Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Alparslan Bayraktar

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Alparslan Bayraktar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alparslan Bayraktar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bayraktar: "Modern tarihin en büyük enerji krizini yaşıyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "Modern tarihin en büyük enerji krizini yaşıyoruz"

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, modern tarihin en büyük enerji krizinin yaşandığını belirterek 33 milyon aracın akaryakıt, 22 milyon hanenin doğal gaz ve 42 milyon abonenin elektrik ihtiyacı için alternatif planların hazır olduğunu, Osman Gazi Platformu ile 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının yerli üretimden karşılanacağını söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Osman Gazi yüzer üretim platformundaki incelemelerinin ardından küresel enerji krizine, arz güvenliğine ve Karadeniz’deki çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bayraktar, Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında Karadeniz’deki enerji hatlarının güvenliği ve küresel enerji krizine dair önemli açıklamalarda bulundu. Modern tarihin en büyük enerji krizinin yaşandığını belirten Bayraktar, Türkiye’nin 32-33 milyon araç, 22 milyon doğalgaz ve 42 milyon elektrik abonesi için arz güvenliği noktasında tüm alternatif planlarını hazırladığını vurguladı. Bakan Bayraktar, yaşanan küresel enerji krizi ve alınan tedbirleri şu sözlerle anlattı: "Şu anda modern tarihin en büyük enerji krizini yaşıyoruz. Dolayısıyla burada hem petrol piyasalarını hem doğal gaz piyasalarını, enerji piyasalarını toptan etkileyen hem arz yönüyle etkileyen hem de açıkçası finansal anlamda etkileyen çok önemli bir kriz. Dolayısıyla biz bu krizle ilgili hazırlıklarımızı yapıyoruz. Özellikle arz noktasında ülkemizin herhangi bir sıkıntı yaşamaması için büyük bir gayret içerisindeyiz. Türkiye’de yaklaşık 32-33 milyon araca her gün bizim akaryakıt tedarik etmemiz lazım. İşte 22 milyon hanede doğal gaz kullanıyoruz, onların doğal gazını özellikle kış mevsiminde tedarik etmemiz lazım. 42 milyon elektrik abonemiz var, onların ihtiyacı olan elektriğin tedarikiyle alakalı hamdolsun planlamalarımızı birkaç alternatifle yapıyoruz. Yani bir ülkeden herhangi bir arz kesintisine uğrarsak, doğal gazımız kesilirse onun alternatifi ne olabilir, bütün bu çalışmaları yapmış durumdayız." "Çok riskli ve dikkatli çalışmamız gereken bir dönemde olduğumuzun farkındayız" Karadeniz’deki Türk Akım ve Mavi Akım boru hatlarının güvenliğinin büyük önem taşıdığını hatırlatan Bayraktar, Rusya ile Ukrayna arasında enerji altyapılarının hedef alınmamasına yönelik telkinleri olumlu karşıladıklarını aktardı. Bölgede deniz mayınları ve insansız deniz araçlarının oluşturabileceği tehditlere karşı Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile koordineli olarak tedbir aldıklarını belirten Bayraktar, çok riskli ve dikkatli çalışılması gereken bir dönemde olduklarını ifade etti. Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında Karadeniz’deki boru hatlarının güvenliğine ilişkin Bayraktar, şu ifadeleri kullandı: "Karadeniz özellikle enerji rotaları açısından önemli. Özellikle Karadeniz’de Rusya’dan gelen doğal gaz boru hatlarının güvenliği bu arada Mavi Akım’ın ve Türk Akım’ın çok önem arz ediyor. Bu anlamda birkaç gün önce yapılan, Rusya’yla Ukrayna arasında, enerji altyapılarının hedef haline gelmemesini telkin eden, tavsiye eden ve inşallah bu noktada da bir mutabakat sağlanmış olur, bunu çok önemli buluyoruz. Bunun yanı sıra bizim Karadeniz’de çalışan gemilerimiz için tehdit olabilecek işte birtakım deniz mayınlarının veya insansız deniz araçlarıyla alakalı da biz de tedbirlerimizi hem Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızla hem de Sahil Güvenlik Komutanlığımızla almaya gayret ediyoruz. Ama çok riskli ve dikkatli çalışmamız gereken bir dönemde olduğumuzun da farkındayız." Türkiye’nin en büyük şantiyesi Osman Gazi uğurlanmaya hazırlanıyor Osman Gazi platformundaki çalışmalara değinen Bakan Bayraktar, tesisin ekim ayı sonuna doğru Karadeniz’de 20 yıl boyunca üretim yapacağı noktaya uğurlanacağını açıkladı. Filyos’ta yaklaşık 7 bin kişinin mesai harcadığını ve alanın Türkiye’nin en büyük şantiyesi konumunda olduğunu söyleyen Bayraktar, platformun içinde 21 ayrı fabrika barındıran dev bir sanayi tesisi olduğunu kaydetti. Bayraktar, "Yüzer üretim tesisimiz, Osman Gazi yüzer üretim platformumuz, inşallah ekim ayının sonuna doğru Karadeniz’deki görev yerine, Karadeniz’de 20 yıl boyunca üretim yapacağı noktaya inşallah uğurlayacağız buradan. Çok yoğun bir çalışma var. Yani siz de bu bütün sahayı gördünüz, yaklaşık 7000 kişi şu anda burada çalışıyor. Yani diyebilirim ki şu anda Türkiye’nin en büyük şantiyesi adeta burası. Ve biz burada bir yüzer üretim platformu diyoruz ama esas itibariyle bir sanayi tesisi adeta yapıyoruz. Bu sanayi tesisinin 21 tane ayrı fabrikası var kendi içerisinde. Biz hatırlarsanız 29 Mayıs 2025’te geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanımızın katılımıyla boğazdan bu platformu buraya uğurlamıştık ve burada reaktivasyon sürecini tamamlamaya başlamıştık. İşte onun artık son aşamasına geldik, önümüzde bir aylık bir süre var. İnşallah bunu tamamladıktan sonra dediğim gibi Karadeniz’de görev yapacağı noktaya göndereceğiz ve hedefimiz bu yıl sonu itibariyle şu gördüğünüz yakma kulesinde ilk gazı inşallah yakacağız ve böylelikle Karadeniz’deki ikinci fazı, Sakarya Gaz Sahasını tamamlamış olacağız." Yeni platformla ekonomiye yılda 3,5 milyar dolarlık dev katkı Üretim hedefleri ve tesisin ekonomik katkısı hakkında ise Bayraktar şunları kaydetti: "Osman Gazi yüzer üretim platformumuz bizim Sakarya Gaz Sahasının ikinci fazı. İlk fazda biz yaklaşık 4 milyon evin doğal gaz ihtiyacını karşılayacak üretimi kara tesislerimiz vasıtasıyla yapıyorduk ve şu anda bu devam ediyor. İkinci fazda bir 10 milyon metreküp daha, yani bir 4 milyon hanenin ihtiyacını doğal gaz ihtiyacını karşılayacağımız üretimi bu yüzer üretim platformunda yapacağız. Dolayısıyla 8 milyon hanenin ihtiyacını inşallah kendi gazımızla sağlamış olacağız. Tabii şu anda dünyada büyük bir enerji kriziyle karşı karşıyayız arkadaşlar. Dolayısıyla hem doğal gazda hem petrolde yaşanan bu sancılı, sıkıntılı süreçte, bu kendi üretimimizin artması çok daha farklı bir anlam içeriyor. Bugün arz güvenliği noktasında dünya birçok sıkıntıyla karşı karşıya. Ülkemizi bu ateş çemberinden açıkçası korumaya gayret ediyoruz ve bugüne kadar hamdolsun herhangi bir arıza, bir sıkıntı yaşamadık." "Depolarımızı doldurduk, kışa hazır durumdayız" Yaza girerken doğal gaz depolarını dolu hale getirdiklerini ve kışa hazır durumda olduklarını belirten Bakan Bayraktar, "Yaza girerken dahi biz aslında doğal gaz depolarımızı dolu hale getirdik ve kışa hazır durumdayız.. Ama bir taraftan da dünyada finansal etkileri, yani doğal gaz fiyatları, petrol fiyatları çok ciddi bir şekilde artmış durumda. Dizel fiyatları artmış durumda. Dolayısıyla bununla alakalı da yani bu tesisin devreye girmesi, şöyle ifade edebilirim, her gün üreteceği gaz yaklaşık 10 milyon dolarlık bugünkü gaz fiyatlarıyla bir mali büyüklüğe tekabül ediyor. Yıllık 3,5 milyar dolarlık ekonomimize bir katkısı olacak bu yüzer üretim platformunun. Dolayısıyla bu anlamda da ülkemizin ekonomisi için de çok önemli bir tesisi inşallah hayata geçireceğiz. Biraz önce ifade ettim, yoğun bir çalışma var, 7000 kişi çalışıyor. Günde yaklaşık 6 kilometre kablolama yapılıyor. Toplam bu tesiste 642 kilometre elektrik kablosu var. 30 kilometreye yakın borulama işlemi yapılmış olacak bittiği vakit. Dolayısıyla çok yoğun bir çalışmayı da yürüttüğümüzü burada ifade edeceğim. İnşallah bu faz 2’den sonra da 2028 yılında Osman Gazi’nin bir kardeş platformu gelecek ve üretimimiz 4 katına çıkacak. Onun için de şu anda çalışmalarımız bir taraftan devam ediyor."

