Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ağır Ceza

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ağır Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eşini 15 parçaya ayırıp ’Çok kolay oldu’ diyen eşin davasında karar çıktı Haber

Eşini 15 parçaya ayırıp ’Çok kolay oldu’ diyen eşin davasında karar çıktı

Olay, 28 Ocak’ta Osmangazi ilçesi Selamet Mahallesi’nde meydana gelmiş, kayıp başvurusunun ardından başlatılan soruşturmada evde kan izleri ve doku parçaları bulunmuş, kriminal incelemeler sonucu delillerin Ali Fuat Uzunoğlu’na ait olduğu belirlenmişti. Gözaltına alınan Adalet Uzunoğlu tutuklanırken, olayla ilgili gözaltına alınan 2 oğlu ile kardeşi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İlk duruşmada Sanık, emekli polis memuru eşi Ali Fuat Uzunoğlu’nu öldürdüğü yönündeki suçlamaları kabul etmeyerek, eşini sabah saatlerinde evlerinin merdivenlerinde hareketsiz bulduğunu öne sürdü. Paniklediğini ve kendisinden şüphelenileceğini düşündüğü için cesedi nacak ve bıçakla parçalara ayırıp poşetlere koyarak farklı çöp konteynerlerine attığını savundu. Mahkeme başkanının, "Adam ölmüş, haber verseydin, niye parçaladın?" sorusuna sanık, "Çok korktum. Bana yıllarca zulüm etti. Benden bilirler diye haber vermedim" diye cevap verdi. Duruşmada en dikkat çeken an ise mahkeme başkanının, "Nasıl kestin, zorlanmadın mı" sorusu üzerine yaşandı. Sanık, "Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu, zor olmadı" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyetinin, "Kendi kendine düştü deseydiniz" sözleri üzerine ise sanık, "İşte iblis girmiş aklıma. O şeytan var ya ben burayı görecekmişim. 40-50 sene çektim, burayı görecekmişim" diyerek savunmasını sürdürdü. Tahliyesini isteyen sanık, "Ev hapsi olursa iyi olur. Cezaevinde çok sigara içiliyor, nefes alamıyorum" dedi. İkinci duruşma, Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanık Adalet Uzunoğlu, çocukları F.U. ile M.U., sanık avukatı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Adalet Uzunoğlu’nun, ’Eşe karşı nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hakkında açılan davada mahkeme heyetinin istediği, akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapor çıktı. Raporda Uzunoğlu’nun akıl sağlığının yerinde olduğu belirlendi. Raporu okuyan mahkeme başkanının ’Rapora bir şey diyecek misin?’ sorusuna sanık ağlayarak bir önceki duruşmadaki savunmasının aynısını tekrarlayarak "Aklıma hiçbir şey gelmiyor. Ben cezaevinde kalamıyorum. Hiçbir ihtiyacımı karşılayamıyorum. Ev hapsi istiyorum" ifadelerini kullandı. Sanık avukatının savunmasının ardından Cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi. Savcılık sanığın ’Eşe karşı nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini talep etti. Sanık avukatının mütalaaya karşı savunma yapmaması üzerine mahkeme heyeti kararını açıkladı. Sanığın ’Eşine karşı kasten öldürme suçu’nu işlediği gerekçesiyle "Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu, zor olmadı" diyen eşe ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmeden mahkeme heyeti, eylemden sonra cesedi parçalaması dikkate alınarak, iyi hal indiriminden yararlanmamasına karar vererek tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Taciz mağduru 17 yaşındaki Tuana’nın ölümüne neden olan sürücüye 16 yıl 8 ay hapis Haber

Taciz mağduru 17 yaşındaki Tuana’nın ölümüne neden olan sürücüye 16 yıl 8 ay hapis

