Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ankara

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğu Türkistan bayrağından esinlenilen Turanyum çayı Ankara’da satışa çıktı Haber

Doğu Türkistan bayrağından esinlenilen Turanyum çayı Ankara’da satışa çıktı

Rengini Doğu Türkistan bayrağından alan Turanyum çayı, Ankara’daki bir kitapevinde satışa sunulmasıyla ilgi gördü. Ankara’nın tarihi semtlerinden Hamamönü’nde, rengi ve taşıdığı anlamla dikkat çeken farklı bir çay müşterilerin ilgisini çekiyor. İstanbul’da üretilmeye başlanan ve Ankara’da ilk kez satışa sunulan yaban mersini ve şeker aromalı özel bir içecek olan ‘Turanyum çayı’, mavi rengiyle Doğu Türkistan bayrağını çağrıştırırken, çayın hikayesi de müşterilerde merak uyandırıyor. Hamamönü’nde bir kitabevinin işletmeciliğini yapan Mehmet Can Aksu tarafından satışa sunulan Turanyum çayı, özellikle gençlerden yoğun ilgi görüyor. "Ankara’da ilk defa burada satışa çıktı" Turanyum çayının ilk defa İstanbul’da yapıldığını Ankara’da ise yeni satışa sunulduğuna değinen Aksu, "Turanyum çayı aslında Doğu Türkistan davasına bir farklılık oluşturmak amacıyla ortaya çıkmış olan bir içeceğimizdir. İstanbul’da üretilen bir üründür. Ankara’da ilk defa burada satışa çıktı. Turanyum çayının bayraktarlığını da biz yapmaktayız. Sadece bizim mekanımızda satılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Turanyum çayının rengi Doğu Türkistan Bayrağı’na bir atıftır" Aksu, Turanyum çayının diğer çaylardan farkına ve anlamına değinerek, "Ağızda mayhoş bir tat bırakmasıdır. Mayhoş, az şekerli bir tadı vardır. Asıl önemli unsuru da bunun Doğu Türkistan Bayrağı’na benzetilmesidir. Amacımız Turanyum çayıyla, Doğu Türkistan davasında bir farklılık oluşturmasıdır. Çaya gençlerin ve orta kesimin gösterdiği ilgi aslında Doğu Türkistan’dan kaynaklıdır. Bir merak konusu uyandırmaktadır. Biz de Doğu Türkistan davasını çayla birlikte unutturmamak, bir farkındalık oluşturmak için burada müşterilerimize sunuyoruz. Çayın rengi bahsettiğim gibi mavi bir renk almasıyla meşhurdur aslında. Bu da Doğu Türkistan Bayrağı’na bir atıftır" ifadelerine yer verdi. İsmi merak uyandırıyor Turanyum çayına yoğun ilgi olduğunu açıklayan Aksu, "Çay tabaklarımızın tasarımını kendimiz seçtik. Müşterilerimizin güzel görmesini, onlara güzel sunulması amacıyla Türk motiflerinden yola çıkarak hazırladığımız tabaklarımız var. İlk kez deneyenler, bizde güzel bir izlenim bıraktığını söylüyorlar. Denemek için tekrar eşleriyle, dostlarıyla, arkadaşlarıyla geliyorlar. Yoğun bir rağbet var. Şu anki satışlarına yetişemeyecek güzel bir izlenimimiz var. Menümüz de görenler merak ediyorlar. İsminin gerçekten bir merak konusu olduğu için gelip tatmak isteyenler var, bilip de gelenler de var" dedi. "Gençlerden mükemmel bir teveccühü var" Turanyum çayının hem manevi olarak hem de renginden dolayı gençler tarafından ilgi gördüğüne dikkati çeken Aksu, "Gençlerin bizim tahmin edemediğimiz şekilde mükemmel bir teveccühü var çaya. Hem renginden dolayı hem manevi atmosferinden dolayı gelen gençler özellikle güzel bir izlenim bırakıp gidiyorlar. Turanyum gazozumuz da yine özü ve rengi olarak aynı formüllerle yapılan serin hatta sıcak havalarda