Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Arıcılık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Arıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nden çiftçiye büyük destek Haber

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nden çiftçiye büyük destek

Tarım ve hayvancılığın öncü kentlerinden olan Balıkesir'de üretim potansiyelini artırmak, toprağın bereketine bereket katmak için çalışmalarını sürdüren Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, hayvancılıkla uğraşan vatandaşların yem maliyetlerini azaltmak için yüzde 50 hibeli süt otu (ryegrass) tohumu desteği sağladı. Balıkesir'in 20 ilçesindeki yetiştiricilere yönelik Kuvayı Milliye Meydanı'nda Süt Otu (Ryegrass) Tohumu Dağıtım Töreni'nde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, üreticilere verdikleri desteklerle tarım ve hayvancılığın geliştirilmesine katkı sunulduğunu dile getirdi. Akın: "Bu desteklerimizle maliyetleri hafifletiyoruz" Çiftçinin daha fazla üretmesi ve yetiştiricinin emeğinin karşılığını alabilmesi için çalıştıklarını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Bizler memleketimizde üretene hep destek olmak için bir çaba içerisindeyiz. Bu destekleri de yaparken ziraat odalarımızla birlikte hareket ediyoruz. Nedeni de şu; çünkü bu işin içinde olanlar nasıl yapıldığını biliyor. En doğruyu onlar içinde yaşadıkları için daha hızlı hareket edebiliyorlar, daha fazla verim alınabiliyor. Onun için her şey için özellikle ziraat odalarımıza teşekkür ediyorum. Tabii memleketimiz çok zengin bir coğrafya. Aynı zamanda çiftçimiz için de ekilebilir toprakların en yoğun olduğu yerlerden de bir tanesi. Şöyle baktığınız zaman bu büyük arazilerde, büyük alanlarda, girdi maliyetlerinin artık yukarıda olduğu bir noktada çiftçiler ekse, üretse para kazanamıyor. Çocukları bu işi yapmak için devam edemiyor. Biz de dedik ki bunun için hep birlikte hareket edelim diye ilk günden beri bu şekilde çalışıyoruz. Elimizden gelen desteği ardımıza koymuyoruz. Yeter ki bu memleketteki çiftçiler toprağa küsmesin, üretmeye devam etsin, kazancı bereketi de bol olsun diye. Bizim de gördüğümüz, tespit ettiğimiz, aldığımız hem akademisyenlerden hem odalarımızdan aldığımız bilgilere göre süt otu yani ryegrass tohumunun da ne kadar önemli olduğunun da farkındayız. Bugün dağıtımını gerçekleştirdiğimiz süt otu yani ryegrass tohumu desteğimizin amacı da şu; üreticimiz kendi kaba yemini yetiştirdikçe dışarıdan yem alma ihtiyacı azalacak. Biz de bu destekle maliyetlerini hafifletmesine katkı sağlayacağız. Onun için bununla ilgili de desteklerimizi arttırarak devam ettiriyoruz" dedi. 20 ilçedeki üreticilere 54 ton 525 kilogram süt otu tohumu desteği Üreticiler, akademisyenler, odalar ve tüm sektör paydaşlarıyla iş birliği halinde bir yol haritası çizdiklerini söyleyen Akın, bu kapsamda çiftçilere sağlanacak desteklerin planlı, programlı ve verimli bir şekilde hayata geçirildiğini dile getirdi. Akın, "Bu kapsamda Balıkesir'imizin 20 ilçesindeki yetiştiricilerimize 54 ton 525 kilogram süt otu tohumu desteği sağlıyoruz. Bunun 37 ton 525 kilogramı ithal, 17 tonu ise yerli süt otu tohumundan oluşuyor. Bu desteğimizle yetiştiricilerimizin yem ihtiyacının büyük bir bölümünü kendi imkânlarıyla karşılayabileceğini düşünüyoruz ki girdi maliyetlerinde bir nebze azalma olabilsin. Bu ekonomik zorlu şartlarda bir nebze desteğimiz dokunsun. Biz Tarımda Balıkesir Modeli çalışmamıza başlarken Balıkesir'in tüm ekilebilir, biçilebilir arazilerini ve yine hayvancılıkla ilgili ne kadar süt ve süt hayvancılığıyla ilgili ne kadar potansiyelimiz varsa hepsini çalıştık. Baktığınız zaman tarımda Balıkesir modelinin amacı şu: Çiftçi üretsin, üretilmeyen bir alan kalmasın" sözleriyle çiftçinin motivasyonunu artıracak desteklerin devam ettiğini dile getirdi. "Zengin toprakların fakir çiftçisi olmayacak" Gömeç'te üretilen bamyanın katma değerini artırıp Amerika'ya 40 doların üzerinde sattıklarını, bunun da bölge çiftçisine umut olduğunu söyleyen Akın, "Bakın