Giresun’un Görele ilçesinde, görevden uzaklaştırılan CHP’li Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin taciz iddiasının mağduru 17 yaşındaki Tuana Elif Gülüşan Torun’a otomobiliyle çarparak ölümüne neden olan tutuklu sanık Adem Hasbaş, yargılandığı davada "olası kastla öldürme" suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Giresun 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Adem Hasbaş ile Tuana Elif Gülüşan Torun’un annesi Nuray Torun, babası Ahmet Torun ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada son savunmasını yapan sanık Hasbaş, olayın kasten gerçekleşmediğini savunarak beraatini talep etti. Hasbaş, olay sırasında genç kızı gördüğünü ve aracın kontrolünü kaybettiğini belirterek pişman olduğunu ifade etti. Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin mütalaasının ardından sanık avukatı da savunmasını yaptı. Mahkeme heyeti, duruşmaya verilen aranın ardından kararını açıkladı. Heyet, tutuklu sanık Adem Hasbaş’ı "olası kastla öldürme" suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum etti. Olayın geçmişi Olay, 28 Mart 2026 tarihinde Görele ilçesinde meydana geldi. Adem Hasbaş’ın kullandığı otomobilin çarpması sonucu 17 yaşındaki Tuana Elif Gülüşan Torun hayatını kaybetti. Tuana Elif Gülüşan Torun’un, Görele Belediye Başkanlığı görevinden İçişleri Bakanlığınca uzaklaştırılan ve hakkında "çocuğa karşı elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz" suçlamasıyla dava açılan eski Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin dosyasında mağdur olarak yer aldığı belirtildi. Dede, bu davada 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Ergenekon soruşturmasında görev yapan 21 hakim ve savcı hakkında kritik karar Haber

Ergenekon soruşturmasında görev yapan 21 hakim ve savcı hakkında kritik karar

Ergenekon soruşturma ve kovuşturmalarında görev yapan 21 eski hakim ve savcı hakkında yürütülen soruşturmada, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin zamanaşımı gerekçesiyle verdiği karar, İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kaldırıldı. Kamuoyunda "Ergenekon" olarak bilinen soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev yapan 21 eski hakim ve savcı hakkında, FETÖ/PDY’nin amaçları doğrultusunda yargı yetkisinin kullanıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin zamanaşımı gerekçesiyle verdiği "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" ilişkin karar, İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kaldırıldı. 21 eski hakim ve savcı hakkında soruşturma 2008-2010 yılları arasında İstanbul’da görülen Ergenekon soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev yapan aralarında eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı ile eski İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi üye hakimlerin de bulunduğu 21 şüpheli hakkında soruşturma yürütüldü. Dosyada, söz konusu isimlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları doğrultusunda yargı yetkisini kullandıkları, Ergenekon soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde mağdur ve müştekilere yönelik hukuka aykırı dinleme, sahte delil oluşturma ve haksız tutuklama gibi uygulamalarda bulundukları iddia edildi. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi zamanaşımı gerekçesiyle karar verdi Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 20 Ocak 2022 tarihli iddianame ile şüpheliler hakkında "son soruşturmanın açılması" talebinde bulunuldu. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi ise 30 Mart 2026 tarihli ek kararıyla, isnat edilen suçlara ilişkin olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" karar verdi. Başsavcılık itiraz etti Kararın ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edildi. İtirazda, şüphelilerin gerçekleştirdiği ileri sürülen sahte delil oluşturma, usulsüz arama, gözaltı, tutuklama ve dinleme gibi uygulamaların basit adli hata veya münferit suçlar kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. Başsavcılık, söz konusu eylemlerin FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları ve hiyerarşisi doğrultusunda gerçekleştirildiğini savunarak, eylemlerin "Anayasayı İhlal" suçunun yürütme hareketlerini oluşturduğunu ve mağdurlara yönelik eylemlerin "işkence" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Zamanaşımı kararı kaldırıldı İtirazı inceleyen İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Temmuz 2026 tarihli kararıyla Başsavcılığın itirazını kabul etti. Mahkeme, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin "Son Soruşturmanın Açılmasına Yer Olmadığına" ilişkin kararını kaldırarak dosyanın gereğinin ifası için yeniden Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verdi. Böylece 21 eski hakim ve savcı hakkında yürütülen dosyada, zamanaşımı gerekçesiyle verilen "son soruşturmanın açılmaması" kararı kaldırılmış oldu.

