Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Arabuluculuk

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Arabuluculuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arabuluculuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Pezeşkiyan: "ABD uluslararası hukuka bağlı kaldığı takdirde bir anlaşmaya varmak imkansız değil" Haber

Pezeşkiyan: "ABD uluslararası hukuka bağlı kaldığı takdirde bir anlaşmaya varmak imkansız değil"

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Rusya Devlet Başkan Vladimir Putin telefonda görüştü. Görüşmede, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ele alındı. Pezeşkiyan görüşmede Putin’e ABD ile bir anlaşmanın mümkün olduğunu belirterek, "İran, bölgede kalıcı barış ve güvenliği teminat altına alacak dengeli ve adil bir anlaşmaya varmaya tamamen hazır" ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan ayrıca, "Kırmızı çizgimiz, İran halkının ulusal çıkarları ve haklarıdır. ABD uluslararası hukuki çerçevelere bağlı kaldığı takdirde bir anlaşmaya varmak imkansız değil" dedi. Pezeşkiyan, İran'ın bölge dışı ülkelerin varlığı veya müdahalesi olmaksızın, bölgenin kendi barış ve güvenliğini tesis etmek adına komşularıyla iş birliği ve dayanışmaya hazır olduğunu aktardı. İran ve ABD arasında arabuluculuk çabalarına destek Putin'in ise görüşmede, ABD ve İsrail'in savaş tazminatı ödemesi ve saldırganlığın tekrarlanmasını önlemek amacıyla İran'a uzun vadeli güvenlik garantileri sunulması gerektiğini belirtti. Putin, İran halkının hasımlarının saldırılarına karşı sergilediği tarihi ve cesur direnişi takdir ederek İran'ın bu cesaretinin dünyanın pek çok bölgesinde dikkat çektiğini ve hayranlık uyandırdığını belirtti. Bazı ülkelerin arabuluculuk yapma ve gerilimi azaltmaya yardımcı olma yönündeki diplomatik çabalarına da değinen Putin, Rusya'nın bu tür girişimleri desteklediğini ve gerginliğin düşürülmesine yönelik çabalara katkıda bulunmaya hazır olduğunu ifade etti.

Adalet Bakanı Gürlek: "Güçlü bir ekonomi ancak öngörülebilir bir hukuk düzeni ve güven veren bir adalet sistemi üzerine kalıcı hale gelecektir" Haber

Adalet Bakanı Gürlek: "Güçlü bir ekonomi ancak öngörülebilir bir hukuk düzeni ve güven veren bir adalet sistemi üzerine kalıcı hale gelecektir"

Bakan Gürlek, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu toplantısında DEİK yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Bakan Gürlek, DEİK Genel Merkezindeki toplantıda, iş dünyasının temsilcileriyle Türkiye ekonomisi, yatırım ortamı ve yargı alanındaki çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. DEİK’in Türkiye’nin ticari diplomasisinde önemli bir görev üstlendiğini belirten Bakan Gürlek, Türk iş dünyasının dünyanın farklı coğrafyalarında daha güçlü ve görünür hale gelmesinde kurulun önemli katkısı bulunduğunu söyledi. Ülkelerin gücünün artık yalnızca siyasi ve askeri kapasiteleriyle ölçülmediğini belirten Bakan Gürlek, "Türk iş dünyasının dünyanın dört bir yanında daha güçlü, daha görünür ve daha etkin olmasında DEİK’in ortaya koyduğu bu gayretin ve iradenin önemi oldukça büyüktür. Çünkü artık ülkelerin gücü yalnızca siyasi veya askeri kapasiteleriyle değil, üretim güçleriyle, ticaret hacimleriyle ve dünyada kurdukları ekonomik bağlarla da ölçülmektedir" dedi. Türkiye’nin güçlü bir orduya ve savunma kapasitesine sahip olduğunu belirten Bakan Gürlek, iş dünyasının üretim, yatırım ve istihdam yoluyla ülkenin kalkınmasına önemli katkılar sunduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Devletimizin açtığı her yeni kapının ticaretle, yatırımla ve üretimle kalıcı hale gelmesini sağlayan en önemli güçlerden biri de sizlersiniz. Şunu hepiniz fark etmişsinizdir ki artık savaşların asli sebeplerinden birinin ticari avantaj sağlamak olduğu bariz bir gerçek haline gelmiştir." Küresel ölçekte yaşanan mücadelelerin ekonomik boyutuna vurgu yapan Bakan Gürlek, güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma modeli oluşturamayan ülkelerin dış müdahalelere açık hale geldiğini kaydetti. "Ekonomik bağımsızlık milli bağımsızlıktan ayrılmaz" Bakan Gürlek, "Günümüzde mücadele yalnızca cephede değil, ticarette, enerjide, teknolojide, üretimde ve finans sistemlerinde de verilmektedir. Bir ülkenin ekonomik bağımsızlığını kaybetmesi zaman içerisinde siyasi karar alma iradesinin de zayıflaması anlamına gelecektir. İşte bu nedenle ekonomik bağımsızlığı, milli bağımsızlığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" diye konuştu. "Türkiye’nin müzakereci, barışçıl ve yapıcı tutumunu aynı zamanda ticari kazanımları da tahkim edebilmelidir" Enerji yolları, ticaret koridorları, kritik madenler ve teknolojinin küresel güç mücadelesinin önemli unsurları haline geldiğini anlatan Bakan Gürlek, "Türkiye, bölgesinin tüm jeopolitik avantajlarını kullanarak çevresindeki savaş ve gerginliklerde ortaya koyduğu müzakereci, barışçıl ve yapıcı tutumunu aynı zamanda ticari kazanımları da tahkim edebilmelidir. Bu konuda bizlere de sizlere de oldukça önemli sorumluluklar düşmektedir" dedi. Diplomaside oluşturulan güven ortamının kalıcı ticari ortaklıklara dönüştürülmesi gerektiğini belirten Bakan Gürlek, reel sektörün Türkiye ekonomisinin omurgası olduğunu söyledi. "Güçlü bir ekonomi ancak öngörülebilir bir hukuk düzeni ve güven veren bir adalet sistemi üzerine kalıcı hale gelecektir" Türkiye Yüzyılı vizyonunun adalet alanındaki karşılığını "Adaletin Yüzyılı" hedefi olarak tanımlayan Bakan Gürlek, şöyle konuştu: "Siz üretirken, yatırım yaparken ve yeni pazarlara açılırken devletimizin bütün kurumlarıyla yanınızda olduğunu bilmenizi isterim. Güçlü bir ekonomi ancak öngörülebilir bir hukuk düzeni ve güven veren bir adalet sistemi üzerine kalıcı hale gelecektir. Bizim görevimiz reel ekonomimiz üzerinde geçmişten gelen mevzuat yüklerini ya da hukuki boşluklardan kaynaklanan baskıları tek tek ortadan kaldırmaktır. İş insanlarımız önünü görebilmeli, yatırımcımız hukuk düzenine güvenmeli ve ekonomik faaliyetler gereksiz bürokratik ya da hukuki engellere takılmadan yoluna devam edebilmelidir." "Çıkar amaçlı suç örgütü yapılanmalarıyla mücadele etmeye devam edeceğiz" Yargının ekonomik hayatı tehdit eden çıkar amaçlı suç örgütleriyle mücadelesini sürdüreceğini ifade eden Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ekonomimizi zehirleyen çıkar amaçlı suç örgütü yapılanmalarıyla mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Üretenin, yatırım yapanın, istihdam sağlayanın karşısına hukuk dışı yollarla çıkan yapılara karşı da mücadelemizi sürdüreceğiz. Ekonomik düzenin güvenliği, hukuk devletinin asli sorumluluklarından biridir. Çünkü yatırım ortamının güvenliği yalnızca mevzuatın sağlamlığıyla değil, ekonomik hayatı tehdit eden hukuk dışı yapıların etkisiz hale getirilmesiyle ancak mümkündür." Bakan Gürlek, ticari davaların uzun sürmesinin iş dünyasının önemli sorunlarından biri olduğunun farkında olduklarını