dedim bugün bu bamya satılamıyor ama bununla birlikte ileride sizler, biz gelmeden üretici yani daha doğrusu tüccar gelecek, sizden maliyetinin üstünde kazançlı fiyatla alacak' dedik. Geldiğimiz nokta şu anda tam da bu. Yine alacağız biz bamya, yine devam ediyoruz. Biz üreticilerimizin hizmetkârıyız. Zengin toprakları olan Balıkesir'imizin fakir çiftçileri olmasına izin vermeyeceğiz. Tarım Hayvancılık Fuarımız ile yeni bir çığır açtık. Üçüncüsünü hayata geçirdiğimiz fuarda her sene artarak devam ediyor. Bu fuar Türkiye'de en önemli fuarlardan biri noktasına geldi" dedi. Başkan Akın, özelikle çocukların küçük yaşlardan itibaren üretilen her gıdanın tarladan sofraya gelene kadar olan yolculuğunu bilmesinin önemine değindi. "Siz üretin gerisini biz hallederiz" "Siz üretin, gerisini biz hallederiz" diyen Akın, "Susam, bamya, aronya, ada çayı, biberiye, ekinezya, tıbbi nane, cennet hurması, kuru fasulye, Badalan fasulyesi, ryegrass, karabuğday, siyez buğdayı, vetiver fidesi, lavanta fidesi, bilya keklik, sebze fidesi, badem fidanı ve incir fidanı gibi desteklerimizi çiftçilerimizle buluşturuyoruz. Ayrıca bu ürünlere tam 50 bin kilogramın üzerinde alım desteği verdik. Toplam 279 bin kilogram tohum ve 435 bin fide-fidan desteği verdik. Bunun yanında zeytin toplama kasası ve örtüsü, sera naylonu, mantar kompost ve sıvı gübre desteklerimizle de çiftçimizin emrindeyiz. Tarımsal sulama desteğimizle çiftçimizin üretim yükünü azaltmak için 27 bin 900 çiftçimize 196 milyon liralık sulama desteği verdik. Çiftçimizin yüzünü güldürmek için ki özellikle bu sene bununla ilgili de yeni makinelerimize satın aldık, çiftçimizin en büyük ihtiyaçları bana göre tarla yolları tesviyesi. Çünkü tarlaya ulaşması lazım. Toprak analizi, taş toplama, ana arı dağıtımı, ana arı yüksüğü dağıtımı, fondan kek dağıtımı, salça makinesi, selektör makinesi, süt soğutma tankı, soğuk hava deposu, sulama deposu ve taşıt kantarı gibi desteklerimizle Cenab-ı Allah şahittir, 'Biz buradayız' dedik. Coğrafi işaretli kuzusuyla ünlenen Balıkesir'imizin hayvancılıktaki kalitesini daha da yukarılara çıkarmak için üreticilerimize toplam damızlık hayvan desteği verdik. 'Doğadan Sofraya Balı-Kesir' ve Londra ile Paris Uluslararası Bal Ödüllerinde altın madalya ödülünü aldık. Bu altın madalya aldığımız bu ballarımızın da değerini arttırarak satacağız. Bu bölgede üreten her şey, üretilen her şeyin bir farkı olduğunu milletimizin bilmesi lazım. Ve bunun arasındaki katma değerin de çiftçimizin cebine girmesi lazım. Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği, zeytin yetiştiriciliği, bitki doku kültürü, agroekolojik tarım, bahçıvanlık ve arıcılık gibi pek çok alanda düzenlediğimiz kurslarda binin üzerinde kursiyer yetiştirdik ve yetiştirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Gönülde millet, gönülden hizmet işte budur" Desteklerin tüm üreticilere hayırlı olmasını dileyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Ama gönülde millet, gönülden hizmet budur işte. Benim tek hesabım Balıkesir'dir. Başka bir derdim yok. Aklımda da fikrimde de memleketime, milletime hizmet var. Balıkesir Türkiye'nin en güzel yeridir. Balıkesir'in üzerinden Balıkesir'i büyütmek üzerine çalışmalar yapalım. Birlik olalım, beraber olalım, Balıkesir'imizi hep birlikte kaldıralım, kazanan memleketimiz olsun diyorum" şeklinde konuştu. Uzuner: "Verimli ve bereketli bir üretim sezonu diliyorum" Tarımsal üretimin geliştirilmesi için çiftçi desteklerinin sürdürüldüğünü belirten Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Gülnaz Çelikyurt Uzuner ise, "Süt otu, iklim şartlarına uyum sağlayabilen, verimli ve kaliteli kaba yem üretiminin önemli bir yem bitkisidir. Bu destekle ilimizde yem bitkileri ekimi alanlarının yaygınlaştırılması ve hayvancılık işletmelerimizin üretim kapasitesinin geliştirmesini katkı sağlamayı hedefliyoruz. Dağıttığımız tohumlarımızın üreticilerimize hayırlı olmasını, verimli ve bereketli bir üretim sezonunun geçirilmesini diliyorum" diye konuştu.

