Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Akreditasyon

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Akreditasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akreditasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Uludağ Üniversitesi’nden ilk ders, ’Terörsüz Türkiye’ Haber

Bursa Uludağ Üniversitesi’nden ilk ders, ’Terörsüz Türkiye’

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 2026-2027 Akademik Yılı’nın açılışını Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle gerçekleştirdi. Programa AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen ve Emine Yavuz Gözgeç, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökce, Bursa İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Mustafa Bakçepınar, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, MHP Bursa İl Başkanı Mehmet Emin Özcanbaz, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin eğitim ve araştırma alanındaki çalışmaları ile kurumsal birikimine dikkat çekti. Yılmaz, üniversitenin öğrenci sayısı, fakülteleri ve meslek yüksekokullarıyla Bursa ve Türkiye’nin beşeri sermayesine katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: "Bursa Uludağ Üniversitesi olarak 60 bin civarında öğrencisi, 15 fakültesi, 15 meslek yüksekokulu ile 50 yıllık bir çınarız. İnşallah çok daha uzun bir ömre doğru hem Bursa’nın hem de Türkiye’nin beşeri sermayesine, araştırma altyapısına, teknolojik gidişatına, entelektüel birikimine bugüne kadar yapa geldiği katkının üzerine koyarak yoluna devam eden köklü bir üniversiteyiz. Üniversitelerin eğitim misyonu var ve toplumsal hayatımıza Beşeri sermaye katkısı anlamında asıl katkıyı da buradan verdiğimizi biliyoruz. Eğitimin niteliği ve kalitesi söz konusu olduğunda da Uludağ Üniversitesi özellikle bunun göstergelerinden bir tanesi akreditasyonlardır. Ulusal ve uluslararası akreditasyonlar alanında güçlü geleneğe sahip olan bir üniversiteyiz ve hala hazırda programlarımız içerisinde akredite program sayımız 50’yi bulmuş durumda. Veteriner Fakültemiz Türkiye’de güçlü birçok üniversitenin geçemediği Avrupa Akreditasyon Biriminden çıkış bildirgesini sabah okudular. Dekan Hoca da sabahtan müjdeyi bana verdi. Resmi sertifikayı belki bir ay, iki ay sonra alacağız. Avrupa Akreditasyonu’nu yenileme hakkını, beş yılını yenileme hakkını elde etmiş durumdayız. Bu şu anlama geliyor. veteriner fakültesinden aldığınız bir diploma bu akredite olan diğer programlarımız için de geçerli. Mühendislik, tıp diye sayabiliriz hepsini. Oradan aldığınız diploma sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde geçerli." "Önümüzdeki dönemin en önemli konusu bilgi üretimi" AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala ise konuşmasında fikir ve düşünce özgürlüğünün bilgi üretimi açısından önemine değindi. Türkiye’nin beyin göçü veren değil, beyin göçü alan ülkeler arasında daha fazla yer alması gerektiğini belirten Ala, bilgi üretiminin gelecek dönemin en önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Ala, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Fikir özgürlüğü, düşünce özgürlüğü. Düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde istediğiniz bilgi üretimini yapamazsınız. Türkiye’nin beyin göçü veren değil alan ülkeler arasında daha çok olmamız ve ilerlememiz lazım. Bunu birlikte başaracağız. Şimdi ben de orada oturuyor olsam eğer pozitif yönden bakarsam söyleyeceğim, olumlayacağım çok şey söylerim. Ama negatif yönden bardağın boş tarafından bakarsam da eleştireceğim çok şey olabilir, vardır, var. Ama kim yapacak bunu? Birlikte biz yapacağız. Problemleri örterek, gizleyerek değil, fırsatları da ıskalayarak değil. Fırsatları değerlendirerek, problemleri görerek, onları çözerek, fırsatları üretime dönüştürerek yola devam edeceğiz. Etmek zorundayız. Bu önümüzdeki çağda bilgiyi en fazla üreten toplumlar bu acımasız ve belirsizliğin inanılmaz boyutta olduğu yeni dünyada bu dönemde başarılı olacaklardır. Bu hedefi ortaya koymazsak hiçbir rüzgar bize yardım edemez. Demek ki önümüzdeki dönemin en önemli konusu bilgi üretimi." "Bilimin gücü adalet duygusuyla dengelenmeli" Bilginin ahlaki ilkelerden ve erdemden uzaklaşması halinde yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini dile getiren Ala, bilimsel gelişmelerin adalet duygusuyla dengelenmesi gerektiğini vurguladı. Ala, "O ahlaki ilkelerden uzaklaşırsa bilgi, işte o zaman erdemden uzaklaşırsa bilgi, fecaat, felaket getirir. İşte ikinci dünya savaşı, işte dünya savaşları, nükleer savaşlar, efendim bombalar ve