Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Arakçi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Arakçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arakçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump: "Savaş gemilerini en iyi silahlarla yüklüyoruz, anlaşma olmazsa bunları kullanacağız" Haber

Trump: "Savaş gemilerini en iyi silahlarla yüklüyoruz, anlaşma olmazsa bunları kullanacağız"

ABD Başkanı Trump, İran ile iki haftalık ateşkes sağlanmasının ardından ABD Başkan Yardımcısı James David Vance’in nihai bir barışı müzakere etmek üzere Pakistan’ın başkenti İslamabad’a doğru yola çıkmasından kısa sonra ABD basınına açıklamalarda bulundu. Trump, ABD basınına yaptığı açıklamada, İran ile barış görüşmelerinin başarısız olması halinde ABD savaş gemilerinin İran’a yönelik saldırılara yeniden başlamak üzere "en iyi mühimmatla" yeniden doldurulduğunu söyledi. Telefon üzerinden verdiği röportajda İran ile görüşmelerin başarılı olup olmayacağı sorulduğunda Trump, "Bunu yaklaşık 24 saat içinde öğreneceğiz. Yakında biliyor olacağız" dedi. Trump, "Bir yeniden hazırlık sürecindeyiz. Savaş gemilerini şimdiye kadar üretilmiş en iyi mühimmatla, en iyi silahlarla yüklüyoruz. Bunlar, daha önce kullandığımız ve onları tam bir yıkıma uğrattığımız silahlardan bile daha iyi silahlar. Anlaşma olmazsa bunları kullanacağız" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, İran ile yapılan müzakerelere ilişkin, "Doğru söyleyip söylemediğinden emin olmadığımız insanlarla uğraşıyoruz" ifadelerini kullandı. Trump, "Yüzümüze karşı, tüm nükleer silahlardan vazgeçtiklerini ve her şeyin ortadan kalktığını söylüyorlar. Sonra basının karşısına çıkıp, "Hayır, zenginleştirme yapmak istiyoruz" diyorlar. Yakında göreceğiz" dedi. Pakistan’da planlanan temaslar Pakistan’da yapılacak görüşmelerde ABD’nin, Başkan Yardımcısı Vance ile birlikte ABD’nin Ukrayna ve Gazze için gerçekleştirdiği müzakerelere de liderlik eden Trump’ın Özel Orta Doğu Temsilci Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner tarafından temsil edilmesi öngörülüyor. İran tarafından ise görüşmelere Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın katılması bekleniyor. Temaslarda ABD’nin İran’dan sahip olduğu zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesi ve Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz taşımacılığına yeniden açılmasını talep etmesine odaklanması bekleniyor. Trump, İran’ın Boğaz’ı yeniden açmasının herhangi bir ateşkes anlaşmasının kritik bir unsuru olduğunu açıkça ifade etmişti. Ancak İran ve Pakistan’ın açıklamalarına göre, Lübnan dahil savaşın tüm cephelerde durması şartının İsrail tarafından Lübnan’a yönelik saldırılar ile bozulması nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndan çok az sayıda gemi geçmişti. Görüşmelerde müzakere edilecek diğer konular arasında ise İran’ın bölgedeki vekil güçlere desteği, ülkenin balistik programı ve İran’ın kendisine yönelik yaptırımların kaldırılması taleplerinin yer alması bekleniyor.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur" Haber

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"

