Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Alkol

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Alkol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alkol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: Bağımlılığın Türkiye’ye yıllık maliyeti 78 milyar dolar Haber

Erdoğan: Bağımlılığın Türkiye’ye yıllık maliyeti 78 milyar dolar

“Fikir Maratonu Programı” kapsamında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bağımlılıkla mücadelenin önemine dikkat çekti. “Bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar” temasıyla düzenlenen programa 81 ilden 264 takım ve bin 302 yarışmacının katıldığını belirtti. Yeşilay tarafından hazırlanan bir rapora değinen Erdoğan, sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına zarar veriyor hem de ekonomimiz için büyüyen bir kara deliğe dönüşüyor” dedi. Devletin bağımlılıkla mücadelede tüm kurumlarıyla sahada olduğunu belirten Erdoğan, Aile Bakanlığı, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği içinde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Yeşilay’ın bu alandaki çalışmalarını “seferberlik ruhu” olarak nitelendirdi. Kadın kollarının yürüttüğü eğitim faaliyetlerine de değinen Erdoğan, 81 ilde 1,5 ayda 52 bin kadına ulaşıldığını, bu çalışmaların ardından sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 arttığını kaydetti. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca devlet eliyle başarıya ulaşamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kamuoyu desteği ne kadar güçlü olursa başarı oranımız da o kadar artacaktır” ifadelerini kullandı.

Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yolları Haber

Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yolları

Kış aylarında yavaşlayan metabolizmanın baharın gelişine ayak uyduramamasından kaynaklanan bahar yorgunluğu, ortalama iki-üç hafta süren halsizlik, yorgunluk ve isteksizlik haliyle kendini gösteriyor. Medicana Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzm. Dr. Serdal Baysal, bahar yorgunluğunun belirtilerini şöyle anlattı: "Boyun, sırt, omuz ve yaygın eklem ağrıları, mide bağırsak sisteminde değişikliğe bağlı olarak mide ağrıları, şişlik, gaz, kabızlık ve ishal, iştah değişiklikleri, nöropsikiyatrik değişikliklere bağlı olarak sinirlilik, baş ağrısı, sıkıntı, uyku düzensizlikleri, cilt, kalp, tansiyon ve şeker hastalıklarında artış görülür. Bahar aylarında havadaki ısı, ışık, nem ve havadaki iyon değişikliklerine bağlı olarak insan metabolizmasında da değişiklikler olur. Hormonal değişikliklere bağlı olarak mide şikayetlerinde artış veya mide hastalıklarının nüksü, tansiyon ve şeker regülasyonunda bozulma görülebilir. Yine bahar aylarındaki hareket ve beslenme alışkanlığındaki değişiklik de bahar yorgunluğunun ortaya çıkmasına neden olabilir." Baharda vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı artar Uzm. Dr. Serdal Baysal, açık havada yürüyüş yaparak, günlük duş almak, bol sıvı tüketmek, az ve sık aralıklarla beslenmek, vitamin ve mineral içeriği zengin içecek ve yiyecekler tüketmek, hobilerle uğraşmak, müzik dinlemek, sigara, alkol ve kafein içeren gıda tüketimini azaltmakla bahar yorgunluğundan korunalabileceğini kaydetti. Bahar yorgunluğuna karşı düzenli egzersiz, stres ve gürültüden uzak durma, manyetik ortamlardan uzak durma, cep telefonu ile uzun süre konuşmama, sağlıklı beslenme, düzenli ve yeterli sıvı tüketme, kola, alkol, çay ve kafein gibi metabolizmamızı uyaran sıvıları fazla tüketmeme gibi önlemlerin de alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Baysal, şöyle devam etti: "Vücudun susuz kalması susuzluğun düzeyi ile bağlı olmakla birlikte yorgunluktan komaya kadar değişen ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Düzenli egzersiz olarak sabah veya akşam yürüyüşleri, bisiklet kullanma, jimnastik yapılabilir. Bahar aylarında vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı arttığı için bol sebze ve meyve tüketilmeli. Sıcak havalarda artan su ihtiyacı nedeniyle günlük 2-3 litre sıvı alınmalı, alkollü ve kafeinli içecekler mümkün olduğunca az tüketilmeli, karbonhidratlı gıdalar yorgunluk ve dikkatsizliğe neden olduğu için az tüketilmeli. Ağır yemekler yerine sebzeli ve zeytinyağlı gıdalar tercih edilmeli, kavurma ve ızgara etler yerine de haşlama etler tüketilmelidir. Yorgunluk, bir hastalık değil bir şikayettir. Birçok hastalıkta yorgunluk ilk bulgu olabilir, bu nedenle uzun süren yorgunluklarda mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalı."