içilmesini tavsiye ettiğimiz gazozdur. Sıcak havalarda soğuk için üretilen bir gazozdur" açıklamalarına yer verdi. "Hikayesi olanlar kazanacak" Doğu Türkistan davasının unutulmaması gerektiğini belirten Aksu, "Doğu Türkistan davasını unutmamamız gerekiyor. Bu davaya bayraktarlık etmemiz gerekiyor Türk milleti olarak. Doğu Türkistan davasını biz çayla yaşatmaya, gazozla yaşatmaya, bayrakla yaşatmaya, simgelerle yaşatmaya gayret gösteriyoruz. Türk halkından istediğimiz, Türklerden istediğimiz bu davayı unutmamaları, oradaki soykırımı unutmamaları ve bunu hayatlarında bir şekilde, bir unsurla yaşatmalarını istiyoruz. Bu çayın da bir hikayesi var. Her zaman söylerim; hikayesi olanlar kazanacak, bir gün Doğu Türkistan halkı da kazanacak" diye konuştu.

Bakan Çiftçi'den Interpol ve Europol benzeri "TÜRKPOL" kurulması teklifi Haber

Bakan Çiftçi'den Interpol ve Europol benzeri "TÜRKPOL" kurulması teklifi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türk Devletleri Teşkilatı 3. İçişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, "Türk devletleri arasında Interpol ve Europol benzeri bir teşkilat olan TÜRKPOL’un kurulması konusunu bir teklif olarak dile getirdim. Gerek Kazakistan tarafı gerekse Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan İçişleri Bakanlarımız da bu konuya oldukça olumlu yaklaştılar" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 3. İçişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Toplantının gündeminde sınır aşan suçlar, yeni nesil suç örgütleri, terör, uyuşturucu şebekeleri, düzensiz göç ile yasa dışı bahis ve kumarın bulunduğunu belirten Bakan Çiftçi, "Toplantıda özellikle sınır aşan suçlar, yeni nesil suç örgütleri, terör ve uyuşturucu şebekeleri, düzensiz göç, yasa dışı bahis ve kumarla ilgili konuları değerlendirdik, iş birliği alanlarını ele aldık" dedi. "Suçla Mücadele Konseyi, en önemli en önemli konularımızdan biriydi" Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde güvenlik alanında oluşturulan mekanizmalara ilişkin bilgi veren Bakan Çiftçi, "Toplantıda özellikle geçen sene Kasım ayında oluşturulan Türk Devletleri Teşkilatı Polis Akademileri Platformu, kısaca TürkPAP değerlendirildi. Bu mekanizma şu anda yürürlüğe girdi ve devrededir. Bugün ele aldığımız konuların en önemlilerinden birisi de Suçla Mücadele Konseyi’nin oluşturulmasıydı. Suçla Mücadele Konseyi, yeni nesil suç örgütleriyle mücadele, uyuşturucu ve terör suçlarıyla mücadele, düzensiz göçle mücadele, yasa dışı bahis ve kumar suçlarıyla mücadele gibi önemli konuları kapsamaktadır" ifadelerini kullandı. "TÜRKPOL’un kurulmasını teklif olarak dile getirdim" Suçla Mücadele Konseyi’nin bir sonraki aşamasında Türk devletleri arasında yeni bir kolluk iş birliği mekanizmasının kurulmasını önerdiğini açıklayan Bakan Çiftçi, "Bunun bir adım ötesinde de inşallah bu kurucu anlaşmaya dayalı olarak, yine Türk devletleri arasında Interpol ve Europol benzeri bir teşkilat olan ‘Türkpol’un kurulması konusunu ben bir teklif olarak dile getirdim. Gerek Kazakistan tarafı gerekse Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan İçişleri Bakanlarımız da bu konuya oldukça olumlu yaklaştılar. İnşallah ileride Türkpol’ün kurulmasıyla