karşılaştığımız birçok sorun. Gücün adaletle dengelenmediğinde hangi zulümleri ürettiğini de hep birlikte biliyoruz. Onun için de bilimin gücü üretirken adalet duygusu, o ilkeleri, insanlığın temel ilkeleriyle dengelenmesine hep dikkat etmeliyiz. Onu arkada bırakırsak çok hızlı gideriz bu bilinç çağında da fakat kızılderili bilgenin dediği gibi ruhumuz arkada kalır" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge" Konuşmasında terörle mücadele ve terörsüz bölge hedefine de değinen Ala, Türkiye’nin terör sorunundan tamamen kurtulmasını amaçlayan çalışmaların sürdüğünü belirtti. Bölgedeki sorunların çözülmesinin Türkiye’nin güvenliği açısından da önem taşıdığını ifade eden Ala, "Türkiye’nin aşağı yukarı 44-45 yıldır yani yarım yüzyıldır uğraştığı bir temel sorunu da biz ele alarak bu terör belasından, terör sorunundan topyekun kurtarılmasını bir politika olarak ortaya koyduk. Bu amaçlara hizmet etmeyi gaye edindik. Bunun da temel parametreleri var. Bölgedeki sorunları da çözmezseniz zaten ülkenizdeki oradan kaynaklanan sorunları çözmekte, son derece zorlanıyorsunuz. O bakımdan sadece ’terörsüz Türkiye’ demedik, ’terörsüz bölge’ dedik aynı zamanda. Çünkü bölgedeki terör sorununu çözmezseniz, kargaşayı dindirmezseniz, o örgütleri orada tasfiye etmezseniz, onlar bugünkü dünyada kolaylıkla kendi ülkenize de sirayet edebiliyor. Hiç herkese zararı olan, hiç kimseye hiçbir faydası olmayan bu yöntemleri destekleyen her zaman arkasında güçler olur, devletlerin olacağını da biliyoruz. O bakımdan gençlere daha fazla fırsat sunabilmek için, Türkiye’nin önünü açabilmek için, Türkiye’nin enerjisini içeride tüketmemek için, bu programı ortaya koyduk. Hedefe doğru gereken adımları, bu hedefi yakalamak için gereken adımları tereddütsüz bir biçimde kararlılıkla atıyoruz" şeklinde konuştu. "Gazze’de yaşananların adı terör yöntemidir" Bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerinde Gazze’deki saldırılara ve Suriye’deki terör örgütlerinin varlığına da değinen Ala, şöyle konuştu; "Sadece örgütler değil, dünyada terörü yöntem olarak kullanan devletler de var. Netanyahu hükümetinin bakın Gazze’de yaptıklarına bunun adı savaş olabilir mi? Bu bir terör yöntemidir. Bombayı atıyor aşağıda kim varsa hastaneler, ambulanslar, okullar, camiler, kiliseler, bütün ibadethaneler her yer yerlebir. Hiç hedef gözetmeksizin, suçlu suçlu ayrımı yapmaksızın tamamen imhaya yönelik bir soykırım yöntemini terörle yapmaya çalışıyor. Terörsüz bölge derken oradaki devlet terörünün de sonlandırılmasını kastediyoruz, arzu ediyoruz. Ve onun için çalışıyoruz. Diğer taraftan yanı başımızda Suriye. Terör örgütlerinin birinin değil onlarcasının yuva yaptığı bir bölge haline geldi ve getirildi." "Çok ciddi bir siyasal mutabakat var" Terörle mücadele sürecine ilişkin siyasi mutabakat ve yürütülen çalışmalardan da söz eden Ala, "Siyasal partiler, siyasetin geneli çok tereddütlüydü baştan. Çünkü biz çözüm bulup buluşturma geleneğiyle ülkeyi senelerce yöneten bir ülkeydik. Kendi iş sorunlarıyla uğraşan bir ülke ve ortalama hükümet etme süresi 1,5 seneydi. Şimdi, 24 yıllık siyasal istiklal olunca, artık bu konularda bir tartışılmaya, değerlendirmeye alındı. Şimdi büyük bir mutlulukla büyük bir keyifle görüyoruz ki çok ciddi bir siyasal mutabakat var. 467 milletvekili anayasa değişikliğinin gerektirdiğinden daha fazla milletvekili bu temel sorunun yani bu terör prangasının Türkiye’nin ayaklarından alınması ve arkada bırakılması konusunda çıkarılan yasaya ’evet’ oyu verdi. O yasa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınlandı. Şimdi de cumhurbaşkanı yardımcısı’nın başkanlığı, bütün devlet kurumları, ilgili devlet kurumlarının katılımıyla bir kurul oluşturuldu. Dört ayrı alt komisyon kuruldu. O komisyonlar sahada şu anda çalışıyorlar. Biraz önce söylediğim görüşmeleri ve çalışmaları yapıyorlar. Pozitif bir atmosferde adım adım ilerliyoruz." "Temel hedef terör örgütünün tasfiyesi ve silahların teslimi" Ala, konuşmasını şu sözlerle tamamladı; "Bunun bir tane ana başlığı var. Amacı Kanunun isminde de var toplumsal dayanışmayı tahkim. Milli dayanışma. Çünkü bunu sağlamazsak, bunu berhava eden, bunu örseleyen sorunları bertaraf etmezsek bu kadar hızlı değişen ve gelişen dünyada yine korkarım ki geç kalırız. Rekabette geç kalırız. Onun için de biz Burada hızlı ve ne yaptığımızı bilerek hareket ediyoruz. Emin adımlarla. Yani milli dayanışmayı sağlayacak olan adımları atıyoruz. Kanunun adı da o. Temel hedef de terör örgütünün tasfiyesi ve silahların teslimi."

