Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Adalet Bakanlığı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Adalet Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda gerçeği aratmayan olağanüstü hal tatbikatı Haber

Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda gerçeği aratmayan olağanüstü hal tatbikatı

Tatbikat, Bursa Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cüneyt Demirdaş’ın sevk ve idaresinde gerçekleştirildi. Sürece; Bursa Cumhuriyet Savcısı Bilal Kaygusuz, Kurum Müdürü Gürsel Beliye, Kurum İkinci Müdürleri Mehmet Şen ve Ahmet Erci ile kurumda görevli infaz ve koruma memurları başta olmak üzere tüm personel eksiksiz olarak katılım sağladı. Kriz anı için düğmeye basıldı: Ekiplerden anında reaksiyon Senaryo gereği verilen olağanüstü hal alarmının ardından, ceza infaz kurumu eylem planı saniyeler içinde devreye sokuldu. Kurum personelinin iç güvenliği sağlamasıyla eş zamanlı olarak, dış destek kuvvetleri ivedilikle olay yerine intikal etti. Gemlik İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çevre güvenliğini çember altına alırken, muhtemel ikincil felaketlerin önüne geçmek amacıyla UEDAŞ enerji ekipleri kuruma giden elektrik akımını kontrollü olarak kesti. Enerji güvenliğinin sağlanmasının ardından, kurum personelinin profesyonel yönlendirmesiyle güvenli tahliye işlemleri başlatıldı. Senaryo gereği kurum içerisinde meydana gelen yangına, hızla olay yerine ulaşan Gemlik İtfaiyesi ekipleri müdahale etti. İtfaiye erlerinin titiz çalışmasıyla alevler kısa sürede kontrol altına alınarak soğutma çalışmaları yapıldı. Olay sırasında dumandan etkilenen veya yaralanan kişilere yönelik ilk müdahale ise hazır bekleyen Gemlik 112 Acil Sağlık personeli tarafından olay yerinde gerçekleştirildi. Tahliye, yangın söndürme ve acil sağlık hizmetleri adeta bir saat gibi işleyerek kriz anındaki hızlı reaksiyon kapasitesini gözler önüne serdi. Kurumlar arası koordinasyon tam not aldı Tatbikatın sona ermesinin ardından yapılan değerlendirmede, Adalet Bakanlığı acil durum standartlarına tam uygunluk sağlandığı ve kurumlar arası iş birliğinin en üst seviyede olduğu vurgulandı. Başsavcı Vekili Cüneyt Demirdaş öncülüğünde yapılan kapanış brifinginde; Gemlik İtfaiyesi, İlçe Jandarma Komutanlığı, 112 Acil Servis ve UEDAŞ ekipleri ile ceza infaz kurumu personeline, gösterdikleri üstün gayret, ciddiyet ve profesyonelliklerinden dolayı teşekkür edildi. Bu tür tatbikatların, personelin reflekslerini zinde tutmak ve yaşanabilecek her türlü olumsuzluğa karşı daima hazırlıklı olmak adına periyodik olarak devam edeceği bildirildi.

Adalet Bakanı Gürlek Adana’da konuştu: "Terörsüz Türkiye sürecinde güzel bir aşamaya geldik" Haber

