Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Almanya

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Ersoy: "Ocak-Eylül döneminde turizm geliri 51 milyar 278 milyon dolara ulaştı" Haber

Bakan Ersoy: "Ocak-Eylül döneminde turizm geliri 51 milyar 278 milyon dolara ulaştı"

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2026 yılının üçüncü çeyrek ve ilk dokuz aylık turizm sonuçlarını İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Ersoy, turizm verilerinin yanı sıra küresel ve bölgesel gelişmelerin sektöre etkilerini, uluslararası tanıtım çalışmalarını ve önümüzdeki dönemin önceliklerini değerlendirdi. Bakan Ersoy, "Türkiye’nin üçüncü çeyrek turizm geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 25 milyar 526 milyon dolar oldu. Ocak-Eylül döneminde ise turizm geliri yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolara ulaştı. Böylece hem üçüncü çeyrek hem de ilk dokuz aylık toplam gelirde rekor seviyeye ulaşıldı" diye konuştu. "Kişi başı gecelik harcama yüzde 4,6 arttı" Yaptığı sunumda ziyaretçilerin gecelik harcama rakamlarına ilişkin de bilgi paylaşan Ersoy, "İlk dokuz aylık dönemde tüm ziyaretçiler için kişi başı ortalama gecelik harcama, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artarak 107,7 dolara ulaştı. Üçüncü çeyrekte kişi başı gecelik harcama 106,9 dolar olarak gerçekleşti. Ocak-eylül döneminde yabancı ziyaretçilerin kişi başı ortalama gecelik harcaması 119,9 dolar, yurt dışında ikamet eden vatandaşların ise 72,2 dolar oldu" ifadelerini kullandı. "Dokuz ayda 49 milyon 132 bin ziyaretçi" Ziyaretçi sayılarına ilişkin de konuşan Ersoy, "Türkiye, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde 23 milyon 374 bin ziyaretçi ağırladı. Yılın ilk dokuz ayında ağırlanan toplam ziyaretçi sayısı 49 milyon 132 bin olarak gerçekleşti. Ocak-eylül döneminde Türkiye’ye en fazla ziyaretçi gönderen ülkeler arasında Rusya Federasyonu, Almanya ve Birleşik Krallık ilk üç sırada yer aldı. Rusya Federasyonu’ndan 5,70 milyon, Almanya’dan 5,17 milyon, Birleşik Krallık’tan ise 3,20 milyon ziyaretçi geldi. Ziyaretçilerin ortalama kalış süresi üçüncü çeyrekte 10,69 gece, ilk dokuz aylık dönemde ise 10,34 gece oldu" dedi. "Türkiye, bir istikrar adası olarak öne çıkmaktadır" Bakan Ersoy, yılın başından bu yana uluslararası seyahat hareketliliğini etkileyen hassas bir süreçten geçildiğine dikkat çekti. Bölgedeki çatışmaların, farklı noktalarda artan gerilimlerin ve hava sahalarının kullanımına yönelik kısıtlamaların uluslararası ulaşım ağlarında aksamalara yol açtığını belirtti. Bazı hatlarda seferlerin askıya alınmasının, uçuş güzergâhlarının değişmesinin ve bağlantılı seyahatlerin zorlaşmasının turizm hareketliliğini etkilediğini ifade eden Ersoy, enerji fiyatlarıyla birlikte artan hava yolu ulaşım maliyetlerinin de seyahat talebi üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Bu gelişmelerin seyahat kararlarından hava yolu şirketlerinin kapasite planlamalarına ve tur operatörlerinin programlarına kadar geniş bir alanda etkili olduğunu vurgulayan Ersoy, "Bölgemizde bütün bu gelişmeler yaşanırken Türkiye, güçlü devlet yapısı, diplomatik kapasitesi ve Cumhurbaşkanımızın liderliğinde barış ve istikrar için yürüttüğü çalışmalarla bir istikrar adası olarak öne çıkmaktadır. Uluslararası ulaşım bağlantılarımız, turizm altyapımız ve hizmet kalitemizle dünyanın dört bir yanından misafirlerimizi ağırlamayı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Krizlere karşı ürün ve pazar çeşitliliği Türkiye’nin geçmişte de krizlerle karşılaştığını ve bu krizlerin turizm üzerindeki etkilerini tecrübe ettiğini belirten Ersoy, 2018’den itibaren sektörün krizlere karşı bağışıklığını güçlendirecek adımları uygulamaya başladıklarını anlattı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının kurulmasıyla tanıtım faaliyetlerini sürekli ve sistemli bir yapıya kavuşturduklarını kaydeden Ersoy, kaynak