Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Aidiyet Duygusu

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Aidiyet Duygusu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aidiyet Duygusu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muğlaspor’dan Bursaspor maçı açıklaması Haber

Muğlaspor’dan Bursaspor maçı açıklaması

“Rakibe saygı duyuyoruz ama kazanmak için sahaya çıkacağız” Bursaspor’un hem bütçe, hem kadro zenginliği bakımından Süper lig hedefi olan bir takım olduğunu söyleyen Kıyanç, “Çok zorlu bir periyot. Hafta sonu İstanbul’da, perşembe günü burada, pazartesi günü Manisa’da. Önümüzde üç zorlu bir maç vardı. Bunun ikisi kaldı, birisini bitirdik. Deplasmanda iyi bir mücadele ve üç puan alınması gereken bir maçtan 1 puanla döndük. Muğlaspor sezon başı bir sürü spor yorumcularının, otoritelerin yok saydığı, ligde kalmaz, düşer dediği takım. Bugün bu noktada bu mücadelenin, inanmanın, çalışmanın karşılığı. Muğlaspor için her maça galibiyet parolasıyla çıkmak zorunda. Perşembe günü de böyle bir maç bizi bekliyor. Gerçekçi olmak gerekir. Bursaspor bütçe olarak, kadro olarak tamamen Süper Lig’i hedefleyen, Süper Lig oyuncularından oluşan bir takım. Ona da saygı duyuyoruz” diye konuştu. “Taraftarımızdan tam destek bekliyoruz” Bursaspor karşılaşmasında taraftarın takımına tam destek vermesi gerektiğini ifade eden Başkan Kıyanaç, “Muğlaspor’la beraber bu şehirde çok şey değişiyor. Artık gece maçları oynanıyor. Muğlaspor’da ve bu şehirde bir futbol kültürü oluşmaya başlıyor. Aidiyet duygusu daha çok gelişiyor. İnsanların kendilerine ait hissettiği bir takım Muğlaspor. Taraftarın da maçlarda ciddi desteği var. Bu maçta fazlasıyla o desteği olacağını düşünüyoruz. Bu şehrin ortak değeri için hepimizin bir arada olması gerekiyor. Taraftarla ilgili beklentimiz çok fazla. İnşallah taraftarımızla beraber iyi bir maç çıkaracağız. İyi bir sonuç alacağız. Şehrimize yakışır şekilde mücadele edecek takım” şeklinde konuştu.

Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı: "Şiddetin önlenmesinde aile ve sosyal çevre desteği etkili oluyor" Haber

Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı: "Şiddetin önlenmesinde aile ve sosyal çevre desteği etkili oluyor"

