Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Akademisyenler

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Akademisyenler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akademisyenler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da eğitimde dönüşüm atölyeleri başladı Haber

Bursa’da eğitimde dönüşüm atölyeleri başladı

Öğretmenlerin uygulama becerilerini güçlendirmeyi hedefleyen program; MEB Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Yelkenci, Temel Eğitim Genel Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Programlar ve Öğretim Materyalleri Daire Başkanı Dr. Mustafa Kandırmaz, İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, akademisyenler ve çok sayıda eğitimcinin katılımıyla yapıldı. Tanıtım programında, ilkokuldan liseye kadar birçok branşta hazırlanan 15 farklı atölye çalışmasının startı verildi. "EĞİTİMDE SÜREKLİ BİR İNŞA SÜRECİNDEYİZ" Programda konuşan Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Yelkenci, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sürekli bir inşa süreci olduğunu belirtti. Yelkenci, öğretmenlerin sahadaki deneyimlerini not etmelerinin önemine değinerek, "Öğretmenimiz eğitimle veya yöntemle ilgili bir şey keşfettiği anda bunu platforma iletebilir. Bu yolla doğal bir süreçte milli pedagoji zemini oluşabilir, geleceğe böyle bir miras bırakabiliriz" dedi. Programın beceri örgüsü temelli yapısına dikkat çeken Yelkenci, yapay zeka tartışmalarına da değinerek, "Matematik dersinde algoritmik düşünme ve veri analizi becerilerini geliştiren bir çocuk, aslında farkında olmadan yapay zekanın hücrelerine kadar işlendiği bir eğitim alıyor. Bizim modelimizde didaktik yaklaşımlar değil, çocuğun kendi kendini inşa ettiği bir süreç var. Öğretmen ise burada baskı kurmayan bir 'mücerred kılavuz' rolündedir." dedi. "EĞİTİMDE DÖNÜŞÜM SAHAYA YANSIYOR" Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, kürsüdeki konuşmasında projenin sadece bir program değişikliği olmadığını, yöntem ve uygulamaların birlikte geliştiği bir bakış açısı dönüşümü olduğunu vurguladı. Çokgezer, "Akademisyenlerimiz ve eğitimcilerimizin rehberliğinde yürütülecek bu atölyelerin, öğretmenlerimizin sınıf içi uygulamalarına somut katkılar sunacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Tanıtım programı kapsamında düzenlenen ilk oturumlarda, alanında uzman akademisyenler öğretmenlerle bir araya geldi. Programda; Prof. Dr. İlker Cırık (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi), Prof. Dr. Esma Genç (Marmara Üniversitesi), Prof. Dr. Adnan Taşgın (Atatürk Üniversitesi), Prof. Dr. Serap Erdoğan (Anadolu Üniversitesi), uygulamalı içeriklerle sürece destek verdi. Tanıtım konuşmaları sonrasında protokol üyeleri, farklı üniversitelerden gelen uzman akademisyenlerin yönetimindeki atölyeleri ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Program, katılımcılarla gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimiyle sona ererken; öğretmenlerin mesleki gelişimlerine odaklanan eğitim ve uygulama atölyeleri belirlenen takvim doğrultusunda devam edecek.