pazarların genişletilmesinin ve turizm ürünlerinin çeşitlendirilmesinin bu yaklaşımın temelini oluşturduğunu ifade etti. Kültür ve arkeolojiden gastronomiye, spordan sağlığa, kongre turizminden doğa turizmine kadar farklı alanlarda sunulan seçeneklerin, değişen talebe cevap verme kabiliyetini artırdığını belirten Ersoy, "Bir pazarda hareketlilik yavaşladığında diğer pazarlardaki çalışmalarımızı yoğunlaştırabiliyor, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi gelişmelere göre yeniden planlayabiliyoruz. Bağışıklık kazanmak derken kastettiğimiz tam olarak budur. Riskleri önceden görmek, etkilerini sınırlandıracak hazırlıkları yapmak ve ihtiyaç duyulan adımları zamanında atabilmek" şeklinde konuştu. "74 ülkede 7,1 milyar gösterim gerçekleşti" Bakan Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla televizyondan dijital platformlara, açık hava mecralarından küresel seyahat platformlarına kadar geniş bir alanda tanıtım faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüklerini bildirdi. CNN, BBC, Bloomberg, Euronews, Al Jazeera ve Eurosport gibi uluslararası yayın kuruluşlarında Türkiye’nin görünürlüğünü koruduklarını ifade eden Ersoy, dijital kampanyalardan da bahsetti. Ersoy, "Dijital kampanyalarla 74 ülkede 7,1 milyar gösterime ulaşıldı. Kapadokya, Bodrum, Güneydoğu, İzmir, Ankara ve çevre iller ile Doğu Karadeniz’i konu alan yeni yapımlarla mini dizi modeli büyüyor. 2025-2026 dönemindeki on mini dizinin toplam 10,5 milyar gösterim elde edildi" dedi. Kültür, arkeoloji ve sanatla yeni ziyaret sebepleri Turizmde dayanıklılığı artırmanın önemli yollarından birinin ziyaretçiye sunulan seçenekleri çoğaltmak olduğunu belirten Ersoy, Geleceğe Miras projesini, gece müzeciliğini ve Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni bu yaklaşımın somut örnekleri olarak gösterdi. Sektöre destek ve ulaşımda yakın koordinasyon Tanıtım ve ürün geliştirme çalışmalarını ulaşım imkânlarıyla birlikte ele aldıklarını belirten Ersoy, başta Türk Hava Yolları olmak üzere hava yolu sektörü ve tur operatörleriyle yakın temas içinde olduklarını söyledi. Rezervasyon eğilimlerini, uçuş planlamalarını ve kapasite ihtiyaçlarını birlikte değerlendirerek pazar odaklı adımlar attıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirilen Turizm Destek Paketi, istihdam desteği ve konaklama vergisindeki indirimle sektörün yanında yer aldıklarını ifade eden Ersoy; işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırmayı, istihdamlarını korumalarını ve hizmet kalitesinden taviz vermeden bu dönemi yönetmelerini esas aldıklarını belirtti. Kamu ve özel sektör arasındaki koordinasyonun gelişmelere hızlı cevap verilmesini sağladığını vurgulayan Ersoy, bu işbirliğini önümüzdeki dönemde de sürdüreceklerini söyledi. Yeni pazarlara ve doğrudan uçuşlara odaklanılacak Bakan Ersoy, önümüzdeki dönemde ana pazarlardaki konumlarını korurken Amerika, Kanada, Asya, Afrika ve Avustralya başta olmak üzere büyüme potansiyeli yüksek pazarlardaki çalışmaları yoğunlaştıracaklarını açıkladı. Hava yolu şirketleri ve tur operatörleriyle iş birliklerini mevcut kapasiteyi koruma, yeni direkt uçuşlar ve ilave koltuk kapasitesi oluşturma hedefiyle sürdüreceklerini belirten Ersoy, tanıtım faaliyetlerini rezervasyona ve satışa dönüştürecek çalışmalara ağırlık vereceklerini kaydetti. Veri ve yapay zekâ uygulamalarından daha etkin yararlanacaklarını da ifade eden Ersoy, pazarlardaki talebi, ziyaretçi tercihlerindeki değişimi ve kampanyaların sonuçlarını yakından izleyerek kaynakları en verimli şekilde kullanacaklarını söyledi. Ersoy, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: "Ürün ve pazar çeşitliliğini artırmak, tanıtım gücümüzü geliştirmek ve sektörümüzün krizlere karşı bağışıklığını güçlendirmek için yürüttüğümüz çalışmaların sonuçlarını bugün görüyoruz. Türkiye’nin turizm potansiyeline, sektörümüzün birikimine ve birlikte hareket etme gücümüze güveniyoruz."

