Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Akademisyenler

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Akademisyenler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akademisyenler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTÜ’de “Gazze’de Üniversite Olmak” etkinliği Haber

BTÜ’de “Gazze’de Üniversite Olmak” etkinliği

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında üniversitelerde düzenlenen “Gazze’de Üniversite Olmak” temalı Bilim Kafe etkinlikleri çerçevesinde, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından “Yükseköğretimin Gazze’deki Durumu” başlıklı program gerçekleştirildi. BTÜ Bilim İletişimi Ofisi tarafından, Dış İlişkiler Ofisi koordinasyonunda düzenlenen etkinlikte, Filistin ve Gazze’de yaşanan insani dramın üniversiteler ile eğitim hayatı üzerindeki etkileri ele alındı. Program, Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Etkinliğe BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da katıldı. Programın moderatörlüğünü BTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Burak Çakırca üstlendi. Dr. Burak Çakırca, “Gazze’deki Üniversiteler: Savaş Öncesi ve Savaş Sonrası” başlıklı konuşmasında, savaş öncesinde Gazze’de yaklaşık 89 bin öğrencinin üniversite ve kolejlerde eğitim gördüğünü belirtti. Çakırca, savaş sürecinde 63’ten fazla üniversite binası ve kampüsün tamamen ya da kısmen yıkıldığını aktardı. Çakırca’nın verdiği bilgilere göre, Filistin Üniversitesi yüzde 100, El-Aksa Üniversitesi yüzde 90, İsra ve Gazze üniversiteleri ise yüzde 50 oranında yıkıma uğradı. BİNLERCE ÖĞRENCİ VE AKADEMİSYEN HAYATINI KAYBETTİ Savaşın yükseköğretim camiası üzerindeki yıkıcı etkilerine de değinen Çakırca, yaklaşık bin 271 üniversite öğrencisinin ve 226’dan fazla akademik ile idari personelin yaşamını yitirdiğini, binlercesinin de yaralandığını söyledi. Eğitimin, elektronik platformlar, çadırlar ve yerel onarım girişimleriyle ayakta tutulmaya çalışıldığını ifade eden Çakırca, Gazze’de yükseköğretimin olağanüstü koşullar altında sürdürüldüğünü vurguladı. FİLİSTİNLİ AKADEMİSYENLER YAŞADIKLARI ZORLUKLARI ANLATTI Etkinliğe Filistin’den çevrimiçi bağlanan Al-Aqsa Üniversitesi akademisyenleri Prof. Dr. Khaled Sosy, Dr. Zaher J. Haddad, Dr. Basam Abo Hashesh ve öğretim görevlisi Ismail A. Abu Hein, Gazze’deki son durumu aktardı. Akademisyenler, Türk halkına dayanışmaları için teşekkür ederek, soykırım nedeniyle Gazze’de eğitimin tüm kademelerde durma noktasına geldiğini söyledi. Savaş öncesinde Gazze’de yedi üniversite bulunduğunu belirten akademisyenler, bu kurumların büyük ölçüde yıkıldığını, derslerin ise açık alanlarda ve çadırlarda sürdürülmeye çalışıldığını ifade etti. Filistinli akademisyenler, öğrencilerin derslere ulaşmak için uzun mesafeler yürüdüğünü, ayakkabı gibi temel ihtiyaçlara bile erişimde büyük sıkıntılar yaşadığını anlattı. Tez çalışmalarının çadırlarda sürdürüldüğünü, bombardıman nedeniyle farklı bölgelerde bulunan öğrencilerin tüm zorluklara rağmen eğitimlerine devam etmeye çalıştığını da belirttiler. BOYKOT VE DESTEK ÇAĞRISI Programa Bursa’da yaşayan Filistinli sosyolog Dr. Mariam Menawi de katıldı. Menawi, Filistin’deki yaşam koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak bölgede yaşanan insani sorunları anlattı. Ayrıca boykotun sürdürülmesi ve Filistin’e destek çağrısında bulundu. Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumu ile üniversitelerin maruz kaldığı yıkımın ele alındığı program, soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

