Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Alikahya

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Alikahya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alikahya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eşini öldüren kadın: "Herkes kör, sağır ve dilsizi oynadı" Haber

Eşini öldüren kadın: "Herkes kör, sağır ve dilsizi oynadı"

İzmit ilçesi Alikahya Fatih Mahallesi'ndeki 3 katlı evin birinci katında 19 Temmuz 2025'te meydana gelen olayda, Fatmanur Okur (36) ile eşi Şükrü Okur (29) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Fatmanur Okur, tüfekle eşine ateş etti. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, bir çocuk babası Şükrü Okur'un hayatını kaybettiği belirlendi. Gözaltına alınan Fatmanur Okur, sevk edildiği hakimlikçe tutuklandı. Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Fatmanur Okur ve taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını yineleyerek sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, sanığın evlilik süresince maruz kaldığını belirttiği şiddet dikkate alınarak haksız tahrik hükümlerinin uygulanması durumunda ise müebbet hapis cezası verilmesini talep etti. "Sessiz çığlıklar atarak yardım istedim ama kimse duymadı" Duruşmada savunma yapan Fatmanur Okur, eylemi bilerek gerçekleştirmediğini söyledi. Evliliği boyunca şiddete maruz kaldığını ve yardım istediğini belirten Okur, "Gönül isterdi ki hayatta olsaydı ve boşanabilseydim. Sessiz çığlıklar atarak yardım istedim ama kimse duymadı. Herkes kör, sağır ve dilsizi oynadı. Sadece onu korkutup kaçırmak istemiştim, öldürmek istemedim. Ben ona hiç bir zaman zalim olmadım. Çocukluğu benden zorla alınan biriyim. Yetmedi mi benim 10 yıl yaşadığım eziyet. Acı bitene kadar gözümü kapatırdım. Daha ne kadar yavrumun hayaliyle yaşayacağım. Çocuğuma kavuşmak istiyorum. En azından ev hapsi istiyorum" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanığa haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerini uygulayarak 16 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Önceki duruşmada şiddet gördüğünü iddia etmişti Sanık Fatmanur Okur, önceki celselerdeki savunmasında, 11 yıllık evlilikleri boyunca eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve şiddetiyle mücadele ettiğini ileri sürmüştü. Eşinden boşanmak istediğini ancak tehdit edildiğini iddia eden Okur, eşinin geçmişte kendisine ve ailesine zarar vermekle tehdit ettiğini, evcil hayvanlarına zarar verdiğini ve gördüğü şiddet nedeniyle 3 kez düşük yaptığını öne sürmüştü. Olay gecesini de anlatan Okur, eşiyle kızlarının kendisinden olmadığını iddia etmesi üzerine tartıştıklarını ifade ederek, "Olay gecesinde çocuğumla yemek yiyorduk. Uyuşturucu etkisindeydi. Çocuğun ondan olmadığını iddia etti. Gece sakinleştirdim, yemeğini yedirdim. Çocuğum ile uyuyakaldım, bir süre sonra beni uyandırdı. Beni bir kadının evine götürüp pazarlamak istedi. Madde krizine girdiğinde farklı eylemlerde bulunuyordu. Uyuyakalmıştım. 'Kalk gidiyoruz, geldiler' dedi. Kızım seslere uyandı, onu tekmeledi. 'Tamam kendimi satacağım, sana uyuşturucu alacağım' dedim. Sonra çocuğumu uyuttum. Üst kattan babamın tüfeğini aldım. Geldiğimde yatakta uzanıyordu. Tartıştık, 'Güzel kafa keserim iyi bilirsin' dedi. Şikayet etmem durumunda bile kendisine bir şey olmayacağını söyledi. Sonra bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne, şiddetine maruz kaldım" demişti.

