Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Afrika

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Afrika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afrika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO Etiyopya’da en büyük organizasyonunu gerçekleştirdi Haber

BTSO Etiyopya’da en büyük organizasyonunu gerçekleştirdi

Türkiye ile Afrika boynuzunun merkezinde bulunan Etiyopya arasında ticaretin geliştirilmesi için yeni bir dönem başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şubat ayında ülkeyi ziyaretinde 1 milyar dolarlık ticaret hedefi belirlediği Etiyopya, 130 milyonu aşkın nüfusu ile Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projeleri hayata geçiren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Afrika’nın yükselen değeri Etiyopya’ya geniş kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. İnşaat yapı malzemelerinden ev tekstiline, kimyadan bebek çocuk konfeksiyonu ve mobilyaya birçok sektörden 160’ı aşkın iş insanıyla başkent Addis Ababa’ya giden BTSO heyeti, hem sektörel ikili iş görüşmeleri yaptı hem de pazar ziyaretleri ile ülkenin ticaret potansiyelini yerinde inceledi. Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği ile gerçekleşen program bugüne kadar Etiyopya’ya yapılan en büyük ticaret heyeti olarak kayıtlara geçti. “TÜRKİYE’NİN GÜCÜ VE ETKİSİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Etiyopya’da gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etiyopya’nın Afrika’nın yükselen değerlerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Burkay, ülkenin aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olmasının stratejik önem taşıdığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının bölgeye büyük değer kattığını belirten İbrahim Burkay, Türkiye’nin son yıllardaki ekonomik ve ticari atılımlarıyla Afrika’daki gücünü ve etkisini her geçen gün artırdığını dile getirdi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle, BTSO öncülüğünde düzenlenen ticaret heyetinin Afrika’ya gerçekleştirilen en önemli organizasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken İbrahim Burkay, “5 farklı sektörden 110 firmamızla çok güçlü ve nitelikli bir heyet oluşturduk. Türkiye’nin Nisan ayında Etiyopya-Cibuti hattındaki ihracatı yaklaşık 4 kat artış gösterdi. Etiyopya denize kıyısı olan bir ülke değil ancak Cibuti limanı üzerinden çok önemli bir ticaret ağına sahip. Bizim de Etiyopya merkezli ciddi ihracat politikalarımız, stratejilerimiz ve hedeflerimiz bulunuyor.” dedi. Gerçekleştirilen programın bu hedefler doğrultusunda önemli bir adım olduğunu vurgulayan Burkay, Bursa’nın üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve rekabet gücüyle bölgede güçlü bir konuma sahip olacağına inandığını ifade etti. Bursa firmalarının Etiyopya’daki temaslarından olumlu sonuçlar alacağını kaydeden Burkay, firmaların gerçekleştirecekleri iş birlikleri ve ticari anlaşmalarla bölgede kalıcı bir yapı oluşturacaklarını söyledi. Başkan Burkay ayrıca programın hazırlık ve organizasyon sürecindeki destekleri dolayısıyla Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran ile Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a teşekkür etti. “ETİYOPYA’DAKİ EN BÜYÜK TİCARET HEYETİ PROGRAMI” Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran, Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği kapsamında düzenlenen programın bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük etkinliklerden biri olduğunu söyledi. Farklı sektörlerden 110 firmanın programa katıldığını belirten Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Şubat’taki Etiyopya temaslarında ortaya koyduğu 1 milyar dolarlık ticaret hedefini hatırlatarak, şunları söyledi: “Türkiye ile Etiyopya arasındaki