MUDANYA’DA KİTAPLAR, FİKİRLER VE FARKLILIKLAR BULUŞUYOR Haber

MUDANYA’DA KİTAPLAR, FİKİRLER VE FARKLILIKLAR BULUŞUYOR

Türkiye’nin önde gelen yayınevleri ile yazar, gazeteci ve akademisyenler, 9-13 Eylül tarihlerinde “Tahammül: Birlikte Yaşamak” temasıyla düzenlenen Mudanya 8. Kitap Fuarı’nda buluşacak. Beş gün sürecek fuarda kitap satış stantlarının yanı sıra söyleşiler, konserler, imza günleri ve atölyeler yer alacak. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Tahammül duygusunu kitapların birleştirici gücüyle büyüteceğiz” dedi. Mudanya Belediyesi tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen Kitap Fuarı, Türkiye’nin önde gelen yayınevleri ile yazar, gazeteci, akademisyen ve sanatçıları okurlarla buluşturacak. Edebiyattan felsefeye, gazetecilikten sosyolojiye farklı alanların ele alınacağı fuar, beş gün boyunca kitap satışlarının yanı sıra kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Fuar, 9 Eylül Çarşamba günü saat 14.00’te yayınevi stantlarının açılmasıyla başlayacak. Açılış töreni ise saat 18.00’de Mütareke Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Mütareke Meydanı ve İsmet İnönü Parkı’na yayılan programda söyleşiler, imza günleri, atölyeler, konserler ve stand-up gösterileri yer alacak. Beş gün sürecek programa tüm kitapseverleri davet eden Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Tahammül: Birlikte Yaşamak” temasının farklılıkları anlamaya, ortak yaşam kültürünü güçlendirmeye ve birlikte düşünmeye yönelik bir çağrı taşıdığını belirtti. Kitap Fuarı’nın edebiyat, sanat ve toplumsal meselelerin konuşulacağı bir düşünce platformu olacağını ifade eden Dalgıç, şunları söyledi: “Mudanya 8. Kitap Fuarı; çocuklardan gençlere, akademisyenlerden gazetecilere, yazarlardan sanatçılara kadar toplumun farklı kesimlerini bir araya getirecek. Farklılıklarımızla bir arada yaşamanın ve birbirimizi anlamanın temeli olan tahammül duygusunu