beraber, sınır aşan suçlar ve suçlularla mücadele konusunda iş birliğimizin ve güç birliğimizin daha da artacağına inanıyorum" dedi. Türk devletleri vatandaşları için ortak pasaport kontrol kontrol noktası Toplantıda ele alınan başlıkların yalnızca güvenlik konularıyla sınırlı olmadığını belirten Bakan Çiftçi, Türk devletleri vatandaşlarının havalimanlarında ortak pasaport kontrol noktalarından geçmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade ederek, "Bir Avrupa ülkesine gittiğimizde Avrupa Birliği vatandaşlarının bir kontrol noktasından, diğer ülke vatandaşlarının ise başka bir kontrol noktasından geçtiğini görüyoruz. Bunun bir benzerinin Türk devletleri topluluğu arasında da kurulması yönünde çalışmalarımız devam etmektedir" açıklamasında bulundu. "Bugünkü toplantı liderler zirvesininön hazırlık aşamasını da oluşturdu" Önümüzdeki ay Ankara’da Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi’nin gerçekleştirileceğini belirten Bakan Çiftçi, "Önümüzdeki ay itibarıyla Ankara’da Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi gerçekleştirilecektir. Bugünkü yaptığımız toplantı, bu zirvenin bir ön hazırlık aşamasını da oluşturuyordu." dedi. İçişleri Bakanları Toplantısı’nda ele alınan başlıkların liderler düzeyinde de gündeme geleceğini ifade eden Bakan Çiftçi, "Ele aldığımız bu konular mutlaka liderler düzeyinde de ele alınacaktır" ifadelerini kullandı.

CHP Sözcüsü Sarı: "(Mansur Yavaş’ın resepsiyona katılmaması) Başkanımızın 9 Eylül günü yaptığımız etkinliğe katılmasını beklerdik" Haber

CHP Sözcüsü Sarı: "(Mansur Yavaş’ın resepsiyona katılmaması) Başkanımızın 9 Eylül günü yaptığımız etkinliğe katılmasını beklerdik"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Müslim Sarı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’nin kuruluş yıl dönümünde Genel Merkez’deki resepsiyona katılmamasına ilişkin, "Belediye başkanımızın 9 Eylül günü yaptığımız etkinlikte hele ki Ankara’da Ankara Büyükşehir belediye başkanı olarak katılmasını beklerdik" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. "14 Şubat günü geldiğinde CHP’nin bütün il ve ilçe kongreleri tamamlanmış olacak" Sarı, CHP’nin kongrelerini yapmaya hazır hale geldiğini belirterek "Eylül ayına kadar da partimizi kongrelere hazır hale getirmeyi planlamıştık. Planladığımız şey aynen devam ediyor. 10 Eylül tarihi itibarıyla kongre süreçlerinin başladığını buradan ilan etmek istiyorum. 28 Ekim tarihi itibarıyla bu takvime uygun olarak üye çizelgelerini askıya çıkartacağız. 11 Kasım günü ilçe kongre delege seçimlerinin başlangıç tarihi olarak belirledik. 12 Aralık’tan itibaren de yani mahalle kongrelerimizi tamamladıktan sonra 12 Aralık’tan itibaren de ilçe kongrelerimizi başlatıyoruz. İlçe kongrelerimiz de belirli bir periyotta, belirli bir zamanda yapılacak. İlçe kongrelerimiz tamamlandıktan sonra da 16 Ocak’ta il kongrelerini başlatmayı takvimlendirmiş olduk. 14 Şubat günü geldiğinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin bütün il ve ilçe kongreleri tamamlanmış olacak. 