Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ar-Ge

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor Haber

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor

Üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemin kapılarını aralayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamanın pilot merkezlerinden biri yaparak öğrencilerin eğitim dönemlerini doğrudan işletmelerde geçirmesini sağlayacak kritik iş birliği protokolünü hayata geçirdi. BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, "Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz" dedi. "Teknoloji değişiyorsa beceriler de değişecek" İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, "Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir" ifadelerini kullandı. "GUHEM lisemizi 15 Eylül'de açıyoruz" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, "GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, "Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz" dedi. Yeni uygulamanın "uzatılmış staj" olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. Eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağ güçlendirilecek Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. "Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz." diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, "Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak" sözleriyle açıkladı. Özvar, "Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum" dedi. Vali Ayyıldız: "Gençler geleceğe daha donanımlı hazırlanacak" Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, "Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz." dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Eğitim programları sektörle birlikte oluşturulacak Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

Matlı'dan Etkileyici Bursa Ekonomisi Vizyonu Haber

Matlı'dan Etkileyici Bursa Ekonomisi Vizyonu

Bursa ekonomisine 2040 perspektifi: 6 dönüşüm ekseni, 28 büyük hamle, 46 somut çözüm Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa basınının yoğun katılım gösterdiği NOSAB’ta bulunan Gastro Sanayi’de düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı – Vizyon 2040”ı kamuoyuna açıkladı. Matlı, Bursa’nın üretim ve ticaret gücünü teknolojiye, markaya, yeni pazarlara ve kalıcı refaha taşıyacak bütüncül bir yönetim sistemi ortaya koydu. 70 meslek komitesinden 2 bin 425 üyeyle gerçekleştirilen görüşmelerin, 300 saati aşan toplantıların ve 12 uzmandan oluşan çalışma ekibinin katkılarıyla hazırlanan plan; 6 ana dönüşüm ekseni, 28 büyük dönüşüm hamlesi ve 46 yüksek etkili çözümden oluşuyor. Matlı, 2040’ın Bursa’nın uzun vadeli ekonomik yönünü, 2026-2030 döneminin ise ilk uygulama, sonuç alma ve hesap verme programını ifade ettiğini söyledi. Birleşmiş Milletler’in küresel kent dönüşümlerinde tercih ettiği süre olan 15 yıllık bir dönemi temel aldıklarını beyan eden Matlı, basın toplantısına Kapalıçarşı’da başlayan yolculuklarını sanayinin kalbinde sürdürdüklerini belirterek başladı. Matlı, “Bugün burada yalnızca bir program açıklamak için değil, 60 bin üyenin biriken itirazını, talebini ve gelecek iradesini seslendirmek için bulunuyoruz” dedi. “Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki farktır. İsraf doğru kaynağı, yanlış önceliğe bağlamaktır. ” Konuşmasında mevcut BTSO yönetimine yönelik eleştirilerde de bulunan Matlı, aynı projelerin farklı tarihler ve isimlerle yeniden açıklanmasının Bursa’ya zaman kaybettirdiğini söyledi. TEKNOSAB’ın doluluk oranının on yılı aşan sürenin sonunda yüzde 9,4 düzeyinde kaldığını, yeni genişleme alanı diye duyurulan yerlerin, görselde olduğunu varlığında o alana tüm söylenenlerin sığmayacağını ancak hızlıca yapılan şeylerin üyenin ihtiyaçlarını çözmediğini belirten Matlı, fizibilitesi ve finansman modeli tamamlanmadan açıklanan yeni projelerin “vizyon” olarak sunulamayacağını ifade etti. Matlı, şöyle konuştu: “Bu bir kişisel polemik değildir. Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki açık farktır. Mevcut anlayış proje sayısını, bina büyüklüğünü ve faaliyetleri anlatıyor. Biz, üyemizin kazandığı zamanı, azalan maliyetini, ulaştığı finansmanı, yeni müşterisini ve cirosunu anlatacağız. İsraf yalnızca fazla para harcamak değildir. Doğru kaynağı yanlış önceliğe bağlamak da israftır. Eski vaatleri yeniden açıklamak ise Bursa’nın zamanını ve güvenini israf etmektir.” Göreve geldiklerinde bütçenin, iştirak faaliyetlerinin, proje harcamalarının ve her yatırımın ürettiği ekonomik değerin açık biçimde paylaşılacağını belirten Matlı, bağımsız denetimin düzenli işleyeceğini ve BTSO kaynaklarının 60 bin üyenin rekabet gücüne yönlendirileceğini vurguladı. Birinci eksen: Üyenin önündeki engeller kaldırılacak, cebi rahatlatılacak İlk eksen dönüşümün önündeki engelleri kaldır. Bu kapsamda, BTSO artık üyeyi binasına çağıran değil, ilçeye, çarşıya ve sanayi sitesine giderek hizmet veren bir kurum olacak. Mevcuttaki mobil uygulama geliştirilerek BTSO ONE üzerinden üye, başvurusunu tek yerden yapacak ve sonucunu telefonundan izleyecek. Faaliyet belgesi ve yılda beş temel belge ücretsiz verilecek, aidatlar düşürülecek. Nefes Kredileri yeniden başlayacak, Finansmana Erişim Merkezi kredi ve teşvik başvurularını üye adına takip edecek. Birlikte Alım modeliyle enerji, lojistik ve ortak girdilerde 60 bin üyenin satın alma gücü birleştirilerek maliyetler düşürülecek. Ankara Masası ise üyelerin başkentteki ofisi olacak. İkinci eksen: Geleceği planlayan bir anlayış İkinci eksen ise dönüşümü planla. Bu eksenin ve dönüşümün merkezinde bulunan Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü, kentin firmalarını, ürünlerini, üretim gücünü ve yatırım ihtiyaçlarını canlı bir envanterde toplayacak. İşletmeler Check Up 360° ile hangi alanda geri kaldığını görecek; Bursa Dönüşüm Pusulası ile hangi yatırımı, ne zaman ve hangi finansmanla yapacağını bilecek. Sektör Gelecek Laboratuvarları ve Gelecek İşleri Gözlemevi, önümüzdeki 10 yılın teknolojilerini, pazarlarını ve mesleklerini belirleyecek. Böylece hem firmalar yanlış yatırımdan korunacak hem de Bursa’nın eğitim, üretim ve yatırım kararları gerçek ihtiyaca göre alınacak. Üçüncü eksen: Üyenin parasını, ona kazanca dönüştürecek bir yapıya yön ver. Üçüncü eksen ise dönüşüme yön ver, üyenin ticaretini bilgiyle ilişkiyle ve teknoloji ile geliştir. Dönüşüme yön ver: Üyenin ticaretini bilgi, ilişki ve teknolojiyle geliştir. Bursa İş Ağı ile kentteki büyük alıcıların ihtiyaçları Bursa’daki üretici, tüccar, hizmet işletmesi ve KOBİ’lerle buluşturulacak; Bursa’da oluşan talebin daha büyük bölümü Bursa’da ciroya dönüşecek. BursaLink 365, Türkiye’deki 367 oda ve borsayı, hemşehri kuruluşlarını ve uluslararası oda bağlantılarını üyeler için çalışan ticaret koridorlarına çevirecek. Bursa Trade Cloud firmaların ürünlerini yılın 365 günü alıcıların karşısına çıkarırken, BAK! Bursa Alışveriş Kartı şehrin harcamasını Bursa işletmelerine yönlendirecek. Bursa Global ise firmayı alıcı bulmadan teklife, sözleşmeden finansmana ve güvenli tahsilata kadar destekleyecek. Bursa Yaşam Ekonomisi ile çarşı, gastronomi, turizm ve hizmet sektörleri de bu ticaret sisteminin güçlü bir parçası olacak. Dijital Çarşı 4.0, esnafın ürünlerini katalogdan ödemeye ve teslimata kadar çalışan bir dijital satış sistemine taşıyacak. Bursa Gastronomi Ağı; yerel üreticileri, tedarikçileri, restoranları ve otelleri buluşturarak Bursa’nın lezzetini yeni müşteriye ve gelire dönüştürecek. Bursa Deneyim Rotası; tarih, termal, sağlık, Uludağ, doğa, spor, zanaat, ipek, alışveriş ve gastronomiyi konaklamalı paketlerde birleştirerek ziyaretçinin şehirde daha uzun kalmasını ve daha fazla Bursa işletmesinden alışveriş yapmasını sağlayacak. Kongre, fuar ve festivaller konaklama, ulaşım, gastronomi ve çarşıyla birlikte planlanacak; Hizmet İhracatı Hattı ise sağlık, eğitim, lojistik, yazılım ve danışmanlık firmalarını yeni pazarlara taşıyacak. Böylece başarı, yapılan toplantı ve ziyaretlerle değil; üyeye kazandırılan müşteri, geceleme, sipariş, ihracat ve ciroyla ölçülecek. Dördüncü eksen: Kente entegre üretim ekosistemi, eğitim yapıları ve vizyon projeler Dördüncü eksen, Bursa için doğru bir üretim ekosistemi kurarak dönüşümün altyapısını yapmak üzerine kurulu. Bursa’nın doğusunda, batısında ve kuzeyinde, her biri yaklaşık 200 hektarlık KOBİ OSB’leri kurulacak. Bu alanların yanında 50 ila 100 hektarlık ticaret bölgeleri, ortak showroomlar, ofisler, depolar ve