kitapların birleştirici gücüyle büyüteceğiz.” KİTAPLAR VE YAZARLAR MUDANYA’DA BULUŞACAK Fuar kapsamında 30’u aşkın yayınevi ile 40’tan fazla yazar, akademisyen, gazeteci, siyasetçi ve sanatçı kitapseverlerle buluşacak. Sinan Meydan, Şükrü Erbaş, Fikri Sağlar, Dr. Naim Babüroğlu, Nedim Gürsel, Şafak Baba Pala, Prof. Dr. Mustafa Şahin, Prof. Dr. Derya Şahin, Prof. Dr. Selçuk Kırlı, Yavuz Oğhan ve Pınar Demirkaya gibi birçok isim fuarın konukları arasında yer alacak. Mütareke Meydanı, söyleşilerin yanı sıra konser ve stand-up gösterilerine de sahne olacak. Komedyen Doğan Tunçel, 10 Eylül saat 20.00’de izleyici karşısına çıkacak. Fuar, caz sanatçısı Dilek Sert Erdoğan’ın vereceği kapanış konseriyle sona erecek. TAHAMMÜL BEŞ GÜNÜN ORTAK KONUSU “Tahammül: Birlikte Yaşamak” teması, fuar boyunca farklı başlıklar ve etkinliklerle ele alınacak. Program, 9 Eylül’de “Birbirimize Tahammül” başlığı altında farklı fikirleri konuşabilme ve dinleyebilme konusuyla başlayacak. İkinci gün “Mizaha Tahammül”, üçüncü günde ise edebiyatın tahammül duygusuna etkisi konuşulacak. Fuarın dördüncü gününde gençlerin özgürlük ve söz hakkına ilişkin görüşleri Gençlik Forumu’nda ele alınacak. Program, 13 Eylül’de “Birlikte Yaşamak” başlığı altında düzenlenecek “Bedene Tahammül” söyleşisi ve “Birlikte Yaşamanın Yeni Dili” söyleşileriyle tamamlanacak. Böylece tahammül kavramı; farklı fikirlerden mizaha, edebiyattan gençlerin söz hakkına ve beden algısına kadar çeşitli yönleriyle tartışmaya açılacak. Tema, söyleşi ve panellerin yanı sıra fuar alanındaki katılımcı etkinliklerine de yansıyacak. Ziyaretçiler, kurulacak Tahammül Duvarı’na düşüncelerini yazarak ortak bir hafıza oluşturacak. Kitap bağış kumbarasında toplanacak kitaplar dayanışmayı büyütürken çocuk atölyeleri ile gençlik, eşitlik ve engellilik alanındaki forumlar, birlikte yaşama konusunun farklı kesimlerin katılımıyla ele alınmasını sağlayacak.