14 Şubat tarihinden sonraki bir gün parti meclisi toplanarak kurultay tarihini belirliyor olacak" ifadelerini kullandı. "CHP’den ayrılmış olan arkadaşlarımı da CHP içinde mücadeleye çağırıyorum" Tüm bunları yaparken temel varsayımlarının CHP’nin üzerindeki mahkeme kararının kesinleşmiş olduğunu varsaydıklarını aktaran Sarı, "O süre içinde bu karar kesinleşmiş olacak. Böyle bir beklentimiz var. Kesinleşmiş olur ise parti meclisini toplayarak kurultayımızı gerçekleştireceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi içinde siyaset yapan bütün arkadaşlarımın bu kongre takvimi süresi içerisinde parti içi yarışları özgür bir biçimde yapabilecekleri zemini Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi olarak hazırlamayı bir borç biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılmış, gitmiş, kızmış bir şekilde başka bir siyasal partide yolculuk etmiş olan arkadaşlarımı da Cumhuriyet Halk Partisi içinde mücadeleye çağırıyorum yeniden bu vesileyle. Hiçbir şey için geç değil. Hala gelebilirler, partimize üye olabilirler. Ve bu üyelik süreci içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin yarışmasının fikri yarışmanın içinde siyasal yarışmasının içinde yer alabilirler" açıklamasında bulundu. "Başkanımızın 9 Eylül günü yaptığımız etkinliğe katılmasını beklerdik" Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Sarı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamanın sorulması üzerine, "Yürütmenin başında olan bir kişi Cumhurbaşkanı mevcut ülke sistemine göre ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne ait bir Büyükşehir Belediye Başkanı Ankara’da özellikle merkez hükümetle ilişkili olan konularda düşüncelerini fikirlerini görüş alışverişinde bulunmalarının taleplerini iletebilir. Bunda ilkesel olarak bir problem yok. Bunun 9 Eylül gününe denk düşüyor olması bence kamuoyu açısından bir problem oluşturdu. Mansur Yavaş Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkanıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyesidir. Belediye başkanımızın 9 Eylül günü yaptığımız etkinlikte hele ki Ankara’da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak katılmasını beklerdik" yanıtını verdi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Türkiye’nin sorunlarının çözülmesi için her türlü katkıyı vermeye hazırız" Haber

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Türkiye’nin sorunlarının çözülmesi için her türlü katkıyı vermeye hazırız"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye’nin bağımsızlığı için, Türkiye’nin gelişmesi için, Türkiye’nin sorunlarının çözülmesi için her türlü katkıyı vermeye ve çaba göstermeye de hazırız. Politikalarımızla da bunu göstereceğiz" dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla 9 Eylül Resepsiyonu CHP Genel Merkezinde düzenlendi. Resepsiyon kapsamında, belgesel gösterimi, Yedi Renk Senfoni Orkestrası konseri ve dans gösterisi gerçekleştirildi. Ardından alana gelen ve partililerle buluşan Kılıçdaroğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, "103.yıl bize, partiye, Türkiye’ye hayırlı olsun. Aynı kararlılıkta yolumuza devam edeceğiz. Türkiye’nin bağımsızlığı için, Türkiye’nin gelişmesi için, Türkiye’nin sorunlarının çözülmesi için her türlü katkıyı vermeye ve çaba göstermeye de hazırız. Politikalarımızla da bunu göstereceğiz" diye konuştu. "Bu ülkenin çözülemeyecek sorunu yoktur" Daha sonra kürsüde konuşan Kılıçdaroğlu, "CHP olarak bütün il binalarımız, ilçe binalarımız halka açık olmalı. Halk gelip orada derdini anlatmalı. Çözüm varsa söylenmeli. Çözüm üretemiyorlarsa mutlaka bize söylenmeli. Bu ülkenin çözülemeyecek sorunu yoktur. Her sorun çözülebilir" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, resepsiyona katılmadı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Anıtkabir’i ziyaret etti Haber

