Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Anayasa Mahkemesi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Anayasa Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM’de ekonomi paketi yasalaştı! Haber

TBMM’de ekonomi paketi yasalaştı!

TBMM Genel Kurulu’nda ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” kabul edilerek yasalaştı. Yeni düzenlemeler vergi sisteminden sosyal güvenliğe, enerjiden savunmaya kadar geniş bir alanı kapsıyor. Vergi alanında yapılan değişikliklerle, şans ve bahis oyunlarına ilişkin reklam ve ilan giderleri artık gelir ve kurumlar vergisi hesaplamasında gider olarak gösterilemeyecek. Ayrıca vakıf üniversitelerine bağlı sağlık kuruluşlarının vergi muafiyetleri daraltılırken, bu kurumlara sağlanan KDV istisnası da kaldırıldı. Serbest bölgelerde üretim yapan mükellefler için ise ihracata yönelik kazançlara vergi istisnası getirildi. İşsizlik sigortasında devlet payının artırılıp azaltılması konusunda Cumhurbaşkanına yetki verildi. Enerji alanında dikkat çeken düzenlemelerden biri de Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) ile ilgili oldu. Buna göre BOTAŞ’ın vergi ve ceza borçları, Hazine’den olan alacaklarına karşılık mahsup edilerek silinebilecek. Özelleştirme kapsamında da önemli bir adım atıldı. Kamu kurumlarına ait taşınmazların talep edilmesi halinde özelleştirme kapsamına alınabilmesinin önü açıldı. Sosyal güvenlik alanında yapılan düzenlemeyle, yemek yardımı, çocuk ve aile yardımları ile belirli tazminatlar prime esas kazanç kapsamı dışında tutuldu. Günlük yemek bedelinin 300 liraya kadar olan kısmı da sigorta primine dahil edilmeyecek. Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yapılan değişiklikle, ortopedik engelli bireylerin araç alımında ÖTV istisnasının kapsamı genişletildi. Savunma alanında ise bedelli askerlik ücretine yüzde 25 artış getirildi. Yeni düzenlemeye göre bedel, memur aylık katsayısına bağlı olarak yeniden hesaplanacak. Afet bölgelerine yönelik düzenlemeler kapsamında, 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde konut ve iş yeri borçlarını peşin ödeyenlere önemli indirimler sağlanacak. Öte yandan, teklif görüşmeleri sırasında kıymetli taşlara yönelik ÖTV düzenlemesini içeren madde geri çekildi.

Bakanlığın yetkisine sınırlama Haber

Bakanlığın yetkisine sınırlama

Anayasa Mahkemesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda yer alan elektronik tebligat düzenlemesine ilişkin kritik bir karara imza attı. Mahkeme, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na elektronik tebligata ilişkin geniş yetkiler tanıyan hükmün bir bölümünü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karara konu düzenleme, Bakanlığa vergi mükelleflerine elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme, kimlere elektronik tebligat yapılacağını belirleme ve bu sürece ilişkin usul ve esasları düzenleme yetkisi veriyordu. Başvuruda, söz konusu yetkinin sınırlarının kanunda açıkça belirlenmemesi nedeniyle mükellefler üzerinde aşırı yük oluşturduğu, özellikle elektronik tebligat sisteminden çıkamayan mükelleflerin sürekli kontrol yükümlülüğü altında kaldığı ve bu durumun hak arama özgürlüğünü zedelediği ileri sürüldü. Mahkeme, elektronik tebligat uygulamasının dava açma sürelerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, bu durumun mahkemeye erişim hakkına müdahale niteliği taşıdığını vurguladı. Kararda, idareye verilen yetkinin sınırlarının kanunda açık ve net şekilde belirlenmemesinin, “hak arama özgürlüğü” ile bağdaşmadığı ifade edildi. Bu gerekçelerle Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin ilgili kısmını iptal ederken, iptal hükmünün Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Kararın, vergi mükelleflerine yönelik elektronik tebligat uygulamalarında yeni bir yasal düzenleme yapılmasının önünü açması bekleniyor.

