Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Anadolu

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek Haber

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Burkay, "Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Ortaya koyduğumuz 2030 Vizyonu ile Bursa'yı üretim ve ticarette çok daha güçlü bir geleceğe taşımaya devam edeceğiz." dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mimar ve Mühendisler Grubu tarafından "Bursa Sanayisinin Geleceği ve Küresel Rekabet Gücü" başlığıyla düzenlenen çalışma toplantısına konuk oldu. MÜSİAD Bursa Şubesi ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya MMG Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık ve yönetim kurulunun yanı sıra MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak, Birlik Vakfı Bursa Şubesi Onursal Başkanı Mustafa Bayraktar, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak, MMG önceki dönem başkanları ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Bursa'nın ekonomik dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mimar ve mühendislerin şehirlerin geleceğinin şekillenmesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Burkay, "Dünya hayatı kısa, geride bıraktığınız eserler önemli. Eser bırakma anlamında en önemli mesleklerden birini icra ediyorsunuz. Bu nedenle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Vizyonumuzu en iyi anlayacak topluluklardan birinin mimar ve mühendisler olduğunu düşünüyorum. dedi. "Bursa Türkiye ekonomisinin kalbidir" BTSO olarak 2013 yılında bir hayalle yola çıktıklarını belirten Burkay, "Bizim Bursa'yla ilgili bir hayalimiz vardı, öyle yola çıktık. İlkelerimiz vardı, hedeflerimiz vardı. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür' dedik. Peki Bursa durursa ne olur? Bunun bedelleri çok ağır. Çünkü Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Her ekonominin bir zenginlik kaynağı, bir merkezi vardır. Bütün organlarımız çok kıymetlidir ama kalp durduğunda sistem çöker. Amerika'da Kaliforniya 50 eyalet içerisinde ekonominin kalbidir. Almanya'da teknoloji üretiminde ve ihracatta Baden-Württemberg Almanya'nın zenginlik merkezidir. Bursa da Marmara Havzası'nın zenginlik merkezidir." ifadelerini kullandı. Marmara Havzası'nın Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çeken Burkay, "Türkiye'nin yaklaşık 280 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60'ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bursa ise tamamen sanayi ürünleriyle ihracat yapan, üreten bir şehir. Re-export odaklı bir ihracat yapımız yok. Kilogram başına ihracat değerimiz 4 dolar. Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatımız ve 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlamız var. Türkiye'nin kronik problemi dış ticaret açığı. Bursa gibi 10 şehir olsa Türkiye'nin dış ticaret açığı problemi kalmaz. Bursa bu yüzden çok kıymetli." ifadelerini kullandı. "Yöneticiler Vizyoner Olmalı, Dünyayı Doğru Okumalı" Bursa'da görev yapan yönetici kadroların dünyayı doğru okuması gerektiğini vurgulayan Burkay, "Bursa'da yöneticilik yapanların vizyonsuz olma lüksü yok. Bir bireyin vizyonsuz olması kendisine zarar verir ama yönetici kadroların mutlaka vizyon sahibi olması ve dünyayı iyi okuması gerekir. Sadece kendi coğrafyanızın özelliklerini bilerek değil dünyayı doğru okuyarak hareket etmelisiniz. Aksi halde kaynaklarınızı verimli kullanamaz, nafile çabalar içerisinde kalırsınız." dedi. BTSO olarak ortaya koydukları hedefleri büyük ölçüde