Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ateşkes

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ateşkes haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ateşkes haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gündemde NATO, Trump ve ekonomi var Haber

Gündemde NATO, Trump ve ekonomi var

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yeni haftanın ilk gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Beştepe'de bir araya gelecek. Saat 15.30'da başlaması beklenen toplantıda dış politika, güvenlik ve ekonomi başlıkları ön plana çıkacak. Kabinenin ilk gündem maddesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi oluşturacak. Zirvede alınan kararlar kapsamlı şekilde değerlendirilecek, Türkiye'nin ittifak içindeki rolü ve güvenlik politikalarına ilişkin gelişmeler masaya yatırılacak. Toplantıda ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen görüşmenin yansımaları ele alınacak. Türkiye-ABD ilişkilerinde son durumun değerlendirileceği toplantıda, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik beklentiler, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine ilişkin süreç ve savunma sanayisindeki olası iş birlikleri görüşülecek. Kabinenin dış politika gündeminde Orta Doğu'daki son gelişmeler de önemli yer tutacak. Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden tırmanan gerilim, İran'daki son gelişmeler ve bölgesel güvenlik riskleri değerlendirilecek. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, bölgedeki insani kriz ve ateşkes girişimlerine ilişkin son durum da toplantıda ele alınacak. İç gündemde ise "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda atılması planlanan yasal düzenlemeler görüşülecek. Kabine üyeleri, güvenlik politikalarının yanı sıra ekonomi başlığında enflasyonla mücadele, piyasalardaki son gelişmeler ve uygulanacak ekonomik adımları da değerlendirecek. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın alınan kararlarla ilgili kamuoyuna açıklama yapması bekleniyor.

ABD Başkanı Trump: "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum" Haber

ABD Başkanı Trump: "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum"

ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde açıklamalarda bulundu. Trump, ABD'nin dün İran'a gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin, "Bir saldırı gerçekleştirdik İran'daki çok tehlikeli kişilere. Bunlar hasta insanlar ve cenaze işleriyle uğraşıyorlar ama bunun yerine gemilere roket atmayı seçtiler ve biz de onları dün akşam çok sert vurduk. 20 kat sert vurduk. Yani ‘Ne zaman siz saldırırsanız biz de vuracağız' dedik. Kirli oynuyorlar ve onların yıllardır listesinde birinci sıradayım ve onlar gerçekten pislikler. Onları sevmiyorum ve onlar kötü insanlar. İran'ın nükleersizleştirilmesini istiyoruz ve nükleersizleştireceğiz. Nükleer silaha erişmelerine izin vermeyeceğiz. Binlerce askerimizi öldürdüler geçmişte ve yüzbinlerce masum insanı öldürdüler" ifadelerini kullandı. "İran'ın beceriksiz olduğunu düşünüyorum, becerikli olsalardı çoktan anlaşma yaparlardı" Trump, İran'ın geçmişte de binlerce insanı öldürdüğünü söyleyerek, "Onlarla çok vakit harcadık, boşa harcadık diye düşünüyorum ve yapacağımızı yapsak daha iyi olacak. Gemilere füzeler ateşliyorlar ve Suudi Arabistan'a, Kuveyt'e ve birkaç başka noktaya. Ne yaptıklarını bildiklerini düşünmüyorum ama hem kötü insanlar hem de beceriksiz olduklarını düşünüyorum. Eğer becerikli olsalardı şimdiye kadar çoktan anlaşma yaparlardı. 47 yıldır sorun çıkarıyorlar" şeklinde konuştu. "NATO'dan memnun değilim" NATO Genel Sekreteri Rutte'ye teşekkürlerini ileten Trump, NATO'dan memnun olmadığını da dile getirdi. Trump, "Grönland konusunda yaptıklarından dolayı NATO'dan memnun değilim. Çünkü terörün bir numaralı devlet destekçisi konusunda bize destek olmak istemediler. Açık konuşmak gerekirse Mark ile de bu konuyu konuşmadım. Bana yardım etmek isteyeceğini düşünüyordum ama zaten onların yardımına ihtiyacımız yok" diye konuştu. "İspanya gerçekten vakit kaybı, onlarla ticaret yapmak da istemiyoruz" Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Trump, İspanya ile görüşmek istemediğini ifade etti. Trump, "İspanya gerçekten vakit kaybı, onlarla ticaret yapmak da istemiyoruz. İspanya, NATO'da berbat bir müttefik oldu. Hiçbir şeye katılım yapmıyorlar, üstlerine düşeni ödemiyorlar. Onlarla hiçbir şey istemiyorum. Onlarla bütün bağlantıları keselim, ziyaret bile etmeyelim, koşarak dönsünler. İspanya gerçekten hiçbir konuda iyi davranmıyor. Umutsuz vakalar bunlar. Herkes gidiyor üzerine düşeni ödüyor, çalışıyor ve İspanya, bunu hiç gizli de tutmuyorlar. Bu konuda açık konuşuyorlar ve düşmanca davranıyorlar. Sonrasında bakalım arayıp ‘Ne olur sizinle ticaret yapmak istiyoruz efendim' dediklerinde ne kadar düşmanca davranacaklarını göreceğiz. Bakalım çok daha az iş yapacaklar, onlarla ticaret falan istemiyorum" açıklamasında bulundu. "Grönland bizim için büyük bir sorun" Yapılacak toplantıda sorunları dile getireceğini belirten Trump, "Grönland bizim için büyük bir sorun ve diğer büyük sorun da biz onları istediğimizde çok istemiyorduk ama 'Bize katılır mısınız?' dediğimizde 'Hayır' dediler ve bizim yanımızda olmadılar. Ama biz hep onların yanında olduk. Trilyonlarca dolar harcadık bu ülkeleri Rusya'dan korumak için ve bizimle hiç ilgisi yoktu. Arada bir okyanus vardı ve uzun vadeli gerçekleşen bir olaydı. Bize iyi de davranmadılar ve Mark bunu çok iyi anlıyor. Bir şeyler bulacağız, şöyle ya da bu şekilde çözeceğiz. Bize adil davranılmadı" dedi. "Grönland, Amerika Birleşik Devletleri için çok önemli ama Danimarka için önemli değil" Grönland'ın kendileri için önemli olduğunu dile getiren Trump, "Grönland, Amerika Birleşik Devletleri için çok önemli ama Danimarka için önemli