Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Afad

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Afad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afad haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bozcaada açıklarında kaybolan dalgıç için arama çalışmalarında 25 saat geride kaldı Haber

Bozcaada açıklarında kaybolan dalgıç için arama çalışmalarında 25 saat geride kaldı

Çanakkale'nin Bozcaada ilçesinde zıpkınla avlanmak için dalan Uğur Savaş'tan haber alınamayınca arama kurtarma çalışmalarında 25 saat geride kaldı. 61 personel, 4 araç, 2 bot, 1 helikopter, 2 drone, 2 dalış timi ve 9 dalgıç ile denizden, havadan ve su altında arama çalışmaları devam ediyor. Bursa'dan ailesiyle birlikte Bozcaada'ya gelen ve adada dalış yapan Uğur Savaş (46), dün saat 05.30 sıralarında arkadaşıyla birlikte dalış yapmak için denize gitti. Savaş, zıpkınla avlanmak için Sulubahçe açıklarını tercih etti. Savaş, suya daldıktan sonra bir daha çıkmadı. Sudan çıkamayınca yanındaki arkadaşı durumu saat 11.42 sıralarında 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekiplerin çalışması devam ediyor. Arama kurtarma çalışmalarında 25 saat geride kaldı. 61 personel, 4 araç, 2 bot, 1 helikopter, 2 drone, 2 dalış timi ve 9 dalgıç ile denizden, havadan ve su altında arama çalışmaları devam ediyor. Çanakkale Valiliği'nden konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, "12 Ağustos 2026 tarihinde Bozcaada ilçemiz Sulubahçe açıklarında denize girdikten sonra kendisinden haber alınamayan Uğur Savaş isimli vatandaşımızı arama çalışmaları aralıksız devam etmektedir. Vatandaşımızın bir an önce bulunması amacıyla yürütülen çalışmalara Sahil Güvenlik Komutanlığı, AFAD İl Müdürlüğü, İlçe Jandarma Komutanlığı, Jandarma Komando Birliği ve Deniz Polisi ekipleri destek vermektedir. Arama faaliyetleri; toplam 61 personel, 4 araç, 2 bot, 1 helikopter, 2 drone, 2 dalış timi ve 9 dalgıç ile denizden, havadan ve su altında titizlikle sürdürülmektedir" ifadelerine yer verildi.

MEHMET YİĞİNER’DEN BESOB’A ZİYARET Haber

MEHMET YİĞİNER’DEN BESOB’A ZİYARET

BESOB Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Bilgit’in ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarete BESOB Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu üyelerinin yanı sıra oda başkanları da katıldı. Türkiye Metal Otomotiv Makine Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Genel Başkanı Hayrettin Yıldırım, Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hüseyin Ar ile Balıkesir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Rıza Tekin’in de hazır bulunduğu ziyarette konuşan BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, birliğin son dönemde hayata geçirdiği çalışmalara ve yeni dönem hedeflerine değindi. Bilgit, BESOB’un; esnaf ve sanatkarların ekonomik ve sosyal imkanlarını geliştirmeye yönelik hayata geçirilen BESOB Esnaf Kart projesinden afetlere müdahale kapasitesini güçlendiren ve AFAD akreditasyon sürecini tamamlayan BESAK arama kurtarma ekibine, mesleki eğitim çalışmalarından sosyal sorumluluk projelerine kadar farklı alanlarda yürütülen faaliyetlerini anlattı. Ortak aklın önemine vurgu yapan Bilgit, Bursalı esnaf ve sanatkarların sorunlarının ve taleplerinin Ankara’da daha güçlü şekilde duyulması gerektiğini vurguladı. Başkan Bilgit, “Bursa, Türkiye ekonomisine yön veren, üretim gücü ve ticaret geleneğiyle her zaman öncü olmuş bir şehir. Bu güçlü yapının temel taşlarından biri de esnaf ve sanatkarlarımızdır. Dolayısıyla Bursa esnafının talep ve beklentilerinin ülke gündeminde hak ettiği karşılığı bulmasını, sesinin Ankara’da daha güçlü duyulmasını önemsiyoruz. Bursa’nın gücünün esnaf teşkilatımızın üst kuruluşlardaki temsiline de yansıması gerektiğine inanıyoruz” dedi. YİĞİNER: “BURSA DAHA GÜÇLÜ TEMSİL EDİLMELİ” Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren ve ev sahipliği için BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit nezdinde tüm üyelere teşekkür eden TŞOF Genel Başkanı ve TESK Genel Başkan Adayı Mehmet Yiğiner de, Bursa’nın Türkiye ekonomisi ve esnaf teşkilatı açısından taşıdığı öneme dikkati çekti. Bursa’nın sahip olduğu ekonomik potansiyel, esnaf ve sanatkar sayısı ve teşkilat yapısıyla önemli şehirlerin başında geldiğini belirten Yiğiner, Bursa’nın TESK çatısı altında daha güçlü temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yalova Valisi Usta: "Can kaybı yok" Haber