Bursa AFAD Arama ve Kurtarma Birliği'nin ulusal akreditasyon sınavı başarıyla tamamlandı Haber

Bursa AFAD Arama ve Kurtarma Birliği'nin ulusal akreditasyon sınavı başarıyla tamamlandı

Afet ve acil durumlara müdahale kapasitesinin artırılması amacıyla AFAD bünyesinde görev yapan arama ve kurtarma ekiplerinin bilgi, beceri ve yetkinliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Bu kapsamda Bursa AFAD Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü personeli, teorik bilgilerin yanı sıra saha uygulamalarını da kapsayan kapsamlı bir sınav sürecinden geçti. AFAD koordinasyonunda ve sınav gözlemcilerinin gözetiminde gerçekleştirilen akreditasyon sürecinde, ekibin afetlere müdahale konusunda sahip olduğu kapasite farklı başlıklar altında değerlendirildi. Süreç kapsamında ekip yapılanması, personel yeterlilikleri, görev ve sorumluluklar, operasyonel planlama, ekipman ve lojistik kapasite ile kayıt ve raporlama işlemleri incelendi. Saha uygulamalarıyla yetkinlikler test edildi Sınav sürecinin önemli bölümünü saha tatbikatları oluşturdu. Teorik olarak edinilen bilgilerin gerçek afet senaryolarına uyarlanarak uygulandığı çalışmalarda, ekiplerin muhtemel bir afet sırasında görevlerini ne ölçüde koordineli ve güvenli şekilde yerine getirebildikleri değerlendirildi. Tatbikatlarda ekip organizasyonu ve görev dağılımları başta olmak üzere personel ve ekip yeterlilikleri kontrol edildi. Operasyonların öncesinde yapılması gereken planlama ve dokümantasyon çalışmaları ile saha içerisinde haberleşme ve koordinasyon süreçleri de gözlem altında tutuldu. Ekiplerin kullanacağı araç, gereç ve ekipmanların hazırlığı ile lojistik kapasitesi de sınav kapsamında değerlendirilirken, operasyon sırasında güvenlik ve iş sağlığı kurallarına uyulup uyulmadığı da incelendi. Kayıt ve raporlama süreçleri de değerlendirildi Akreditasyon sınavında yalnızca saha içerisindeki müdahale kabiliyeti değil, operasyonun başından sonuna kadar yürütülmesi gereken idari ve teknik süreçler de ele alındı. Bu kapsamda saha operasyonlarına ilişkin kayıtların tutulması, raporlama faaliyetleri, ekiplerin sevk ve idaresi ile yönetim kapasitesi değerlendirildi. Yapılan çalışmalarla Bursa AFAD Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nün muhtemel afet ve acil durumlarda görevlerini belirlenen standartlar doğrultusunda yerine getirebilme kapasitesinin ortaya konulması amaçlandı. Amaç afetlere hazır ve koordineli ekip yapısı Ulusal akreditasyon sürecinin, afet ve acil durumlarda görev alacak arama ve kurtarma personelinin sahaya hazır, standartlara uygun, disiplinli ve koordineli şekilde çalışmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Süreçle birlikte ekipler arasındaki iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi, farklı görev alanlarında birlikte çalışma kültürünün geliştirilmesi ve afet anında müdahalenin daha etkin şekilde yürütülmesi amaçlanıyor. Bursa AFAD Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü'nün INSARAG tanımlı Ulusal Akreditasyon (İRNAP) sınav sürecini başarıyla tamamlamasıyla, ekiplerin afetlere müdahale konusunda sahip olduğu bilgi, beceri ve operasyonel kapasitesinin belirlenen kriterler çerçevesinde değerlendirildiği bildirildi.

