Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Avukat

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Avukat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avukat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avukat Hatice Kocaefe cinayeti davasında ilk duruşma: 3 sanığın tutukluluğu sürüyor Haber

Avukat Hatice Kocaefe cinayeti davasında ilk duruşma: 3 sanığın tutukluluğu sürüyor

Bursa'da Avukat Hatice Kocaefe'nin silahla vurularak öldürülmesiyle ilgili davada mahkeme, 3 tutuklu sanığın tahliye taleplerini reddederek tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Hakkı Ç., Ali Ç. ve Serkan S. ile tutuksuz sanıklar Hakan S., Esra Ü., Salih U. ve Volkan A.'nın savunmaları alındı. Duruşmaya, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve TBB yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda baronun temsilcileri ile avukatlar katılarak Kocaefe ailesi ve meslektaşlarına destek verdi. Avukatlar, davayı yakından takip edeceklerini belirtti. "Evladımın kanı yerde kalmasın" Duruşmada söz alan Hatice Kocaefe'nin annesi Bahtinur Kocaefe, kızının başarılı bir eğitim hayatının ardından yurt dışında eğitim gördüğünü ve daha sonra ailesiyle birlikte çalışmaya başladığını söyledi. Olay sırasında ofiste olduğunu belirten Kocaefe, "Silah seslerini duyup camdan baktığımda yavrularım yerde yatıyor, can çekişiyordu. Bunların hepsinin planlı olduğunu düşünüyorum. Bizim işletmemizin önünde pusu kurmuş. Sonuna kadar şikayetçiyim, evladımın kanı yerde kalmasın istiyorum" dedi. Hatice Kocaefe'nin babası Rahmi Kocaefe ise ailesiyle birlikte yürürken yanlarına bir aracın geldiğini, adres sorulacağını düşündüğünü belirterek, "Camı açıp ateş etmeye başladı. Kızım kalbinden vurulmuş, diğer kızım da bacağından vurulmuş. Ben hem bu dünyada hem diğerinde sonuna kadar şikayetçiyim. Hepsinin cezalarını çekmesini istiyorum" ifadelerini kullandı. Hakkı Ç.: "Korkutmak için 3-4 el ateş ettim" Tutuklu sanık Hakkı Ç. ise savunmasında karşı tarafla yaşadığı uyuşmazlığın çekler nedeniyle ortaya çıktığını öne sürdü. Olay günü Elif Çalışkan'ı gördüğünü belirten Hakkı Ç., "Dayanamadım, bana çektirdikleri aklıma gelince gözüm karardı. Korkutmak için 3-4 el ateş ettim, ayaklarına doğru. Ama avukat hanımla benim bir problemim yok. Eğer olsaydı, Elif Hanım yüzünden icraya verildiğimizde bize bir sürü avukat geldi. Benim avukatlara karşı bir sorunum olsa onlara da aynı şekilde davranırdım" dedi. Ali Ç. ise olay günü annesini hastaneye götürdüğünü, daha sonra babası Hakkı Ç.'nin kendisini aradığını ancak babasını bulamadığını söyledi. Olayı daha sonra Serkan S.'den öğrendiğini belirten Ali Ç., babasının böyle bir şey yaptığını duyunca şok olduğunu ifade etti. Serkan S. suçlamaları kabul etmediğini belirterek, Hatice Kocaefe'nin ailesine başsağlığı diledi. "Olayla hiçbir alakam yok" Sanık Hakan S. ise olay sırasında İstanbul'da olduğunu, daha sonra Serkan S.'nin kendisini araması üzerine Hakkı Ç.'nin bulunduğu yere gittiğini söyledi. Olayı sosyal medyadan öğrendiğini belirten Hakan S., Hakkı Ç.'nin teslim olacağını söylediğini, kendisinin de daha sonra emniyete gittiğini ifade ederek beraatini talep etti. Esra Ü. ise Hakkı Ç. ile 11 yıl önce ayrıldıklarını, oğlu Ali Ç.'nin olayla ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığını söyledi. Volkan A. da olayla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirterek, "Hakkı Ç.'yi tanımıyorum. Ben orada bir çalışanım, tek suçum o saatte mesaide olmak" dedi. "Bize ‘öldürürüz' diye tehditte bulundular" Elif Çalışkan, iki firmalarının bulunduğunu ve kardeşi Hatice Kocaefe'nin firmaların hukuki süreçlerini takip ettiğini söyledi. Karşı taraftan alacaklı olduklarını belirten Çalışkan, daha önce Hakkı Ç. ve Ali Ç. ile alacak konusunda görüştüklerini, görüşmelerden birinde masada silah bulunduğunu öne sürdü. Çalışkan, "Ali Ç. ‘Bunu sana ödeyemeyiz' dedi. Hakkı Ç. de ‘Bizi diğer sezona kadar taşıyacaksınız, eğer yapmazsanız öldürürüz sizi' dedi. Biz de yasal süreç başlatacağımızı söyledik ve ayrıldık. Sonrasında icra süreci başlattık. Esra Ü. ile konuştuğumda o da ‘Bu işlere girme, seni öldürürüz' dedi" ifadelerini kullandı. Olay günü ailesiyle birlikte işletmede olduklarını anlatan Çalışkan, Hakan S.'nin kardeşi Hatice Kocaefe'yi aradığını, daha sonra işletmeden çıktıkları sırada gri renkli bir aracın yanlarına yaklaştığını söyledi. Çalışkan, "Camı açtı, Hakkı Ç. ile göz göze geldim. Sonrasında bize ateş etmeye başladı. Kardeşim Hatice göğsünden vuruldu, arkasından ben de bacağımdan vuruldum" dedi. Tutukluluk halleri devam etti Mahkeme heyeti, Hakan S., Esra Ü., Salih U. ve Volkan A. hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Tutuklu sanıklar Hakkı Ç., Ali Ç. ve Serkan S.'nin ise üzerlerine atılı suçların niteliği, dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunması ve tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu gerekçeleriyle tahliye taleplerinin reddine ve tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca bazı HTS kayıtlarının incelenmesi ve sanıkların iletişim kayıtlarının araştırılması yönündeki talepler hakkında da kararlar aldı. Duruşma 9 Aralık tarihine ertelendi.