ticaret hacmine baktığımızda önemli bir nokta var. Etiyopya ile ticarette iki farklı rakamdan söz ediyoruz. Etiyopya’nın açıkladığı rakamlar daha yüksek, bizim rakamlarımız ise daha düşük görünüyor. Bunun temel nedeni ticaretin önemli bir bölümünün Cibuti üzerinden gerçekleşmesi. Aslında görünenin çok üzerinde bir ticaret hacmimiz bulunuyor.” dedi. “BURSA’NIN ZİYARETİ BİZLERE DE GÜÇ VERİYOR” Bu tür organizasyonların uzun vadeli ticari ilişkiler açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Baran, ilk ziyaretlerde tarafların birbirini tanıdığını, sonraki temaslarda güven ortamının oluştuğunu ve devam eden süreçte kalıcı ortaklıkların ortaya çıktığını söyledi. Etiyopya’nın son derece gelişmiş ve güçlü bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Baran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Etiyopya ziyaretinde ortaya çıkan görüntülerin yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada dikkat çektiğini ifade etti. Addis Ababa’nın gelişmişlik düzeyinin birçok kişi için şaşırtıcı olduğunu belirten Baran, şehirde canlı bir ekonomi ve ciddi yatırım fırsatları bulunduğunu kaydetti. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olduğuna işaret eden Baran, burada gerçekleştirilen yatırımların tüm Afrika kıtası nezdinde önemli bir görünürlük sağladığını belirtti. Bölgede değerlendirilmesi gereken çok ciddi fırsatlar bulunduğunu söyleyen Baran, “Burada görev yaptığım üç yılı aşkın süre içerisinde bu organizasyon, imza atılan en büyük etkinliklerden biri oldu. Bursa gibi sanayileşmiş, üretim gücü yüksek ve gelişmiş bir şehrin farklı sektörlerden geniş katılımla Addis Ababa’ya gerçekleştirdiği ziyaretin bizlere de güç veriyor. Bu anlamda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür ediyorum.” dedi. Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Amerika İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Meles Alem Tikea ise yaptığı konuşmada Etiyopya ekonomisinin köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, ülkede reform hareketlerinin hızla devam ettiğini söyledi. Addis Ababa’daki değişim ve gelişimin şehir genelinde açık şekilde görülebildiğini ifade eden Tikea, Etiyopya hükümetinin makro ekonomik, yapısal ve sektörel reformları kararlılıkla sürdürdüğünü dile getirdi. Türk yatırımcılara önemli mesajlar veren Tikea, “Etiyopya devleti Türk yatırımcıları kırmızı halıyla karşılamaya hazır. Etiyopya, 130 milyonu aşan nüfusuyla son derece dinamik ve hızlı büyüyen bir pazar. Nüfusun yüzde 65’ini gençler oluşturuyor. Bu da çok büyük fırsatlar anlamına geliyor.” dedi. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika’nın siyasi merkezi ve kıtaya açılan önemli bir kapı olduğunu vurgulayan Tikea, Türk iş dünyasını Etiyopya’da daha fazla yatırım ve iş birliği yapmaya davet etti. Program kapsamında ayrıca BTSO ile Addis Ababa Ticaret Odası arasında iyi niyet ve işbirliği anlaşması imzalandı. Protokole BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Addis Ababa Ticaret Odası Başkanı Zehara Mohammed imza attı. 400 bini aşkın üyesiyle Etiyopya iş dünyasının en önemli çatı kuruluşları arasında yer alan Addis Ababa Ticaret Odası’nın Başkanı Zehara Mohammed, Türkiye ile Etiyopya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki bağların ticaretle daha da güçlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin son derece güçlü olduğunu ifade eden Mohammed, Türk ürünlerinin kalite açısından bölgede önemli bir itibara sahip olduğunu dile getirdi. “Türk mallarının diğer ülkelere kıyasla çok daha kaliteli olduğunu halkımız çok iyi biliyor.” diyen Mohammed, Addis Ababa Ticaret Odası’nın 480 binden fazla üyeye sahip olduğunu kaydetti. Bursa heyetiyle imzalanan protokolden büyük memnuniyet duyduklarını