60’ı aşkın projeyle Bursa’nın geleceğine BTSO imzası Haber

60’ı aşkın projeyle Bursa’nın geleceğine BTSO imzası

Yeni dönem vizyonunun odağında yüksek teknolojili ve katma değerli üretimin yaygınlaştırılması, KOBİ’lerin ölçek ekonomisinin sunduğu imkânlarla buluşturulması, lojistik altyapının güçlendirilmesi ve geleceğin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi yer alıyor. Sanayiden teknolojiye, eğitimden ihracata, lojistikten yeşil ve dijital dönüşüme uzanan projeler bu hedeflerin sahadaki karşılığını oluşturuyor. Bu vizyonun en somut halkalarından TEKNOSAB yeni nesil üretim anlayışına yön verirken; GUHEM gençleri uzay ve havacılık teknolojileriyle buluşturuyor. Bursa Business School iş dünyasını geleceğin rekabete hazırlarken, BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri ileri teknolojiye erişimi kolaylaştırıyor. UR-GE ve HİSER projeleri ise firmaların yeni pazarlara açılmasına ve dünyanın farklı coğrafyalarındaki alıcılarla doğrudan temas kurmasına imkân tanıyor. TEKNOSAB ile sanayide yeni dönem BTSO’nun dönüşüm hamlesinin en önemli adımlarından biri olan Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi TEKNOSAB, Türkiye’nin yüksek teknoloji odaklı ikinci planlı organize sanayi bölgesi niteliğiyle hayata geçirildi. "Yerli, Yenilikçi ve Yeşil Üretim" vizyonuyla kurulan bölge, yüksek teknoloji yatırımlarını güçlü ulaşım, enerji ve dijital altyapıyla buluşturuyor. KOBİ OSB projesiyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin modern üretim alanlarına kavuşması, büyük sanayi kuruluşlarıyla aynı değer zincirinde yer alması ve ölçek ekonomisinin avantajlarından yararlanması hedefleniyor. TEKNOSAB Lojistik Park, Organize Ticaret Bölgeleri, Data Center, Teknopark, Serbest Bölge, Gıda OSB, Defence Hub ve KOBİ Diyalog gibi yatırımlar da bütüncül bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Üretimle lojistik aynı ekosistemde TEKNOSAB’ın küresel pazarlara erişimini güçlendirecek Lojistik Park’ın temeli Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla atıldı. Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen proje; depolama, dağıtım ve tedarik zinciri yönetimini ileri teknolojilerle buluşturacak. Otoyol, demiryolu yük istasyonu ve liman bağlantılarından faydalanacak projede yapay zekâ destekli rota planlama, otonom depo yönetimi, robotik sistemler ve yenilenebilir enerji uygulamaları hayata geçiriliyor. Uludağ’da iş dünyasının yeni buluşma merkezi İnsan kaynağına yönelik yatırımların başında gelen Bursa Business School, Uludağ’ın simge yapılarından tarihi Kirazlıyayla Sanatoryumu’nun özgün mimarisiyle iş dünyasına kazandırılmasıyla kuruldu. Merkez; eğitim programları, şirket toplantıları, zirveler ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaparak liderlik, strateji, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik gibi alanlardaki yetkinliklerin gelişmesine katkı sağlıyor. Bir hayalden Türkiye’nin uzay merkezine 2013 vizyonunun sembol projelerinden biri olan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi GUHEM, Türkiye’nin bu alandaki ilk interaktif eğitim merkezi olarak çocukların ve gençlerin bilim ve havacılık ilgisini uygulamalı deneyimlerle güçlendiriyor. Bu yıl ilk öğrencilerini ağırlayan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi ile merkezin teknolojik altyapısı akademik eğitimle buluşturuldu. Öğrenciler laboratuvarlardan, simülasyonlardan ve üretim atölyelerinden yararlanırken, havacılık ve savunma sanayii firmalarıyla kurulan iş birlikleri sayesinde sektörle doğrudan temas kurma imkânına sahip oluyor. Bursa sanayisinin katma değerli üretime geçişinde kilit rol oynayan BUTEKOM; laboratuvar, test, muayene, prototipleme ve Ar-Ge altyapısıyla firmaların ileri teknolojiye erişimini kolaylaştırıyor. Merkez bünyesindeki tekstil, teknik tekstil ve kompozit mükemmeliyet merkezleri yeni ürün geliştirme süreçlerine katkı sağlarken, Yeni Nesil Araç Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi elektrikli, hibrit ve otonom araç dönüşümünün ihtiyaç duyduğu insan kaynağına odaklanıyor. Bursa Model Fabrika yalın üretim ve verimlilik süreçlerini desteklerken, Enerji Verimliliği Merkezi firmaların maliyetlerini azaltan temiz üretim çalışmalarına rehberlik ediyor. BTSO, üretimdeki dönüşümü eğitim yatırımlarıyla taçlandırıyor. BUTGEM modern sınıf ve atölyeleriyle mesleki becerilere sahip insan kaynağının yetişmesine katkı sağlarken, MESYEB mesleki yeterlilik ve belgelendirme alanında Türkiye çapında öncü bir kapasiteye ulaştı. BTSO Akademi iş dünyasının gelişim ihtiyaçlarına cevap verirken, Mutfak Akademi turizm ve gastronomi sektörüne nitelikli iş gücü kazandırıyor. Ticaret Bakanlığı destekli UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında binlerce firma uluslararası ticaret ağlarına katıldı. Yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyetleri, fuarlar ve tedarikçi buluşmalarıyla firmaların küresel etkinliği artırılırken, BTSO iştiraki KFA Fuarcılık kentin ticaret vizyonuna büyük bir ivme kazandırdı. HOMETEX, Junioshow, Bursa Food Point, Blok Mermer, MEX ve Rising City gibi organizasyonların yanı sıra dünyanın farklı ülkelerindeki fuar katılımları sürdürülüyor. KFA Fuarcılık’ın Bursa Fuar Merkezi’nin yönetimini üstlenmesiyle uluslararası fuarcılık altyapısı yeni bir döneme taşındı. Tedarikçi Günleri kapsamında Turkish Technic, BAYKAR, ROKETSAN, TUSAŞ ve TEI gibi öncü kurumlarla gerçekleştirilen görüşmeler, havacılık ve savunma sanayiinde yeni iş birliklerinin önünü açıyor. Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde yürütülen çalışmalar, dijital dönüşüm projeleri ve e-ticaret uygulamaları kentin köklü ticaret kültürünü yeni ekonomiyle buluşturuyor. Oda hizmetlerinde hayata geçirilen dijitalleşme uygulamaları sonucunda BTSO, TOBB’un akreditasyon sisteminde en üst seviye olan 7 Yıldızlı Akreditasyon Belgesi’ni almaya hak kazandı. "Bursa’nın gelecek 50 yılını planladık" 2013 yılında ortaya koydukları vizyonun temelinde Bursa’nın üretim ve girişimcilik kültürünü geleceğin ekonomisine hazırlama hedefinin bulunduğunu söyleyen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şunları kaydetti: "Bursa, Türkiye’nin üretim kabiliyeti en yüksek şehirlerinden biri. Biz yola çıkarken bu güçlü birikimi geleceğin teknolojileriyle buluşturmayı, firmalarımızın rekabet gücünü artırmayı ve şehrimizin öncü rolünü daha da ileri taşımayı hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada 60’ı aşkın makro proje ve çalışmayla güçlü bir ekosistem oluşturduk. Dünya ekonomisi teknoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde büyük bir dönüşümden geçiyor; Bursa da bu değişimi takip eden değil, yön veren kentlerin başında gelmektedir." Başkan Burkay, 2030 vizyonunun merkezinde yüksek katma değerli üretim, güçlü KOBİ’ler, dijital ve yeşil dönüşüm ile nitelikli insan kaynağının yer aldığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: "TEKNOSAB’dan Bursa Business School’a, GUHEM’den BUTEKOM’a kadar hayata geçirdiğimiz bütün projeler bu büyük dönüşümün altyapısını oluşturuyor. Şimdi bu birikimin üzerine yenilerini ekleyerek Bursa’nın potansiyelini çok daha yukarı taşımayı hedefliyoruz. Bugüne kadarki her adımda meslek komitelerimizin, sektörel konseylerimizin ve üyelerimizin çok büyük katkısı var. Şehrimiz için bugünün şartlarına göre değil, geleceğin ihtiyaçlarına göre hareket ediyoruz. Üretimi, ticareti, teknolojiyi, lojistiği ve insan kaynağını aynı bütünün parçaları olarak görüyoruz. 2030 vizyonumuzla Bursa’nın gücünü küresel ölçekte artıracak, ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla Türkiye Yüzyılı’na imza atmaya devam edeceğiz."