50 yıllık arıcı emekli başgardiyan 20 yıldır Avrupa'ya bal gönderiyor Haber

50 yıllık arıcı emekli başgardiyan 20 yıldır Avrupa'ya bal gönderiyor

Gündüzleri cezaevinde görev yaparken akşamları ve izin günlerinde arılığının yolunu tutan emekli gardiyan, Karacabey'den aldığı 25 kovanla hobi olarak başladığı üretimi yarım asırlık bir birikime dönüştürdü. Mahallesinde arıcılığı başlatan ilk isim olan ve günümüzde bölgedeki diğer üreticilerin hocalığını yapan Kurtçu, eşiyle birlikte 160 kovanında karaçalı, kekik ve dağ fesleğeni balı üretiyor. Yıllık 800 kilogram ile 1 ton arasında elde ettiği katkısız balları İngiltere ve Avusturya'ya ulaştıran emektar üretici, doğal ve dürüst üretim ilkesiyle çevresine örnek oluyor. Gardiyanlık yıllarında mesai sonrası arılarının başına geçti Arıcılık yolculuğunun başlangıcını ve meslek hayatıyla birlikte yürüttüğü zorlu çalışma temposunu anlatan Hayrettin Kurtçu, o günleri şu sözlerle dile getirdi: "Aşağı yukarı 50 yıldır arıcılıkla uğraşıyorum. Karacabey'den aldığım 25 katlı kovanla hobi olarak başladım, zamanla kovan sayısını 160'a çıkardım. Memurken cezaevinde başgardiyandım. Yıllık bir aylık iznimi hep mayıs ayında kullanır, eşimi ve torunlarımı arıların başına getirirdim. Onlar oğulları toplarken ben çalışmaya devam ederdim. Cumartesi ve pazar günleri ile akşam saat 5'te işten çıktıktan sonra hemen buraya gelir, yapılması gereken işleri yapardım. Her gün aynı gayretle devam ettik." İngiltere ve Avusturya'ya 20 yıldır ihraç ediliyor Ürettikleri doğal ürünlerin Avrupa'da laboratuvar analizlerinden başarıyla geçtiğini vurgulayan Kurtçu, ihracat sürecine ilişkin şunları kaydetti: "Zamanla dışarıya da açılmaya başladık. İngiltere'deki tanıdıklarımıza Yalovalı bir tır şoförü vasıtasıyla bal gönderiyorum. Avusturya'ya ise 20 yıldır her sene 80, 100, 120 kilogram civarında petek bal götüren sabit bir müşterim var. Götürdükleri ülkelerde laboratuvarlarda inceletmişler; tertemiz, katkısız ve doğal çıkınca her yıl gelip almaya başladılar. Burada ürettiğimiz ürün tamamen karaçalı, kekik ve dağ fesleğeni balıdır." Mahallenin ilk arıcısı ve usta hocası oldu Mahallede bu işin öncüsü olduğunu ve eşiyle birlikte helal kazancı ilke edindiklerini belirten Kurtçu, sözlerini şöyle tamamladı: "Köyde arıcılığa ilk ben başladım, benden sonra 6-7 kişi daha bu işle ilgilenmeye başladı. Şimdi onların en ustası ve hocası benim. Yüksek kalitede yıllık 800 kilo ile 1 ton arası bal üretiyoruz. Bizde sahte ya da şekerli fazla bal olmaz, Allah ne verdiyse onu alırız. Eşim bana her zaman 'Hayrettin, bu dünyada ölüm var. İnsanlar hastasına şifa olsun diye senden bal alıyor, bunu helal ye' der. Biz eş başa verip bu işi yapıyoruz. Allah bize az versin ama helal versin. 75 yaşına geldim, dürüstlükten vazgeçmem."