vurgulayan Mohammed, iki taraf arasında güçlü iş birlikleri kurulacağına inandığını söyledi. Etiyopya’da üretilen ürünlerin de Türkiye üzerinden farklı pazarlara ihracatının artırılmasını beklediklerini kaydeden Mohammed, Türk iş dünyasına yönelik olumlu mesajlar verdi. Etiyopya Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Kenenisa Lemi’nin de ziyaret ettiği programın ilk gününde Bursalı firmalar, çok sayıda ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan savaş açıklaması Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan savaş açıklaması

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen olan ve alanında dünyanın önde gelen isimlerini bir araya getiren Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi 2026 (Stratcom Summit 2026) "Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla İstanbul’da başladı. Stratejik iletişim konusunda dünyanın dört bir yanından alanında uzman isimleri bir araya getiren zirveye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve farklı kuruluşlardan birçok temsilci katıldı. Belirsizliklerin arttığı bu dönemin, küresel ekonomiye de ciddi şekilde darbe vuran boyutlara ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kurallara dayalı sistem söyleminin yerini güç siyaseti alırken; güven, meşruiyet ve anlatı eş zamanlı sorgulanmaktadır. ’Güçlüysem istediğimi yapabilirim’ anlayışı uluslararası hukuku zayıflatırken, iç siyasette de meşruiyet krizlerine yol açmakta ve demokratik süreçlere zarar vermektedir. Gazze’de devam eden insani trajedi, bölgeye yayılan gerilim ve İran merkezli gelişmeler, uluslararası sistemin mevcut yapısıyla bu krizlere karşılık vermekte ne denli zorlandığını ortaya koymaktadır" dedi. "Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını bekliyoruz" Şu anda en sıcak meselenin İsrail’in kışkırtmasıyla başlayan İsrail-ABD ile İran savaşı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Bu savaş, bölgesel ve küresel istikrara çok ciddi etkilerde bulunmaktadır. Çocuklar dahil savaşın ürettiği insani maliyetleri hep birlikte görüyoruz. İnsani maliyetlerin ötesinde ekonomik, çevresel maliyetler de maalesef karşımızda. Özellikle ticaret kanalıyla, lojistikle, turizm kanalıyla, yine gübre gibi temel girdiler başta olmak üzere tarım ve gıda üzerindeki etkilerle, yaşanan savaş dünyada büyük maliyetler üretir hale gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını, sonra da kalıcı bir şekilde bu çatışma risklerini bir daha yaşamayacağımız bir şekilde diplomasiyle sorunların aşılmasını bekliyoruz. İran’da bunlar yaşanırken bir anlamda İran’daki savaşın gölgesinde, bu savaşın oluşturduğu atmosferden de istifade ederek; İsrail’in Gazze’de ortaya koyduğu eylemler, Batı Şeria’da ortaya koyduğu hukuk dışı eylemler, Lübnan’ı işgal etmesi, egemen başka bir ülkeyi işgal etmesi ve 1 milyondan fazla insanı yerinden yurdundan etmesi, yine Suriye’deki istikrarı tehdit eden eylemler içinde bulunması da altını çizmemiz gereken bir durumdur. Bir taraftan da tabii Mescid-i Aksa’nın bayram namazında dahi inananlara kapalı tutulması hiçbir ölçüyle kabul edilebilir bir durum değildir" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" Yapılanların hukuka, temel insan haklarına, inanç özgürlüklerine aykırı olduğu gibi Kudüs’ün ruhuna ve Hazreti İbrahim’in mirasına da büyük bir ihanet olduğunu söyleyen Yılmaz," Bütün dünyanın, uluslararası kurumların, yeniden bir güven inşa etmek isteyen tüm çevrelerin bu hukuk dışı yaklaşımlara mutlaka karşı çıkması ve güçlü bir şekilde sesini yükseltmesi gerekir. Cumhurbaşkanımız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu haksızlıklara karşı ilkeli duruşunu gür bir şekilde itirazlarını ifade etmeye devam ediyor ve inanıyorum ki bir gün bu yaşadığımız sürecin muhasebesini yaptığımızda, tarihi yeniden yorumladığımızda, tarihin doğru tarafında olduğumuzu hepimiz görmüş olacağız. Doğru tutumları zor zamanlarda göstermek önemlidir. Rahat zamanlarda herkes konuşabilir. Önemli olan zor dönemlerde doğru tavrı, doğru iletişimi, doğru ilkeli duruşu sergileyebilmektir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu gerçekleştiriyor. Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" dedi. Gazze’de yaşanan soykırımda bu gerçekleri yansıtmaya çalışırken hayatını kaybeden gazetecilerin, basın mensuplarının bu süreçlerin en güçlü şahitleri olduğuna Yılmaz, "Bu durum bilgi boşluklarının manipülatif içeriklerle doldurulmasına ve algı üretimini daha kırılgan hale getirmiştir. Stratejik iletişim, dış dünyaya yönelik bir araç olmaktan ziyade toplumların dayanıklılığını güçlendiren, doğru bilgiye erişimi kolaylaştıran ve kamuoyunun dezenformasyona karşı direncini arttıran bir iç güvenlik unsuru haline de gelmiştir. Böylesine çalkantılı bir konjonktürde sahaya çıkan her aktörün önünde iki seçenek bulunur. Krizlerin önünde sürüklenmek ya da barış için, gidişatı değiştirmek için güçlü bir irade ortaya koymak. Türkiye Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ikinci yolu tercih etmiş ve bu tercihini de sadece lafla, sözle değil; somut adımlarla tüm dünyaya kanıtlamıştır. Krizlerin derinleştiği anlarda taraflar arasında kurulan temasın devamlılığı, süreçlerin kontrol altında tutulabilmesinin yegane güvencesidir. Liderler her zaman önemlidir, her şartta önemlidir. Ancak fırtınalı zamanlarda, kaotik zamanlarda liderliğin önemi bir kat daha artmaktadır. Bu anlamda dirayetli liderliğiyle sadece ülkemiz için değil, bölgemiz için ve küresel düzen için de son derece önemli bir değer olan Cumhurbaşkanımızın liderliğinin çok daha kıymetli hale geldiğini vurgulamak isterim. Rusya-Ukrayna savaşı yaşanırken her iki tarafla da görüşebilen, Tahıl Anlaşması gibi tüm insanlığı, küresel ekonomiyi ilgilendiren konularda mesafe alınmasını sağlayan lider Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Güney Kafkasya’da Azeri-Ermeni diyaloğunda ve barış çabalarında ne kadar önemli bir rol oynadığını hepimiz biliyoruz. Yine Afrika’da Etiyopya-Somali geriliminde ortaya koyduğu tavrı ve başarıyı tüm dünya izledi. Kısacası tüm kriz alanlarında Türkiye’nin ilkesel bir tavır ortaya koyduğunun altını çizmek istiyorum. Bu yaklaşım bir krize dönük, bir olaya dönük tavrın ötesinde sistematik bir tutumu sergilemektedir. Bu da tüm taraflarla iletişim içinde olan, barışı arayan, müzakereyi arayan bir tavırdır" diye konuştu. "Daha adaletli bir dünya mümkündür" Yılmaz, "Cumhurbaşkanımızın ’Dünya 5’ten büyüktür’ çağrısı tam da bu zeminde çok daha büyük bir anlam ifade etmektedir. Dünya 5’ten büyüktür. Dünya kaos arayanlardan, çatışma, savaş arayanlardan da büyük. Dünyanın barışa ihtiyacı var, insanlığın barışa ihtiyacı var ve bunun temeli de adalettir. Daha adaletli bir dünya mümkündür. Biz buna inanıyoruz ve bu yönde çaba sarf etmeye tüm gücümüzle devam edeceğiz. ’Güçlüysem haklıyım, güçlüysem her istediğimi yapabilirim’ diyen bir dünyada Türkiye olarak biz karşı bir tavır sergiliyoruz ve şunu söylüyoruz. Hem haklı olacağız hem de güçlü olacağız. İkisini bir arada yapacağız. Ben şuna yürekten inanıyorum. Bugünkü güç siyaseti, ’Güçlüysem her şeyi yapabilirim’ anlayışı sürdürülebilir bir anlayış değildir. İnsanlık ve insanlık ittifakı buna müsaade etmez. Mutlaka ve mutlaka bir dip dalgayla bu ortamın değiştiğini, farklı şartların oluştuğunu göreceğiz. İşte Türkiye Cumhuriyeti olarak insanlığın değerlerini en güçlü şekilde taşıma iradesiyle, hafızamızla, medeniyet birikimimizle bu sürece liderlik eden ülkeler arasında olacağımıza inanıyorum" dedi.