BUÜ’nün Erasmus Mundus projelerine Avrupa Komisyonu’ndan onay Haber

BUÜ’nün Erasmus Mundus projelerine Avrupa Komisyonu’ndan onay

Gelecekte hayata geçirilmesi planlanan uluslararası ortak yüksek lisans programlarının akademik, idari ve kurumsal altyapısının hazırlanmasını amaçlayan projelerde; ortak müfredat ve diploma yapılarının geliştirilmesi, öğrenci hareketliliğinin planlanması, kalite güvencesi, tanınma ve akreditasyon süreçlerinin oluşturulması ile sürdürülebilir yönetişim modellerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Hazırlanan altyapı, ilerleyen dönemlerde Erasmus Mundus Joint Master programlarına yapılacak başvurular açısından da önemli bir temel oluşturuyor. Doğrudan Avrupa Komisyonu’na yapılan başvurular sonucunda kabul edilen projeler, BUÜ’nün Erasmus Mundus Design Measures kapsamında desteklenen ilk projeleri olma özelliğini taşıyor. TwinLead ile ikiz dönüşüm ve etik liderlik bir araya geliyor TwinLead projesi, BUÜ İnegöl İşletme Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanı ve Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (UZEM) Müdürü Prof. Dr. Melih Engin koordinatörlüğünde yürütülüyor. Proje; yapay zekâ, veri analitiği ve siber güvenlik gibi ileri teknolojileri katılımcı yönetişim, etik, insani değerler ve ikiz dönüşüm yaklaşımlarıyla bütünleştiren uluslararası bir yüksek lisans programının tasarlanmasını amaçlıyor. Geliştirilecek programla, dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerine liderlik edebilecek, teknolojik yetkinliklerini etik ve sürdürülebilir yönetişim anlayışıyla bir araya getirebilen yeni nesil profesyonellerin yetiştirilmesine yönelik güçlü bir akademik altyapı oluşturulması hedefleniyor. E-Resilience ile dijital dünyanın yeni risklerine eğitim odaklı yaklaşım Desteklenmeye hak kazanan bir diğer proje olan E-Resilience, BUÜ Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şehnaz Baltacı koordinatörlüğünde gerçekleştiriliyor. Proje, gelecekte hayata geçirilmesi planlanan Erasmus Mundus ortak yüksek lisans programının akademik, kurumsal ve stratejik temellerini oluşturmayı hedefliyor. E-Resilience; dijital riskler, dezenformasyon, algoritmik yönlendirme, yapay zekâ destekli manipülasyon, siber zorbalık, veri güvenliği ve toplumsal kutuplaşma gibi güncel sorunlara eğitim alanından bütüncül bir yaklaşım geliştirmeyi amaçlıyor. Uluslararasılaşma kapasitesine önemli katkı Her iki proje de Avrupa Birliği’nin dijital dönüşüm, kapsayıcılık, demokratik yaşama katılım, etik liderlik, sürdürülebilirlik ve yükseköğretimde uluslararasılaşma öncelikleriyle örtüşüyor. Projelerin Erasmus+ ve uluslararasılaşma süreçleriyle kurumsal düzeyde koordinasyonu, BUÜ Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Recep Yücedoğru’nun katkılarıyla yürütülüyor. "Kurumsal kapasitemiz güçleniyor" Projeleri kabul edilen akademisyenleri ağırlayan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, TwinLead ve E-Resilience projelerinin desteklenmesiyle birlikte uluslararası ortak yüksek lisans programları geliştirme, ortak diploma modelleri oluşturma ve Avrupa’daki akademik iş birliklerini derinleştirme yönünde önemli adımlar attıklarını vurguladı. Projeler kapsamında edinilecek deneyim ve oluşturulacak uluslararası ortaklıkların, gelecekte gerçekleştirilecek Erasmus Mundus Joint Master başvurularına yönelik kurumsal kapasiteyi de güçlendireceğini ifade eden Rektör Yılmaz; "Üniversitemizin Erasmus Mundus Design Measures alanındaki ilk kabulü olma özelliğini taşıyan TwinLead ve E-Resilience projeleri, Üniversitemizin Avrupa yükseköğretim alanındaki görünürlüğünün artırılması ve sürdürülebilir uluslararası akademik iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir kazanımdır" şeklinde konuştu. Yılmaz, akademisyenleri tebrik ederek, başarılarının devamı temennisinde bulundu.

İbrahim BURKAY açıklamalarda bulundu Haber

İbrahim BURKAY açıklamalarda bulundu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB genişleme alanında hayata geçirdikleri TEKNOSAB KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, İnşaat Sektörü Depolama Alanları ve yeni vizyon projelerinin lansmanını Ağustos ayında gerçekleştireceklerini açıkladı. "Bursa Büyürse Türkiye Büyür" mottosuyla yola çıktıklarını hatırlatan Burkay, "KOBİ odaklı yeni TEKNOSAB ekosistemimizle KOBİ'ler büyürse Bursa büyür; Bursa büyürse Türkiye büyür" dedi. BTSO Temmuz Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Başkan Burkay, Temmuz ayında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen Akreditasyon Sertifika Töreni’nde BTSO’nun 7 yıldızlı akreditasyon belgesi alarak, hizmet kalitesini bir kez daha tescillediğini söyledi. Burkay, "Bursa Ticaret ve Sanayi Odamız, üyelerimize sunduğu hizmetler, geliştirdiği çözümler ve hayata geçirdiği projelerle yedi yıldızlı akreditasyon seviyesine ulaşan dört oda ve borsadan biri oldu. Meclis üyelerimizin görüş, öneri ve sektörel birikimi ile alanında uzmanlaşmış olan çalışma arkadaşlarımızın