Arakçi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin acil oturumunda yaptığı konuşmada, ABD'nin 28 Şubat'ta Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlenen saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arakçi, "İran, ABD ve İsrail tarafından kendisine dayatılan yasa dışı bir savaşın ortasındadır. Bu saldırgan savaşın hiçbir meşruiyeti yoktur ve son derece acımasızdır. Bu saldırıyı İran ile ABD'nin nükleer programa ilişkin iddia edilen endişeleri çözmek amacıyla yürüttüğü diplomatik süreç devam ederken başlattılar ve 9 ay içinde 2'nci kez müzakere masasını bozarak diplomasiye ihanet ettiler" dedi. "175'ten fazla öğrenci ve öğretmen acımasız bir şekilde katledildi" Arakçi, söz konusu saldırının kasıtlı ve planlı olduğunu belirterek, "Bu saldırının en çarpıcı ve en ağır örneklerinden biri, Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na yönelik gerçekleştirilen planlı ve aşamalı saldırıdır. Bu saldırıda 175'ten fazla öğrenci ve öğretmen tamamen kasıtlı ve acımasız bir şekilde katledildi. Bu vahşi saldırı aslında çok daha büyük bir buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Zira yüzeyin altında, insan hakları ve insancıl hukukun en ağır ihlallerinin normalleştirildiği ve tam bir cezasızlık ortamında çok daha vahim suçların işlendiği bir tablo gizlidir" ifadelerini kullandı. "İlkokul saldırısı ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir" Arakçi, "ABD'li ve İsrailli saldırganların kendi iddialarına göre en gelişmiş teknolojiye ve en hassas askeri ile veri sistemlerine sahip olduğu bir dönemde bu okulun hedef alınması bir savaş suçu ile insanlığa karşı suçtur. Bu, herkes tarafından açık ve şartsız biçimde kınanması ve faillerinin net ve açık şekilde hesap vermesi gereken bir suçtur. Bu felaket ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir. Sessizlik ve kayıtsızlıkla da karşılanamaz. Bu okula yönelik saldırı sıradan bir olay ve hesap hatası değildir. ABD'nin bu suçu meşrulaştırmaya yönelik çelişkili açıklamaları ise sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Doğası gereği sivil olan masum insanların eğitim gördüğü bir yere yönelik bu tür acımasız bir saldırıyı kınamak yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda ahlaki ve insani bir zorunluluktur. Vicdanımız, her türlü mahkemeden daha derin bir şekilde bizi yargılayacaktır" şeklinde konuştu. "Saldırganların niyeti soykırımdır" Arakçi, son 27 günde İran genelinde 600'den fazla okulun yıkıldığını veya hasar gördüğünü, binden fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini ya da yaralandığını belirterek, "Uluslararası insan hakları saldırganlar tarafından geniş çapta, sistematik ve benzeri görülmemiş bir şekilde ihlal edilmiştir. Hiçbir merhamet ve mühlet yoktur şeklinde kibirli söylemler kullanan ve İran'ı hayati altyapıları hedef almakla tehdit eden saldırganlar, savaş hukukuna ve insanlığın temel ilkelerine hiçbir şekilde riayet etmeksizin sivilleri ve sivil altyapıları hedef almaktadır. Savaş suçu ve insanlığa karşı suç gibi tanımlar, işlenen felaketlerin büyüklüğünü anlatmakta yetersiz kalmaktadır. Saldırganların hedef alma biçimi ve kullandıkları söylemler ise niyetlerinin soykırım olduğuna dair neredeyse hiçbir şüphe bırakmamaktadır" dedi. Uluslararası topluma "Sessizlik hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez" çağrısı Uluslararası topluma çağrıda bulunan Arakçi, "ABD ve İsrail'in İran halkına karşı yürüttüğü bu haksız ve keyfi savaş, işgal altındaki Filistin, Lübnan ve diğer bölgelerdeki hukuk ihlalleri ve suçlara karşı gösterilen sessizliğin doğrudan sonucudur. Adaletsizlik karşısındaki kayıtsızlık ve sessizlik, hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez, aksine daha fazla güvensizlik ve daha geniş ihlallere yol açar. Birleşmiş Milletler ve temsil ettiği temel değerler ile insan hakları sistemi ciddi bir tehdit altındadır. Hepiniz saldırganları açıkça kınamalı ve devletler topluluğunun ile insanlığın ortak vicdanının, İran halkına karşı işlenen korkunç suçlar nedeniyle onları sorumlu tuttuğunu göstermelisiniz. İran hiçbir zaman savaş arayışında olmamıştır. Ancak buna rağmen hiçbir sınır tanımayan saldırganlara karşı kendini savunma konusunda tam ve sarsılmaz bir irade göstermektedir ve bu savunma gerektiği sürece devam edecektir" ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür" Haber