22 yaşında diplomasını aldı, 250 kovanla başladığı arıcılıkta bine ulaştı Haber

22 yaşında diplomasını aldı, 250 kovanla başladığı arıcılıkta bine ulaştı

22 yaşındaki Latife Gül Kaplan, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü’nden mezun olduktan sonra Adana’nın Kozan ilçesinde yaşayan ailesinin yanına döndü. Babasından öğrendi, kendi işinin patronu oldu Masa başı işte çalışmak yerine babasından öğrendiği arıcılığı meslek edinen genç kız, daha sonra eğitim ve sertifikalarını alarak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kırsal kalkınma desteğinden yararlandı. Kaplan, 250 kovanla arıcılığa başladı. Gün geçtikçe işini büyüten Kaplan, şimdi bin kovanla arıcılık yapıyor. Mevsime göre arılarını bölge bölge gezdiren genç kız, 12 ay boyunca adeta 81 ili gezerek ekmek parası kazanıyor. "Babadan gelen bir meslek" Başarı öyküsünü İHA’ya anlatan Latife Gül Kaplan, "Mesleğim aslında bize babadan gelen bir meslek. Babamız bizim ilk öğretmenimiz. Onun desteğiyle birlikte bu yolda ilerledik. Kendi üretimimiz olan her şeyi seviyorum. Kendi emeğimizle bir şeyin nasıl ortaya çıktığını bilerek ilerlemek istiyordum" dedi. "Büyük bir emek ve fedakarlık var" Tarım ve Orman Bakanlığının kırsal kalkınma desteğinden yararlanarak 250 kovan ve ekipmanla işe başladığını söyleyen Kaplan, "Kırsal kalkınma desteği kapsamında bir projeden hak kazandım. 250 kovanla başlamıştık, şu an bin kovana ulaştık. Mesleğim zor. Arkasında büyük bir emek ve fedakarlık var. Arıları gece yüklemek zorundayız. Yeri geliyor erkek gibi çalıştığım anlar oluyor, 7 gün 24 saat gece-gündüz çalışıyoruz" diye konuştu. "Arıların peşinden Türkiye’yi dolaşıyorum" Arıların iklim ve bitki örtüsüne uygun bölgelere taşındığını belirten Kaplan, bu nedenle Türkiye’nin farklı illerini dolaştıklarını da belirterek şunları söyledi: "Adana’dan Muğla’ya gidiyoruz, sabaha kadar uykusuz kaldığımız zamanlar oluyor. Zor demek tek başına yetmez. İnsan sevdiği meslekte bahar buluyor. Sevdiği mesleği yapınca zorluğu kalmıyor. İklim ve bitki örtüsü nereye uygunsa oraya gidiyoruz. Şanlıurfa, Kayseri, İzmir gibi birçok bölgeye gidiyoruz. 81 ilin 81’ini geziyoruz." "Öncelik para değil, sevgi ve emek" Genç yaşında kendi işini kurmayı tercih ettiğini belirten Kaplan, maaşlı bir işte çalışmak yerine sevdiği mesleği yapmanın kendisi için daha önemli olduğunu anlatarak, "Bir insanın emri altında çalışmak pek bana göre değil. Çok serbest bir alanda büyüdüğümüz ve çalıştığımız için bu sektör bana daha iyi geldi. Arıcı çocuğuyduk, arıcılık yaparak daha iyi olacağını biliyordum. Bana herhangi bir kurumda çalışmak ister misin, seni oraya yerleştirelim deseler yine istemezdim. Kendi mesleğim derdim. Bir meslek yapıyorsan öncelikle beklentin para veya maddiyat değildir. Sevgidir, emektir, çabadır. Biz bunun cefasını da çekiyoruz, sefasını da sürüyoruz. Her şeyiyle bu mesleğe katlanıyoruz" dedi. "Arı kolonisi, bebek demek" Rengarenk boyanmış kovanlarıyla da dikkat çeken Latife Gül Kaplan, kovanların her birinin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, "Bunlar benim kendi tercihim. İstediğimiz renge boyuyoruz. Her birinde bir hatıra var. Çok şükür emeğimizin karşılığını da alıyoruz. Arı kolonisi, bebek demek. Bebeğe nasıl bakıyorsanız onunla öyle ilgilenmelisiniz ki verimini alabilesiniz. Arılarımızı götürdüğümüz bölgelerde önce arılarımızı nasıl koruyacağımızı düşünüyoruz. Biz üretmek için çalışan kısımdayız. Arı olmadan doğadaki düzenin ne hale geleceğini herkesin bilmesi gerekiyor. Arılarımızı götürdüğümüzde bazen bize farklı gözlerle bakılıyor, farklı ithamlarla karşılaşıyoruz. Oysa biz üretmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı: "Dünyada arıcılıkta 2. sıradayız" Haber