Alparslan Kuytul, kendinden habersiz hareket eden örgüt üyesinin sırtında sopa kırmış Haber

Alparslan Kuytul, kendinden habersiz hareket eden örgüt üyesinin sırtında sopa kırmış

Adana polisi tarafından yapılan operasyon kapsamında tutuklanan Alparslan Kuytul’un, iş adamı Koray Sarısaçlı’nın kaçırılması olayında 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamedeki gizli tanık beyanlarına göre, kendisinden habersiz ceza veren bir örgüt üyesinin sırtında sopa kırdığı ortaya çıktı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, aralarında Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da bulunduğu 35 şüpheli tutuklanırken, 18 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi, 3 şüpheli ise savcılık tarafından serbest bırakılmıştı. Kuytul, 2021 yılında iş adamı Koray Sarısaçlı’nın kaçırılması olayında da kaçıran kişileri azmettirdiği öne sürülerek yargılanmaya başlanmıştı. 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede Kuytul ile ilgili gizli tanık ifadeleri olduğu ortaya çıktı. Gizli tanık ifadelerinde yapılanma içerisinde olduğu öne sürülen "cezalandırma" yöntemlerine ilişkin dikkat çekici iddialar yer aldı. Beyanlarda, yapılanma içerisinde bazı kişilerin cezalandırılmasının liderin bilgisi veya izni dahilinde gerçekleştirildiği ileri sürüldü. Tanık, herhangi bir kişinin liderden habersiz ödüllendirme ya da cezalandırma yapamadığını iddia etti. "Benden habersiz neden böyle bir iş yaptınız" Gizli tanık ifadelerinden birinde, çarşıda kasetçilik yaptığı belirtilen kişinin bir kadına cep telefonundan mesaj göndermesinin ardından yapılanmanın önde gelen bazı isimlerinin kendi aralarında istişare ederek bu kişiyi dövdüğü öne sürüldü. Tanık, olayı öğrenen Kuytul’un, "Benden habersiz neden böyle bir iş yaptınız" diyerek kararı alan kişileri dövdüğünü söyledi. "Sırtında sopa kırdı" Tanık, olay sırasında bazı kişilerin yapılanmadan ayrıldığını, H.K. isimli kişinin ise ayrılmayarak itaat ettiğini ve dayak yediğini öne sürdü. Tanığın beyanında, Kuytul’un H.K.’nin üzerinde sopa kırdığı iddiası da yer aldı. H.K.’nin ifadesi tanık beyanını doğruladı Gizli tanığın ifadesinde adı geçen ve darp edildiği belirtilen H.K.’nin de müdafii huzurunda alınan ifadesinde benzer iddialarda bulunduğu belirtildi. H.K., kendisine yöneltilen sorular üzerine, yeğenine sarkıntılık ettiği belirtilen bir kişiyi uyarmak amacıyla arkadaşlarıyla birlikte gittiklerini, bu durumun Alparslan Kuytul tarafından öğrenildiğini anlattı. H.K., vakıf merkezinde Kuytul’un kendisine sopa verdiğini ve birlikte gittiği arkadaşını dövmesini istediğini, kendisinin ise "sormaya gerek olmadığını" söylemesi üzerine Kuytul tarafından elindeki sopayla darp edildiğini öne sürdü. H.K.’nin olay nedeniyle şikayetçi olmadığı belirtildi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında karar: Rıza Akpolat’a 23 yıl, Aziz İhsan Aktaş’a 2 yıl 8 ay hapis cezası Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında karar: Rıza Akpolat’a 23 yıl, Aziz İhsan Aktaş’a 2 yıl 8 ay hapis cezası