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Türkiye’nin COP31 kapsamında ortaya koyacağı enerji politikaları, elektrikleşme hedefleri, yenilenebilir enerji yatırımları, nükleer enerji çalışmaları, Karadeniz’deki petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile enerji arz güvenliğine yönelik projeler hakkında açıklamalarda bulundu. "COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını ve Türkiye açısından önemli olacağını düşünüyorum" Türkiye’nin COP31 öncesinde ortaya koyacağı çalışmaların içeriğine değinen Bayraktar, "Türkiye’nin COP31’de dünyaya vermek istediği mesaj; ‘Artık taahhütten aksiyona geçelim’ olacak. Aksiyon almamız lazım ki bu emisyonları sınırlandıralım ve iklim değişikliği ile alakalı hedefi tutturalım. COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını hem Türkiye açısından hem de dünya iklim mücadelesi açısından önemli olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin ortaya koyduğu bu ‘Taahhütten aksiyona geçelim, harekete geçelim’ metaforu, etrafında ümit ediyorum önemli değerlendirmeler, önemli kararlar alınacak. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde birçok ülkenin devlet başkanı, hükümet başkanları, bakanları burada olacak. 100 bin insanı bekliyoruz. 9-20 Kasım’da bütün dünyanın gözü burada olacak" ifadelerine yer verdi. "2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz COP31 öncesinde Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz" Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji vizyonunda elektrikleşmeyi merkeze aldıklarını belirterek, "COP31’de dünyaya vereceğimiz en önemli mesajlardan bir tanesi elektrikleşme. Çok iddialı bir şekilde ortaya koyduğumuz unsurlardan bir tanesi 2035’te yüzde 35 elektrikleşme hedefi. Bunu eğer başarırsak bu hakikaten çok önemli bir çıktı olur. Geleceğin elektrik çağı olduğunu söylememiz lazım net bir şekilde. Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz. 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz ve muhtemelen COP31 öncesinde, yani ekim sonu, kasımın ilk haftası COP31 başlamadan Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz. Bu yeni stratejinin merkezine elektrikleşmeyi koyuyoruz. Bunu yapmak için Türkiye’nin yenilenebilir enerjide çok iddialı hedefleri var. 2035 için 120 bin megavatlık bir hedef ortaya koymuştuk. 2040’ta daha büyük bir hedefi ortaya koyacağız. Türkiye’nin enerjisini verimli kullanması gerekiyor. 2030’a kadarki 20 milyar dolarlık enerji verimliliği projelerini şimdi 2030 sonrası için Türkiye’nin Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı olarak çalışıyoruz ve daha iddialı bir hedef ortaya koyacağız" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Bayraktar, elektrikleşmede ulaştırma sektörünün önemli bir dönüşüm alanı olduğunu belirterek, 2035’te Türkiye yollarında 7-10 milyon elektrikli araç bulunmasını hedeflediklerini söyledi. Belediyelerin otobüslerinin ve bireysel araçların önemli bölümünün elektrikliye dönüşmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, bu dönüşümün petrol talebini ve emisyonları azaltarak dışa bağımlılığı düşüreceğini, bunun için 200 milyar doların üzerinde yatırım gerektiğini kaydetti. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisindeki potansiyeline dikkat çekerek, "Potansiyele baktığınızda toplamda yüzde 70’lik pay güneşe, yüzde 30’luk pay rüzgâra ait olacak gibi gözüküyor kapasite olarak. Bunların birini birine tercih etmemiz söz konusu değil, ikisine de ihtiyacımız var. Yenilenebilir alan, bizim için olmazsa olmazlardan bir tanesi. Yapabildiğimiz kadar güneş ve rüzgâr yatırımı yapacağız" şeklinde konuştu. "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller" Hidroelektrik santrallerde depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini de ifade eden Bayraktar, "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller. Hidrolik santrallerimizde suyun tekrar kaynağa basıldığı, ucuz saatlerde o suyu kullanarak pompayla alıp tekrar yukarı gönderdiğiniz ve sonra tekrar elektriğin daha uygun fiyatlı olduğu, daha iyi fiyatların olduğu zamanlarda tekrar elektrik ürettiğiniz pompaj depolamayla alakalı bir hedefimiz var" diye konuştu. "Akkuyu’da hedefimiz bu yıl sonuna kadar santralin fiziki çalışmasını başlatmak" Akkuyu Nükleer Santrallerine ilişkin de konuşan Bayraktar, birinci reaktörden elektrik üretimiyle alakalı artık sona yaklaşıldığını söyleyerek, "Şu anda test aşamasındayız. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar artık santralin fiziki çalışmasını başlatmak" dedi. "Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakereler sürüyor" Bayraktar, Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü hatırlatarak, "Bu konuda özellikle son dönemde Kanada ile devam eden çalışmalarımız hızlı ilerliyor. Ümit ediyorum önümüzdeki aylarda orada daha net bir tabloyu göreceğiz. İkisine birden bakıyoruz; Sinop sahası biraz daha hazır bir saha ama esas itibarıyla bizim elektrik açısından önceliğimiz Trakya’da. Trakya’yı biraz daha önce yapmak icap ediyor. Orada da saha çalışmalarımız devam ediyor. Çin’le görüşmelerimiz var, Rusya’nın önemli bir ilgisi var ve Güney Kore’yle de müzakerelerimiz bu anlamda devam ediyor" dedi. "Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor" Derin deniz sondaj gemi sayısını 6’ya çıkardıkları kaydeden Bayraktar, "Bunların bir tanesi Somali’de şu anda çalışıyor. Üretim geliştirme programının yanı sıra bir diğeri de Karadeniz’de Batı Karadeniz’de, Orta Karadeniz’de ve Doğu Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor. Önümüzdeki günlerde petrol hedefli, bir sondaja başlayacağız. Biraz uzun sürecek, zor bir sondaj. Batı Karadeniz’de petrol hedefli bir sondaja yakın zamanda başlayacağız" bilgisini paylaştı. Katar gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını öngören proje için yaklaşık 2 bin-2 bin 200 kilometrelik boru hattına ihtiyaç olduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, projenin hayata geçirilmesi için öncelikle Türkiye, Katar ve Avrupa Birliği arasında siyasi irade oluşması gerektiğini söyledi. Bayraktar, mevcut krizi yeni enerji projeleri için fırsata dönüştürmek istediklerini kaydetti. Bayraktar, Ceyhan’ın önemli bir petrol merkezine dönüşebilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, bölgedeki petrol kaynaklarının depolama, rafineri ve petrokimya yatırımlarıyla birleştirilmesi halinde Türkiye üzerinden Avrupa’ya günlük 2,5 milyon varile kadar petrol taşınabileceğini ifade etti.