lojistik merkezleri yer alacak. Yeni küçük sanayi siteleri üretim ekosistemine bağlı biçimde planlanırken mevcut siteler Sanayi Siteleri 4.0 ile deprem, yangın, enerji, internet, atık ve lojistik bakımından yenilenecek. Beşevler’de kurulacak UstaTek Mesleki Eğitim Kampüsü ise gençleri doğrudan sanayinin içinde ustalarla, modern atölyelerle ve istihdam imkânlarıyla buluşturacak. Vizyoner bir proje: Güney Marmara Marina Projesi Planın öne çıkan yatırımlarından Güney Marmara Marina Projesi, Gemlik, Mudanya- Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını tek turizm ve ticaret rotasında birleştirecek. Marina yalnızca teknelerin yanaştığı bir liman olmayacak; otellerden restoranlara, çarşılardan ulaşıma ve deniz sporlarına kadar yeni bir kıyı ekonomisi oluşturacak. Proje, üyeye rakip olmayacak; mevcut esnafın ve işletmelerin müşteri sayısını, ticaretini ve gelirini büyütecek. Beşinci eksen: Teknoloji fabrikada çalışacak, ürüne ve gelire dönüşecek Beşinci eksen ise dönüşümü kalıcı kılmak için üretilecek gelişmeler olacak. BUTEKOM X ile Bursa’nın test ve laboratuvar gücü tekstilden mobiliteye, medikalden robotiğe ve yeşil teknolojilere açılacak. Bursa Dönüşüm Kampüsü firmalara ortak Ar-Ge, pilot üretim ve dijital ikiz imkânı sunacak. Factory AI Bursa ile yapay zekâ seminerlerde anlatılmak yerine kalite kontrol, bakım, üretim planlama ve enerji yönetiminde fabrika hattında çalışacak. TechBridge Europe Avrupa’dan şirket alımı ile dünyadaki teknolojiyi Bursa’ya taşırken BUTGEM Next geleceğin becerilerine sahip çalışanlar yetiştirecek. Bursa IP, TalentCloud ve Venture Studios ile fikirler patente, yetenek işe, sektör sorunları ise satılabilir ürünlere ve yeni şirketlere dönüşecek. Altıncı Eksen: Sonuç veren projeler büyütülecek Vizyon 2040, açıklanıp rafa kaldırılan sabit bir proje listesi olmayacak. Her uygulamanın üyeye kazandırdığı zaman, maliyet avantajı, finansman, sipariş, ihracat ve istihdam düzenli olarak ölçülecek. Sonuç veren projeler büyütülecek, vermeyenler yeniden tasarlanacak veya durdurulacak. Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine, gıda, sağlık ve turizm gücü; yeni nesil mobilite, ileri malzeme, medikal teknoloji, robotik, biyoekonomi, yeşil teknoloji, endüstriyel yazılım ve deneyim ekonomisine taşınacak. Bursa Lojistik Akıl Ağı üretimi limandan son kilometreye hızlandırırken, Yaşanabilir Bursa Ekonomi Standardı büyümenin suya, havaya, ulaşıma ve yaşam kalitesine zarar vermemesini güvence altına alacak. “Vizyon 2040 Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür” Önümüzdeki seçimin iki isimden çok iki yönetim anlayışı arasında gerçekleşeceğini söyleyen Özer Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir tarafta 13 yılın sonunda ertelenen, yeniden açıklanan ve birbirinden kopuk projeler var. Diğer tarafta geçmişte üretilen değerleri koruyup yükselten, yenisini doğru ihtiyaca göre ekleyen ve bütün kaynakları 60 bin üye için çalıştıran bütüncül bir sistem var. Bursa yalnızca daha fazla değil, daha değerli üretecek; teknoloji, tasarım, marka, yazılım ve fikrî mülkiyet satacak. KOBİ, tüccar, esnaf, küçük üretici, kadın ve genç girişimci bu dönüşümün kenarında değil, merkezinde olacak. Vizyon 2040 bir seçim sloganı değil, Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.” “Benim yanımda KOBİ’ler ve en önemlisi korkmayan gençler var” BTSO seçimleri sürecinde, seçim çalışması yapan veya fotoğraf çektiren kişilere baskı uygulanmaya çalışıldığını, kaybedecekleri şeyi çok olanların, karşılarına kimse aday çıkmasın diye ellerinden geleni yapmaya çalıştığını anlatan Özer Matlı “Biz bu yola Bursa sevgisi için çıktık. 60 Bin üyenin parasını savunmak, onların gelişimini ve kalkınmasını sağlamak için çıktık. Benim yanımda 60 Bin üye var. Benim yanımda korkmayan gençler var. Korkuları, baskı yapmalarına yol açıyor. Sormak lazım bu kadar korktukları ne? Perşembe gününe seçim koyduracak kadar, katılım az olsun diye uğraşacak kadar korktukları şey ne? Bizim önerimiz iyi ki oldu da seçim Fuar Alanı’nda yapılacak. Yoksa yine üyemizim demokratik hakkını elinden almak için zorlaştıracaklardı.” dedi. Proje detaylarına ve videolarına: https://ozermatli.com.tr/donusum-plani adresinden ulaşılabilecek.