değil. Danimarka, Naziler tarafından bir günde ele geçirildiğinde, ki Hitler onları bir günde oradan sürmüştü. Sonrasında bizden Grönland'ın icabına bakmamızı istemişlerdi. Biz burayı kurtardık ve sonrasında aptal gibi geri verdik. Bunu yapmamalıydık. Çünkü burası sadece Amerika Birleşik Devletleri'nin değil, tüm dünyanın savunması için önemli. Danimarka'ya bir faydası yok ama bizim için çok önemli" ifadelerini kullandı. Çin'in Panama Kanalı'nı almaya çalıştığını da ifade eden Trump, bunun gerçekleşmeyeceğini söyledi. "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum" Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Trump, ‘İran ile ateşkes bitti mi?' sorusu üzerine şunları söyledi: "İran ile ateşkes benim için bitti. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum. Pislik çünkü onlar. Hasta insanlar tarafından yönetiliyorlar. Vahşi, şiddet dolu insanlar. Nükleer silahları olsaydı bunu kullanırlardı. Bana göre bence bitti. Müzakereciler iyi insanlar, müzakere etmek istiyorlar. Bence İran'la anlaşmaya çalışmak vakit kaybı. Yalancılar çünkü. Biz onunla bir anlaşma yaptıysak anlaşma yapmışızdır, herkes tamamdır. Nükleer silah yok dersiniz. Sonra dışarı çıkıyorlar, ‘Biz böyle bir şeyden bahsetmedik bile' diyorlar. Gerçekten hepsi çıldırmış." "Müzakerecilerimiz istiyorlarsa konuşsunlar ama bu insanları sevmiyorum" Müzakerelerin devam edip etmeyeceği sorusu üzerine Trump, "Müzakere yapıyorlar. Konuşabilirler ama vakitlerini boşa harcıyorlar. Çünkü yalan söylüyorlar. Hayatım anlaşma yapmakla geçti benim. Başkan olmamı da böyle sağladım. Çok fazla para kazandım, çok fazla başarı sağladım. Muazzam başarılar kazandım. Bunlarla anlaşmaya çalışıyoruz ama bambaşka bir yerden geliyorlar. Bambaşka bir okuldan geliyorlar. Yalan söylüyorlar, hile yapıyorlar. Hasta insanlar, kendi halklarına zarar veriyorlar. 54 bin kişiyi öldürdüler şimdiye kadar. Açık konuşmak gerekirse vaktimi onlarla boşa harcamak istemiyorum. Tabii harika müzakerecilerimiz istiyorlarsa konuşsunlar ama bu insanları sevmiyorum" dedi. "Erdoğan savaşa girebilirdi, benim için girmedi" Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sevgilerini ilettiğini belirterek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı seviyorum. Kırmızı halıyı serdi. Bibi'yi de severim. Tam bir savaş başbakanı. Dün Türkiye'yle ilgili kötü şeyler söyledi. Ama Erdoğan'la konuştum. Düşünün, savaşın sonunda Erdoğan savaşa girebilirdi. İsrail'i çok sevmiyor biliyorsunuz, Bibi'yi de çok sevmiyor. Ama benim yüzümden, benim için savaşa girmedi. Ve biz askeri bir güçten bahsediyoruz. Milyonlarca askere sahip. Çok güçlü bir ordudan bahsediyoruz. Bizim silahlarımıza sahipler. F-35 almak istiyorlar. Ben olmasaydım o da girebilirdi ve diğer tarafta. Karşı tarafta olurdu" diye konuştu. "İran'ın balistik füze kapasitesini azaltmış olmanız güçlü bir yanıttı" NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise, ABD'nin İran'ın nükleer kapasitesini azaltmış olmasının hem İsrail için hem bölge için çok önemli olduğunu belirterek, "İran'ın balistik füze kapasitesini azaltmış olmanız hem bölge hem İsrail hem de dünya için önemli ve sonrasında bunu barışçıl bir şekilde çözmeye çalışmanız ve ticari gemilere saldırmalarının ardından yaptığınız gerçekten tamamıyla gerekliydi ve güçlü bir yanıttı. Bu konuda sizin yanınızdayım. NATO'ya geldiği zaman sizin başardıklarınız ve bu gerçekten çok büyük bir kazanım, çok büyük bir kazanç" şeklinde konuştu. "İsrail konusunda hayal kırıklığınızı biliyorum" Son iki yıl içerisinde Kanada ve Avrupa ülkelerinin 250 milyar dolar daha fazla harcama yaptığını kaydeden Rutte, "2025 ve 