Bakan Bayraktar: "83-84 bin varil günlük üretimlere geldiğimiz bir Gabar’dan bahsediyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "83-84 bin varil günlük üretimlere geldiğimiz bir Gabar’dan bahsediyoruz"

Çorum’da konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, terörsüz Türkiye ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Şu anda dünyada büyük bir enerji krizi var. Bu enerji krizinin olduğu bir ortamda Türkiye’nin her ürettiği varil, her ürettiği doğal gaz metreküpü bizim için çok kıymetli. Şimdi 83-84 bin varil günlük üretimlere geldiğimiz bir Gabar’dan bahsediyoruz" dedi. Çeşitli temaslarda bulunmak için Çorum’a gelen Bakan Bayraktar, ilk olarak Türkiye Yüzyılı Buluşmaları çerçevesinde AK Parti Çorum Teşkilatı’na ziyaret gerçekleştirdi. Burada konuşan Bakan Bayraktar, Çorum’daki programları kapsamında Türkiye Yüzyılı vizyonundaki hedeflerini anlatıp vatandaşların talep ve görüşlerini dinleyeceklerini belirtti. Bayraktar, "Türkiye Yüzyılı vizyonu, 25 yıllık AK Parti’nin, 24 yılını iktidarla geçiren AK Parti’mizin Türkiye’de yaptıklarının aslında Türkiye Yüzyılı’nda nelere evrileceğine, neler yapmak istediğimizi ortaya koymak açısından önemli. Türkiye hakikaten Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 24 yılda neredeyse asırlık işlere imza attı. Çorum çok önemli bir değişim ve dönüşüm yaşadı. Çorum büyüdü, Çorum büyüdükçe Türkiye de büyüdü" dedi. "Milli savunma sanayisinde son 20 yılda çok önemli adımlar attık" Üç alandaki çalışmalara dikkat çekmek istediğini dile getiren Bayraktar, "Bunlardan bir tanesi elbette ki bizim enerji alanımız. Biz Türkiye olarak daha büyük ve güçlü bir Türkiye hedefini kurarken, Türkiye Yüzyılı’nda üç ana konuya odaklanıyoruz. Bunlardan bir tanesi savunma sanayisinde milli ve yerlilik imkanlarımızı, kabiliyetimizi artırmak ve Türkiye’yi bu alanda net ihracatçı bir ülke haline getirmek. Milli sanayimizin olduğu, milli savunma sanayimizin geliştiği bir Türkiye hedefimiz var. Hamdolsun burada son 20 yılda çok önemli adımlar attık. Burada Çorum’un çok önemli bir yeri var, çünkü savunma sanayisinin adeta kalbi. Önemli bir ihracat merkezi, önemli bir üretim merkezi. Dolayısıyla milli güvenliğimiz açısından bu konu çok ehemmiyet arz ediyor. İkinci konu; gıda güvenliği. Tarım ve hayvancılık, ülkemizde çok güçlü olduğumuz bir alan ve özellikle Çorum açısından da öyle. Dolayısıyla kendi kendine yeten bir ülke olmak bu açıdan önem arz ediyor. Üçüncü alan da bizim kızıl elmamız. Enerjide bağımsızlık mottosuyla ortaya koyduğumuz enerji alanında da Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olması. Bu üç hedefi biz Türkiye Yüzyılı’nda ana hedefler olarak ortaya koymuş durumdayız. Dolayısıyla bunları başarmış bir Türkiye, inşallah çok daha güçlü, büyük ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelmiş olacak. Türkiye Yüzyılı’nın kısa özeti bu" diye konuştu. "83-84 bin varil günlük üretimlere geldiğimiz bir Gabar’dan bahsediyoruz" Terörsüz Türkiye’yle ilgili konuşan Bakan Bayraktar, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Hakikaten milletvekillerimiz burada tarihi bir olaya imza atmış oldu. 467 oyla ’evet’ denilen kanunla çok önemli bir adım attık. Ben Hakkari’deydim, şimdi Çorum’dayım. Çorum, terörle mücadelede Türkiye’nin en önemli illerinden biri. Çok büyük kayıplar, şehitler verdik. Ama o şehitlerimizin sayesinde bugün burada biz bu milli birlik ve kardeşlik projesini konuşabilir hale geldik. Terörsüz Türkiye ile beraber ben inanıyorum ki Türkiye çok daha farklı bir noktaya gidecek. Çünkü ben hep onu anlatıyorum. Gabar petrolünden bahsediyoruz. 2021 yılı Eylül ayında Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük petrol keşfini yaptık. Hep şunu söylüyorum. O petrol dağların altındaydı, milyonlarca yıldır oradaydı. Ama siz oraya gidemezseniz, aramazsanız, sondaj yapmazsanız o petrolü bulma şansınız yok. Dolayısıyla ne zaman ki o bölge terörden temizlendi, biz 2019-2020’lerde sismik faaliyetler, sondaj faaliyetlerine başladık ve şu anda 83-84 bin varil günlük üretim yapıyoruz. Şu anda dünyada büyük bir enerji krizi var. Bu enerji krizinin olduğu bir ortamda Türkiye’nin her ürettiği varil, her ürettiği doğal gaz metreküpü bizim için çok kıymetli. Şimdi 83-84 bin varil günlük üretimlere geldiğimiz bir Gabar’dan bahsediyoruz. Şırnak’ta bugün o dağlarda 700 kilometreye yakın yol yaptık, yüzlerce kuyu açtık. Binlerce kardeşimiz ve çoğunluğu o bölgenin insanı, artık istihdam imkanına kavuştu. Dolayısıyla artık oradaki çocuklar, oranın gençleri geleceğe daha umutla bakar hale geldi. Eskiden tek seçenek belki onlar için terördü, dağa çıkmaktı, bölücü örgüt onlara öyle anlattı. Ama şimdi iş farklı bir noktaya geldi. Artık o bölgede bir ekonomik faaliyet var, o bölgede istihdam var, iş var. Dolayısıyla işte terörsüz bölgenin ufak bir kesiti Şırnak’ta, Gabar’da bizim sunduğumuz kesit. İnşallah bunu bütün bölgeye yaydığımızda ne kadar büyük bir etkisi olabileceğini, refaha, sosyal barışa, kalkınmaya etkisini olacağını hepiniz görebilirsiniz. Dolayısıyla biz şuna inanıyoruz; terörsüz Türkiye, terörsüz bölge inşallah Türkiye Yüzyılı’nın en önemli, onu taçlandıracak projelerinden birisidir." Çorum’daki taleplerle ilgili istişarelerde bulunacaklarını belirten Bakan Bayraktar, "İnşallah tabii burada enerji altyapısı, doğal gaz altyapısıyla alakalı vatandaşlarımızın beklentilerini, burada sanayi ve ticaret hanelerimizin, belediyelerimizin, İl Özel İdaremizin ihtiyaçlarıyla alakalı da etraflıca değerlendirmeler yapma fırsatı bulacağız. Ümit ediyorum; güzel bir ziyaret olacak" ifadelerini kullandı.

Türkiye’den toryum hamlesi... Ar-Ge başlıyor Haber

Türkiye’den toryum hamlesi... Ar-Ge başlıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin zengin toryum kaynaklarının nükleer teknolojilerde değerlendirilmesi amacıyla Danimarka merkezli Copenhagen Atomics ile mutabakat zaptı imzalandığını açıkladı. Hedef, toryumun küçük modüler reaktörlerde kullanımına yönelik Ar-Ge çalışmaları yürütmek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin toryum kaynaklarının yüksek katma değerli nükleer teknolojilerde değerlendirilmesine yönelik yeni bir iş birliğine gidildiğini duyurdu. Bakanlıkla ilgili kuruluşu TENMAK ile Danimarka merkezli Copenhagen Atomics arasında, toryumun nükleer teknolojilerde kullanımını araştırmaya yönelik bir mutabakat zaptı imzalandı. TORYUM KÜÇÜK MODÜLER REAKTÖRLERDE ARAŞTIRILACAK Bakan Bayraktar’ın açıklamasına göre anlaşma kapsamında, Türkiye’nin sahip olduğu toryum kaynaklarının küçük modüler reaktörlerde (SMR) kullanılmasına yönelik kapsamlı Ar-Ge çalışmaları yürütülmesi planlanıyor. Türkiye’deki toryum kaynaklarının nükleer yakıt alanında dışa bağımlılığı azaltabilecek önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Bakan Bayraktar, farklı nükleer teknolojilerin Türkiye’ye kazandırılmasının hedeflendiğini ifade etti. HEDEF: YERLİ VE TİCARİLEŞEBİLİR TEKNOLOJİ İş birliğiyle yürütülecek çalışmaların yalnızca araştırma düzeyinde kalmaması, ilerleyen süreçte ticarileştirilebilecek yerli bir ürüne dönüştürülmesinin hedeflendiğini kaydeden Bakan Bayraktar, atılan adımın “Enerjide Tam Bağımsız Türkiye” vizyonu açısından önem taşıdığını belirterek, imzalanan mutabakatın Türkiye ve millet için hayırlı olmasını diledi.

