Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Analiz

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Analiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Analiz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Belki 3 transfer yapacağız Haber

Belki 3 transfer yapacağız

Karşılaşmayı değerlendiren Er, oyunun genelinden memnun olduğunu belirterek, “Oyundan son derece memnunum. 90 dakika boyunca oyunun kontrolü bizdeydi. Oyuna hükmettik, rakip yarı alanda oynadık ve ikinci topları kazandık. Ancak çalıştığımız yerden iki gol yedik. Uzun toplar ve arka bloktaki yanlış konumlanmamız, iki basit gol yememize neden oldu. Penaltının içeride ya da dışarıda olması önemli değil. Ben o pozisyonun verilmemesine bakıyorum.” dedi. Skordan çok oyuna odaklandığını ifade eden tecrübeli teknik adam, “Normal şartlarda gol pozisyonlarımız haricinde üç-dört net fırsatımız vardı. İlk yarıda da ikinci yarıda da bunu gördük. Pendikspor, son iki sezondur play-off oynayan ve kadro istikrarını koruyan bir takım. Böyle takımların en büyük transferi mevcut düzenlerini korumalarıdır. Biz ise yeni bir takım oluşturuyoruz ve oyuncularımızın uyumu her geçen gün yükseliyor.” ifadelerini kullandı. Mustafa Er, takımın oyun anlayışına ilişkin ise şunları söyledi: “Biz maçların yüzde 80-90’ını bu şekilde oynamak istiyoruz. Baskılı, oyuna hükmeden ve yön veren bir takım olmayı hedefliyoruz. Topu kaybettiğimizde vereceğimiz reaksiyon çok önemli. Kontra ataklardan zarar göreceğimiz anlar olacaktır. Bugün de iki golü bu şekilde yedik. Bunlar bizim için önemli dersler. Maçın görüntülerini analiz edeceğiz. Ancak oyunsal ve fiziksel anlamda üstünlüğümüz net bir şekilde ortaya çıktı.” Hazırlık maçlarında farklı oyuncu profillerini denediklerini belirten Er, “Bugün Toral’ı sağ bekte başlattık. Toral; sağ bek, sol bek, sağ açık ve sol açık oynayabiliyor. Hüseyin’i farklı bölgelerde değerlendirebiliriz. Baker, Lincoln, Elitim, Soner, Eyüp ve Salih için de çeşitli alternatiflerimiz var. Amine Boutrah’ı zaman zaman solda, zaman zaman merkezde kullanabiliriz. Bu süreçte tüm opsiyonlarımızı değerlendireceğiz.” diye konuştu. Takıma yeni transferlerin katılacağını da açıklayan Mustafa Er, “Aramıza bir, iki, belki de üç oyuncu daha katılacak. Bunlar katıldıktan sonra çok daha tehditkâr bir takım olacağız. Hem Bursa etabı hem de bu kamp dönemiyle birlikte takımımızın mental, fiziksel ve taktiksel anlamda geliştiğini görüyorum.” dedi. Transfer çalışmaları hakkında da bilgi veren Er, “Bir santrfor transferi üzerinde çalışıyoruz. Bunun dışında elimizde iki yabancı kontenjanı hakkı bulunuyor. Türk oyuncu da olabilir, yabancı da olabilir. Kulübün ekonomik yapısına ve ihtiyaçlarına en uygun isimleri kadromuza katacağız.” ifadelerini kullandı. Kamp programına ilişkin konuşan Mustafa Er, “Yarın sabah yapacağımız antrenmanla bu kamp etabını tamamlayacağız. Oyuncularımıza iki gün izin vereceğiz. Cumartesi akşamı Düzce Topuk Yaylası’nda yeniden çalışmalara başlayacağız. Orada bir hazırlık maçı planlıyoruz ancak rakibimiz henüz netleşmedi.” dedi. Topuk Yaylası kampında fiziksel çalışmaların dozunu artıracaklarını belirten Er, “Aerobik çalışmalardan çıkıp anaerobik ve sprint