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davada mahkeme, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Rıza Akpolat’ın 23 yıl 3 ay 7 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Mahkeme ayrıca, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı'nın 18 yıl hapis cezasına çarptırılmasına ve sanığın tutuklanmasına karar verdi. Heyet, 3 tutuklu sanığın ise bu hallerinin ayrı ayrı devamına hükmetti. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik 5’i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde bugün görülen duruşmada sanıkların son sözleri alındı. Ardından heyet, duruşmaya yaklaşık 2 saat ara verdi. Aranın ardından mahkeme heyeti, karar tutanağının 60 sayfa olduğunu aktardı. Heyetin kararı okuması, yaklaşık 2 saat sürdü. Bir kısım örgüt suçuna ilişkin somut olaylar bulunmadığından beraat hükmü kuruldu Kararın okunmasından önce mahkeme başkanı kamu görevlisi olan sanıklara yönelik yapılan değerlendirmeye ilişkin, "Hem belediye başkanları hem diğer yetkililer veya daha altta bulunan memurlarla ilgili belediyedeki görev tanımları, mahkumiyet kararı verilen eylem sayısı, ilgili ihalelerdeki görevleri ve savunmaları birlikte değerlendirilmiştir" dedi. Örgüt suçuna ilişkin değerlendirmesini aktaran mahkeme başkanı, "Örgüt suçuna ilişkin her ne kadar bir kısım sanıklar arasında akrabalık ilişkisi, bir kısım sanıklar ve eylemler yönünden iştirak iradesi olduğuna dair deliller bulunmaktaysa da emsal içtihatlar uyarınca aranan, suç işlemek amacıyla bir araya gelme, emir komuta zinciri, hiyerarşik bağ, örgütün diğer unsurlarının atılı unsurlarının, atılı suçları işlemeye elverişli olması gibi unsurlar, somut olaylar bulunmadığından bu suç yönünden beraat hükmü kurulmuştur" ifadelerini kullandı. Aktaş’a 2 yıl 8 ay hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Aziz İhsan Aktaş’ın ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, Aktaş ve Rıza Akpolat’ın da aralarında bulunduğu bir kısım sanıklar hakkında, ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçundan, suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatına hükmetti. Heyet, Aktaş’ın ‘örgüt kurma’, ‘evrakta sahtecilik’, ‘özel belgede sahtecilik’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlarından, suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatına karar verdi. Akpolat 23 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı Mahkeme, tutuklu sanık Rıza Akpolat’ı ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘rüşvet’ ve ‘aklama’ suçlarından toplamda 23 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Heyet Akpolat’ın, ‘örgüt üyeliği’, ‘özel belgede sahtecilik’ suçlarından ise ‘suçun unsurları oluşmadığı’ gerekçesiyle beraatına hükmetti. Öte yandan, Akpolat’ın 6 yıl 3 ay süre ile memuriyetten men edilmesine karar verildi. Ahmet Özer 2 suçtan beraat etti Mahkeme, Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer’i, ‘ihmal nedeniyle görev, kötüye kullanma’ suçundan 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. Heyet, bu cezada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve Özer’in memuriyetten uzaklaştırılmasına karar verirken, sanığın ‘ihaleye fesat karıştırma’ ile 'özel belgede sahtecilik' suçundan ise beraatına hükmetti. Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere beraat etti Mahkeme, Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Utku Caner Çaykara’nın ‘rüşvet’ suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçundan ise beraatına karar verdi. Mahkeme heyeti, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin ‘rüşvet alma’ suçundan beraatına hükmetti. Mahkeme heyeti, Eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ozan İş’in ‘rüşvet’ suçundan 6 yıl 8 ay hapsine karar verdi. Zeydan Karalar hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası Mahkeme heyeti, Seyhan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Oya Tekin’in ‘rüşvet’ suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Heyet, Ceyhan Belediye Başkanı tutuksuz sanık Kadir Aydar’ı ‘rüşvet’ suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Zeydan Karalar'ın ise ‘rüşvet’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Öte yandan, Seyhan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Oya Tekin, ‘rüşvet’ suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Abacı hakkında tutuklama kararı Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı, ‘aklama’ ve ‘rüşvet’ suçlarından 18 yıl 6 ay ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme ayrıca, tutuksuz sanık Abacı'nın hükmen tutuklanmasına karar verdi. Öte yandan, kararın okunduğu sırada bazı izleyicilerin tepki göstermesi üzerine mahkeme başkanı salonun boşaltılması talimatını verdi. Heyet, sanıklar Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Celal Tekin'in tutukluluk halinin devamına, Ceyhan Kayhan ile Erhan Daka'nın ise tahliyesine karar verdi. Öte yandan heyet, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü tutuksuz sanık Mehmet Şimşek'in dosyasının tefrik edilmesine hükmetti. 3 sanığın tutukluluk hali devam edecek Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan sanık Oya Tekin ile eşi Celal Tekin’in ayrı ayrı tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Öte yandan mahkeme, diğer sanıklara da değişen oranlarda hapis cezasına karar verdi.

