Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Anadolu

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuruluştan yükselişe Bursa'nın önemi Haber

Kuruluştan yükselişe Bursa'nın önemi

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Kuruluşun Başkenti Bursa’ söyleşisinde, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükseliş sürecinde Bursa’nın üstlendiği tarihi rol, akademik perspektifle ele alındı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Tayyare Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Prof. Dr. Haşim Şahin, konuşmacı olarak yer aldı. Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ile Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Aziz Elbas’ın da dinleyiciler arasında olduğu söyleşi, Bursalılardan yoğun ilgi gördü. ‘Kuruluşun Başkenti Bursa’ söyleşisinde, Bursa’nın fethiyle başlayan tarihi süreç ışığında şehrin Osmanlı’nın ilk payitahtı olarak şekillenmesi ve devletin kuruluş ve yükseliş dönemindeki konumu ele alındı. Bursa'nın tarihî hafızasının korunması, kuruluş dönemindeki öneminin gelecek kuşaklara aktarılması ve tarihî mirasın doğru şekilde anlaşılması konularında değerlendirmeler yapıldı. ​​​​​​​ ‘İMPARATORLUĞUN TEMELLERİ BURSA'DA YÜKSELDİ’ Bursa'nın Bizans'ın Anadolu'daki son büyük şehri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tufan Gündüz, Bursa'nın fethinin nasıl bir tarihi öneme sahip olduğuna vurgu yaparak, “Bursa fethedildikten sonra hızlıca Türk ve Müslüman şehri oluyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun temelleri Bursa'da yükseliyor. Konya Selçuklu için nasıl bir anlam taşıyorsa, Rey şehri Büyük Selçuklu için nasıl bir anlam taşıyorsa, Bursa da Osmanlı Devleti için öyle bir anlam taşıyor. Burası devletin kurulduğu, imparatorluk temellerinin yükseldiği yer” ifadelerini kullandı. ERTUĞRULGAZİ'DEN BAŞLAYAN ANLAYIŞ Bursa'nın fethinin Sadece Osmanlı'nın cihan imparatorluğuna gidiş yolculuğunda bir dönüm noktası olmadığını, aynı zamanda İslam dini açısından da büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Haşim Şahin ise Fatih Sultan Mehmet'in 1461 yılında Trabzon'u fethettikten sonra söylediği, “Bizim derdimiz i’la-yı kelimetullahtır” sözünü hatırlatarak, “İ’la-yı kelimetullah, yani Allah'ın hükmünü yayma anlayışı, Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminden itibaren Ertuğrul Gazi ile birlikte başlayan, Osmangazi, Orhangazi ve 1. Murad ile birlikte devam eden bir süreçtir” ifadelerini kullandı. Söyleşiyi takip eden vatandaşlar, akademisyenlerin Bursa’nın kuruluş dönemine ilişkin aktardığı bilgilerle kentin tarihî geçmişine dair farklı değerlendirmeleri dinleme fırsatı buldu. Programın sonunda Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Prof. Dr. Haşim Şahin’e, katkılarından dolayı plaket takdim edildi.