AB Konseyi Başkanı Costa: "Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya" Haber

AB Konseyi Başkanı Costa: "Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya"

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, 9-13 Mart tarihleri arasında Brüksel'de gerçekleştirilen yıllık AB Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu.Büyükelçilere hitabında dünyada kutuplaşma ve parçalanmanın arttığını ve böyle bir ortamda Avrupa'nın küresel vizyonunun stratejik bir varlık olduğunu ifade eden Costa, dünyadaki yeni gerçekliğin Rusya'nın barışı ihlal ettiği, Çin'in ticareti bozduğu ve ABD'nin kurallara dayalı uluslararası düzeni sorguladığı bir gerçeklik olduğunu söyledi. AB'nin görevinin kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmak olduğunu söyleyen Antonio Costa, "Uluslararası hukukun ihlalleri, ister Ukrayna'da, ister Grönland'da, ister Latin Amerika'da, ister Afrika'da, ister Gazze'de veya Orta Doğu'da olsun, kabul edilmemelidir. İnsan hakları ihlalleri de, ister İran'da, ister Sudan'da, ister Afganistan'da olsun, kabul edilemez" dedi. Orta Doğu'daki savaşın son derece kaygı verici olduğunu ve durumun temel nedenlerinden İran'ın sorumlu olduğunu söyleyen AB Konseyi Başkanı Costa, "Gerginliğin daha fazla tırmanmasından kaçınmalıyız. Böyle bir yol, Orta Doğu'yu, Avrupa'yı ve daha geniş bölgeleri tehdit eder. Bunun sonuçları ağırdır. Ekonomik alanda da ağırdır. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması bunun açık örneğidir" diye konuştu. "Kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız" AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya. Rusya, uluslararası hukuku ihlal ederek Ukrayna'nın konumunu sürekli olarak zayıflatıyor. Rusya, enerji fiyatlarının yükselmesi sayesinde Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın finansmanı için yeni kaynaklar elde ediyor" ifadelerini kullandı. Rusya'nın ayrıca Orta Doğu'daki savaşın gündemin merkezine oturması nedeniyle Ukrayna'ya ilginin azalmasından da istifade ettiğini söyleyen Costa, "Rusya üzerinde baskıyı sürdürmeli, Ukrayna için kabul edilebilir ve Avrupa'nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız. Umarım, yarın mevcut yaptırımların uzatılmasını onaylar ve 20. Yaptırım Paketi'nin kabulü yönünde ilerleriz" dedi. "BM, reformdan geçirilmeli ancak yerine başka bir yapı konulamaz" AB'nin Birleşmiş Milletler'in (BM) güçlü bir destekçisi olmaya devam edeceğini de ifade eden Costa, "BM, reformdan geçirilmeli, ancak yerine başka bir yapı konulamaz. BM, çok taraflı sistemin temel taşı olmaya devam etmelidir. BM, evrensel meşruiyete sahip tek forumdur. Ayrıca, etkili ve çok taraflı iş birliğini sürdürebilecek güce sahip tek platformdur" şeklinde konuştu. Costa, BM sisteminin ciddi finansal kısıtlamalarla karşı karşıya olduğu dönemde, AB'nin küresel dayanışmada öncü rol oynamaya devam edeceğini söyledi. "Mercosur ve Hindistan ile ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu" AB'nin dünyanın en kapsamlı ticaret anlaşmaları ağını kurduğunu ve bu ağın 80 ticaret ortağını kapsadığını vurgulayan Antonio Costa, "Ayrıca, 27 ülkeyle