emeği Odamızın ulaştığı yüksek hizmet standardının temelini oluşturuyor. Meclis üyelerimize ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" diye konuştu. Göreve geldikleri ilk günden bu yana Meclisin, meslek komitelerinin ve sektör konseylerinin ortaya koyduğu fikirleri yol haritalarının merkezine aldıklarını belirten Başkan Burkay, "Üyelerimizin beklentilerini doğru analiz eden, sektörlerimizin önünü açan ve kentimizin gelecek vizyonunu şekillendiren bir anlayışla hareket ettik. TEKNOSAB’dan Bursa Business School’a, BUTEKOM’dan Model Fabrika’ya, BUTGEM’den MESYEB’e, Küresel Fuar Acentesi’nden Ticari Safari’ye kadar hayata geçirdiğimiz tüm projeler bu ortak aklın eseridir. Bursa iş dünyasının ihtiyaçlarından doğan bu çalışmalar, Meclis üyelerimizin katkıları ve birlikte çalışma kültürümüzle şekillendi" dedi. Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nin de (GUHEM) bu vizyonun en önemli eserlerinden biri olduğunu kaydeden Başkan Burkay, "GUHEM, bugün Avrupa’nın alanında en büyük merkezi olarak Bursa’mızın ve ülkemizin gurur duyduğu güçlü bir marka haline geldi. Şimdi bu vizyonu eğitim alanında bambaşka bir seviyeye taşıyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımızla gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisemizi hayata geçiriyoruz. Yeni eğitim öğretim döneminde ilk öğrencilerini kabul edecek okulumuzda Türkiye'nin en başarılı öğrencileri havacılık, uzay ve ileri teknoloji alanında çağın gerektirdiği bilgi ve yetkinliklerle donatılacak. Türkiye Yüzyılında istikbalin yıldızlarının yetişeceği bu önemli projeye verdikleri destekler için Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin ve Bakanlığımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Şeffaflık ve demokrasinin oda ve borsaların en temel yönetim ilkeleri olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, BTSO’nun 70 Meslek Komitesi, Meclisi ve sektör konseyleriyle ortak aklın en güçlü temsilcilerinden biri olduğunu söyledi. Meclis üyelerinin kendi sektörlerinin ve iş dünyasının güvenini kazanarak göreve geldiğini belirten Burkay, "Burada sadece konuşarak oy alamazsınız. Üreteceksiniz, aksiyon alacaksınız, risk alacaksınız. Herkes sonuç ister. Herkes ortaya konulan işe bakar. Biz de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Biz göreve geldiğimiz ilk günden bu yana 'Ne söyledin?' değil, 'Ne ürettin?' sorusunu sorduk. Bugün ortaya çıkan eserler de bu anlayışın en güçlü göstergesidir. BTSO'da her karar, ortak aklın ve meclis iradesinin ürünüdür" dedi. Göreve geldikleri günden bu yana açıkladıkları projeleri birer birer hayata geçirdiklerini belirten Başkan Burkay, "Biz bu makamlara bize 'Başkanım' desinler diye değil, Bursa'ya eser kazandırmak için talip olduk." dedi. Burkay, yeni dönemde de üretim ve yatırım odaklı projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. Başkan Burkay, "Bursa'da muazzam bir potansiyel var. Ama bu potansiyeli görebilecek vizyona, onu hayata geçirecek aksiyoner kadrolara ihtiyaç var. BTSO yönetimi de meclisi de bu anlayışa sahiptir. Türkiye bizden hizmet bekliyor, Bursa bizden hizmet bekliyor. 2030 Vizyonumuz doğrultusunda 60 bin üyemizin güçlü desteğiyle durmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Ağustos ayında uzun yıllardır çalıştıkları TEKNOSAB KOBİ OSB, TEKNOSAB Gıda İhtisas OSB, TEKNOSAB Defence Hub, TEKNOSAB Organize Ticaret Bölgeleri, TEKNOSAB Data Center ve TEKNOSAB Teknopark projelerinin lansmanını yapacaklarını açıklayan İbrahim Burkay, Bursa'nın üretim altyapısını daha da güçlendirecek yeni yatırımlarla kentin rekabet gücünü artıracaklarını ifade etti. Bursa'nın üretim gücü, girişimcilik kültürü ve kurumsal birikimiyle Türkiye'nin kalkınmasında stratejik bir role sahip olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Bugüne kadar ortaya koyduğumuz her projeyi hayata geçirdik. En büyük sermayemiz, bu kuruma duyulan güvendir. Bu güveni hep birlikte koruyacağız. Bu yürüyüş kesintisiz devam edecek. Bursa üretmeye devam edecek. Bursa büyümeye devam edecek. Ve oluşturacağımız yeni KOBİ ekosistemiyle; "KOBİ’ler büyür; KOBİ’ler büyürse Bursa büyür, Bursa büyürse Türkiye büyür" dedi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ise konuşmasında BTSO’nun proje üreten, vizyon ortaya koyan ve iş dünyasına yön veren kurumsal yapısının ortak aklın ve güçlü iş birliğinin eseri olduğunu söyledi. Temmuz ayında TOBB tarafından verilen 7 yıldızlı akreditasyon belgesinin bu anlayışın en somut göstergelerinden biri olduğunu belirten Uğur, "Bu başarı Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay'ın liderliğinde, meclisimizin, meslek komitelerimizin ve tüm çalışma arkadaşlarımızın ortak emeğinin sonucudur. Bu vesileyle katkı sunan herkese teşekkür ediyorum." dedi. Toplantıda ayrıca önceki Dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, BTSO Tahkim ve Arabuluculuk (BTSO TAM) Merkezi’nde yeniden yapılandırılan tahkim süreçlerine ilişkin bilgi verdi. (AÇ-E)