çalışmalarına ağırlık vereceğiz. Bugün bile takım fiziksel anlamda çok iyi göründü. Ancak henüz yeterli seviyede değiliz. Önümüzde yaklaşık 3,5 haftalık bir süreç var ve bunu en iyi şekilde değerlendireceğiz.” şeklinde konuştu. Yabancı oyuncuların takıma uyumundan memnun olduğunu dile getiren Er, “Takım içerisinde çok iyi bir hava var. Geçen sezonki oyuncularımız, yeni gelen isimleri kısa sürede aralarına kattılar. Yabancı oyuncular da bulundukları ortamdan oldukça memnun. Bursa’da 8 gün, burada ise 9 gündür çalışıyoruz. Toplam 17 günde yeni oyuncularımızın sisteme hızlı adapte olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Takımın oyun planına ilişkin de açıklamalarda bulunan Mustafa Er, “Bu sezon da ön alan baskısını temel alan bir oyun anlayışıyla sahada olacağız. Elbette maç içerisinde zaman zaman dinlenme anlarımız olacak ancak ana prensibimiz değişmeyecek. Takım boyunu 25-30 metre arasında tutabilirsek hem baskıyı daha etkili yapar hem de topa sahip olduğumuzda pas alternatiflerimizi artırırız.” dedi. Lincoln Henrique’nin performansını değerlendiren Er, “Üçüncü bölgede Lincoln’ün topla daha fazla buluşmasını istiyoruz. Oyun görüşü ve oyun aklı çok yüksek bir oyuncu. Bugün de bunu gösterdi. Ceza sahası içerisindeki konumlanmalarımızı geliştirdiğimizde çok daha fazla pozisyon üreteceğiz.” şeklinde konuştu. Son olarak Juergen Elitim’in rolüne değinen Mustafa Er, “Bizim oyun anlayışımızda klasik anlamda 6 ve 8 numara ayrımı çok belirgin değil. Top rakipteyken oyuncularımız savunma görevini üstleniyor, top bizdeyken ise hücuma katkı veriyor. Elitim ve Eyüp’ten de box-to-box bir oyun oynamalarını bekliyoruz. Top rakipteyken 6 numara, top bizdeyken 8 numara gibi hareket etmelerini istiyoruz. Bizim mantalitemizde top bizdeyken herkes hücumcu, top rakipteyken ise herkes savunmacıdır.” dedi.

Bursa’da LGS gururu: 500 tam puan alan Göktuğ Kavzoğlu Türkiye birincisi oldu Haber

Bursa’da LGS gururu: 500 tam puan alan Göktuğ Kavzoğlu Türkiye birincisi oldu

Sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından okulda büyük sevinç yaşanırken, Türkiye birincisi Göktuğ Kavzoğlu, babası Ercan Kavzoğlu, annesi Yasemin Kavzoğlu, abisi Utku Kavzoğlu, öğretmenleri ve Okul Müdürü Sinan Sevinç ile bir araya gelerek başarısını kutladı. LGS hazırlık sürecinin kolay geçmediğini belirten Göktuğ Kavzoğlu, başarısının düzenli çalışma ve eksiklerini analiz ederek gidermesinden kaynaklandığını söyledi. Kavzoğlu, "Çok zor bir süreçti. 1,5 sene boyunca uzun bir hazırlık dönemi geçirdim. Uykusuz geceler, sabaha kadar test çözmeler gibi zor bir süreçten geçtim ama eksiklerimi tamamlamak için çalıştım. Öncelikle yanlışlarımı öğrendim ve sonrasında yanlışlarımın üzerine gittim. Deneme sonuçlarımın analizlerini yaptım. Eğer yanlışları bilmiyorsanız doğruları bulamazsınız. Sınav anında ise okula gidene kadar bu kadar stresli değildim. Okulu görünce sınavın ciddiyetini anladım. İnsanların ağlayışlarını görünce stresim arttı ama birkaç soru çözdükten sonra sınava odaklandım. Zaten sınav anını yönetmek çok önemliydi, ben bunu başardım ve sonrasında başarılı oldum. Başta ailem olmak üzere okul ve dershane öğretmenlerimin hepsine bu süreçte bana katkıda bulundukları için teşekkür ediyorum" dedi. Okul Müdürü Sinan Sevinç ise elde edilen başarının tesadüf olmadığını vurgulayarak, "Göktuğ’un LGS’de tüm soruları doğru yanıtlayarak tam puan alması ve Türkiye birincisi olması bizleri kelimelerle tarif edilemeyecek bir gurura boğdu. 