hayata geçirdiklerini belirten Burkay, "Biz yola çıkarken 16 hedef belirlemiştik. Bugün 60'tan fazla projeyi hayata geçirdik. Şimdi önümüzde Bursa'yı daha ileri bir ekonomik seviyeye taşıyacak yeni bir dönem var. TEKNOSAB ekosisteminde planladığımız projeler ile Bursa'nın Türkiye Yüzyılı'na imzasını atmayı hedefliyoruz. Mimar ve Mühendisler Grubumuza 2030 Vizyonumuza destekleri için teşekkür ediyorum." diye konuştu. Başkan Burkay ayrıca yaptığı sunumda Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemine ilişkin bilgiler paylaştı. "2030 vizyonu sunumu heyecan verici" MMG Bursa Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık, BTSO'nun 2030 vizyonu kapsamında hayata geçirdiği projeler ile gelecek dönem hedeflerini içeren sunumdan çok etkilendiğini belirterek, ortaya konulan vizyonun Bursa ve Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Sunumu iki gün önce izleme fırsatı bulduğunu ifade eden Kızılcık, "Tek kelimeyle hayran kaldım. Uzun bir dizinin sonraki sezonunun fragmanını izlemek gibi. Aslında gördüğümüz şey, 13 yıllık bir birikimin ardından önümüzdeki döneme ilişkin güçlü bir gelecek fotoğrafı." dedi. 13 yılda 60'tan fazla proje BTSO'nun son 13 yılda 60'tan fazla projeyi hayata geçirmesinin önemine değinen Ahmet Ercan Kızılcık, bu dönemin 15 Temmuz, pandemi, 6 Şubat depremleri ve ağır ekonomik krizler gibi çok önemli sınamalardan geçilerek tamamlandığını hatırlattı. Kızılcık, "Bütün bu zorlu süreçlere rağmen Bursa büyüdü, Türkiye büyüdü. Döviz kurlarının yükseldiği, ekonominin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Bursa'nın üretim ve ihracat kapasitesini artırması çok önemli bir başarıdır." diye konuştu. "Bursa büyürse Türkiye büyür" sözünün bu tabloyu özetlediğini belirten Kızılcık, Bursa'nın İstanbul ve Kocaeli ile birlikte Türkiye'nin üretim ve ihracat gücünün en önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Kızılcık, "Bursa, İstanbul ve Kocaeli ekseninde gerçekleştirilen ihracat Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisine karşılık geliyor. Bu, son 15 yılda ortaya çıkan çok önemli bir ekonomik güç. Dolayısıyla Bursa'nın büyümesi, Türkiye'nin büyümesi açısından doğrudan karşılık buluyor." ifadelerini kullandı. "Bursa durursa Türkiye durur" Önümüzdeki dönemde mühendislik ve mimarlık camiasının da bu vizyonun önemli bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Kızılcık, "MMG olarak teknolojinin tasarımından şehirlerin planlanmasına, binaların yapılmasından üretim süreçlerine kadar işin hem fikri hem de uygulama tarafında varız. Bursa'nın ortaya koyduğu bu vizyona, başkanımızın tecrübesi ve vizyonuyla birlikte katkı sunmak istiyoruz." dedi. Bursa'nın ortaya koyduğu modelin Anadolu'nun tamamına yayılmasının Türkiye'nin kalkınmasına önemli katkı sağlayacağını dile getiren Kızılcık, "Biz Bursa olarak büyüyoruz. Ancak burada ortaya çıkan birikimi ve tecrübeyi Anadolu'ya örnek olacak şekilde daha geniş bir büyüme hikâyesine dönüştürmemiz gerekiyor. Başkanımız gibi tecrübeli ve vizyoner insanların sayısının artması, bu vizyonun Anadolu'ya yayılması ve Türkiye ölçeğinde daha güçlü bir karşılık bulması gerekiyor." diye konuştu. Kızılcık, "Bursa büyürse Türkiye büyür diyoruz ancak Bursa durursa Türkiye ne olur? Bursa'nın durmasını istemiyoruz. Çünkü Bursa durursa Türkiye durur. Bu nedenle ortaya konulan vizyonu ve gelecek hedeflerini çok değerli buluyor, bu sürece katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz." sözleriyle tamamladı.