Cinayete kurban giden avukat Hatice Kocaefe davasında ilk duruşma Haber

Cinayete kurban giden avukat Hatice Kocaefe davasında ilk duruşma

Bursa'nın Gürsu ilçesinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden avukat Hatice Kocaefe'nin öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması bugün görülecek. Duruşma öncesi adliye önünde bir araya gelen avukatlar, "Avukat yalnız değildir, savunma sahipsiz değildir" mesajı verdi. İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat Hatice Kocaefe, 28 Nisan 2026'da Bursa'nın Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi'nde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmişti. Saldırıda Kocaefe'nin yanında bulunan ablası Elif Çalışkan da yaralanmıştı. Soruşturma çerçevesinde 7 şüpheli gözaltına alınmış, sanıklardan Hakkı Ç. "Kasten öldürme" ve "Kasten öldürmeye teşebbüs", Ali Ç. ve Esra Ü. "Suça azmettirme", Serkan S. "Suçluya yardım etme", Hakan S. ise "Suçluyu kayırma" suçlarından tutuklanmıştı. Volkan A. ve Salih U. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşması öncesinde adliye önünde açıklama yapan avukatlar, Kocaefe'nin öldürülmesinin yalnızca bir cinayet davası olmadığını, savunma makamının güvenliği açısından da önem taşıdığını belirtti. Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, "Bir meslektaşımızın öldürülmesinin ardından adliye önünde toplanmak, onun yokluğunda adalet istemek ve bir kez daha avukat yalnız değildir, savunma sahipsiz değildir demek zorunda kalmanın derin üzüntüsü ve öfkesi içindeyiz" ifadelerine yer verdi. Açıklamada, avukatların müvekkilleriyle veya takip ettikleri uyuşmazlıklarla özdeşleştirilmesinin ağır sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekilerek, savunma makamına yönelik şiddetin son bulması çağrısı yapıldı. Kocaefe'nin öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianamede, savcılık Hakkı Ç. hakkında "Nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ederken, Ali Ç. ve Esra Ü. hakkında da "Azmettirme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi. "Mesleğimizi ölüm kültürü olarak yapmak istemiyoruz" Adliye önündeki açıklamada konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, meslektaşlarının öldürülmesinin ardından sürekli basın açıklamaları yapmak ve yas tutmak zorunda kalmak istemediklerini belirterek, "Artık mesleğimizi ölüm kültürü olarak yapmak istemiyoruz" ifadelerini kullandı. Açıklamada, Kocaefe'nin davasının sonuna kadar takip edileceği belirtilerek, "Avukat Hatice Kocaefe için adaletin eksiksiz biçimde gerçekleşmesi ve sorumluların hak ettikleri hukuki karşılığı bulması ve cezalandırılması için davanın sonuna kadar takipçisi olacağız" denildi. Konuşmada ayrıca 2026 yılı içerisinde Yalova'da avukat Zekeriya Polat'ın ve Bursa'da avukat Hatice Kocaefe'nin doğrudan kendilerine yönelen şiddet nedeniyle hayatını kaybettiği ifade edilerek, avukatlara yönelik saldırıların son bulması çağrısı yapıldı. Olayın geçmişi Bursa'nın Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi'nde 28 Nisan günü meydana gelen olayda, Hatice Kocaefe ve ablası Elif Çalışkan'ın bulunduğu sırada bir araçtan silahla ateş açılmıştı. Saldırıda Kocaefe göğsünden, ablası ise diz kapağından vurulmuştu. Ağır yaralanan Kocaefe, kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamamıştı. Soruşturma çerçevesinde hazırlanan iddianamede, Kocaefe'nin ablası Elif Çalışkan ile sanık Hakkı Ç. arasında ticari bir uyuşmazlık bulunduğu, Kocaefe'nin de ablasının vekili olarak hukuki süreç yürüttüğü öğrenilmişti. Türkiye Barolar Birliği de saldırının ardından yaptığı açıklamada, avukatın müvekkiliyle özdeşleştirilmesinin savunma hakkı ve hukuk devleti açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek davanın takipçisi olacağını duyurmuştu. Avukatlar, bugün başlayan yargılamanın sonuna kadar Kocaefe ailesinin ve meslektaşlarının yanında olacaklarını belirterek, savunma makamına yönelik saldırıların son bulması çağrısını yineledi.