Yalova Valisi Usta: "Can kaybı yok"

Yalova'da eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğrayan F-16 uçağının düşmesiyle ilgili Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Usta, "Tek taraflı kaza, can kaybı yok" dedi. Olay, Çiftlikköy ilçesi Taşköprü Beldesi yakınlarındaki 18. Ana Jet Üs Komutanlığı yakınlarında yaşandı. Saat 15.02'de bir F-16 uçağı alçaldığı esnada kaza kırıma uğradı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, AFAD, UMKE ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelerek incelemelerde bulunan Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Vali Usta, "Öncelikle Yalova’mıza ve milletimize büyük geçmiş olsun diyorum. Bugün saat 15.00 civarında bir F-16 uçağımız, eğitim uçuşu esnasında Çiftlikköy sınırları içerisindeki 18. Ana Üs Komutanlığımız yerleşkesinin hemen yanında maalesef kaza kırıma uğradı. Ama şükürler olsun, pilotumuz bu kazadan sağ salim kurtuldu. Uçağın düştüğü bölgede herhangi bir sivil veya askerî personelimizde de can kaybı olmadı. Olayın ardından başta AFAD olmak üzere UMKE ve itfaiye ekiplerimiz en kısa sürede olay yerine ulaştı. Herhangi bir yangın tehlikesi oluşmadan ve çevreye zarar vermeden uçağın enkazına ulaşıldı ve gerekli tedbirler alındı. Kaza kırım ekibi de teknik anlamda çalışmalarına başladı. En kısa zamanda çalışmaların sonuçlandırılarak gerekli açıklamaların yapılacağını düşünüyorum. Başta da söylediğim gibi pilotumuzun sağ salim kurtulması ve uçağın düştüğü bölgede sivil veya askerî herhangi bir can ve mal kaybının yaşanmaması bizim için sevindirici. Allah milletimizi bir daha bu tür kazalardan korusun diye dua ediyoruz. Tek taraflı bir kaza. Herhangi bir çarpışma söz konusu değil. Uçağımız eğitim uçuşu esnasında muhtemelen teknik bir sıkıntı yaşadı. Bunun kesin nedenini kaza kırım ekibinin yapacağı çalışmalar ortaya çıkaracaktır. Herhangi bir çarpışma yok. Bazı yerlerde iki uçağın çarpıştığı şeklinde yansıtıldı ancak böyle bir durum söz konusu değil. Uçak Eskişehir'den havalandı, neticede bizim bu yerleşkemizde gerek Hava Harp Okulu adaylarımız gerekse Hava Harp Okulu öğrencilerimiz var. Eğitim ve onları özendirmek amacıyla zaman zaman Eskişehir’den veya Bandırma’dan kalkan uçaklarımız burada eğitim amaçlı uçuşlar gerçekleştiriyor. Bu olay da o uçuş esnasında gerçekleşti" açıklamalarını yaptı.

