Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Afrika

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Afrika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afrika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sıcaktan bunalan mandalar derede serinledi Haber

Sıcaktan bunalan mandalar derede serinledi

Adana'nın Kozan ilçesinde sıcak havadan bunalan mandaların derede serinlediği anlar, Afrika belgesellerini aratmayan görüntüler oluşturdu. Suya giren mandalara balıkçıllar, leylekler ve ibibiklerin eşlik etmesiyle ortaya renkli görüntüler çıktı. Türkiye'nin en sıcak illerinden olan Adana'da sıcak havadan vatandaşlar kadar hayvanlar da etkileniyor. Kozan'ın Ayşehoca Mahallesi'ndeki manda sürüsü de sıcak havalarda serinlemek için belirli aralıklarla mahalledeki dereye giriyor. Suyun içerisinde uzun süre kalan mandalar yavrularıyla birlikte serinlerken, mandalara kuş sürüleri de eşlik ediyor. Yavrularıyla su içerisinde ilerleyen mandaların görüntüsü adeta Afrika belgesellerini aratmıyor. "Babadan kalan mesleğe 2013'te yeniden başladık" Manda yetiştiriciliği yapan Cengiz Duran, "Babamdan kalan meslek. 2013'te başladık. Şu anda 110 mandamız, 30 tane de yavrumuz var. Mera olsa sürümüzü büyütürüz. 45 bin TL maaşla çoban bulamıyoruz" dedi. "Ter bezleri olmadığı için suya giriyorlar" Mandaların sıcak havalarda suya girdiğini anlatan Duran, "Bu mandaların inek gibi ter bezleri yok. O yüzden suya giriyorlar, gövdelerini suyun içerisinde soğutup rahatlıyorlar. Çevrede yeni nesil bunları unutmuş, ‘Bu ne?' diyorlar. Ben de ‘Belgesellerde izlediğiniz, aslanların kovaladığı bufalo' diyorum" ifadelerini kullandı. "Sütünün litresi 120 TL, yoğurdu ve kaymağı çok değerli" Manda sütünün ekonomik değerine de dikkat çeken Duran, "Bunun sütü çok değerli. Vitamin ve değer açısından ineğin sütünden 10 misli diyebiliriz. Yoğurdu, kaymağı çok lezzetli. Sütünün litresi 120 TL. Yoğurdu ve kaymağı yapılıyor. Talep genellikle Adana'dan geliyor. Kadirli'de yaklaşık 300 manda var ama Kadirli'ye yetmiyor. Kozan'da ise ilgi yok" diye konuştu. Gençlere manda yetiştiriciliğini meslek olarak değerlendirmeleri çağrısında bulunan Duran, "Gençlere mesajım; yapılacak meslek bu. Mera olursa koyun, inek, angus derken illaki manda da olmalı. Verimi yüksek, eti ve sütü kıymetli" dedi. Ayşehoca Mahallesi Muhtarı Caner İşkin ise, bölgedeki görüntülerin Afrika belgesellerini aratmadığını söyledi.