8/A sınıfı öğrencimiz Göktuğ, sene başından beri azmiyle ve disipliniyle bu başarıyı hak ettiğini gösteriyordu. Bu başarı asla tesadüf değildir; planlı çalışmanın, idareci, öğretmen ve veli iş birliğinin, yani güçlü bir ekip ruhunun meyvesidir. Okulumuz olarak öğrencilerimizin hem akademik hem de ahlaki gelişimlerini en üst seviyede tutmayı hedefliyoruz. Göktuğ evladımızı, kıymetli ailesini ve emeği geçen tüm öğretmenlerimizi yürekten tebrik ediyorum. Bundan sonraki eğitim hayatında da ülkemizi gururlandıracak başarılara imza atacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. Göktuğ Kavzoğlu’nun babası ve kimya öğretmeni Ercan Kavzoğlu’da oğlunun disiplinli çalışmasının karşılığını aldığını belirterek, "Oğlum bizi çok gururlandırdı. Güzel bir hazırlık süreci geçirdi. Özellikle 7. sınıfın ikinci döneminden itibaren düzenli çalışmaya başladı. Bu süreçte destek veren okuldaki öğretmenlerine çok teşekkür ediyoruz. Özellikle sınavı iyi yönettiğini düşünüyorum. Çünkü bazen çok çalışırsınız ama sınav anındaki stres sizi doğru sonuçtan uzaklaştırabilir. Oğlum hem çalışma sürecini hem de sınav sürecini çok iyi yönetti ve başarıya ulaştı. Kendisiyle gurur duyuyorum" diye konuştu. Şehit Mehmet Koray Pınar Ortaokulu, elde ettiği bu başarıyla Bursa’nın başarılı eğitim kurumları arasındaki yerini bir kez daha pekiştirirken, 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olan Göktuğ Kavzoğlu da LGS’ye hazırlanan öğrencilere örnek oldu.

"Bu kaosa hizmet eden çok kişiden daha fazla Türk gibi hissediyorum" Haber

"Bu kaosa hizmet eden çok kişiden daha fazla Türk gibi hissediyorum"

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında 20 Haziran Cumartesi günü TSİ 06.00’da Paraguay ile karşılaşacak. San Francisco’daki Bay Area Stadyumu’nda oynanacak bu maç öncesinde A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. "Paraguay gol atma konusunda çok iyi" İtalyan teknik adam, Paraguay’ın saygıyı hak eden bir takım olduğunu söyleyerek sözlerine başladı. Vincenzo Montella, "Brezilya ile aynı puanları elde etti elemelerde, sadece 1 puan gerideydi Ekvador, arkadan geldi Arjantin de. Fakat Paraguay hakikaten gol atma konusunda çok iyi, çok karakterli oyuncuları var. Forvetleri, golcüleri çok iyi. Çok ciddi saygı duyuyoruz. Tabii ki her zaman birkaç değişiklik yapmışızdır, yapabiliriz. Burada mesele taktik sebeplerle ve başka bakış açılarıyla futbolcuları oyun dışı bırakmak değil. Yarın tabii ki de bazı değişiklikler olabilir ama bu değişiklikler sadece taktiksel anlamda olur. Yani maçın stratejisine göre. Yani oynamayınca bir futbolcu 'Birinci maçta böyle yaptı' diye değil, sadece maçın stratejisine göre" diye konuştu. "Biraz daha saygıyı hak ettiğimizi düşünüyoruz" Her şeyi yoluna koymak için yarınki maçı sabırsızlıkla beklediklerini dile getiren Montella, "Avustralya maçında ikinci devrede İsmail'i hakikaten devreye soktuk çünkü Avustralya'nın kontrataklarını