TMSF'den Can Dündar'ın mal varlığına ilişkin açıklama Haber

TMSF'den Can Dündar'ın mal varlığına ilişkin açıklama

İstanbul Çengelköy’de bulunan taşınmaz için Dündar’ın hissesine düşen aylık kira gelirinin 95 bin lira olduğu, gerekli tadilat ve tamirat işlemlerinin ise kiracı tarafından yapılarak masrafların kira bedelinden mahsup edildiği belirlendi. Firari Can Dündar’ın malvarlığının yönetimi için kayyım olarak atanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Dündar adına kayıtlı 5 taşınmaz tespit edildi. Yapılan incelemelerde taşınmazların İstanbul’un Üsküdar, Muğla’nın Bodrum ilçesi ve Ankara’da bulunduğu belirlendi. Kiraya verilmiş taşınmazlardan Dündar’ın hissesine düşen kira gelirlerinin emanet banka hesabına yatırılması sağlandı. İstanbul’un Üsküdar ilçesindeki Çengelköy’de bulunan taşınmaz için Dündar’ın hissesine düşen aylık kira geliri 95 bin lira olarak belirlenirken, söz konusu taşınmazla ilgili gerekli tadilat ve tamirat işlemleri kiracı tarafından yapılıyor ve masraflar kira bedelinden mahsup ediliyor. Muğla’nın Bodrum ilçesindeki villa için kira bedelinin artırılması amacıyla diğer hissedar olan eşiyle birlikte hukuki süreç başlatıldı. Ankara’daki iki taşınmazın ise miras yoluyla edinildiği, taşınmazlardan birinde Dündar’ın annesinin ikamet ettiği, diğerinin kira gelirinin de annesi tarafından tahsil edildiği tespit edildi. Can Dündar hakkında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2020 yılında verdiği kararla, devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etmek ve FETÖ/PDY’ye yardım etmek suçlarından mahkûmiyet kararı verilmişti.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında bugün karar bekleniyor Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında bugün karar bekleniyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davada mahkemenin bugün kararını açıklaması bekleniyor. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada 200 sanığın ve avukatlarının savunmaları tamamlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde bugün görülecek duruşmada, sanıkların son sözleri alınacak. İlk duruşma 27 Ocak’ta yapıldı Davanın ilk duruşması, 27 Ocak günü yapılmıştı. Yapılan tutukluluk incelemeleri sonucunda, aralarında Utku Caner Çaykara, Zeydan Karalar ve Kadir Aydar’ın da aralarında bulunduğu 28 sanık tahliye edilmişti. Esasa ilişkin mütalaa 14 Mayıs’ta açıklandı Öte yandan, 14 Mayıs günü görülen duruşmada, Cumhuriyet Savcısı, esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı. Mütalaada, etkin pişmanlıktan faydalanan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş’ın ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 29 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’ 19 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 4 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 3 kez ‘rüşvet’ ve 3 kez ‘edimin ifasına fesat karıştırmak’ suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edilmişti. Tutuksuz sanık Baki Nugay’ın ise ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 30 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 19 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 4 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 7 kez ‘rüşvet’, 3 kez ‘edimin ifasına fesat karıştırmak’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi talep edilmişti. Rıza Akpolat’ın 234 yıla kadar hapsi istendi Görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın 30 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 17 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 2 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 1 kez ‘nitelikli dolandırıcılık’, 2 kez ‘rüşvet’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme’ suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenmişti. Tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve ardından tahliye edilen sanık Utku Caner Çaykara’nın ‘ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması’ suçundan beraati, ‘rüşvet’ suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in rüşvet’ suçundan 4 yıldan 12’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer’in ise 2 kez ‘ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma’ suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Davada karar günü Sanıkların, esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmaları tamamlandı. Mahkeme heyeti, bugün Silivri’de görülecek olan duruşmada, sanıkların son sözlerini alacak. Ardından ise heyetin, kararını açıklaması bekleniyor.