2026'da, 2024'e göre gerçekten 250 milyar dolarlık ek harcama gerçekleştirdiler. Aynı şekilde ABD'de 200 bin istihdam, tüm bu yatırımlar tarafından desteklendi. Savunma endüstrisi ve savunma sanayiinde Amerikan şirketlerine yapılan yatırımlar vasıtasıyla ve siz bunların hepsinin yapılmasını sağladınız. İsrail konusunda hayal kırıklığınızı biliyorum, bunları da konuştuk" ifadelerini kullandı. "Grönland'da da bir anlaşma yapıldığında o anlaşmanın adım adım uygulandığından emin olacağım" 5 bin uçağın 'Destansı Öfke Operasyonu'na destek vermek için Avrupa'daki üslerden havalandığını hatırlatan Rutte, Avrupa'nın tamamının ABD'nin güç projeksiyonu yapması için devasa bir üs olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Almanya'daki, Fransa'daki üslerden ve diğerlerinden havalandılar. Bükreş havalimanı biliyorsunuz birkaç günlüğüne ticari uçuşlara kapatıldı. Çünkü İngiltere bize 2 hafta boyunca izin vermedi. Evet haklısınız İtalya üsler konusunda çok kötü davrandı ve diğerleri de aynı şekilde. Ama genel olarak düşünün 5 bin sortiden bahsediliyor. Çok büyük bir rakam. İspanya'yı da yüzde 2'ye ikna ettiniz ve geçen yıl büyük bir hamle yaptılar. Çözmemiz gereken sorunlar var ama onların yüzde 2'ye ulaşmış olması çok önemli. İngiltere ile çok güçlü bir ilişkiniz var, kralla ve şahsi olarak da Keir Starmer'le, şu anda görevden ayrılıyor. O da ekstradan 15 milyon poundluk bir taahhüt verdi. Ve siz bu sandalyede olmasaydınız bunlar olmayacaktı. Rusya'nın da rolü var ama bu sizin yaptığınızdı. Lahey'de yapıldı ve bunlar şimdi hayata geçiriliyor. Grönland'da da bir anlaşma yapıldığında o anlaşmanın adım adım uygulandığından emin olacağım. Yani eğer siz oraya gidip konuşlanmak isterseniz bunu yapacaksanız. Sizin tarafınızdan Danimarka ile anayasal durumlarını değiştirirlerse her türlü aşamada."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump'tan F-35 ve KAAN motorları için olumlu sonuç bekliyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump'tan F-35 ve KAAN motorları için olumlu sonuç bekliyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmede Gazze'deki insani durumun yanı sıra savunma sanayine ilişkin kritik başlıkların da ele alınacağını söyledi. Gazze'de yaşanan insani trajediye dikkat çeken Erdoğan, yaklaşık 80 bin kişinin hayatını kaybettiğini, bölgede büyük bir yıkım yaşandığını belirtti. Ateşkes sağlanmasına rağmen ihlallerin sürdüğünü ifade eden Erdoğan, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve bölgenin yeniden inşası için ortak adımların Liderler Zirvesi'nde değerlendirileceğini kaydetti. Savunma alanındaki iş birliğine de değinen Erdoğan, F-35 savaş uçakları konusunun Türkiye ile ABD arasında yeni bir mesele olmadığını vurgulayarak, daha önce bu konuda mutabakata varıldığını söyledi. "Biz beş uçağın da sözünü aldık. Sayın Trump'ın bu konuda bize ayrıca sözü var." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede yapılacak görüşmelerin ardından F-35 programına ilişkin olumlu gelişmeler yaşanmasını beklediğini ifade etti. İletişim Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan habere göre KAAN milli muharip uçağının motor tedarikine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuyu daha önce Trump ile görüştüğünü belirterek, "KAAN'ın motorları konusunda da Liderler Zirvesi'nde yeniden görüşeceğiz. İnanıyorum ki bize daha önce verdiği müjdeyi burada da tekrar edecektir." dedi. Erdoğan, hem Gazze konusunda hem de savunma sanayi başlıklarında Liderler Zirvesi'nden olumlu sonuçlar çıkmasını beklediğini belirterek, "Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır." ifadelerini kullandı.