"İstanbul'da 17 bine yakın AFAD gönüllüsü bulunuyor" Haber

"İstanbul'da 17 bine yakın AFAD gönüllüsü bulunuyor"

Büyük bir yıkımına neden olan 17 Ağustos Gölcük depreminin 27 yıl dönümü az bir süre kalırken, megakent İstanbul'da da muhtemel depreme yönelik çalışmalar sürüyor. AFAD İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, muhtemel bir İstanbul depreminde çalışmalara katılacak AFAD gönüllülerine ilişkin "AFAD gönüllüsü olmak için 380 bine yakın vatandaşımız bulunmakta. Bu vatandaşlarımız, internet üzerinden online olarak eğitimlerini alıyorlar. Eğitimlerini tamamladıktan sonra destek AFAD gönüllüsü olmak için kurumumuza gelip, eğitimlerini tamamlıyorlar. Şu ana kadar İstanbul'da, saha eğitimlerini tamamlamış 17 bine yakın destek AFAD gönüllüsü bulunmakta" dedi. Öte yandan AFAD gönüllülerinin aldıkları saha eğitimleri ise kameraya yansıdı. Büyük bir yıkıma neden olan 17 Ağustos Gölcük depreminin 27 yıl dönümüne az bir süre kalırken uzmanlar, İstanbul'da meydana gelebilecek deprem konusunda uyarıyor. 15 milyonu aşkın insanın yaşadığı metropolde, yapı stokları, kentsel dönüşüm gibi konularda hazırlıklar sürerken, İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), yaşanabilecek bir deprem sonrası vatandaşların ihtiyaç duyabilecekleri hususlar konusunda hazırlıklarını da sürdürüyor. AFAD İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener açıklamalarda bulundu. AFAD İstanbul Yeşilköy Yerleşkesi'nde hazırlıklara ilişkin konuşan Özener, "Bilim insanlarının tamamının kabul ettiği gibi, araştırmalar sonucunda, Marmara Denizi'nde bizi bekleyen bir deprem olasılığı çok yüksek. Bu konuda AFAD'ın da kendine ait bir senaryosu var. Olası bir deprem sonucunda, meydana gelebilecek hasar ve kayıplar için bir senaryomuz mevcut. Bu senaryo kapsamında da, bütünleşik afet sistemi çatısı altında hem Türkiye'mizde, hem İstanbul'umuzda çeşitli senaryolar bulunmakta. Bu planların bir tanesi, il risk azaltma planı. Türkiye afet müdahale planı, bir afet olduktan sonra nasıl müdahale edebileceğimiz ve TASİP dediğimiz, Türkiye Afet Sonrası İyileşme Planı kapsamında çalışmalar bulunuyor" dedi. "Şu ana kadar İstanbul'da, saha eğitimlerini tamamlamış 17 bine yakın AFAD gönüllüsü bulunuyor" İstanbul'da deprem sonrası oluşabilecek riskleri azaltmaya yönelik çalışmalarda bulunduklarına değinen Prof. Dr. Özener, "2021 yılında tüm Türkiye'de, hazırlanan il risk azaltma planı, ilimizde de hazırlandı. Bu planda, kamu kurum ve kuruluşlara, belediyelere, sivil toplumlara düşen çeşitli görevler var. Bu görevler kurum ve kuruluşlara tanımlı ve o görevleri risk azaltma planı kapsamında takipteyiz. Bununla birlikte, Türkiye Afet Müdahale Planında da, Türkiye ölçeğinde 25, illerde 23 tane çalışma grubu bulunmakta. Bu çalışma gruplarında, 4 tanesi arama kurtarma olmak üzere, 4 tanesi AFAD'ın sorumluluğunda, 19 çalışma grubu da, farklı kurum ve kuruluşların uhdesi altında yürümektedir. Bu kapsamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu bilgilere internet üzerinden, vatandaşlarımız tarafından erişilebilecek bir durumdadır. 