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lise önünde 11 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının ardından ergenlik döneminde şiddete yönelimin nedenleri yeniden gündeme geldi. Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, şiddetin önlenmesinde aile ve sosyal çevreden sağlanan destek ile zamanında sunulan psikososyal müdahalelerin koruyucu rol oynadığını belirtti. Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, ergenlik döneminde görülen şiddetin nedenleri ve önlenmesine ilişkin değerlendirmede bulundu. Ergenlik döneminde kimlik arayışı, bağımsızlaşma, akran kabulü ve sosyal statüye verilen önem artarken, dürtü kontrolü ve davranışların sonuçlarını değerlendirme gibi bilişsel süreçlerin gelişiminin devam ettiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, ancak bu özelliklerin şiddet davranışını kaçınılmaz hale getirmediğini belirterek bireysel, ilişkisel ve toplumsal risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bir çatışmanın ağır bir haksızlık, aşağılanma, reddedilme veya statü kaybı olarak algılanmasının yoğun öfkeye yol açabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, olayın zihinde sürekli yeniden değerlendirilmesi ve intikam düşüncelerinin güçlenmesiyle bazı durumlarda alternatif çözüm yollarının daralabileceğine dikkat çekti. Silaha kolay erişimin ise kriz anlarında sonuçları ağırlaştırabilecek kritik bir risk faktörü olduğunu vurguladı. Zorbalık ve dışlanma dikkate alınmalı Sürekli dışlanma, aşağılanma veya zorbalığa maruz kalmanın bazı gençlerde öfke, değersizlik ve yabancılaşma duygularını artırabileceğini belirten Koçanlı, Türkiye’de yapılan araştırmalarda sürekli öfke, yabancılaşma ve akran zorbalığının şiddet eğilimiyle ilişkili bulunduğunu aktardı. Ancak zorbalığa maruz kalan gençlerin büyük çoğunluğunun şiddete başvurmadığının altını çizen Koçanlı, zorbalığın tek başına doğrudan neden olarak görülmemesi gerektiğini, diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi. Aile ve okul, koruyucu rol oynuyor Aile içi çatışmalar, şiddete tanıklık edilmesi, sert veya tutarsız disiplin, yetersiz ebeveyn denetimi ve sağlıklı iletişim eksikliğinin risk oluşturabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, travmatik deneyimlerin de bazı çocuk ve ergenlerde güven duygusu ile öfke düzenleme becerilerini etkileyebileceğini ifade etti. Bununla birlikte travmatik bir geçmişin gelecekte şiddet davranışı sergileneceği anlamına gelmediğini vurgulayan Koçanlı, aile ve sosyal çevreden sağlanan destek ile zamanında sunulan psikososyal müdahalelerin koruyucu rol oynadığını belirtti. Okul ortamındaki güven duygusu önemli Okul ortamının da kritik bir role sahip olduğunu kaydeden Koçanlı, "Okul, yalnızca örgün eğitimin sunulduğu bir kurum değil, aynı zamanda bireyin aidiyet duygusu kazandığı ve sosyal kimliğinin biçimlendiği temel sosyalleşme alanlarından biridir. Öğrencinin okul ortamında kendini değerli ve güvende hissetmesi, öğretmenleriyle güvene dayalı bir ilişki geliştirmesi ve zorbalık durumlarında destek alabileceğine inanması koruyucu bir etki oluşturmaktadır. Buna karşılık, okuldan ve akran grubundan yabancılaşma, sürekli akran reddi ve sosyal destek mekanizmalarına yönelik güvensizlik veya bu mekanizmalara erişim eksikliği mevcut sorunları daha da şiddetlendirebilir" dedi. Siber