Bakan Yumaklı: "Dünyada arıcılıkta 2. sıradayız"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sivas’ta kepenek giydi kendi elleriyle bal sağdı. Yumaklı, arıcılıkta Türkiye’nin dünyada 2. sırada olduğunu belirtti. Sivas Kongresi’nin 107. yıl dönünü kutlama etkinlikleri kapsamında Sivas’a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İnceyol köyünde bal sağımı yaptı. Yumaklı yaptığı açıklamada, Türkiye’nin aracılıkta dünya birinciliğini zorladığını belirterek, "Ülkemiz arıcılık açısından son derece önemli bir coğrafyaya sahip. Bal üretiminde dünyada ikinci sıradayız. Birinci sırayı zorlamaya devam ediyoruz. Bu konuda arıcılık yapan kardeşlerimizin çok yoğun bir emeği ve gayreti söz konusu. Türkiye’de yaklaşık 9 milyon kovanımız var. 97 bin ton ile 100 bin ton arasında da bir bal üretimimiz inşallah gerçekleşmiş olacak. Dünyada çam balığı üretiminin yüzde 90’ı yine ülkemizde gerçekleştiriliyor. Bakanlığımız özellikle arıcılık yapılması son derece elverişli olan yerlerle ilgili bir çalışma yaptı ve bununla ilgili bir harita yayınladık. Dolayısıyla aracı kardeşlerimizin hem kendi tecrübelerini hem de bu haritaya bakarak üretimle alakalı bütün konularını gerçekleştirmesi mümkün" dedi. "Arı zehiriyle ilgili yönetmelik yayınladık" Bakan Yumaklı, arı zehiriyle ilgili yönetmelik yayınlandığını hatırlatarak, "Arı zehiriyle alakalı yönetmeliği yayımladık. Eminim bu çok önemli ürün de ülkemize bir gelir kaynağı olacak. Türkiye’de coğrafi işaretli 41 çeşit bal var. Yani bu güzel ülkemizin her bir köşesi aslında kendisine özgü florasıyla, doğal güzellikleriyle, biyoçeşitliliğiyle arıcılık yapmak için son derece müsait" şeklinde konuştu. Bakan Yumaklı, son 24 yılda kovan varlığının yüzde 85 arttığını ifade ederek, "Son 24 yılda elbette arıcılıkta bütün Türkiye’de olduğu gibi Sivas’ta da çok önemli gelişmeler oldu. Kovan varlığı son 24 yılda yüzde 85 arttı, bal üretimi de yüzde 78 arttı. Tabii sürekli gelişen teknolojiler var. Biraz önce bu işi yapan değerli kardeşlerimizle biraz sohbetini yaptık. Bu teknolojileri de ayak uydurma adına hatta bu teknolojilerin belli bir bölümünün de ülkemizde üretilmesi adına da hem Sanayi Teknoloji Bakanlığımız hem de ilgili birimler, özellikle de bakanlığımızın Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğü çalışmalarına devam ediyor" dedi. Bakan Yumaklı açıklamasında, arıcıları üretim yaptıkları noktalarda orman yangınları hususunda duyarlı olmaya çağırdı. Kendi elleriyle bal sağan Yumaklı daha sonra çoban kepeneği giyerek Kangal ırkı koyunları inceleyip Kangal yavrularını sevdi.