Bakan Bayraktar: "Sınavda ilk olarak 500 üniversite öğrencimize önemli miktarda bir burs vereceğiz" Haber

Bakan Bayraktar: "Sınavda ilk olarak 500 üniversite öğrencimize önemli miktarda bir burs vereceğiz"

TEKNOFEST Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışmasının final programına katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Sınavda ilk olarak 500 üniversite öğrencimize önemli miktarda bir burs vereceğiz. Bu sene 2025-2026’da YKS’ye giren öğrencilerden yaklaşık 41 ayrı lisans alanındaki öğrencilerimize bu burs imkanını açtık" dedi. TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında düzenlenen Nükleer Enerji ve Teknolojileri Tasarım Yarışmasının final sunumları gerçekleşti. Genç mühendislerin ve takımların yeteneklerini sergilediği yarışmada ‘Detay Tasarım’ kategorisinde finale kalan 4 takımın final sunumlarının özeti yaptı. Küçükçekmece’deki TENMAK Nükleer Enerji Araştırma Enstitüsü’nde düzenlenen yarışma programına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Hasan Mandal ve çok sayıda genç mühendis katıldı. "İlk olarak 500 üniversite öğrencimize önemli miktarda bir burs vereceğiz" TEKNOFEST bünyesindeki yarışmaların büyüdüğünü ifade eden Bakan Bayraktar, "TEKNOFEST büyüyor, bütün Türkiye’de büyüyor ama nükleer teknoloji yarışmaları da büyümeye devam ediyor. Geçen sene 2 ülkeden 87 takım vardı. Bu sene 9 ülke 192 takım. Yani TEKNOFEST ailesi büyüdüğü gibi nükleer taraf da çok büyüyor. Cidde’de düzenlenen Uluslararası Bilim Olimpiyatları’nda Nükleer Bilim Olimpiyatları’nda Türkiye bir altın ve üç bronz madalya aldı. Bu kardeşlerimiz de aramızda onları tebrik ediyorum. Yeni başladığımız bir programı da sizlerle paylaşmak istiyorum. TENMAK İnsan Kaynakları Gelişim Programı hazırladık, ve bu kapsamda ilk olarak 500 üniversite öğrencimize önemli miktarda bir burs vereceğiz. Yani bu sene 2025-2026’da YKS’ye giren öğrencilerden yaklaşık 41 ayrı lisans alanındaki öğrencilerimize bu burs imkanını açtık. Ama bu burs programının diğerlerinden bir farkı var. Aynı zamanda bir mentor programımız var. Yani öğrencilerimizi takip eden eğitimleri boyunca ve ondan sonrasını da takip edecek. Onların bizim projelerimize erişimini sağlayacak böyle kapsamlı bir program aslında. Dolayısıyla biz şuna inanıyoruz. Yani bizim tabii ki birçok kaynağa ihtiyacımız var. En önemli kaynağımız sizler, insan kaynağımız. Dolayısıyla onların iyi yetişmesi için de elimizden gelen çabayı göstereceğiz" diye konuştu. "Milli imkanlara kendi kabiliyetlerimizi artırmanın ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı" Değişen dünyada milli imkanların önemine değinen Bakan Bayraktar, "Buradan bize çıkan netice işte daha çok yerleşme, daha çok milli imkanlara kendi kabiliyetlerimizi artırmanın ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Bir başka çıkan şey daha çok acele etmemiz gerektiği. Çünkü zaman daralmaya başladı. Onun için daha hızlı çalışmamız lazım. Bu konuda da ben bu farkındalığı ürettiği için bu farkındalığı hepimize hissettirdiği için hakikaten bir kez daha TEKNOFEST’te bu ülkemizin en önemli uluslararası da markası artık. Bu farkındalığı arttırma açısından da ve gençlerimizi motive etme açısından da çok kıymetli olduğunu düşünüyorum" dedi. "TEKNOFEST’in 9’uncu yılında 15’inci TEKNOFEST’i yapıyoruz" TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ise, "Türkiye’deki üniversitelerimizin projelerini dinlerken hakikaten gurur duydum. Bir mühendis evladı olarak, bir mühendis abiniz olarak bizlerin de bırakabileceği en büyük eser açıkçası bir şekilde bu gibi ülkemizin, medeniyetimizin önünü açacak çalışmaları yürütecek nesillerin önündeki engelleri kaldırmak olacaktır. Onların hayal ufuklarında engel tanımayan, engel tanımayacak bir ruh halini bırakmak olacaktır. TEKNOFEST bu anlamda Allah’a şükürler olsun ki büyük bir özgüven devrimi oldu. Bizim nesil için birçok şey yapılamaz. Az önce dinlerken de düşündüm. Bizim zamanımızda benim üniversitede olduğum zamanlarda ‘böyle bir yarışma olacak işte bizler bunu yapabileceğimizi düşüneceğiz. Açıkçası pek mümkün değildi. Ama artık her alanda dünyaya iddiasını yükseltebilecek, medeniyetimizin sesinin daha güçlü çıkmasını sağlayacak bir kuşak geldi. 1.6 milyon öğrenci başvurdu" şeklinde konuştu. Son yıllarda yarışmaya yapılan başvurular hakkında da konuşan Bayraktar, "TEKNOFEST’in 9’uncu yılında 15’inci TEKNOFEST’i yapıyoruz, yurt dışında yaptıklarımız da dahil. Bu sene bu yarışmanın 3’üncü yılında bu yarışmada bu sene Şanlıurfa’ya herkesi bekliyoruz. Güneydoğu’dan adeta medeniyetin doğduğu yerden TEKNOFEST meşalesi yükselecek. 54 farklı yarışmamıza 1.6 milyon gencimiz başvurdu. En büyük ödüllü yarışmamız Nükleer Enerji yarışmamızın 23 milyon lira ödülü var. 15 milyon lira akademik teşvik ödülü var. O açıdan baktığımızda yani önem sırasında nerede olduğunu görebilirsiniz" ifadelerini kullandı. Program soru- cevap oturumunun ardından hatıra fotoğrafının çekilmesi ile son buldu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji talebinin son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’da talebin 5 kat arttığını söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisinin büyümesinin itici gücü olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Bursa, Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. BTSO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bakan Bayraktar, toplantıda küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği, petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile maden kaynaklarının ekonomiye kazandırılması konularında değerlendirmelerde bulundu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Başkanı Ali Uğur ve meclis üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile Bakanlık bürokratları da katıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa’nın üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki önemine dikkat çekti. Bakan Bayraktar, "Burada, bu tarihi ve köklü kurumun çatısı altında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bursa’nın bu üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki yeri, inşallah bundan sonra oynayacağı rol, ülkemizin daha büyük ve daha güçlü, daha müreffeh bir ülke olma noktasında en önemli kaynaklardan bir tanesi." dedi. Türkiye’nin enerji ihtiyacının artmaya devam ettiğini belirten Bayraktar, Bursa’nın enerji talebindeki yükselişin Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Bayraktar, "Türkiye’nin enerji talebi son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’nın talebi 5 kat arttı. Bursa, Türkiye’nin büyümesinin itici gücü. İşte size bir rakam. Dolayısıyla Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. Artan enerji talebiyle birlikte enerji arz güvenliğinin de kritik bir konu haline geldiğini vurgulayan Bayraktar, tüm ülkelerin enerjiyi ucuz ve kesintisiz şekilde karşılamak için büyük bir mücadele içerisinde olduğunu belirtti. Türkiye ekonomisinin önemli açmazlarından birinin enerjide dışa bağımlılık olduğunu ifade eden Bayraktar, bunun cari açık üzerinde de önemli bir etkisi bulunduğunu söyledi. "Türkiye’yi mutlak surette enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım. Enerji meselesi bir milli güvenlik meselesidir." diyen