Aziz İhsan Aktaş: "İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır" Haber

Aziz İhsan Aktaş: "İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır"

"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında savunma yapan Aziz İhsan Aktaş, "Ekrem İmamoğlu’ndan gelen para talebinin, doğrudan kendisinin talimatı olduğu söylendi. İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır" dedi. "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ikinci duruşmasına 4’üncü gününde devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen duruşmada, tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı. "Ben, kurulan düzenin baskısına maruz kalan ve işleyişini açıklayan kişilerden yalnızca biriyim" Savunmasında önceki savunmalarını ve etkin pişmanlık ifadelerini tekrar ettiğini vurgulayan sanık Aktaş, "Daha önceki etkin pişmanlık ifadelerimden sonra, bu etkin pişmanlık ifadelerim nedeniyle bu suç hakkında, bir de suikast dosyam var. Bu dosyaların mahkemeler arasında bekleyen süreçleri bulunuyor. İfadelerimin arkasındayım. Bu dosyadaki temel mesele, hak ediş alacaklarının iş insanları üzerinde bir baskı aracı haline getirilmesi, ilgililerin kendi aralarında ‘sistem’ adı altında para toplama düzeninden oluşmaktadır. Soruşturma aşamasında bazı basın yayın organlarında, etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarım değersizleştirilerek, gerçeğin üzerini örtme amaçlanmıştır. Hakkımda gerçeği yansıtmayan bir kanaat oluşturulmaya çalışılmıştır. Ben iş insanıyım. Ticari hayatım boyunca işlerimi kanunlar içerisinde yürütmeye, çalışanlarımın ve ailemin emeğini korumaya çalıştım. Bazılarının beyan ettiği gibi yanımdaki kişiler bir koruma ordusu değil. Daha önce benimle ilgili suikast girişimi nedeniyle devletin tahsis ettiği resmi korumalardır. 13 Ocak 2025 tarihinde, kamuoyunda ‘Beşiktaş Belediyesi’ olarak bilinen bir operasyon kapsamında gözaltına alındım ve tutuklandım. Ardından ise, 2025 Nisan ayında tamamen kendi irademle, etkin pişmanlıktan yararlanmak için ifade verdim. Amacım, devletimizin ve kamuoyunun gerçeği öğrenmesi, benim ve diğer iş insanlarının yaşadığı mağduriyetlerin tekrar yaşanmamasıydı. Anlattığım olaylar; dosyaya sunduğum banka kayıtları, daha sonradan yapılan HTS ve baz tespitleri ve diğer sanık ve tanık ifadeleriyle tek tek doğrulandı. Ben, kurulan düzenin baskısına maruz kalan ve işleyişini açıklayan kişilerden yalnızca biriyim" ifadelerini kullandı. "Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatını finanse edebilmek amacıyla iş insanları üzerinde baskı kurulması yalnızca hukuka aykırı bir eylem değil, temel ahlaki ve vicdani değerler bakımından da kabul edilemez bir husustur" Savunmasının devamında Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulmuş bir yapı olduğunu öne süren sanık Aktaş, "Ekrem İmamoğlu’nun talimatları ve para talepleri, İBB iştiraklerinden sorumlu Başkan Danışmanı Ertan Yıldız, Başkan Danışmanı İbrahim Bildirici, İstanbul milletvekili ve CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ve diğer aracılar üzerinden ilerliyor. Belediyeden doğan mevcut alacakları ve hak ediş ödemelerini temel baskı aracı yapan, ayrıca belediyelerle mevcut iş ilişkisinin ceza ve fesih gibi yaptırımlarla sona erdirilmesi tehdidini kullanan; imar ve ruhsat süreçlerinde kendilerine pay talep eden bir düzendir. Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatını finanse edebilmek amacıyla iş insanları üzerinde baskı kurulması yalnızca hukuka aykırı bir eylem değil, temel ahlaki ve vicdani değerler bakımından da kabul edilemez bir husustur. Hiçbir iş insanı, siyasi bir faaliyetin finanse edilmesi için baskı ve tehditle karşı karşıya bırakılamaz. Sistem aracılığıyla, siyaset yapmak isteyen kişiler, halka hizmet sunmaya odaklanmak yerine iş insanlarına baskı ve zorlama yoluyla para toplamaya çalışıyorlarsa, bunun adı siyaset değil, kamu gücünün kötüye kullanılmasıdır. Bu sistemden bahseden tek kişi ben değilim" diye konuştu. "İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır" Savunmasına devam eden Aktaş, "Para teslimleri yeni bir iş almak için değil, yasal hak edişlerimizi alabilmek için yapılmıştır. Para, doğrudan asıl karar sahiplerinin talimatıyla; bir danışmanına, bir şoförüne, bir otelde veya özel bir ofiste teslim ediliyordu. Böylece sistem yöneticilerinin arka planda gizli kalması hedefleniyordu. Paralar belediye kasasına ya da resmi bir banka hesabına yatırılmadı. Nakit çekilmiş, aracılara teslim edilmiş ve ilgililerin ‘sistem’ dediği havuza aktarılmıştır. Ekrem İmamoğlu’ndan gelen para talebinin, doğrudan kendisinin talebi olduğu söylendi. İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır. 2024 yerel seçim döneminde CHP mali işlerden sorumlu eski Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat benden para istedi" dedi. Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 25 Ağustos Salı gününe ertelendi.