Osmangazi’de Farklı Kültürler Aynı Masada Buluştu Haber

Osmangazi’de Farklı Kültürler Aynı Masada Buluştu

Türkiye’nin farklı illerinden Bursa’ya gelerek kendi gelenek, görenek ve kültürlerini yaşatmaya çalışan, aynı zamanda kentin sosyal ve kültürel hayatına önemli katkılar sunan 91 hemşehri derneği ile çok sayıda hemşehri derneğini çatısı altında buluşturan 14 federasyonun başkan ve yöneticileri, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Hemşehri Buluşmaları” programında aynı masada buluştu. Farklı kültürleri aynı çatı altında bir araya getirerek bağları güçlendiren program, birlik ve beraberliğin güzel bir örneğine sahne oldu. Bursa’nın sahip olduğu kültürel zenginliğin önemli bir parçası olan hemşehri derneklerinin kent yaşamındaki rolüne dikkat çekilen buluşmada, farklı yörelerden gelen vatandaşların kültürlerini yaşatmasının Bursa’nın sosyal dokusuna değer kattığı vurgulandı. “Anadolu’nun Zenginliğini Devam Ettiren Çok Önemli Yapılar” Osmangazi Gösteri Merkezi’nde düzenlenen kahvaltı programında Başkan Erkan Aydın, buluşmaya katılan dernek ve federasyon temsilcileriyle tek tek görüşerek Osmangazi’ye daha iyi hizmet sunmak, vatandaşların istek ve taleplerine en doğru şekilde karşılık vermek adına istişarelerde bulundu. Hemşehri Buluşmaları’nın ilkinde Karadeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu dernekleriyle bir arada olduklarını belirten Başkan Aydın, buluşmaların diğer derneklerle de devam edeceğine işaret etti. Yıllarca kendisinin de dernekçilik yaptığını anımsatan Başkan Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemşehri dernekçiliğinin özellikle Bursa’nın çimentosunda, birlik ve beraberlik içerisinde olmasında sağladığı katkıyla öneminin çok büyük olduğuna, 25 yıl önceden içinde bulunduğumuz süreçlerden bizzat şahit oldum. O zaman da bu buluşmaları yapardık, bir gün Diyarbakırlılar derneğinde, bir gün Muşlular derneğinde, bir gün BAL-GÖÇ’te, bir gün DAĞDER’de. Dernekler bu şekilde Türkiye’nin her yerinden, Balkanlardan, Kafkaslardan iş için, aş için gelen, günün sonunda da burayı yurt edinmiş, memleket bellemiş insanların hem yöresel bağlarını koparmayarak hem de Bursa ile adapte olarak, değerlerini, kültürünü de yeni nesillere aktarıp Anadolu’nun zenginliğini devam ettiren çok önemli yapılar. Dolayısıyla biz bu önemi de sizlerle paylaşarak, birlikte olarak verdiğimiz değeri göstermek istedik.” “Bir Arada Olma Kültürünün Ne Kadar Değerli Olduğunu Yaşatacak Sizlersiniz” Hemşehri derneklerinin özveri ile çalışmalar gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Aydın, birlik ve beraberliğin öneminin altını çizerek “Yaptığınız katkılardan dolayı teşekkür ediyorum, hepinizden Allah razı olsun çünkü Türkiye bin yıl önce de Haçlı Seferleri ile emperyalizmin hedefindeydi, yüz yıl önce de Kurtuluş Savaşı’nda hepimizin dedeleri, ataları bir dakika dahi düşünmeden canlarını feda ederek bu ülkeyi korudu ki 11 Eylül de Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılıydı. Bunları yaşamış insanlar olarak, yabancıların gözünde ‘Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar değerlidir’ mottosunu devam ettirdiği bir ortamda işte siz bu harcın, bu birlik ve beraberliğin bir arada olmanın, bir arada olma kültürünün ne kadar değerli olduğunu yaşatacak ve inşallah Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi ‘Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır’ sözünü yaşatacak olan da sizlersiniz.” ifadelerini kullandı. “Türkiye’nin Kendi İç Birlikteliği Dünden Daha Önemli Bugün” YENİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de, programdan dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu. Şehirlerin beraber yaşayarak farklı yörelerden insanların birbirini tanımasına çok büyük bir katkısının olduğunu kaydederek, “Aslında birbirimize ne kadar yakın olduğumuzun, derneklerimizin federasyonlarımızla birlikte gösterdiği dayanışmayla birbirimizi tanıyarak sadece Bursa ile geldiğimiz şehirler değil, Bursa’nın yanında Türkiye’nin tüm şehirlerinin kardeşliğine hizmet eden bir çabayı da, değeri de ortaya çıkardığınızın farkındayız. Türkiye’nin kendi iç birlikteliği dünden daha önemli bugün.” açıklamalarında bulundu. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen insanları ortak bir platformda buluşturan “Hemşehri Buluşmaları” programında, birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları verildi. Dernek ile federasyon başkanları ve temsilcileri, kendileriyle bir araya gelerek görüş ve önerilerini dinleyen Başkan Erkan Aydın’a teşekkür ederek, düzenlenen buluşmadan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Başkan Erkan Aydın: “Aziz Şehitlerimizin Hatırasını Yaşatmaya Ant İçtik” Haber

