Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Alzheimer

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Alzheimer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alzheimer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’nin Sosyal Belediyecilik Hizmetlerine Uluslararası İlgi Haber

Osmangazi’nin Sosyal Belediyecilik Hizmetlerine Uluslararası İlgi

Osmangazi Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği hizmetler, uluslararası alanda da ilgi görmeye devam ediyor. Kazan Büyükşehir Belediyesi Şefkatli Kazan Proje Direktörü Tatyana Merzliakova, Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni (BAREM) ziyaret ederek Alzheimer Gündüz Bakımevi (ALBAM) başta olmak üzere yaşlılara ve engelli bireylere yönelik hizmetlerin sunulduğu kompleksi gezdi. Merkezde görev yapan personel ve hizmet alan üyeler tarafından sıcak ve samimi bir şekilde karşılanan Merzliakova, sunulan hizmetlerin niteliğine ve merkezde oluşturulan sevgi dolu ortama dikkat çekti. “Kendi Kurumumuzda Başlanması Yönünde Çalışmalar Yapacağız” Osmangazi Belediyesi tarafından sunulan hizmetlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Kazan Büyükşehir Belediyesi Şefkatli Kazan Proje Direktörü Tatyana Merzliakova, merkezdeki uygulamaların kendileri için önemli bir örnek oluşturduğunu belirtti. Merzliakova, “Burada üç farklı hizmetin sunulduğu; Alzheimer hastalarına, yaşlılara ve engelli bireylere yönelik hizmetleri içeren bu kompleksi ziyaret ettik. Burası sevgi ile dolu bir kuruluş. Buradaki herkes bu işi severek yapıyor ve buradaki üyeler kendilerinin sevildiğini ve buraya ait olduklarını her anlamda hissediyorlar. Kamu eliyle bu işlerin çok ciddi manada yapıldığını tüm dünya gelip burada görmeli. Çünkü toplum yaşlanıyor, kamu da bunun önlemini almak adına bu tarz işletmeler, bu tarz kuruluşları tesis ediyor. Bu anlamda buraların daha geliştirilmesi, bu tarz tesislerin daha da inşa edilmesine yönelik bizler de kendi kurumumuza yönelik çalışmalar yapacağız. Teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Merzliakova’nın Alzheimer Gündüz Bakımevi’ni özellikle görmek istediğini ve ziyaret kapsamında tüm kompleksi gezdiğini aktaran Osmangazi Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürü Dr. Sevcan Yaman ise Merzliakova’nın, Kazan’da benzer projeleri hayata geçirmek için bilgi aldığını kaydetti. Ziyaret kapsamında Kazan Büyükşehir Belediyesi Şefkatli Kazan Proje Direktörü Tatyana Merzliakova’ya BAREM’deki üyelerin el emeği ile ürettiği çeşitli hediyeler takdim edildi.