zorbalık, psikososyal sorunları şiddetlendirebilir Şiddet içerikli videolar, dijital oyunlar veya sosyal medya kullanımının tek başına şiddet davranışına yol açtığını söylemenin doğru olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, "Ancak siber zorbalık, çevrim içi aşağılama ve tehditler ile şiddet ve intikam içerikleri, mevcut psikososyal sorunları şiddetlendirebilir. Türkiye’de çocuk ve ergenler üzerinde gerçekleştirilen sistematik derleme ve meta-analiz çalışmaları, siber zorbalığın önemli bir psikososyal risk alanı olduğunu ortaya koymaktadır" uyarısında bulundu. Davranış değişiklikleri dikkate alınmalı Bir bireyin gelecekte şiddet eylemlerinde bulunacağını kesin olarak öngören tek bir kişilik özelliği veya davranış kalıbının olmadığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, yalnızlık yaşayan, içe kapanık veya öfkeli bir gencin "potansiyel saldırgan" olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Gencin hangi desteğe ihtiyacı olduğu iyi anlaşılmalı Belirli kişilere yönelik tekrarlayan tehditler, yoğun intikam söylemleri, zarar verme planlarına dair ifadeler, saldırı hazırlığını ima eden paylaşımlar, silaha erişim konusunda olağandışı girişimler ve ciddi bir çatışma sonrası belirgin davranış değişikliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, "Ailelerin ve eğitimcilerin temel sorusu ‘Bu birey saldırgan olabilir mi?’ değil, ‘Bu bireyin davranışındaki değişim hangi nedenlere dayanıyor ve hangi desteğe ihtiyaç duyuyor?’ olmalıdır" dedi. Şiddetin önlenmesinde aile, okul, sağlık ve sosyal hizmet birimlerinin koordinasyon içinde çalışması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı; güvenli bildirim mekanizmaları, zorbalığın erken tespiti, çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerine zamanında erişim ile sosyal, sportif ve kültürel faaliyetlerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Koçanlı, ateşli silah bulunan evlerde silahların çocukların ve yetkisiz kişilerin erişemeyeceği şekilde güvenli biçimde muhafaza edilmesinin de kritik olduğunu vurguladı. Olaya tanıklık eden çocuklara destek verilmeli Silahlı olaya doğrudan tanıklık eden çocuklarda korku, uyku bozuklukları, kâbuslar, öfke, dikkat dağınıklığı ve okula gitmek istememe gibi belirtiler görülebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, sosyal medyada olay görüntülerinin tekrar tekrar izlenmesinin ve doğrulanmamış bilgilerin takip edilmesinin de tehdit algısını artırabileceğini söyledi. Ebeveynlerin çocuklarıyla olay hakkında konuşmaktan kaçınmaması gerektiğini ifade eden Koçanlı, ancak yaşa uygun ve doğrulanmış bilgiler verilmesi, görsel maruziyetin sınırlandırılması ve günlük rutinin mümkün olduğunca korunması gerektiğini belirtti. Belirtilerin devam etmesi ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi halinde profesyonel destek alınmasını önerdi. Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, sözlerini şöyle tamamladı: "Ergen şiddeti; bireysel psikolojik süreçler ile aile, akran grubu, okul, sosyal dışlanma, dijital çevre ve silaha erişim gibi birçok etkenin kesiştiği çok boyutlu bir olgudur. Temel mesele, şiddet ortaya çıktıktan sonra yalnızca faili ve nedeni belirlemek değil; öfke, dışlanma, mağduriyet ve çaresizlik duygularının şiddete dönüşmesini engellemek amacıyla çocuğa zamanında ulaşabilmektir."