BTSO’nun Hizmet Kalitesine 7 Yıldızlı Tescil Haber

BTSO’nun Hizmet Kalitesine 7 Yıldızlı Tescil

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) yenilenen Akreditasyon Sistemi kapsamında en üst seviye olan 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaya hak kazandı. TOBB 2026 Akreditasyon Sertifika Töreni, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla Ankara’daki TOBB İkiz Kuleler Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Yenilenen sistem kapsamında Türkiye’de ilk kez verilmeye başlanan 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaya hak kazanan 4 oda ve borsadan biri olan BTSO, 60 bini aşkın üyesine sunduğu hizmetlerin kalitesini ve kurumsal gelişim anlayışını en üst seviyede tescilledi. Burkay: “Dönüşüm Yolculuğumuzun Güçlü Bir Sonucu” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, törende yaptığı değerlendirmede, 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaktan büyük gurur duyduklarını belirtti. Başarının 2013 yılından bu yana kararlılıkla sürdürdükleri dönüşüm çalışmalarının sonucu olduğunu ifade eden Burkay, şunları kaydetti: “Yenilenen TOBB Akreditasyon Sistemi kapsamında en üst seviye olan 7 yıldızlı akreditasyonu almaya hak kazanan 4 oda ve borsadan biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, 2013 yılından bu yana kararlılıkla sürdürdüğümüz dönüşüm yolculuğunun, üyelerimizi merkeze alan hizmet anlayışımızın, yenilikçi projelerimizin ve kurumsal gelişim vizyonumuzun güçlü bir sonucudur.” Burkay, elde edilen başarıda emeği bulunan BTSO çalışanlarını tebrik ederek, belgenin 60 bini aşkın BTSO üyesi ve Bursa iş dünyası için hayırlı olmasını diledi. Türkiye’deki oda ve borsa sisteminin gelişimine öncülük eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na da teşekkür eden Burkay, akreditasyon sisteminin uluslararası ölçekte örnek gösterilen bir yapıya dönüşmesinde Hisarcıklıoğlu’nun ortaya koyduğu vizyonun önemli rol oynadığını vurguladı. Hisarcıklıoğlu: “Şehrinizi Marka Yapmak İçin Liderliği Siz Üstleneceksiniz” TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da törende yaptığı konuşmada, 11’i ilk kez olmak üzere 73 oda ve borsaya akreditasyon sertifikası verildiğini söyledi. Akreditasyon sisteminin oda ve borsaların kurumsal dönüşümünde temel bir rol üstlendiğini belirten Hisarcıklıoğlu, sistem sayesinde kurumların kendilerini geliştirdiğini, yeni projeler ürettiğini ve uluslararası iş birlikleri kurduğunu ifade etti. Oda ve borsaların bugüne kadar 2 bin 750 projeyi hayata geçirdiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, 30’dan fazla ülkedeki oda ve borsalarla ortak çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi. Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların uluslararası yarışmalarda ödüller kazandığına işaret ederek, şöyle konuştu: “Akreditasyon sistemi sayesinde oda ve borsalarımız kendilerini dönüştürüyor ve geliştiriyor, proje üretiyor, yurt dışına açılıyor, illerine ve ilçelerine kaynak sağlıyor. Yaptıkları projelerle dünyadaki oda ve borsaların katıldığı yarışmalarda ödül alıyorlar, dünya şampiyonu oluyorlar. Oda ve borsalarımız, girişimcilerimize en iyi şekilde hizmet üreten ve sunan merkezler haline geldi.” Şehirlerin markalaşma sürecinde oda ve borsalara önemli sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “İlin ve ilçenin kanaat önderleri sizlersiniz. Şehrinizi marka yapmak için liderliği de sizler üstleneceksiniz. Camiamıza ve girişimcilerimize rehberlik edeceksiniz.” ifadelerini kullandı. Akreditasyon Sistemine Yeni Standartlar Eklendi Hisarcıklıoğlu, değişen ekonomik ve ticari şartlara uyum sağlanması amacıyla TOBB Akreditasyon Sistemi’nin standartlarının yenilendiğini belirtti. Yeni sistemde e-ticaret, tedarik zinciri, AR-GE faaliyetleri, sosyal sorumluluk, yerel değerlerin tanıtımı, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm gibi alanların değerlendirme kapsamına alındığını bildiren Hisarcıklıoğlu, daha önce kullanılan A, B ve C sınıfı kategorilerinin yerine 4, 5, 6 ve 7 yıldızlı puanlama sistemine geçildiğini kaydetti. Bolat: “Akreditasyon Modeli İslam Ülkelerine de Yayılıyor” Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise TOBB tarafından yürütülen akreditasyon çalışmalarının, Türkiye genelindeki oda ve borsaların hizmet kalitesini ve çalışma disiplinini geliştirmeyi hedeflediğini söyledi. Akreditasyon sisteminin meslek kuruluşlarının kurumsal kapasitesini güçlendirdiğini belirten Bolat, modelin Türkiye sınırlarını aşarak İslam ülkelerindeki ticaret odaları tarafından da örnek alınmaya başladığını ifade etti. Küresel ekonomide korumacılık eğilimlerinin arttığına ve dijital dönüşümün rekabet koşullarını değiştirdiğine dikkati çeken Bolat, Türk sanayisinin üretim ve ihracat gücünün korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Bolat, Türkiye’nin ticari diplomasi faaliyetleri ile uluslararası ticaret müzakerelerini TOBB ve özel sektör kuruluşlarıyla yakın iş birliği içinde sürdürdüğünü belirterek, oda ve borsaların iş dünyasına rehberlik eden güçlü kurumlar haline gelmesinin Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunduğunu kaydetti. BTSO, 60 Bini Aşkın Üyesine Sunduğu Hizmeti Tescilledi TOBB Akreditasyon Kurulu Başkanı Faik Yavuz’un da akreditasyon sisteminin oda ve borsaların kurumsal kapasitesine sağladığı katkılara ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu programın sonunda, belge almaya hak kazanan kurumlara sertifikaları takdim edildi. Toplam 289 oda ve borsanın akreditasyon sürecini tamamladığı sistemde BTSO, en üst seviye olan 7 yıldızlı akreditasyon belgesiyle Bursa iş dünyasına sunduğu hizmetlerin kalitesini bir kez daha ulusal ölçekte tescillemiş oldu. BTSO’nun elde ettiği 7 yıldızlı akreditasyon; üyelerini merkeze alan hizmet yaklaşımının, kurumsal gelişim çalışmalarının, yenilikçi projelerinin ve sürdürülebilir dönüşüm vizyonunun önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.