Bayraktar, enerjinin olmadığı bir ortamda sanayinin çarklarının ve ekonominin duracağını belirtti. Türkiye’nin bugün kullandığı her 3 birim enerjinin 2’sini ithal ettiğini kaydeden Bayraktar, "Bunu azaltacağız ve inşallah Türkiye’yi hem madenlerde hem de enerjide net ihracatçı bir ülke, teknolojide ve kaynakta bir ülke haline getirmeyi hedefliyoruz. Bizim Kızılelma’mız bu" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin 70 yıllık nükleer enerji hayalinin Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile gerçeğe dönüştüğünü belirten Bayraktar, önümüzdeki aylarda Türkiye’nin nükleer enerjiden elektrik üreten ülkeler ligine gireceğini söyledi. Akkuyu’da Bursa sanayisinin de önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Bayraktar, Bursalı sanayicilerin ürettiği ekipmanların santralde kullanıldığını ifade etti. Santralde inşaatla birlikte yerlilik oranının yüzde 50-55 seviyelerine ulaştığını belirten Bayraktar, enerji dönüşümünün yalnızca enerji kaynağının yerlileştirilmesiyle sınırlı olmadığını, enerji ekipmanlarının da Türkiye’de üretilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendiren, yerli ve yenilenebilir kaynaklarını azami ölçüde kullanan, enerjisini verimli değerlendiren, petrol ve doğal gazını yurt içinde ve yurt dışında arayan, madenlerini ise katma değerli ürünlere dönüştüren güçlü bir ekonomi hedeflediğini belirten Bayraktar, bu hedefin Bursa sanayisiyle birlikte gerçekleştirileceğine inandığını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünya ekonomisinin teknoloji, dijitalleşme ve yeni üretim modelleriyle köklü bir dönüşümden geçtiğini belirterek, bu dönüşümün ortak paydasında enerjinin bulunduğunu söyledi. Teknolojiden sanayiye, ulaşımdan lojistiğe kadar ekonominin tüm çarklarının güçlü ve kesintisiz bir enerji altyapısıyla döndüğünü ifade eden Burkay, "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gelişmelerde de enerjide ortaya çıkabilecek bir darboğazın üretimden ticarete kadar bütün dengeleri nasıl etkileyebileceğine bir kez daha tanık olduk. Bu nedenle enerjiyi konuşurken aslında üretim gücümüzü, ekonomik bağımsızlığımızı ve ülkemizin geleceğini konuşuyoruz" dedi. Türkiye’nin küresel gelişmeler karşısında geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Burkay, coğrafyadaki savaşlara ve küresel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin enerjiyi üreten, depolayan, yöneten ve uluslararası projelerde söz sahibi olan stratejik bir merkeze dönüştüğünü söyledi. Burkay, "Türkiye, bu gerçekliği en doğru şekilde okuyan ve geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasındadır. Bu noktada Türkiye Petrollerimizin geçen ay Kerkük’teki üretim faaliyetlerine ortak olmasını da enerji politikalarında ulaştığımız yeni seviyenin en somut örneklerinden biri olarak görüyorum. Bu tarihi anlaşmanın ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyorum. Elde ettiğimiz kazanımlar için de Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Bakanımıza iş dünyamız adına şükranlarımızı sunuyorum" diye konuştu. Sanayinin en önemli beklentisinin kesintisiz, kaliteli, sürdürülebilir ve öngörülebilir maliyetlerle enerjiye ulaşmak olduğunu ifade eden Burkay, firmaların kendi enerjisini üretmesini kolaylaştıran, yeşil dönüşüm yatırımlarını teşvik eden ve sanayinin değişen ihtiyaçlarına cevap veren çalışmaların büyük önem taşıdığını söyledi. Özellikle üretim merkezlerinin artan enerji ihtiyacını karşılayacak iletim altyapısının güçlendirilmesinin rekabet gücüne doğrudan katkı sağlayacağını belirten Burkay, lisanssız elektrik üretiminde uygulanan saatlik mahsuplaşma sisteminin sanayi tesislerinin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınmasını istedi. OSB sınırları dışındaki öz tüketim yatırımlarına yönelik mevzuat esnekliklerinin sağlanmasının da iş dünyasının kritik beklentileri arasında bulunduğunu kaydeden Burkay, akaryakıt sektöründeki bayi kâr marjlarının sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının da sektör temsilcilerinin öncelikli taleplerinden biri olduğunu dile getirdi. İstişare ve ortak aklın BTSO’nun yönetim anlayışının temelini oluşturduğunu belirten Başkan Burkay, dört yıldır sürdürülen Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında hayata geçirilen BTSO KOBİ Diyalog uygulamasının 60 bin üyenin tamamını kapsayacağını söyledi. Meclis ve Komite Bilgi Sistemi’nin bu yeni uygulamayla tüm üyelere açılacağını belirten Burkay, "Üyelerimiz komitelerimizin karar alma süreçlerine dijital ortamda doğrudan katkı sunabilecek. Sahadan gelen görüş, ihtiyaç ve önerileri daha düzenli takip ederek ortak aklı daha güçlü bir zemine taşıyacağız. Üyemizin sesini, komitelerimizin gücüne dönüştürüyoruz." dedi. BTSO Diyalog’un ilerleyen aşamalarında ortak satın alma, kapasite paylaşımı, firmalar arası ticaret ve iş birliği fırsatlarının da üyelerin kullanımına sunulacağını ifade eden Burkay, uygulamanın BTSO’nun 60 bin üyesiyle yılın 365 günü iletişim halinde olan daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını kaydetti. Sanayinin geleceğini uzun vadeli bir vizyonla planladıklarını belirten Başkan Burkay, bu vizyonun en önemli eserinin TEKNOSAB olduğunu söyledi. TEKNOSAB’ın yüksek teknolojili üretim kimliği, lojistik imkanları, otoyol, demiryolu ve liman bağlantıları, yenilenebilir enerji altyapısı ve fiber optik donanımlarıyla Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, bölgede hayata geçirilen Batı Transformatör Merkezi gibi stratejik yatırımların da kesintisiz enerji ihtiyacının karşılanmasına katkı sunduğunu kaydetti. TEKNOSAB merkezli dönüşümün yeni halkasının KOBİ OSB olduğunu belirten Burkay, "Bursa iş dünyası olarak toplamda 36 milyar dolarlık dış ticaret gücüne sahipsek, otomotivden tekstile, makineden kimyaya ve gıdaya kadar her alanda dünyayla yarışabiliyorsak, bu başarının omurgasında KOBİ’lerimizin olduğunu da çok iyi biliyoruz." dedi. Bursa’da 8 binden fazla imalatçı KOBİ’nin şehir içinde sıkışmış, lojistik imkanları yetersiz alanlarda üretim mücadelesi verdiğine dikkat çeken Burkay, KOBİ OSB projesine gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Burkay, "Daha projenin duyurulmasının üzerinden iki hafta bile geçmeden 2 bin 500’ün üzerinde başvuru aldık. Bu ilgi, Bursa’daki KOBİ’lerimizin modern üretim alanlarına duyduğu ihtiyacı ve projemizin ne kadar doğru bir noktaya temas ettiğini açıkça ortaya koyuyor. Allah’ın izniyle bu kentte üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü sırtlayan hiç kimsenin enerjisini depo peşinde, arsa arayışında heba ettirmeyeceğiz" diye konuştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Oda organ seçimlerinin 1 Ekim 2026’da gerçekleştirileceğini açıkladı. Seçimlerin, üyelerin iradesinin sandığa yansıdığı, ortak aklın tazelendiği ve Bursa iş dünyasının geleceğine yön veren en önemli demokratik süreçlerden biri olduğunu belirten Burkay, "Bu nedenle 1 Ekim’i bir ayrışma günü olarak değil Bursa iş dünyasının ortak geleceğine hep birlikte sahip çıktığı bir demokrasi günü olarak görüyoruz. İnanıyorum ki 1 Ekim’den çıkacak en büyük güç de yine birliğimiz, beraberliğimiz, istişare kültürümüz ve ortak aklımız olacaktır" diye konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, sanayi kapasitesi ve ekonomik potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında öncü şehirlerden biri olduğunu belirterek, "Geniş üretim yapımız, güçlü sanayi altyapımız ve sahip olduğumuz potansiyel Bursa’yı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda daha güçlü yarınlara taşıyacak önemli bir imkandır. Bursa’nın üretim gücünü daha da ileriye taşıyacak her türlü çalışmayı kıymetli buluyor, destekliyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından iş dünyası temsilcileri Bakan Bayraktar’a sektörel talep ve önerilerini iletti. Program hediye takdimi ile sona erdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsuru" Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsuru"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. 