Yapay zeka ile tam otonom ağlar dönemi Haber

Yapay zeka ile tam otonom ağlar dönemi

Teknolojide dışa bağımlılığı azaltma amacıyla milli teknoloji ekosistemini güçlendirici adımlar atan Türk Telekom, kod bilgisine ihtiyaç duymadan kişiselleştirilmiş akıllı asistanların (yapay zeka ajanı) oluşturulabildiği yenilikçi "Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu"nu hayata geçiriyor. Türk Telekom, kişisel yapay zeka ajanlarının eğitilmesine ve otomasyon süreçlerine dahil edilmesine olanak sağlayacak yeni nesil ‘Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu’nu geliştiriyor. Kodlama bilgisine ve karmaşık komutlara ihtiyaç duymadan yapay zeka destekli akıllı asistanların oluşturulmasını mümkün kılan platform; kullanıcının ihtiyacına yönelik niyet tespiti yapabilen gelişmiş altyapısı sayesinde strateji geliştirebilen, birbirleriyle haberleşen çok ajanlı yapısıyla görevleri paylaştırarak tam otomasyon sağlıyor. "Yapay zekada dışa bağımlılığı azaltacak milli altyapı" Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, "Güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük ediyoruz. Yeni nesil teknolojileri şebekemize entegre ederek hem verimliliği artırıyor hem de dijital dünyanın artan ihtiyaçlarını karşılayan güçlü bir ekosistem oluşturuyoruz. Yapay zeka altyapısı, günümüzde küresel ölçekte kritik önem taşıyan stratejik bir altyapı ve tüm sektörlerin olmazsa olmaz bir bileşeni haline geliyor. Şirket olarak milli teknoloji ekosistemini güçlendirmek ve yapay zekada dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ekiplerimizin kendi ‘akıllı asistanlarını’ (yapay zeka ajanlarını) oluşturabilmesini sağlayan yenilikçi Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu’nu yakın zamanda hayata geçireceğiz. Geliştirdiğimiz bu platform, sadece çalışanlarımız için bir asistan olmakla kalmayacak; telekomünikasyon şebekemizin kendi kendini optimize eden, hataları önceden tespit edip çözen (self-healing) canlı bir organizma gibi çalışmasını sağlayarak ağımızı uluslararası standartlarda tam otonom seviyeye taşıyacak. Bu sayede ağ yönetimimizde verimliliğimizi artıracak, zaman ve enerji tasarrufu ile çevresel etkilerimizi de azaltacağız. Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu ile dünyadaki öncü operatörlerden biri olacağız. Bu öncü uygulama ile teknolojiyi yalnızca yazılım uzmanlarının değil, iş dünyasının her kademesinin kullanabileceği bir platforma dönüştüreceğiz. Şirket olarak, teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonu doğrultusunda milli teknolojiler geliştirmeyi ve bu teknolojileri hayatın her alanına entegre ederek değer oluşturmayı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Telekomünikasyonda tam otonom dönem Yapılan açıklamaya göre, yapay zeka ajanlarının devreye girmesiyle ağlar artık statik bir altyapı olmaktan çıkıyor. Yenilikçi platform, ağın kendi kendini yönetebilen, risk ve tehlikelerden korunan canlı bir organizma gibi ihtiyaçlarını karşılamasını sağlıyor. Platform sayesinde Türk Telekom ağları; akıllı cihaz yapılandırma, kendini onaran ağlar, enerji optimizasyonu, kusursuz müşteri deneyimi, kapasite ve planlama gibi birçok süreci insan müdahalesi gerektirmeden ve hatasız biçimde yürüterek uluslararası standartların belirlediği Otonom Ağlar vizyonu doğrultusunda en yüksek L4 (yüksek otomasyon) ve L5 (tam otonom) seviyelerine ulaşacak. Patent başvurusunda zirvede Şirket, gerçekleştirdiği stratejik çalışmalarla Türkiye’nin teknoloji üretme ve ihraç etme kapasitesini güçlendiriyor. Milli teknoloji hamlesi vizyonu doğrultusunda milli dijital çözümler ile yerli girişimleri destekleyen şirket, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 yılı verilerine göre, patent başvuru sayısında 2024 yılında elde ettiği liderliği 2025’te de sürdürdü ve Ar-Ge ile inovasyondaki istikrarlı yükselişini devam ettirerek bir kez daha zirvedeki yerini aldı. Patent çalışmalarını; 5G ve 6G haberleşme sistemleri, uydu bağımsız iletişim teknolojileri, karasal olmayan ağlar (NTN), yapay zeka tabanlı ağ yönetimi gibi yenilikçi ve kritik alanların yanı sıra, sinyal işleme ile fiber-optik altyapı gibi stratejik teknoloji eksenlerinde yoğunlaştıran Türk Telekom, sektöre kazandırdığı patentler, akademik yayınlar ve uluslararası standartlara yaptığı katkılar ile dijital geleceğin inşasına öncülük ediyor.