Başkan Erkan Aydın: “Aziz Şehitlerimizin Hatırasını Yaşatmaya Ant İçtik”

Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Osmangazi Belediyesi, Ahmetbey ve Çağlayan mahallelerindeki şehitliklerde anma programları düzenledi. Bursa’yı 2 yıl 2 ay 2 gün boyunca işgal eden Yunan askerleri tarafından Eylül 1922’de şehit edilenlerin anıldığı törenlerde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, düşman işgali sırasında hayatını kaybeden kahramanlar ile vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitler Ahmetbey ve Çağlayan mahallelerindeki şehitliklerde dualarla yad edildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenlerde Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın tarafından şehitliklere çelenk sunuldu. “Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır” Ahmetbey Şehitliği’nde gerçekleştirdiği konuşmada sözlerine şehitleri anarak başlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bu cennet vatan için hayatını hiç düşünmeden feda eden aziz şehitlerimizin mekanı cennet olsun. Hepsini rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Başta Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını da saygı ve minnetle yad ediyoruz.” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılacaklarının altını çizen Başkan Erkan Aydın, şöyle devam etti: “11 Eylül 1922 tarihinden birkaç gün önce, Dağ Müfrezesi’nden Canip Onbaşılar ve Sadettin Efeler, Yunan askerlerine karşı mücadele verdi. Ardından Şükrü Naili Paşa önderliğindeki Kuva-yı Milliye ordusu Bursa’ya gelerek, şehrimizi düşman işgalinden kurtardı. Yunan ordusu Anadolu’dan geri çekilirken birçok şehri yakıp yıktı ve talan etti. Ahmetbey’de, Çağlayan’da ve daha birçok yerde de aynı acıları yaşattı. Bunları unutmamak gerekiyor. Bizler, aziz şehitlerimizin hatırasını yaşatmaya, bu vatan için gözünü kırpmadan canını feda eden bütün atalarımızın, dedelerimizin ve babalarımızın bizlere bıraktığı bu mirası korumaya ant içtik. İnşallah hep birlikte, birlik ve beraberlik içerisinde Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, saygı ve minnetle anan Ahmetbey Mahallesi Muhtarı Süleyman Yavuz ise, Yunan askerlerinin işgaline değinerek “Yunan askerleri bizim köyümüze gelerek insanlarımızı şehit ettiler. Katliamdan kurtulanlar, şehitlerimizi şu anda bulunduğumuz alana defnettiler ve burası şehitliğe dönüştü. Allah bundan sonra bize bir daha böyle bir düşman zulmü göstermesin.” diye konuştu. “Şehitlerimizi Anma Günlerimizi Daha da Artırmalıyız” Ahmetbey Şehitliği’ndeki anma programının ardından Çağlayan Şehitliği’ne geçildi. Bursa Motosiklet Spor Kulübü üyesi motorcular motosikletleriyle katılarak konvoy oluşturdu. Çağlayan Şehitliği’nde gerçekleştirilen törende şehitliğin restorasyonunun yapıldığını dile getiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Şehitlerimizi anma günlerimizi daha da artırarak yapmamız gerekiyor. Nedeni çok basit; emperyalizmin Anadolu topraklarındaki emelleri hiç bitmedi. Bin yıl önce Haçlı Seferleri’yle devam ediyordu. 100 yıl önce Kurtuluş Savaşı’nı yaptığımız sıralarda artık hedefimize, emellerimize ulaştık dedikleri anda Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve binlerce şehidimiz o emperyalizmin oyununu bozdu ve bize bu toprakları ilelebet payidar kalacak şekilde yurt eylememizi sağladılar.” açıklamalarında bulundu. Çağlayan Mahallesi Muhtarı Ahmet Özbeyiş ise “11 Eylül 1922 tarihinde köyümüz halkından 50 kişinin şehit edildiği şehitlikteki törende şehitlerimizi anmak için bir araya geldik. Bu törenler daha önceki yıllarda yapılmıyordu. Erkan Aydın başkanımızın başkanlığa geldiği tarihten itibaren bu yıl 3’üncüsü düzenleniyor. Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Şehitlerimizin ruhu şad mekanları cennet olsun.” ifadelerini kullandı. Ahmetbey ve Çağlayan mahallelerinde bulunan şehitliklerde düzenlenen törenler, yapılan duaların ardından sona erdi.