“Bursa’nın Yedi Yüzü” Sempozyumu Bursa tarihine ışık tuttu Haber

“Bursa’nın Yedi Yüzü” Sempozyumu Bursa tarihine ışık tuttu

Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirasa sahip çıkan vizyoner yaklaşımıyla bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde tamamlandı. Tarih, kültür ve akademiyi buluşturan sempozyum, Bursa’nın köklü geçmişine ışık tutan önemli bir bilimsel platform olarak dikkat çekti. İki gün süren sempozyumda, alanlarında uzman 28 akademisyen; Bursa’nın fethinden günümüze uzanan tarihsel serüvenini çok yönlü bir bakış açısıyla ele aldı. Kentin geçirdiği sosyal, kültürel ve ekonomik dönüşümler; dönüm noktası niteliğindeki gelişmeler ve tarihsel süreçte öne çıkan çarpıcı detaylar, bilimsel veriler ışığında kapsamlı biçimde değerlendirildi. Sempozyum boyunca toplam altı oturum düzenlenirken, her oturumda farklı temalar üzerinden Bursa’nın “yedi yüzü” derinlemesine incelendi. Akademik disiplinlerin çeşitliliği, sempozyuma zenginlik katarken; tarih, sanat, sosyoloji ve şehircilik gibi alanlarda yapılan sunumlar, dinleyicilere kapsamlı bir perspektif sundu. BİLDİRİLER DERLENEREK KİTAP HALİNE GETİRİLECEK Tarih bilincini güçlendiren, akademik dünyayı destekleyen ve kentin kültürel hafızasını diri tutan “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”nun sonunda değerlendirme oturumu gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in başkanlığını yaptığı oturumda Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan, Prof. Dr. Hatice Şahin ve Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim, sempozyuma ilişkin geniş kapsamlı bilgilendirmelerde bulundu. Sempozyumda sunulan bildirilerin, derlenerek kitap haline getirileceği paylaşılırken, hazırlanacak eser, Bursa’nın tarihine, kültürel zenginliğine ve kent kimliğinin anlaşılmasına önemli katkılar sunacak. “BURSA’NIN BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜNE IŞIK TUTAN PEK ÇOK KONUŞMA DİNLEDİK” Çalışmaları değerlendiren “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu” Düzenleme Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Karaaslan, “Sempozyumun çerçevesinde Bursa’ya davet ettiğimiz ve burada ağırladığımız Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden gelen hocalarımızı dinledik. Bursa’nın fethinden Cumhuriyet’in ilanına kadar olan dönemde Bursa’nın tarihi dönüşümünü ilgilendiren, mimari estetikten dini serüvene, şehirleşme yaşamından hayata ve kuruluşun dinamiklerinden Cumhuriyet’in dinamiklerine uzanan süreç içerisinde büyük dönüşüme ışık tutan pek çok konuşma dinledik. Bursa’nın son derece canlı bir etkinliğini gerçekleştirdik. Bu sempozyumun gerçekleşmesinde desteğini gördüğümüz Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ederiz.” diye konuştu. “SEMPOZYUM MARKA HALİNE GELDİ” Sempozyumun her yıl yapıldığını ve Osmangazi Belediyesi’nin bu etkinliği bir marka haline getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Hatice Şahin, “Tebrik ediyorum ve gurur duyuyorum. Sadece tarih toplantısı olmuyor, araya sanat tarihi, Türk dili, edebiyatı gibi alanlardan bildiriler de yerleştirildi. Aynı gelenek devam etti, bence bu iyi oluyor. Farklı bakış açılarını bize yansıtıyor. Çok güzel, kitaplaşacak çalışmalar var. Bursa ile ilgili çok çalışmalar yapıldığını, bu çalışmaların da daha da artacağını gördük. Bu da bizlere bu toplantıların devam edeceğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı. “SEMPOZYUM AMACINA ULAŞTI” Sempozyumda 28 bildirinin sunulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gürer Gülsevin ise, “Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen akademisyenler bildirilerini sundu. Çok güzel geçti, bildirilerden sonraki tartışmalar da katkılar oldu. Sempozyumun amacına ulaştığını düşünüyorum. Bu toplantının, Bursa’nın fethinin 700. yılına denk gelmesi de bizler için ayrı bir onur oldu.” açıklamalarında bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim de, sempozyumda Bursa’yı konuştuklarını dile getirerek, “Hocalarımız bu işin ehli, yılların birikimini getirdiler, Bursa’nın bilgi altyapısına kattılar. Bu bilgi altyapısına katmak için Osmangazi Belediyesi öncü oldu. Güzel bir misafirperverlik gösterildi, bu anlamda belediyemize teşekkür ediyorum. Hocalarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu bilgi altyapısının zenginliği üzerine, Bursa’nın geleceği üzerine planlama yapanlar da bu bilgileri kullanacağı için Bursa’nın geleceği aydınlık olacak.” değerlendirmesini yaptı.