Burkay “Bursa’nın Geleceğini Güçlü İş Modelleriyle Kuruyoruz” Haber

Burkay “Bursa’nın Geleceğini Güçlü İş Modelleriyle Kuruyoruz”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Bursa Şubesi tarafından düzenlenen “Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları” programında iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. BTSO’nun Bursa iş dünyasına kazandırdığı projeler ile 2030 vizyonu kapsamında şehrin üretim ve ticaret hayatına yön verecek yeni nesil projeleri anlatan Başkan Burkay, “Ortak akıl ve güçlü iş birlikleriyle Bursa ve Türkiye için değer üretmeye devam edeceğiz.” dedi. ASKON Bursa Şubesi tarafından gerçekleştirilen ve 500’ü aşkın iş dünyası temsilcisinin katıldığı “Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları” programında, Bursa ekonomisinin gelecek vizyonu ve yeni nesil kalkınma modelleri ele alındı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın güçlü sivil toplum yapısı ve ortak hareket kültürünün şehrin en önemli kazanımlarından biri olduğunu söyledi. Toplumu dönüştürme gücüne sahip kurumların hayata geçirdiği projelerin kentlere vizyon kattığını belirten Başkan Burkay, “Bursa’da kendimizi bu anlamda şanslı görüyoruz. Şehrimizde sivil toplum kuruluşlarımız aynı vizyon ve anlayışla Bursa’nın geleceği için çalışıyor. Bursa için kıymetli olan her çalışma Türkiye için de değer taşıyor. BTSO’da 137 yıl önce Osman Fevzi Efendi’nin ortaya koyduğu hayal, bugün çok güçlü bir ekonomik güce dönüştü. Bursa, her dönemde ülkemizin üretim ve kalkınma merkezlerinden biri oldu. Bugün de kurumlarımızı ve iş yapma modellerimizi çağın şartlarına göre dönüştürmek zorundayız. BTSO’da göreve geldiğimizde ortaya koyduğumuz 16 makro projeyi 60’ı aşkın projeye taşıdık. Bizim için esas olan bu vizyonu somut projelerle hayata geçirmektir.” diye konuştu. “Her Şey Bir Hayalle Başlıyor” BTSO’nun vizyon projelerinden GUHEM ve Bursa Business School’un kurumların toplumsal dönüşümde üstlenebileceği role ilişkin önemli örnekler sunduğunu belirten Başkan Burkay, “GUHEM bugün dünyada kendi alanındaki sayılı merkezlerden biri ve benzersiz bir yapıya sahip. Milli Eğitim Bakanlığı’mızla gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle gençlerimize burada yeni eğitim imkânları sunuyoruz. Her yıl yaklaşık 1 milyon gencimizin ziyaret ettiği GUHEM, çocuklarımızı ve gençlerimizi uzay ve havacılık teknolojileriyle buluşturuyor. Uludağ’da hayata geçirdiğimiz Bursa Business School da benzer şekilde geleceğin eğitim modellerine cevap veren bir merkez olarak yükseliyor. Yapay zekâdan dijital dönüşüme, liderlikten yaşam boyu öğrenmeye uzanan güçlü bir akademik yapı oluşturuyoruz. Hedefimiz Bursa Business School’u önümüzdeki 10 yıl içerisinde kendi alanında dünyanın sayılı merkezlerinden biri haline getirmek. Her şey bir hayalle başlıyor; doğru iş modeliyle desteklenen hayaller şehirler ve ülkeler için çok büyük bir değere dönüşüyor.” ifadelerini kullandı. “TEKNOSAB’ın Başarısının Temelinde İş Modeli Var” Başkan İbrahim Burkay, TEKNOSAB’ın başarısında doğru iş modelinin belirleyici olduğunu vurguladı. BTSO’nun yeni dönem projelerinde de sürdürülebilir finansman, ortaklık kültürü ve güçlü yönetişim modellerini esas aldığını belirten Burkay, yatırımcıların sürecin doğrudan parçası olduğu modeller geliştirdiklerini söyledi. İbrahim Burkay, “TEKNOSAB’ı ilk anlattığımız dönemlerde bunun bir hayal olduğunu söyleyenler oldu. Oysa mesele bir işi yapıp yapamayacağınızdan çok, nasıl yapacağınızla ilgilidir. Biz her projemizde en güçlü kasımızın doğru iş modeli olduğunu ifade ettik. Doğru iş modelini kurduğunuzda ve buna inanan güçlü bir topluluğunuz olduğunda başarının önü açılıyor. 2024 yılında Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden birini Bursa’ya kazandırmak için girişim sermayesi yatırım fonu modelini hayata geçirdik. Bugün çok güçlü bir ortaklık yapısına ulaştık. Fonumuz ilk yılında TL bazında yüzde 126 değer kazandı. Şimdi aynı anlayışla TEKNOSAB’da teknopark, veri merkezi, serbest bölge ve organize ticaret bölgesi gibi yeni projelerimizi hayata geçireceğiz. Bunların tamamı Bursa’nın dış ticaretine, üretim gücüne ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine önemli katkı sağlayacak.” dedi. “TEKNOSAB KOBİ OSB Yeni Bir Ekosistem Olacak” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB’nin Bursa’da şehir içinde sıkışan işletmelerin planlı, modern ve rekabetçi üretim alanlarına taşınması açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Projenin üretim, ticaret, teknoloji ve sektörel kümelenmeyi aynı ekosistem içerisinde buluşturacağını belirten Burkay, Bursa’nın tarihsel ticaret kültürünün çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bir modelle yeniden yorumlandığını kaydetti. İbrahim Burkay, “Bursa’da şehir içinde faaliyet gösteren ve daha nitelikli alanlara taşınmak isteyen yaklaşık 8 bin firmamız var. KOBİ OSB modelimizle firmalarımıza planlı üretim alanları sunarken, sektörel kümelenmeler sayesinde firmalarımıza birlikte üretme ve rekabet etme kabiliyeti de kazandıracağız. TEKNOSAB KOBİ ekosistemi içerisinde yaklaşık 7 bin firmamızı bu bölgeyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Böylece şehir içinde sıkışmış üretim ve ticaret alanlarının dönüşümüne de önemli katkı sağlayacağız. Kamulaştırma süreci Valiliğimizin koordinasyonunda yürütülürken, modelimizi firmalarımızdan gelen talepler doğrultusunda şekillendiriyoruz. Osmanlı döneminde Emir Han, Fidan Han ve Koza Han ile ortaya konulan sektörel birliktelik ve kümelenme anlayışını bugün çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde yeniden yorumluyoruz. TEKNOSAB KOBİ OSB, teknolojiden Ar-Ge’ye, ticaretten lojistiğe kadar geleceğin ihtiyaç duyduğu bütün unsurların bir arada bulunduğu güçlü bir ekosistem olacak. Projenin önemli bir bölümünü dört yıl gibi kısa bir süre içerisinde tamamlayarak KOBİ’lerimizin katma değerli üretim ve teknolojiye erişimini güçlendirmeyi hedefliyoruz.” şeklinde konuştu. Emre Yıldız: “Kurumların Değeri Ürettikleri Fayda İle Ölçülür” ASKON Bursa Şubesi Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Emre Yıldız da ASKON’un üretim, birliktelik ve toplumsal faydayı merkeze alan bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Kurumların ortaya koyduğu projeleri değerlendirirken görünen sonuçların yanı sıra bu çalışmaların arkasındaki emeğin ve vizyonun da dikkate alınması gerektiğini belirten Yıldız, “İş dünyasında lafa değil işe ve ortaya konulan faydaya bakıyoruz. İnsanların ve kurumların değeri ürettikleri faydayla ölçülür. Bizim derdimiz makam ve mevki değil, ülkemize ve şehrimize kalıcı değer kazandırmaktır. Yıkmak kolay, yapmak zordur; bir projenin sonucuna bakarken arkasındaki emeği, hazırlığı ve mutfağı da doğru görmek gerekir. Başkanımız İbrahim Burkay’ın öncülüğünde Bursa’ya kazandırılan projelerin taşıdığı vizyonu önemsiyoruz ve bu çalışmalara destek vermeyi sürdüreceğiz.” dedi. ASKON’un Türkiye’yi kendi sınırlarından ibaret görmeden, daha geniş bir perspektifle hareket eden bir yaklaşıma sahip olduğunu belirten Yıldız, “Ülkemizin hedefleri doğrultusunda daha güçlü olmak için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle buluşmaya devam ediyor Haber

Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle buluşmaya devam ediyor

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ar-Ge Koordinatörlüğü tarafından akademisyenlerin bilimsel başarılarını teşvik etmek ve araştırma üniversitesi vizyonunu güçlendirmek amacıyla düzenlenen "Başarılı Akademisyenlerin Rektörle Buluşması" etkinliğinin 18'incisi gerçekleştirildi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) destekleriyle kahvaltılı olarak düzenlenen programda akademik performans, üniversite kriterleri ve geleceğe yönelik hedefler ele alındı. Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversiteler arasındaki rekabete değinerek BUÜ’nün kararlı adımlarla hak ettiği yere doğru ilerlediğini vurguladı. Akademik verilerdeki istikrarlı gidişatın son derece sevindirici olduğunu belirten Rektör Yılmaz, özverili çalışmalarından dolayı tüm akademisyenlere teşekkür etti. Üniversite bünyesinde akademik atama ve yükseltme kriterlerine yönelik yürütülen yeni taslak çalışmasının son aşamaya geldiğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz; akademisyenlerin hiçbir emeğinin israf edilmemesi ilkesiyle hareket ettiklerini, 30 temel parametreyi esas alan yeni yapıyla teşvik ve puanlama mekanizmasını daha da güçlendireceklerini dile getirdi. Yakında faaliyete geçecek olan Büyük Veri Ofisi aracılığıyla tüm bölüm ve fakültelerin kendi performanslarını ulusal ölçekte mukayese edebileceğini belirten Yılmaz, şeffaf ve gerçek veriler ışığında üniversitenin başarı çıtasını çok daha yukarılara taşıyacaklarını aktardı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ise üniversitenin araştırma performansındaki artış eğilimine dikkat çekerek, bu tür buluşmaların akademik motivasyona doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Q1 nitelikli yayınların yanı sıra özellikle yüzde 1 ve yüzde 10’luk dilimdeki yayın görünürlüğünün artmasının üniversitenin bilimsel kalitesinin üst seviyelere çıktığının açık bir göstergesi olduğunu belirten Prof. Dr. Kırıştıoğlu, yakalanan bu ivmenin önümüzdeki süreçte de devam etmesini temenni etti. Akademik kadronun Araştırma Üniversitesi vizyonuna sunduğu katkıların önemine değinen Kırıştıoğlu, destek programı için 7 Eylül son başvuru tarihini hatırlatarak kalan kısıtlı sürede gösterilecek gayretle kabul edilen proje sayılarını daha da yukarı taşımayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca da 2025 yılının başından itibaren aralıksız sürdürülen etkinliklerin 18'incisinde akademisyenlerle bir arada bulunmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Etkinliğin temel amacının üniversitedeki iş birliklerini geliştirmek, akademisyenler arası tanışıklığı artırmak ve ortaya konulan emekleri görünür kılmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karaca, bu ayki buluşmada 68 adet Q1 yayının yer aldığını aktardı. Yayınların dilimsel dağılımı ve yıl genelindeki performans hakkında sayısal veriler paylaşan Karaca; 68 yayının 33’ünün yüzde 15’lik, 13’ünün yüzde 10’luk ve 3’ünün ise yüzde 1’lik en üst dilimde yer aldığını belirtti. Yıl genelinde Scopus verilerine göre Q1 yayın sayısının 517’ye ulaştığını ve henüz yılın tamamlanmasına süre olmasına rağmen 2025 yılının toplam rakamının (463) üzerine çıkıldığını vurgulayan Karaca, üniversitedeki araştırma kültürünün her geçen gün güçlendiğini dile getirdi. Etkinlik, başarılı akademisyenlere tebrik belgelerinin takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Başkan Burkay: "Bursa’nın geleceğini güçlü iş modelleriyle kuruyoruz" Haber