Gastronomi dünyasının önemli isimleri İnegöl'de buluşacak Haber

Gastronomi dünyasının önemli isimleri İnegöl'de buluşacak

İnegöl Belediyesi’nin 4-5-6 Eylül tarihlerinde düzenleyeceği İnegöl Gastronomi Festivali için geri sayım sürüyor. Festivalde; gastronomi dünyasının önemli isimleri, akademisyenler, şefler ve sanatçılar İnegöllülerle buluşacak. Üç gün boyunca Gastro Sahne’de birbirinden özel söyleşi, panel ve programlar gerçekleştirilecek. İnegöl Belediyesi tarafından şehrin köklü mutfak kültürünü, yöresel ürünlerini ve gastronomi değerlerini Türkiye’ye tanıtmak amacıyla ilk kez düzenlenen İnegöl Gastronomi Festivali, 4 Eylül Cuma günü kapılarını açıyor. İnegöl’ün lezzetlerini, üreticilerini, ustalarını ve gastronomi alanındaki değerlerini aynı çatı altında buluşturacak festivalde; ziyaretçiler 3 gün boyunca hem İnegöl mutfağının geleneksel tatlarını keşfedecek hem de gastronomi dünyasının önemli isimleriyle bir araya gelme fırsatı bulacak. Festivalin dikkat çeken duraklarından biri olacak Gastro Sahne; 4, 5 ve 6 Eylül tarihlerinde birbirinden değerli konukları ağırlayacak. Programlarda Gastro Sahne Moderatörlüğünü Dr. Esat Özata üstlenecek. Festivalin ilk günü olan 4 Eylül Cuma, Gastro Sahne’de saat 17.30’da Diyetisyen İpek Bitigen ve Öğretim Görevlisi Burakhan Polat, "Hem Sağlık Hem Pratik Hem de Yöresel" başlıklı programla ziyaretçilerle buluşacak. Saat 19.30’da Öğretim Görevlisi Fatih Yıldırım, "İnegöl Mutfağının Dünü, Bugünü ve Yarının Lezzetleri" programıyla İnegöl mutfağının geçmişten geleceğe uzanan hikâyesini ele alacak. Günün son programında ise saat 20.30’da Doç. Dr. Osman Çavuş, "Geleneksellikten Günümüze Tabaklar" başlıklı içeriğiyle Gastro Sahne’de olacak. 5 Eylül Cumartesi günü Gastro Sahne’de gastronomi dolu bir program İnegöllüleri bekliyor. Saat 15.00’te Ercan Egi, "Geleneksel Tatlılara Modern Dokunuşlar" programıyla geleneksel tatlara farklı bir bakış sunacak. Saat 16.00’da Öğretim Görevlisi Ahmet Özbek, "Geleneksel Ekmek Çeşitleri" başlıklı programıyla ekmek kültürünün farklı yönlerini anlatacak. Saat 18.45’te ise sevilen sanatçı Aslı Hünel, İnegöllülerle buluşacak. Günün önemli programlarından biri ise saat 19.45’te gerçekleştirilecek panel olacak. Prof. Dr. Saadet Pınar Temizkan, Prof. Dr. Murat Doğdubay, Prof. Dr. Rahman Temizkan ve Doç. Dr. Yüksel Okşak, gastronominin farklı boyutlarının ele alınacağı panelde Gastro Sahne’nin konuğu olacak. Festival kapsamında 5 Eylül Cumartesi 21.00’da Retrobüs konseri yine heykel meydanında Gastro Sahnede gerçekleştirilecek. Festivalin son günü olan 6 Eylül Pazar günü de Gastro Sahne önemli isimleri ağırlamaya devam edecek. Saat 15.00’te Prof. Dr. Oğuz Özyaral, "Mutfak ve Sağlık" programıyla gastronomi ile sağlığın kesiştiği noktaları ele alacak. Saat 17.00’de Maria Ekmekçioğlu, "İki Yakanın Mutfak Mirası" programıyla mutfak kültürlerinin buluşma noktalarını İnegöllülerle paylaşacak. Saat 18.00’de ise Türk mutfağının sevilen isimlerinden Sahrap Soysal, "Asırlık İnegöl Lezzetleri" programıyla İnegöl’ün geçmişten bugüne taşınan lezzetlerini konuşacak. İnegöl Gastronomi Festivali, yalnızca Gastro Sahne programlarıyla değil; Yeşil Gastronomi Pazarı, Yerel Lezzetler Çarşısı, Sokak Lezzetleri ve yemek alanlarıyla da ziyaretçilere dolu dolu bir gastronomi deneyimi sunacak. Festival alanında yaklaşık 100 çadır ve stant yer alacak. İnegöl’ün üreticileri, esnafı, ustaları, kadın üreticileri ve gençleriyle birlikte şehrin gastronomi hikâyesinin anlatılacağı festivalde, yöresel ürünler ve İnegöl’ün coğrafi işaretli değerleri de ziyaretçilerle buluşacak.

Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle buluşmaya devam ediyor Haber

Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle buluşmaya devam ediyor

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ar-Ge Koordinatörlüğü tarafından akademisyenlerin bilimsel başarılarını teşvik etmek ve araştırma üniversitesi vizyonunu güçlendirmek amacıyla düzenlenen "Başarılı Akademisyenlerin Rektörle Buluşması" etkinliğinin 18'incisi gerçekleştirildi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) destekleriyle kahvaltılı olarak düzenlenen programda akademik performans, üniversite kriterleri ve geleceğe yönelik hedefler ele alındı. Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversiteler arasındaki rekabete değinerek BUÜ’nün kararlı adımlarla hak ettiği yere doğru ilerlediğini vurguladı. Akademik verilerdeki istikrarlı gidişatın son derece sevindirici olduğunu belirten Rektör Yılmaz, özverili çalışmalarından dolayı tüm akademisyenlere teşekkür etti. Üniversite bünyesinde akademik atama ve yükseltme kriterlerine yönelik yürütülen yeni taslak çalışmasının son aşamaya geldiğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz; akademisyenlerin hiçbir emeğinin israf edilmemesi ilkesiyle hareket ettiklerini, 30 temel parametreyi esas alan yeni yapıyla teşvik ve puanlama mekanizmasını daha da güçlendireceklerini dile getirdi. Yakında faaliyete geçecek olan Büyük Veri Ofisi aracılığıyla tüm bölüm ve fakültelerin kendi performanslarını ulusal ölçekte mukayese edebileceğini belirten Yılmaz, şeffaf ve gerçek veriler ışığında üniversitenin başarı çıtasını çok daha yukarılara taşıyacaklarını aktardı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ise üniversitenin araştırma performansındaki artış eğilimine dikkat çekerek, bu tür buluşmaların akademik motivasyona doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Q1 nitelikli yayınların yanı sıra özellikle yüzde 1 ve yüzde 10’luk dilimdeki yayın görünürlüğünün artmasının üniversitenin bilimsel kalitesinin üst seviyelere çıktığının açık bir göstergesi olduğunu belirten Prof. Dr. Kırıştıoğlu, yakalanan bu ivmenin önümüzdeki süreçte de devam etmesini temenni etti. Akademik kadronun Araştırma Üniversitesi vizyonuna sunduğu katkıların önemine değinen Kırıştıoğlu, destek programı için 7 Eylül son başvuru tarihini hatırlatarak kalan kısıtlı sürede gösterilecek gayretle kabul edilen proje sayılarını daha da yukarı taşımayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca da 2025 yılının başından itibaren aralıksız sürdürülen etkinliklerin 18'incisinde akademisyenlerle bir arada bulunmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Etkinliğin temel amacının üniversitedeki iş birliklerini geliştirmek, akademisyenler arası tanışıklığı artırmak ve ortaya konulan emekleri görünür kılmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karaca, bu ayki buluşmada 68 adet Q1 yayının yer aldığını aktardı. Yayınların dilimsel dağılımı ve yıl genelindeki performans hakkında sayısal veriler paylaşan Karaca; 68 yayının 33’ünün yüzde 15’lik, 13’ünün yüzde 10’luk ve 3’ünün ise yüzde 1’lik en üst dilimde yer aldığını belirtti. Yıl genelinde Scopus verilerine göre Q1 yayın sayısının 517’ye ulaştığını ve henüz yılın tamamlanmasına süre olmasına rağmen 2025 yılının toplam rakamının (463) üzerine çıkıldığını vurgulayan Karaca, üniversitedeki araştırma kültürünün her geçen gün güçlendiğini dile getirdi. Etkinlik, başarılı akademisyenlere tebrik belgelerinin takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Bursa’da Deprem Hazırlığında Yeni Dönem Haber