"Kuytulcuların" kaçırdığı iş adamı dehşet anlarını anlattı Haber

"Kuytulcuların" kaçırdığı iş adamı dehşet anlarını anlattı

Adana’da kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen ve Alparslan Kuytul’un liderliğini yaptığı belirtilen yapılanmaya yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda 32 şüpheli gözaltına alınırken, 2021 yılında kaçırıldığı öne sürülen iş adamı Koray Sarısaçlı’nın anlattıkları dehşete düşürdü. Sarısaçlı, 12-13 gün boyunca karanlık ve yaklaşık 2-3 metrekarelik bir yerde tutulduğunu, ellerinin çok kötü bağlandığını, elektroşok uygulandığını, sürekli darp edildiğini ve kaburgalarının kırıldığını söyledi. Sarısaçlı, "Günleri bile bilmiyordum. Günleri ezan sesinden tahmin ediyordum" dedi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında dün 6 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda başta Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul olmak üzere 32 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüt üyeliği", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "nitelikli dolandırıcılık", "resmi belgede sahtecilik" ve "Vergi Usul Kanunu’na muhalefet" suçlarından işlem başlatıldığı bildirildi. Operasyon yapılan "Kuytulcuların" Alparslan Kuytul’un talimatıyla 2021 yılında kaçırdığı öne sürülen iş adamı Koray Sarısaçlı’da o günkü yaşadığı dehşet anların anlattı. "Mallarıma çökmek istediler" Sarısaçlı, Alparslan Kuytul ve ekibinin mallarına el koymak istediğini belirterk, "Önceden tehdit ediyorlardı, baskı altında bırakıyorlardı. Bu nedenle vekalet vermek zorunda kaldım. Tehditle, şantajla vekalet verdim. Vermek zorunda kaldım. Daha sonra durum değişince vekaletleri iptal ettim" dedi. "Vekaletleri iptal edince beni kaçırdılar" Vekaletleri iptal ettikten sonra olayların daha da ileri bir aşamaya taşındığını anlatan Sarısaçlı, "İptal ettirince bunlar bu işi daha da ileri safhaya taşıdılar. Bu sefer beni kaçırdılar" ifadelerini kullandı. Kaçırıldıktan sonra sırada işkence gördüğünü ve darp edildiğini belirten Sarısaçlı, "Orada bir sürü işkence, darp yaptılar. Orada ellerimi çok kötü bağladılar, parmaklarım şişti. Elektroşokla işkence yaptılar. Çok küçük, hayvanın barınamayacağı 2-3 metrekarelik yerde beni tuttular. Gözlerimi bağladılar üzerime çıkıp tekme attılar. Kaburgam kırıldığını hissettim