Trakya’nın Eylül ayı ihracatı 343 milyon doları aştı Haber

Trakya’nın Eylül ayı ihracatı 343 milyon doları aştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından, Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında hazırlanan geçici dış ticaret verilerine göre, Türkiye genelinde 2026 yılı Eylül ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,6 artışla 31 milyar 130 milyon dolara yükseldi. Trakya’nın ihracatında Tekirdağ öne çıktı Eylül ayında Tekirdağ’da 314 milyon 710 bin dolar, Kırklareli’nde 18 milyon 80 bin dolar ve Edirne’de 11 milyon 144 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. Üç ilin toplam ihracatı 343 milyon 934 bin dolar oldu. Aynı dönemde Tekirdağ’da 213 milyon 436 bin dolar, Kırklareli’nde 16 milyon 114 bin dolar ve Edirne’de 7 milyon 220 bin dolar ithalat yapıldı. Böylece bölgenin toplam ithalatı 236 milyon 770 bin dolar olarak kayıtlara geçti. İhracatta Almanya, Bulgaristan ve Bosna-Hersek öne çıktı TÜİK verilerine göre, Eylül ayında Tekirdağ’ın en fazla ihracat yaptığı ülke Almanya, en fazla ithalat gerçekleştirdiği ülke Çin oldu. Kırklareli’nin en fazla ihracat yaptığı ülke Bulgaristan olurken, en fazla ithalat Ukrayna’dan gerçekleştirildi. Edirne’nin ise en fazla ihracat yaptığı ülke Bosna-Hersek, en fazla ithalat yaptığı ülke Bulgaristan olarak açıklandı. Açıklanan veriler, Eylül ayında Trakya’nın dış ticaret hacminde Tekirdağ’ın ağırlığını ortaya koyarken, üç ilin ihracatının toplamda 343 milyon doları aştığını gösterdi.