Osmangazi'den alzheimer için dikkat çeken seminer Haber

Osmangazi'den alzheimer için dikkat çeken seminer

Osmangazi Gösteri Merkezi’nde “Alzheimer ile Yaşamak” başlığıyla düzenlenen seminere, Alzheimer Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar ve Hemşire Mürfet Şen konuşmacı olarak katıldı. Uzmanlar, Alzheimer’ın yalnızca hastayı değil ailesini, yakınlarını ve bakım verenleri de etkileyen uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekerek katılımcılara önemli bilgiler aktardı. Seminerde Alzheimer hastalığında erken tanının önemi, farkındalık, tedavi süreçleri, hastaya yaklaşım ve doğru iletişim yöntemleri, bakım verenlerin yaşadığı zorluklar, uzman önerileri, doğru bilgiye ulaşmanın önemi ve sosyal destek mekanizmaları ele alındı. Programda ayrıca, Alzheimer ile yaşayan bireylerin ve bakım verenlerin karşılaştıkları sorunların daha iyi anlaşılması ve bu süreçte ihtiyaç duyulan desteğin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. “DAHA GÜZEL ÇALIŞMALARA VE DAHA KAPSAMLI ETKİNLİKLERE İMZA ATACAĞIZ” Düzenli olarak eğitim ve aktivitelerin devam edeceğini belirten Osmangazi Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürü Sevcan Yaman, “Alzheimer Derneği Bursa Şubesi ile bir protokol imzalamayı planlıyoruz. En kısa zamanda gerekli meclis kararını aldıktan sonra dernekle bir protokol imzalayarak birlikte çalışmalarımızı sürdürmek istiyoruz. Dernek, bugüne kadar da bizi her zaman destekledi. Bu protokolle birlikte iş birliğimizi resmiyete kavuşturmuş olacağız. Düzenli olarak eğitimlerimiz ve aktivitelerimiz de devam edecek. Bunun da müjdesini şimdiden verelim. İnşallah bundan sonra daha güzel çalışmalara ve daha kapsamlı etkinliklere imza atacağız.” şeklinde konuştu. “OSMANGAZİ BELEDİYESİ’NE GÖNÜLDEN TEŞEKKÜR EDİYORUM” Alzheimer hastalığının önemi, erken belirtileri, tanı ve bakım süreçlerine ilişkin yıl boyunca çalışmalar yürüttüklerini belirten Alzheimer Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar, “Bugün bizim için olduğu kadar dünya için de çok önemli bir gün. 21 Eylül Dünya Alzheimer Farkındalık Günü. Biz de tüm aktivitelerimizi eylül ayı içerisinde gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmalar, Alzheimer hastalığı konusunda toplumsal bilinç ve farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. İnsanların Alzheimer hastalığının önemini, erken belirtilerini, nasıl tanınacağını ve hastaların bakım süreçlerini bilmeleri için çok sayıda çalışma yürütüyoruz. Dernek olarak belediyelerimizle de görüşmeler gerçekleştiriyor ve destek almaya çalışıyoruz. Bu desteklerin mümkün olduğunca Alzheimer hastalarının ve hasta yakınlarının yararına olacak şekilde kullanılmasını önemsiyoruz. Alzheimer hastaları açısından önemli bir toplantı gerçekleştirdik. Osmangazi Belediyesi’nin nazik daveti üzerine düzenlenen programda, özellikle hasta yakınlarına ve Osmangazi Belediyesi bünyesindeki ALBAM ve OBAM çalışanlarına yönelik bilgilendirmelerde bulunduk. Toplantı oldukça verimli geçti. Osmangazi Belediyesi’nin bu iki kurum aracılığıyla Alzheimer hastalarına yönelik ciddi hizmetleri bulunuyor. Çok sayıda Alzheimer hastasına ulaştılar ve bunu özellikle gönüllü ve ücretsiz bir şekilde gerçekleştirdiler. Alzheimer hastalarına ve yakınlarına sundukları bu değerli desteklerden dolayı Osmangazi Belediyesi’ne gönülden teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan seminere konuşmacı olarak katılan Alzheimer Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar’a günün anısına hediye takdim etti.