Büyükşehir üretici el ele Haber

Büyükşehir üretici el ele

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı önceleyen çalışmalar kapsamında kovan desteği verdiği üreticilerle birlikte Keles ilçesinde ‘Bal Hasadı’ programı düzenledi. Büyükşehir Belediyesi, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla kırsal kalkınmayı destekleme çalışmaları kapsamında Keles ilçesine bağlı Yazıbaşı Mahallesi’nde ‘Bal Hasadı’ programı gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere verdiği kovanlarda gerçekleştirilen hasat programına Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’yı temsilen Başkan Vekili Numan Çakır, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Keles Kaymakamı Burak Bozkurt Gürses, Keles Belediye Başkanı Ali Doğru, Arı Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Umut Buğra Kavas, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri ve üreticiler katıldı. ARI YETİŞTİRİCİLERİNE KOVANI DESTEĞİ Bursa’nın verimli toprakları ile büyük bir üretim potansiyeline sahip olduğunu belirten Başkan Vekili Numan Çakır, “Arıcılık da bu zenginliğimizin önemli bir parçasıdır. Şu an şehrimizde yaklaşık 3 bin arı yetiştiricimiz, 110 bin arı kolonisiyle üretim yapıyor. Yılda yaklaşık bin 650 ton bal üretiyoruz. En önemlisi, şehrimizin her bölgesinin kendine özgü bir üretimi var. Kestane, ıhlamur, çam, ayçiçeği, basra, davulga ve püren balı gibi çeşitlilik açısından zengin bir bölgeyiz. Kırsal desteklerimiz kapsamında 466 arı yetiştiricimize 2 bin 560 arı kovanı desteği sağladık” dedi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve arı yetiştiricileri, birlikte bal hasadı gerçekleştirdi. Etkinlik toplu hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

YILDIRIM’DA ÖNCE EĞİTİM SONRA İŞ Haber

YILDIRIM’DA ÖNCE EĞİTİM SONRA İŞ

Yıldırım Belediyesi İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi, Yıldırımlılara hem mesleki eğitim veriyor hem de kursları tamamlayanların istihdama katılmasını sağlıyor. Yıldırım Belediyesi’nin istihdama katkı sağlamak ve nitelikli iş gücü oluşturmak amacıyla hayata geçirdiği İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi, kursiyerleri meslek ve iş sahibi yapmaya devam ediyor. Faaliyete başladığı 2021’den bugüne kadar 12 bin kişiye eğitim verilen merkez aracılığıyla bin 125 kişi de istihdam edildi. 2 Boyutlu Nesne Modelleme, 3 Boyutlu Tasarım Modelleme, Yazılım Uygulamaları, Bilgisayarlı Kalıp Hazırlama, Giyim Üretim Teknolojileri, Bilgisayar İşletmenliği, Ofis Programları, Excel Uygulamaları, İleri Excel, Grafik ve Reklam Tasarım, Web Tasarımı, E-Ticaret,Muhasebe ve Finansman, Arıcılık, Mantar Yetiştiriciliği, Bahçecilik, Bilgisayar Destekli Moda Tasarım, Bilgisayar Destekli Grafik Tasarım, Protez Tırnak Eğitimi, Fotoğrafçılık ve İşaret Dili alanlarında eğitim verilen merkezde CNC Uygulamaları kursu da başladı. CNC kursuyla birlikte, kursiyerlerin istihdam edilmesi ve sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli personel ihtiyacının karşılanması hedefleniyor. NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, belediyecilik anlayışlarının merkezinde insanın yer aldığını vurguladı. Başkan Yılmaz, “Daha yaşanabilir bir Yıldırım için çalışmalarımızı sürdürürken, hemşehrilerimizin sosyal ve ekonomik hayatına da destek oluyoruz. Göreve geldiğimiz günden bu yana uyguladığımız istihdam odaklı projelerle binlerce vatandaşımızın iş sahibi olmasına katkı sağladık. İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi’mizde hemşehrilerimize mesleki ve teknik eğitim veriyoruz. Özellikle tekstil başta olmak üzere otomotiv ve makine sektörlerine nitelikli ara eleman yetiştiriyoruz. Kursiyerlerimize sadece eğitim vermekle kalmıyor, eğitimden sonra istihdama dahil olmaları için uygun iş yerlerine yönlendiriyoruz. Böylece hem hemşehrilerimize istihdam sağlıyor hem de sektörün iş gücü açığını gidermesine yardımcı oluyoruz” dedi.