daha anlaşmalar müzakere ediyor ve onay sürecini yürütüyoruz. Bunlar arasında Meksika, Avustralya, Endonezya, Tayland, Filipinler ve Birleşik Arap Emirlikleri de yer alıyor" ifadelerini kullandı. AB Konseyi Başkanı Costa, "Yakın zamanda imzalanan Mercosur ve Hindistan ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu. Bu anlaşmalar, 32 ülkeyi ve yaklaşık 3 milyar insanı kapsıyor" diye konuştu. Görevi süresinde genişlemeyi de bir öncelik olarak kabul ettiğini ifade eden Antonio Costa, Ukrayna'nın AB'ye üyelik başvurusunun genişleme sürecinde Moldova ve Batı Balkan ülkelerini de etkileyen bir dinamizme yol açtığını söyledi. AB Konseyi Başkanı, "Bu ülkelerin geleceği, AB içindedir. Lakin katılım süreci, liyakat esasına dayalı olmalıdır" dedi. Konuşmasında 2025 yılında Avrupa savunmasına odaklandıklarını ve 2026'yı ise Avrupa'nın rekabetçilik yılı yapmak istediklerini söyleyen Costa, "Bu iki alan, Avrupa'nın egemenliğinin temel sütunlarıdır. ABD'nin Grönland'a yönelik tehditlerine AB olarak verilen kararlı ve etkili yanıt, küresel konumumuzun nasıl güçlendiğinin bir örneğidir" şeklinde konuştu.

Erdoğan, Etiyopya'nın başkentini tüm dünyaya tanıttı Haber

Erdoğan, Etiyopya'nın başkentini tüm dünyaya tanıttı

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali'nin davetiyle gerçekleştirilen ziyarette, Cumhurbaşkanlığı konvoyunun geçişi sırasında kaydedilen görüntüler, kısa sürede küresel çapta viral oldu. Sosyal medya kullanıcıları, Addis Ababa'nın geniş bulvarlarını, titizlikle planlanmış caddelerini ve modern mimarisini hayranlıkla takip etti. Afrika'nın yükselen yıldızı olarak görülen başkentin düzenli yerleşimi ve temizliği, "ezber bozan bir şehir" yorumlarını beraberinde getirdi. Küresel kıyaslama: "Neden bizim yollarımız böyle değil?" Görüntülerin yayılmasının ardından dünyanın dört bir yanından binlerce kullanıcı, kendi ülkelerindeki şehirleşme sorunlarını Addis Ababa üzerinden eleştirmeye başladı. Avrupa'dan Amerika'ya, Asya'dan Orta Doğu'ya kadar pek çok kişi, Etiyopya'daki yol standartlarını ve trafik düzenini kendi metropolleriyle kıyasladı. Özellikle gelişmiş ülke vatandaşlarının, "Neden bizim yollarımız bu kadar düzenli ve geniş değil" sorusunu sorması dikkat çekerken, Addis Ababa'nın kaosun uzağındaki sakin görüntüsü sosyal medyada viral oldu. Estetik ve düzenin buluşması: Göz yormayan mimari Konvoyun geçişi esnasında kadraja giren caddeler, sadece genişliğiyle değil, görsel estetiğiyle de şaşırttı. Şehrin dokusunu bozan devasa ve karmaşık tabelalardan arındırılmış, gözü yormayan sade mimari yapı sosyal medyada en çok konuşulan unsurlar arasında yer aldı. Geniş şeritli modern bulvarları, görsel kirlilikten arındırılmış estetik mimarisi ve Avrupa standartlarını aratmayan şehircilik disipliniyle Addis Ababa, adeta düzenin ve temizliğin simgesi haline geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dev projelerimizle küresel ticaret hatlarını tahkim ettik" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dev projelerimizle küresel ticaret hatlarını tahkim ettik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Ulaştırma