"Bursa’nın Yedi Yüzü" sempozyumu kentin tarihine ışık tuttu Haber

"Bursa’nın Yedi Yüzü" sempozyumu kentin tarihine ışık tuttu

Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirasa sahip çıkan vizyoner yaklaşımıyla bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu", Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde tamamlandı. Tarih, kültür ve akademiyi buluşturan sempozyum, Bursa’nın köklü geçmişine ışık tutan önemli bir bilimsel platform olarak dikkat çekti. İki gün süren sempozyumda, alanlarında uzman 28 akademisyen; Bursa’nın fethinden günümüze uzanan tarihsel serüvenini çok yönlü bir bakış açısıyla ele aldı. Kentin geçirdiği sosyal, kültürel ve ekonomik dönüşümler; dönüm noktası niteliğindeki gelişmeler ve tarihsel süreçte öne çıkan çarpıcı detaylar, bilimsel veriler ışığında kapsamlı biçimde değerlendirildi. Sempozyum boyunca toplam altı oturum düzenlenirken, her oturumda farklı temalar üzerinden Bursa’nın "yedi yüzü" derinlemesine incelendi. Akademik disiplinlerin çeşitliliği, sempozyuma zenginlik katarken; tarih, sanat, sosyoloji ve şehircilik gibi alanlarda yapılan sunumlar, dinleyicilere kapsamlı bir perspektif sundu. Bildiriler derlenerek kitap haline getirilecek Tarih bilincini güçlendiren, akademik dünyayı destekleyen ve kentin kültürel hafızasını diri tutan "Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu"nun sonunda değerlendirme oturumu gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in başkanlığını yaptığı oturumda Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan, Prof. Dr. Hatice Şahin ve Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim, sempozyuma ilişkin geniş kapsamlı bilgilendirmelerde bulundu. Sempozyumda sunulan bildirilerin, derlenerek kitap haline getirileceği paylaşılırken, hazırlanacak eser, Bursa’nın tarihine, kültürel zenginliğine ve kent kimliğinin anlaşılmasına önemli katkılar sunacak. "Bursa’nın büyük dönüşümüne ışık tutan pek çok konuşma dinledik" Çalışmaları değerlendiren "Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu" Düzenleme Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Karaaslan, "Sempozyumun çerçevesinde Bursa’ya davet ettiğimiz ve burada ağırladığımız Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden gelen hocalarımızı dinledik. Bursa’nın fethinden Cumhuriyet’in ilanına kadar olan dönemde Bursa’nın tarihi dönüşümünü ilgilendiren, mimari estetikten dini serüvene, şehirleşme yaşamından hayata ve kuruluşun dinamiklerinden Cumhuriyet’in dinamiklerine uzanan süreç içerisinde büyük dönüşüme ışık tutan pek çok konuşma dinledik. Bursa’nın son derece canlı bir etkinliğini gerçekleştirdik. Bu sempozyumun gerçekleşmesinde desteğini gördüğümüz Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ederiz." diye konuştu. "Sempozyum marka haline geldi" Sempozyumun her yıl yapıldığını ve Osmangazi Belediyesi’nin bu etkinliği bir marka haline getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Hatice Şahin, "Tebrik ediyorum ve gurur duyuyorum. Sadece tarih toplantısı olmuyor, araya sanat tarihi, Türk dili, edebiyatı gibi alanlardan bildiriler de yerleştirildi. Aynı gelenek devam etti, bence bu iyi oluyor. Farklı bakış açılarını bize yansıtıyor. Çok güzel, kitaplaşacak çalışmalar var. Bursa ile ilgili çok çalışmalar yapıldığını, bu çalışmaların da daha da artacağını gördük. Bu da bizlere bu toplantıların devam edeceğini gösteriyor." ifadelerini kullandı. "Sempozyum amacına ulaştı" Sempozyumda 28 bildirinin sunulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gürer Gülsevin ise, "Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen akademisyenler bildirilerini sundu. Çok güzel geçti, bildirilerden sonraki tartışmalar da katkılar oldu. Sempozyumun amacına ulaştığını düşünüyorum. Bu toplantının, Bursa’nın fethinin 700. yılına denk gelmesi de bizler için ayrı bir onur oldu." açıklamalarında bulundu. "Hocalarımız yılların birikimini Bursa’nın bilgi altyapısına kattı" Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim de, sempozyumda Bursa’yı konuştuklarını dile getirerek, "Hocalarımız bu işin ehli, yılların birikimini getirdiler, Bursa’nın bilgi altyapısına kattılar. Bu bilgi altyapısına katmak için Osmangazi Belediyesi öncü oldu. Güzel bir misafirperverlik gösterildi, bu anlamda belediyemize teşekkür ediyorum. Hocalarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu bilgi altyapısının zenginliği üzerine, Bursa’nın geleceği üzerine planlama yapanlar da bu bilgileri kullanacağı için Bursa’nın geleceği aydınlık olacak." değerlendirmesini yaptı.

BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı Haber

BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından düzenlenen BTÜ Konuşmaları programının konuğu, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Küresel Güçlükler, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Ekosistemi Odaklı Gelişmeler ve Yükseköğretim Sistemimiz" başlıklı konuşmasında Rektör Mandal, dünyada artan jeoekonomik rekabet, iklim krizi ve teknolojik dönüşümün yükseköğretim sistemleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Günümüzde küresel ölçekte hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Prof. Dr. Hasan Mandal, "Küreselleşmeden söz etsek de aslında ülkelerin giderek yerelleşmeye yöneldiği bir döneme tanıklık ediyoruz" dedi. "En büyük küresel riskler çevresel tehditler" Dünya Ekonomik Forumu verilerine değinen Rektör Hasan Mandal, kısa ve uzun vadede en yıkıcı küresel risklerin başında çevresel tehditlerin geldiğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Mandal, "Aşırı hava olayları ve çevre kirliliği başta olmak üzere çevresel riskler; teknolojik, toplumsal ve jeopolitik risklerle birlikte dünyanın en önemli gündemleri arasında yer alıyor. Toplumsal kutuplaşma, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon, devletler arası silahlı çatışmalar, siber güvensizlik ve eşitsizlik de önümüzdeki dönemin önemli risk başlıkları" ifadelerini kullandı. Küresel rekabetin artık yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda jeoekonomik bir boyuta ulaştığını vurgulayan Rektör Mandal, teknoloji alanındaki rekabetin giderek sertleştiğine dikkat çekerek, "Bugün ülkeler teknoloji savaşını bir güç aracı olarak kullanıyor. Bu süreçte insanlık değerlerinin ikinci plana itildiğini de görüyoruz" dedi. "İklim krizi geleceğin en kritik sorunu" İklim değişikliğinin küresel riskler arasında en belirleyici başlıklardan biri olduğunu söyleyen Rektör Mandal, son yıllarda sıcaklık artışının kritik eşiğe yaklaştığını belirtti. Önümüzdeki 10 yıl içinde aşırı hava olayları, biyolojik çeşitlilik kaybı, yer sistemlerinde kritik değişimler, göç hareketleri ve sağlık sorunlarının daha belirgin hale gelebileceğini ifade eden Rektör Mandal, bu risklerin doğru okunmaması halinde dünyada kıtlık ve çatışmaların artabileceğini söyledi. "Karmaşık sorunları tek bir disiplin çözemez" Bu tür küresel sorunların çözümünde üniversitelerin rolünün büyük olduğunu vurgulayan Rektör Hasan Mandal, disiplinlerarası yaklaşımın önemine dikkat çekti. Rektör Mandal, "Küresel risklerin karmaşık yapısı nedeniyle tek bir disiplinin çözüm üretmesi mümkün değil. Eşitsizlik, kuraklık ya da çevre kirliliği gibi sorunlar; teknoloji, toplum ve ekonomi ile iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle çok disiplinli bilim ve teknoloji tabanlı çözümlere ihtiyaç var" dedi. "Üniversiteler toplumla birlikte bilgi üretecek" Yükseköğretim sisteminin de dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Mandal, üniversitelerin rolünün değiştiğini söyledi. Rektör Hasan Mandal, "Üniversitelerin görevi artık yalnızca toplum için bilgi üretmek değil, toplumla birlikte bilgi üretmektir. Bilgiyi ve teknolojiyi toplumla birlikte geliştirme dönemi başlıyor" dedi. Üniversite, sanayi, kamu ve toplumun yenilik ekosisteminin dört temel bileşeni olduğunu belirten Rektör Mandal, bu yapılar arasındaki güçlü iş birliklerinin küresel sorunlara çözüm üretmede kritik rol oynadığını ifade etti. Sektörlerin mezunlardan beklediği yetkinlikler Sektörlerin artık mezunlardan farklı yetkinlikler beklediğini söyleyen Rektör Mandal, geleceğin insan kaynağı için gerekli özellikleri ise şöyle sıraladı; "Disiplinlerarası düşünebilen, dijital yeterliliğe sahip, sürekli öğrenmeye açık, iletişim ve takım çalışmasına yatkın, yenilikçi ve girişimci, küresel perspektife sahip ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek bireyler yetiştirmek zorundayız." Soru-cevap bölümüyle devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal’a plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Arıcılık Bursa’da büyükşehir ile canlandı Haber

