Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Arkeoloji

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Arkeoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arkeolojinin duayenleri Nilüfer’de buluştu Haber

Arkeolojinin duayenleri Nilüfer’de buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Arkeoloji Gündemi" buluşmalarının son etkinliğinde kapsamlı bir panel düzenlendi. Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan ve Nezih Başgelen’in konuk olduğu "Türkiye’de Arkeoloji" panelinde; kent arkeolojisinden koruma politikalarına, sahadaki tahribattan yapısal eksikliklere kadar pek çok başlık masaya yatırıldı. Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen "Arkeoloji Gündemi", Türkiye’de arkeoloji bilimine yön veren üç önemli ismi Pancar Deposu’nda bir araya getirdi. Prof. Dr. Mustafa Şahin’in moderatörlüğünü üstlendiği panelde, kent arkeolojisi ile kültürel mirasın korunması başlıkları konuşuldu. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Özlem Akbaş Önsoy da katıldı. Panelde salonu dolduran katılımcılar, alanın duayen isimlerini ilgiyle dinledi. Panelde konuşan Side Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Side’nin kentsel ve üçüncü derece arkeolojik sit alanında yürütülen çalışmaları aktardı. 2014’te alınan sit kararının ardından 140 parselde gerçekleştirilen akademik kazılarla kentin yerleşim tarihinin milattan önce 9. yüzyıla kadar uzandığının ortaya konduğunu söyleyen Alanyalı, tiyatro ile antik liman arasındaki bölgenin ilk kez bütüncül biçimde değerlendirebildiğini belirtti. Kazı sürecinin parsel sahipleriyle imzalanan protokoller üzerinden yürüdüğünü hatırlatan Alanyalı, "Side gibi bazı antik kentlerde bu uygulama örnek olabilir; ancak her kent için aynı modelin geçerli olduğunu söylemek doğru değil" dedi. Arkeoloji ve Sanat Yayınları’nın sahibi, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu üyesi Nezih Başgelen ise kültürel varlıklardaki tahribatı belgeleyen sunumuyla katılımcıların dikkatini sahadaki kayıplara çevirdi. Karabel Kaya Anıtı’nın yüzyıllık tahribat sürecini fotoğraflarla aktaran Başgelen; Latmos kaya resimleri, Kibele anıtları, Termessos lahitleri ve Edirne Muradiye Camii çinileri gibi örnekler üzerinden kayıpları anlattı. Tahribatların son yıllarda iş makineleriyle endüstriyel bir hal aldığını söyleyen Başgelen, "Yunanistan ve İtalya’da arazi teşkilatları, ağır cezalar ve etkin yaptırımlar var. Bizim de bir an önce bu yapıya kavuşmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Mehmet Özdoğan da Türkiye arkeolojisinin kurumsal yapısını ve teorik zeminini ele aldı. Türkiye’nin yetişmiş arkeolog kadrosunun uluslararası düzeyde çok güçlü bir konumda olduğunu vurgulayan Özdoğan, asıl sorunun bu potansiyeli sahaya yansıtacak yapının kurulamamış olması olduğunu söyledi. Arazi teşkilatı bulunmamasını, kültür envanterinin tamamlanmamış olmasını ve bilim ile bürokrasi arasındaki bağın zayıflamasını başlıca eksiklikler olarak sıralayan Özdoğan; kazı tekniği okullarının kurulması, kurtarma kazılarında profesyonel ekiplerin oluşturulması ve uluslararası koruma kuruluşlarındaki temsilin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Özdoğan, kültürel mirasın "gelecek kuşaklara aktarılmak üzere bize bırakılmış bir değer" olduğunun da altını çizdi. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan konuşmacılara, panelin sonunda günün anısına hediye takdim edildi.