Alzheimer’ın teşhis, tedavi ve bakım süreci Nilüfer’de konuşuldu Haber

Alzheimer’ın teşhis, tedavi ve bakım süreci Nilüfer’de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi, toplumda demans ve Alzheimer konusunda farkındalık oluşturmak ve hasta yakınlraına yol göstermek amacıyla Nazım Hikmet Kültürevi’nde "Alzheimer’ı Anlamak; Teşhis, Tedavi, Psikolojik Yaklaşım ve Hasta Bakımı" başlıklı bir seminer düzenledi. Yoğun ilgi gören programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, hekimler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Seminerde Türkiye Alzheimer Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hicran Yıldız ve Doç. Dr. Yusuf Sivrioğlu konuşmacı olarak yer aldı. "Hastalık belirtilerden 15-20 yıl önce başlıyor" Seminerin açılışında konuşan Türkiye Alzheimer Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar, Türkiye’nin dünyada en hızlı yaşlanan ülkeler arasında dördüncü sırada yer aldığını hatırlatarak demansın yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olduğunu vurguladı. Demansın bir şemsiye kavram olduğunu ve Alzheimer’ın bu grubun yüzde 55-60’ını oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Bakar, hastalığın biyolojik sürecine dikkat çekerek, "Alzheimer beyince protein birikimiyle ortaya çıkan ilerleyici bir süreç. Aslında belirtiler fark edilmeden 15-20 yıl önce beyinde bu birikimler başlıyor. Günümüzde PET taramaları, kan testleri ve genetik incelemelerle erken dönemde önemli ipuçları yakalayabiliyoruz. İlaç tedavileri hastalığı tamamen ortadan kaldırmasa da gidişatı yavaşlatıyor; bu nedenle hekime danışmadan ilaçların kesilmemesi hayati önem taşıyor" açıklamasında bulundu. Nilüfer Belediyesi ile yürütülen dayanışmaya da değinen Prof. Dr. Bakar, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in desteğiyle Özlüce’deki mevcut merkezin yanına yeni ve daha kapsamlı bir bakım evi kazandırmayı hedeflediklerini paylaştı. "Suyun altında korku, kaygı ve depresyon var" "Alzheimer Hastalığının Psikolojik Yönü" başlıklı bir sunum gerçekleştiren Doç. Dr. Yusuf Sivrioğlu, konunun sadece hafıza kaybından ibaret olmadığını ifade etti. Zihinsel gerilemenin yanı sıra duygusal dalgalanmaların süreci zorlaştırdığını belirten Sivrioğlu, şunları söyledi: "Mesele yalnızca unutmak değil. Buzdağının görünen yüzünde unutkanlık varsa, suyun altında korku, kaygı, şüphe ve davranışsal krizler yer alıyor. Hasta yakınlarının en sık karşılaştığı tablo depresyondur. Hastayı zorlamak, kalabalıklara sokup ‘açılsın’ demek çoğu zaman huzursuzluğu artırır. Küçük hedefler koymak, gün ışığından yararlanmak ve sevdiği müziklerle duyuları yormadan uyarmak en sağlıklı yoldur" Hasta ile inatlaşmanın ve hezeyanları mantıkla düzeltmeye çalışmanın sonuç vermeyeceğini aktaran Sivrioğlu, bakım veren tükenmişliğine de değindi. Demans hastalarına bakan yakınlarda klinik düzeyde tükenmişlik ve depresyon oranının yüzde 60 civarında olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Sivrioğlu, "Bu, 7 gün 24 saat süren kesintisiz bir mesai. Uçaklardaki kuralı unutmamak gerekir: Önce kendi oksijen maskenizi takacaksınız ki yanınızdakine yardım edebilesiniz. Bakım veren kişinin suçluluk duymadan dinlenmeye zaman ayırması şarttır" diye konuştu. "Kişi merkezli bakım ve güvenlik esas alınmalı" BUÜ İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hicran Yıldız ise günlük yaşamda uygulanabilecek pratik bakım yöntemlerini paylaştı. Her bireyin yaşam öyküsünün, alışkanlıklarının ve ihtiyaçlarının farklı olduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, "kişi merkezli bakım" anlayışının önemini vurguladı. Hastanın bağımsızlığını tamamen elinden almanın psikolojik çöküşü hızlandırdığını hatırlatan Prof. Dr. Yıldız, karmaşık cümleler yerine sade ve tek konutların tercih edilmesi, hastaya yanıt vermesi için zaman tanınması ve yapabildiği gündelik işleri kendi temposunda tamamlamasına izin verilmesi gerektiğini söyledi. Ev içi güvenlik düzenlemelerinin gerekliliğine de değinen Yıldız; tutunma barları, kaymayan zeminler ve dengeli bir aydınlatmanın düşme riskini azaltacağını, buna rağmen hastayı eve kilitlemenin ya da tek bir odaya hapsetmenin kaygıyı tırmandıracağını ifade etti. Alzheimer teşhisli bireylerin yüzde 60’ının en az bir kez kaybolma riski yaşadığına dikkat çeken Yıldız, hastanın üzerinde mutlaka güncel iletişim bilgisi bulundurulmasının ve fotoğraflarının hazır tutulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Program, katılımcıların merak ettiği soruların yanıtlanmasının ardından Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman’ın konuşmacılara günün anısına hediye takdim etmesiyle sona erdi.