Arıcılık Bursa’da büyükşehir ile canlandı

Tarım ve hayvancılık konularında üreticilere birçok destekte bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla ‘Arı Sağlığı ve Arı Ürünleri’ paneli düzenledi. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen panele, bürokratlar, birlik temsilcileri, akademisyenler ve çiftçiler büyük ilgi gösterdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen programa katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, arıcılığın doğanın dengesini koruyan, tarımsal verimliliği destekleyen, kırsal kalkınmaya güç veren çok önemli ekonomik alan olduğunu söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal üretimin güçlenmesini büyük önem verdiğini anlatan Saldız, tarımı, üreticiyi ve yerel ekonomiyi desteklemeye devam edeceklerini ifade etti. Geliştirdikleri projelerle Bursa’da arıcılığı tekrar canlandırdıklarını anlatan Saldız, bugüne kadar yüzlerce üreticiye binlerce kovan teslim ettiklerini, önümüzdeki süreçte de teslim edeceklerini belirtti. Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Umut Buğra Kavas da arıcılık mesleğinin önemine dikkat çekerek düzenlenen programın değerli olduğunu anlattı. Panel bölümünde TKDK İletişim Uzmanı Ferit Ensar Güner ile BEBKA Program Yönetim Birimi Başkanı Talha Göktaş hibe ve destek programları hakkında bilgi verdi. Bursa Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aycan Yiğit Çınar, BAYBİR Denetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Hüsnü Serdar ve Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aslı Özkırım ise arı sağlığı ve arı ürünleri konularında üreticileri bilgilendirdi. Programın sonunda üreticilere 750 adet arı kovanı teslim edildi. Kovan desteğinden duydukları memnuniyeti dile getiren üreticiler, arıcılığın sürdürülebilirliği açısından verilen desteğin çok kıymetli olduğunu belirterek, üretim maliyetlerinin arttığı bir dönemde bu tür katkıların kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Üreticiler, kırsal kalkınmaya yönelik proje ve desteklerinden dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