Bursa Yıldırım’dan Avrupa’ya eğitim köprüsü Haber

Bursa Yıldırım’dan Avrupa’ya eğitim köprüsü

Bursa’nın uluslararası eğitim alanında dikkat çeken kurumlarından Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında yürütülen “Trashformers: Turning Waste into Youth Power” adlı gençlik değişimi projesini 10–17 Ekim 2026 tarihleri arasında Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de başarıyla tamamladı. Finlandiya, Türkiye, Almanya, Romanya ve Macaristan’dan toplam 36 katılımcının yer aldığı projede gençler; sürdürülebilirlik, sıfır atık, geri dönüşüm ve çevre bilinci konularında ortak çalışmalar gerçekleştirdi. AVRUPALI GENÇLER SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK İÇİN BULUŞTU Proje kapsamında düzenlenen etkileşimli atölyeler, uygulamalı çalışmalar, grup etkinlikleri ve kültürlerarası öğrenme faaliyetleriyle gençler, çevre sorunlarına yönelik çözüm önerileri geliştirme fırsatı buldu. Katılımcılar, çevre politikaları ve sürdürülebilir yaşam uygulamalarıyla öne çıkan Finlandiya’nın geri dönüşüm ve atık yönetimi anlayışını yerinde gözlemledi. Farklı ülkelerdeki iyi uygulamaların değerlendirildiği çalışmalarda, çevre bilincinin günlük yaşama nasıl aktarılabileceği üzerinde duruldu. Proje boyunca gerçekleştirilen kültürel etkinliklerle gençler yalnızca çevresel farkındalıklarını artırmakla kalmadı, aynı zamanda farklı kültürleri tanıyarak uluslararası dostluklar kurdu. FİLİZ BALÇIK TAÇ: “HER PROJE, ÖĞRENCİLERİMİZ İÇİN YENİ BİR DÜNYANIN KAPISINI ARALIYOR” Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi İngilizce Öğretmeni ve Projeler Koordinatörü Filiz Balçık Taç, okulun uluslararasılaşma yolculuğunda önemli bir aşamaya ulaştığını belirterek şunları söyledi: “Okulumuzun uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda bugüne kadar Avusturya, İspanya, Hollanda, Polonya, Almanya ve Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde farklı temalarda projeler gerçekleştirdik. Her yeni hareketlilikte temel amacımız, öğrencilerimizin yalnızca farklı ülkeleri görmelerini sağlamak değil; farklı eğitim yaklaşımlarını, başarılı uygulamaları ve kültürleri tanımalarına imkân sunmak. uluslararası projemizde rotamızı sürdürülebilirlik ve çevre bilinci alanında örnek uygulamalarıyla öne çıkan Finlandiya’ya çevirdik. Helsinki’de geri dönüşüm kültürünü, atık yönetimini ve çevre dostu yaşam anlayışını yakından inceleme fırsatı bulduk. Projemiz kapsamında Estonya’nın başkenti Tallinn’i de ziyaret ederek Baltık coğrafyasının tarihî ve kültürel zenginliklerini tanıdık. Uluslararası etkinliklerde ülkemizi ve kültürümüzü tanıtarak farklı ülkelerden katılımcılarla güçlü bağlar kurduk. Finlandiya’dan yalnızca yeni bilgilerle değil; yeni dostluklar, farklı bakış açıları ve gelecekte gerçekleştireceğimiz projelere ilham verecek değerli deneyimlerle döndük.” OKUL MÜDÜRÜ ÖMER YILMAZ: “HER ULUSLARARASI PROJE, ÖĞRENCİLERİMİZİN GELECEĞİNE YAPILAN BİR YATIRIMDIR” Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ömer Yılmaz, uluslararası projelerin öğrencilerin kişisel, sosyal ve mesleki gelişimleri açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Okul olarak eğitim anlayışlarını sınıf ortamının ötesine taşımayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bizler eğitimi yalnızca dört duvar arasında gerçekleşen bir süreç olarak görmüyoruz. Öğrencilerimizin dünyayı tanımasını, farklı kültürlerle etkileşim kurmasını, uluslararası ortamlarda kendilerini ifade edebilmesini ve küresel sorunlara duyarlı bireyler olarak yetişmesini son derece önemsiyoruz. Erasmus+ projeleri bu hedeflerimize ulaşmamızda önemli fırsatlar sunuyor. Gerçekleştirdiğimiz her uluslararası proje, öğrencilerimizin özgüvenlerini geliştiren, ufuklarını genişleten ve geleceklerine değer katan önemli bir eğitim yatırımıdır. Bugün 14. uluslararası projemizi tamamlamış olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Ancak bizim için asıl başarı yalnızca gerçekleştirilen proje sayısı değil, bu projelerden elde edilen bilgi ve deneyimlerin okulumuza, eğitim ortamımıza ve öğrencilerimizin gelişimine sağladığı katkıdır. Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak hedefimiz, uluslararası iş birliklerini kurumsal bir kültüre dönüştürmek, öğrencilerimize daha fazla fırsat sunmak ve mesleki eğitimde uluslararası deneyimi yaygınlaştırmaktır. Bu başarıda emeği bulunan proje koordinatörümüz Filiz Balçık Taç’a, öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve bütün proje paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Yeni projelerimizle okulumuzu, Bursa’mızı ve ülkemizi uluslararası platformlarda temsil etmeye devam edeceğiz.” YILDIRIM TİCARET’İN AVRUPA YOLCULUĞUNDA YENİ DURAKLAR: ALMANYA VE POLONYA Uluslararası eğitim alanındaki çalışmalarını istikrarlı biçimde sürdüren Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Finlandiya’da tamamladığı 14. uluslararası projesinin ardından yeni Erasmus+ hareketlilikleri için hazırlıklarını sürdürüyor. Almanya ve Polonya’da gerçekleştirilmesi planlanan yeni projelerle Avrupa’daki iş birliği ağını genişletmeyi hedefleyen okul, öğrencilerine farklı ülkelerde eğitim ve kültürel deneyim fırsatları sunmaya devam edecek. Mesleki eğitimi uluslararası deneyimlerle güçlendirmeyi hedefleyen Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Avrupa’ya uzanan eğitim yolculuğunda yeni başarılara imza atmaya hazırlanıyor.