Trump’tan İran yorumu: "İşi askeri yolla tamamlamak zorunda kalabiliriz" Haber

Trump’tan İran yorumu: "İşi askeri yolla tamamlamak zorunda kalabiliriz"

ABD Başkanı Donald Trump’tan İran’ı hedef alan son saldırılarıyla ilgili açıklama geldi. Truth sosyal medya platformundan yayımladığı mesajda İran’ın varılan ateşkesi bir kez daha ihlal ettiğini öne süren Trump, "Bu nedenle ABD uçakları İran’ın füze ve insansız hava aracı (İHA) depolama tesislerine ve kıyı radar üslerine saldırdı" ifadelerini kullandı. İran’ın yaşananlardan ders almamasının çok muhtemel olduğunu belirten Trump, "Artık makul davranamayacağımız ve çok başarılı bir şekilde başlattığımız işi askeri yolla tamamlamak zorunda kalacağımız bir noktaya gelebiliriz. Eğer bu olursa, İran İslam Cumhuriyeti artık var olmayacak" uyarısında bulundu. ABD, bir kez daha İran’daki askeri hedefleri vurmuştu ABD Merkez Komutanlığı’ndan (CENTCOM) günün erken saatlerinde yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla İran’daki çok sayıda hedefe yönelik ek saldırılar düzenlendiği belirtilmişti. Açıklamada, "İran’ın M/V Ever Lovely gemisine düzenlediği saldırıya misilleme olarak ABD’nin gerçekleştirdiği hava saldırılarının ardından, İran’a ateşkes anlaşmasına uyması için bir fırsat tanındı. Ancak İran, ABD Doğu Yakası saatiyle 04.30’da M/T Kiku tankerine tek yönlü bir İHA ile saldırı düzenleyerek bu fırsatı değerlendirmemeyi tercih etti. Panama bayraklı tanker, iki milyondan fazla varil ham petrol ile Hürmüz Boğazı yakınlarından geçiyordu" ifadelerine yer verilmişti. CENTCOM’un "İran’ın devam eden saldırganlığına" doğrudan bir yanıt olarak İran’ı bir kez daha vurduğu aktarılarak, "ABD askeri uçakları, İran’ın askeri gözetleme altyapısını, iletişim sistemlerini, hava savunma tesislerini, İHA depolama tesislerini ve mayın döşeme kapasitelerini hedef aldı. Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin geçişi devam ediyor. ABD güçleri tetikte, etkili ve hazır durumda" denilmişti. Fox News haber kanalına konuşan bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, İran’a yönelik son saldırıların tamamlandığını ifade etmişti.

İran: "Serbest bırakılan varlıklar, ülkenin çıkarına olacak şekilde kullanılacaktır" Haber