Başkan Burkay: "Bursa’nın geleceğini güçlü iş modelleriyle kuruyoruz"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Ortak akıl ve güçlü iş birlikleriyle Bursa ve Türkiye için değer üretmeye devam edeceğiz" dedi. 'Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları' programında, Bursa ekonomisinin gelecek vizyonu ve yeni nesil kalkınma modelleri ele alındı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın güçlü sivil toplum yapısı ve ortak hareket kültürünün şehrin en önemli kazanımlarından biri olduğunu söyledi. Toplumu dönüştürme gücüne sahip kurumların hayata geçirdiği projelerin kentlere vizyon kattığını belirten Başkan Burkay, "Bursa’da kendimizi bu anlamda şanslı görüyoruz. Şehrimizde sivil toplum kuruluşlarımız aynı vizyon ve anlayışla Bursa’nın geleceği için çalışıyor. Bursa için kıymetli olan her çalışma Türkiye için de değer taşıyor. BTSO’da 137 yıl önce Osman Fevzi Efendi’nin ortaya koyduğu hayal, bugün çok güçlü bir ekonomik güce dönüştü. Bursa, her dönemde ülkemizin üretim ve kalkınma merkezlerinden biri oldu. Bugün de kurumlarımızı ve iş yapma modellerimizi çağın şartlarına göre dönüştürmek zorundayız. BTSO’da göreve geldiğimizde ortaya koyduğumuz 16 makro projeyi 60’ı aşkın projeye taşıdık. Bizim için esas olan bu vizyonu somut projelerle hayata geçirmektir" diye konuştu. BTSO’nun vizyon projelerinden GUHEM ve Bursa Business School’un kurumların toplumsal dönüşümde üstlenebileceği role ilişkin önemli örnekler sunduğunu belirten Başkan Burkay, "GUHEM bugün dünyada kendi alanındaki sayılı merkezlerden biri ve benzersiz bir yapıya sahip. Milli Eğitim Bakanlığı’mızla gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle gençlerimize burada yeni eğitim imkânları sunuyoruz. Her yıl yaklaşık 1 milyon gencimizin ziyaret ettiği GUHEM, çocuklarımızı ve gençlerimizi uzay ve havacılık teknolojileriyle buluşturuyor. Uludağ’da hayata geçirdiğimiz Bursa Business School da benzer şekilde geleceğin eğitim modellerine cevap veren bir merkez olarak yükseliyor. Yapay zekâdan dijital dönüşüme, liderlikten yaşam boyu öğrenmeye uzanan güçlü bir akademik yapı oluşturuyoruz. Hedefimiz Bursa Business School’u önümüzdeki 10 yıl içerisinde kendi alanında dünyanın sayılı merkezlerinden biri haline getirmek. Her şey bir hayalle başlıyor; doğru iş modeliyle desteklenen hayaller şehirler ve ülkeler için çok büyük bir değere dönüşüyor" ifadelerini kullandı. Başkan İbrahim Burkay, TEKNOSAB’ın başarısında doğru iş modelinin belirleyici olduğunu vurguladı. BTSO’nun yeni dönem projelerinde de sürdürülebilir finansman, ortaklık kültürü ve güçlü yönetişim modellerini esas aldığını belirten Burkay, yatırımcıların sürecin doğrudan parçası olduğu modeller geliştirdiklerini söyledi. İbrahim Burkay, "TEKNOSAB’ı ilk anlattığımız dönemlerde bunun bir hayal olduğunu söyleyenler oldu. Oysa mesele bir işi yapıp yapamayacağınızdan çok, nasıl yapacağınızla ilgilidir. Biz her projemizde en güçlü kasımızın doğru iş modeli olduğunu ifade ettik. Doğru iş modelini kurduğunuzda ve buna inanan güçlü bir topluluğunuz olduğunda başarının önü açılıyor. 2024 yılında Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden birini Bursa’ya kazandırmak için girişim sermayesi yatırım fonu modelini hayata geçirdik. Bugün çok güçlü bir ortaklık yapısına ulaştık. Fonumuz ilk yılında TL bazında yüzde 126 değer kazandı. Şimdi aynı anlayışla TEKNOSAB’da teknopark, veri merkezi, serbest bölge ve organize ticaret bölgesi gibi yeni projelerimizi hayata geçireceğiz. Bunların tamamı Bursa’nın dış ticaretine, üretim gücüne ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine önemli katkı sağlayacak" dedi. "TEKNOSAB KOBİ OSB Yeni Bir Ekosistem Olacak" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB’nin Bursa’da şehir içinde sıkışan işletmelerin planlı, modern ve rekabetçi üretim alanlarına taşınması açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Projenin üretim, ticaret, teknoloji ve sektörel kümelenmeyi aynı ekosistem içerisinde buluşturacağını belirten Burkay, Bursa’nın tarihi ticaret kültürünün çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bir modelle yeniden yorumlandığını kaydetti. İbrahim Burkay, "Bursa’da şehir içinde faaliyet gösteren ve daha nitelikli alanlara taşınmak isteyen yaklaşık 8 bin firmamız var. KOBİ OSB modelimizle firmalarımıza planlı üretim alanları sunarken, sektörel kümelenmeler sayesinde firmalarımıza birlikte üretme ve rekabet etme kabiliyeti de kazandıracağız. TEKNOSAB KOBİ ekosistemi içerisinde yaklaşık 7 bin firmamızı bu bölgeyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Böylece şehir içinde sıkışmış üretim ve ticaret alanlarının dönüşümüne de önemli katkı sağlayacağız. Kamulaştırma süreci Valiliğimizin koordinasyonunda yürütülürken, modelimizi firmalarımızdan gelen talepler doğrultusunda şekillendiriyoruz. Osmanlı döneminde Emir Han, Fidan Han ve Koza Han ile ortaya konulan sektörel birliktelik ve kümelenme anlayışını bugün çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde yeniden yorumluyoruz. TEKNOSAB KOBİ OSB, teknolojiden Ar-Ge’ye, ticaretten lojistiğe kadar geleceğin ihtiyaç duyduğu bütün unsurların bir arada bulunduğu güçlü bir ekosistem olacak. Projenin önemli bir bölümünü dört yıl gibi kısa bir süre içerisinde tamamlayarak KOBİ’lerimizin katma değerli üretim ve teknolojiye erişimini güçlendirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