Mudanya'nın kentsel hafızasına dijital kayıt Haber

Mudanya'nın kentsel hafızasına dijital kayıt

Bursa'nın Mudanya ilçesinde tarihsel mirası geleceğe taşımak için kapsamlı bir envanter projesi başlatan Mudanya Belediyesi, Osmanlı döneminden kalan mezar taşları ile tarihi çeşmeleri tek tek tespit ederek kültürel mirasa katkı sunmaya hazırlanıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümlerinin akademik desteğiyle Mudanya Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmada, Osmanlı dönemi mezar taşları ve tarihi çeşmeler teknik, görsel ve kültürel yönleriyle belgeleniyor. Çalışmayla hem araştırmacılar için güvenilir bir veri kaynağı oluşturmayı, hem de vatandaşların ve ziyaretçilerin Mudanya’nın tarihsel belleğiyle daha güçlü bağ kurması sağlanması hedeflediklerini belirten Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, ilçenin 2 bin 800 yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ve bu kapsamda çalışmanın kent belleği açısından önemli olduğunu söyledi. Tarihe sahip çıkmayı, geleceğe karşı sorumluluğun bir parçası olarak gördüklerini ifade eden Başkan Dalgıç, "Bilim insanlarımızın katkılarıyla oluşturacağımız dijital arşiv ve açık hava müzeleriyle hemşehri bağlarımızı güçlendirecek, gelecek kuşaklara güçlü bir miras bırakacağız" dedi. MEZAR TAŞLARI DİJİTAL ARŞİVE AKTARILIYOR “Mudanya ve Köylerindeki Osmanlı Mezar Taşlarının Belgelenmesi ve Korunması Projesi” kapsamında da ilçenin sessiz tanıkları olan tarihi mezar taşlarının incelendiğini belirten Başkan Dalgıç, taşlar üzerindeki kitabeler, semboller, yazı karakterleri ve bezeme unsurları; sanat tarihi, sosyoloji, antropoloji ve edebiyat disiplinleri ışığında araştırıldığını kaydederek, Kumyaka Mahalle Mezarlığı’nda başlayan saha çalışmalarının ikinci etabı Hasköy, Mirzaoba, Çağrışan, Yörükali, Mürsel, Dedeköy ve Çekrice mahallelerinde sürdürüleceğini söyledi. Proje sonunda “Mudanya Mezar Taşları Dijital Arşivi” oluşturulacağı, elde edilen tüm verilerin hayata geçirilecek “Mudanya Kültürel Miras Portalı” üzerinden araştırmacıların, vatandaşların ve ziyaretçilerin erişimine açılacağı bildirildi.