biliyorduk, adeta neşter atar gibi oynadılar. Dünya Kupası'nda aslında Avustralya'ya karşı 30 şut pozisyonu elde ettik. Portekiz, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne karşı oynadığında sadece 1 kez bunu yakalayabilmişti. Dolayısıyla rakip takım son 25-30 metrede 10 kişi bir araya geldiği zaman bunu aşmak çok zor oluyor. Dolayısıyla mesafeden şut atabilmek lazım ve bunu yapmakta da haklıydık ama belki yeteri kadar iyi gidemedik. Ama her bir maç birbirinden farklıdır. Ne şekilde hazırlandığınız, ne şekilde oynadığınız farklıdır. Biz analizini yaptık bu maçın. Bazı açılardan, bazı aşamalarda çok daha iyi olabilirdik. Top hakimiyeti konusunda bilhassa daha iyi olabilirdik. Bu tehditleri ortadan kaldırabilirdik ama zaman zaman da bu top hakimiyetiyle ilgili değişiklikleri kabul etmek lazım. Bütün bunları açıklığa kavuşturduk ve epey bir kaos olmasına rağmen şunu söyleyebilirim; bunun yansımaları oldu ve ben bir hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü çok iyi sonuçlar elde etti son 3 yıl içerisinde bu takım ve biraz daha saygıyı hak ettiğimizi düşünüyoruz. Her ne kadar biz de daha iyi oynayabilmiş olsaydık dahi. Ben aslında kendimi Türk gibi hissediyorum. Yani bu kaosa hizmet eden, bunu besleyen pek çok kişiden çok daha fazla Türk gibi hissediyorum kendimi. Hakikaten Türkiye'de de yurt dışında da takip edildi. Ben sadece basın odalarında söylenen sözleri söylemiyorum ama bazı bireyler karışıklık oluşturuyorlar. Bu beni etkilemiyor, ben yaşım daha ileri ama futbolcuların üzerinde bunun etkisi oluyor. Çünkü 20'li yaşlarında olan futbolcular, gençler ve bu tür durumlar onları üzebiliyor, onlara acı verebiliyor. Çok muhteşem futbolcular olarak onlara güveniyorum. Elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekiyor bu Dünya Kupası'nda oynamaya devam edebilmek için" ifadelerini kullandı. "Sevginin, ihtiyaç duyulduğunda oyunculara verilmesi gerektiğini düşünüyorum" Tecrübeli teknik adam, Avustralya yenilgisinin ardından futbolcularıyla görüşmeler yaptığına da değinerek, "Son birkaç gün içerisinde futbolcuların morali üzerinde olumlu bir etki oluşturduğumu düşünüyorum. Hep onlara akıllarının, zihinlerinin berrak olması, rahat olmaları gerektiğini söyleyerek telkinde bulunuyorum. Bu kolay değil tabii ki mağlubiyet aldıktan sonra. Bir yenilgiden sonra yeniden bir sıçrayış yaşamak çok kolay bir şey değil. Dolayısıyla haklı olarak böylesine ciddi eleştirilerden sonra ki adil eleştiriler de vardı. Onların etkilenmesi son derece normal. Aynı zamanda onları övmek de gerekiyor, işimin bir parçası da bu. Ama kamuoyuna baktığım zaman mutlaka insanların birtakım kusurlar, hatalar bulduğunu görüyorum, bunun farkındayım. Milli takımın başındaki teknik direktörüm. Ama tabii ki rahatlamalılar, yüzde 100 potansiyellerini ortaya koyabilmeliler ve ruh hallerini de yönetebilmeliler. Çok nitelikli oyuncular. Bütün bu koşulları sahada bir araya getirebildiğiniz zaman büyük bir hayalimiz var; taraftarlara karşı, Türk halkına karşı bir sorumluluk var ve futbolcular bütün bunların farkında, son 3 yıl bunu gösterdi. Ben aslında yenilgiden sonra çok daha fazla seviyorum futbolcuların tutumlarını. Kişisel olarak bu sevginin, ihtiyaç