Bursa’nın fethinin 700. yılında anlamlı sempozyum Haber

Bursa’nın fethinin 700. yılında anlamlı sempozyum

Bursa’nın fethinin 700. yılı dolayısıyla düzenlenen “Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi Sempozyumu”, akademi ve tarih dünyasını bir araya getirdi. Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Yıldırım Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Osmanlı’nın kuruluş süreci ve Bursa’nın fethi farklı yönleriyle değerlendirildi. BURSA’NIN FETHİ BİR GÖNÜL FETHİDİR Sempozyumun açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın yalnızca bir şehir değil, büyük bir medeniyetin doğduğu merkezlerden biri olduğunu vurguladı. Bursa’nın fethinin sadece askeri bir zafer olmadığını belirten Yılmaz, bu fetihin aynı zamanda bir gönül fethi olduğunu ve yeni bir çağın başlangıcı olduğunu söyledi. Bursa’nın Osman Gazi’nin hayali ve Orhan Gazi’nin fethiyle 1326 yılında Osmanlı’nın ilk başkenti olduğunu hatırlatan Başkan Yılmaz, şehrin tarih boyunca ilim, ticaret ve sanatın merkezi haline geldiğini ifade etti. Başkan Yılmaz, "Bu topraklar; antik dönemden Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köklü bir tarihî birikimin üzerinde yükselmiştir. Bursa, Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin de öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastanelerden biri burada açılmış, çini sanatı burada gelişmiş ve şehir vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır. Altı padişahın ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgâhı olan Bursa, aynı zamanda bir ruhun taşıyıcısıdır. Bu ruh; adalettir, merhamettir ve “insanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıdır" diye konuştu. BİZLER ŞEHRİMİZE SAHİP ÇIKMAYI BİR VEFA BORCU OLARAK GÖRÜYORUZ "Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez" diyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Şehrin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez. Medeniyetine sahip çıkanlar istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa’nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref olarak kabul ediyoruz. Bu vesileyle sempozyuma katkı sunan kıymetli akademisyenlerimize, araştırmacılarımıza ve siz değerli misafirlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bu önemli organizasyonda birlikte çalıştığımız Türk Tarih Kurumu’na, Türkiye Bilimler Akademisi’ne, Bursa Uludağ Üniversitesi’ne ve Yıldırım Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne şükranlarımı sunuyorum. Temennimiz; bu sempozyumun fetih ruhunu yeniden idrak etmemize vesile olması ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurmasıdır. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyor, sempozyumumuzun hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bursa sizinle güzel” dedi. BU FETİH YENİ BİR ÇAĞIN BAŞLANGICI OLMUŞTUR Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Cafer Çiftçi ise Bursa’nın fethinin yalnızca bir toprak kazanımı değil, aynı zamanda adalet, hoşgörü ve estetik anlayışının yeşerdiği yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu söyledi. Çiftçi, Bursa’nın kısa sürede farklı coğrafyalardan gelen ilim insanları ve tüccarlarla gelişerek önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline geldiğini belirtti. Konuşmalarda, Bursa’nın tarih boyunca sahip olduğu ticari ve kültürel zenginliğe dikkat çekilerek, şehrin Venedik, Cenova ve Floransa gibi önemli ticaret merkezleriyle kurduğu ilişkilerin altı çizildi. İki gün sürecek sempozyumda alanında uzman akademisyenler, Osmanlı’nın kuruluşu ve Bursa’nın fethine dair yeni bakış açıları sunarken; etkinliğin geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Ercan Özel üniversite öğrencileriyle buluştu Haber