BUÜ’den KKTC üniversitesine akademik destek Haber

BUÜ’den KKTC üniversitesine akademik destek

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Doğu Akdeniz Üniversitesi ve Üniversite Sanayi İş Birliği Geliştirme ve Eğitim Derneği (ÜSİGED) ile akademik bilgiyi reel sektörle buluşturacak dev iş birliği protokolüne imza attı. Akademik birikimi sanayi ve girişimcilikle buluşturacak protokol sayesinde; tarımdan Ar-Ge’ye, yükseköğretimden toplumsal kalkınmaya uzanan sürdürülebilir bir iş birliği modeli hayata geçirilecek. "Köklü bağlarımızı stratejik ortaklıkla taçlandırıyoruz" Törende konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, köklü bir araştırma üniversitesi olarak kurumlar arası ve uluslararası akademik iş birliklerine büyük bir önem verdiklerini vurguladı. DAÜ ile geçmişten gelen güçlü ve fiili bağlara dikkat çeken Yılmaz, bu protokolün var olan ilişkileri taçlandırmanın yanı sıra her iki kurumun akademisyen dinamizmine, eğitim kalitesine ve araştırma ekosistemine önemli bir değer katacağını dile getirdi. Söz konusu ortaklığın ulusal ve uluslararası sıralamalarda üniversitelerin hak ettiği yerlere ulaşmasına imkân tanıyacağını belirten Rektör Yılmaz, özellikle lisansüstü programlar ile ortak Ar-Ge projeleri vasıtasıyla bilimsel üretkenliği üst seviyeye çıkaracaklarını sözlerine ekledi. "Bu buluşma topluma hizmet anlamında önemli bir adımdır" DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç ise yükseköğretim kurumlarının temel işlevlerinin kaliteli eğitim vermek, nitelikli araştırmalar yürütmek ve nihayetinde topluma hizmet sunmak olduğunu belirtti. Üniversite-sanayi iş birliğiyle üretilecek projelerin doğrudan toplumsal faydaya dönüşmesinin önemine değinen Kılıç, Anavatan Türkiye’nin en köklü ve saygın kurumlarından biri olan BUÜ ve ÜSİGED ile böylesine güçlü bir sinerji oluşturmaktan gurur, heyecan ve mutluluk duyduklarını ifade etti. Teori ile uygulamanın birleştiği bu projenin iki ülke arasındaki akademik bağları pekiştireceğini vurgulayan Kılıç, protokolle birlikte akademisyenlerin gelişimine katkı sağlanacağını, ortak projeler ve öğrenci-öğretim üyesi hareketliliği sayesinde yükseköğrenimde her iki taraf için de son derece verimli bir dönemin başlayacağını dile getirdi. "AR-GE ve sanayi iş birliklerinde katkı sunmaya hazırız" ÜSİGED Başkanı Prof. Dr. Ozan Gürbüz de imzalanan protokolün ortak projeler, Ar-Ge çalışmaları ve sanayi entegrasyonu açısından son derece kritik bir eşik olduğunu belirtti. DAÜ’nün ihtiyaç duyduğu tüm alanlarda, üniversitelerinin tecrübesi ve derneğin imkanlarıyla gerekli her türlü desteği ve katkıyı sunmaya hazır olduklarını ifade eden Gürbüz, saha tecrübesi ile akademik birikimi buluşturan bu modelin önemine dikkat çekti. Protokol sayesinde sanayinin ihtiyaç duyduğu yenilikçi çözümlerin akademisyenlerin rehberliğinde hayata geçirileceğini vurgulayan Gürbüz, proje desteklerinden fon başvurularına kadar her aşamada aktif rol oynayacaklarını belirterek atılan imzaların her iki kurum, öğrenciler ve sanayi sektörü için hayırlı olmasını temenni etti. Törende BUÜ, DAÜ ve ÜSİGED yöneticileri de hazır bulundu.

Gıda İhtisas OSB Bursa’da şekilleniyor Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’da şekilleniyor

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, "13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz" dedi. Gıda İhtisas OSB: bir sanayi bölgesinden çok daha fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, "Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bursa’dan bölgeye, bölgeden yakın coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, "Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur" dedi. Üç yıldır sektörle birlikte çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, "Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak" diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, "Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz" dedi. Karapınar projesinde de çalışmalar uzun süredir devam ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, "Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak" dedi. 13 Yılda ekosistemin taşları tek tek yerine konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında "En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi" ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, "Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek" dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 yıllık birikimin yeni aşaması Başkan Özer Matlı, "Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır" dedi. "TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır." "Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz." "13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.