duyulduğunda da oyunculara verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece maç kazanıldığında değil" şeklinde konuştu. "Makine değil, robot değil futbolcular" Milli oyuncuların aşırı tepkilerden dolayı incindiklerinin altını çizen Montella, şöyle devam etti: "Futbolcuların yeniden sahaya çıkmak için çok istekli olduklarını görüyorum. Çünkü incindiler, sonuçta makine değil, robot değil futbolcular. Bazı tepkilerin aşırı olması onları etkiledi ama ben güveniyorum kendime ve onlara. İlk düdük çalındıktan sonra mümkün olduğunca kafaları rahat bir biçimde en iyi sonucu verebilmek için oynayabilmelerini diliyorum." "Ben kendi takımıma odaklanmayı tercih ediyorum" 52 yaşındaki teknik adam, rakipten çok kendi takımına odaklanmayı tercih ettiğini de belirtti. Vincenzo Montella, "Paraguay çok fiziksel olarak güçlü, duyguları, karakterleri hep öne çıkıyor. Her bir maç farklı, dolayısıyla mutlaka rakip takıma odaklanmamız gerekiyor ama ben kendi takımıma odaklanmayı tercih ediyorum. Mümkün olduğunca en iyi koşullarda olsunlar ve performanslarını daha iyi sergilesinler" dedi. "Zafer almayı ümit ediyorum hediye olarak" Dün doğum günü olan Montella, hediye olarak Paraguay karşısında galibiyet almayı ümit ettiğini aktardı. İtalyan çalıştırıcı, "Hep evde kutlamıştım, kendi ülkemde kutlamıştım doğum günümü. İkinci kez takımımla birlikte, futbolcularla birlikte doğum günümü kutlayacağım. Avrupa şampiyonası ve Dünya Kupası bunun bir parçası ve ümit ediyorum ki futbol ailemle kutlayabilmeyi diliyorum bundan sonraki, iki yıl sonraki doğum günümü de. 50. yaş günüyle ilgili çok güzel hatıralarım var. Avrupa şampiyonasında açılış hediyem ve futbolcuların zaferiydi tabii ki. Yarından sonraki gün bu zaferi almayı ümit ediyorum hediye olarak" cümlelerine yer verdi. "Arizona’da pişiyorduk sıcaktan" ‘Paraguay’ın çalışmalarını maçın oynanacağı şehir olan San Francisco’da yapması avantaj sağlar mı?’ sorusunu A Milli Takım Teknik Direktörü Montella, şöyle cevaplandırdı: "Arizona'da çok iyi antrenman alanları vardı ama pişiyorduk sıcaktan. Çöl sıcağında. Akşam 8'de dahi antrenman yapsak çok zor oluyordu. Fakat biraz daha serin iklimlere geldiğimizde o zaman biraz daha tazeleniyoruz. Tabii bunları değiştiremezsiniz ve buna adapte olmanız lazım." "Su molasının ne zaman geldiği, o anki şartlara bağlı" Başarılı teknik adam, Dünya Kupası mücadelelerindeki su molalarına dair fikirlerine de bildirdi. Montella, "Su molalarının lehineydim maçlar başlamadan önce. Son maçlarda aslında baskı vardı, gol geliyordu. Dolayısıyla bir skor ihtimali ortaya çıktığında, bir su molası olduğunda o oyunu durdurdu. Bazı durumlarda işe yaradığı da olabiliyor, o zaman pozitif olduğunu da düşünebilirsiniz. Sizin durumunuza da bağlı tabii, yani o su molasının ne zaman geldiği, o anki şartlara bağlı. Dolayısıyla bunun için de biraz esnek olmanız gerekiyor. Yerine göre olumlu olabilir, çünkü oyuncularla da iletişim kurma fırsatı da veriyor size su molası tabii ki" değerlendirmesinde bulundu. "Maçı kaybettik diye her şeyi berbat etmeye gerek yok" Oyuncularının daha önce aldıkları skorlar ve başarılarla saygı kazandığını ve şu anda da desteğe ihtiyaçları olduğunu yineleyen Vincenzo