Ercan Özel üniversite öğrencileriyle buluştu

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) İbrahim Orhan Meslek Yüksekokulu Öğrenci Topluluğu ile Sinanpaşa Külliyesi’nin tarihi atmosferinde düzenlenen iftar yemeğinde buluştu. Samimi bir ortamda gerçekleşen programa Okul Müdürü Prof. Dr. Nazmi İzli, Kent Konseyi Başkanı Hakan Erdoğan, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. İftar sonrası öğrencilere hitap eden Başkan Ercan Özel, üniversite öğrencilerine yönelik başlatılan yemek desteğinin bu yıl da sürdüğünü belirtti. Gurbette okumanın zorluklarına değinen Başkan Ercan Özel, “Öğrenci yurtlarında kalan kardeşlerimize Ramazan ayı boyunca iftar yemeklerimizi ulaştırdık. Çok iyi biliyoruz ki gurbette okuyan bir öğrenci için en kıymetli şey, sıcak bir sofranın verdiği samimiyet ve aidiyet duygusudur. Bugün de bu duyguyu hep birlikte paylaşmak istedik” diye konuştu. ‘SİZLER BU ŞEHRİN MİSAFİRİ DEĞİL, PARÇASISINIZ’ Öğrencilerle tek tek tanışan ve sohbet eden Başkan Özel, belediye olarak vizyonlarını şu sözlerle özetledi: “Bizler sizleri bu şehirde geçici birer misafir olarak görmüyoruz. Eğitiminizi tamamlayana kadar her biriniz birer Yenişehirli’siniz. Bu anlayışla, burada geçirdiğiniz zamanı en verimli şekilde değerlendirmeniz için projeler üretiyoruz.” Başkan Özel, konuşmasının devamında öğrencilerin kullanımına sunulan ve planlanmakta olan projeleri detaylandırarak; bünyesinde kütüphane, etüt salonları ve ücretsiz internet hizmeti barındıran MATAY Spor Tesisleri'nin tamamen gençlerin hizmetinde olduğunu, yeni açılan kapalı yüzme havuzunun hafta sonları uygun fiyatla kullanılabileceğini ve belediyeye ait spor salonlarının öğrenci organizasyonlarına ücretsiz tahsis edileceğini belirtti. Ayrıca, bahar aylarında düzenlenecek olan ‘Gençlik Kampı’ ile bisiklet turu etkinliklerinin müjdesini veren Başkan Özel, Şehit Astsubay Ömer Halisdemir Kültür Merkezi’nin kapılarının da gençlerin kendi projelerini ve sanatsal etkinliklerini üretmeleri için sonuna kadar açık olduğunu ifade etti. ÖĞRENCİLERDEN BAŞKAN’A TEŞEKKÜR BUÜ İbrahim Orhan Meslek Yüksek Okulu Öğrenci Topluluğu Başkanı Aleyna Bostan da Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, her zaman yanlarında olduklarını ve hiçbir taleplerini geri çevirmediklerinden dolayı teşekkürlerini sundu. Öğrenci topluluğu olarak yapılacak projelere de destek isteyen Aleyna Bostan, “Yenişehir’de kendimizi birer misafir gibi değil, bu şehrin asıl sahiplerinden biri gibi hissetmemizi sağladığınız için çok teşekkür ederiz. Sadece fiziki imkanlarla değil, samimiyetinizle de her zaman yanımızda oldunuz. Bizler sadece tüketen değil, bu şehre değer katan gençler olmak istiyoruz. Akademik eğitimimizin yanına sosyal sorumluluk projelerini, kültür-sanat etkinliklerini ve doğa dostu faaliyetleri de eklemeyi hedefliyoruz. Bu yolda hazırladığımız yeni projelerde de sizin vizyonunuza ve desteğinize güveniyoruz” dedi.

BTÜ’den sahte seslere karşı 'yapay' hamle... Sahte sesler tespit edilecek Haber

BTÜ’den sahte seslere karşı 'yapay' hamle... Sahte sesler tespit edilecek

Bursa Teknik Üniversitesi akademisyenleri tarafından hazırlanan ve sesli biyometrik sistemlerde güvenli kimlik doğrulamayı konu alan “Saldırıdan Haberdar Konuşmacı Doğrulama İçin Derin Öğrenme ve Öz Denetimli Öğrenme Tabanlı Çözümlerin Geliştirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Projenin yürütücülüğünü, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Hanilçi üstleniyor. Araştırma ekibinde ise Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aykut Büker ile Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Dr. Oğuzhan Kurnaz yer alıyor. Proje kapsamında iki doktora öğrencisine de burs veriliyor. Bu öğrenciler, sesli kimlik doğrulama ve sahte ses tespiti üzerine çalışmalar yaparak hem bilimsel araştırmalara katkı sağlayacak hem de bu alanda uzman araştırmacıların yetişmesine destek olacak. Proje, bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetlerde kullanılan sesle kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmayı hedefliyor. Günümüzde yapay zekâ ile üretilen sahte sesler veya kayıtların yeniden oynatılması gibi yöntemlerle bu sistemlerin kandırılabilmesi önemli bir güvenlik riski oluşturuyor. BTÜ’lü akademisyenler, bu tür saldırılara karşı daha dayanıklı sistemler geliştirmek için çalışma yürütecek. “SAHTE SESLERİ TESPİT EDECEĞİZ Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Cemal Hanilçi, “Çalışmamızda bir kişinin sesinin gerçekten o kişiye ait olup olmadığını belirleyen otomatik konuşmacı doğrulama sistemleri ile sahte sesleri tespit eden güvenlik mekanizmaları birlikte ele alacağız. Bu kapsamda yapay zekâ ve makine öğrenmesi tekniklerini kullanarak sesli kimlik doğrulama sistemlerinin sahte seslere karşı daha güçlü hale getirmeyi amaçlıyoruz. Çalışmanın sonunda elde edeceğimiz sonuçların, kamu kurumları ve özel sektörde kullanılan sesli kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmasını bekliyoruz. Böylece dijital ortamlarda kimlik doğrulama süreçlerinin daha güvenli hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi. REKTÖR ÇAĞLAR: ÇÖZÜM ÜRETEN ARAŞTIRMALARI DESTEKLİYORUZ BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise dijital güvenliğin günümüzde stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin hızla geliştiği bir dönemde, dijital kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliği her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Üniversitemiz akademisyenlerinin yürüttüğü bu çalışma, yalnızca bilimsel literatüre katkı sunmakla kalmayacak, aynı zamanda bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetler gibi birçok alanda kullanılan sistemlerin daha güvenli hale gelmesine de yardımcı olacaktır. BTÜ olarak toplumsal ihtiyaçlara çözüm üreten, teknoloji odaklı ve yenilikçi araştırmaları desteklemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