BUİKAD'dan ilk 'Sürdürülebilirlik Raporu' Haber

BUİKAD'dan ilk 'Sürdürülebilirlik Raporu'

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), hazırladığı ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Toplantıda raporun kapsamı, sürdürülebilirlik alanında yürütülen çalışmalar ve gelecek döneme ilişkin hedefler hakkında bilgi verildi. Basın toplantısında konuşan BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır, derneğin sürdürülebilirliği yalnızca bir kavram olarak değil, kurumsal kültürün ve yönetim anlayışının temel unsurlarından biri olarak gördüğünü ifade etti. Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın kuruluşunun 18’inci yılını geride bıraktığını hatırlatarak, hazırlanan raporun derneğin sürdürülebilirlik yaklaşımını ortaya koyan önemli bir çalışma olduğunu söyledi. Şençayır, “BUİKAD’ın ilk sürdürülebilirlik raporunu kamuoyu ve paydaşlarımızla buluşturmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Kuruluşumuzun 18’inci yılını geride bırakırken sürdürülebilirliği yalnızca bir kavram olarak değil, kurumsal yapımızın, kültürümüzün ve liderlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün derneğimizin güçlü bir şekilde yoluna devam edebilmesinin temelinde, yıllar içinde büyük emeklerle oluşturulmuş kurumsallaşma kültürü ve kapsayıcı yönetim anlayışı bulunmaktadır” dedi. UZUN SOLUKLU PROJELER SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPIYA DÖNÜŞTÜ Derneğin kuruluşundan bu yana hayata geçirilen pek çok projenin zaman içerisinde gelişerek sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu vurgulayan Şençayır, özellikle iki projenin bu anlayışın en somut örnekleri arasında yer aldığını belirtti. Yaklaşık 18 yıldır devam eden Noktalama Projesi ile 17 yıldır kesintisiz olarak düzenlenen BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri Töreni’nin derneğin sürdürülebilirlik yaklaşımını yansıttığını ifade eden Şençayır, bu projelerin gelenekleri korurken aynı zamanda değişen ihtiyaçlara uyum sağlayarak gelişmeye devam ettiğini söyledi. Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın sürdürülebilirliğinin en güçlü dayanaklarından birinin takım çalışması ve güçlü aidiyet duygusu olduğunu dile getirdi. Yönetim kurulu, komisyonlar ve üyeler arasında kurulan güçlü iletişimin derneğin çalışmalarına önemli katkı sağladığını ifade eden Şençayır, ortak akılla karar alma kültürü ve kapsayıcı liderlik anlayışının bu yapıyı desteklediğini söyledi. Ayrıca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle kurulan iş birliklerinin de BUİKAD’ın sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti. RAPOR SOSYAL, ÇEVRESEL VE YÖNETİŞİM BOYUTLARINI KAPSIYOR Şençayır, kamuoyuyla paylaşılan ilk sürdürülebilirlik raporunun kadınların iş yaşamındaki gücünü artırma misyonu doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmaları sosyal, çevresel ve yönetişim boyutlarıyla ele aldığını ifade etti. Raporda, Birleşmiş Milletler tarafından ortaya konulan 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı doğrultusunda BUİKAD’ın yürüttüğü projelerin değerlendirilerek farklı alanlarda yaratılan sosyal etkinin ortaya konulduğunu belirtti. Hazırlanan raporun kadın girişimciliğini güçlendiren programları, gerçekleştirilen iş birliklerini, kapasite geliştirme çalışmalarını ve sürdürülebilirlik odağını paydaş kapitalizmi yaklaşımı doğrultusunda tüm paydaşlar için uzun vadeli değer yaratma perspektifiyle ortaya koyduğunu ifade etti. BUİKAD Başkanı Şençayır, raporun hazırlanmasında emeği geçen isimlere de teşekkür etti. Başta Yeşil Gelecek ve Sürdürülebilirlik Komisyonu Başkanı Makbule Çetin olmak üzere Senem Tanju’ya, komisyonlardan sorumlu yönetim kurulu üyesi Tülin Tezer’e, komisyon üyelerine, rapora katkı sunan geçmiş dönem başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine, komisyon başkanlarına, komisyonlarda gönüllü olarak görev alan üyelere ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Şençayır, sürdürülebilir bir geleceğin güçlü iş birlikleri, ortak akıl ve kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki gücünün artırılmasıyla mümkün olacağını vurguladı. BUİKAD PROJELERİ YÜZLERCE KADIN VE GENCE ULAŞIYOR Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği, kadınların ekonomik ve toplumsal hayattaki gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını ortaya koyan ilk sürdürülebilirlik raporuyla yürüttüğü projelerin sosyal etkisini de paylaştı. Dernek, gerçekleştirdiği projelerle yüzlerce kadın ve gence ulaşarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi ve gençlerin kariyer yolculuklarının desteklenmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren BUİKAD, sürdürülebilirlik yaklaşımını sosyal etki, eğitim ve kadın istihdamını güçlendiren projelerle hayata geçiriyor. BUİKAD’ın uzun soluklu projelerinden biri olan Noktalama Projesi kapsamında bugüne kadar yaklaşık 700 üniversite öğrencisine ulaşıldı. Proje, genç kadınların iş hayatına hazırlanmasını destekleyen mentorluk, kariyer planlama ve kişisel gelişim programlarıyla önemli bir gelişim platformu sunuyor. Kadınların sanayi sektöründe daha görünür olması amacıyla yürütülen sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında vinç operatörü ve kaynak operatörü olarak çalışan kadın sayısının 100’e yaklaştığı belirtildi. Bu çalışmaların, kadınların geleneksel olarak erkek egemen alanlarda daha fazla yer almasına katkı sağladığı ifade edildi. DIŞ TİCARET VE DİJİTAL YETKİNLİK EĞİTİMLERİ Kadınların uluslararası ticarette daha aktif rol almasını hedefleyen She Globe Trade Projesi kapsamında yaklaşık 100 katılımcı online dış ticaret eğitimleri alıyor. Bunun yanı sıra BUİKAD Dijital Dönüşüm Komisyonu tarafından üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimlerle gençlerin dijital yetkinlikleri geliştirilerek iş dünyasına hazırlanmaları destekleniyor. Son üç yılda gerçekleştirilen panel ve etkinliklerle her bir proje kapsamında ortalama 300’den fazla kişiye ulaşan BUİKAD, kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmeyi ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarmayı hedefleyen çalışmalarını sürdürüyor. BUİKAD, “İş Kadını ile Güçlü Bir Türkiye’ye Ulaşmak” vizyonuyla Türk kadınının iş yaşamındaki yerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2008 yılından bu yana 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği “İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” töreniyle başarılı kadınları görünür kılmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.