2028'de 17 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz'de ürettiğimiz gazla karşılayacağız. Türkiye olarak daha çok Gabar'a, Karadeniz Sakarya Gaz Sahası'ndaki keşiflere ihtiyacımız var" diye konuştu. Bursa'da temaslarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ziyaretlerinin ardından AK Parti İl Başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bakan Bayraktar, "Bursa Türkiye'nin en önemli şehirlerinden, Türkiye'nin ekonomisi için fevkalade önemli, adeta ekonomimizin can damarı diyebileceğimiz şehirlerinden bir tanesi. Özellikle son 23-24 yılda biz tabi sadece ihracat rakamlarına bakmıyoruz. Bunu destekleyici mahiyette Bursa'nın enerjideki rakamlarına bakıyoruz. Türkiye 3 kat büyürken Bursa'nın 5 kat büyüdüğünü görüyoruz. Dolayısıyla Bursa hem nüfusu artan bugün 3-3,5 milyona yaklaşan nüfusuyla çok önemli, çok önemli bir büyükşehir. Enerji talebi artan bir şehirdir. Aynı zamanda enerji üretim şehirlerimizden bir tanesi; burada birçok santralimiz var. Ve dediğim gibi Türkiye'nin ekonomisinin çok önemli merkezlerinden bir tanesidir. Yaklaşık 270 milyar doların üzerinde ihracat yapan Türkiye'de tabii Bursa'nın çok önemli, ağırlıklı bir yeri var. Dolayısıyla biz bu ihracatı, üretimi ve bir anlamda istihdamı desteklemek için enerji altyapısının da benzer şekilde çok güçlü olması gerektiğine inanıyoruz" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün Bursa'nın ihtiyaçlarını, gerek Bursa'daki vatandaşlarımızın doğalgaz, elektrik altyapı ihtiyaçlarını, gerek sanayimizin, sanayicilerimizin, ticarethanelerimizin ihtiyaç duyduğu enerji altyapısında yapılacaklarla alakalı çok detaylı; milletvekillerimizle, ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Buradaki sorunları yerinde müşahede etmek, bunlarla ilgili çözümlerimizi şu anda neler yapabiliriz onları sunmak; ama bir çalışma gerektiren konuları da notlarımıza aldık. İlgili bürokrat arkadaşlarımızla bu çalışmaları inşallah en kısa sürede tamamlayacağız." "Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsuru" Enerji meselesinin sadece enerji olmadığını ifade eden Bakan Bayraktar, "Bunun çok daha ötesinde ulusal güvenliğimizi, milli güvenliğimizi ilgilendiren bir kısmı var. Özellikle bu dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu son 24 yılda gerçekleştirdiği projeler, politikalarla biz bugün bu çok sıkıntılı süreci atlatabiliyoruz. Hürmüz geçişinden dolayı şuan dünyada 20 milyon varillik bir petrol arzında şu anda sıkıntı var. Türkiye hamdolsun kaynaklarını çeşitlendirdiği, güzergahları, rotaları çeşitlendirdiği için bundan en az etkilenmektedir. Fiyat yönüyle etkileniyoruz çünkü bütün dünyada belirlenen fiyatlar söz konusudur. Ama en azından ülkemizde ne akaryakıtta, ne benzinde, ne dizelde, doğalgazımızda, elektriğimizde ve diğer alanlarda hiçbir sıkıntı olmadı. Dolayısıyla arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. Şu anda büyük bir enerji ve maden savaşı aslında dünyada var. Yani etrafımızda var ama dünyanın genelinde de böyle bir mücadelenin olduğunu görüyoruz. Hal böyle olunca ülkemizi bu anlamda özellikle dışa bağımlılıktan kurtarma, kendi kendine yeten bir ülke olması çok önemli" dedi. Bursa'nın Türkiye'ye net katma değer getiren önemli şehirlerden bir tanesi olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "Türkiye maalesef enerjide bu dışa bağımlılığı, yani kullandığı enerjinin neredeyse üçte ikisini dışarıdan ithal etme konusunu çözmeyle alakalı bütün politikalarımız, bütün hedefimiz. Bizim adeta Kızıl Elmamız Türkiye'yi enerjide bağımsız kılma meselesi. Çünkü bugün içinde yaşadığımız ekonomik sıkıntıların özüne baktığınızda Türkiye'nin bir cari açık meselesi var. Maalesef Türkiye 270 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor. Ama önemli bir miktarda da ithalat yapıyor. Bu ithalat kalemlerinde iki şey öne çıkıyor. Bir tanesi işte petrol, doğalgaz, enerji ithalatı, diğeri de maden ithalatı, özellikle altın ithalatı Türkiye'de. Ama diğer madenlerde de, yani sanayimizin ihtiyaç duyduğu madenlerde ciddi bir ithalat söz konusu. Dolayısıyla bunu nasıl azaltabiliriz ve bu anlamda Türkiye'yi net ihracatçı bir ülke yapabiliriz, bütün arayışımız, bütün mesaimiz, gayretimiz budur. Bunun için çalışıyoruz. Karadeniz'de doğalgaz arıyoruz, üretiyoruz" diye konuştu. "2028'de 17 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz'de ürettiğimiz gazla karşılayacağız" Bu sene, 2026 çok önemli bir yıl olduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, "Bugün 4 milyon hanede kendi gazımızı kullanıyoruz. Bursa'da 1,2 milyon abone var doğalgazda. Yüzde 90 nüfusun doğalgaza erişimi söz konusu. Hala kırsalda gitmeyen mahalleler var. Bugün onları detaylı olarak konuştuk toplantılarımızda. Ama bu gazı kendi gazımız olarak üretebiliyor olmak ve o gazı kullanmak çok daha önem arz ediyor. Bu 4 milyon hane 8 milyona çıkacak 2026 yılının sonunda, bu senenin sonunda. İnşallah 2028'de 17 milyon hanenin ihtiyacını kendi gazımızla, Karadeniz'de ürettiğimiz gazla karşılayacağız" dedi. "Türkiye olarak daha çok Gabar'a, Karadeniz Sakarya Gaz Sahası'ndaki keşiflere ihtiyacımız var" Gabar'ın, Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en büyük keşfi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, "Gabar'da 2021 yılında bulduğumuz petrol, şu anda üretimimiz 83-84 bin varil günlere doğru gidiyor. Böyle bir dünyada, şu anda petrolün bu kadar sıkıntılı arz edildiği bir dünyada elbette ki bu üretimin anlamı çok daha büyüktür. Bu kadar az ithalat yapıyoruz demek oluyor. Bu kadar yaklaşık 2-2,5 milyar dolarlık bir kaynak kendi ülkemizde kalıyor demek. Dolayısıyla bu açıdan fevkalade önemlidir. Ama bir başka yönüyle önemlidir. Biz hep şunu söylüyoruz; Gabar'da biz terörsüz Türkiye'nin, terörsüz bölgenin ne olduğunun bir adeta küçük kesitini sunmuş olduk. Gabar demek aslında terörle, kanla, gözyaşıyla anılan bir yer. O bölge terörden temizlendiğinde neleri getirebileceğimizi, ülkeye ne gibi katkılar sunabileceğimizi hem ekonomik anlamda hem de sosyal anlamda görmüş olduk. Yani orada şimdi 3 bin 500-3 bin 600 tane genç kardeşimiz, geneli o bölgenin insanları, orada istihdam, iş imkanı buldular. Dolayısıyla oranın sosyoekonomik yapısına önemli katkısı oldu. Ülkemizin ekonomisine, makroekonomiye katkısı oldu. Dolayısıyla bu terörsüz Türkiye'nin de önemli bir örneği, güzel bir kesiti olarak Gabar'ı hep anlatıyoruz. Ama Türkiye olarak daha çok Gabar'a ihtiyacımız var. Daha çok Karadeniz Sakarya Gaz Sahası'ndaki keşiflere ihtiyacımız var. Şimdi Türkiye onun için hem yurt içinde hem yurt dışında yoğun bir arama faaliyetini gerçekleştiriyor. Gemilerimizden Çağrı Bey sondaj gemimiz şu anda Somali'de görev yapıyor. Pakistan'da yakın zamanda başlayacağız. Libya'da, Irak'ta yaptığımız çalışmalar, imzaladığımız anlaşmalar. Bütün hedefimiz dediğim gibi Türkiye'nin mutlak surette bu dışa bağımlılığını bitirebilmek. 