Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Araç Güvenliği

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Araç Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araç Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trafikte çarpışmayı analiz edip doğrudan yardım çağıran teknoloji tanıtıldı Haber

Trafikte çarpışmayı analiz edip doğrudan yardım çağıran teknoloji tanıtıldı

Drivee ve SecuritasAlarm iş birliğiyle geliştirilen yeni nesil araç güvenlik çözümü; saha ve araç filosu bulunan kurumlar için kaza anında sürücü müdahalesine gerek kalmadan otomatik alarm üreterek 7/24 hızlı acil yardım sürecini başlatıyor. Kaza öncesinde sürüş risklerini görünür kılan sistem, kaza anındaki anlık müdahaleyle de saha çalışanlarının can güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Gerçek çarpışma testleriyle doğrulanmış kaza algılama teknolojisi Donanım, yazılım ve veri analitiğiyle çarpışmaları anlık tespit eden Drivee, kaza anında güvenlik sürecini sürücü müdahalesi olmadan başlatıyor. İletilen alarm üzerine araçla 30 saniye içerisinde sesli temas kurarak durumu teyit eden Securitas Alarm operatörleri; ambulans, itfaiye ve emniyet ekiplerini anında harekete geçirerek tespitten müdahaleye kesintisiz bir operasyon yürütüyor. Aracın ağırlık merkezi dinamiklerini 6 eksende ölçerek 300’ün üzerinde sürüş parametresi üzerinden sürücü skorlaması oluşturan Drivee platformu; ADAS ve DMS teknolojileriyle yorgunluk, dikkat dağınıklığı, telefon kullanımı ve şerit ihlali gibi riskleri değerlendiriyor. Haftada 500 binden fazla seferin yapay zeka ile analiz edildiği sistemin kaza algılama teknolojisi ise gerçek çarpışma testleriyle doğrulanmış bulunuyor. Securitas Alarm Genel Müdürü Emre Erdal, Drivee teknolojisi ile kaza anında sürücü müdahalesi beklenmeksizin güvenlik sürecinin devreye alındığını belirtti. Erdal sözlerine şöyle devam etti: "Drivee teknolojisi yalnızca kaza anına odaklanmıyor. Aracın ağırlık merkezi dinamiklerini 6 eksende ölçerek 300’ün üzerinde sürüş parametresi ve olay tipi üzerinden sürücü skorlaması oluşturuyor. Securitas olarak 30 yılı aşkın bir süredir alarm izleme merkezi işletmeciliği yapıyoruz. 80 binin üzerinde alarm sistemine ya da sahada kurulu olan güvenlik sisteminden alarm izleme merkezimize sinyal alıyoruz ve bunları 7/24 değerlendiriyoruz. Buradaki iş birliğinde Drivee’nin teknolojisini kullanıyoruz. Çarpışma algılama teknolojisiyle bir araçta sürücü güvenliği için bir alarm oluştuğunda bu alarm izleme merkezine çok hızlı bir şekilde ulaşıyor. Merkezdeki operatörler de çok hızlı bir şekilde yöneterek gerekli durumda bir kazada polisi, itfaiyeyi, ambulansı çağırabiliyor. Böylece sürücü güvenliği boyutunda proaktif bir şekilde müdahale imkanı oluşturuyoruz. Şirket olarak evlere güvenlik sistemi kuruyoruz. Birçok kurumsal şirketinde tesisinde, fabrikasında güvenlik sistemimiz mevcut. Aslında biz evden işe giderken kurumsal müşterilerinin çalışanlarının da güvenli seyahat etmelerini istiyoruz. Taksiler de hedef kitlemiz olabilir. Orada taksi şoförünün güvenliği de hedef kitle olabilir. Potansiyel olarak servis güvenliği, öğrencilerin güvenliği de hedef kitlemiz arasında. Öğrencilerimizin de evlerinden okullarına, okullarından evlerine güvenli bir şekilde dönmelerini desteklemek istiyoruz." "Araç güvenliğini kaza anıyla sınırlamıyoruz" Drivee Genel Müdürü Murat İdil, araç güvenliğini sadece kaza anıyla sınırlamadıklarını ve kaza öncesinden başlayan bütünsel bir süreç yürüttüklerini söyledi. Bağlantılı araç teknolojilerinde sadece konum bilgisinin yeterli olmadığını vurgulayan İdil, şu değerlendirmelerde bulundu: "Araç bağlantılı teknolojilerde geldiğimiz noktada araç içerisinden sadece nerede olduğunu almak yeterli olmuyor. Platform olarak araç içerisinde sürücü güvenliği öncelikli olmak üzere araç güvenliği ve firmanın malının güvenliğini sağlıyoruz. Kaza olmadan önceki kaza riskini algılayıp önlem alınması için firmalara bilgi veriyoruz. Kaza olması halinde 30 saniye gibi bir süre içerisinde bu cihaz üzerinden bağlanarak sürücüye anlık olarak yardım sağlıyoruz ve kolluk kuvvetlerini gönderiyoruz. Duruma göre ambulans, polis veya jandarma yönlendirmesini aktif olarak sağlayabiliyoruz. Cihaz üzerinde iki tuşumuz, mikrofon ve hoparlör yer alıyor. Dikiz aynasının yanında bir kol durumunda yer alıyor. Acil bir durumda kırmızı tuşa basıldığında anlık olarak ambulans yönlendirmesini yapabiliyoruz. Veya araç üzerindeki bir lastikle ilgili problem olduğunda yeşil tuşa basılması durumunda yine 30 saniye gibi bir sürede müşterilerimize bağlanarak yardım sağlayabiliyoruz."