Bakanları 2. Toplantısı'na bir video mesaj gönderdi. Konuşmasına İslam coğrafyasının farklı köşelerinden İstanbul'a gelen misafirlere "hoş geldiniz" diyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Coğrafi mesafelerin önemini yitirdiği, fakat stratejik bağlantıların geçmişte hiç olmadığı kadar değer kazandığı bir süreçten geçiyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın ulaştırma konulu ilk konferansı yaklaşık 40 sene önce gerçekleştirildi. Bu süreçte dünya ekonomisi, ticaret yolları, üretim merkezleri ve ulaştırma teknolojileri de köklü bir dönüşüme uğradı. Ulaştırma, malların ve insanların hareketliliğini sağlamanın ötesinde kalkınmanın, rekabet gücünün ve bölgesel entegrasyonun temel unsurlarından biri haline geldi. Asya'dan Afrika'ya, Avrupa'dan Orta Doğu'ya uzanan İslam dünyası, bu muazzam coğrafyada doğal koridorlara, dinamik ve genç bir nüfusa ve hızla büyüyen pazarlara hükmetmektedir. Ancak bu büyük potansiyeli tam anlamıyla hayata geçirebilmek ve coğrafi avantajları stratejik bir güce dönüştürmek için etkin, güvenilir ve bütünleşmiş ulaştırma ağlarına ihtiyaç vardır. Bizler karayollarımız, demiryollarımız, limanlarımız ve havalimanlarımız arasında tesis edilecek güçlü bağlantıların yalnızca aramızdaki ticareti değil, sosyal ve kültürel etkileşimi de artıracağına inanıyoruz. Türkiye olarak, son yıllarda ulaştırma alanında hayata geçirdiğimiz büyük ölçekli projelerle bu anlayışı somutlaştırmaya çalıştık" dedi. "Dev projelerimizle küresel ticaret hatlarını tahkim ettik" Marmaray'ı, Avrasya Tüneli, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi dev projelerle küresel ticaret hatlarını tahkim ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Modern demiryolu hatlarımız yük ve yolcu taşımacılığında büyük mesafeler kat etti. Büyük liman yatırımlarımız deniz taşımacılığı kapasitemizi güçlendirdi. Havacılık alanındaki hamlelerimiz ise ülkemizi küresel hava taşımacılığının önde gelen merkezlerinden biri haline getirdi. Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor projesine verdiğimiz destekle, tarihi İpek Yolu'nu modern bir anlayışla yeniden canlandırıyoruz. Ancak biz bu yatırımları yalnızca ulusal bir çerçevede değerlendirmiyoruz. Hedefimiz İslam İşbirliği Teşkilatı'na üye ülkelerle entegrasyonu güçlendirmek, sınır aşan koridorları geliştirmek ve ortak projelerle katma değer üretmektir. Bildiğiniz üzere konferansımız boyunca yürüttüğümüz yapıcı müzakereler neticesinde önemli adımlar attık. Üye ülkeler arasında ulaştırma hatlarını güçlendirecek bir yol haritasının oluşturulması, uluslararası platformlarda dayanışmanın arttırılması ve Türkiye'nin dönem başkanlığında bir ulaştırma bağlantısallığı strateji belgesi hazırlanması yönünde önemli kararlar aldık. Şüphesiz kararların etkin biçimde uygulanabilmesi için teknik toplantıların aksatılmaması ve takip mekanizmalarının titizlikle işletilmesi önem taşıyor. İnanıyoruz ki bugün ortaya koyduğumuz irade bunun önünü açacaktır. Bu vesileyle toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, iştirak eden ülkelere teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.