belirterek, İstanbul’daki ticaret mahkemelerini tek çatı altında topladıklarını söyledi. Yargılamalarda hedef süre uygulamasına büyük önem verdiklerini belirten Adalet Bakanı Gürlek, UYAP üzerinden dava açıldığı anda dosyanın öngörülen tamamlanma süresinin belirlendiğini anlattı. Hâkimlerin hedef sürelere uymasına yönelik denetimin artırıldığını belirten Bakan Gürlek, sürenin hâkimin kendisinden kaynaklanan nedenlerle aşılması halinde idari ve disiplin süreçlerinin gündeme geleceğini ifade etti. "Azimle çalışıyoruz" Mahkemelerdeki dosya ve personel yoğunluğunun da teknolojik imkanlarla takip edildiğini anlatan Bakan Gürlek, iş yükü veya personel yetersizliği bulunan noktalara daha hızlı müdahale edeceklerini vurgulayarak şöyle konuştu: "Adalet Bakanlığı olarak yasal düzenlemeleri eksiksiz ve daha işlevli hale getirmek, iç ve dış hukuk güvencelerini sağlayan yasal çerçeveleri oluşturmak, çağın gerçeklerine uygun mevzuatı hayata geçirmek, uluslararası tahkim mekanizmalarının etkin işlemesini destekleyecek hukuk diplomasisi kanallarını geliştirmek bizim temel görevlerimizden birisidir. Bu konuda önemli adımlar attığımızı düşünüyorum. Ticaret mahkemelerinin ihtisas alanlarını geliştirip yapısal güçlerini artırmak, hızlı ve adil yargısal süreçler yürütmek, yatırım ve istihdamı destekleyen hukuk devleti ilkelerini sonuna kadar tahkim etmek de bu anlayışın devamıdır. Bunu çok iyi biliyor ve bu yönde azimle çalışıyoruz." Uluslararası ticaret ve yatırım uyuşmazlıklarına ilişkin çalışmalara da değinen Bakan Gürlek, 29 Mayıs 2026’da Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Tahkim Daire Başkanlığını kurduklarını hatırlattı. Yargılamaların uzamasındaki önemli nedenlerden birinin gereksiz bilirkişi incelemeleri olduğunu dile getiren Bakan Gürlek, bilirkişilik sisteminde kapsamlı düzenlemeler yaptıklarını ve yeni çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Hâkimin hukuki değerlendirmeyi bilirkişiye bırakamayacağını vurgulayan Bakan Gürlek, dosyaların yalnızca teknik uzmanlık gerektiren konularda bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini söyledi. İş davalarının daha kısa sürede kesinleşmesi için istinaf kapasitesini artırdıklarını belirten Bakan Gürlek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde iş davalarına bakan yeni dairelerin kurulduğunu ve hedef süre uygulamasının istinaf aşamasında da geçerli olduğunu söyledi. Hukuki öngörülebilirliğin yatırım ortamının temel unsurlarından biri olduğunu belirten Bakan Gürlek, arabuluculuk sisteminin dava yükünün azaltılmasında önemli başarı sağladığını ifade ederek, yeni düzenlemelerle bazı uyuşmazlık türlerinin de arabuluculuk kapsamına alınması üzerinde çalıştıklarını kaydetti. "İstişare, daha güçlü hukuk ve yatırım ortamının vazgeçilmez unsurudur" İş dünyasının sahadaki tecrübelerinin mevzuat çalışmalarına katkı sağlamasını önemsediklerini vurgulayan Bakan Gürlek, "İstişareyi daha güçlü bir hukuk ve yatırım ortamının vazgeçilmez unsurlarından biri olarak görüyoruz" diye konuştu. Adalet Bakanı Gürlek, Adalet Bakanlığının yatırım ve üretimin önündeki hukuki engelleri azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, devletin bütün kurumlarıyla üreten, yatırım yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan iş dünyasının yanında olduğunu kaydetti. DEİK Başkanı Nail Olpak’ın ev sahipliğinde DEİK genel merkezinde yapılan toplantıda Bakan Gürlek yönetim kurulu üyelerinin görüş ve önerilerini de dinledi.