Montella, "Gerçekten onları daha da çok seviyorum şimdi. Çünkü tabii ki yenilgiden sonra hayal kırıklığına uğradılar, tabii ki oyunu inceledik, hataları düzeltmek için konuştuk. Ama ben sonuçta adil bir insanım, ben oyuncuların tarafındayım. Çünkü bizi buraya getiren onlar, yani bu oyuncular, milli takımı buraya getiren bu oyuncular. Dolayısıyla Türkiye'nin bir ülke olarak dünyanın her yerinde saygı görmesine de katkı sağlıyorlar futbol dünyasında. Dolayısıyla oyuncular bunu yapıyor. Onun için bu olanlar bitenler biraz beni, oyuncuları da daha çok üzüyor. Ve umuyorum ki oyuncular bütün bunlarla başa çıkabilirler; benim başa çıktığım gibi tabii, ben 20-30 yaş daha büyüğüm onlardan, onun için benim için belki daha kolay ama sonuçta oyuncuların da desteğe ihtiyacı var, saygıya ihtiyacı var. Çünkü o saygıyı kazandılar zaten. Yani bir olumsuz sonuç, o sonuç nasıl ortaya çıkmış tabii bunun hakkında fikirleriniz olabilir ama sonuçta bir oyun değildir, bir maç değildir her şeye karar veren. Yani orada maçı kaybettik diye her şeyi berbat etmeye, bir çuval inciri berbat etmeye gerek yok. Ben bunu söylemeye çalışıyorum. Biz motiveyiz ve hazırız. Ben hazırım, oyuncular da hazır maça. Sonuçta biz daha önce sizin bizimle gurur duymanızı sağladık, yine onu yapmak için buradayız" ifadelerini kullandı. Montella, Paraguay müsabakasında sahaya yüzlerinde bir gülümseme ve pozitif bir kafa yapısıyla çıkmaları gerektiğinin atını çizerek, bu şekilde çok daha başarılı olma şanslarının bulunduğunu söyledi. "Oyuncuların ailelerini getirdik" Futbolcuların ailelerini de ABD’ye getirdiklerini açıklayan ay-yıldızlı takımın teknik direktörü, "Böylesine bir nesli sosyal medyadan koparamazsınız. Bu mümkün değil, ben bunun farkındayım. Onun için ben daha çok önümüzdeki işle ilgilendim. Yani yapmaları gereken şeylere odaklanmaları gerektiğini düşündüm ve o maçları analiz etmek ve antrenman planlarını yapmak konularına odaklandım. Yani çok da boş bir vaktim yok. Oyuncuların biraz daha fazla boş zamanı var. Zaten bu nedenle bugün aileleri de getirdik. Aileleriyle birkaç saat vakit geçirmelerini sağladık. 2-3 saat çok güzel bir vakit geçti. O 2 saat boyunca da yarın sahada yapacaklarımızı hiç düşünmedik. Bence bu iyi oldu" şeklinde konuştu. "Hem biz hem Paraguay birer yenilgiden çıktık" Vincenzo Montella, kritik grup maçlarının aynı anda başlama ihtimaline dair yapılan bir yoruma, şöyle yanıt verdi: "Çok bir şeyi değiştirmiyor diye düşünüyorum. Hem biz hem Paraguay birer yenilgiden çıktık. Her iki taraf da dolayısıyla bu maçı kazanmak istiyor. Ama şuna katılıyorum; üçüncü grup maçının aynı anda başlıyor olması önemli. İkinci çok fark etmez ama üçüncüde olması iyi. Beraberliğe razı geleceğimize de inanmıyorum çünkü üçüncü maçın ne olacağı belli değil." "Ben oyuncuları çok iyi tanıyorum" Futbolcularıyla iletişimi birebir şeklinde kurduğunu ve hepsiyle arasının iyi olduğunu hatırlatan Montella, "Teknik direktörün görevlerinden bir tanesi de neye ne zaman müdahale edeceğine karar vermek. Ben oyuncuları çok iyi tanıyorum, her biriyle çok iyi bir ilişkim var. Bu da zaten teknik direktör olmanın en önemli özelliklerinden bir tanesi" dedi. "Yarın kazanırsak insanlar yine 