İran: "Serbest bırakılan varlıklar, ülkenin çıkarına olacak şekilde kullanılacaktır"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile müzakerelere ve Lübnan meselesine ilişkin açıklama yaptı. İsmail Bekayi başkent Tahran’da düzenlenen basın toplantısında, müzakereler kapsamında serbest bırakılacak İran’ın dondurulmuş varlıklarının ABD ürünleri satın almak için kullanılmasına ilişkin haberlere değindi. Bekayi, "İddiaları gördüm. Bizim için ilginç olan, daha önce İran’ı yok etmek olarak açıklanan savaşın amacının, şimdi ABD’li çiftçileri zenginleştirmeye indirgenmiş olmasıdır. Genel olarak, bu fonların nasıl yönlendirileceğine dair herhangi bir kısıtlamayla karşı karşıya değiliz. Varlıklarımız tamamen ülkenin çıkarına ve faydasına olacak şekilde kullanılacaktır" dedi. "Lübnan’daki saldırıların durdurulmasına ilişkin taahhüt muhtıradaki savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır" İsviçre’deki müzakerelerde Lübnan’a ilişkin alınan kararlara değinen Bekayi, "Biz, ateşkes mutabakatının başlangıcından bugüne kadar, İsrail rejiminin Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürdüğüne tanık olduk. Lübnan’daki saldırıların durdurulmasına ilişkin taahhüt, hem Nisan ayındaki ateşkes mutabakatının hem de 18 Haziran tarihli muhtıradaki savaşın sona erdirilmesine yönelik anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu konuda ABD’nin taahhüdü tamamen açıktır ve İsrail rejiminin Lübnan’daki yasa dışı ve saldırgan eylemlerini sürdürmesi için hiçbir gerekçe kabul edilemez" diye konuştu. Lübnan için oluşturulacak "çatışmasızlık mekanizmasının" ABD, İran, arabulucular ve Lübnan hükümeti dahil olmak üzere ilgili tarafların katılımıyla oluşturulacağını belirten İsmail Bekayi, bu mekanizmanın, özellikle Lübnan’daki savaşın durdurulmasına ilişkin hükümlerin iyi niyetle uygulanmasını izleyeceğini ve askeri çatışmaların önlenmesine katkı sağlamayı hedeflediğini söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, mekanizmanın ayrıntıları konusunda henüz daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu, önümüzdeki günlerde detaylara ilişkin daha fazla görüşme yapılacağını ve ek mutabakatların sağlanacağını söyledi. "Tehditlerin ardından dörtlü toplantı yapılmadı" İran ve ABD heyetleri arasında İsviçre’de yapılan müzakerelerin 01.00’e kadar sürdüğü yönündeki haberlere de cevap veren Bekayi, "Size her zaman yaptığı gibi gerçeği söyleyeceğim. İran, ABD ve iki arabulucunun katılımıyla gerçekleştirilen dört taraflı toplantı saat 15.00 sıralarında başladı ve yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Ardından kısa bir 30 dakikalık ara verilmesi ve görüşmenin devam etmesi kararlaştırıldı" diye konuştu. Sözcü, bu arada ABD yetkililerinin tehdit içeren açıklamalarıyla karşılaşıldığını belirterek, bu gelişmenin ardından dörtlü toplantının yeniden başlamadığını söyledi. Görüşmelerin devamının ise yalnızca arabulucular aracılığıyla mesaj alışverişi şeklinde sürdüğünü ifade etti. İran’ın, dörtlü formatta yapılan doğrudan müzakerelere devam etmeme kararı aldıktan sonra ABD tarafıyla hiçbir doğrudan temasta bulunmadığını vurgulayan Sözcü Bekayi, İran’ın kendi hedefleri doğrultusunda arabulucular üzerinden mesajlaşmayı sürdürdüğünü ve sürecin sonucunun da kamuoyunca bilindiğini söyledi. "Eğer Avrupa uluslararası konularda rol oynamak istiyorsa bağımsız ve sorumlu bir tutum benimsemelidir" İsmail Bekayi, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot’un "Birleşmiş Milletler yaptırımlarının kaldırılmasına ilişkin her kararın Avrupa ülkelerinin görüşü ve katılımıyla alınması gerektiği" yönündeki açıklamasına ilişkin soruya da cevap verdi. İranlı Sözcü, "İş işten geçtikten sonra akıl vermenin faydası yoktur. Avrupalılar, son iki yıldaki kendi davranışları nedeniyle kendilerini sürecin dışına itmişlerdir. Unutulmamalıdır ki, sözde ‘snapback’ süreci sırasında Avrupalı taraflar ne bir irade ne de bir yetki ortaya koymuş, son derece sorumsuz bir tutum sergilemişlerdir. İran’a karşı yürütülen iki dayatılmış savaş sürecinde de oldukça olumsuz tavırlar almışlardır ve dünya bu tutumlara tanıklık etmiştir" ifadelerini kullandı. Bekayi, bu sorumsuz davranışların Avrupa’nın uluslararası alandaki saygınlığını ve konumunu artırmayacağını belirterek, "Eğer Avrupa uluslararası konularda rol oynamak istiyorsa yaklaşımını değiştirmeli, bağımsız ve sorumlu bir tutum benimsemelidir. Şikâyet