Bursa’da Deprem Hazırlığında Yeni Dönem

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Ortak Koordinasyon Toplantısı, Bursa’nın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla yürütülen Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’nin bugüne kadar elde edilen çıktılarının paylaşılmasına sahne oldu. Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile ortak yürütülen proje kapsamında hazırlanan bilimsel çalışmalar, risk analizleri ve geleceğe yönelik yol haritası toplantıya katılan uzmanlar, akademisyenler ve kurum temsilcileriyle paylaşıldı. “Bu Bir Kapanış Değil, Yeni Sürecin Başlangıcı” Toplantının açılış konuşmasını yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, gerçekleştirilen koordinasyon toplantısının projenin son resmi toplantısı olduğunu ancak bunu bir kapanış olarak değerlendirmediklerini söyledi. Projeyle birlikte elde edilen verilerin bundan sonraki süreçte uygulanacak çalışmaların temelini oluşturacağını belirten Biba, asıl önemli sürecin bundan sonra başlayacağını ifade etti. “Depremden Önce Aldığımız Kararlar Hayat Kurtaracak” Depremin ne zaman yaşanacağının bilinmediğini ancak Bursa’nın deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorunda olduğunu vurgulayan Biba, afet yönetiminde en kritik unsurun deprem gerçekleşmeden önce alınan kararlar olduğunu dile getirdi. Deprem riskini azaltmaya yönelik bilimsel çalışmaların önemine dikkat çeken Biba, projenin temel amacının da afet öncesinde doğru planlama yaparak can ve mal kayıplarını en aza indirmek olduğunu söyledi. Bursa İçin Dev Veri Çalışması Yapıldı Proje kapsamında kent genelinde kapsamlı bir veri altyapısı oluşturulduğunu açıklayan Biba, Bursa’daki yaklaşık 536 bin binanın konumu, yapım yılı ve kat sayısı bilgilerinin tek tek eşleştirildiğini belirtti. Yapı envanterinin güncellendiğini ifade eden Biba, gerçekleştirilen binlerce sondaj ve jeofizik çalışmanın dijital ortama aktarıldığını, bu sayede Bursa için yeni ve ayrıntılı bir zemin modelinin oluşturulduğunu söyledi. Bursa İçin 12 Farklı Deprem Senaryosu Hazırlandı Çalışmalar kapsamında Bursa'yı etkileyebilecek 12 farklı deprem senaryosu hazırlandığını aktaran Biba, bu senaryolar doğrultusunda yapı stokunun, altyapı sistemlerinin ve kritik kamu tesislerinin bilimsel yöntemlerle analiz edildiğini ifade etti. Risk analizleri kapsamında şehir genelindeki yollar, köprüler, hastaneler ve diğer kritik yapıların olası deprem senaryolarına göre değerlendirildiğini söyleyen Biba, ayrıca Bursa’daki 17 organize sanayi bölgesinin de çalışma kapsamına dahil edildiğini kaydetti. JICA: "Proje 42 Ay Boyunca Sürdü" JICA Uzman Ekip Lideri Shinichi Fukasawa ise proje süreci hakkında bilgi verdi. Bursa'nın yüksek deprem riski taşıyan şehirlerden biri olduğunu belirten Fukasawa, yaklaşık 42 ay süren proje boyunca kentin afetlere karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Kentsel Dayanıklılık Planı Hazırlandı Çalışmalar sonucunda Bursa için kapsamlı bir Kentsel Dayanıklılık Planı oluşturulduğunu açıklayan Fukasawa, hazırlanan planın Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin çevre düzeni planları ve altyapı yatırımlarıyla entegre şekilde geliştirildiğini ifade etti. Hazırlanan "Bursa Modeli"nin tamamen bilimsel verilere dayandığını belirten Fukasawa, modelin özellikle afet gerçekleşmeden önce alınacak yapısal ve planlama kararlarında önemli bir rehber niteliği taşıdığını söyledi. “Türkiye’deki Belediyelere Örnek Olacak” Projede yalnızca teknik çalışmalar yürütülmediğini, aynı zamanda kapasite geliştirme yaklaşımının da benimsendiğini belirten Fukasawa, Bursa Modeli'nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye'deki diğer belediyelerin de uygulayabileceği örnek bir model ortaya koyduğunu ifade etti. Deprem ve Kentsel Dönüşüm Paneli Düzenlendi Toplantının ardından Prof. Dr. Şerif Barış ile Prof. Dr. Beyhan Bayhan'ın konuşmacı olarak yer aldığı panel gerçekleştirildi. Panelde deprem gerçeği, kentsel dönüşüm uygulamaları, afet risklerinin azaltılması ve dirençli şehirlerin oluşturulmasına yönelik bilimsel yaklaşımlar ele alınırken, Bursa'nın gelecekte izleyeceği yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