Sahte kimlikle estetik operasyonu olmak istedi kırmızı bültenle arandığı ortaya çıktı: 8 şüpheli adliyeye sevk edildi Haber

Sahte kimlikle estetik operasyonu olmak istedi kırmızı bültenle arandığı ortaya çıktı: 8 şüpheli adliyeye sevk edildi

Edinilen bilgilere göre, Alman vatandaşı Michell Hasan A. (32), Türkiye’de çıkarttığı sahte kimlikle estetik operasyonu olmak için bir hastaneye başvurdu. İhbar üzerine harekete geçen ekipler, Michell Hasan A.’yı yakalayarak gözaltına aldı. Gözaltına alınan Michell Hasan A.’nın telefonunda yapılan incelemelerde çok sayıda silah görseli bulunduğu ortaya çıktı. Olayı derinleştiren Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekiplerince şüpheli Michell Hasan A.’nın ve arkadaşlarının Maltepe’de kaldıkları evlere operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyon sonucunda 7 kişi daha gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda 6 adet tabanca, 1 adet uzun namlulu otomatik silah, bir miktar uyuşturucu madde ve çok sayıda telefon ele geçirildi. Detaylar ortaya çıktı Olayla ilgili detaylar ortaya çıktı. Michell Hasan A.’nın Almanya’da aranması olduğu ve kırmızı bültenle arandığı, uzun süreli hapis cezası ile karşılaşmamak için Türkiye’ye geldiği ve estetik ameliyatı geçirerek sahte kimlikle yaşamını sürdürmek istediği tespit edildi. Yapılan incelemelerde şüphelinin Almanya’da yaşlı kişileri, kendilerini gasp edecekleri yönünde korkutarak dolandırdığı, bu yöntemle çok sayıda olaya karıştığı ve yaklaşık 4 milyon dolarlık vurgun yaptığı tespit edildi. Öte yandan şüphelilerin Maltepe’de çok sayıda ev kiralayarak Almanya’daki dolandırıcılık faaliyetlerini Türkiye’de sürdürmek amacıyla çağrı merkezi kurmaya hazırlandıkları tespit edildi. Adreslere düzenlenen operasyonlarda dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda cep telefonu ele geçirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Meloni: "ABD-Rusya dizel anlaşması Moskova'ya savaşı finanse etmek için yeni gelir sağlıyor" Haber