Yenişehir’in 2300 yıllık sırrı gün yüzüne çıkıyor Haber

Yenişehir’in 2300 yıllık sırrı gün yüzüne çıkıyor

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, BUÜ Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin ve ekibiyle birlikte Yenişehir’de gün yüzüne çıkmayı bekleyen tarihi yapıları inceledi. Program kapsamında Eski Marmaracık ve Koyunhisar bölgelerinde incelemelerde bulunan heyet, daha sonra Süleymaniye (Hisar) Kalesi’nde incelemelerine devam etti. Konu hakkında açıklama yapan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, "Osmanlı’nın ilk başkenti olan Yenişehir’in aslında çok daha eski ve kadim medeniyetlere ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Yenişehir’in her karış toprağında binlerce yıllık medeniyetin ayak izleri var. Bizler bu mirası ayağa kaldırarak ilçemizi turizm merkezi yapmaya kararlıyız" dedi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin tarihini değiştirecek önemli açıklamalarda bulundu Milattan önce 300’lü yıllara dayanan Süleymaniye Kalesi’nde ve Osmanlı’nın Bursa’ya açılan kapısı olan Koyunhisar’da incelemelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, "Yenişehir’in her karış toprağında binlerce yıllık medeniyetlerin ayak izleri var. Bu mirası ayağa kaldırarak ilçemizi turizmin merkezi yapmaya kararlıyız" dedi. Osmanlı’nın Bizans’a karşı kazandığı ilk büyük zafer olan Koyunhisar Savaşı’nın yapıldığı ve Osman Bey’in yeğeni Aydoğdu Bey’in şehit düştüğü noktada bir müze yapmayı planladıklarını anlatan Başkan Ercan Özel, "Aydoğdu Bey’in şehit düştüğü noktada tarihi atmosferi yaşatacak bir Koyunhisar Savaş Müzesi inşa etmeyi planlıyoruz. Bölgedeki höyüklerden alınan numuneler ve bulunan kilise kalıntıları ise, ilçenin Bizans ve öncesi dönemine de ışık tutacak" ifadelerini kullandı. Süleymaniye Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Süleymaniye (Hisar) Kalesi’nin kalıntılarını inceleyen Başkan Özel ve beraberindeki heyet, 2 bin 300 yıllık bir tarihi geçmişe sahip kalenin gün yüzüne çıkarılması adına gerekli çalışmalar için kolları sıvadı. Yenişehir’i turizm rotasına dahil etmek için Anıtlar Kurulu, Kültür Turizm İl Müdürlüğü ve İznik Müze Müdürlüğü ile ortak çalışmaların başladığını ifade eden Başkan Ercan Özel, projenin bölge halkına getirisini, "Yurt dışında 100 yıllık bir yapılar milyonlarca turisti kendine çekilirken, biz burada 2 bin 300 yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Süleymaniye Kalesi’nde yapacağımız çalışmalar ve bölgedeki mesire alanı ile burayı yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline getireceğiz. Bu proje, bölge halkımıza hem kültürel hem de ekonomik anlamda ciddi katkılar sağlayacak" diyerek çalışmanın önemine vurgu yaptı. İznik Bazilikası’nı dünya literatürüne kazandıran Prof. Dr. Mustafa Şahin de Süleymaniye (Hisar) Kalesi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kalenin Helenistik Çağ’a (M.Ö. 300’lü yıllar) dayandığını belirterek, "Süleymaniye (Hisar) Kalesi yaklaşık 2 bin 300 yıllık bir geçmişe sahip. Büyük İskender döneminde kullanılan bu kale, sadece bir savunma noktası değil, aynı zamanda İslam tarihi açısından da paha biçilemez bir öneme sahip. Emevi ordularıyla İstanbul’un fethi için yola çıkan Ebu Eyyub el-Ensari (Eyüp Sultan), İstanbul’a varmadan önce bu kalede konaklamıştır. Bu, bölge için inanılmaz bir kültürel değerdir" dedi. Prof. Dr. Şahin, "Helenistik dönemden Roma İmparatorluğu’na, Hristiyan Romalılardan Osmanlı Cihan Devleti’ne kadar farklı medeniyetler tarafından kullanılanardından da Osmanlı Cihan Devleti’nin yüzyıllar boyunca kullandığı Süleymaniye (Hisar) Kalesi, tarih boyunca önemli bir yerleşim ve savunma noktası olmuştur. Geçmişin izlerini taşıyan bu kalenin yeniden gün yüzüne çıkarılarak korunması ve turizme kazandırılması hem tarihi mirasımızın yaşatılması hem de bölgenin kültürel değerlerinin tanıtılması için büyük önem taşıyor" dedi.