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD ve İsrail’in ülkesine yönelik saldırıları ve Batı dünyasının bu konudaki tutumuna tepki gösterdi. Arakçi, "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür. Bunun nedeni, Batı'nın Gazze ve Ukrayna konusunda uyguladığı çifte standartlar ve İsrail ile ABD'nin İran'a yönelik saldırganlığı konusundaki sessizliğidir" ifadelerini kullandı. Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ve Almanya hükümetinin bu konudaki tutumunu eleştiren sözlerini hatırlatan Arakçi, "Yine de, İranlılara yönelik ihlalleri kınadığı için Cumhurbaşkanı Steinmeier'i takdir etmek gerekir. Hukukun üstünlüğüne değer veren herkes sesini yükseltmelidir" dedi. Steinmeier, İran’a yönelik saldırıları eleştirmişti Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran yönelik saldırılarını ve Almanya hükümetinin bu konudaki tutumunu eleştirerek, "Uluslararası hukuk ihlallerini ihlal olarak adlandırmamak dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Bununla Gazze Savaşı'nda zaten uğraşmak zorunda kaldık. İran Savaşı'nda da bununla uğraşmak zorundayız çünkü bu savaş uluslararası hukuka aykırıdır. Bu savaş siyasi açıdan feci bir hatadır. Eğer savaşın amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa, bu savaş gerçekten önlenebilir ve gereksiz bir savaştır" açıklamasında bulunmuştu.

Arakçi'den Laricani’nin ölümü sonrası açıklama! Haber

Arakçi'den Laricani’nin ölümü sonrası açıklama!

