Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ak Parti

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ak Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ak Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

’Engelsiz Bursa Buluşması’nda gönüller bir oldu Haber

’Engelsiz Bursa Buluşması’nda gönüller bir oldu

Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra Vali Yardımcısı Mustafa Güney, AK Parti Bursa Milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç ve Emel Gözükara Durmaz, MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal, Keles Belediye Başkanı Ali Doğru, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, siyasi partilerin temsilcileri, özel ihtiyaçlı vatandaşlar ve aileleri katıldı. Programda Bursa Büyükşehir Belediyesi Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergiyi gezen Başkan Vekili Şahin Biba, masaları tek tek ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti. "Asıl mesele, gönüllerdeki mesafleri kaldırabilmektedir" Etkinlikte konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, insanı merkeze almayan hizmet anlayışının hiçbir zaman kalıcı olamayacağını söyledi. Özel ihtiyaçlı bireylerin hayatın her alanında yer almasının önemine değinen Başkan Vekili Biba, "Özel ihtiyaçlı bireylerin eğitimden spora, kültürden istihdama kadar her alanda güçlü şekilde var olabildiği bir Bursa hedefliyoruz. Mesele yalnızca fiziksel engelleri kaldırmak değildir. Asıl mesele, gönüllerdeki mesafeleri kaldırabilmektir. Ön yargıları aşabilmektir. Birlikte yaşama kültürünü büyütebilmektir. Bunlar toplumun ortak sorumluluğudur" diye konuştu. "Tüm engeller sevgiyle aşılabilir" Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin her zaman özel ihtiyaçlı vatandaşların yanında olduğunun altını çizen Başkan Vekili Biba, "Hayatlarını büyük bir sevgiyle evlatlarına adayan, sabrın ve merhametin en güzel örneğini gösteren annelerimizin Anneler Günü’nü de kutluyorum. Kadınların emeği, duası ve mücadelesi her türlü takdirin üzerindedir. İyi ki varsınız. Sevginin, birlikteliğin ve kardeşliğin olduğu yerde tüm engeller aşılabilir. Engelliler Haftası’nın toplumda farkındalığın artmasına vesile olmasını diliyorum" dedi. AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç ise, engellerin sevgi, birlik ve beraberlikle aşılabileceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde özel ihtiyaçlı vatandaşların hayatlarını kolaylaştırmak için birçok adım atıldığını anlatan Gözgeç, programın hazırlanmasında emeği geçenlere de teşekkür etti. AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz da eğitimden istihdama, sosyal desteklerden sağlık hizmetlerine kadar birçok alanda düzenlemeler yapıldığını ve özel ihtiyaçlı bireylerin hayatlarına dokunulduğunu dile getirerek Engelsiz Bursa için hep birlikte çalışacaklarını söyledi. MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu ise özel ihtiyaçlı bireylerin her zaman yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini söyledi. Vali Yardımcısı Mustafa Güney, engelli vatandaşların sosyal hayatın, istihdamın, idarenin, kültürel hayatın ve sporun içinde yer almasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Programın sonunda Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba tarafından özel ihtiyaçlı çocuk sahibi olan Münire Alkan’a Anneler Günü dolayısıyla çiçek takdim edildi.

Efkan Ala Birlik Vakfı’nda gençlerle buluştu Haber

Efkan Ala Birlik Vakfı’nda gençlerle buluştu

Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin düzenlediği Cuma Meclisi toplantısının konuğu AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala oldu. Programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Yavuz, Emine Yavuz Gözgeç ve Ahmet Kılıç, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Şahin, Uludağ Üniversitesi Rektörü ve TRT Yönetim Kurulu Başkanı Ferudun Yılmaz, STK temsilcileri, bürokratlar ve üniversite öğrencileri katıldı. Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleşen Cuma Meclisi toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, gençlerin sorularını yanıtladı. Orta Doğu’daki ABD, İsrail ve İran Savaşı’na değinen Efkan Ala, “Amerika, Çin ile bir problem yaşıyor. Venezuela, dünyanın petrol üretim hacminin yüzde 20’sini üretiyor. Bu petrolü Çin’e satıyor. İran’da üretilen petrolün yüzde 90’ı Çin’e satılıyor. Çin’in büyümesini engellemek isteyen ABD, önce Venezuela’yı etkisiz hale getiriyor, ardından İran’a saldırıyor. Dünya petrollerinin yüzde 20’si de Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. ABD’nin asıl hedefi Çin. En büyük arzumuz 3. Dünya Savaşı çıkmamasıdır. Öyle bir sürecin yaşanacağını öngörmüyoruz.” dedi. Zekat ve sadaka müessesinin doğru okunmuş olması halinde büyük ekonomik buhranların ve çatışmaların yaşanmayacağına dikkat çeken AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, “İslam dünyasının sarsılmayan bir dirilmeye ihtiyacı var. Gençler, entellektüel bir başkaldırıya ve dirilişe ihtiyaç var. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in çizgisinde güçlenmeliyiz. İslamiyet döneminde Roma ve Persler olarak iki süper güç vardı. Günümüzde süper güç olarak gelecekte Çin'in süper güç olma yolunda ilerlemesi çok dikkatli değerlendirilmelidir. Bugünlere gelen güçlü uygarlıkların mirasçısı olduğumuzu unutmadan çok çalışmamız gerekiyor. Lütfen çok fazla okuyunuz. Bana okuduklarım çok şey kattı. Kültürleri, uygarlıkları ve kitapları okuyunuz.” ifadelerini kullandı. Gençlerden gelen bir soruyu da yanıtlayan Efkan Ala, “Türkiye, siyasette makas değişimini AK Parti döneminde gerçekleştirdi. Şiddet ile başarı mümkün değildir. Merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ı rahmet ile anıyorum. Milleti sokağa dökmek isteyenlere, kargaşa çıkarmak isteyenlere, Erbakan ve ekibi hassasiyetli bir duruş sergileyerek engel olmuştur. Şiddet bir çözüm yöntemi değildir. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm engeller ortadan kaldırıldı.” diye konuştu. Toplantı sonunda Efkan Ala’ya çini hediye edildi.