ederek Avrupa’nın konumu yükselmez" şeklinde konuştu. "İran nükleer tesislerinin Ajans tarafından denetlenmesine yönelik bir planımız yok" Basın toplantısında sözcüye "ABD’li yetkililerin nükleer müzakerelerin başladığı ve İran’ın nükleer denetçileri kabul ettiği yönündeki iddiaları, İran heyetinin İsviçre’de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi ile görüşüp görüşmediği ve saldırıya uğrayan nükleer tesislere denetim izni verilip verilmeyeceği soruları soruldu. Bekayi, "Kısa cevap: her iki soruya da hayır. Ne Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı ile bir görüşmemiz oldu ne de ABD ve İsrail rejiminin askeri saldırıları sonucu zarar gören İran nükleer tesislerinin Ajans tarafından denetlenmesine yönelik bir planımız var. Esasen bu konuda herhangi bir prosedür de bulunmamaktadır. Biz, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na (NPT) taraf bir ülke olarak ve güvenlik denetimleri anlaşmalarına bağlı bir devlet olarak mevcut uygulamaları sürdürmeye devam edeceğiz ve mevcut uygulama oldukça nettir" dedi. UAEA Yönetim Kurulu’nun, İran'a kalan zenginleştirilmiş uranyum stoklarını acilen beyan etmesi ve nükleer faaliyetlerinin doğrulanması için kuruma tam erişim sağlaması çağrısında bulunan kararına değinen Bekayi, Rusya, Çin ve Nijer’in olumsuz oylarının "değerli" olduğunu belirtti. Bazı bölge ülkelerinin tutumuna da tepki gösteren sözcü, "İran, bu ülkelerin, İran’a ve nükleer tesislere yönelik saldırılara tanık olmalarına rağmen bu karara olumlu oy vermelerinden son derece rahatsızdır. Eğer kendi tesislerinin yakınında küçük bir patlama bile olsa nasıl tepki verdiklerini hepimiz biliyoruz. Bu nedenle çifte standart kabul edilemez" diye konuştu. "Yaptırımların kaldırılması konusunda 60 günlük süre içinde daha fazla görüşme yapılacak" ABD’nin İran yaptırımlarını kaldırmasına ve Washington’un bu konudaki verdiği güvenceye ilişkin bir soruya cevap veren İsmail Bekayi, "Dün yayımlanan karar, İran’ın petrol, petrokimya ürünleri ve petrol türevlerinin satışı için gerekli lisansı içermektedir. Buna bağlı tüm gereklilikler ve zorunluluklar da bu kapsamda yer almaktadır. Yani sigorta, taşımacılık ve bankacılık hizmetleriyle ilgili konuların da bu lisans çerçevesinde ele alınması ve kolaylaştırılması gerekmektedir" ifadelerini kullandı. İranlı sözcü, diğer yaptırımların kaldırılmasının da ABD’nin mutabakat muhtırası kapsamındaki taahhütlerinden biri olduğunu belirterek, bu konuda 60 günlük süre içinde daha fazla görüşme yapılacağını söyledi. ABD’nin taahhüdünün açık olduğunu ifade eden sözcü, bunun İran’a yönelik birincil, ikincil ve uluslararası kuruluşlar düzeyinde uygulanan tüm yaptırımların kaldırılmasını kapsadığını aktardı. İsmail Bekayi, önümüzdeki günlerde detaylar üzerinde daha fazla müzakere ve istişare yapılacağını ve sürecin olumlu bir sonuca ulaşmasının umulduğunu sözlerine ekledi. "İran’ın savunma ve füze kapasitesi hiçbir şekilde görüşmelerimizin bir parçası olmamıştır" Müzakerelerde İran’ın füze programına ilişkin herhangi bir görüşme yapıldı mı sorusuna Bekayi, "Kesinlikle hayır. İran’ın savunma ve füze kapasitesi hiçbir şekilde görüşmelerimizin bir parçası olmamıştır ve hiçbir zaman da herhangi bir tarafla müzakere konusu olmayacaktır" şeklinde konuştu. "ABD’nin İran’a yönelik askeri saldırısı sırasında bazı bölge ülkelerinin aktif rol oynadığını kanıtlayan yeterli delil bulunmaktadır" ABD yetkililerinin "Ürdün, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bazı bölge ülkelerinin İran’a yönelik saldırılarda iş birliği yaptığı yönündeki iddiaları" hakkında bir soruya Bekayi, "Elimizde, ABD ve İsrail rejiminin İran’a yönelik askeri saldırısı sırasında adı geçen ülkeler de dahil bazı bölge ülkelerinin aktif rol oynadığını kanıtlayan yeterli delil ve belge bulunmaktadır. Bu konuyu kesinlikle bırakmayacağız; hem belgelendirme yapıyoruz hem de hak talebinde bulunacağız" dedi. İranlı sözcü, ABD yetkililerinin de bu ülkelerin bazılarıyla ilgili "rol" açıklamalarının, söz konusu ülkelerin sorumluluğunu daha da ağırlaştırdığını belirtti. İran’a yönelik saldırının açıkça uluslararası hukuka aykırı ve saldırgan bir eylem olduğunu vurgulayan İsmail Bekayi, bu eyleme herhangi bir şekilde destek veren tarafların uluslararası sorumluluk taşıyacağını vurguladı. Bekayi, İran’ın bu konuda tüm imkan ve hukuki yolları kullanacağını da sözlerine ekledi.