Anayasa Mahkemesi'nden TFF Tahkim Kurulu kararı Haber

Anayasa Mahkemesi'nden TFF Tahkim Kurulu kararı

Anayasa Mahkemesi, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu üyelerinin Yönetim Kurulu tarafından seçilmesini öngören kuralların iptal talebine ilişkin başvuruyu karara bağladı. Anayasa Mahkemesi, 17 Haziran 2025 tarihli ve E.2022/85 sayılı kararıyla, 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu kapsamında değiştirilen 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kanunu’nun Tahkim Kurulu üyelerinin seçimine ilişkin hükümlerini iptal etti. Yüksek Mahkeme, düzenlemede yer alan “Yönetim Kurulu tarafından” ve “Yönetim Kurulu kararı” ibarelerinin, Tahkim Kurulu’nun bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından yeterli güvence sağlamadığına hükmetti. Kararda, Tahkim Kurulu’nun zorunlu tahkim mercii olduğu ve verdiği kararların kesin nitelik taşıdığı hatırlatılarak, bu yapının bir mahkeme gibi değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Bu nedenle kurulun, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında güvence altına alınan bağımsız ve tarafsız yargılama ilkelerine uygun olması gerektiği ifade edildi. Mahkeme, mevcut sistemde Tahkim Kurulu üyelerinin tamamının TFF Yönetim Kurulu tarafından seçildiğine dikkat çekerek, uyuşmazlık taraflarının (kulüpler, futbolcular, teknik direktörler ve hakemler) bu süreçte herhangi bir etkisinin bulunmadığını belirtti. Ayrıca, TFF Genel Kurulu ve Yönetim Kurulu’nun oluşumuna ilişkin kanun düzeyinde yeterli çerçevenin çizilmemesinin de temsil adaletini zedelediği kaydedildi. Bu durumun, Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız bir yargı mercii olma niteliğini zayıflattığına işaret eden Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğuna karar verdi. İptal edilen hükümlerin, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesi öngörüldü. Bu süre içinde yeni bir yasal düzenleme yapılması bekleniyor.

Anayasa Mahkemesi, 'isim değişikliği ilanı' kuralını iptal etti Haber

Anayasa Mahkemesi, 'isim değişikliği ilanı' kuralını iptal etti

Anayasa Mahkemesi, 25 Aralık 2025 tarihinde verdiği kararla, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 27. maddesinin 7532 sayılı Kanun’la değiştirilen ikinci fıkrasındaki “...ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna karar verdi. Mahkeme, bu hükmün iptaline ve iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetti. İtiraz konusu kural, ad değişikliği kararlarının Basın İlan Kurumu’nun portalında ilan edilmesini zorunlu kılıyordu. Başvuruda, söz konusu ilanın kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına aykırı olduğu belirtilmişti. İtirazcılar, ad değişikliği ile birlikte kişisel bilgilerin herkesin erişimine açılmasının, veri güvenliğini tehdit ettiğini ve potansiyel suçlara zemin hazırladığını ifade etmişti. Anayasa Mahkemesi, kişisel verilerin korunmasının bireylerin temel hakları olduğunu vurguladı ve ad değişikliği ilanının kişisel veriler üzerinde orantısız bir sınırlama oluşturduğunu belirtti. Mahkeme, adın değiştirilmesi gibi kişisel veri içeren bilgilerin süresiz olarak yayımlanmasının, kişilerin menfaatleri üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Ayrıca, ad değişikliği kararlarının her durumda ilan edilmesinin, hâkime takdir yetkisi tanınmaması ve somut olaya göre değerlendirme yapılmaması nedeniyle de adaletsiz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Kararın, Resmi Gazete'de yayımlandıktan 9 ay sonra yürürlüğe gireceği duyuruldu.