Meloni: "ABD-Rusya dizel anlaşması Moskova'ya savaşı finanse etmek için yeni gelir sağlıyor"

ABD ile Rusya arasında Moskova'nın ABD ve küresel piyasalara 300 bin tondan fazla dizel yakıt tedarik etmesini öngören anlaşma, Avrupa'da tartışmalara yol açtı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni bu hafta düzenlenecek Avrupa Birliği (AB) zirvesi öncesinde İtalya Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, anlaşmayı "çok riskli bir tercih" olarak nitelendirdi. Meloni konuşmasında, "Bu kararın sonucu belirsiz, ancak riskleri açık. Bu anlaşma, Moskova'ya meşruiyet kazandırıyor, savaşı finanse etmek için yeni gelir sağlıyor ve yaptırımların etkinliğini örtülü biçimde zayıflatıyor" dedi. İtalyan Başbakan, AB üyesi 27 ülkenin Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda Avrupa adına müzakere yürütmek üzere "etkili ve yetkin bir isim" belirlemesi gerektiğini belirterek, Almanya, Fransa ve İngiltere'den oluşan E3 Grubu'na resmi bir müzakere yetkisi verilmesi seçeneğine de açık kapı bıraktı. Meloni, "Fransa, Almanya ve İngiltere, kendi başlarına hep birlikte hareket ettiğimizden daha iyi sonuç alabileceklerine inanıyorlarsa ve şimdiye kadar tercihleri de bu yönde olduysa, en azından herkes adına ve resmi bir yetkiyle hareket etsinler" şeklinde konuştu. ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında hafta sonu varılan dizel anlaşmasında Rusya'nın ABD'ye ve küresel piyasalara hemen 300 bin ton dizel göndermesi, kasım ayında 500 bin ton daha ve ardından bir milyon ton ek dizel sağlaması öngörülüyor.

Türkiye’nin hamsi ihracatında artış Haber

Türkiye’nin hamsi ihracatında artış

Türkiye genelinde hamsi ihracatından elde edilen gelir de artış gösterdi. 2025 yılının ocak-eylül döneminde 11 milyon 313 bin 687 dolar olan ihracat geliri, 2026 yılının aynı döneminde 13 milyon 621 bin 885 dolara ulaştı. Ukrayna’ya ihracatta büyük artış Ülkelere göre ihracat verilerinde Ukrayna öne çıktı. Türkiye’nin Ukrayna’ya hamsi ihracatı, geçen yılın ilk 9 ayında 892 bin 319 kilogram seviyesindeyken 2026 yılının aynı döneminde 2 milyon 670 bin 48 kilograma yükseldi. Ukrayna’ya yapılan ihracatın değeri de 620 bin 629 dolardan 2 milyon 27 bin 892 dolara çıktı. Belçika, Fransa ve Almanya da Türkiye’nin hamsi ihraç ettiği ülkeler arasında yer aldı. Belçika’ya yapılan ihracat miktarı yüzde 4,8 azalırken ihracat geliri yüzde 11,2 arttı. Fransa’ya ihracat miktarı yüzde 10,8, gelir ise yüzde 3 azaldı. Almanya’ya yapılan ihracatta ise miktar yüzde 3,3, gelir yüzde 6,7 artış gösterdi. Birleşik Krallık’a yapılan hamsi ihracatı da yükseldi. Bu ülkeye ihracat miktarı yüzde 69,1, ihracat geliri ise yüzde 49,1 arttı. Trabzon’un hamsi ihracatı 8 katın üzerinde arttı Trabzon’a ilişkin verilerde de dikkat çekici bir artış yaşandı. 2025 yılının ocak-eylül döneminde 42 bin 508 kilogram olan hamsi ihracatı, 2026 yılının aynı döneminde 394 bin 627 kilograma yükseldi. Böylece Trabzon’un hamsi ihracatı miktar bazında yüzde 828,4 arttı. Trabzon’un hamsi ihracatından elde ettiği gelir de aynı dönemde 169 bin 188 dolardan 390 bin 605 dolara çıktı. İhracat gelirindeki artış yüzde 130,9 olarak kayıtlara geçti. Trabzon’dan Ukrayna’ya 345 bin 620 kilogram, Birleşik Krallık’a ise 32 bin 899 kilogram hamsi ihraç edildi. Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri de Trabzon’dan hamsi gönderilen ülkeler arasında yer aldı. Veriler, 2026 yılının ilk 9 ayında Türkiye genelinde ve Trabzon’da hamsi ihracatının miktar bakımından önemli ölçüde arttığını ortaya koydu.