Erzurum’dan Bursa’ya uzanan Millî Mücadele mirası, Kara Fatma’nın şahsında yeniden hatırlanacak Haber

Erzurum’dan Bursa’ya uzanan Millî Mücadele mirası, Kara Fatma’nın şahsında yeniden hatırlanacak

Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü kapsamında, Millî Mücadele’nin unutulmaz kadın kahramanlarından, Erzurumlu Kara Fatma (Fatma Seher Erden) düzenlenecek özel bir programla anılacak. “Bursa’nın Kurtuluşunda Bir Dadaş İzi: Kara Fatma” adıyla gerçekleştirilecek etkinlikte, Kara Fatma’nın Millî Mücadeledeki rolü, Bursa’nın kurtuluş sürecindeki yeri ve Erzurum ile Bursa arasındaki tarihî bağ ele alınacak. Programla yalnızca bir Millî Mücadele kahramanının hatırasının yaşatılması değil, aynı zamanda Bursa’nın kurtuluşunda Anadolu’nun farklı şehirlerinden gelen kahramanların ortak mücadelesinin görünür kılınması amaçlanıyor. “Kara Fatma, ortak tarihimizin güçlü sembollerinden biri” Etkinliği düzenleyen dernek tarafından yapılan açıklamada, Kara Fatma’nın Türk kadınının Millî Mücadeledeki fedakârlığını ve cesaretini temsil eden önemli bir şahsiyet olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kara Fatma, Erzurum’un cesaretini ve dadaş ruhunu Millî Mücadele’nin farklı cephelerine taşıyan sembol isimlerden biridir. Onu Bursa’da anmak, yalnızca bir kahramanı hatırlamak değil; Bursa ile Erzurum arasında tarih boyunca var olan gönül bağını yeniden hatırlamaktır.” Bursa’nın kurtuluşunda “Dadaş izi” gündeme taşınacak Etkinlik kapsamında Bursa’nın işgal yılları, kurtuluş mücadelesi ve Millî Mücadelede görev alan kahramanlar tarihî belgeler ve görseller eşliğinde ele alınacak. Programda özellikle Erzurum’un Millî Mücadeledeki öncü rolü ile Bursa’nın kurtuluşu arasındaki tarihî bağ üzerinde durulacak. Kara Fatma’nın hayatı ve mücadelesinin anlatılacağı programda, Millî Mücadele döneminde kadınların üstlendiği sorumluluklara da dikkat çekilecek. Tarihî hafıza kültürel buluşmayla güçlendirilecek Anma programında konferans ve panelin yanı sıra Kara Fatma ve Millî Mücadele temalı bir sergi, şiir ve müzik dinletileri ile Erzurum ve Bursa kültürünü buluşturan gösteriler de gerçekleştirilecek. Programın, Bursa’da yaşayan Erzurumluların şehrin tarihî, kültürel ve sosyal hayatına katkılarının da daha görünür hâle gelmesine vesile olması hedefleniyor. Organizasyon kapsamında ayrıca gençlerin Millî Mücadele tarihine ilgisini artıracak çalışmaların yapılması ve Bursa-Erzurum arasındaki kardeşlik bağının gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor. “Ortak tarih, ortak gelecek” Etkinlik öncesinde yapılan açıklamada, Bursa’nın kurtuluşunun bütün Anadolu’nun ortak zaferi olduğu vurgulanarak şu değerlendirmeye yer verildi: “Bursa’nın kurtuluşu, sadece bir şehrin işgalden kurtuluşu değildir. Bu zafer; Anadolu’nun doğusundan batısına kadar aynı ideal etrafında birleşen bir milletin ortak mücadelesinin sonucudur. Erzurum’dan Bursa’ya uzanan bu tarihî bağı bugün yeniden hatırlatmak istiyoruz. Geçmişe vefa gösterirken geleceğe de güçlü bir kardeşlik mirası bırakmayı hedefliyoruz.” Programda başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Kara Fatma, Bursa’nın kurtuluşunda mücadele eden kahramanlar, aziz şehitler ve ebediyete irtihal eden gaziler rahmet, minnet ve şükranla anılacak.