İnegöl Belediyesi'nden fakülte bahçesinde iftar bereketi Haber

İnegöl Belediyesi'nden fakülte bahçesinde iftar bereketi

İnegöl Belediyesi ile Uludağ Üniversitesi İnegöl İşletme Fakültesi iş birliğinde öğrenciler için iftar programı düzenlendi. Fakülte bahçesinde gerçekleştirilen ve geleneksel hale getirilmesi hedeflenen organizasyona yaklaşık 500 öğrenci katıldı. Ramazan ayının manevi atmosferinde bir araya gelen öğrenciler, aynı sofrayı paylaşarak birlik ve beraberlik duygusunu yaşadı. İftar programına İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl İşletme Fakültesi Dekanı Orhan Bozkurt, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Başkan Alper Taban ve Dekan Orhan Bozkurt, iftar öncesi öğrencilere yemek ikramlarını gerçekleştirirken tek tek hepsinin ramazan ayını da kutladılar. BİRLİK BERABERLİK VURGUSU İftarın ardından kürsüye gelerek öğrencilere hitaben bir konuşma yapan Belediye Başkanı Alper Taban, Ramazan ayının dayanışma, paylaşma ve kardeşlik iklimine dikkat çekti. Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Taban, “Serin havada sizlerin sıcak karşılaması içimizi ısıttı. Ramazan ayınızı tebrik ediyorum. Cenabı Allah ibadetlerimizi kabul etsin. Bu organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen kıymetli hocalarımıza teşekkür ediyorum. Bu akşam bizlerle beraber olan öğrenci kardeşlerime de teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberlik için düzenlenmiş bir organizasyon. Bir olmamız, birlikte olmamız ve güçlü olmamız gerektiğine inanıyorum. İlimle meşgul olmamız gerektiğini düşünüyorum. Her birinize başarılar diliyorum” dedi. İnegöl İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Bozkurt da organizasyona katkı sağlayan herkese teşekkür ederek, “Sebep olanların, kaynak sağlayanların hepsinden Allah razı olsun” diye konuştu. İftar organizasyonuna öncülük eden İnegöl İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak ise iftar programını geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini belirterek, “İftar programımızı geleneksel hale getirmeye çalışıyoruz. Bugün 500 dolayında öğrencimiz var. İnşallah gelecek yıllarda bin oluruz, daha fazla oluruz. Daha bereketli oluruz. Katılan herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. İftar programı, öğrencilerin bir araya gelerek Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhunu birlikte yaşadığı samimi bir atmosferde tamamlandı. Program sonunda öğrenciler ve katılımcılar organizasyonun gelecek yıllarda daha geniş katılımla devam etmesi temennisinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.