Evlerini mıknatısla temizliyorlar Haber

Evlerini mıknatısla temizliyorlar

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde sofraya konulan yemeğin, garajdaki aracın ve evlerin içinin üzerine çöken demir tozu, mahalle sakinlerinin günlük hayatının bir parçası haline geldi. Bölgedeki paslanmaz çelik fabrikasından yayıldığını iddia ettikleri parçacıkları mıknatısla toplayan vatandaş, camlarını açmakta ve dışarıda yemek yemekte dahi zorlandıklarını belirterek, "Yağmur gibi üstümüze demir tozu yağıyor" dedi. Edinilen bilgiye göre, Alikahya Atatürk Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, evlerinin iç kısımlarına, araçlarının üzerine ve sokaklara çöken siyah partiküller nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Söz konusu tozun mahalle yakınlarında faaliyet gösteren paslanmaz çelik fabrikası POSCO Assan TST'den yayıldığını iddia eden mahalleli, yüzeylerde biriken maddeleri mıknatıs yardımıyla topluyor. "Demir tozu hayatımın bir köşesinde yer edindi" Çocukluğunun Alikahya Atatürk Mahallesi'nde geçtiğini belirten Tugay Ataş, "Biz burada en az 100-120 haneydik. Evimizi, yerlerimizi tek tek cüzi bir miktarda elimizden aldılar, yerlerine fabrika kurdular. Genellikle fabrikalar 2011'de kuruldu ve şu anda onlarla mücadele ediyoruz. Evimizin her yerinde demir tozu. Oturduğum odada demir tozu, akşam yemek yiyeceğim soframı kuruyorum sofrada demir tozu. Her yerde. Benim hayatımın bir köşesinde yer edindi demir tozu. Ciğerlerimize kadar yapıştı. Keza aynı şekilde benim babam hasta, ameliyat oldu. Temiz hava alması lazım, kendini koruması lazım. Her tarafımız fabrikalarla çevrildi" diye konuştu. "Bize iş değil, geleceğimizi vadetsinler" Mahallede yaşayan gençlerin durumuna da değinen Ataş, "Mağdur durumdayız. Burada 35-40 gençtik biz, sadece mahallemizden bir tane arkadaşımız çalışıyor. Bize iş vadetmesinler ama bize geleceğimizi vadetsinler. Geleceğimizi köreltmesinler. Çocuklarımız var görüyorsunuz. Onların gelecekleri sıkıntı. Demir tozuyla nereye kadar yaşayacaklar, ne kadar yaşayacaklar? Günümüzde hep sürekli hastalıklar çoğalıyor. Bilemiyoruz, belki de bu demir tozundan bir ton hastalık yayılıyordur" şeklinde konuştu. "Yağmur gibi üstümüze yağıyor" Demir tozlarının POSCO Assan TST fabrikasından geldiğini savunan Ataş, şöyle devam etti: "Daha önce de analiz yaptırıldı, test edildi, durduruldu. 3-4 güne kadar yağıyordu, iki günden beri şu anlık bir şey yok, yağmıyor ama madde paslanmaz çelik ürettiklerinde sürekli bacadan malzeme geliyor, demir tozu geliyor. Akıyor mahallemize yağmur gibi, üstümüze yağıyor. Mıknatısla çekiyoruz. Gördünüz zaten; fotoğraflarda da, videolarda da görüyorsunuz. Süpürgeyle evi temizlemeyi bırak, artık mıknatısla evin içinden demir tozu temizliyoruz. O dereceye geldik artık." "Dışarıda bile yemek yenmeyecek hale geldik" Demir tozları nedeniyle dışarıda yemek yemekte de zorlandıklarını anlatan Ataş, "Akşamları sofra kuruyoruz dışarıda. Dışarısı ferah ama demir tozu yağıyor üstümüze. Tencerenin kapağını açtığımda demir tozu giriyor içine. Yemeğin içine bakıyorum demir tozu var mı diye. Yediğim tabağı tekrar siliyorum, demir tozu bulaşmış oluyor. Dışarıda bile yemek yenmeyecek hale geldik" ifadelerini kullandı. "Mezarlıkların üstü komple demir tozu" Tozların araçların ve mezarlığın üzerine de ulaştığını öne süren Ataş, "Kapalı alandaki arabam, garajımda olan arabamın üstü dahi demir tozu. Siliyorum, yıkıyorum arabamı sürekli, yine aynısı oluyor. Mezarlıklarımız aynı şekilde, mezarlıkların üstü komple demir tozu. Mezarlık zaten fabrikaya daha yakın, fabrikanın dibinde. Biz de fabrikanın dibindeyiz ama mezarlık daha yakın. Her taraf demir tozu olabildiğince" dedi. Yetkililere çağrıda bulunan Ataş, "Gereğinin yapılmasını istiyorum. Artık bizim bir yaşantımız olsun istiyorum. Bizim elimizden tutsunlar, bizi yalnız bırakmasınlar. Bu kirli havaya mahkum etmesinler. Çoktan elimizde olan şartlarımızı bizim elimizden almasınlar. Ondan başka bir şey istemiyorum" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.