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet, partinin 103. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki heyet, CHP’nin 103. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Anıtkabir’de Aslanlı Yol’dan yürüyerek Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi. Kılıçdaroğlu’nun çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Kılıçdaroğlu, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı: "Büyük Atatürk, Sayın Genel Başkanım, Cumhuriyet Halk Parti’mizin 103. kuruluş yıl dönümünde, 9 Eylül’ün bağımsızlık ve kuruluş ruhuyla huzurunuzdayız. Yaktığınız bağımsızlık ateşi bugün de yolumuzu aydınlatıyor; kurduğunuz Cumhuriyet Halk Partisi, bizlere bıraktığınız en büyük emanetlerden biri olarak yaşamaya devam ediyor. Emanetinize layık olmak; Cumhuriyet Halk Partisi’nin dokularına işlenen ahlakı, adaleti ve erdemi korumak, her türlü yozlaşmadan arınma iradesini ve temiz siyaset anlayışını kararlılıkla sürdürmek demektir. Bu sorumluluğun gereği olarak, Cumhuriyetimizi ikinci yüzyılında demokrasiyle taçlandıracağımıza ve millet egemenliğini eksiksiz hakim kılacağımıza söz veriyoruz. 9 Eylül ruhundan aldığımız güçle ülkemizi demokrasinin, adaletin ve umudun ülkesi yapma mücadelemizi sürdüreceğiz. Aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor; silah arkadaşlarınızı, aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor; hayatını yitirmiş tüm Cumhuriyet Halk Partilileri saygıyla yad ediyoruz. Ruhunuz şad olsun." Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet, 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün mezarına da çelenk bırakarak, saygı duruşunda bulundu. Öte yandan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Anıtkabir’de düzenlenen törene katılmadı. Yavaş, sosyal medya hesabından CHP’nin kuruluş yıldönümüne ilişkin paylaşımda bulundu.

Ünlü oyuncu Serhat Kılıç için duygusal anma: 30 yıl yetmedi Serhat seni çok özleyeceğim Haber

Ünlü oyuncu Serhat Kılıç için duygusal anma: 30 yıl yetmedi Serhat seni çok özleyeceğim

İstanbul’da hayatını kaybeden ünlü oyuncu Serhat Kılıç için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde anma töreni düzenlendi. Törene katılan oyuncu Emre Karayel, "30 yıl boyunca birbirimizin hayatına şahit olduk. Şimdi buradan onun ardından konuşuyor olmak çok zor. Bana öğrettiklerin, verdiklerin için, yanımda olduğun bütün zamanlar için teşekkür ederim sana kardeşim. 