Alzheimer tanısında kan testi dönemi Haber

Alzheimer tanısında kan testi dönemi

Alzheimer tanısında kan biyobelirteçleri kullanımı giderek yaygınlaşırken, özellikle p-tau217 ölçen testler hastalık biyolojisinin belirlenmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, testlerin her unutkanlık şikayeti olan kişiye uygulanmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Alzheimer hastalığında tanı sürecinde kullanılan yöntemler gelişirken, beyindeki hastalık biyolojisini gösteren kan testleri de tanıya destek oluyor. Memorial Şişli Hastanesi Nöroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Özlem Güngör Tunçer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında hastalığın belirtileri, tanı yöntemleri ve yeni tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi. Tanıdık bir yerde kaybolmak Alzheimer belirtisi olabilir Demansın; hafıza, dil, dikkat, yön bulma ve karar verme gibi bilişsel işlevlerin kişinin günlük yaşamını bozacak ölçüde gerilemesiyle ortaya çıkan klinik bir tablo olduğunu belirten Prof. Dr. Özlem Güngör Tunçer, demansın en sık nedeninin Alzheimer hastalığı olduğunu söyledi. Yaşla zaman zaman isim unutmak veya bir eşyanın nereye konulduğunu hatırlayamamanın tek başına demans anlamına gelmediğini belirten Tunçer, asıl dikkat edilmesi gereken durumun unutkanlığın giderek artması ve günlük yaşamı etkilemesi olduğunu ifade etti. Tunçer, aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar etmek, yakın zamanda yaşanan olayları unutmak, tanıdık bir yerde kaybolmak, para veya ilaç yönetiminde zorlanmak, belirgin kelime bulma güçlüğü yaşamak ya da kişilik ve davranış değişiklikleri geliştirmenin değerlendirme gerektiren belirtiler arasında yer aldığını kaydetti. Ani başlayan bilinç bulanıklığının ise enfeksiyon, ilaç yan etkisi, metabolik sorun veya inme gibi acil nedenleri düşündürebileceğini belirten Tunçer, bu tür durumlarda hızlı değerlendirme gerektiğini söyledi. Kişilik ve davranış değişiklikleri de belirti olabilir Demans tanısının ayrıntılı hasta öyküsü, yakınlarından alınan bilgiler, nörolojik muayene ve bilişsel değerlendirme ile başladığını belirten Tunçer, gerektiğinde bilişsel testler, kan tahlilleri ve beyin MR görüntülemesinden yararlanıldığını ifade etti. Bu incelemelerin Alzheimer hastalığının yanı sıra unutkanlığa neden olabilecek diğer hastalıkların belirlenmesine yardımcı olduğunu aktaran Tunçer, son yıllarda Alzheimer tanısında kan biyobelirteçlerinin önemli ilerleme sağladığını söyledi. Özellikle fosforile tau proteinlerini -başta p-tau217 olmak üzere- ölçen testlerin beyindeki Alzheimer patolojisinin belirlenmesine yardımcı olabildiğini belirten Tunçer, ancak tüm kan testlerinin tanısal doğruluğunun aynı olmadığını vurguladı. Bu testlerin herkese uygulanacak bir Alzheimer taraması olmadığının altını çizen Tunçer, sonuçların hastanın şikayetleri ve muayene bulgularıyla birlikte uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Yeterli tanısal doğruluğu gösterilmiş bazı kan testlerinin uygun hastalarda tanı sürecinde kullanılabileceğini belirten Tunçer, bazı hastalarda ise PET veya beyin-omurilik