Özel: Sandık için sonuna kadar mücade edeceğiz Haber

Özel: Sandık için sonuna kadar mücade edeceğiz

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'deki partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta katıldığı programları, gerçekleştirdiği ziyaretleri anımsatarak, yoğun bir çalışma haftasını geride bıraktıklarını söyledi. CHP Genel Merkezi'nde gerçekleştirdikleri Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantılarında gelecek süreci değerlendirdiklerini anlatan Özel, "Bundan sonrası için bir santim eğilmeden, bir kelime eksik konuşmadan, bir adım geriye atmadan, mücadeleden asla ve asla taviz vermeden, haklılık zeminini koruyarak, milletin elimize verdiği bayrağı tüm saldırılara rağmen bırakmadan, sendeleyip düşsek bile birbirimize tutunup ayağa kalkarak, birbirimize omuz vererek, Türkiye'nin en köklü ve en güçlü ailesi CHP ailesinin tüm fertlerinin birbirine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emaneti Cumhuriyet'e sıkı sıkı sarıldıkları bir mücadeleyi sürdürmeye karar verdik." diye konuştu. "14 YILDIR TAKSİM’DEN KORKANLARA İNAT, 1 MAYIS BAYRAM GİBİ BAYRAM OLACAK VE TAKSİM SERBEST OLACAK” Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014'te 301 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasını anımsatan Özel, facianın üzerinden 12 yıl geçtiğini ancak madencilerin çilesinin bitmediğini dile getirdi. Özel, Doruk Madencilik işçilerinin 9 gündür haklarını aramak için Ankara'da eylem yaptığını, kendisinin de onları ziyaret ettiğini belirterek, "Bu madencinin Soma'da olduğu gibi ölüsünün değeri var da dirisinin neden değeri yok kardeşim? Bir an önce bu sorunu çözün." ifadelerini kullandı. "İktidarın her 100 işçiden 91'ini grev yapma ve sendikalı olma hakkından uzak tuttuğunu" ileri süren Özel, "Size söz veriyoruz, Türkiye işçi sınıfının önünde ant içiyoruz ki CHP gelecek, tüm işçiler sendikal haklarına kavuşacak." sözlerini sarf etti. AK Parti iktidarlarında her iki işçiden birinin asgari ücretli olduğunu söyleyen Özel, bu tutarın, ilk yıl alınması gereken ücret olması ve çalışanın sonraki yıllarda bu ücretten hızla uzaklaşması gerektiğini belirtti. Enflasyon artışıyla çalışanların aylık ve maaşlarının alım gücünde gerileme yaşandığını ifade eden Özel, "Artık ara zam bir zorunluluk haline gelmiştir. Bütçe imkanları vatandaş için zorlanmalı ve mutlaka bu 3 aydaki enflasyonun yarattığı tahribatı giderecek, hem asgari ücret açısından hem de en düşük emekli maaşı ve diğer emekli maaşları açısından mutlaka zam planlanmalıdır." değerlendirmesinde bulundu. "CHP KİRALIK SOSYAL KONUT FİKRİNİ TÜRKİYE'YE GETİREN PARTİDİR" CHP Genel Başkanı Özel, kiralık sosyal konut fikrini Türkiye'de ilk kez dile getiren, tartışan ve parti programına yazan siyasi parti olduklarını söyledi. "Ev Sahibi Türkiye Projesi" kapsamında gerçekleştirilen ilk kura çekim törenine değinen Özel, İzmir'in Çeşme ve Menemen ilçelerinde CHP'li belediyelerce yürütülen sosyal konut projeleri hakkında bilgi verdi. Özel, "Buradan Türkiye'de barınma sorunu çeken herkese söylüyoruz: CHP, kiralık sosyal konut fikrinin geliştiği, sol, sosyal demokrat, sosyalist partilerin tartıştığı ve hayata geçirdiği o fikrin sahibidir. O fikri Türkiye'ye getiren, savunan, planlayan, iktidarında da her 4 sosyal konuttan birini kiralık ve gelire göre kira ödenecek sosyal konut haline getirecek olan partidir. CHP'nin hem sosyal belediyecilikte hem sosyal politikalarda hem de sosyal konut alanında kötü taklitlerinden sakınınız." dedi. “SANDIK İÇİN SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ” “Yaşadığımız her sorunun hiç şüphesiz tek kaynağı, AK Parti’nin kara düzenidir" diyen Özel, "Bu düzeni değiştirmek için, millete bir sandık lazımdır. Bu sandık için sonuna kadar mücadele edeceğiz. O sandıklara milletle birlikte yorulmadan koşacağız. Oy oy, zarf zarf, sandık sandık kazanacağız. Köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir kazanacağız. İnsan insan, umut umut, mücadele mücadele kazanacağız. Doğudan batıya, kuzeyden güneye tutmadık el, gitmedik köy, varmadık hiçbir yer bırakmadan tüm gönüllere gireceğiz, tüm kulaklara konuşacağız, tüm gözlere bakacağız. Biz bu milletin ferasetine ve adaletine güveniyoruz. Onlar iktidarı değiştirecekler. Biz bu ülkenin makus kaderini değiştireceğiz. Bir kez daha. Yürüyeceğiz; dört mevsim yedi bölgeye, yürüyeceğiz günden geceye. Biz Türkiye ittifakıyla, Türkiye’nin bütün demokratlarıyla birlikte kazanacağız" diye konuştu.