17 Ağustos, 12 Kasım depremleri, ardından yaşamış olduğumuz 6 Şubat depremleri sonrasında vatandaşlar deprem konusuna ve afet konusuna biraz daha bilinç sahibi oldular. Biz de bu kapsamda, AFAD özelinde insanları bilinçlendirme yönünde bir çalışmalar yapıyoruz. Şuanda İstanbul'da, bizim sistemimize kayıtlı AFAD gönüllüsü olmak için 380 bine yakın vatandaşımız bulunmakta. Bu vatandaşlarımız, internet üzerinden online olarak eğitimlerini alıyorlar. Eğitimlerini tamamladıktan sonra destek AFAD gönüllüsü olmak için kurumumuza gelip, eğitimlerini tamamlıyorlar. Şu ana kadar İstanbul'da, saha eğitimlerini tamamlamış 17 bine yakın destek AFAD gönüllüsü bulunmakta. Olası bir afetten sonra AFAD ekipleriyle birlikte koordineli çalışacak İstanbul'da 143 tane kamu kurum ve kuruluşlardan akredite ekiplerimiz var. Ekiplerimizden 115 tanesi kentsel arama kurtarma kapsamında, hafif, orta ve ağır seviye ekiplerimiz var. Bu ekiplerimizin sayısı da 4 bin 500 civarında. Her an AFAD'la birlik olup, bize destek olabilecek personelimiz var. Buradaki en önemli konu, vatandaşlarımızın bilinçlenmesi için eğitimlere katılması. Bunun için biz AFAD İstanbul olarak her zaman vatandaşlarımıza destek olmak için buradayız. Bir şey hakkında bilginiz varsa, ondan korkmanıza sebep yok. Neye yol açabileceğini bilebiliyorsunuz. Depremde binanız zarar görmedi ama yapısal olmayan tehlikeler var. Örneğin bir dolap varsa ve siz bunu dolaba sabitlemediyseniz, eviniz yıkılmasa bile, dolap sizi yaralayabilir, hayatınızı kaybetmesine sebep olabilir. Yapısal olmayan tehlikelerin azaltılması, bir afet anında neler yapmanız gerektiği, afetten sonra arama çalışmaları sırasında neler yapılması gerektiği gibi bir bütün olarak eğitimden bahsediyoruz" diye konuştu. "Deprem zemin ilişkisinin iyi olduğu binalarda oturmak bu işin temel faktörü" Prof. Dr. Özener, açıklamalarının devamında Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu, bunun bilinciyle vatandaşların yaşaması gerektiğine de vurgu yaparak, "Normal hayatımıza, psikolojimizi bozup, hayata küsmek veya karalar bağlamak değil, buna karşı neler yapabileceğimiz konusunda bilinçlenmemiz çok önemli. Risk azaltmayı nasıl yapabileceğimiz, bir afet anında doğru davranış biçiminin nasıl olduğunu bilirsek, depremden çok fazla korkmamıza gerek yok. İstanbul'da şurası daha güvenli, buralar güvensiz semt verilebiliyor. Bunlar çok spekülatif bilgiler