'Evet, dünya şampiyonu olmalıyız’ diyecekler" İtalyan teknik direktör, dengeli bir karaktere sahip olduğunu ve işler iyi giderken de kötü giderken de denge kurmaya gayret ettiğini dile getirdi. Vincenzo Montella, "Çok tarihi sonuçlardan sonra da 'çok büyük bir başarı elde ettik' diye kendimi belli bir yerde görmem. Her zaman takımla beraber elimden geleni yapalım. Yani bunun örnekleri var. İnsanlar bazen değerlendirmelerinde biraz abartıya kaçabiliyorlar. Benim görevim ise her şeyi bir dengede tutmaya devam etmek. Bunu hem işler iyi giderken hem işler zor giderken yapabilmem gerekiyor. Eğer yarın kazanırsak o zaman insanlar yine 'Evet, dünya şampiyonu olmalıyız, bütün müsabakaları kazanmalıyız' diyecekler, buna eminim. Bütün bunlar sonuçta Türk halkının karakteri. Biz her halükarda dengeli olmaya ve dengede gitmeye devam etmek zorundayız" diye konuştu. "Benim yerimde olmak isteyenler olacaktır" A Milli Takım ile hem Avrupa Şampiyonası hem de Dünya Kupası’nda mücadele etmenin kendisine neler hissettirdiğine dair de Montella, "Çok mutlu ve şanslı hissediyorum, ayrıcalıklı hissediyorum. Benim yerimde olmak isteyenler olacaktır, vardır diye düşünüyorum ve gerçekten de çok heyecan duyuyorum. Avrupa şampiyonasında çok beklenti vardı. Ayrıca çok da güzel bir atmosfer vardı ama tabii Dünya Kupası çok daha büyük, bütün dünyayı kapsıyor. Onun için bütün bu hisler daha da büyüyor. Unutulmaz şeyler bunlar. İçinde yaşamak unutulmaz bir his. Ben milli takımı hem Avrupa şampiyonasında hem de şimdi Dünya Kupası'na getirebilmiş olmaktan dolayı da gurur duyuyorum. Sürekli olarak bir heyecan kaynağı bence bu konu, bu tip turnuvada turnuvalar" açıklamasını yaptı. "Türkiye'deki herkesi mutlu etmek için elimizden geleni yapacağız" Milli takım teknik direktörü, Türk taraftarlara da seslenerek, şunları dile getirdi: "Mücadelemizi devam ettiriyoruz. Herkesin hayalini gerçekleştirmek, herkesi gururlu hissettirebilmek için bu mücadeleyi devam ettiriyoruz. Onun için de elimizden gelen her şeyi yapacağız maçta. Elimizdeki bütün kaynakları, enerjiyi kullanarak ülkedeki herkesi, Türkiye'deki herkesi mutlu, takımla gurur duyar hale getirebilmek ve başarılarını devam ettirebilmek için elimizden geleni yapacağız. Onların desteğini hissetmek de tabii bunu yapabilmek için çok önemli." "Bu kadar sert eleştiriler olacağını beklememiştim" Avustralya karşılaşmasından sonra bu kadar sert eleştiriler beklemediğini de sözlerine ekleyen Montella, "Bütün oyuncularımı farklı bir boyutta getirerek hazırlamaya çalışıyorum. Onların mental olarak özellikle hazır olmasına dikkat ediyorum. Çünkü burada her şeyi zaten oldukça büyük boyutlarda yaşanıyor. Onun için mental olarak onların kendilerini güçlü hissetmelerini sağlamaya çalışıyorum. Çok sert eleştiriler olabiliyor. Ama ben bu sert eleştirileri hemen bir önceki maçtan sonra beklememiştim. Belki biraz eleştiri olur diye düşünmüştüm ama bu kadar sert olacağını beklememiştim. Fakat benim tecrübem bana fayda sağlıyor. Giovanni Trapattoni ile olan destek ya da ilişkilerim de bana burada önemli bir destek sağlıyor. Onlarla olan, yani oyuncularla olan iş birliği ve bu dostluğumuz ve yakın ilişkimiz önemli olmaya devam edecek" dedi.