Öğrenci Affı TBMM'de Haber

Öğrenci Affı TBMM'de

Teklifin tümü üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, yükseköğretimin bir ülkenin bilim üretme kapasitesini, teknoloji gelişimini, ekonomik rekabet gücünü ve yetişmiş insan kaynağını doğrudan belirleyen stratejik bir alan konumunda bulunduğunu belirterek, bu alanda yapılacak her düzenlemenin Türkiye'nin geleceğini de şekillendirdiğine işaret etti. Düzenlemenin yükseköğretim sistemine yönelik bütüncül bir reform perspektifi ortaya koymaktan uzak olduğunu söyleyen Karaman, "Teklif, sistemin temel sorunlarını ele alan kapsamlı bir dönüşüm yerine, uygulamada ortaya çıkan çeşitli sorunlara parça parça müdahale eden teknik düzenlemelerden oluşmaktadır. Oysa Türkiye'nin bugün ihtiyacı olan şey, birkaç maddelik teknik değişiklikler değil, yükseköğretimin geleceğine ilişkin güçlü bir vizyondur." diye konuştu. Teklifte olumlu hükümler de bulunduğunu dile getiren Karaman, "Akademik etik ihlalleri ile mücadele edilmesi, bazı öğrenci mağduriyetlerinin giderilmesi, bilimsel araştırmaların desteklenmesine yönelik düzenlemeler ve uygulamada yaşanan bazı belirsizliklerin giderilmesi bunlar arasındadır. Ancak bu olumlu düzenlemeler yükseköğretim sisteminin yapısal sorunlarını çözmeye tek başına yetmemektedir." ifadesini kullandı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, teklifle 6 farklı kanunda değişiklik öngörüldüğünü ancak tali komisyonların çalıştırılmadığını dile getirdi. Teklifin 25. maddesiyle üniversitelerde görev yapacak akademisyenler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması getirildiğini anlatan Sunat, "Devlet elbette güvenliğini korumalıdır, buna kimsenin itirazı yok ama mesele güvenlik değildir, mesele bu yetkinin nasıl kullanılacağıdır?" diye konuştu. Sunat, teklifin tamamına bakıldığında hesap verebilirlik, üniversite özerkliği, objektif kriter, kanuni güvence bulunmadığını savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin ihtiyacı ise bunun tam tersidir. Türkiye'nin ihtiyacı özgür üniversiteler, liyakatle yükselen akademisyenler, dünyayla rekabet eden bilim insanları ve üniversiteyi bitirdiğinde bavul hazırlayan değil, laboratuvar kuran gençlerdir. İYİ Parti olarak, bilimin siyasete değil, siyasetin bilime kulak verdiği, liyakatin sadakatin önüne geçtiği, üniversitelerin korkuyla değil, özgürlükle yönetildiği, öğrencilerin umutla, akademisyenlerin güvenle çalıştığı bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz." CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, teklifin ilk hükmüyle öngörülen düzenlemeyi eleştirerek, "Dünyanın her yerinde tıp fakültesinden mezun olan hekimler ve diş hekimliğinden mezun olanlar meslektaştır, artık o aşamadan sonra öğrenci değildir. Yabancı asistanlara diyorsunuz ki '17 bin 905 lirayla hayatınızı idame ettirin.' Ne oluyor? Sizin denetimsiz hastanelerinizde, Sağlık Bakanlığının denetleyemediği hastanelerde bu 17 bin 905 lira maaş vermiş olduğunuz yabancı asistanlar, yabancı öğrenciler hastanelerde maalesef bunu söylemek zorundayım ama korsan nöbet tutuyor." diye konuştu. - "Tarihi bir fırsat eşitliğini tesis etmiştir" MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Türkiye'nin son yıllarda yükseköğretim alanında çok ciddi ve stratejik bir eşiği aştığını ve nicel büyümesini büyük ölçüde tamamladığını vurgulayarak, "Yurdumuzun 81 iline yayılan üniversitelerimiz sadece büyükşehirlerde değil, Anadolu'nun en ücra köşesindeki, Torosların zirvesindeki, Karadeniz'in yaylalarındaki evlatlarımızın da yükseköğretime erişimini kolaylaştırmış, tarihi bir fırsat eşitliğini tesis etmiştir. Artık maddi imkansızlıklar ya da başka sebeplerle büyükşehirlere gidemeyen pırıl pırıl beyinler kendi memleketlerinde evrensel bilgiyle