olabiliyor. Sadece zeminin sağlam olması, fay hattından uzak olmak tek başına çok fazla anlam ifade etmiyor. Bina zemin ilişkisi çok önemli. Deprem zemin ilişkisinin iyi olduğu binalarda oturmak bu işin temel faktörü. İstanbul'da çok fazla yapı stoku var, 2000 yılı öncesi yapılmış çok fazla binamız var ama bu binalarımıza bir an önce kentsel dönüşümle, devletimizin vermiş olduğu imkanlarla, Yarısı Bizden kampanyalarıyla bir çoğu yenileniyor. Her binanın yenilendiğini görünce ben çok mutlu oluyorum" şeklinde konuştu. "Enkazda, arazide arama yapacak köpekleri yetiştiriyoruz" Öte yandan, AFAD İstanbul Arama Köpekleri Ekip Amiri Tamer Ünal deprem anında arama kurtarma çalışmalarına katılacak köpeklerin eğitimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Köpeklerin eğitim süreçlerini anlatan Ünal, "Burada, enkazda, arazide arama yapacak köpekleri yetiştiriyoruz. Hem kendi köpeklerimizi, hem kamu kurum ve kuruluşlarının ve gönüllülerinin arama köpeği yetiştirmek isteyen ekiplere destek oluyoruz. Onlar da eğitimlerimize dahil oluyorlar. Burada, AFAD'ın yılda iki sefer düzenlediği arama köpekleri için yapılan sınava köpeklerimizi hazırlıyoruz. Bu sınavları geçenler, ülkemizde görev yapma yeterliliğine sahip olabiliyorlar. Arama köpeği, çeşitli ırklardan olabiliyor, arama işine uygun köpekleri seçiyoruz ama daha çok çoban ve av köpekleri bu kategoriye dahil olabiliyorlar. Bizim için doğru bir yavru seçmek çok önemli. Doğru bir yavrunun agrasyonu olmayacak, oyun güdüsü çok yüksek olacak, fiziksel kapasitesi çok yüksek olacak boyutlardan arama köpeği yetiştiriyoruz. Bu süreç, uzun bir süreç. 1 buçuk yıl sürüyor. Bu sınavı geçip, köpeklerimiz ve sahipleri akredite oluyorlar. İnsanlar köpekleri getiriyorlar, onlarla beraber köpeklerini eğitiyoruz" dedi. "AFAD'ın sınavını geçen köpek sayısını çoğaltmak istiyoruz" Köpeklerin sağlık süreçlerine ilişkin de bilgi aktaran Tamer Ünal, "Bizim yerleşkemizde, 2 veterinerimiz var. Tedavi teşhis noktasında üniversitelerden, özel kliniklerden de destek alıyoruz. O, köpeğimizin sağlık sorunu ne ise ona göre değişiyor. Köpeklerimiz burada fiziksel yönden hiçbir sıkıntı yaşamadan işini iyi yapabilir halde tutmaya çalışıyoruz. Eğitimleri 7 gün 24 saat sürüyor. Depremin hangi saat, hangi iklimde, hangi yükseltide olacağını bilmiyoruz. Bizim köpeklerimiz, her bölgede çalışma becerisine sahip olmalı. O yüzden ekiplerimiz devamlı farklı illere giderler, oradaki AFAD yerleşkelerindeki enkazlarda çalışmalar yaparlar. AFAD'ın sınavını geçen köpek sayısını çoğaltmak istiyoruz. İnsanlar, köpekleriyle bizim eğitimlerimize dahil olabilirler. Diğer kamu kurumları, STK'lar, gönüllüler veya AFAD gönüllüleri olarak bu eğitimlere dahil olabilirler" diye konuştu.