Nilüfer’de mitler ve psikolojik yansımaları sorgulandı Haber

Nilüfer’de mitler ve psikolojik yansımaları sorgulandı

Nilüfer Belediyesi’nin geleneksel olarak sürdürdüğü “Tematik Buluşmalar” etkinliği, bu ay yazar ve akademisyen Göktuğ Halis’i ağırladı. “Mitlerin Psikolojik Yorumsaması” başlığı altında gerçekleşen buluşmada, tarihin eski anlatılarını olan mitlerin, insanların zihin yapısını nasıl şekillendirdiği Nilüferli sanatseverlerle paylaşıldı. Dünya mitolojileri, semboller ve Anadolu’daki kadim inanışlar üzerine yaptığı çalışmaları paylaşan Göktuğ Halis, mitolojinin antik Yunan’a özgü olmadığını, insanlık tarihinin çok daha eski dönemlerine uzandığını söyledi. Halis, “Gerçek bir mitoloji bilimi için arkeoloji, tarih ve karşılaştırmalı din çalışmalarına bakmak zorundayız. Anadolu’nun kırsalında bir kuşla veya bir ağaçla kurulan ilişki bile hâlâ yaşayan bir mitolojidir” diye konuştu. PSİKOLOJİNİN MİTLERLE İMTİHANI Söyleşide, 19. yüzyılın sonundan itibaren psikolojinin mitoloji sahasına girişini ele alan Halis, Sigmund Freud ve Joseph Campbell gibi isimlerin teorilerini yorumladı. Halis, “Mitlerin büyük bir çoğunluğu sanılanın aksine sadece ruh bilimiyle değil, toplumsal sorunları çözme ve kültürel hafızayı koruma işleviyle var olmuştur” dedi. Mitolojinin en büyük gizemlerinden biri olan “tanrıların insanlığı terk etmesi” konusuna da değinen Halis, psikolojinin bu durumu çocukluktaki ebeveyn-çocuk ilişkisinin kopuşuyla açıkladığını belirtti. Göktuğ Halis, kahramanlık mitlerinin dünya genelindeki benzerliğinin ise bireyin toplumda kendi kimliğini kazanma süreciyle ilgili olduğunu ifade etti. Etkinlik, dinleyicilerin soru ve görüşleriyle zenginleşen interaktif bir bölümle sona erdi.

Bursa’nın kültürel mirası dünyaya tanıtılıyor Haber

Bursa’nın kültürel mirası dünyaya tanıtılıyor

Bursa’nın fetih coşkusunu düzenlediği birçok programla kentin dört bir yanına yayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, sahip olunan tarihi ve kültürel zenginlikleri dünya çapında da tanıtıyor. Geçtiğimiz haftalarda Uluslararası Koruma, Restorasyon, Arkeoloji ve Müzecilik Teknolojileri Fuarı ve Konferansı’nın (Heritage İstanbul 2026) tanıtım toplantısına ev sahipliği yapan Büyükşehir Belediyesi, 1-4 Nisan tarihlerinde düzenlenen fuara tamamı dijital ve interaktif özelliklere sahip 75 metrekarelik stantla katılıyor. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı aracılığıyla gün boyu Bursa'nın kültürel mirası ulusal ve uluslararası katılımcılara tanıtılıyor. ‘Bursa Miras’ çatısı altında restorasyon, müzecilik ve turizm alanındaki çalışmalar da ziyaretçilere anlatılırken, kente ait önemli eserler, yayınlar ve müze objeleri sergileniyor. Özellikle Bursa’nın tarihine ışık tutan kitaplar ve müze koleksiyonlarından seçilen eserler, ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Şehrin köklü geçmişi ve kültürel birikimini etkili bir şekilde yerli ve yabancı konuklara anlatan Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, Bursa’nın tarihi, kültürel ve turistik değerlerinin geniş kitleler tarafından bilinmesi için görüşmelerini sürdürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan da Bursa standını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaret kapsamında, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri de paylaşıldı. İZNİK VE KÜLTÜREL MİRAS VURGUSU Program kapsamında; Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Güney Özkılınç ile İznik Gölü Bazilika Sualtı Kazısı Başkanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in katılımıyla ‘1700. Yılında 1. İznik Konsili ve İznik’te Tanıtım Çalışmaları’ başlıklı sunumlar gerçekleştirilecek. 1-4 Nisan tarihlerinde Yenikapı Avrasya Fuar ve Gösteri Merkezi'nde organize edilen fuar, ilk günden yoğun ilgi gördü. ‘Geçmişe Gelecek Sağla’ sloganıyla hazırlanan fuar, Türkiye, Avrupa ve Orta Doğu’da yer alan ülkelere kültürel miraslarını tanıtmaları, ihracatını arttırmaları ve kültür turizmine destek vermeleri için zemin oluşturuyor.