30 yıl yetmedi Serhat seni çok özleyeceğim. Hakkım varsa helal olsun sen de hakkını helal et" dedi. 51 yaşında hayatını kaybeden ünlü oyuncu Serhat Kılıç için Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. Ünlü oyuncunun Türk bayrağına sarılı tabutu tören için Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne getirildi. Törene, Kılıç’ın yakın çevresinden sanatçı dostları Ertan Saban, Birol Güven, Bennu Yıldırımlar, Mahir İpek, Ahmet Mümtaz Taylan, Selim Bayraktar, Emre Karayel, Alina Boz, Umut Evirgen, Özlem Esmergül, Barış Falay, Ayça Bingöl ve daha birçok ünlü isim yer aldı. Törende kürsüye çıkarak ünlü oyuncuya anlatan ünlü isimler gözyaşlarını tutamadı. "Serhat çok özel bir yetenekti" Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, "Sinema genel müdürüyüm ama burada sinema genel müdürü olarak bulunmuyorum. Serhat’ın dostu olduğumu düşünüyorum, o yüzden buradayım. Bizim yolumuz Seksenler dizisinde kesişmişti. Ben kendisini daha önce biliyordum ama tanımıyordum, Seksenler’le tanıdım. İtiraf etmek gerekirse ona gerçekten çok küçük bir rol teklif ettim. O da hiç dert etmedi ama o rolü öyle bir oynadı ki, öyle bir büyüttü ki Tabii ki diğer arkadaşlarımızla birlikte bir anda bizim dizinin en önemli hikayesi haline geldi. Serhat öyleydi zaten. Her şeyi büyütüyordu. Ona bir kar topu verin, çığ yapıyordu. Mutluyken çok mutlu oluyordu. Üzülünce çok üzülüyordu, çok gülüyordu, çok ağlıyordu. Serhat her şeyi çok yapıyordu. Bir gün geldi dedi ki, ’Ben Ankara’da bir oyunculuk kursu açacağım’ dedi. Bir hafta sonra geldi, ’Ben konservatuvar açacağım’ dedi. Kamera önünde çok özel bir yetenekti. Sahnede çok farklı bir yetenekti ama orkestranın önünde de çok özeldi. Çok iyi bir şarkıcıydı. Şarkıcılığıyla insanları, özellikle de profesyonel müzisyenleri şaşırtmayı gerçekten çok seviyordu, onunla çok eğleniyordu. Ne diyelim. Mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın. Varsa hakkımız helal olsun" dedi. "Gülmenin aksine fazla ağlardı" Törende konuşan oyuncu Ertan Saban, "Geçenlerde bir şey okumuştum. Çok ağlayanlar, çok takanlar ve çok terleyenler bu gezegene, bu hayata hizalanmakta zorlanırmış. Diyorum ki, umuyorum ki İnşallah öbür tarafta çok iyi bir simetri yakalarız, güzel kardeşim. Gülmenin aksine fazla ağlardı. Yani tüm Türkiye’yi güldüren kardeşimiz, 10 parmağında 11 marifet olan kardeşimiz, abimiz, oğlumuz. Son bir, bir buçuk senemizi beraber geçirme fırsatı bulduk. Daha önce de beraber çalışmıştık. Son projemizde odalarımız yan yanaydı. Herhalde bana göz kulak olsun diye yanıma verdiler" şeklinde konuştu. "Hepimizin hayatına başka bir şekilde dokunmuştur" Törende konuşan oyuncu Emre Karayel, "Konuşmak şu anda zor. Onunla Bilkent’te tiyatro bölümde tanıştık. 30 yıllık arkadaşım benim. Bir kaç cümleye nasıl sığdırabilirim. Tuhaf adam tuhaf şapkasıyla hayatıma girdi. Beni yetiştirdi. Bana emek verdi. Sonra hepimiz başka yerlere savrulduk. Bazı insanlar vardır Serhat gibi, yerleri değişmez. Serhat benim için öyle biriydi. Arkadaşımdı, dostumdu, sırdaşımdı, akıl hocamdı, en çok da kardeşimdi. Dün ağabeyim beni ağlayarak aradı. ’Ailemizden birini kaybettik’ dedi. 30 yıl boyunca birbirimizin hayatına şahit olduk. Şimdi buradan onun ardından konuşuyor olmak çok zor. Hepimizin hayatına başka bir şekilde dokunmuştur. Hayatımdan geçtiği için çok şanslıyım. Bana öğrettiklerin, verdiklerin için, yanımda olduğun bütün zamanlar için teşekkür ederim sana kardeşim. Sana söyleyecek daha çok şey vardı. Herhalde insanın canını en çok yakan bu oluyor. 