşılığı TL olarak ve yine açıklamasında her birinin dolar bedeli ve borç olduğu belirterek yolladım. Yani kendisine toplamda 1 milyon 570 bin dolar karşılığı TL olarak borç para vermiş oldum. Haluk Levent ile bu 1 milyon 570 bin dolarlık borcu için kendi imzasıyla bir tutanak altına aldık. Haluk Levent bu borçları uzun süren uğraşlar sonucunda yaklaşık bir yıl kadar sonra dolar karşılığı tam olmasa da peyderpey bana vermiş olduğu IBAN lar üzerinden TL olarak karşılığını geriye ödedi. Haluk Levent’e imzalatmış olduğum tutakları avukatların eşliğinde tarafınıza savcılığa gönderilmek üzere sunuyorum. Bu vermiş olduğum ve sürüncemede kalan borçları alabilmek için avukat olan dayım devreye girdi ve Haluk Levent’e borcunu ödemezse hukuki yollara başvuracağımızı söyledikten sonra kendisi bana borçlarını peyderpey ödemeye başladı. 2024 yılı yaz ayları gibi benim borçlarımın tamamına yakınının dolar karşılığını TL olarak ödedi" şeklinde konuştu.

Haluk Levent davasında Ece Güner açıklama yaptı... Haber

Haluk Levent davasında Ece Güner açıklama yaptı...

Haluk Levent’in danışmanlığını yaptığı belirtilen avukat Ece Güner, "Haluk Levent; herhalde büyük bağışlar yaptığımı görünce; bana yanaşarak, geçici olarak bir kişisel borç istedi. Çok zor durumda olduğunu söyledi. Yaklaşık 1 yıl uğraştıktan sonra verdiğim borcu zar zor geri alabildim" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Haluk Levent’in danışmanlığını yaptığı belirtilen avukat Ece Güner gözaltına alındı. Güner’in aynı zamanda, İBB’ye yönelik ’yolsuzluk’ soruşturmasında tutuklanarak başkanlık görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da danışmanlığını yaptığı öğrenildi. Ece Güner iddialar üzerine sosyal medya üzerinden bir açıklama yaptı. "Sonra maalesef yaklaşık 1 yıl uğraştıktan sonra verdiğim borcu zar zor geri alabildim" Ahbap Derneği’nin veya Haluk Levent’in hiçbir zaman avukatı olmadığını öne süren Güner, "Yıllardır on binlerce vatandaş gibi Ahbap’a onlarca bağış yaptım. İnsanlar ameliyat ettirdim, depremde en büyük bağışlardan birini yaptım. Bu kayıtlarda var, hatta o dönem açıklandı bile. Hep hayırsever bir insan oldum. Bunu etrafımdaki herkes bilir. Onun dışında depreme yüklü bağış yapmamdan sonra, Haluk Levent; herhalde büyük bağışlar yaptığımı görünce; bana yanaşarak, geçici olarak bir kişisel borç istedi. Çok zor durumda olduğunu söyledi. Hayati bir mesele olduğunu ve 1 ay içinde geri ödeyeceğini söyledi. ’Türkiye’nin en güvenilir insanıyım, insanlar bana milyonlarını emanet ediyor; hemen geri öderim’ dedi. Güvendim. Sonra maalesef yaklaşık 1 yıl uğraştıktan sonra verdiğim borcu zar zor geri alabildim. Bağış ayrı borç ayrı; elbette sadece verdiğim borcu geri aldım. Bağışlarım Ahbap’a yapılmıştı ve geri almadım elbette. Beni tanıyan herkes şahittir; belki aşırı yardım sever bir insanım. Pek çok derneğe ve insana yardım ederim. Haluk Levent suçlu mu suçsuz mu bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ben verdiğim borcu geri almak için çok mücadele verdim ve o olaydan sonra bir daha asla ne Haluk Levent’e ne Ahbap’a bağış yapmadım. 1 yıl boyunca; verdiğim borcu geri almak için uğraşırken hem ben hem ailem son derece üzüldük" ifadelerini kullandı.