Osmangazi’de Büyük Zaferin Ruhu Gururla Yaşandı Haber

Osmangazi’de Büyük Zaferin Ruhu Gururla Yaşandı

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 26 Ağustos 1922’de başlattığı Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin zaferle sonuçlanmasıyla büyük bir başarıya ulaştı. Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Osmangazi Belediyesi tarafından Ördekli Kültür Merkezi’nde “Bir Memleket Hikayesi” programı düzenlendi. Programda usta oyuncu Altan Erkekli, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ve Kurtuluş Savaşı’nın destansı hikayesini etkileyici anlatımıyla izleyicilere aktardı. Erkekli’nin anlatımına, solistler Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş, Anadolu’nun eşsiz türküleriyle eşlik etti. Duygu Dolu Anlar Milli Mücadele ruhunun, bağımsızlık tutkusunun ve vatan sevgisinin güçlü bir anlatımla sahneye taşındığı gösteri, izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gösteriyi büyük bir ilgiyle takip eden katılımcılar, ellerindeki Türk bayraklarıyla türkülere eşlik ederken, sanatçıları alkışlarıyla destekledi. “Bir Memleket Hikayesi”, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu ve milli mücadele ruhunu izleyicilere bir kez daha yaşattı. “Milli ve Manevi Değerlerimizi Unutmamak ve Unutturmamak Gerekiyor” Manevi atmosferi bir kez daha yaşadıklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bugün bu programları gerçekleştirebiliyorsak, özgür ve bağımsız bir şekilde yaşayabiliyorsak, bunu başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarına ve aziz şehitlerimize borçluyuz. Onları bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Onlar, ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek bu toprakların yeniden bizim yurdumuz olarak kalmasını sağladılar. Bu bayramları kutlarken milli ve manevi değerlerimizi unutmamak ve unutturmamak gerekiyor. Bu akşam Sayın Altan Erkekli ve değerli sanatçılarımızla birlikte bu manevi atmosferi hep birlikte yaşadık. Bağımsızlığımızın sembolü olan 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun” şeklinde konuştu. “Kurtuluş Savaşı’nı Defalarca Hissederek ve Yaşayarak Anlatacağız” Bu toprakların ilelebet Cumhuriyet ile payidar kalması için çalışacaklarını belirten usta oyuncu Altan Erkekli ise, “104 yıl önceki kahramanların bize bu Cumhuriyet’i nasıl emanet ettiklerini bir kez daha hatırlayarak, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere, bu ülke için canını feda edenlerin ruhlarını bir kez daha saygıyla anıyoruz. Bizden sonraki kuşaklara, tarihimizin unutulmayacak, bütün dünyaya örnek olmuş bu Kurtuluş Savaşı’nı defalarca hissederek ve yaşayarak anlatacağız. Biz, bu Cumhuriyet’in ilelebet yaşaması adına, yavrularımıza bize emanet edilen ülkeyi barış içinde bırakmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ duygusuyla hareket edip, bu toprakların ilelebet Cumhuriyet ile payidar kalması için çalışacağız. Onun için bu anmalar çok anlamlı oluyor. Osmangazi Belediyesi’nin bu anlamlı organizasyonunda bulunduğum için tüm emeği geçenlere, başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere, sonsuz teşekkür ve minnetlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı. “Kahramanlarımızı Türkülerle Yad Ettik” 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü kutladıklarını söyleyen solist Tuncay Kemertaş da, “Osmangazi Belediyesi’nin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği programda, türküler ve 30 Ağustos’un ruhuna uygun anlatımlarla başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, şehitlerimizi, gazilerimizi ve tüm kahramanlarımızı yad ettik. Usta oyuncu Altan Erkekli’nin anlatımı, Adile Kurt Karatepe ile söylediğimiz türkülerle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü kutladık” diye konuştu. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, günün anısına usta oyuncu Altan Erkekli ile solistler Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş’a çiçek ve plaket takdim etti.