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgesel gerilim, suikastlar, ateşkes tartışmaları ve İran’ın nükleer doktrinine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin saldırılarda hayatını kaybetmesine değinen Arakçi, ABD ve İsrail’e tepki göstererek, "ABD ve İsraillilerin şu gerçeği neden hala anlamadıklarını bilmiyorum. İran İslam Cumhuriyeti; yerleşik siyasi, ekonomik ve sosyal kurumlara dayanan güçlü bir siyasi yapıya sahiptir. Bir kişinin varlığı ya da yokluğu, yerleşik kurumlara dayanan güçlü siyasi yapımızı etkilemez. Elbette bireylerin rolü vardır ve herkes bir şekilde etki sahibidir ancak önemli olan İran’ın siyasi sisteminin sağlamlığıdır" ifadelerini kullandı. "Herkes hedef alınabilir" Suikasta uğrama ihtimaline ilişkin bir soruya yanıt veren Arakçi, son gelişmelere dikkat çekerek "Herkes hedef alınabilir. Düşmanların hiçbir yer ya da kişiyi hedef almaktan çekinmediğini gördük. Şu ana kadar 53 hastane ve çok sayıda okul hedef alındı. Banka şubeleri ve birçok konut binası da vuruldu. Siyasi şahsiyetler, siviller, bilim insanları ve üniversite hocaları da hedef alındı. Hatta dışişleri bakanı da hedef olabilir. Ancak biz ülkemizin hedefleri ve çıkarları için çalışıyoruz. Gerekirse bu hedefler uğruna canımızı da feda ederiz" dedi. "Savaşı biz genişletmedik" ABD’yi bölgedeki gerilimin tırmanmasından sorumlu tutan Arakçi, "Biz savaşı genişletmedik, bu zaten savaşın doğasında olan bir durum ve bunu daha önce bölgedeki dostlarımıza da açıkça söylemiştik. ABD bize saldırdığında, füzelerimiz ve insansız hava araçlarımız ABD topraklarına ulaşamadığı için, karşılık olarak bölgedeki askeri üslerini ve askeri varlıklarını hedef almak zorunda kalıyoruz. Ancak bu varlıklar ne yazık ki bölgeye yayılmış durumda ve dost ülkelerin topraklarında bulunuyor" dedi. "Sivil hedefleri vurmadık" İran’daki sivil yerleşimlere yönelik saldırılara dikkat çeken Arakçi, "Dünyanın İran’daki yerleşim bölgelerine yönelik saldırılar hakkında neden sessiz kaldığına şaşırıyorum. Kesinlikle komşu ülkelerde sivil hedefleri hedef almadık. Bazı durumlarda istenmeyen sonuçlar yaşanmış olabilir ancak bu bizim niyetimiz değildi. Kendimizi yalnızca düşmanın resmi üsleriyle sınırlamadık. ABD güçlerinin bulunduğu her yer ve onlara ait tüm tesisler hedef alındı. Bu noktaların bazıları şehir merkezlerine yakın olabilir ve bu bizim değil, ABD’nin sorumluluğudur. ABD, kendi güçlerini askeri üslerden çıkararak şehir içindeki otellere taşıdı. Genel olarak bölgeyi bu duruma getiren de ABD’nin bu tutumudur" ifadelerini kullandı. "Özür dilemek güç ve onur göstergesidir" Arakçi, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın komşu ülkelere yönelik özür mesajına değinerek, "Pezeşkiyan son derece açık konuştu. Bizim ülkemizde özür dilemek güç ve onur göstergesidir ve bundan çekinmeyiz. Pezeşkiyan’ın bölge halkına yönelik özrü, onların karşı karşıya olduğu zor şartlara duyulan saygının bir ifadesidir. ABD bize saldırdı, biz de karşılık verdik ancak buna rağmen zarar gören bölge halkından özür diledik. Bu da sistem içinde herhangi bir görüş ayrılığı olmadığını göstermektedir" dedi. "Trump’ın açıklamaları diyalog ortamını zedeledi" Pezeşkiyan’ın açıklamalarının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya paylaşımına tepki gösteren Arakçi, "ABD Başkanı, bu özrü zayıflık olarak değerlendirdi ve İran’ın yenildiğini iddia etti. Üstelik bunu son derece hakaret içeren bir dil kullanarak yaptı. Trump’ın bu paylaşımı, İran ile bölge ülkeleri arasında oluşabilecek yeni bir diyalog ve yumuşama ortamını daha baştan engelledi" dedi. "Bu savaş ABD’nin tercihidir" Arakçi, mevcut savaşın sorumlusunun ABD olduğunu yineleyerek, "ABD, sadece kendi halkına değil bizim halkımıza, bölge halkına ve hatta gelecekte tarihe karşı da hesap vermelidir. Bu, ne bizim ne ABD halkının ne de bölgenin savaşı değil. Bu ABD’nin kendisinin seçtiği bir savaştır" şeklinde konuştu. "Halkımızın canını riske atamayız" İran’ın önceliğinin kendi halkının güvenliği olduğunu vurgulayan Arakçi, "Halkımız bizim en büyük dayanağımızdır. Hata yapan dostlarımız uğruna kendi halkımızın canını riske atamayız. Dostlarımız son 47 yılda ABD’ye askeri üsler sağladı ve bizim düşmanımız olan ABD ile yakın ilişkiler kurdu. ABD’ye çeşitli destekler sundular ve bunu hala sürdürüyorlar. Bazı dostlarımız ise İslam dünyasının en büyük düşmanı olarak gördüğümüz İsrail ile ilişki kurdu. Hatta bugün dahi bazı ülkeler topraklarının bize karşı kullanılmasına izin veriyor. Umarım dostlarımız 47 yıldır dost ve komşu olduğumuzu ancak bazı adımların bizi bugün bulunduğumuz noktaya getirdiğini anlarlar" dedi. "Ateşkese değil, savaşın bitmesine inanıyoruz" ABD ile muhtemel ateşkese ilişkin de konuşan Arakçi, "Biz ateşkese inanmıyoruz, savaşın sona ermesine inanıyoruz. Bu da savaşın tüm cephelerde tamamen bitmesi anlamına gelir. Bölgede kalıcı barışın sağlanması için savaş meselesinin bir kez ve tamamen çözülmesi gerekiyor. Lübnan’da, Yemen’de, Irak’ta, İran’da ve diğer bölge ülkelerini de kapsayan barışın tesis edilmesi gerekir" ifadelerini kullandı. "Nükleer doktrinimiz barışçıldır" İran’da yeni dini liderle birlikte nükleer doktrinin değişip değişmeyeceğine ilişkin soruya da yanıt veren Arakçi, "İran’ın nükleer doktrini her zaman barışçıl bir doktrin olmuştur. Biz her zaman olduğu gibi bundan sonra da nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanmak için çaba göstermeye devam edeceğiz. Fetva, onu veren kişiye bağlıdır. Yeni liderin bu konudaki fıkhi ya da siyasi görüşü hakkında şu an bir değerlendirme yapabilecek konumda değilim. Benim kanaatim, bu görüşün önceki politikalarımızdan çok farklı olmayacağı yönünde ancak net bir değerlendirme için liderin görüşünü açık şekilde ortaya koymasını beklemek gerekir. Zaten kendisinin sağlık durumu tamamen iyi ve süreci kontrol altında tutuyor" şeklinde konuştu.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hürmüz Boğazı düşmanlarımıza kapalıdır" Haber