Bursaspor, Olağan İdari ve Mali Genel Kurulunu gerçekleştirdi Haber

Bursaspor, Olağan İdari ve Mali Genel Kurulunu gerçekleştirdi

Bursaspor Olağan İdari ve Mali Genel Kurulunu, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi, Orhangazi Salonu’nda yapılan toplantı ile gerçekleştirdi. Başkan Enes Çelik Olağan Mali ve İdari Genel Kurul'daki konuşmasında şu ifadelere yer verdi; Bursaspor’umuzun olağan idari ve mali genel kurulunun hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bildiğiniz gibi her mali genel kuruldan önce, en sade taraftarımızın anlayacağı şekilde kulübümüzün borcu ne kadardı, nereye düştü, bizim dönemimizde ne kadar harcama yaptık, ne kadar ödemediğimiz borç var Sorumlu yöneticiliğin bu şekilde olması gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde sayfalarca okunan mali raporlar – faaliyet raporları ve bunların içinden cımbızlanmaya çalışılan kelimelerle konunun anlamlandırılmaya çalışılmasını doğru görmüyorum. Bu bakıştan hareketle 2. lige kendi dönemimizden borç bırakmamıştık… Yine aynı şekilde gördüğünüz üzere bu dönem de yani 1. lige herhangi bir borç bırakmadık. Bu iki tablo kendi yönetim dönemimiz olan 2024-25 ve 25-26 sezonlarının mali özetidir. "2 yıllık görev süremizde geçmiş borç tutarımızı kapatmış bulunmaktayız" Bu durum şunu göstermektedir. 2 yıllık görev süremizde geçmiş borç tutarımızı 2 milyar 13 milyondan, 391 milyona indirmek suretiyle 1.6 milyar (yani eski parayla 1 katrilyon 600 trilyon liralık) eski borcumuzu da kapatmış bulunmaktayız. Üst üste şampiyon olduğumuz 2 yıllık süreçlerdeki sportif faaliyet giderlerini de yani 1 milyar lirayı borç hanesine yazdırmadan ödemek suretiyle toplamda 2.7 milyar’lık bir borç yükü bugün Bursaspor’a kalmamıştır. "Bursaspor'un giderleri Süper Lig düzeyinde" Bursaspor büyük bir kulüp. Vakıfköy’üyle, Merinos’uyla, stadyum giderleriyle; şuan halihazırdaki Süper Lig kulüpleri kadar giderleri mevcuttur. Geldiğimizde şunu söylemiştik; mali yönden, sportif yönden ve idari yönden güçlü bir Bursaspor… Mali yönden gördüğünüz gibi; çok şükür belirli bir disiplin ile birlikte doğru planlama ve gelecek öngörüsü içerisinde bir gidişat söz konusu… Sportif anlamda 3. ligden 1. lige gelen; bundan daha da önemlisi elindeki mevcut yerli oyuncu kadrosu değerli olan ve 1. ligi kaldırabilir oyunculardan kurulu, güçlü bir Bursaspor var. Birçok 1. Lig takımı kaliteli yerli oyuncu arayışında iken Bursaspor 1 ya da 2 yerli oyuncu takviyesi ile lige başlayacak durumdadır. İdari anlamda taraftarı ile bütünleşmiş; 2 yılda: 72 bin 600 kombine satmış, yine iki yılda 115 binden fazla forma satmış; stadyum taraftar ortalamasında tüm profesyonel liglerde ilk 2’den hiç düşmemiş; kulübün prestiji ulusalda değil, uluslar arası arenada konuşulan bir Bursaspor var. “Dün Bursaspor’un nasıl düştüğünü konuşuyorlardı; bugün Bursaspor’un ne kadar yükseleceğini konuşuyorlar.” Buradan açıkça sesleniyorum. 