Kılıçdaroğlu: Bağımsızlığımızın en büyük güvencesi milletimizin birliğidir Haber

Kılıçdaroğlu: Bağımsızlığımızın en büyük güvencesi milletimizin birliğidir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mesajında 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz’un, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle zafere ulaştığını hatırlattı. Zaferin yalnızca işgal ordularının yenilmesi anlamına gelmediğini belirten Kılıçdaroğlu, Anadolu’nun kaderinin başka başkentler tarafından değil, bu toprakların insanları tarafından belirleneceğinin dünyaya ilan edildiğini ifade etti. Atatürk’ün yıllar sonra 30 Ağustos’u “Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık fikrinin ölmez anıtı” olarak tarif ettiğini aktaran Kılıçdaroğlu, bu anıtın Anadolu’nun bütün renklerinin ortak iradesiyle yükseldiğini vurguladı. “TÜRKİYE’NİN BAĞIMSIZLIĞININ EN BÜYÜK GÜVENCESİ MİLLETİMİZİN BİRLİĞİDİR” Türkiye’nin bugün yeniden savaşların, çatışmaların ve güç mücadelelerinin ortasında bulunan bir coğrafyada yer aldığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, sınırların tartışıldığı ve haritaların yeniden çizilmek istendiği bir dönemde 30 Ağustos’un önemli bir mesaj taşıdığını belirtti. Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin bağımsızlığının en büyük güvencesi, milletimizin birliğidir” ifadelerini kullandı. Mesajında toplumsal barışa vurgu yapan Kılıçdaroğlu, bugün yapılması gerekenin “yeni cepheler açmak değil, eski yaraları kapatmak” olduğunu söyledi. Silahların tamamen sustuğu, annelerin evlatlarının ardından ağlamadığı ve farklı kimliklerden yurttaşların huzur, güven ve kardeşlik içinde yaşadığı bir Türkiye’nin Cumhuriyet’in zayıflığı değil, gücü olacağını belirtti. “CUMHURİYETİMİZİ BARIŞIN VE DEMOKRASİNİN YURDU YAPMALIYIZ” Kılıçdaroğlu, bir asır önce bağımsızlığın birlikte kazanıldığını ve vatanın birlikte kurtarıldığını belirterek, 30 Ağustos’un mirasının Cumhuriyet’i geleceğe taşımak olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu mesajını, “Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Büyük Taarruz’un bütün kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun” sözleriyle tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir sefere çıkıldığında atın kuyruğunun bağlandığını, bunun da ne olursa olsun geri dönülmeyeceği anlamına geldiğini söyleyerek, "İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor" dedi. Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü kutlamaları için helikopterle Malazgirt’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile beraberindeki MHP Lideri Devlet Bahçeli ve bakanlar, alanı dolduran binlerce vatandaş tarafından Türk bayraklarıyla karşılandı. Burada toplanan kalabalığa hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Anadolu’nun giriş kapısı Ahlat; Kabine toplantımızı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyemizde 3’üncü kez gerçekleştirdik. Şimdi de Bizans’ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu’nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt’te sizlerle beraberiz. Malazgirt Zaferimizin 955’inci yıl dönümü mübarek olsun. Malazgirt’te hem dehasının hem de vilayinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemali edeple yad ediyorum. Bu meydanı tıka basa dolduran, buradaki dünyaya çok güçlü bir birlik ve beraberlik mesajı veren siz kardeşlerime tek tek şükranlarımı sunuyorum. Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. Gelecekteki zaferlerimizin istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum" dedi. "Devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" Bugün aynı zamanda Anadolu’nun harimi ismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlatılan Büyük Taarruz’un 104’üncü seneidevriyesi olduğunu hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu vesileyle milli mücadelede bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim: Sevgili gençler, Biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş istiklaline aşık bir milletiz. Devletimizin bekası, milletimizin varlığı, bayrağımızın göklerde gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir milletiz. Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz, ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. İnşallah bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz." "Malazgirt’in önemi kendisinin başlı başına bir tarih olmasından kaynaklanır" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Bakınız bundan tam 955 sene önce, 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan ordusuyla birlikte cuma namazını eda etti. Ardından askerleriyle birlikte Cenab-ı Allah’a dualar etti. Dua bitince o yiğit Sultan ordusuna dönüp şunları söyledi, ‘Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman çoğunlukta olduğu halde galip gelirsek ne ala! Aksi takdirde şehit olarak cennete gideceğiz. Şu anda karşınızda ne emreden bir sultan, ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerden biriyim. Sizinle beraber kılıç sallayacağım. Benimle gelmek isteyenler gelsin. İstemeyenler geri dönsün.’ Sözlerini bitirince ‘ölürsem kefenim olsun’ diyerek giydiği beyaz elbisesi sırtında, okunu ve yayını aldı, atının kuyruğunu bağladı. Düşmana yaklaştığında atından inip yüzünü toprağa sürerek yine Rabbine dualar etti, niyazda bulundu. Sonra atına tekrar binerek kendisi önde, gazanferler yanında düşmanın üzerine ok gibi atıldı. Savaşın sonunda ordusuyla beraber Malazgirt’te tarihe geçen görkemli bir destan yazdı. Kardeşlerim, Sultan Alparslan muhteşem zaferiyle sadece Anadolu’nun kapılarını milletimize açmadı; Selahaddin Eyyubi ile Kudüs’e, Sultan Fatih ile İstanbul’a, Osmanlı Cihan Devleti ile üç kıtaya giden yolları da açtı. Mevlana ile Yunus Emre ile Hacı Bektaşi Veli ile İdris-i Bitlisi ile gönüllere giden yolları da açtı. Anadolu’dan Balkanlar’a, Hicaz’dan Kuzey Afrika’ya, Adriyatik’ten ata yurdumuza giden yolları da açtı. Kilit diyoruz ya, işte o kilidi Sultan Alparslan ve ordusu açtı. Merhum Fazıl Hüsnü Dağlarca bunu şöyle anlatıyor; ‘Bağlantı atının kuyruğunu yaptı bir topuz, ölümü ölüme doladı Alparslan. Sürdük atlarımızı üstüne, 300 bin atıldık sağı solu, damar damar yarıldı gökyüzü, Allah’ından varırken tanrısına bir şehit gökçe yollu. Her gören taş kesildi ulu görkemimizden. Atlar dört başlı, işte yiğitler sekiz kollu.’ Alparslan ve yiğitlerinin aziz ruhları şad olsun." "Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur" "Medeniyet coğrafyamızın tarihte bazı hakikatler vardır ki bunların tahrif edilmesi, yok sayılması, inkar edilmesi mümkün değildir" diyen Erdoğan, "Bu gerçeklerden biri de şudur: Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek, başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. 955 yıl önce Malazgirt destanını unutmayın! Böyle yazdık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefririkaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık, işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık. Şurayı özellikle vurgulamak istiyorum, biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam 1000 yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz de birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız. Bakın sevgili kardeşlerim, millet olarak bizim çok eski bir geleneğimiz var. Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılını inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Bunun önünü artık hiç kimse kesemez. Tahriklerle, tuzaklarla Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız, ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek, azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Mevla yolumuzu açık eylesin diyorum. Bu düşüncelerle Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümü bir kez daha mübarek olsun diyorum. Anadolu’yu bizlere vatan eyleyen şehit ve gazilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Etkinliklere bu yıl 10. defa öncülük ederek gençlerimize tarih şuuru kazandıran Okçular Vakfı’nı tebrik ediyorum. Programı teşrif eden siz kardeşlerime, tüm misafirlerimize yürekten teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın ardından İstanbul’a gitmek üzere Muş’tan ayrıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.