sıvısı incelemesi gibi ek yöntemlere ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti. Yeni tedaviler hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı hedefliyor Alzheimer tedavisinde uzun yıllardır kullanılan ilaçların, uygun hastalarda bilişsel belirtileri ve günlük yaşam işlevlerini destekleyebildiğini belirten Tunçer, bunun yanında hastalığın biyolojik sürecini hedefleyen yeni tedavilerin de erken evredeki uygun hastalarda kullanılmaya başlandığını söyledi. Anti-amiloid tedaviler olarak adlandırılan bu yaklaşımların, beyinde biriken amiloid proteinlerini hedefleyerek hastalığın ilerlemesini mütevazı fakat ölçülebilir biçimde yavaşlatmayı amaçladığını aktaran Tunçer, bu tedavilerin hastalığı tamamen ortadan kaldırmadığını, kaybedilmiş belleği geri getirmediğini ve her Alzheimer hastası için uygun olmadığını vurguladı. Yeni tedavilerin Alzheimer hastalığına bağlı hafif bilişsel bozukluk veya hafif demans evresindeki, hastalık biyolojisi doğrulanmış uygun hastalarda değerlendirildiğini belirten Tunçer, bu tedavilerin onay ve erişim şartlarının ülkelere göre değişebildiğini söyledi. Tedavi öncesinde beyin MR görüntülemesi, beyindeki kanama riski ve özellikle antikoagülan olarak adlandırılan bazı kan sulandırıcı ilaçların kullanımı gibi faktörlerin gözden geçirildiğini ifade eden Tunçer, tedavi sırasında belirli aralıklarla MR takibi yapıldığını kaydetti. Bunun nedeninin, tedavi sırasında beyinde ödem veya küçük kanamalarla seyredebilen ARIA adı verilen değişikliklerin görülebilmesi olduğunu belirten Tunçer, baş ağrısı, bilinç değişikliği, görme bozukluğu veya yeni nörolojik belirti gelişmesi durumunda hızlı değerlendirme gerektiğini söyledi. Alzheimer'dan korunmada damar sağlığı önem taşıyor Demans riskini tamamen ortadan kaldıran bir yöntem bulunmadığını belirten Tunçer, bununla birlikte hipertansiyon, yüksek LDL kolesterol, diyabet, sigara kullanımı, obezite ve fiziksel hareketsizlik gibi risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının beyin sağlığı açısından önem taşıdığını ifade etti. İşitme ve görme sorunlarının tedavi edilmesi, düzenli fiziksel aktivite, sosyal ve zihinsel olarak aktif bir yaşam sürdürülmesinin de korunma açısından önem taşıyan adımlar arasında yer aldığını belirten Tunçer, 2024 Lancet Demans Komisyonu'nun yaşam boyunca müdahale edilebilir 14 risk faktörünün dünya genelindeki demans vakalarının yaklaşık yüzde 45'i ile ilişkili olabileceğini bildirdiğini aktardı. Bu oranın, demans riskinin azaltılmasında değiştirilebilir faktörlerin önemli bir payı olabileceğine işaret ettiğini kaydeden Tunçer, beyni koruyan tek bir vitamin aramak yerine damar sağlığına dikkat etmek, düzenli hareket etmek, sigaradan uzak durmak ve sosyal yaşamı sürdürmenin daha güçlü kanıta dayanan bir yaklaşım olduğunu belirtti. Alzheimer hastalığında erken tanının yalnızca hastalığa daha erken bir isim koymak anlamına gelmediğini ifade eden Tunçer, unutkanlığın diğer nedenlerini ayırt etmek, hastalık biyolojisini gerektiğinde doğrulamak ve kişinin yarar görebileceği tedaviyi güvenli biçimde seçmek açısından erken tanının önem taşıdığını söyledi.