beni bir yere götürürlerken çok zor yürüyordum" diye konuştu. "Günleri ezan sesinden tahmin ediyordum" Kaçırıldığı süre boyunca karanlık bir yerde tutulduğunu anlatan Sarısaçlı, yaşadığı korku dolu günleri şu sözlerle anlattı: "Beni 12-13 gün alıkoydular. Günleri bile bilmiyordum. O kadar karanlık bir yerdi. Günleri ezan sesinden tahmin ediyordum. Gözlerimi kapattılar, sürekli darp ettiler. Üzerime çıktılar, kaburgamı kırdılar. Bu nedenle yürüyemiyordum." "Kaburgam kırık olduğuna dair rapor aldım" Serbest bırakıldıktan sonra hastaneye giderek rapor aldığını ileri süren Sarısaçlı, kendisiyle ilgili farklı bir rapor hazırlandığını söyleyerk, "Serbest kalınca kaburgamda kırık olduğuna dair rapor aldım. Bunlar ben olmadan kadın doğum hastanesinden kırık olmadığına yönelik rapor almışlar. Gelsinler mahkemeyle o raporu veren doktor da gelsin, kırık var mı yok mu görsünler. Bunlar kafa karışıklığı yapıp hedef saptırmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. "6-7 milyon dolarlık senet imzalattılar" Sarısaçlı, kaçırıldığı sırada kendisine senet imzalatıldığını ve serbest bırakılmasının bazı şartlara bağlandığına dikkat çekerek şöyle devam etti: "Daha sonra senet imzalattılar. Çıktıktan sonra da yine vekalet aldılar. Beni o şartla bıraktılar. Onların aleyhine konuşmayacağıma dair baskı yaparak 6-7 milyon dolarlık senet imzalatarak bıraktılar." Serbest kaldıktan sonra şikayetçi olduğunu belirten Sarısaçlı, "Ben de serbest kalınca gidip onlar hakkında şikayetçi oldum" ifadelerini kullandı. "Alparslan Kuytul hep arkada durur" Sarısaçlı, Alparslan Kuytul’un yapılanma içerisindeki rolüne ilişkin de konuşarak, "Alparslan Kuytul hep arkada durur. Ön tarafa kendi elemanlarını sürer. Benim kaçırılmamın sebebi Alparslan Kuytul ve elemanlarıdır" diye konuştu. "100 dönümlük arazime ve 75 yataklı hastaneme çökmek istediler" Sarısaçlı, kendisine ait olduğunu belirttiği mal varlıklarının da hedef alındığını belirterek, "Benim 100 dönüm kiraz bahçeme, 75 yataklı hastaneme, bu bölgede ruhsatı tek olan laboratuvarı üzerlerine geçirmek istediler. Kiraz bahçesiyle ilgili davan sonuçlandı. Yerel mahkeme tekrar bize verdi. Diğer yerlerin mahkemesi devam ediyor" diye konuştu. Koray Sarısaçlı’nın kaçırılmasıyla ilgili dava Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.