İznik Gölü’nün sular altındaki tarihi Nilüfer'de konuşuldu Haber

İznik Gölü’nün sular altındaki tarihi Nilüfer'de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi’nin tarih ve arkeoloji meraklılarını bir araya getirdiği Pancar Deposu’ndaki Arkeoloji Gündemi söyleşileri devam ediyor. Bu ayki buluşmada Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, 2014 yılında bir hava fotoğrafıyla tesadüfen keşfedilen İznik Gölü’ndeki tarihi bazilikayı ve kentin tarihsel katmanlarını anlattı. Etkinlikte, su altındaki yapının Hristiyanlık dünyası için bir dönüm noktası sayılan Birinci İznik Konsili ile olan bağı güncel veriler eşliğinde ele alındı. Sunumuna İznik’in antik kökenlerinden ve Roma dönemindeki neokros ile metropolis unvanlarından bahsederek başlayan Şahin, kıyıdan 50 metre açıkta ve iki metre derinlikte yer alan bazilikanın mimari geçmişine dair detaylı bilgiler verdi. 2016 yılında başlayan su altı kazılarının sonuçlarını aktaran Şahin, M.S. 368’deki depremle yıkılan bu küçük kilisenin M.S. 380 civarında günümüze ulaşan ikinci evresiyle yeniden inşa edildiğini saptadıklarını belirtti. Şahin, 1065 yılında yaşanan büyük depremle birlikte yapının tamamen göle gömüldüğünü sözlerine ekledi. Keşfin Hristiyanlık dünyası açısından taşıdığı tarihi değere dikkat çeken Şahin, yapının M.S. 325 yılında toplanan 1. Konsil’in gerçekleştiği yer olma ihtimali hakkında açıklamalarda bulundu. Şahin, buranın toplantıya katılan 318 piskoposun anısına inşa edilen “Kutsal Pederler Kilisesi” olabileceğini söyledi. İznik’in küresel ölçekte bir turizm destinasyonu olarak büyük bir potansiyel taşıdığını belirten Prof. Dr. Mustafa Şahin, bu su altı keşfinin kenti özellikle inanç turizmi açısından benzersiz bir noktaya taşıdığını ifade etti.

TÜBİTAK Bilim Kamplarına İnegöl ev sahipliği yapacak Haber

TÜBİTAK Bilim Kamplarına İnegöl ev sahipliği yapacak

İnegöl Belediyesi, gençleri bilimle buluşturmaya hazırlanıyor. 2026 yılı sonuna kadar ülkemizin farklı bölgelerinde düzenlenecek bilim kampları toplam 7 ayrı şehirde yapılacak. Bu şehirlerden biri de İnegöl Belediyesi ev sahipliğinde İnegöl oldu. “Matematik ve Arkeoloji”, “Fizik ve Optik”, “Doğa Bilimleri”, “Finansal Okuryazarlık, “Afet Farkındalığı”, “Kuantum Dünyasına İlk Adım” ve “Teorik Matematik” gibi çeşitli temalarda gerçekleştirilecek kamplar için başvurular da başladı. TÜBİTAK Bilim Kampları kapsamında bu yıl İnegöl’de gerçekleştirilecek bilim kampları, İnegöl Doğa Sporları Turizm Merkezi (DOSTUM) Tesisleri’nde düzenlenecek. Mayıs ve Haziran aylarını kapsayan programda gençler hem doğayla iç içe vakit geçirecek hem de bilimsel etkinliklerle yeni bilgiler edinecek gençler hem doğayla iç içe vakit geçirecek hem de bilimsel etkinliklerle yeni bilgiler edinecek. T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile TÜBİTAK iş birliğinde gerçekleştirilen bilim kamplarına katılım ücretsiz olacak. Kamplarda konaklama ve yemek hizmetleri de düzenleyici kurumlar tarafından karşılanacak. İNEGÖL KAMPLARININ TARİHLERİ BELLİ OLDU İnegöl’de yapılacak kamplar “Fizik ve Optik” ile “Kuantum Dünyasına İlk Adım” temalarında gerçekleştirilecek. Gençler, etkinliklerde bilim insanları ve eğitmenlerle bir araya gelerek deneyler, atölyeler ve uygulamalı çalışmalarla bilimsel konuları yakından tanıma fırsatı bulacak. İnegöl’de düzenlenecek kamp programı kapsamında 22-26 Mayıs tarihinde yapılacak optik temalı ilk kamp için son başvuru tarihi 8 Mayıs olarak belirlenirken, 5-8 Haziran tarihinde yapılacak ikinci optik kampı için ise 22 Mayıs son başvuru tarihi olarak açıklandı. Kuantum temalı kamplardan ilki için son başvuru 5 Haziran olup kamp 19-22 Haziran’da düzenlenecek. Son kampın başvuru tarihi 12 Haziran olarak açıklanan program ise 26-29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. İNEGÖL KAMPINA LİSE GRUBU ÖĞRENCİLER KATILACAK Bilim kamplarına lise ve genç grubu olmak üzere iki farklı yaş kategorisinden başvuru yapılabiliyor. İnegöl’de yapılacak 4 kamp, lise grubuna yönelik gerçekleştirilecek. Lise grubuna 1 Ocak 2009 ile 31 Aralık 2011 tarihleri arasında doğan öğrenciler başvurabilecek. İnegöl Belediyesi; bilime merak duyan, keşfetmeyi seven ve yeni şeyler öğrenmek isteyen tüm gençleri DOSTUM Tesisleri’nde düzenlenecek bilim kamplarına davet etti. Bilim dolu etkinliklerde gençler hem eğlenecek hem öğrenecek hem de bilimin farklı alanlarını deneyimleme fırsatı bulacak.