Bursa'dan dünyanın dört bir yanına klasik araç Haber

Bursa'dan dünyanın dört bir yanına klasik araç

Bursa'da Türkiye'de tek dünyada ise sayılı bulunabilen, klasik otomobil ve otobüsler, ustaların el işçiliğiyle yeniden yollara hazırlanıyor. Mercedes 3500 ve Setra S6 gibi nadir araçların restorasyonu Bursa'da yapılırken, araçlar İzlanda'dan Güney Afrika'ya, İspanya'dan Kazakistan'a kadar dünyanın farklı ülkelerine gönderiliyor. Bursa, binlerce yıllık karoser kültürünü klasik araç restorasyonuyla yaşatıyor. Kentteki atölyelerde, Türkiye'de bulunmayan çok sayıda klasik otomobil ve otobüs yurt dışından getirilerek yeniden hayat buluyor. Tamamen el işçiliğiyle restore edilen araçlar, çalışmaların tamamlanmasının ardından yeniden yollara çıkıyor. Klasik araç tutkunu Hikmet Sungur, bu merakının çocukluk yıllarına dayandığını belirterek, "Aslında klasik arabaların hepsine ilgileniyorum. Ben 1960 doğumluyum. Gençliğimde klasik minibüslerle büyüdük. Ehliyetimi de klasik bir minibüsle aldım. Çocukluğum onlarla geçti. Sonra askerlik dönemine geldik, otobüs dönemi başladı" dedi. Klasik otobüslere ilgi duyan bir grubun oluştuğunu belirten Sungur, zaman içerisinde insanların bu araçlara gösterdiği ilgiyi fark ettiklerini söyledi. Sungur, "Klasik otobüslere değer veren güzel bir grubumuz var. Onlarla etkinlikler yapmaya başladıktan sonra baktık ki insanların gerçekten ilgisi çok fazla. Biz de onlara yöneldik, restorasyonlarına yöneldik. Parça teminini yapmaya başladık" diye konuştu. Türkiye'de bulunmayan araçlar Bursa'da restore edilip yurt dışına gönderiliyor Bursa'daki atölyelerde çok sayıda nadir klasik aracın restorasyonunun sürdüğünü anlatan Sungur, "Mercedes 3500 var, burunlu. Setra S6 var, Neoplan var, Magirus 714 var. Yine Mercedes Avrupa 66 model bir arabamız var, 132'miz var. Bunlar şu anda iki atölyede restorasyonda" ifadelerini kullandı. Bazı araçların Türkiye'de bulunmadığını belirten Sungur, "3500 Türkiye'de yok zaten bildiğim kadarıyla. Setra S6 da yok. Onlar hep yurt dışından geliyorlar. Yurt dışından gelip burada restore edilip tekrar oraya gidiyorlar. O araçlar Türkiye'de yok" dedi. "Hayallerinizi anlatın, biz yapalım" Klasik araçların restorasyonunda Bursa'nın köklü bir karoser geçmişine sahip olduğunu belirten Samet Akman ise yaklaşık 70-80 kişilik bir ekiple çalıştıklarını söyledi. Akman, "Bizim firma olarak bizim yapamayacağımız herhangi bir araç yok. Bizde şöyle bir şey var: Hayallerinizi anlatın, biz yapalım. Karavandır, başka bir araçtır... Restore ile ilgili yapamayacağımız hiçbir şey yok. Çok güçlü bir ekibe sahibiz. Yaklaşık 70-80 kişi çalışıyoruz" dedi. Bursa'nın restorasyon kültürünün çok eskiye dayandığını ifade eden Akman, "Bursa'da restorasyon yaklaşık 3 bin yıllık bir tarihe sahiptir. Bugün Bursalılar at arabalarını dahi çok kaliteli yaparlardı. Şimdi halen karoser yapıyoruz. Daha önce Türkiye'nin hiçbir tarafında karoser konusunda herkes Bursa'ya araç yaptırmaya gelirdi" diye konuştu. Bir çamurluk 15 günde yapılıyor Klasik araç restorasyonunda el işçiliğinin önemine dikkat çeken Akman, bazı parçaların günler süren çalışmalar sonucunda üretilebildiğini ifade ederek, "Bu araçların bütün özelliği burada, bunların hepsi el işçiliği. El işçiliğinin zaten fiyatı yok. Yaklaşık bir aracın 3-4 milyon liradan aşağı maliyeti olmuyor. En az 3 milyon lirayı bulabiliyor" dedi. Bir klasik Mercedes'in çamurluğunun yapımı için iki kişinin 15 gün çalıştığını belirten Akman, "Bu araçlarda normalde bir tane kaput, bir tane çamurluk ya da bir tampon alıp takamıyorsunuz. 1500 Mercedes'ten bahsediyorum. Bir tane çamurluğunu yaparken iki kişi tam 15 gün uğraştık" ifadelerini kullandı. Restore edilen araçların tamamen yenilendiğini belirten Akman, "Çok eski olmalarına rağmen komple restore ediyoruz. Sıfır vaziyete getirebiliyoruz. Şu anda yolcusunu alıp şehir turu yapabilecek hale geliyor" diye konuştu. İzlanda'dan Güney Afrika'ya kadar müşterileri var Yurt dışından yoğun talep aldıklarını ancak mevcut kapasitenin iç piyasadaki taleplere dahi zor yettiğini belirten Akman, "Benim yurt dışı yok zaten. Şöyle yok, kapasite yetmiyor zaten iç piyasaya bakabilmek için. Şu anda bizim burada araçlarımız var, yandaki atölyede diğer araçlarımız var. Hırvatistan'da bekleyen araçlarımız var. Moldova'dan araçlar var. Almanya'da var, İngiltere'de bekleyen araçlarımız var. Sırası geleni alıyoruz. İzlanda'dan Güney Afrika'ya kadar, İspanya'dan Kazakistan'a kadar hangi ülkede diyorsanız müşterimiz var" diye konuştu. Restore edilen araçlar teslimattan önce test ediliyor Restore edilen araçları müşterilerine teslim etmeden önce kendilerinin test ettiğini anlatan Akman, klasik araçların yollarda vatandaşlardan da yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Akman, "Bunları kendimiz test ediyoruz. Alırız, buralarda dolaşıyoruz. Trafiğe çıktığımız zaman etraftan insanlar durdurup resim çekiyorlar, arabayı gezmek isteyenler oluyor. Bir sürü şeyle karşılaşıyoruz. İlgi de çok yüksek" dedi. "Geriden gelen çırak yok" Klasik araç restorasyonunda yetişmiş usta ve çırak eksikliğine de dikkat çeken Sungur, yeni neslin bu alana yönelmesi gerektiğini ifade ederek, "Yeni usta maalesef... Yeni usta derken yeni çırak yetişmiyor bir kere. Geriden gelen çırak yok. Sekiz yıllık eğitim başladıktan sonra açıkçası sanayide çırak bulmakta zorlanıyor insanlar" dedi. Bursa'nın bu konuda önemli ustalara sahip olduğunu belirten Sungur, "Şu an bu işi yapan gerçek ustalar gerçekten el öpülesi ustalar. Hani derler ya, saçtan insan yaparlar; öyle ustalarımız var. Bursa'da özellikle o konuda çok şanslıyız. Ama dediğim gibi geriden gelen yeni nesil yok" ifadelerini kullandı.