Erdoğan: "Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz" Haber

Erdoğan: "Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen "Emek Sofrası Buluşması" iftar programında yaptığı konuşmada, kendi iktidarlarından önce işçi ve emekçilerin haklarına yönelik verilen sözlerin tutulmadığını bu sözlerin kendi iktidarları döneminde gerçeğe dönüştüğünü söyledi. Erdoğan, yıllarca bazı kesimlerin de haklarının elinden alındığını söyleyerek, kendi iktidarlarında bu hakların geri iade edildiğini ancak bu iadelerden de rahatsızlık duyanlar olduğunu belirtti. "Gazze’li kardeşlerimiz bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor" Konuşmasının başında Gazze ve Sudan’da Müslümanların zor şartlarda oruç tutup, iftar yaptığını hatırlatan Erdoğan, "Müslümanlar olarak bir taraftan 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e erişmenin coşkusunu yaşıyor, diğer taraftan da Gazze’de Sudan’da ve daha birçok yerde sıkıntı çeken, eziyet gören bir kuru ekmek, bir tas çorba ile iftar yapmak zorunda kalan kardeşlerimizin sızısını yüreğimizde hissediyoruz. 10 Ekim’de bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz İsrail hükümeti Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor. İsrail’in saldırıları sonucu 11 Ekim’den bu yana 615 Filistinli şehit oldu. 2 bine yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçlükler çekiliyor. Gazze’nin nefes borusu olan refah sınır kapısında kısıtlamalar, zulümler, İsrail’in keyfi davranışları maalesef devam ediyor. Yıkıntılar arasında kurşun ve şarapnel izleriyle dolu derme çatma binalarda iftar yapan, son derece çetin şartlar altında oruç tutan ama bunlara rağmen zalime boyun eğmeyen Gazze’li kardeşlerimiz bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor" diye konuştu. "İlk günden itibaren hedefimiz işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu bir sistemi ülkemize kazandırmaktı" Emek, alın teri ve helal kazancın kutsal değerleri olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu kavramlar adaletle, hakkaniyetle ve refahla yoğrulmuş tarihimizin köşe taşlarıdır. Asırlar boyunca Ahi Teşkilatımız, Loncalarımız ve Orta Sandıklarımız sadece işçiyle işverenin hukukunu korumakla kalmamış. Aynı zamanda toplumsal düzenin en sağlam teminatlarından biri olmuştur. Ahi Evran’ın eşine, işine, aşına özen göster sözü dün olduğu gibi bugün de çalışma hayatımızın temel felsefesini oluşturuyor. Emeği mukaddes gören ve alnındaki ter kurumadan emeğin karşılığının ödenmesini emreden bir dinin mensupları olarak 2002 yılından beri siz değerli kardeşlerimin hakkını vermeye adil ve huzurlu bir çalışma iklimi inşa etmeye gayret gösterdik. İlk günden itibaren hedefimiz işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkemize kazandırmaktı. Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık, ne sermayeyi renklere ayırdık, ne de rızkını alın teri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk. Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla işçilerimizin memurlarımızın, sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık" ifadelerini kullandı. "Ana muhalefet partisinin Anayasa Mahkemesi’ne taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk" Kendi iktidarlarında, emekçilere daha önce verilip tutulamayan sözleri yerine getirdiklerini ve bunun yanında birçok hakkı emekçilere kazandırdıklarını belirten Erdoğan, "Yıllardır bizden önceki siyasilerin vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda, devrim niteliğinde adımları attık. Değerli kardeşlerim, bakın burada öne çıkan reformlarımızı sizlerle kısaca paylaşmak isterim. 1 Mayıs biliyorsunuz bu ülkede yıllarca en fazla tartışma konusu olan hususlardan biridir. 1 Mayıs’ı Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil ilan ederek bütün bu gereksiz tartışmalara biz son verdik. İşçi kardeşlerimizin daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için iş sağlığı ve güvenliği kanununu çıkardık. Sendikaların kuruluş şartlarını biz kolaylaştırdık. Sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanununu revize ederek iyileştirdik. Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Ana Muhalefet Partisi’nin Anayasa Mahkemesine taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk. Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık. Kamu çalışanlarımız artık Cuma izni, hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde yararlanabiliyor" açıklamasında bulundu. "Yıllarca örselenen, keyfi yasaklarla on yıllar boyunca mağdur edilen insanlarımıza yönelik düzenlemelerin kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini görüyoruz" Yaptıkları düzenlemelerle mağdur olan kesimlerin haklarını geri almasından bir kesimin rahatsızlık duyduğunu söyleyen Erdoğan, "Yıllarca örselenen, yıllarca hakları yok sayılan, keyfi yasaklarla on yıllar boyunca mağdur edilen insanlarımıza yönelik bu düzenlemelerin ülkemizdeki kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini görüyoruz. Milletin anayasamızın amir hükümlerine uygun şekilde din ve vicdan hürriyetine sahip olması, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması nedense bunlara dokunuyor, bunları adeta zıvanadan çıkartıyor. İşte sizler de inanıyorum ki üzülerek takip ediyorsunuz. Her karış toprağı şehit kanlarıyla yoğrulmuş 1000 yıldır i’la-yı kelimetullah sancaktarlığını üstlenmiş yüzde 99’un Müslüman olan bir ülkede işçinin, memurun, üniversite öğrencilerinin gönül rahatlığıyla cumaya gitmesine, çocukların Ramazan-ı Şerif’in neşesini doya doya teneffüs etmesine laf ediyor, gerici azınlığın provokasyonu gibi son çirkin ve çirkef ifadelerle saldırıyorlar. Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp, milletin inanç değerlerine ateş eden 27 Mayıs’tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan Türkiye’nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin. Hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın. Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Meydanlarda emekli ve emekçiye ve bol keseden vaat dağıttığı halde göreve gelince verdiği sözleri unutanlardan olmadık" Kendisinin de çalışma hayatına genç yaşlarında İETT’de işçi olarak adım atmış olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "İster özel sektörde, ister kamuda olsun helal rızık peşinde koşmanın nasıl bir mücadele gerektirdiğinin gayet farkındayım. Aynı şekilde çalışmak, üretmek, ülkemiz ekonomisine katkı sunmak kadar emeğinin karşılığını almanın da emniyetinin bilincindeyiz. Bunun için siyasi hayatımızın hiçbir döneminde bazıları gibi siyasi emelleri için emeği ve emekçiyi istismar edenlerden olmadık. Meydanlarda emekli ve emekçiye ve bol keseden vaat dağıttığı halde göreve gelince verdiği sözleri unutanlardan olmadık. Kendi işçisi maaş alamadığı için belediye önünde eylem yaparken tropik adalarda zevk-ü sefa içinde keyif çatanlar gibi olmadık. Hep sırtımızda yumurta küfesi taşıdığımızın 86 milyonun emanetini ve sorumluluğunu taşıdığımızın şuuruyla hareket ettik. Devletimizin imkanları genişledikçe bundan 86 milyonun tamamının elbette emekçilerin, emeklilerimizin, memurlarımızın da adil bir şekilde yararlanmasını sağladık. Maaş artışları, disiplin affı, refakat izni ve ek ödemeler gibi alanlarda yaptığımız düzenlemelerle memurlarımızın özlük haklarını iyileştirdik. Kamu görevlilerimizin ücret artış oranlarını zam ve tazminatlarını, sosyal desteklerini enflasyona ezdirmeyecek şekilde biz düzenledik. Emeklilerimizin yılda iki defa olmak üzere bayram ikramiyesi ve banka promosyonu gibi yeni haklardan istifade etmelerini temin ettik. Geçmişte ilaç ve hastane kuyruklarında ömür tüketen vatandaşlarımızın tüm sorunlarını giderdik. Sağlık ve sosyal güvenlik sistemini sorunsuz şekilde işler hale getirdik. Kamu kurumlarındaki alt işveren işçilerine ve sözleşmeli personele kadro verdik. Geçici işçilerin tam yıl çalışabilmesini önüne açtık. Daha nice düzenlemeyi, yeniliği, projeyi devreye alarak çalışanlarımızı her alanda destekledik. Teşvik ettik, güçlendirdik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.