Ozan Kabak: "İnşallah biz de kendi tarihimizi yazarız" Haber

Ozan Kabak: "İnşallah biz de kendi tarihimizi yazarız"

2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında yarın İstanbul’da Kuzey Makedonya ile mücadele edecek A Milli Futbol Takımı’nda futbolculardan Ozan Kabak, TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Çok heyecanlı olduklarını ifade eden Kabak, "24 sene sonra ilk kez Dünya Kupası’na katılacağız. Bunun heyecanı tarif edilemez. Elimizden gelen iyi şekilde ülkemizi etmeye çalışacağız. Umarım güzel bir turnuva geçireceğiz. Burası milli takım. Türkiye’nin en iyi oyuncuları burada. Biz de elimizden geleni yapacağız. Ülkemizi için en iyisi kimse o oynayacak. Diğerleri onu destekleyecek. Çok heyecanlıyız" diye konuştu. Güzel bir sezon geçirdiklerini belirten Ozan Kabak, "1.5 sene sakattım. Sonrasında güzel bir şekilde döndüm. Çalışmalarımın karşılığını aldım. 2024 yılının üzerine 2 sene geçti. Sürekli kendini geliştiren bir milli takım var. Başta hocamız güzel bir ortam oluşturdu. Her maç gelişiyoruz. Şu ana kadar bu turnuva öncesi her şey güzel geçiyor. Bunun öncesinde birkaç gün izin vermişti, ailemizle vakit geçirmemizi istemişti. Bundan sonra yavaş yavaş havaya girip en iyi şekilde turnuvayı geçirmek istiyoruz" şeklinde konuştu. Avrupa’da 8. senesi olduğu aktaran milli futbolcu, "4-5 takımda oynadım. Şimdide de sözleşmemi uzattım. Orada futbol oynamaktan keyif alıyorum. Ülkemizi orada gururla temsil ediyorum. Benim için güzel bir kariyer planıydı. Bunu şu an gerçekleştiriyorum. Bunun için gururluyum" değerlendirmesinde bulundu. "Dünya Kupası benim çocukluk hayalim" Dünya Kupası’nın çocukluk hayali olduğunu vurgulayan Ozan Kabak, "Belki her futbolcunun bir kere başına gelebilecek bir olay. Kulüp takımlarını bir kenara bıraktık, tam konsantrasyon milli takım" dedi. Her maçtan önce rakibin hücum oyuncularını analiz ettiklerini aktaran Kabak, "Şu an ilk maça 15 gün daha var. Açıkçası yarınki maçı daha çok analiz ediyoruz. Avustralya maçı daha önemli. Maç maç bakacağız. İlk hedef gruptan çıkmak. Ondan sonra da gidebildiğimiz kadar gitmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. "İnşallah biz de kendi tarihimizi yazarız" 2002 Dünya Kupası’ndaki milli takım kadrosunda yer alan futbolcuları örnek aldıklarını anlatan 26 yaşındaki futbolcu, "Biz kendi izimizi bırakmak istiyoruz. Geçen gün Rüştü ağabey, Bülent ağabey geldi, sohbet ettik. Gerçekten yaptıkları inanılmaz bir başarı. Hala her yerde onları görüyoruz. İnşallah biz de kendi tarihimizi yazarız" diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.