30 yıl yetmedi Serhat seni çok özleyeceğim. Hakkım varsa helal olsun sen de hakkını helal et" ifadelerini kullandı. "Daha önce hiç senin gibi bir dostla karşılaşmamıştık" Törende Kılıç’a gözyaşları içinde veda eden oyuncu Bennu Yıldırımlar, "Takdir edersiniz ki sevdiğiniz insanların ardından bir iki kelam edebilmek çok zordur. Ne söyleseniz eksik kalacakmış gibi gelir ya, işte öyle. Bir şeyler karalamak istedim kağıda, onu anlatabilmek adına. Dilim döndüğünce artık Hayata ve mesleğine tutkuyla yaklaşan, ailesine, sevdiklerine, ona emeği geçen tüm öğretmenlerine karşı vefasını esirgemeyen coşkusu yüksek bir arkadaşımızdı. Meslektaş olarak bulunmaz Hint kumaşıydı. Provada yorulmayan, ekip ruhuna inanan, namuslu, samimi, sahnede sırtını güvenle yaslayabileceğin, oyun oynamaktan sonsuz keyif alan, hücrelerine kadar komple oyuncuydu. Mizah duygusunu elden bırakmadan çelişkileri gören gözleriyle anlattığı hikâyeleri unutulmaz. Sahne dışında da seyirci olarak onu izlemeye devam ettik. İyi bir gözlemci ve hikayeciydi. Sesi ve müziği de öyleydi. 2009’a kadar kalabalık ortamlarda birbirimize sadece bir merhaba deyişimiz vardır. 2009 yıllında bir televizyon programında gece şovu yapıyordu. Yine çok sevdiğim bir oyuncu arkadaşım, ’Gider misin’ dedi. Gidebileceğimi söyledim ve Serhat’la asıl orada tanıştık. O sıralarda ’İntiharın Genel Provasına’ başlamak üzereydik. Fakat dört ayrı karakteri oynayacak bir rol vardı, hepimizi sürükleyecek. Onu gördükten sonra, ’Serhat, tiyatro yapmaz mısın şu sıralar. Yani uygun musun. Var mı bir şey. Ben sana metni göndereyim’ dedim. Göndermemi söyledi. Metni çok beğendi. Yönetmenimiz Nurullah Tuncer’di. Duşan Kovaçeviç’in yazdığı ’İntiharın Genel Provası’; Bora Seçkin, ben, İbrahim Can... O kadar güzel bir prova süreci. Onun, Ankara’ya gidiş gelişleri, filmleri vesaire hep birlikte bu oyunu çıkardık Üsküdar’da 2009’da. 2010’da da bu sahnedeydik. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi yıkılıp açıldıktan sonra ilk oyun o oldu. Saat 12.00’de burada öğlen onu oynadık ve Ümraniye’deki oyunlarımıza yetiştik. O gün üç tane o oyundan üç tane oynadık. Hatıralar bitmez. Biz yurt dışı turnelerinde de bulunduk. Çok neşeli ortamlardı ama bir yerde oynadık ki Arnavutluk’a gitmiştik. Orada Elbasan’da oynadık. Hiçbir teknik olanağı olmayan bir tiyatroydu. Bizim oyunumuz da çok teknikle ilişkiliydi. Altyazı yok, hiçbir şey yok ve biz o oyunu orada oynadık. Yine reaksiyon aldık. ’Biz orada oynadıysak nerede oynarsak oynayalım bu oyun mutlaka seyirciyle buluşur’ dedik. Çok hoş bir dönemdi. Teknisyeninden yönetmenimize kadar herkes tarafından o kadar çok sevildi ki. Ne diyeyim? Ruhu şad olsun. Birkaç son sözüm daha var. Bir şey daha eklemek istiyorum. Asıl ödül senindi. Bizim için gönlümüzdeki ödülün sahibi sendin, bunu unutma. Bizler hayata karşı çocuksu merakına ve yüksek enerjine yetişmeye çalışanlar, daha önce hiç senin gibi bir dostla karşılaşmamıştık. Evet, eksildik. Biz seni çok sevdik. Hatıraların, yüreğine dokunduğun insanlarla yaşamaya devam edecek" diye konuştu. Törenin ardından ünlü oyuncunun naaşı defnedilmek üzere cenaze ambulansıyla Ankara’ya gönderildi. Kılıç, yarın Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.