Türkiye'nin Peynir Kültürü sergisi Bursa'da açıldı Haber

Türkiye'nin Peynir Kültürü sergisi Bursa'da açıldı

Anadolu’nun zengin peynir kültürünü tarihsel, coğrafi, üretimsel ve kültürel boyutlarıyla ele alan çalışma, kapsamlı bir kültürel miras projesi niteliği taşıyor. Proje kapsamında Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinde gerçekleştirilen saha araştırmaları sonucunda yüzlerce peynir çeşidi kayıt altına alınırken, geleneksel üretim teknikleri, coğrafi işaret bilgileri ve sözlü kültür hafızasına ilişkin veriler titizlikle belgelendi. Bu kapsamda, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in katılımıyla Bursa Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde “Türkiye’nin Peynir Kültürü” Sergisi’nin açılışı gerçekleştirildi. Programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Dr. Emre Topoğlu ile çok sayıda protokol üyesi katılım sağladı. Sergi kapsamında ziyaretçilere; Maarif temelli pano ve kara tahta alanı, Türkiye’nin peynir çeşitliliğini yansıtan Maya Alanı, Türkiye’nin Peynir Kültürü Kataloğu, Dijital Türkiye Peynir Haritası, saha araştırmalarından oluşan fotoğraf sergisi, belgesel gösterimi, tadım alanları ve uygulamalı atölye çalışmaları sunuldu. Söz konusu içerikler aracılığıyla peynirin yalnızca bir gıda ürünü olmadığı; köy yaşamı, yaylacılık kültürü, aile geleneği, üretim emeği ve toplumsal hafıza ile bütünleşen önemli bir kültürel miras unsuru olduğu vurgulandı. Sergi alanlarında Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesine özgü peynir çeşitleri tanıtıldı, geleneksel üretim süreçlerine ilişkin bilgiler paylaşıldı ve kültürel mirasın korunmasına yönelik farkındalık oluşturuldu. Ziyaretçilere, peynirin yalnızca bir besin ürünü değil; üretim bilgisini, yerel kimliği ve toplumsal hafızayı taşıyan önemli bir kültürel değer olduğunu yakından deneyimleme imkânı sunuldu. “Köklerden Geleceğe” anlayışıyla hazırlanan çalışma; geçmişten günümüze aktarılan üretim bilgisinin, yöresel lezzetlerin ve kültürel değerlerin görünür kılınarak gelecek nesillere aktarılmasını amaçlıyor. Türkiye’nin zengin gastronomi mirasının önemli unsurlarından biri olan peynir kültürünün tanıtılması, korunması ve yaşatılmasına katkı sağlamayı hedefleyen sergi, ziyaretçilerini Anadolu’nun lezzet ve kültür yolculuğuna davet ediyor. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hazırlanan “Türkiye’nin Peynir Kültürü” Sergisi; Anadolu’nun kadim üretim bilgisini katalog çalışmaları, dijital uygulamalar ve eğitim temelli sergi yaklaşımıyla geleceğe taşıyan önemli bir kültürel miras çalışması olarak öne çıkıyor.

Nilüfer’de mitler ve psikolojik yansımaları sorgulandı Haber

Nilüfer’de mitler ve psikolojik yansımaları sorgulandı

Nilüfer Belediyesi’nin geleneksel olarak sürdürdüğü “Tematik Buluşmalar” etkinliği, bu ay yazar ve akademisyen Göktuğ Halis’i ağırladı. “Mitlerin Psikolojik Yorumsaması” başlığı altında gerçekleşen buluşmada, tarihin eski anlatılarını olan mitlerin, insanların zihin yapısını nasıl şekillendirdiği Nilüferli sanatseverlerle paylaşıldı. Dünya mitolojileri, semboller ve Anadolu’daki kadim inanışlar üzerine yaptığı çalışmaları paylaşan Göktuğ Halis, mitolojinin antik Yunan’a özgü olmadığını, insanlık tarihinin çok daha eski dönemlerine uzandığını söyledi. Halis, “Gerçek bir mitoloji bilimi için arkeoloji, tarih ve karşılaştırmalı din çalışmalarına bakmak zorundayız. Anadolu’nun kırsalında bir kuşla veya bir ağaçla kurulan ilişki bile hâlâ yaşayan bir mitolojidir” diye konuştu. PSİKOLOJİNİN MİTLERLE İMTİHANI Söyleşide, 19. yüzyılın sonundan itibaren psikolojinin mitoloji sahasına girişini ele alan Halis, Sigmund Freud ve Joseph Campbell gibi isimlerin teorilerini yorumladı. Halis, “Mitlerin büyük bir çoğunluğu sanılanın aksine sadece ruh bilimiyle değil, toplumsal sorunları çözme ve kültürel hafızayı koruma işleviyle var olmuştur” dedi. Mitolojinin en büyük gizemlerinden biri olan “tanrıların insanlığı terk etmesi” konusuna da değinen Halis, psikolojinin bu durumu çocukluktaki ebeveyn-çocuk ilişkisinin kopuşuyla açıkladığını belirtti. Göktuğ Halis, kahramanlık mitlerinin dünya genelindeki benzerliğinin ise bireyin toplumda kendi kimliğini kazanma süreciyle ilgili olduğunu ifade etti. Etkinlik, dinleyicilerin soru ve görüşleriyle zenginleşen interaktif bir bölümle sona erdi.

Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır'' Haber

Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları: Sözlerimin başında 106. seneyi devriyesini idrak edeceğimiz 23 Nisan'ın aziz hatırasını hürmetle selamlıyorum. TBMM'nin açılışı emperyalizmin istikametini bozan, sözde imparatorluklara diz çöktüren bir milletin kutlu dönüm noktasıdır. Yurdun dört bir yanı işgal edilmişken, Türk milleti mahkumiyet tehdidiyle çepeçevre sarılmışken, Ankara'da yanan meşale Anadolu'da şahlanmıştır. Milletimiz kendi mukadderatına bizzat hakim oldu. TBMM meşruiyetini Türk milletinin bağrından almıştır. Türk milleti ise egemenlik hakkını şehit kanıyla sulanan toprağından almıştır. O iman bugün de sarsılmazdır. 23 Nisan'ı sadece bayram günü olarak anmak onun tarihini daraltır. 23 Nisan kriz karşısında dağılmadan düşünebilme iradesidir. 23 Nisan toplumsal acıyı kurucu bir siyasal akla dönüştürebilme kabiliyetidir. Gazi Meclisimiz aziz milletimizin istikbal ruhsatı iftihar membahıdır. Ve ilelebet payidar kalacaktır. 23 Nisan'ın gelecek nesillerimize armağan edilmiş olması ne tesadüfü bir iradedir. Çocuk bir okulun öğrencisi olduğu kadar devletin insan mayasıdır. Çocuk toplumun ahlaki seviyesini gösteren en berrak aynadır. Bir milletin çocuklarına bakışı kendi devletine bakışıdır. İnsan anlayışını ve medeniyet iddiasını da ortaya koyar. Okullarımız özgürlüğün kıymetinin öğretildiği alanlardır.

Viyana’da Bursa Yıldırım Ticaret MTAL rüzgârı esti Haber

Viyana’da Bursa Yıldırım Ticaret MTAL rüzgârı esti

Projeye Türkiye’yi temsilen katılan Bursa Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğretmen ve öğrencileriyle uluslararası platformda önemli bir başarıya imza attı. Proje kapsamında düzenlenen kültür gecesinde; Avusturya, Letonya, Bulgaristan, Macaristan ve Türkiye’den katılan gençler, kendi ülkelerinin kültürel değerlerini tanıtma fırsatı buldu. Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri ise sergiledikleri performanslarla geceye damga vurdu. Okul öğrencileri, Türk mutfağının zenginliğini tanıtarak katılımcılardan büyük beğeni toplarken, geleneksel dans gösterileri ile kültürel mirası başarıyla yansıttı. Gecenin ilerleyen saatlerinde Türk müzikleri eşliğinde gerçekleştirilen etkinlikler, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Kültürler arası etkileşimin en güzel örneklerinden birinin sergilendiği bu anlamlı gecede, öğrenciler ülkemizi başarıyla temsil ederken, uluslararası dostlukların gelişmesine de katkı sağladı. Okul Müdürü Ömer Yılmaz, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Öğrencilerimizin uluslararası projelerde aktif rol alması, onların hem akademik hem de sosyal gelişimleri açısından son derece kıymetlidir. Bu tür projeler sayesinde öğrencilerimiz farklı kültürleri tanırken, kendi kültürlerini de en güzel şekilde temsil etme fırsatı bulmaktadır. Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak Avrupa projelerinde yer almaya ve öğrencilerimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlamaya devam edeceğiz.” Proje Koordinatörü Filiz Balçık Taç ise süreçle ilgili şunları ifade etti: “Act4Food projesi, gençlerde gıda israfı konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen çok değerli bir çalışmadır. Avusturya, Letonya, Bulgaristan, Macaristan ve Türkiye’den gelen öğrencilerin birlikte çalışması, hem kültürel etkileşimi artırmakta hem de ortak bir çevre bilinci oluşturmaktadır. Öğrencilerimizin kültür gecesinde sergiledikleri performans ise gurur vericidir.” Erasmus+ projeleri kapsamında gerçekleştirilen bu tür faaliyetler, gençlerin kültürel farkındalıklarını artırırken, sürdürülebilir bir gelecek için bilinçli bireyler yetişmesine önemli katkılar sunmaktadır

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.