“Hastaneler satılıyor” iddialarına resmi yalanlama Haber

“Hastaneler satılıyor” iddialarına resmi yalanlama

Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü, son günlerde bazı medya organları ve sosyal medyada yer alan “hastaneler satılıyor” yönündeki iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Resmi Gazete’de yayımlanan kararın, fiilen kullanılmayan ya da işlevini yitirmiş taşınmazların yeniden değerlendirilmesine yönelik olduğu belirtildi. Listede yer alan ve halen sağlık hizmeti sunan kurumlara ait taşınmazların korunacağı ifade edilirken, bu alanlar içerisindeki yalnızca atıl durumdaki bölümlerin ifraz edilerek değerlendirileceği kaydedildi. Sürecin devam ettiği ve nihai planlamalar kapsamında bazı taşınmazların kısmi kullanımının sürdürülebileceği, bazılarının ise kapsam dışında bırakılabileceği aktarıldı. Açıklamada, “Sağlık hizmeti sunan hiçbir kamu hastanesinin satılması söz konusu değildir” denilerek kamuoyundaki iddialar net bir şekilde yalanlandı. Son 23 yılda sağlık altyapısına yapılan yatırımlara da dikkat çekilen açıklamada, çok sayıda şehir hastanesi, eğitim ve araştırma hastanesi ile devlet hastanesinin hizmete alındığı ve toplamda 151 bin nitelikli yatak kapasitesine ulaşıldığı vurgulandı. Bakanlık, vatandaşların yalnızca resmi açıklamalara itibar etmeleri gerektiğini belirterek, gerçeği yansıtmayan iddialara karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu. MUSTAFA ESGİN: İÇİNDE SAĞLIK KURULUŞU BULUNAN SAĞLIK TESİSİNİN NE ARSASI, NE BİNASI SATILMAZ, SATILAMAZ Öte yandan AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve önceki dönem Bursa Milletvekili Mustafa Esgin de, Bursa’da hastanelerin satılacağı yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasıyla tartışmalara son noktanın konulduğunu söyledi. Esgin, “İçinde sağlık kuruluşu bulunan, fiili olarak çalışan veya yapımı devam eden hiçbir sağlık tesisinin ne arsası ne binası satılmaz, satılamaz” ifadelerini kullandığını belirtti. Esgin, özellikle Mustafakemalpaşa Tepecik bölgesindeki vatandaşların bu konuda müsterih olması gerektiğini vurguladı. Dün gün boyunca muhalefetin söz konusu iddialar üzerinden “dezenformasyon yaptığını” öne süren Esgin, yapılan resmi açıklamalara rağmen tartışmanın siyasi zemine çekildiğini ifade ederek, muhalefetin açıklamalarını “siyasi tükenmişliğin göstergesi” olarak nitelendirdi. Sağlık Bakanlığı’nın konuya ilişkin yaptığı son açıklamaya da yer veren Mustafa Esgin, Resmi Gazete’de yayımlanan taşınmaz listesine dair “hastaneler satılıyor” iddialarının gerçeği yansıtmadığının net biçimde ortaya konduğunu yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.