buluşabilmektedirler." değerlendirmesinde bulundu. Teklifin öğrenci affına yönelik düzenlemesine değinen Kılıç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu konudaki ifadelerini anımsattı. Bu konuda üzerlerine düşen sorumluluğu eksiksiz şekilde yerine getireceklerini belirten Kılıç, "Yıl sınırı olmaksızın tam 4 milyon ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencimiz 2026-2027 akademik yılında eğitimlerine, o çok özledikleri kampüslerine, amfilerine ve bilim üreten kütüphanelerine kaldıkları yerden eskisinden daha tecrübeli, hayatın sillesini yemiş ama asla pes etmemiş çelik bir iradeyle, çok daha güçlü bir inançla devam edeceklerdir." dedi. Kılıç, bu düzenlemeden, devletin birliğine karşı suç işleyenlerin, terör örgütleriyle bağlantılı olanların, güvenlik güçlerine yönelik suçlara karışanların, işkence, cinsel saldırı ve çocuk istismarı suçluları ile uyuşturucu ticareti yapanların yararlanamayacağını da belirtti. - "Sonuç üretmeyecek" Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, teklifle akademisyenlerin durumunu iyileştirmek için hiçbir düzenleme yapılmadığını ifade etti. Öğrenci affının, önemli bir beklenti olduğuna işaret eden Özçağdaş, TUS, YDUS ve DUS kazanarak eğitimini yarıda bırakmış olanların da bu haktan yararlandırılması gerektiğini belirtti. Özçağdaş, şöyle konuştu: "Benzer bir şekilde, halen öğrenimine devam eden, ilişiğini kesmemiş öğrencilerin bu kanun teklifinden yararlanmaları için kanun teklifinde açık hüküm gerekir. Bunların, bu kanun teklifi çıkmadan önce düzenlenmesini bekliyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki bu aflar iktidarın yükseköğretimde yarattığı enkaza dönemsel bir pansuman yaratma çabasıdır. Gençlerin okulu terk etmelerinin asıl nedeni akademik yetersizlik değil, derin ekonomik kriz, fahiş kiralar ve barınma sorunudur. Yapısal sorunlar çözülmeden çıkarılan af maalesef kalıcı bir sonuç üretmeyecektir." Şahsı adına söz alan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, akademisyenlerin özlük haklarının iyileştirilmesinin zorunlu bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Öğrenci affıyla ilgili düzenlemeyi olumlu bulduğunu dile getiren Gürer, "Öğrencilerin içinde bulunduğu koşullarda farklı nedenlerle eğitimlerini sürdüremedikleri süreçler oluyor. Ekonomik sorunlar başta olmak üzere fahiş fiyatta kiraların olması, aile içi sorunlar ya da içinde bulundukları psikolojik durumlar öğrencilerin okullardan kopmasına neden oluyor." dedi. Af kapsamı dışında tutulanları anımsatan Gürer, bu kesimin de af kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. - "Geçmiş aflardan yararlanmış ancak eğitimini tamamlayamamış öğrencilerimiz de bu aftan istifade edebilecek" Şahsı adına söz alan teklifin imza sahiplerinden AK Parti Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt, ülkelerin asıl gücünün bilgi üretmekten, teknoloji geliştirmekten, nitelikli insan kaynağı yetiştirmekten ve bu dinamikleri toplumsal ve ekonomik değere dönüştürmekten geçtiğine işaret etti. Kanun teklifinin bu anlayışla hazırlandığını aktaran Uzkurt, "Teklifimiz, öğrencilerimizin eğitim hakkını daha güçlü korumayı, akademisyenlerimizin bilimsel üretimini desteklemeyi, akademik dürüstlüğü daha sağlam güvence altına almayı ve yükseköğretim sistemimizi değişen ihtiyaçlara uygun şekilde güncellemeyi amaçlamaktadır." diye konuştu. Uzkurt, öğrenci affına yönelik düzenlemeye değinerek, "Geçmiş aflardan yararlanmış ancak eğitimini tamamlayamamış öğrencilerimiz de bu aftan istifade edebileceklerdir." ifadesini kullandı. Teklifin tümü üzerinde görüşmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Aranın ardından Komisyon'un yerini almaması üzerine Adan, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.