Göçmen kaçakçılığında tır sürücüsüne emsal ceza Haber

Göçmen kaçakçılığında tır sürücüsüne emsal ceza

Uluslararası taşımacılıkta Türkiye merkezli faaliyet gösteren lojistik şirketine ait tırda 7 kaçak göçmen yakalandı. Şirkete binlerce euro idari para cezası kesildi. Yıllar süren davada son sözü söyleyen Bölge Adliye Mahkemesi, tır şoförünün, ‘dorse delinmiş, kaçaklar delikten içeri girmiş’ ifadesinin hayatın olağan akışına ters olduğuna hükmetti. Uluslararası nakliyat şirketinde şoför olarak çalışan N.G.’nin kullandığı tır, İngiltere’de güvenlik güçlerince durduruldu. Dorsede yapılan aramada 7 kaçak göçmen yakalandı. Sürücü, tırı limana terk ederek kaçtı. Olay İngiliz polis departmanınca tutanak altına alındı, şirkete on binlerce euro ceza kesildi. Şirket göçmen kaçakçılığına karıştığı iddiasıyla N.G.’yi işten çıkardı. İş Mahkemesi’nin kapını çalan tır şoförü, iş sözleşmesinin işveren vekili tarafından sözlü olarak sona erdirildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Karşı dava açan şirket avukatı ise davacının sevk ve idaresindeki tır ile 7 kişiyi yasa dışı yollardan İngiltere’ye geçirmeye çalıştığının İngiltere makamları tarafından tespit edilerek tutanak altına alındığını, davacının Şirkete haber dahi vermeden aracı Trieste Limanı’nda terk ederek kaçtığını dile getirdi. N.G. ile gerek yurt dışındayken gerek yurda döndüğünde görüşülmek istendiyse de bu isteği kabul etmediğini ve iletişime geçmediğini, davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarının şirketi zarara uğratması, şirket aracını terk ederek kaçması, sonrasında şirkete açıklama yapmaya dahi gelmeyerek devamsızlık yapması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini öne sürdü. İş Mahkemesi; davacıya kaçak göçmenlerle ilgili eğitim verildiğine ilişkin delil sunulmadığı, davacının "Araç Güvenliği ve Kaçak Göçmenlik Tedbirleri ile İlgili Şirket Kuralları" başlıklı belgeyi imzalamasının tek başına kusurlu kabul edilmesi için yeterli olmadığı, dolayısıyla göçmenlerin davacının kullandığı araca binmesinde davacının kusuru bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne hükmetti. Birleşen davanın ise reddine karar verildi. Asıl davada davalı- karşı ve birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, dosyayı gündemine aldı. İlk Derece Mahkemesince; göçmenlerin araca ne şekilde girdiğine ve davalının yardımıyla araca bindiklerine dair delil sunulmadığı hatırlatıldı. Davalıya kaçak göçmenlerle ilgili yeterli eğitim verildiğinin ispat edilemediği, "Araç Güvenliği ve Kaçak Göçmenlik Tedbirleri ile İlgili Şirket Kuralları" başlıklı belgenin imzalatılmasının tek başına davalıyı kusurlu kılmaya yetmeyeceği vurgulandı. Kararda, ‘’Dosyaya sunulan gazete haberlerinin de şoförlerin haberi olmaksızın yaşanan benzer olayları yansıttığı gerekçesiyle davalının kusurlu olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki bu sonuç dosya kapsamı ve hayatın olağan akışı ile bağdaşmamaktadır. Öncelikle, dorse kapısının kırıldığına ya da dorsenin herhangi bir yerinden delindiğine ilişkin dosyada bir tespit bulunmamaktadır. Bu durumda 7 adet kaçak göçmenin kapalı bir dorsede kendiliğinden saklamamasının güçlüğü ve aracın bütünlüğüne ilişkin teknik gerçekler bir arada değerlendirildiğinde, göçmenlerin dorseye davalı işçinin bilgisi ve rızası dâhilinde alındığının kabulü hayatın olağan akışına uygun olan sonuçtur. Bu itibarla; gerek göçmenlerin dorseye girişine ilişkin hayatın olağan akışından çıkan sonuç, gerekse davalının kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemesi birlikte değerlendirildiğinde; davalının tazminat sorumluluğunu doğuran kusurunun sabit olduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir’’ denildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.