Kara tablo 5 yılda yeşile döndü Haber

Kara tablo 5 yılda yeşile döndü

Muğla’da 2021 yılında yaşanan büyük orman yangınlarının üzerinden 5 yıl geçerken, yangınlarda zarar gören 52 bin 20 hektarlık ormanlık alan yeniden yeşil örtüsüne kavuştu. Yangın sonrası dikilen fidanların yer yer insan boyuna ulaştığı bölgelerde, genç ormanların bakım çalışmaları sürdürülüyor. Türkiye’de yakın tarihin en büyük orman yangınları 2021 yılında yaşandı. 28 Temmuz 2021’de Antalya Manavgat’ta başlayan ve ardından Adana ile Mersin’de çıkan yangınlara, 29 Temmuz’da Muğla’nın Marmaris ilçesinde başlayan orman yangını eklendi. Kısa sürede geniş alanlara yayılan ve adeta mega yangınlara dönüşen yangınları söndürmek için orman teşkilatı başta olmak üzere kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar seferber oldu. Muğla, bu büyük yangınların en yoğun yaşandığı bölgelerden biri oldu. 29 Temmuz 2021 Perşembe günü öğle saatlerinde Marmaris Siteler mevkisinde başlayan yangın, kısa sürede ilerleyerek ilçe merkezini tehdit etti. Ekiplerin havadan ve karadan yoğun müdahalesiyle yangının İçmeler ve Siteler’deki yerleşim alanlarına zarar vermesi önlendi. Aynı gün Bodrum Güvercinlik ve Köyceğiz’de de orman yangınları çıktı. İlerleyen günlerde Milas Beyciler ve Kavaklıdere’de başlayan yangınlar da geniş alanlara yayıldı. Orman teşkilatı, kamu kurumları ve vatandaşların yoğun mücadelesi sonucu yangınlar kontrol altına alınarak söndürüldü. Muğla’da 29 Temmuz-12 Ağustos 2021 tarihleri arasındaki 15 günlük süreçte 45’i orman, 30’u ziraat olmak üzere toplam 75 yangın meydana geldi. Yaklaşık 60 bin hektarlık alanda etkili olan yangınlarda 52 bin 20 hektar ormanlık alan zarar gördü. 5 yılda yanan alanlar yeniden yeşillendi Yangınların hemen ardından zarar gören alanların yeniden ormanlaştırılması için çalışma başlatıldı. İlk aşamada yanan ağaçlar sahalardan temizlenirken, alanların genişliği ve zorlu kış şartlarına rağmen saha boşaltım ve yeniden yeşillendirme çalışmalarının yüzde 90’ı bir yıl içerisinde tamamlandı. Yanan 52 bin hektarlık alanın yaklaşık 2 bin hektarında saha hazırlığı yapılarak, fidan dikimi gerçekleştirildi. Yaklaşık 50 bin hektarlık alanda ise doğal gençleştirme, suni gençleştirme, rehabilitasyon ve tohum serpme gibi silvikültürel yöntemlerle yeniden yeşillendirme çalışmaları yürütüldü. Yanan sahalara 3 milyar 900 milyon çam tohumu serpildi Bu çalışmalar kapsamında 205 bin kilogram kızılçam ve 15 bin kilogram karaçam olmak üzere toplam 220 bin kilogram tohum serpildi. Bir kilogram kızılçam tohumunda yaklaşık 16 bin kilogram karaçam tohumunda ise yaklaşık 45 bin tohum bulunduğu dikkate alındığında, Muğla’da yanan alanlara yaklaşık 3 milyar 900 milyon çam tohumu serpildi. Yangınların üzerinden geçen 5 yılın ardından yanan alanların büyük bölümü yeniden yeşil örtüsüne kavuştu. Dikilen fidanların ise yer yer insan boyuna ulaştığı görüldü. Yangın geçiren bölgelerde oluşan genç ormanlarda bakım çalışmaları devam ediyor. Rakamlarla büyük yangınlar Muğla Orman Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında 29 Temmuz-12 Ağustos 2021 tarihleri arasında meydana gelen 75 yangında yaklaşık 60 bin hektarlık alan etkilendi, 52 bin 20 hektar ormanlık alan zarar gördü. Yangınların söndürülmesi çalışmalarında 2 bin 527 orman personelinin yanı sıra AFAD, itfaiye, asker, polis, sağlık ve ulaşım personeli ile STK’lar ve gönüllü vatandaşların da aralarında bulunduğu 15 binin üzerinde kişi görev aldı. Yangınlarda 2 şehit verildi Söndürme çalışmalarında 711’i orman teşkilatına ait olmak üzere belediyeler ve diğer kurumlardan toplam bin 500’ün üzerinde arazöz ve itfaiye aracı ile 500’ün üzerinde iş makinesi kullanıldı. Hava gücünde ise dış ülkelerden gelen desteklerle birlikte 54 helikopter ve 16 uçak görev yaptı. Yangınlarda can ve mal kayıpları da yaşandı. Marmaris’te Haziran 2021’de çıkan yangında yangın işçisi Görkem Hasdemir, Temmuz 2021’de çıkan yangında ise gönüllü vatandaş Şahin Akdemir hayatını kaybetti. Yangınlarda 150 ev ve iş yeri ile 53 araç yandı. 43 büyükbaş ve 532 küçükbaş olmak üzere toplam 575 hayvan telef oldu. Yangın mağdurlarına destek sağlandı Başta AFAD olmak üzere devletin ilgili kurumları tarafından yangınlardan zarar gören vatandaşlara çeşitli yardım ve destekler sağlandı. Evlerini kaybeden vatandaşların ilk etapta konteynerlere yerleştirilmesinin ardından kalıcı konutları yapıldı. Yanan orman alanlarının yeniden yeşillendirilmesi için ise Muğla Orman Bölge Müdürlüğü tarafından çalışmalar yürütüldü. Orman şehitleri unutulmadı Marmaris’te 2021 yılında yaşanan orman yangınlarında hayatını kaybeden yangın söndürme işçisi Görkem Hasdemir ve gönüllü vatandaş Şahin Akdemir de unutulmadı. Yangınlarla mücadelede hayatını kaybeden Hasdemir ve Akdemir için Marmaris İçmeler’de hatıra ormanı oluşturuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.