İsrail, Lübnan sınırındaki güvenlik önlemlerini kaldıracak Haber

İsrail, Lübnan sınırındaki güvenlik önlemlerini kaldıracak

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) İç Cephe Komutanlığı, Lübnan sınırı yakınlarındaki bölge halkına yönelik güvenlik kısıtlamalarının kaldırılacağını açıkladı. Bu karar, Hizbullah ile varılan hassas ateşkes sürdüğü bir süreçte geldi. Bu doğrultuda yerel saatle yarın 06.00 itibarıyla İsrail’in kuzey bölgelerinde yer alan yerleşim birimlerinde savaş durumuna ilişkin bütün güvenlik önlemlerinin yürürlükten kaldırılacağı kaydedildi. İsrail basını ayrıca, Lübnan’daki Hizbullah’ın geçtiğimiz pazar gününden bu yana İsrail’e yönelik herhangi bir saldırı düzenlemediğini kaydetti. Ancak Hizbullah’ın bu süreçte ülkeye yönelik işgalini sürdüren ve Lübnan topraklarında sözde güvenlik noktaları kuran İsrail ordusuna yönelik saldırılarını sürdürdüğü kaydedildi. İsrail’in kuzey bölgelerindeki güvenlik önlemleri kapsamında dış mekanlarda 100, iç mekanlarda 400’den fazla kişinin bir araya gelmesine izin verilmiyordu. İsrail, Lübnan’a yönelik saldırılarla ateşkesi ihlal etmişti İsrail, perşembe gecesi Lübnan’a gerçekleştirdiği saldırılarla hem Lübnan hükümetiyle yürürlükte bulunan hem de ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat kapsamındaki ateşkesi ihlal etmişti. Saldırıların ardından cuma günü ABD’li bir yetkili, taraflar arasında yerel saatle 16.00 itibarıyla ateşkesin yürürlüğe gireceğini açıklamıştı.

Dünya'nın gözü İsviçre'de! Haber

Dünya'nın gözü İsviçre'de!

Dünyanın gözü bugün İsviçre'de düzenlenecek ABD-İran müzakerelerinde olacak. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran ile yapılacak barış müzakerelerine katılmak üzere İsviçre'ye geldi. Vance'i taşıyan uçak, yerel saatle 05.59'da Emmen Hava Üssü'ne iniş yaptı. Barış müzakerelerine katılacak ABD heyetinde, JD Vance'in yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner de yer alacak. "Nükleer mesele konusunda ve Lübnan'daki ateşkes konusunda ilerleme kaydedeceğimizi düşünüyorum" JD Vance, İsviçre için yola çıkmadan önce Maryland eyaletindeki Joint Base Andrews Havalimanı'nda gazetecilere açıklamada, "Nükleer mesele konusunda ve Lübnan'daki ateşkes meselesinde ilerleme kaydedeceğimizi düşünüyorum. Bana göre odaklanacağımız iki büyük konu bunlar olacak" ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı Vance, müzakerelerin "birkaç gün" süreceğini belirterek, kendisinin İsviçre'de "bir ya da iki gün" kalacağını söyledi. Vance, müzakerelerin ilk turunun amacının "gerçek müzakere yapısını ve sürecini oluşturmak" olduğunu vurguladı. JD Vance ayrıca, üst düzey görüşmelerin ilk turu tamamlandıktan sonra da İsviçre'de devam edebilecek teknik uzmanlar düzeyindeki çalışma görüşmelerinin yapılacağını belirtti. İran heyetine Galibaf liderlik ediyor İran medyasının bildirdiğine göre, İran heyetine İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf liderlik ediyor. Heyette ayrıca Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri ve İran Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti gibi üst düzey isimler de yer alıyor. Öte yandan ABD ile İran arasındaki müzakerelere katılacak olan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asim Munir de İsviçre'ye ulaştı. Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi'nin de görüşmelere katılması bekleniyor. Hürmüz iddiası ABD ve İran, müzakereler sürerken 60 günlük bir ateşkes üzerinde anlaşmış olsalar da, İran Devrim Muhafızları Ordusu dün İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağını duyurmuştu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins ise Hürmüz Boğazı'na ilişkin iddiaları reddederek, boğazın açık olduğunu belirtmişti. Hawkins, "Deniz trafiği akmaya devam ediyor ve ABD güçleri durumun bu şekilde sürmesini sağlamak için gelişmeleri izlemeyi sürdürüyor" demişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.