Almanya’da köpek sahiplerine vergi yükü: Yıllık ücret bin 660 euroya kadar çıkıyor Haber

Almanya’da köpek sahiplerine vergi yükü: Yıllık ücret bin 660 euroya kadar çıkıyor

Almanya’da belediyeler 2025 yılında köpek sahiplerinden toplam 429,7 milyon euro vergi toplarken, yıllık 186 euroluk köpek vergisiyle Mainz en yüksek vergi uygulayan şehirler arasında ilk sırada yer aldı; tehlikeli ırk sınıfındaki köpekler için ise yıllık vergi bin 20 ile bin 660 euro arasında değişti. Almanya’da köpek sahibi olmak, yalnızca mama, bakım ve veteriner masraflarını değil, belediyelere ödenen vergileri de beraberinde getiriyor. Köpek vergisi uygulaması, 19’uncu yüzyılın başlarında çiftlik hayvanı olmayan bir hayvanı besleyebilecek ekonomik güce sahip kişilerin kamuya katkıda bulunması fikrine dayanıyor. Zaman içinde değişen kurallarla günümüze ulaşan uygulama kapsamında, köpek sahiplerinden yerel yönetimler tarafından yıllık köpek vergisi (Hundesteuer) alınıyor. Ülkede bu yıl yaklaşık 34 milyon evcil hayvan bulunduğu belirtilirken, bunların 15,9 milyonunu kediler, 10,5 milyonunu ise köpekler oluşturuyor. Ülkedeki birçok belediyede köpek vergisi, hayvanın üçüncü ayından itibaren uygulanmaya başlıyor. Köpek sahiplerine, yeni edindikleri hayvanları belediyeye kaydettirmeleri için ise genellikle iki ila dört haftalık süre tanınıyor. Belediyelerin belirlediği vergi tutarları, yaşanılan şehre ve köpeğin sınıflandırmasına göre değişiklik gösteriyor. Geçtiğimiz yıl 429,7 milyon euro gelir elde edildi Almanya Federal İstatistik Ofisi’nin (Destatis) verilerine göre Almanya'da köpek vergisinde 2015 yılında 322 milyon euro, 2020’de 380,2 milyon euro, 2023’te 420,6 milyon euro, 2024 yılında 429,9 milyon euro gelir elde edildi. Almanya'da belediyelerin köpek vergisi geliri 2025 yılında ise 429,7 milyon euro oldu. Köpek vergisi ödememek cezai sorumluluk getiriyor Almanya'da yerel yönetimlerin gelir kalemleri arasında olan köpek vergisi her eyalette ve her belediyede farklı miktarlarda ve köpeğin ırkına göre değişkenlik gösteriyor. Bazı belediyelerde ise evdeki köpek sayısı da verginin miktarını belirliyor. Bazı muafiyetler dışında köpek vergisi ödememek cezai sorumluluk getiriyor. Eyaletlere göre vergi gelirleri değişiyor Almanya’da yıllık köpek vergisi eyaletlere göre farklılık gösteriyor; Baden-Württemberg’de 108, Bavyera’da 84, Berlin’de 120, Brandenburg’da 72, Bremen’de 150 ve Hamburg’da 90 euro olarak uygulanıyor. Hessen’de köpek vergisi almayan belediyeler bulunurken, Mecklenburg-Vorpommern’de yıllık tutarlar 90 ile 108 euro, Aşağı Saksonya’da 135 euro, Kuzey Ren-Vestfalya’da ise 24 ile 180 euro arasında