BTSO TAM, tahkim alanında etkinliğini artırıyor Haber

BTSO TAM, tahkim alanında etkinliğini artırıyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye'de oda ve borsalar arasında kurulan ilk tahkim ve arabuluculuk merkezi olma özelliğini taşıyan BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi (BTSOTAM), tahkim alanında daha etkin ve iş dünyasının ihtiyaçlarına daha güçlü cevap verecek yeni bir yapılanmayla faaliyetlerini sürdürecek. BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, önceki dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk ile yargı camiası temsilcileri katıldı. Toplantıda, merkezin tahkim alanındaki kurumsal kapasitesinin artırılması ile iş dünyasına daha hızlı, güvenilir ve etkin uyuşmazlık çözüm hizmeti sunacak yeni uygulamalar ele alındı. “İş Dünyamızın İhtiyaçlarına Daha Güçlü Destek Vereceğiz” Türkiye’de odalar ve borsalar arasında ilk kez 2015 yılında BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’ni kurduklarını söyleyen Başkan Burkay, “Bu merkez sayesinde üyelerimiz, ihtilaflarını mahkeme süreçlerine göre çok daha kısa sürede, daha yapıcı ve daha uzlaşmacı bir yaklaşımla çözüme kavuşturma imkânı buldu. Bugün ise bu birikimi yeni bir aşamaya taşıyoruz. BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’mizin tahkim boyutunu daha işlevsel ve iş dünyamızın ihtiyaçlarına daha güçlü cevap verecek bir yapıya kavuşturuyoruz. Bizim medeniyetimizde ticaret, ahlakla; kazanç, sorumlulukla; rekabet ise hakkaniyetle birlikte düşünülmüştür. Bu anlayışın en güzel örneklerinden biri ahilik teşkilatıdır. Ahilikte hakem heyetleri, ticari uyuşmazlıkları mahkemeye taşımadan, mesleğin piri ve dürüstlüğüyle temayüz etmiş ustalar eliyle, rızaya dayalı olarak çözerdi. Zaman akıp lonca teşkilatına evrildiğinde de bu gelenek bozulmadı. Loncalardaki "Yiğitbaşı" ve "İhtiyar Heyetleri", uyuşmazlıklarda birer hakem gibi rol oynayarak ticaretin durmaksızın, güvenle akmasını sağladı. Osmanlı döneminde ise bu yapı hukuki bir zemine oturtularak Mecelle ile taçlandırıldı. İşte Tahkim Merkezimiz, ahilikten loncalara, Mecelle'den günümüz modern hukukuna uzanan bu muazzam zincirin en son ve en parlak halkasıdır. Yani bugün dünyada modern bir konsept gibi sunulan tahkim, aslında bizim yabancısı olduğumuz bir şey değil bizim öz malımız, bizim ahilik geleneğimizdir.” dedi. “Bursa İş Dünyası İçin Güçlü ve Etkin Bir Merkez Oluşturmayı Hedefliyoruz” Başkan Burkay, BTSO TAM bünyesinde oluşturulan yeni yapılanmayla üyelerin uyuşmazlıklarını daha hızlı, uzman odaklı ve ticari itibarı koruyan bir zeminde çözüme kavuşturmayı hedeflediklerini söyledi. Tahkimin ticaretin hızına uygun, sektör dinamiklerini bilen uzmanlar eliyle çözülmesini sağladığını belirten Burkay, “Tahkim aynı zamanda ticari sırların, şirket itibarının ve iş ilişkilerinin korunması bakımından da büyük önem taşıyor. Bursa gibi üretim, ihracat ve sanayi gücü yüksek bir şehirde uyuşmazlıkların etkin şekilde çözüme kavuşması ekonomik hayatın sürekliliği açısından kritik öneme sahip. Hedefimiz, işletmelerimizin enerjisini ihtilaflarla tüketmek yerine üretime, yatırıma, ihracata ve istihdama yönlendirmektir. Bu doğrultuda iş dünyamızın ticari sözleşmelerine BTSOTAM tahkim şartını eklemesini önemsiyoruz. Böylece şirketlerimiz daha hızlı, öngörülebilir ve kurumsal bir çözüm mekanizmasına kavuşacak, uzun yargı süreçlerinin oluşturduğu zaman kaybı ve maliyetlerden korunacaktır. BTSO olarak gelenekten aldığımız uzlaşma kültürünü