Mudanya’da adli yıl açılış töreni Haber

Mudanya’da adli yıl açılış töreni

Bursa’nın Mudanya ilçesinde 2026-2027 adli yılı açılışı dolayısıyla tören düzenlendi. Programda konuşan Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, adaletin yalnızca mahkemelerde verilen kararlardan ibaret olmadığını belirterek, hukuka ve adalete duyulan güvenin toplum düzeninin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Adaletin devlet ile millet arasındaki güven ilişkisinin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Akdeniz, hukuk devletinin yalnızca devletin belirli kurallarla yönetilmesi anlamına gelmediğini söyledi. Akdeniz, "Adalet, yalnızca ihtilafları halleden bir mekanizma değil, devlet ile millet arasındaki en sağlam rabıtalardan biri, itimadın, içtimai huzurun ve müşterek hayatın temel direğidir" dedi. "Sürat, adaletin yerine ikame edilemez" Yeni adli yılda yargılamaların makul sürede tamamlanmasının önemine de değinen Akdeniz, adalet hizmetlerinde hız ile hakkaniyet arasında doğru dengenin kurulması gerektiğini vurguladı. Akdeniz, "Sürat, adaletin yerine ikame edilemez" diyerek, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması kadar kararların doğru, gerekçeli ve hakkaniyete uygun olmasının da önem taşıdığını dile getirdi. "Adalet hizmeti hepimizin ortak sorumluluğudur" Adalet hizmetlerinin etkin şekilde yürütülmesinin yalnızca hakim ve savcıların değil, yargı sürecinde görev alan tüm kişi ve kurumların ortak sorumluluğunda olduğunu belirten Akdeniz, kurumlar arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekti. Kamu kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin adli süreçlerin daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayacağını belirten Akdeniz, vatandaşın adalet hizmetine erişiminde yaşanabilecek sorunların çözümü için ortak çalışma anlayışının önem taşıdığını ifade etti. Başsavcı Akdeniz, yeni adli yılda yargı hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir ve güvenilir şekilde yürütülmesi temennisinde bulunarak, görev yapan hakim, Cumhuriyet savcısı, avukat ve adliye personeline çalışmalarında başarılar diledi. Törene Mudanya Kaymakamı Enver Yılmaz, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, Mudanya İlçe Millî Eğitim Müdürü Suat Topal, İlçe Jandarma Komutanı Veli Türk, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci, Sahil Güvenlik Mudanya Karakol Komutanı Ulvi Güneş, Cumhuriyet savcıları, hakimler, avukatlar ve adliye personeli katıldı.