BTSO Etiyopya’da en büyük organizasyonunu gerçekleştirdi Haber

BTSO Etiyopya’da en büyük organizasyonunu gerçekleştirdi

Türkiye ile Afrika boynuzunun merkezinde bulunan Etiyopya arasında ticaretin geliştirilmesi için yeni bir dönem başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şubat ayında ülkeyi ziyaretinde 1 milyar dolarlık ticaret hedefi belirlediği Etiyopya, 130 milyonu aşkın nüfusu ile Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projeleri hayata geçiren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Afrika’nın yükselen değeri Etiyopya’ya geniş kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. İnşaat yapı malzemelerinden ev tekstiline, kimyadan bebek çocuk konfeksiyonu ve mobilyaya birçok sektörden 160’ı aşkın iş insanıyla başkent Addis Ababa’ya giden BTSO heyeti, hem sektörel ikili iş görüşmeleri yaptı hem de pazar ziyaretleri ile ülkenin ticaret potansiyelini yerinde inceledi. Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği ile gerçekleşen program bugüne kadar Etiyopya’ya yapılan en büyük ticaret heyeti olarak kayıtlara geçti. “TÜRKİYE’NİN GÜCÜ VE ETKİSİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Etiyopya’da gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etiyopya’nın Afrika’nın yükselen değerlerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Burkay, ülkenin aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olmasının stratejik önem taşıdığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının bölgeye büyük değer kattığını belirten İbrahim Burkay, Türkiye’nin son yıllardaki ekonomik ve ticari atılımlarıyla Afrika’daki gücünü ve etkisini her geçen gün artırdığını dile getirdi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle, BTSO öncülüğünde düzenlenen ticaret heyetinin Afrika’ya gerçekleştirilen en önemli organizasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken İbrahim Burkay, “5 farklı sektörden 110 firmamızla çok güçlü ve nitelikli bir heyet oluşturduk. Türkiye’nin Nisan ayında Etiyopya-Cibuti hattındaki ihracatı yaklaşık 4 kat artış gösterdi. Etiyopya denize kıyısı olan bir ülke değil ancak Cibuti limanı üzerinden çok önemli bir ticaret ağına sahip. Bizim de Etiyopya merkezli ciddi ihracat politikalarımız, stratejilerimiz ve hedeflerimiz bulunuyor.” dedi. Gerçekleştirilen programın bu hedefler doğrultusunda önemli bir adım olduğunu vurgulayan Burkay, Bursa’nın üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve rekabet gücüyle bölgede güçlü bir konuma sahip olacağına inandığını ifade etti. Bursa firmalarının Etiyopya’daki temaslarından olumlu sonuçlar alacağını kaydeden Burkay, firmaların gerçekleştirecekleri iş birlikleri ve ticari anlaşmalarla bölgede kalıcı bir yapı oluşturacaklarını söyledi. Başkan Burkay ayrıca programın hazırlık ve organizasyon sürecindeki destekleri dolayısıyla Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran ile Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a teşekkür etti. “ETİYOPYA’DAKİ EN BÜYÜK TİCARET HEYETİ PROGRAMI” Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran, Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği kapsamında düzenlenen programın bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük etkinliklerden biri olduğunu söyledi. Farklı sektörlerden 110 firmanın programa katıldığını belirten Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Şubat’taki Etiyopya temaslarında ortaya koyduğu 1 milyar dolarlık ticaret hedefini hatırlatarak, şunları söyledi: “Türkiye ile Etiyopya arasındaki ticaret hacmine baktığımızda önemli bir nokta var. Etiyopya ile ticarette iki farklı rakamdan söz ediyoruz. Etiyopya’nın açıkladığı rakamlar daha yüksek, bizim rakamlarımız ise daha düşük görünüyor. Bunun temel nedeni ticaretin önemli bir bölümünün Cibuti üzerinden gerçekleşmesi. Aslında görünenin çok üzerinde bir ticaret hacmimiz