2 bin yıllık surlara sprey boya ile yazılan yazılar tepki çekti Haber

2 bin yıllık surlara sprey boya ile yazılan yazılar tepki çekti

İznik ilçe merkezini çevreleyen tarihi surların çeşitli noktalarına sprey boya ile isimler, kalp figürleri, araç markaları ve telefon numaraları yazıldığı görüldü. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bölgede ortaya çıkan manzara, "tarih kentine yakışmadı" yorumlarına neden oldu. İznik’te turizm işletmeciliği yapan Ali Karaman, gördükleri tablo karşısında büyük üzüntü yaşadıklarını belirterek, "Şu an karşı karşıya olduğumuz manzara gerçekten içler acısı. Bu surlar yaklaşık 2 bin yıllık tarihi yapılardır. Sprey boyayla yazılar yazılması, aşk ilan edilmesi İznik gibi bir turizm ve tarih kentine yakışmıyor. Sevmek, aşkı ifade etmek elbette güzel bir duygu ancak bunun yeri tarihi surlar değildir. Daha uygun ve saygılı platformlar tercih edilmelidir" dedi. İznik’in dört medeniyete başkentlik yapmış önemli bir şehir olduğuna dikkat çeken Karaman, tarihi yapılara zarar verilmesinin geçmişe saygısızlık olduğunu vurguladı. Karaman, "Bu surlar ecdadımızın bizlere bıraktığı bir mirastır. Yapılan bu davranış, geçmişimize büyük bir saygısızlıktır. Özellikle bunu yapan kişilere sesleniyorum; lütfen bir daha böyle bir teşebbüste bulunmayın. İznik’e zarar veriyorsunuz, aslında kendi geleceğinize zarar veriyorsunuz. Tarihimizi korumazsak İznik’in bir anlamı kalmaz. Bu şehir tarihiyle ön planda olan bir yer" dedi. Surların birçok noktasında sprey boya ile yazılmış yazılar bulunduğunu belirten Karaman, bu görüntülerin turistler üzerinde olumsuz bir iz bıraktığını ifade ederek, "Yerli ve yabancı ziyaretçiler bu yazıları gördüklerinde tarihe zarar verildiğini düşünüyor. Bu durum biz turizmcileri derinden üzüyor" diye konuştu. Tarihi surların çevresinin düzenlenerek yürüyüş alanlarına açılması gerektiğini de dile getiren Karaman, "Surların etrafı açılıp halkın rahatça yürüyebileceği bir platform oluşturulursa hem sahiplenme artar hem de bu tür olumsuzlukların önüne geçilebilir" ifadelerini kullandı. Tarihi ve kültürel mirasın korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken vatandaşlar, surlara zarar veren kişi ya da kişilerin tespit edilerek gerekli işlemlerin yapılmasını istedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.