2035 bizim için çok önemli bir tarih. Burada Türkiye'nin bu dışa bağımlılıkta aşağı doğru gelmede önemli bir tarih olacak. Yakın zamanda inşallah bunu kamuoyumuzla paylaşırız" şeklinde konuştu. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, "Terörsüz Türkiye'nin kazanımları noktasına baktığımızda Gabar petrolünün Türkiye'nin şu anki petrol ihtiyacıyla alakalı bu kadar önemli bir seviyeye gelmesinin, terörsüz Türkiye'nin kazanımları açısından baktığımızda çok önemli bir noktada olduğunu düşünüyoruz. Hakeza bununla beraber Mavi Vatan'la beraber başlayan süreçte bu enerji ihtiyaçlarımızla alakalı bunun önemini biraz daha fazlasıyla kavramış olduk. Tabii enerji ihtiyacımızın sadece ulusal sınırlarımız içerisinde değil ama onun dışına da çıkarak diğer artık ülkemizin dışındaki alanlarda bile enerji ihtiyaçlarımız noktasında söz sahibi olan bir ülke haline gelmemiz bizim için gerçekten sevindirici hususlar olarak karşımıza çıkıyor. Son dönemde tabii ki RES olsun, GES olsun bu tür enerji yatırımlarıyla alakalı bakanlığın Bursa'ya vermiş olduğu destekler sanayiciler tarafından ciddi manada yakın olarak takip ediliyor. Türkiye'nin en büyük ihracat şehirlerinden bir tanesi olan Bursa'nın 20 milyar dolardan fazla bir ihracat potansiyeli var. Hem istihdama hem cari bütçeye katkısı olan bir şehir olma özelliği var. Bakanlığımızla beraber almış olduğunuz kararları biz her halimizde, her fabrikamızda, her OSB'mizde sonuna kadar hissetmiş oluyoruz. Hakikaten son dönemde bir aynı zamanda sanayici ihracatçı olarak baktığımızda enerji maliyetlerimiz noktasında geldiğimiz desteğin, gördüğümüz destek bizim için çok önemli bir hale geldi. Biz artık özellikle ihracat kategorisinde maliyet analizine baktığımızda enerji maliyetleriyle ilgili sizin döneminizde ciddi bir teşvik almış olduk" dedi

Bakan Bayraktar: " Gabar bizim için göz bebeği projelerimizden bir tanesi" Haber

Bakan Bayraktar: " Gabar bizim için göz bebeği projelerimizden bir tanesi"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Terörsüz Türkiye sürecinin enerji konusunda da tarihi bir sayfayı açtığını vurgulayarak, "Enerjide petroldeki dışa bağımlılığımızı düşürüyoruz. Ama Gabar özellikle bugünlerde daha da anlamlı hale geldi. Türkiye, Terörsüz Türkiye'yi konuşuyor. Bununla ilgili çok çok önemli bir adımı Meclis'te atmış olduk. Çok büyük bir katılımla ve çok büyük bir destekle. Terörsüz Türkiye ve "terörsüz bölge" diyoruz aslında. Bütün bölgemizin terörden kurtulduğu, terörle mücadelede bir anlamda başarıya ulaştığı noktada neler olabileceğini gösterdiğimiz bir resim" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından bu yıl 2'incisi düzenlenen Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Formuna katılım sağladı. Salı günü başlayan forumun 3'üncü gününde gençlerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, "Küresel Sistemin Kırılma Noktası: Enerji Diplomasisi" isimli panelde BDF26 Kurumsal İletişim Koordinatörü Salih Emre Şahin, BDF26 Komite Moderatörü Elif Rana Durdu ve Genç Diplomasi Derneği Başkan Yardımcısı Ömer Tayyip Erdoğan'ın sorularını yanıtladı. " Enerji hayatımızın her alanında var olan bir şey" Enerjinin iş yapma yeteneğini olduğunu söyleyen Bayraktar, " İnsanın kendi iç enerjisi de öyle ama ekonomilerin, devletlerin, ülkelerin enerjileri de o ülkenin iş yapabilme yeteneği, kabiliyetiyle alakalı bir şey. Dolayısıyla enerjisiz bir hayat düşünmek aslında mümkün değil diye düşünüyorum. Enerji hayatımızın her alanında var olan bir şey. Dolayısıyla ekonomilerimiz büyüyor, ihtiyaçlarımız artıyor. Dolayısıyla günlük enerji ihtiyacımız her geçen gün artıyor. Ülkemizin de artıyor, dünyanın da artıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyaçları daha da fazla artıyor. Dolayısıyla enerjisiz bir şey yapmak mümkün değil. Bu enerji kaynaklarını stratejik olarak kendiniz ürettiğiniz zaman, bu size tabii ki çok önemli bir göreceli avantaj getiriyor. Bu kaynakları tabii çevreyle uyumlu bir şekilde elde edebilirseniz. İşte bahsettiğiniz o enerjiler, temiz enerjileri yaptığınızda hem kendiniz için hem de dünya için aslında çok daha olumlu şeyler yapıyorsunuz. Dolayısıyla şimdi dünya aslında son yıllarda özellikle böyle bir süreç içerisinden geçiyor. Önceliği tabii enerji kaynaklarını elde edebilme, arz güvenliğine vermek suretiyle. Ama bu kaynakları da daha temiz kaynaklardan nasıl sağlayabiliriz arayışı içerisinde dünya. Ve ülkemiz de açıkçası bu çabanın, bu arayışın içerisinde" dedi. Dünyada enerji talebinin çok hızlı bir şekilde artmaya devam ettiğini belirten Bayraktar, "Enerjisiz bir hayat mümkün değil. Ülkemiz için de böyle. Dolayısıyla bu artan talebi doğru şekilde karşılamak, bunu dış kaynaklarla değil de kendi iç kaynaklarımızla karşılamak bir kere bize çok önemli bir ekonomik katkı sağlayacak. Türkiye 2022 yılında yaklaşık 100 milyar dolarlık dışarıya bir para ödedi. Bu dışa ödenen paranın kendi cebimizde kalması, ekonomik olarak çok önemli bir katkısı var ama onun dışında özellikle jeopolitik anlamda Türkiye'nin kendi kendine yeten bir ülke olması. Çünkü şimdi dünyada çok büyük bir kriz var, hepiniz takip ediyorsunuz. İran'a yapılan saldırılar, İran'da başlayan savaş neyi etkiledi? Hürmüz Boğazı'ndan akışları, petrol tankerlerinin, işte LNG tankerlerinin akışını etkiledi. Dolayısıyla şu anda birçok ülke, oradan petrolünü sağlayan ülkeler, bu anlamda ciddi zorluk yaşamaya başladılar. Bunu şunun için söylüyorum: Dışarıya bağımlı olduğunuz zaman, Türkiye bu dönemde yüzde 10 enerjisini, petrolünü Hürmüz geçişli tedarik ediyordu. Yüzde 10 olduğu için şu anda Türkiye'de herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz hamdolsun. Ama bu daha yüksek oranlarda olsaydı ki olan ülkeler var o zaman belli sıkıntıları yaşayacaktık." ifadelerini kullandı. " Türkiye, ekonomisi çok daha güçlü ve siyasi açıdan da çok daha güçlü bir ülke haline gelecek" Sıkıntı yaşayan ülkelerin enerji tüketimlerini düşürmeye başladıklarına dikkat çeken Bayraktar, "Pandemi döneminde olduğu gibi uzaktan çalışmalar, eğitimler konuşulmaya başlandı. Dolayısıyla ciddi anlamda bir enerji kısıtıyla dünya karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla kendi kaynaklarınızla enerjinizi sağlamak, yerli, yenilenebilir kaynaklarla bunları sağlamak ülkeler için hem stratejik açıdan, jeopolitik açıdan ve de ekonomik açıdan çok büyük katkıları olan bir durum. Dolayısıyla Türkiye'nin buradaki hedefi, temel bizim önceliğimiz, Türkiye'de yaptığımız bütün işlere baktığınız zaman inşallah sizlere, sizlerin de üzerinde çalışacağınız temel konu Türkiye'de enerjide dışa bağımlılığı bitirmek. Bunu başardığı anda Türkiye, ekonomisi çok daha güçlü ve siyasi açıdan da çok daha güçlü bir ülke haline gelecek." değerlendirmesinde bulundu. " Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı bitirmesi için birkaç koldan bir çalışma yürüyor" Türkiye'nin enerji konusunda dışa bağımlılığının bitmesi hakkında yapılan çalışmalarla ilgili soruya ada yanıt veren Bayraktar, "Onunla alakalı size şöyle bir tarih vereyim. En azından 2035 için bir şeyler söyleyebilirim. Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı bitirmesi için birkaç koldan bir çalışma yürüyor. Bir tanesi kendi kaynaklarımızı, kendi petrolümüzü, işte doğalgazımızı. Sakarya Gaz Sahası, Karadeniz'de yaptıklarımız, Gabar'daki petrol, yurt içinde, yurt dışında yaptıklarımız bir taraftan. Yenilenebilir enerjide yaptığımız çalışmalar, nükleerde yaptığımız çalışmalar devam ediyor. Bir de tüketimi, tüketimi biraz düşürebilirsiniz veya tüketimi değiştirebilirsiniz. Tüketimi düşürmek deyince işte daha az enerji kullanmak nasıl mümkün olabilir mevcut hayattan kopmadan? Veya enerji, mesela ulaştırma. Ulaştırmada Türkiye sadece binde beş elektrik kullanıyor. Ama Türkiye'nin en aslında güçlü olduğu alanlardan bir tanesi elektrik. Ve biz diyoruz ki 2035'e kadar Türkiye 8 ila 10 milyon elektrikli araca hele bunu kendi aracımızla, işte kendi ürettiğimiz araçla yaparsak bu daha da anlamlı hale gelebilir ve 8-10 milyon elektrikli aracın kullanıldığı bir ülke olalım" diye konuştu. "Dünyada şu anda hala yaklaşık 700 milyon insanın elektriğe erişimi yok" Elektrik tarafında dışa bağımlılığın diğer ülkelere göre çok daha az olduğunu aktaran Bayraktar, şunları söyledi: "Yüzde 65-70'lerde olan bizim dışa bağımlılık, yerlilik oranımızı orada arttıralım. Yenilenebilir enerjiyi daha çok kullanalım. Elektrikli araçlarla o ulaştırmayı dönüştürelim. Dolayısıyla benzindeki ve mazottaki dışa bağımlılığımızı öyle azaltalım gibi bir şeyimiz var. 2035'lerde şu anda yüzde 70'lerde olan oranı yüzde 50'lerin altına çekmeyi hedefliyoruz. Bu çok önemli bir hedef ve bunu eğer önümüzdeki 10 yılda başarabilirsek Türkiye cari açık meselesini, enerji kaynaklı cari açık meselesini kenara koyabilir. Ve ondan sonraki hedef de tabii bunu sıfıra düşürmek, Türkiye'yi enerjide tam olarak bağımsız kılabilmek. Ama bu konuda yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu harita bize şunu söylüyor: Bir, gelişmiş ülkeler, iktisadi açıdan kalkınmış ülkelerin daha çok enerji kullandığını bize söylüyor. Dolayısıyla insan hakları, eşitlik vesaire. Yani "Dünya 5'ten büyüktür" Sayın Cumhurbaşkanımız derken her açıdan aslında bunu vurgulamak ve daha adil bir dünya mümkün. Daha adil bir dünya enerjide de mümkün. O da şöyle, bakın Sahra Altı Afrika, kullandığı elektrik toplam New York'un kullandığı elektrik kadar. Burada ciddi bir adaletsizlik var. Adil olmayan dağılımlardan bir tanesi burada. Dünyada şu anda hala yaklaşık 700 milyon insanın elektriğe erişimi yok." "2 milyarın üzerindeki nüfus şu anda hala geleneksel pişirme yöntemlerini kullanıyor" İnternetin olmadığı, cep telefonunun, haberleşmenin kısıtlı olduğu bir dünyadan bahsedildiğini dile getiren Bayraktar, " Bu dünya ve bizim aslında belki bu forumun da üzerinde durması gereken konulardan bir tanesi biz daha adil bir dünyayı enerjide nasıl yapabiliriz? Eğer sizin elektriğiniz yoksa aslında temiz sudan bahsedemezsiniz, hijyenden bahsedemezsiniz. Dolayısıyla onun getireceği sağlık problemleri. Afrika, Güneydoğu Asya, buralar elektriğin, erişimin az olduğu yerler, olmadığı yerler. Dolayısıyla bizim hedeflerimizden bir tanesi Türkiye olarak, 2015'te G20 Dönem Başkanlığı döneminde Antalya'da çok önemli bir aslında gündem vardı. Sahra Altı Afrika'nın elektrikleşme, elektriğe erişimiyle alakalı bir konuyu gündem yaptı Bu sene COP'ta, Antalya'da Eminim bazı arkadaşlarımız oraya geleceklerdir. Orada gündemlerimizden bir tanesi bu. Dolayısıyla, dünyada enerjideki bu adaletsizliği de gidermek. Size birkaç rakam vereyim; Amerika'da kişi başı elektrik tüketimi 14 bin kilowatt-saat yılda. Rakamı unutursunuz ama oranı unutmayın. Türkiye'de 4 bin kilowatt-saat. Dünya ortalaması 4 bin kilowatt-saat. İşte bazı ülkelerde de sıfır, yani yok. Dolayısıyla, aslında en önemli insan haklarından bir tanesi de elektriğe erişim, enerjiye erişim açıkçası. Dünyada 2 milyar insanın üzerindeki nüfus, 2 milyarın üzerindeki nüfus şu anda hala geleneksel pişirme yöntemlerini kullanıyor. Dolayısıyla, bu adaletsizliğe de dünyanın bir çözüm bulması lazım. Çünkü bu adaletsizlik aslında... Ve bu adaletsizliğe giden yolda da kaynakların olduğu ülkelerde o kaynaklar başkalarının elinde veya geçiş güzergahları başka kontrol mekanizmalarının elinde. Ama birileri daha çok enerji, daha fazla enerji kullanabilirken; birileri de hiçbir enerji kullanma şanslarına sahip değiller." dedi. "Gabar yıllarca adı terörle anılan bir yerdi" Terörsüz Türkiye sürecinin enerji konusunda da tarihi bir sayfayı açtığını vurgulayan Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: Devam eden bir proje olması açısından Gabar'dan bahsetmek isterim. Bizim Türkiye'de petrolle ilgili hikayemiz aslında. Bizim için çok özel yeri olan projelerden bir tanesi. Enerji yönü, enerjide petroldeki dışa bağımlılığımızı düşürüyoruz. Ama Gabar özellikle bugünlerde daha da anlamlı hale geldi. Türkiye, Terörsüz Türkiye'yi konuşuyor. Bununla ilgili çok çok önemli bir adımı Meclis'te atmış olduk. Çok büyük bir katılımla ve çok büyük bir destekle. Terörsüz Türkiye ve "terörsüz bölge" diyoruz aslında. Bütün bölgemizin terörden kurtulduğu, terörle mücadelede bir anlamda başarıya ulaştığı noktada neler olabileceğini gösterdiğimiz bir resim. Gabar yıllarca adı terörle anılan bir yerdi. Ben oralara gittiğimde oradaki görevli arkadaşlarımız bana "İşte efendim buralara şu tarihte şöyle terörist baskınlar oldu, şöyle şehitlerimiz var" vesaire gibi bilgiler hep geçtiler. Bugün o dağlarda, Bakın bu, geçtiğimiz yıl 19 Mayıs'ta gençlerle yaptığımız bir yürüyüş. Gabar'daki bir petrol üretim noktamıza yaptığımız bu yürüyüşte. Şimdi artık o bölgede 3 bin 500'ün üzerinde genç kardeşimiz o sahalarda çalışıyor. Ve ekseriyetle de Şırnak'taki çocuklar, çevre illerden gelen kardeşlerimiz. Ve o bölgede insanların terörden başka bir anlamda sanki alternatifi, dağdan başka alternatifi yokmuş gibi sunulan, terör örgütünün öyle bir propaganda yaptığı yerden; şu anda herkesin, özellikle gençlerin geleceğe dair ümitlerinin, umutlarının olduğu, kendilerine iş imkanı sağladığımız bir yere gitti. İşin petrol bulma tarafı tabii çok önemli bir şey. Ama esas itibariyle oradaki sosyal dokuya, gençlerin hayatına dokunması, ailelerin hayatına dokunması yönüyle Gabar bizim için göz bebeği projelerimizden bir tanesi. Sakarya gaz sahası, o da yine 2020'de, pandeminin ortasında bizim doğalgaz keşfini yaptığımız, Türkiye'nin 2016'dan sonra özellikle kendi gemileriyle, kendi mühendisleriyle, kendi jeologlarıyla petrol arama hedefinin, sevdasının bir sonucu. Ve Ayasofya'nın ibadete açıldığı, ki işte sene-i devriyesini geçtiğimiz günlerde yaşadık, ondan hemen böyle birkaç hafta sonra, 20 Ağustos'ta, 21 Ağustos'ta biz Karadeniz'deki bu büyük keşfi açıkladık." Programa, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve eski futbolcu Mesut Özil'in yanı sıra çok sayıda yerli ve yabancı davetlide katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.