modern tahkim sistemiyle buluşturarak Bursa iş dünyası için güçlü ve etkin bir merkez oluşturmayı amaçlıyor, bakanlıklarımızla birlikte Bursa Business School'da tahkim çalıştayları ile merkezimizde eğitim ve akreditasyon programları düzenlemeyi planlıyoruz.” dedi. “Hızlı, Şeffaf ve Çözüm Odaklı” Tahkim ve arabuluculuk sistemine bakışının zaman içinde büyük bir dönüşüm geçirdiğini söyleyen önceki dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, “Bir dönem bu uygulamalara karşı çıkanlardan biriydim. Ancak sürecin içinde yer aldıktan ve uygulamadaki katkılarını yakından gördükten sonra özellikle ticari uyuşmazlıkların hızlı, etkin ve sosyal barışı koruyan bir anlayışla çözülmesi açısından tahkim ve arabuluculuğun vazgeçilmez olduğunu gördüm. Bugün hedefimiz, BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’ni iş dünyasının güvenle başvuracağı, hızlı, şeffaf ve çözüm odaklı bir merkez haline getirmek. Bu doğrultuda akredite firma sistemi, güçlü bir Tahkim Divanı, uzman hakem havuzu oluşturuyoruz. Amacımız şirketlerin yıllarca süren yargı süreçleri nedeniyle zaman ve değer kaybetmesini önlemek; özellikle aile şirketleri ve ortaklık yapılarının uzun süren hukuki ihtilaflarla yıpranmasının önüne geçerek şirketlerin sürdürülebilirliğine ve geleceğe kesintisiz devamlılığına katkıda bulunmaktır. Uyuşmazlıkları hızlı biçimde sonuçlandırarak işletmelerin üretime, yatırıma ve büyümeye odaklanmasını sağlamak istiyoruz.” diye konuştu. “Bursa’nın Bu Alanda Örnek Bir Merkez Haline Gelmesini Amaçlıyoruz” Hedeflerinin yalnızca Bursa’daki uyuşmazlıkları çözmek değil aynı zamanda ulusal ve uluslararası ölçekte güven duyulan bir tahkim merkezi oluşturmak olduğunu söyleyen Birkan, “Bugün milyarlarca dolarlık ticari uyuşmazlıkların yurt dışında çözüldüğünü görüyoruz. Güçlü bir kurumsal yapı, nitelikli hakem kadrosu ve güven veren bir sistemle Bursa’nın bu alanda örnek bir merkez haline gelmesini, ülkemizin hukuki birikimine ve ticaret hayatına önemli katkılar sunmasını amaçlıyoruz. Bizim için tahkim ve arabuluculuğun en önemli çıktısı yalnızca uyuşmazlıkları çözmek değildir. Asıl hedefimiz, tarafların ilişkilerini koruyarak uzlaşma kültürünü güçlendirmek, uzun ve yıpratıcı dava süreçleri yerine hızlı, adil ve kalıcı çözümler üreterek hem iş dünyasına hem de toplumsal barışa katkı sağlamaktır.” dedi. “Yatırımcının Güveni Artacak” Bursa Valisi Erol Ayyıldız, tahkim ve alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının, hukuk sistemi için yeni kavramlar olmadığını söyledi. Birçok düzenlemenin temelinde bu anlayışın izlerinin görüldüğünü söyleyen Vali Ayyıldız, “Önemli olan bu birikimi günümüzün ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirerek ticari hayatın beklentilerine cevap verebilen bir yapıya dönüştürmek. Özellikle yatırım ortamının güçlenmesi için uyuşmazlıkların hızlı, öngörülebilir ve güven veren süreçlerle çözülebilmesi büyük önem taşımaktadır. İş dünyası yalnızca adil kararlar değil aynı zamanda ticari hayatın dinamiklerini anlayan ve zaman kaybını en aza indiren bir hukuk sistemi bekliyor. Tahkim ve arabuluculuk mekanizmalarının bu anlayışla güçlendirilmesi, hem yatırımcı güvenini artıracak hem de ticari faaliyetlerin kesintiye uğramadan sürdürülmesine katkı sağlayacak. Bu yaklaşımın, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar açısından ülkemizin rekabet gücünü destekleyen önemli bir unsur olacağına inanıyorum.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.