BTSO TAM, tahkim alanında etkinliğini artırıyor Haber

BTSO TAM, tahkim alanında etkinliğini artırıyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye'de oda ve borsalar arasında kurulan ilk tahkim ve arabuluculuk merkezi olma özelliğini taşıyan BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi (BTSOTAM), tahkim alanında daha etkin ve iş dünyasının ihtiyaçlarına daha güçlü cevap verecek yeni bir yapılanmayla faaliyetlerini sürdürecek. BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, önceki dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk ile yargı camiası temsilcileri katıldı. Toplantıda, merkezin tahkim alanındaki kurumsal kapasitesinin artırılması ile iş dünyasına daha hızlı, güvenilir ve etkin uyuşmazlık çözüm hizmeti sunacak yeni uygulamalar ele alındı. “İş Dünyamızın İhtiyaçlarına Daha Güçlü Destek Vereceğiz” Türkiye’de odalar ve borsalar arasında ilk kez 2015 yılında BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’ni kurduklarını söyleyen Başkan Burkay, “Bu merkez sayesinde üyelerimiz, ihtilaflarını mahkeme süreçlerine göre çok daha kısa sürede, daha yapıcı ve daha uzlaşmacı bir yaklaşımla çözüme kavuşturma imkânı buldu. Bugün ise bu birikimi yeni bir aşamaya taşıyoruz. BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’mizin tahkim boyutunu daha işlevsel ve iş dünyamızın ihtiyaçlarına daha güçlü cevap verecek bir yapıya kavuşturuyoruz. Bizim medeniyetimizde ticaret, ahlakla; kazanç, sorumlulukla; rekabet ise hakkaniyetle birlikte düşünülmüştür. Bu anlayışın en güzel örneklerinden biri ahilik teşkilatıdır. Ahilikte hakem heyetleri, ticari uyuşmazlıkları mahkemeye taşımadan, mesleğin piri ve dürüstlüğüyle temayüz etmiş ustalar eliyle, rızaya dayalı olarak çözerdi. Zaman akıp lonca teşkilatına evrildiğinde de bu gelenek bozulmadı. Loncalardaki "Yiğitbaşı" ve "İhtiyar Heyetleri", uyuşmazlıklarda birer hakem gibi rol oynayarak ticaretin durmaksızın, güvenle akmasını sağladı. Osmanlı döneminde ise bu yapı hukuki bir zemine oturtularak Mecelle ile taçlandırıldı. İşte Tahkim Merkezimiz, ahilikten loncalara, Mecelle'den günümüz modern hukukuna uzanan bu muazzam zincirin en son ve en parlak halkasıdır. Yani bugün dünyada modern bir konsept gibi sunulan tahkim, aslında bizim yabancısı olduğumuz bir şey değil bizim öz malımız, bizim ahilik geleneğimizdir.” dedi. “Bursa İş Dünyası İçin Güçlü ve Etkin Bir Merkez Oluşturmayı Hedefliyoruz” Başkan Burkay, BTSO TAM bünyesinde oluşturulan yeni yapılanmayla üyelerin uyuşmazlıklarını daha hızlı, uzman odaklı ve ticari itibarı koruyan bir zeminde çözüme kavuşturmayı hedeflediklerini söyledi. Tahkimin ticaretin hızına uygun, sektör dinamiklerini bilen uzmanlar eliyle çözülmesini sağladığını belirten Burkay, “Tahkim aynı zamanda ticari sırların, şirket itibarının ve iş ilişkilerinin korunması bakımından da büyük önem taşıyor. Bursa gibi üretim, ihracat ve sanayi gücü yüksek bir şehirde uyuşmazlıkların etkin şekilde çözüme kavuşması ekonomik hayatın sürekliliği açısından kritik öneme sahip. Hedefimiz, işletmelerimizin enerjisini ihtilaflarla tüketmek yerine üretime, yatırıma, ihracata ve istihdama yönlendirmektir. Bu doğrultuda iş dünyamızın ticari sözleşmelerine BTSOTAM tahkim şartını eklemesini önemsiyoruz. Böylece şirketlerimiz daha hızlı, öngörülebilir ve kurumsal bir çözüm mekanizmasına kavuşacak, uzun yargı süreçlerinin oluşturduğu zaman kaybı ve maliyetlerden korunacaktır. BTSO olarak gelenekten aldığımız uzlaşma kültürünü modern tahkim sistemiyle buluşturarak Bursa iş dünyası için güçlü ve etkin bir merkez oluşturmayı amaçlıyor, bakanlıklarımızla birlikte Bursa Business School'da tahkim çalıştayları ile merkezimizde eğitim ve akreditasyon programları düzenlemeyi planlıyoruz.” dedi. “Hızlı, Şeffaf ve Çözüm Odaklı” Tahkim ve arabuluculuk sistemine bakışının zaman içinde büyük bir dönüşüm geçirdiğini söyleyen önceki dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, “Bir dönem bu uygulamalara karşı çıkanlardan biriydim. Ancak sürecin içinde yer aldıktan ve uygulamadaki katkılarını yakından gördükten sonra özellikle ticari uyuşmazlıkların hızlı, etkin ve sosyal barışı koruyan bir anlayışla çözülmesi açısından tahkim ve arabuluculuğun vazgeçilmez olduğunu gördüm. Bugün hedefimiz, BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’ni iş dünyasının güvenle başvuracağı, hızlı, şeffaf ve çözüm odaklı bir merkez haline getirmek. Bu doğrultuda akredite firma sistemi, güçlü bir Tahkim Divanı, uzman hakem havuzu oluşturuyoruz. Amacımız şirketlerin yıllarca süren yargı süreçleri nedeniyle zaman ve değer kaybetmesini önlemek; özellikle aile şirketleri ve ortaklık yapılarının uzun süren hukuki ihtilaflarla yıpranmasının önüne geçerek şirketlerin sürdürülebilirliğine ve geleceğe kesintisiz devamlılığına katkıda bulunmaktır. Uyuşmazlıkları hızlı biçimde sonuçlandırarak işletmelerin üretime, yatırıma ve büyümeye odaklanmasını sağlamak istiyoruz.” diye konuştu. “Bursa’nın Bu Alanda Örnek Bir Merkez Haline Gelmesini Amaçlıyoruz” Hedeflerinin yalnızca Bursa’daki uyuşmazlıkları çözmek değil aynı zamanda ulusal ve uluslararası ölçekte güven duyulan bir tahkim merkezi oluşturmak olduğunu söyleyen Birkan, “Bugün milyarlarca dolarlık ticari uyuşmazlıkların yurt dışında çözüldüğünü görüyoruz. Güçlü bir kurumsal yapı, nitelikli hakem kadrosu ve güven veren bir sistemle Bursa’nın bu alanda örnek bir merkez haline gelmesini, ülkemizin hukuki birikimine ve ticaret hayatına önemli katkılar sunmasını amaçlıyoruz. Bizim için tahkim ve arabuluculuğun en önemli çıktısı yalnızca uyuşmazlıkları çözmek değildir. Asıl hedefimiz, tarafların ilişkilerini koruyarak uzlaşma kültürünü güçlendirmek, uzun ve yıpratıcı dava süreçleri yerine hızlı, adil ve kalıcı çözümler üreterek hem iş dünyasına hem de toplumsal barışa katkı sağlamaktır.” dedi. “Yatırımcının Güveni Artacak” Bursa Valisi Erol Ayyıldız, tahkim ve alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının, hukuk sistemi için yeni kavramlar olmadığını söyledi. Birçok düzenlemenin temelinde bu anlayışın izlerinin görüldüğünü söyleyen Vali Ayyıldız, “Önemli olan bu birikimi günümüzün ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirerek ticari hayatın beklentilerine cevap verebilen bir yapıya dönüştürmek. Özellikle yatırım ortamının güçlenmesi için uyuşmazlıkların hızlı, öngörülebilir ve güven veren süreçlerle çözülebilmesi büyük önem taşımaktadır. İş dünyası yalnızca adil kararlar değil aynı zamanda ticari hayatın dinamiklerini anlayan ve zaman kaybını en aza indiren bir hukuk sistemi bekliyor. Tahkim ve arabuluculuk mekanizmalarının bu anlayışla güçlendirilmesi, hem yatırımcı güvenini artıracak hem de ticari faaliyetlerin kesintiye uğramadan sürdürülmesine katkı sağlayacak. Bu yaklaşımın, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar açısından ülkemizin rekabet gücünü destekleyen önemli bir unsur olacağına inanıyorum.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.