Genç yaşta unutkanlık alarmı Haber

Genç yaşta unutkanlık alarmı

Teknolojinin hızla gelişmesi hayatı kolaylaştırsa da aşırı dijital kullanım, unutkanlık ve dikkat dağınıklığını tetiklediğini ifade eden uzmanlar, gençler arasında artan "dijital demans" riskine karşı uyardı. Günümüzde sadece ileri yaşlarda değil, genç bireylerde de unutkanlık şikâyetlerinde artış gözlendiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Büşra Er, gençlerde görülen unutkanlığın nedenlerini, riskleri ve korunma yollarını paylaştı. Dr. Büşra Er, "Eskiden daha çok ileri yaş grubunda görülen unutkanlık yakınmalarının artık ergenlik döneminde bile karşımıza çıkabiliyor. Unutmak; bilgiyi geri çağırmada ya da kaydetmede yaşanan zorluk olarak tanımlanır. Uyku düzensizliği, kötü beslenme, dikkat eksikliği, depresyon gibi nedenlerin yanı sıra dijital medya kullanımı da bu tabloyu besliyor" dedi. Alman nörobilimci Manfred Spitzer’in dijital demans" kavramına atıfta bulunan Dr. Er, özellikle gençlerde artan ekran süresinin dikkat ve hafıza fonksiyonları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu vurguladı. "Sürekli uyarana maruz kalmak, bilgiye kolay erişim ve mavi ışığın uyku hormonlarını baskılaması, zihinsel tembelliğe neden oluyor" ifadelerini kullandı. İleri yaş grubunda en sık görülen unutkanlık nedeni olan Alzheimer hastalığına da değinen Dr. Büşra Er, toplumda yaygın bir yanlış anlama olduğuna dikkat çekti. Er, "Ailede Alzheimer hastası olması, genetik geçişi düşündürse de, Alzheimer vakaları tüm olguların yalnızca yüzde 1’inden azını oluşturuyor. Genetik testler rutin olarak önerilmemektedir. Unutkanlık şikâyetleri önlenebilir olduğu unutulmamalıdır. Dijital medya kullanım süresinin sınırlandırılması, düzenli uyku, sağlıklı beslenme, kitap okuma, bulmaca çözme, hafıza oyunları gibi zihinsel aktivitelerle beynin aktif tutulması unutkanlıkla mücadelede oldukça etkilidir" diye konuştu.

Yaz sıcaklarında demans riski artıyor Haber

Yaz sıcaklarında demans riski artıyor

Demans, yalnızca unutkanlıkla sınırlı değil; bireyin hafıza, dikkat, dil, karar verme ve günlük yaşam becerilerini etkileyerek bağımsızlığını kaybetmesine yol açan klinik bir sendrom. Bu etkileriyle de hastaların ve bakımını üstlenen kişilerin yaşam kalitelerini ciddi şekilde düşürebiliyor. En yaygın nedeni Alzheimer olan demansta ilerleyen yaş, genetik yatkınlık ve aile öyküsü gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin yanı sıra yaşam tarzıyla ilişkili değiştirilebilir etkenler de önemli rol oynuyor. Acıbadem International Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulunarak, “Yaz mevsiminde demans riskini artıran en önemli iki etken vücudun susuz kalması ve tansiyon dalgalanmalarıdır. Bu nedenle susama hissini beklemeden bol su tüketilmesi ve yüksek tansiyon hastalarının kan basıncını düzenli olarak kontrol etmeleri son derece önemlidir” diyor. Dr. Fikri Halaçoğlu, aslında değiştirilebilir risk faktörlerinin yaşam boyunca hedeflenmesiyle demans vakalarının yaklaşık yüzde 40’a varan oranda önlenebilir veya geciktirilebilir olabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. SUSUZ KALMAK Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında sık tekrarlayan veya ciddi düzeydeki susuzluğun özellikle ileri yaştaki kişilerde demans açısından önemli bir risk oluşturduğunu vurguluyor. Dr. Fikri Halaçoğlu, “Vücudun susuz kalması; idrar yolu enfeksiyonu, elektrolit bozukluğu, uyku bölünmesi ve tansiyon düzensizliği aracılığıyla zihinsel performansı hızla bozabilir. Bu durum doğrudan kalıcı demansa yol açmaktan çok, mevcut bilişsel kırılganlığı görünür hale getirebilir, deliryumu tetikleyebilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyerek uzun vadede beyin rezervini azaltabilir. Bunların sonucunda başta damarsal (vasküler) demans olmak üzere Alzheimer tip demans riskinin de artmasına yol açabilir” diyor. Nasıl önlem almalı? Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00 – 16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmayın. Susamayı beklemeden düzenli olarak su tüketin.Koyu idrar, ateş ve ani dalgınlık gibi sorunlarda zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Osmangazi’den alzheimer hastalarına anlamlı etkinlik Haber