değişiyor. Schleswig-Holstein eyaletindeki belediyeler, 2025 yılında köpek vergisinden yaklaşık 20,5 milyon euro gelir elde etti. Bir önceki yıla göre yüzde 2,1 artış kaydedilen eyalette, Lübeck ve Kiel birer milyon euronun üzerinde gelirle en fazla köpek vergisi toplayan şehirler arasında yer aldı. Saksonya-Anhalt eyaletinde ise belediyelerin köpek vergisi gelirleri, 2026 yılının ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,6 arttı. Bu dönemde toplam gelir 7 milyon 156 bin euroya ulaşırken, Magdeburg 870 bin euroyla ilk sırada yer aldı. Magdeburg’u 703 bin euroyla Halle ve 273 bin euroyla Dessau-Rosslau takip etti. Thüringen eyaletinde belediyelerin köpek vergisi gelirleri 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,4 artarak yaklaşık 9,4 milyon euroya yükseldi. Yıllık gelirdeki artış 37 bin euro olarak kaydedilirken, eyaletin önemli kentlerinden Erfurt, yaklaşık 1,2 milyon euroluk köpek vergisi geliriyle öne çıktı. En yüksek köpek vergisi Mainz şehrinde Şehirler bazında değerlendirildiğinde, yıllık köpek vergisinin en yüksek olduğu kent Mainz olarak öne çıkıyor. Mainz’da köpek sahipleri ilk köpekleri için yıllık 186 euro vergi öderken, iki köpeği olanların toplam vergi yükü 216 euroya ulaşıyor. Wiesbaden 180 euro, Köln 174 euro, Bremen ve Hannover 150’şer euro, Berlin ise 120 euro yıllık köpek vergisiyle öne çıkan diğer şehirler arasında yer alıyor. Tehlikeli ırklarda daha fazla köpek vergisi Tehlikeli olarak sınıflandırılan köpek ırkları için uygulanan yıllık vergi tutarları, standart köpek vergilerine kıyasla çok daha yüksek olabiliyor. Hangi ırkların tehlikeli kabul edildiği eyaletlerin kendi düzenlemelerine göre değişirken, Rottweiler ve Pitbull gibi bazı ırkların sahiplerinden yıllık bin 20 ile bin 660 euro arasında vergi talep edilebiliyor. Tehlikeli sınıfta değerlendirilen köpekler için en yüksek yıllık vergi, Bretten şehrinde bin 660 euro olarak uygulanıyor. Monheim am Rhein’da bin 440 euro, Solingen’de bin 200 euro, Siegburg’da bin 100 euro ve Remscheid’da ise bin 20 euro yıllık köpek vergisi ödeniyor. Köpek vergisinde muafiyet Almanya'da engelli bireylere yardımcı olan ve hayatlarını kolaylaştıran rehber köpekler vergiden muaf tutuluyor. Bazı belediyeler, hayvan barınaklarından sahiplenilen köpekler için de belirli bir süre vergi muafiyeti uygularken, polis ve bekçi köpekleri de muafiyet kapsamına girebiliyor. Emekliler ise otomatik olarak köpek vergisinden muaf sayılmıyor. Bununla birlikte, bazı belediyeler düşük gelirli veya temel sosyal güvenlik yardımlarından yararlanan kişiler için vergi muafiyeti ya da indirim sağlayabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.