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hürmüz Boğazı düşmanlarımıza kapalıdır"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran takvimine göre yılın son haftasında düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçen yılın İran için zor ancak gurur verici bir yıl olduğunu belirten Arakçi, "Bana göre geçtiğimiz yıl İran tarihinde benzersiz bir yıl oldu. İki savaş yaşadık. Birini geride bıraktık, diğeri ise devam ediyor. Ayrıca birçok şehit verdik. Ancak aynı zamanda gurur, onur ve iftiharla dolu bir yıl oldu. Düşmanların şartsız teslimiyet talebiyle başlattığı bir savaşla karşı karşıya kaldık, ancak 12 günün sonunda bu kez kendileri şartsız ateşkes istemek zorunda kaldı. Aynı senaryo bu kez daha büyük bir şiddet ve güçle yeniden tekrarlandı. Tüm imkanlarını seferber ederek bu kez o sonucu elde etmeye çalıştılar" dedi. "Hürmüz Boğazı düşmanlarımıza kapalıdır" Hürmüz Boğazı'na ilişkin de konuşan Arakçi, "Bugün, savaşın başlamasından yaklaşık 15 gün sonra, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için dün düşman saydıkları kişilere başvuruyorlar. Diğer ülkelerden gelip Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasına yardım etmelerini istiyorlar. Hürmüz Boğazı açık ancak düşmanlarımıza, yani ülkemize saldıranlara ve onların müttefiklerine kapalıdır" İfadelerini kullandı. "Ateşkes talebinde bulunmadık" İran'ın direnişi sürdüreceğini vurgulayan Arakçi, "ABD'ye hiçbir mesaj göndermedik ve ateşkes talebinde bulunmadık. Ancak bu savaş bir daha tekrarlanmayacak şekilde sona ermelidir. Ateşkes istemediğimizi söylememizin nedeni savaşa hevesli olmamız değildir. Bu kez savaş, düşmanlarımızın bu saldırıları ve saldırganlıkları bir daha tekrarlamayı akıllarından bile geçiremeyecekleri şekilde sona ermelidir. Sanırım şimdiye kadar iyi bir ders aldılar ve hangi milletle karşı karşıya olduklarını anladılar. Kendini savunma konusunda hiçbir tereddüt göstermeyen, gerektiğinde savaşı sonuna kadar sürdürmeye ve gerekli gördüğü her yere taşımaya hazır bir milletle karşı karşıyalar" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.