Osmangazi’de Kadınlara Üretim ve Kazanç Fırsatı Haber

Osmangazi’de Kadınlara Üretim ve Kazanç Fırsatı

Osmangazi Belediyesi tarafından Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleştirilen ‘Parfüm Yapım Atölyesi’, katılımcılara hem teorik hem de uygulamalı eğitim imkanı sundu. Atölyeye katılan kursiyerler, usta öğretici Taner Kılıç’tan parfüm ve oda kokusu yapımına dair temel bilgileri öğrenirken, üretim sürecinin tüm aşamalarını birebir deneyimleme fırsatı buldu. Eğitim kapsamında kursiyerlere kaliteli bir parfüm elde etmek için doğru karışım oranları, esansların uyumu ve ürünlerin hangi koşullarda saklanması gerektiği detaylı şekilde aktarıldı. İşin uzmanından alınan bilgiler sayesinde katılımcılar, kendi parfümlerini hazırlayabilecek seviyeye ulaştı. Teorik anlatımın ardından uygulama aşamasına geçen kursiyerler, öğrendiklerini pratiğe dökerek kalıcı hale getirdi. Kendi parfüm ve oda kokularını hazırlayan katılımcılar, doğru ölçüm tekniklerinden karışım sürelerine kadar birçok önemli detayı deneyimledi. Atölye sayesinde parfüm ve oda kokusu yapımını öğrenen kadınlar, bundan sonraki süreçte hem kendi ürünlerini üretebilecek hem de bu ürünleri satarak aile bütçelerine katkı sağlayabilecek. “Parfüm Yapımını En İnce Ayrıntısına Kadar Öğrettik” Kursiyerlere 35 yıllık tecrübesiyle parfüm yapımını öğreten Parfüm Yapım Eğitmeni Taner Kılıç, “Bugün kursiyerlerimize parfüm yapımının inceliklerini aktardık. Alkolün ideal derecesinin ne olması gerektiği, parfüm üretiminde nasıl kullanılması gerektiği ve hazırlanan kokuların doğru şekilde nasıl saklanacağı gibi önemli konular üzerinde durduk. Bu eğitime katılan kursiyerler, artık evlerinde kendi parfümlerini yapabilecek bilgi ve beceriye sahip oldu. Parfüm yapımında en önemli unsurlar; kullanılan esansın oranı ve kalitesidir. Bunun yanı sıra, alkol üretiminde buğday ve şeker pancarı gibi doğal kaynakların kullanılması da kaliteyi etkileyen faktörler arasındadır. Ayrıca parfümlerin serin ve karanlık bir ortamda saklanması, kokunun kalıcılığını artırmaktadır. Kursiyerlere parfüm yapımında gerekli olan tüm bilgileri en ince ayrıntısına kadar öğrettik” şeklinde konuştu. Parfüm yapımına dair önemli kazanımlar elde ettiklerini belirten kursiyerler ise, “Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği parfüm yapım atölyesine katılarak parfüm ve oda kokusu hazırlamayı deneyimledik. Burada hangi kokunun hangi tene uyum sağladığını keşfettik. Parfümün hazırlanış sürecine dair detaylı bilgiler edindik. Oldukça keyifli ve verimli bir kurs oldu” ifadelerini kullandı.

Erken teşhis kolon kanserinde hayat kurtarıyor Haber

Erken teşhis kolon kanserinde hayat kurtarıyor

Tüm dünyada kadınlarda meme ve akciğer, erkeklerde akciğer ve prostat kanserinden sonra en sık rastlanan üçüncü kanser türü kalın bağırsak (kolon) kanserleridir. Dünyada her yıl yaklaşık 1 milyon insan kolon kanseri teşhisi almaktadır. Medicana Bursa Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Keskin, kadınlarda ve erkeklerde eşit sıklıkta görülen kolon kanserinde erken evrede teşhis konulduğunda 5 yıllık yaşama süresinin yüzde 90 oranında olduğunu söyledi. Ancak hastaların sadece yüzde 37’sinde erken evre kanser teşhisi konulduğunu belirten Keskin, "Bu sebeple hastalığın belirtileri hakkında bilgi sahibi olmak ve kolon kanseri taraması yaptırmak oldukça önemlidir. Hastalığın gelişimi için bazı risk faktörleri vardır. En önemli risk faktörü yaştır. Genç yaş gurubunda da görülebilmesine rağmen en büyük risk faktörü 50 yaşın üzerinde olmaktır. Hastaların yüzde 90’dan fazlasına 50 yaş üzerinde teşhis konulmaktadır. Kalın bağırsakta polip hikayesi olması, ailede kolon kanseri olması, sigara, alkol, hayvansal yağlardan zengin lifli gıdalardan fakir beslenme, sedanter (hareketsiz) yaşam, şişmanlık, iltihaplı bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crohn hastalığı gibi), kişinin daha önce kalın bağırsak, meme, yumurtalık ve rahim kanseri geçirmiş olması, kalın bağırsak kanseri gelişimi için diğer risk faktörleridir. Kalın bağırsak kanserlerinin yüzde 90’ı polipler üzerinden gelişmektedir" dedi. Belirlenen her polibin patolojik incelenmesi ve çıkartılması gerekmekte olduğunu belirten Keskin, "Hastalığın belirtileri makattan kan gelmesi veya dışkıda kan görülmesi, karın ağrısı, kansızlık, açıklanamayan kilo kaybı, dışkılama alışkanlığında değişiklikler yani kabızlık, ishal veya kabızlık-ishal atakları, dışkı kalınlığında incelme olarak sayılabilir. Hastalığa erken teşhis koymak için en önemli yöntem dışkıda gizli kan aranması ve rektosigmoidoskop veya kolonoskop denilen ucunda ışıklı kamera sistemi bulunan özel cihazlarla ile tarama yapılmasıdır. Bu yöntemlerin uygulanması ile kalın bağırsak kanserlerine bağlı ölüm oranları yüzde 33 oranında azaltılabilir. Risk grubunda olmayan kişiler için 50 yaş üzerinde bir kez ve daha sonra her 5 yılda bir kez kolonoskopi yapılmalıdır. Kalın bağırsak kanserine yakalanmamak için hayvansal yağdan fakir beslenmek ve yüksek lif içeren gıdaları tüketmek, egzersiz yapmak, sigara ve alkol kullanmamak, aşırı kiloları vermek oldukça önemlidir" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.