Osmangazi’den alzheimer hastalarına anlamlı etkinlik

Osmangazi Belediyesi Alzheimer Gündüz Bakım Evi (ALBAM) üyeleri için Demirtaş Mesire Alanı’nda piknik programı düzenlendi. Şehrin doğal güzellikleri arasında bir araya gelen ALBAM üyeleri, gün boyunca düzenlenen çeşitli etkinliklerle keyifli vakit geçirdi. Müzik eşliğinde eğlenen, sohbet eden ve birlikte oyunlar oynayan katılımcılar, günlük yaşamın rutininden uzaklaşarak huzurlu bir gün geçirdi. Uzman ekiplerin eşliğinde gerçekleştirilen program, üyelerin sosyal iletişimlerini güçlendirirken fiziksel ve zihinsel açıdan da aktif kalmalarına katkı sundu. “DOĞAYLA İÇ İÇE GÜZEL BİR GÜN GEÇİRMELERİNİ İSTEDİK” Piknik programı hakkında bilgi veren ALBAM Sosyal Hizmet Uzmanı Nazlı Dolu, düzenlenen etkinliklerin Alzheimer hastalarının sosyal yaşamla bağlarını güçlendirmeyi amaçladığını belirterek sözlerine şu şekilde devam etti: “Üyelerimizin arkadaşlarıyla bir araya gelerek sosyalleşmelerini desteklemek ve keyifli vakit geçirmelerini sağlamak amacıyla bu piknik etkinliğini düzenledik. Onların doğayla iç içe güzel bir gün geçirmelerini istedik. Bu imkanı bizlere sağlayan Osmangazi Belediye Başkanımız Sayın Erkan Aydın’a teşekkür ediyoruz.” Doğanın huzur veren atmosferinde unutulmaz bir gün geçiren katılımcılar, kendilerini yalnız bırakmayan Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederek bu tür buluşmaların büyük anlam taşıdığını dile getirdi.

Nilüfer’de yaşlılara Babalar Günü ziyareti Haber

Nilüfer’de yaşlılara Babalar Günü ziyareti

Nilüfer Belediyesi, Babalar Günü öncesinde belediyeye bağlı huzurevleri ile Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi’nde kalan babalara yönelik ziyaret programı gerçekleştirdi. Ziyaretlere Nilüfer Belediye Başkan Vekili Metin Tunçel de katıldı. Program kapsamında ilk olarak Nilüfer Belediyesi İnci ve Taner Altınmakas Huzurevi’ne gidildi. Ardından Nilüfer Belediyesi Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi’ndeki babalarla bir araya gelindi. Ziyaretin son durağı ise Nilüfer Belediyesi İzzet Şadi Sayarel Huzurevi oldu. Tesislerde kalan babalarla tek tek selamlaşan ve sohbet eden Nilüfer Belediye Başkan Vekili Metin Tunçel, günün anısına kendilerine hediyeler verdi. “BÜYÜKLERİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Ziyaretler sırasında yaşlılarla yakından ilgilenen Nilüfer Belediye Başkan Vekili Metin Tunçel, belediye olarak her zaman huzurevi sakinlerinin yanında olduklarını belirterek, “Babalar Günü öncesinde huzurevlerimizde ve konuk evimizde kalan değerli büyüklerimizi ziyaret etmek, onlarla sohbet etmek istedik. Bizler için onların tecrübeleri ve varlıkları her zaman çok kıymetli. Nilüfer Belediyesi olarak buralarda konaklayan vatandaşlarımızın huzurlu ve rahat bir ortamda yaşamlarını sürdürmeleri için çalışıyoruz. Bugün de onların yüzünü biraz olsun güldürebildiysek ne mutlu bize. Tesislerimizde kalan tüm babalarımızın ve büyüklerimizin Babalar Günü’nü kutluyor, hepsine sağlıklı ömürler diliyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.