Yağışlar arıcıların yüzünü güldürdü: Bal üretiminde bereketli sezon Haber

Yağışlar arıcıların yüzünü güldürdü: Bal üretiminde bereketli sezon

Edirne'de bu yıl etkili olan yağışların ve tarım arazilerindeki bereketin bal üretimine de olumlu yansıdığını belirten üreticiler, sezonun oldukça verimli geçtiğini söyledi. Edirne'nin Uzunköprü ilçesine bağlı Kırcasalih beldesinde 21 yıldır arıcılık ile uğraşan 50 yaşındaki Fatih Koşar, ilkbaharda kanola çiçekleriyle başlayan sezonun karaçalı balı hasadıyla devam ettiğini, sırada ise çiçek balı hasadının bulunduğunu ifade etti. Yağışların doğadaki bitki örtüsünü güçlendirdiğini belirten Koşar, bunun arıların bal üretimine de olumlu yansıdığını söyledi. Yaklaşık 100 kovanının bulunduğu arılıktan bu sezon 1,5 tonun üzerinde bal elde etmeyi bekleyen Koşar, üretimin yalnızca ayçiçeğine bağlı olmadığını, arıların akasya ve böğürtlen gibi farklı bitkilerden de nektar topladığını dile getirdi. Arıların güçlü olmasıyla bal üretiminin doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Koşar, kovanlardaki arıların bakımından peteklerin hazırlanmasına ve balın hasat edilerek dinlendirme kazanlarında bekletilmesine kadar üretimin her aşamasında titizlikle çalıştıklarını anlattı. "Bu yıl gerçekten çok güzel ve bereketli bir yıl" Koşar, "Yaklaşık 21 yıldır arıcılıkla uğraşıyorum. Kesinlikle bu yıl gerçekten çok güzel bir yıl olduğunu düşünüyorum. Hem arıcılık anlamında hem tarımsal anlamda çok güzel bir yıl, bereket var. Rabbim çok şükür güzel yağmurlar verdi. Biz öncelikle ilkbaharda kanolanın bereketiyle arılarımızı, askerlerimizi yetiştirdik. Sonrasında karaçalı balından balımızı aldık. Arkasından da hayırlısıyla inşallah çiçek balını hasat edeceğiz. Bu yıl yağmurların sayesinde çok güzel ve bereketli bir yıl olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin her yerindeki arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetlerde her yerde bu bereketin var olduğunu konuşuyoruz" dedi. "Buradan bir buçuk tonun üzerinde beklentimiz var" Koşar, "Bizim burada yaklaşık olarak 100 kovanımız var. Ama bizim iki, hatta üç arılığımız var. Burası daha çok bizim ana arı üretimi yaptığımız ve diğer arılıklarda bölüp buraya getirdiğimiz bölme arılarımızı analandırdığımız kovanlarımızın olduğu bir arılık. Yani burada diğer arılıklar kadar çok fazla olmasa da buradan yaklaşık bir buçuk tonun üzerinde bir beklentimiz var. İnşallah hasat ettiğimizde sonuca birlikte bakacağız. İnşallah bundan sonraki yıllarda böyle devam eder" diye konuştu. "Asker varsa bal var, asker yoksa maalesef bal da yok" Arıların bal üretimindeki önemine değinen Koşar, "Öncelikle asker yetiştirmeye çalışıyoruz çünkü asker varsa bal var. Asker yoksa maalesef bal da yok. Dolayısıyla biz onların ilaçlamalarını yapıyoruz, petek takıyoruz. Bu çerçeve, şu an hasat ettiğimiz çerçeve, emin olun defalarca elimizden geçmiştir. Yavru kontrolü, petek takılması, peteğin kabartılması aşaması gibi. En son burada hasat ettikten sonra bunları bal mutfağındaki makinelerde sağıp, inşallah bal dinlendirme kazanlarında dinlendirdikten sonra süzeceğiz ve kavanozlara koyacağız. Bunu sadece ayçiçeği balı olarak değerlendiremeyiz. Çünkü burada akasyalarımız var, özellikle böğürtlenlerimiz çok fazla. O yüzden bu bir sağım olduğu için bu balın içerisinde bir petek çerçevesinde abartmıyorum, en az 5 kilogram var" ifadelerini kullandı.