2 yıldır Valilik onaylı açtığımız hesaba 548 milyon, tamamı hibe olan bağış almış ve bu rakamın 214 milyonluk kısmı, bizzat yönetim kurulu ve kurul üyelerimiz tarafından bağışlanmış bir Bursaspor var. Yine 2 yıldır; az önce belirttiğim gibi 72bin kombine satmış, 540 milyon TL’den fazla biletleme geliri elde etmiş bir Bursaspor var. Yine 2 yıldır 115binden fazla forma ve ürün satmış bir Bursaspor var… Süper Lig kulüpleri ayarında ve birçoğundan daha fazla forma sponsorluk geliri elde etmiş bir Bursaspor var. Her şeyden önemlisi takımının arkasında kale gibi duran yüzbinlerce Bursaspor taraftarı var. Yani özet olarak sportif anlamda birçok Süper Lig takımından daha fazla gelir elde eden Bursaspor’a parayı nereden buluyorsunuz, bu transferleri nasıl yapıyorsunuz, bu borçları nasıl kapatıyorsunuz diyenlere; asıl biz soruyoruz! Bunun yanı sıra Vakıfköy’de Yıldırım Belediyesi ve Gençlik Spor Bakanlığımızın destekleriyle bir suni çim saha yapılmış ve binalardaki iyileştirmelerimizin çoğu tamamlanmıştır. Kulübün geleceği için, düzenli gelir kaynaklarını çok önemsiyoruz. Kulübümüzün şirketi üzerinden yaptığımız Tema16 projesi; 280 adet 63 m²’lik ofisler ve 6 bin m² dükkanlardan oluşmaktadır. Şu an inşaatın %65ini tamamlamış bulunmaktayız. Özlüce’de 17bin m² üzerinde gerçekleştirdiğimiz projemizin, mülkiyeti Milli Emlak’a aittir. Bu yüzden inşaatı kat karşılığı bir müteahhitte vermek kulübümüz açısından ciddi zararlar doğuracaktı. Mülkiyeti bizim olsa %50 – 55’le kat karşılığı rahatlıkla verebilirdik. Bunca geçmişten gelen borçlar ve kendi dönemizde oluşan ödemelere rağmen kulübümüzün geleceğini düşünerek 800 milyon TL’lik inşaat maliyeti riskine de yönetim kurulu olarak girdik. Projemizdeki ofisleri ve bir kısım dükkanları peşin kiralamak suretiyle, Tema 16 inşaatını inşallah Mart ayında tamamlıyoruz. Stadyum etrafındaki Meydan16 projemiz ise 4 bin m²’den meydana gelen; içerisinde kafe – restoran – eczane vb. işletmelerden oluşan bir projedir. Bu projeyi yap-işlet-devret olarak yaptırmak suretiyle kulübümüzden inşaat için herhangi bir bedel çıkmadan; bu projeden 550 m² dükkan, 1.5 milyon TL aylık sabit kira getirisi ve 70 milyon TL de hava parası geliri elde ettik Meydan 16 projemiz bu yaz tamamlanacak olup 2026-2027 sezonuna yetişecektir. Hem taraftarlarımıza hem de bölgeye hayırlı olmasını diliyorum. Meydan16 bir nebze de olsa Kültür Park’taki ortamı [tabii ki öyle olma ihtimali yok ama] bize hissettirecek. Tema16 ve Meydan16 projelerimizin tamamlanmasıyla kulübümüzün aylık 10 milyon TL kira gelirine ulaşmasını hedeflemekteyiz. Bursaspor’u da şu anda; topladığımız bağışlar, taraftarlarımız ve az sayıdaki sponsorlarımız ayakta tutmaktadır. O yüzden 1 Haziran’da büyük taraftarımızın hem “Bursaspor Plus” uygulamamıza hem de yeni sezon formalarına yüklenerek kendi kırdığı rekorları geçmesini rica ediyorum. Son olarak sözlerimi bitirirken; yakın zamanda kaybettiğimiz, bir önceki dönem Teksas Taraftarlar Derneği Başkanı Ertuğ Toker’i rahmetle anıyor, yakınlarına ve Bursaspor camiasına başsağlığı diliyorum. İdari ve mali genel kurulumuzun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Allah birliğimizi beraberliğimizi daim etsin diyorum. İnşallah önümüzdeki ‘Olağan Seçimli Genel Kurul’da ait olduğumuz Süper Lig’e çıkmış, bir Bursaspor’u, hepimiz sağlık içinde görürüz diyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum sağolun, var olun."