95 yaşındaki kadının torunu ve kızından arsa tuzağı Haber

95 yaşındaki kadının torunu ve kızından arsa tuzağı

Adana’da yaşayan 95 yaşındaki Türkan İşbilir, torunu ve kızı tarafından babasından miras kalan arsasının zorla satıldığını öne sürerek şikayetçi oldu. Yaşlı kadın, torunu ve kızının önce arsaya 10 daire verecekler diyerek kendisini kandırdığını, tapuda ise 17 milyon liraya satıldığını belirterek, "O arsa babamdan miras kaldı, ben yıllardır aç kaldım, susuz kaldım ama bir karış yerini satmadım. Evlat neden böyle, paranın 13 milyonu 20 günde harcanmış" dedi. Yaşlı kadının hesaplarına tedbir kararı konulurken taraflar arasındaki son sözü mahkeme söyleyecek. Adana’da yaşayan 5 çocuk sahibi 95 yaşındaki Türkan İşbilir’in torunu G.K., iddiaya göre, geçtiğimiz Mayıs ayında anneannesinin yanına gelerek, "Anneanne, senin Şambayadı Mahallesi’ndeki arsanı bir müteahhit 10 daire karşılığında alacak. Gel bunu satalım" dedi. Yaşlı kadın ise bu teklifi kabul etmedi. Ancak 15 Mayıs’ta G.K., teyzesi E.E. ile birlikte tekrar anneannesinin yanına gelerek, anneannesini 10 daire karşılığında arsayı satmaya ikna etti ve iğne yapıp yaşlı kadını önce hastaneye götürüp akıl sağlığı raporu aldırdı, ardından da anneannesini tapuya götürdü ve arsanın İ.Ö. isimli bir şahsa satılmasını sağladı. 10 daire yerine 17 milyon lira aldılar İmzalar atıldıktan sonra İ.Ö., yaşlı kadına bir miktar nakit para verdi, daha sonrada kalan kısmı yaşlı kadının emekli maaşını aldığı banka hesabına yolladı. Bunun üzerine Türkan İşbilir, torununa, "Hani 10 daire alacaktık, bu para nereden çıktı" diye sordu. Ancak iddiaya göre yine torunu ve kızı, yaşlı kadına, "Daireyi iptal ettik, para aldık" diye cevap verip, para dolu poşeti aldı. Daha sonra torunu ve kızı, yaşlı kadını evine götürüp, önce emekli maaşını çektiği banka kartına el koydu, ardından da mobil bankacılığı kendi telefonlarında aktive edip evden ayrıldı. 17 milyonun 13 milyonu harcandı 2 evladı geçmiş yıllarda hayatını kaybeden, 2 evladı da engelli olan yaşlı kadın, cep telefonu da kullanmayı bilmediği için bu durumu kimseye anlatamadı. Bu sürede torunu G.K. ve kızı E.E., 17 milyon liranın 13 milyonunu yaklaşık 20 gün içerisinde internetten alışveriş, kuyumcudan altın, tekel bayisinden alışveriş ve teknoloji şirketlerinden çeşitli ürünler alarak harcadı. Diğer torunu dolandırıcılığı ortaya çıkardı Kurban Bayramı’nda ise Türkan İşbilir’in vefat eden çocuklarından olan torunları Cemile Akkanat ve ağabeyi Cengiz Akkanat, anneannelerini ziyarete geldiğinde, yaşlı kadın yaşadıklarını torunlarına anlattı. Bunun üzerine Cemile Akkanat, teyzesi E.E. ve kuzeni G.K.’ya neden böyle yaptıklarını sorunca darp edildi. Avukat tutup şikayetçi oldular Kurban Bayramı’ndan sonra anneannelerini yanlarına alarak önce avukat tutan aile, daha sonra savcılığa gidip E.E. ve G.K.’dan şikayetçi oldu. Adli tatil öncesi ilk olarak Türkan İşbilir’in banka hesabına tedbir kararı konuldu. Şu anda taraflar arasındaki son sözü mahkeme söyleyecek. "Beni kandırdılar, malımda canımda gitti" Yaşadıklarını İHA muhabirine anlatan Türkan İşbilir, "Torunum olay günü yanıma geldi. Geldiler, 2 tane iğne yaparak ağlata ağlata beni önce hastaneye oradan da tapuya götürdüler. Tapuda parmak bastım, bana para verdiler. Ben daire dediğimde ise onu iptal ettik, parayı aldık dediler. 17 milyon lira para yatırmışlar. Beni kandırdılar, ben parmak bastım, malımda, canımda gitti" ifadelerini kullandı. "Evlat neden böyle" Arsanın, babasından kaldığını söyleyen ve yıllardır satmadığını belirten İşbilir, "Orası babamdan miras kaldı, ben yıllardır aç kaldım, susuz kaldım ama bir karış yerini satmadım. Ekmeğin arasına ot koyup yedim ama bana bunu yaptılar. Evlat neden böyle" diye konuştu. "Şikayetçi olduk, bizi tehdit etti" Cengiz Akkanat ise anneannesinin dolandırıldığını anlatarak, "Tapuda nenem parmak basarken bile 10 daire karşılığında denmiş sonrasında iş paraya dönmüş. Teyzem ve kuzenim aracı kişilerle anlaşmış. Nenemin hesabına 17 milyon lira yatırılmış ve o para çeşitli yerlerde harcanmış. Kuzenimden şikayetçi olduk, bizi tehdit etti" dedi. "Günlük bazen 500 bin, bazen 1 milyonu aşan harcamalar yapılmış" Ailenin avukatı Ömer Demir ise, "Aile bana ulaştı ve arsa satıldıktan sonra hesaba gelen paranın çeşitli işlemlerde harcandığını söylediler. Şuanda konu yargıya intikal etmiş durumda. 15 Mayıs’ta hesaba 17 milyon lira geliyor ve 10 Haziran’a kadar paranın 13 milyonu harcanıyor. Günlük bazen 500 bin, bazen 1 milyonu aşan harcamalar yapılmış" ifadelerini kullandı. İHA muhabirinin ulaştığı torun G.K. ise hakkındaki iddiaları kabul etmeyerek parayı teyzesi E.E.’nin ve eşinin harcadığını öne sürdü. G.K., şans oyunundan yüklü miktarda kazanç sağladığı için ailesinin kendisini kullandığını, para almak için iftira attığını belirterek taraflardan savcılığa giderek şikayetçi olduğunu söyledi. E.E.’ye ise ulaşılamadı.