bulunuyor.” dedi. “BURSA’NIN ZİYARETİ BİZLERE DE GÜÇ VERİYOR” Bu tür organizasyonların uzun vadeli ticari ilişkiler açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Baran, ilk ziyaretlerde tarafların birbirini tanıdığını, sonraki temaslarda güven ortamının oluştuğunu ve devam eden süreçte kalıcı ortaklıkların ortaya çıktığını söyledi. Etiyopya’nın son derece gelişmiş ve güçlü bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Baran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Etiyopya ziyaretinde ortaya çıkan görüntülerin yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada dikkat çektiğini ifade etti. Addis Ababa’nın gelişmişlik düzeyinin birçok kişi için şaşırtıcı olduğunu belirten Baran, şehirde canlı bir ekonomi ve ciddi yatırım fırsatları bulunduğunu kaydetti. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olduğuna işaret eden Baran, burada gerçekleştirilen yatırımların tüm Afrika kıtası nezdinde önemli bir görünürlük sağladığını belirtti. Bölgede değerlendirilmesi gereken çok ciddi fırsatlar bulunduğunu söyleyen Baran, “Burada görev yaptığım üç yılı aşkın süre içerisinde bu organizasyon, imza atılan en büyük etkinliklerden biri oldu. Bursa gibi sanayileşmiş, üretim gücü yüksek ve gelişmiş bir şehrin farklı sektörlerden geniş katılımla Addis Ababa’ya gerçekleştirdiği ziyaretin bizlere de güç veriyor. Bu anlamda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür ediyorum.” dedi. Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Amerika İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Meles Alem Tikea ise yaptığı konuşmada Etiyopya ekonomisinin köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, ülkede reform hareketlerinin hızla devam ettiğini söyledi. Addis Ababa’daki değişim ve gelişimin şehir genelinde açık şekilde görülebildiğini ifade eden Tikea, Etiyopya hükümetinin makro ekonomik, yapısal ve sektörel reformları kararlılıkla sürdürdüğünü dile getirdi. Türk yatırımcılara önemli mesajlar veren Tikea, “Etiyopya devleti Türk yatırımcıları kırmızı halıyla karşılamaya hazır. Etiyopya, 130 milyonu aşan nüfusuyla son derece dinamik ve hızlı büyüyen bir pazar. Nüfusun yüzde 65’ini gençler oluşturuyor. Bu da çok büyük fırsatlar anlamına geliyor.” dedi. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika’nın siyasi merkezi ve kıtaya açılan önemli bir kapı olduğunu vurgulayan Tikea, Türk iş dünyasını Etiyopya’da daha fazla yatırım ve iş birliği yapmaya davet etti. Program kapsamında ayrıca BTSO ile Addis Ababa Ticaret Odası arasında iyi niyet ve işbirliği anlaşması imzalandı. Protokole BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Addis Ababa Ticaret Odası Başkanı Zehara Mohammed imza attı. 400 bini aşkın üyesiyle Etiyopya iş dünyasının en önemli çatı kuruluşları arasında yer alan Addis Ababa Ticaret Odası’nın Başkanı Zehara Mohammed, Türkiye ile Etiyopya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki bağların ticaretle daha da güçlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin son derece güçlü olduğunu ifade eden Mohammed, Türk ürünlerinin kalite açısından bölgede önemli bir itibara sahip olduğunu dile getirdi. “Türk mallarının diğer ülkelere kıyasla çok daha kaliteli olduğunu halkımız çok iyi biliyor.” diyen Mohammed, Addis Ababa Ticaret Odası’nın 480 binden fazla üyeye sahip olduğunu kaydetti. Bursa heyetiyle imzalanan protokolden büyük memnuniyet duyduklarını vurgulayan Mohammed, iki taraf arasında güçlü iş birlikleri kurulacağına inandığını söyledi. Etiyopya’da üretilen ürünlerin de Türkiye üzerinden farklı pazarlara ihracatının artırılmasını beklediklerini kaydeden Mohammed, Türk iş dünyasına yönelik olumlu mesajlar verdi. Etiyopya Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Kenenisa Lemi’nin de ziyaret ettiği programın ilk gününde Bursalı firmalar, çok sayıda ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.