LÖSEV’den Bursa’da Geleneksel Ramazan İftar Buluşması Haber

LÖSEV’den Bursa’da Geleneksel Ramazan İftar Buluşması

Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı LÖSEV, Ramazan ayının sevgi, saygı, hoşgörü ve paylaşma ruhunu lösemi ve kanser mücadelesi veren hastalarının evlerine taşımakla kalmıyor, düzenlediği büyük iftar buluşmalarıyla lösemi ve kanser hastalarıyla aynı masada bir araya geliyor. LÖSEV, yüzlerce lösemi ve kanser hastası ve ailesinin katıldığı büyük iftar yemekleri ile moral vermeyi, dayanışma duygusunu yaşatmayı, ekonomik zorluklar içinde uzun bir tedavi sürecinde kendilerinin yalnız olmadıklarını hissettirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda, Bursa’da düzenlenen LÖSEV’in Geleneksel Ramazan İftar Programı’nda lösemi ve kanser hastası çocuklar ve aileleri ile birlikte, yetişkin kanser hastaları ve iyileşmiş gençler bir araya geldi. Bursa protokolünün önemli isimlerinin davet edildiği iftar yemeğine; Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sayın Mehmet Aydın Saldız, Nilüfer Belediye Başkanı Sayın Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkan Vekili Sayın Şirin Alçı Hakverdi, Yıldırım Belediyesi Başkan Vekili Sayın Mert Tirkayi ve Osmangazi Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Sayın Ebru Karabacak katılım gösterdi. İftar yemeğine Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tasavvuf musikisi eşlik etti. Çocuklar, programda yer alan jonglör gösterileri, renkli yüz boyama etkinlikleri ve eğlenceli maskotlar ile moral buldu. Ayrıca semazen gösterisinin de sunulduğu gecede hem çocuklar hem de aileleri keyifli vakit geçirdiler. Fitre, Fidye ve Zekât Bağışlarınızla Önce Çocuklar İyileşsin “Ramazan ayında yoksul bir aileyi doyurmak, hasta bir çocuğu iyileştirmek, gözü yaşlı bir anneyi gülümsetebilmek ibadetlerin en güzelidir.” düşüncesiyle her yıl binlerce ailenin sofrasını bereketle donatan LÖSEV, Ramazan bağış kampanyası kapsamında desteklerini sürdürüyor. Ramazan ayı boyunca yapılan fitre, fidye bağışları ile kuru gıdadan et ve et ürünlerine kadar birçok gıda desteği ailelerin evlerine kadar gönderiliyor. Ayrıca Zekât bağışları ile sosyal hizmetler uzmanlarınca yoksunluğu tespit edilmiş, lösemi ve kanserle mücadele eden çocukların annelerinin banka hesaplarına 12 ay boyunca nakit yardım olarak iletiliyor. Tüm bu desteklerin yanı sıra LÖSEV’in LÖSANTE Hastanesi’nde ise lösemi ve kanser hastası çocuklara tamamen ücretsiz tedavi sunuluyor. Detaylı bilgi almak ve bağışta bulunmak isteyenler, 0312 447 06 60 numaralı telefon üzerinden LÖSEV Vakıf Merkezi’ne ulaşabiliyor ya da www.losev.org.tr adresi üzerinden süreçle ilgili ayrıntılara erişebiliyor. LÖSEV yetkilileri, Ramazan ayı boyunca zekât ve fitre bağışlarının doğrudan lösemi ve kanser tedavisi gören çocuklar ile ailelerine ulaştırıldığını belirtiyor. Vakıf, bu yıl da Türkiye genelinde on binlerce hastaya gıda ve temel ihtiyaç desteği sağlamayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.