Hüseyin Can Güner tutuklandı Haber

Hüseyin Can Güner tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında önemli bir operasyon gerçekleştirildi. Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu toplam 36 şüpheli hakkında suç örgütü kurma, suç örgütüne üye olma, rüşvet alma, rüşvet verme ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından gözaltı kararı verildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri de gerçekleştirildi. Operasyonda 30 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilerin tamamı ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Mahkeme, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunduğu 24 şüpheli hakkında tutuklama kararı verdi. Diğer 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, firari durumdaki diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle devam ettiğini bildirdi. AV. HÜSEYİN CAN GÜNER KİMDİR? 1993 yılında Ankara'da doğdu. Avukat, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2015 yılında mezun oldu. Cumhuriyet Halk Partisi'ne 2012 yılında kaydoldu. Ankara İl Gençlik Kolları Üniversite Komisyonunda, Sosyal Demokrat Öğrenciler örgütlenmesinde ve Çankaya İlçe Gençlik Kolunda çalışmalar yürüttü. 2013-2014 yıllarında Etimesgut Gençlik Kolu Başkanlığı görevinde bulundu. 2014-2016 yılları arasında Genel Merkez Yerel Yönetimler Komisyonunda görev aldı. 2018-2020 yılları arasında CHP Çankaya İlçe Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. 2020-2023 yılları arasında CHP’yi temsilen Çankaya İlçe Seçim Kurulu üyeliğinde bulundu. 14 Mayıs 2023 Milletvekili Genel Seçimlerinde Ankara 1. Bölge 11. Sıra Milletvekili Adayı oldu. 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultay’da CHP Parti Meclisi Üyesi seçildi. İkinci Yüzyıl Dergisi Yayın Kurulu Üyeliği ve Türkiye Tenis Federasyonu Disiplin Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu. Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği'nin örgütlenme ve gelişiminde ve Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası'nın kuruluşunda görev aldı. 2021-2023 yılları arasında SODEMSEN Hukuk Müşavirliği görevinde bulundu. 2024 yılından itibaren SODEMSEN Başkanlığı görevini yürütmektedir. Sosyal Demokrasi Derneği ve Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği üyesi olan Av. Hüseyin Can Güner, ayrıca İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümen üyesidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.