Arıcılıkta yapay zeka dönemi Haber

Arıcılıkta yapay zeka dönemi

Tokat’ın Reşadiye ilçesinde 56 yıllık arıcı Neşet Sarıyar, yapay zeka destekli mobil sistemle bal üretimini yüzde 40 oranında arttırmayı hedefliyor. Tokat’ın Reşadiye ilçesinde arıcılıkta dijital dönüşümün kapısını aralayan akıllı kovan sistemi, bal üretiminde verim ve kaliteyi artırıyor. İlçeye bağlı Çevrecik beldesindeki yaklaşık 1400 rakımlı yaylalarda kullanılan sistem sayesinde kovanların ağırlık değişimi, sıcaklık, nem ve nektar akışı anlık olarak takip ediliyor. Elde edilen veriler doğrultusunda yapılan doğru zamanlı müdahalelerle bal veriminde yüzde 20 ila 40 arasında artış sağlanabiliyor. Veriye dayalı üretim modeliyle daha az ilaç ve kimyasal kullanımına da imkân tanıyan teknoloji, 56 yıllık arıcılık deneyimine sahip 76 yaşındaki Neşet Sarıyar’ın doğal bal üretiminde de aktif olarak kullanılıyor. Babasından aldığı iki kovan arıyla başladığı yolculukta bugün 250 kovana ulaştığını dile getiren Neşet Sarıyar, ürettiği bala yoğun talep olduğunu ancak üretiminin Türkiye geneline göndermeye yetmediğini söyledi. Balın büyük bölümünü Reşadiye, Başçiftlik ve çevre ilçelerdeki müşterilerine ulaştırdığını belirten Sarıyar, arıcılığın kendisi için yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda yaşam biçimi olduğunu vurguladı. 76 yaşında olmasına rağmen her gün arılarının başına geldiğini ifade eden Sarıyar, temiz havada çalışmanın ve doğal ürünler tüketmenin sağlıklı kalmasına katkı sağladığını belirterek, "Babamdan aldığım iki arıyla başladım. Ölene kadar da bu işi yapmaya devam edeceğim" dedi. Akıllı kovan sistemiyle verim hedefi Arıcılık üzerine çalışmalar yapan Savaş Koç ise, 1400 rakımda bulunan Reşadiye’nin zengin bitki örtüsü sayesinde arıcılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Neşet Sarıyar’ın yıllara dayanan tecrübesini örnek gösteren Koç, bölgenin profesyonel arıcılık için değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yaklaşık 15 yıldır arıcılık yaptığını belirten Koç, dört yıldır kullandıkları akıllı kovan sistemi sayesinde kovanların ağırlık değişimi, iç ve dış sıcaklık, nem oranı ile nektar girişini anlık olarak takip edebildiklerini söyledi. Sistemin internet üzerinden veri aktarımı yapabildiğini belirten Koç, bu sayede arıcıların hangi dönemde yer değişikliği yapacaklarını, ne zaman sağım gerçekleştireceklerini ve varroa mücadelesi için en uygun zamanı rakamsal verilerle belirleyebildiğini ifade etti. Akıllı kovan teknolojisinin daha az ilaç ve kimyasal kullanımına imkân sağladığını belirten Koç, doğru zamanda yapılan müdahaleler sayesinde kovan başına bal veriminde yüzde 20 ila yüzde 40 arasında artış sağlanabildiğini kaydetti. Koç, veriye dayalı üretimin hem arıcının maliyetlerini düşürdüğünü hem de kaliteli bal üretimine önemli katkı sunduğunu söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.