Adalet Bakanı Gürlek Adana’da konuştu: "Terörsüz Türkiye sürecinde güzel bir aşamaya geldik"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında ikinci aşamanın başlayacağını belirterek, "Milli Güvenlik Kurulu tarafından örgütün tamamen tasfiyesi ve silahlarını bırakmasından sonra artık bu yasa yürürlüğe girecek" dedi. Gürlek, 13. Yargı Paketi'nin ekim ayında Meclis'e geleceğini belirterek, yargılamaların kısa sürede sonuçlanması için önemli adımlar attıklarını söyledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir dizi ziyaret ve toplantıya katılmak üzere geldiği Adana'da ilk olarak Vali Mustafa Yavuz'u ziyaret etti. Ardından AK Parti Adana İl Başkanlığına geçen Gürlek, Türkiye Yüzyılı Buluşması'na katıldı. Programın ardından basın toplantısı düzenleyen Gürlek, Terörsüz Türkiye süreci, sokak çeteleriyle mücadele ve yargı reformu hakkında açıklamalarda bulundu. "Terörsüz Türkiye sürecinin sahada karşılık bulmasına önem veriyoruz" Adana'nın kardeşlik şehri olduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Yüzyılı kapsamında düzenlenen buluşmanın Terörsüz Türkiye sürecinin vatandaşlara anlatılması açısından önemli olduğunu söyledi. "Sokak çeteleri sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırıldı" Gürlek, "Bu buluşma aynı zamanda Türkiye Yüzyılı kapsamında teşkilatımızın hazırladığı bir buluşma. Özellikle Terörsüz Türkiye sürecinin anlatılmasında biz bu buluşmalara çok önem veriyoruz. Terörsüz Türkiye süreci, Adana'mızda bütün vatandaşlarımızın huzurlu bir şekilde zaten daha önce de yaşadıkları, kardeşçe yaşadıkları bir süreç. Biz özellikle Terörsüz Türkiye sürecinde bu yasanın yapım aşamasında görev aldık Adalet Bakanlığı olarak ve büyük bir çoğunlukla da Meclis'te 467 sayın milletvekilimizin çoğunluğuyla kabul edildi. Şu an özellikle ikinci aşama başlayacak. Biliyorsunuz Milli Güvenlik Kurulu tarafından örgütün tamamen tasfiyesi ve silahlarını bırakmasından sonra artık bu yasa yürürlüğe girecek. Özellikle Terörsüz Türkiye sürecinde bunun vatandaşlarımıza anlatılması, sahada karşılık bulması anlamında bütün bakanlarımız ve teşkilat mensupları önem veriyor. Biz de bu kapsamda Adana'ya geldik. Biliyorsunuz son zamanlarda özellikle Adana Başsavcılığımız ve Adana Emniyet Müdürlüğümüz bünyesinde sokak çetelerine operasyon yaptık. Vatandaşlarımızın bu kapsamda özellikle bazı sokak çetelerinden dolayı huzur ve güven anlamında endişeleri vardı. Çok şükür şu an bu konuda büyük ölçüde sokak çeteleri sorunu ortadan kaldırıldı" dedi. Başsavcılara sokak çeteleri, terör, uyuşturucu ve sanal bahisle mücadele konusunda genelge gönderdiklerini belirten Gürlek, "Bütün başsavcılarımız bu anlamda özellikle bu genelgeye riayetinde operasyonlar yapıyor" diye konuştu. "Bizim davamız gönül ve kardeşlik davası" Türkiye Yüzyılı ve Terörsüz Türkiye sürecinin anlatılması için sahada çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Gürlek, "Bizim davamız gönül davası, kardeşlik davası. Özellikle Terörsüz Türkiye sürecinde de bunu her anlamda anlatmamız gerekiyor. Bunun için sahadayız" dedi. "2028 seçiminde teşkilatlara önemli sorumluluk düşüyor" Adalet Bakanı Gürlek, konuşmasında 2028 yılında yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimine de değinerek, "2028 yılında Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek. Bu konuda teşkilatlara, kıymetli teşkilat mensuplarımıza, dava arkadaşlarımıza, yol arkadaşlarımıza çok önemli sorumluluk düşüyor. Hep birlikte; el ele, kol kola, kardeşlik hukukuyla, kardeşlik riayetiyle sahada olarak vatandaşlarımıza anlatarak inşallah Türkiye Yüzyılı'nı tekrardan Cumhurbaşkanımızın riyasetinde seçtirmemiz gerekiyor" diye konuştu. "Sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle toplantılar yapıyoruz" Terörsüz Türkiye sürecinin farklı illerde anlatılması amacıyla sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, "Biliyorsunuz Terörsüz Türkiye sürecinde de güzel bir aşamaya geldik. Biz sürekli olarak gittiğimiz illerde özellikle sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle toplantılar yapıyoruz. Bu sürecin nasıl gittiği konusunda gözlemlerimizi paylaşıyoruz. Sürekli olarak bu konuda illerde toplantılar yapıyoruz. Bugün de Adana buluşmamızda sanıyorum kanaat önderlerimiz ve sivil toplum örgütleriyle de bir buluşma yapacağız" ifadelerini kullandı. "Şehit ve gazilerimizi incitmeden bir düzenleme yaptık" Süreç kapsamında hazırlanan düzenlemede şehit ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetildiğini ifade eden Gürlek, yasanın yürürlüğe girmesi için örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması şartına dikkat çekti. Gürlek, "Bu süreçte özellikle en başta fedakarlık gösteren şehitlerimiz ve gazilerimizi de incitmeden bir düzenleme yaptık. Kesinlikle burada örgütün tasfiyesi ve silahlarını bıraktıktan sonra bu yasa yürürlüğe giriyor. Elimizden geldiğince biz Adalet Bakanlığı olarak bu yasa yürürlüğe girdikten sonraki süreci de takip ediyoruz" diye konuştu. Sürecin vatandaşlara anlatılması konusunda teşkilat mensuplarına ve siyasetçilere önemli görevler düştüğünü belirten Gürlek, sahada vatandaşların süreçten memnuniyet duyduğunu ifade etti. "13. Yargı Paketi ekim ayında Meclis'e gelecek" Adana programı kapsamında adliye ziyareti gerçekleştireceğini belirten Gürlek, hakim ve savcıların sorunlarını dinleyeceklerini söyledi. Yargılamaların hızlandırılması amacıyla hazırlanan 13. Yargı Paketi'nin ekim ayında Meclis'e sunulacağını ifade etti. Gürlek, "Adliye ziyaretimizde de özellikle hakim, savcı arkadaşlarımızın sorunlarını dinliyoruz. Biliyorsunuz 13. Yargı Paketi inşallah ekim ayında Meclis'e gelecek. Özellikle burada yargının hızlanması alanında bir kısım düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor, bir kısım düzenlemeler yaptık" dedi.Vatandaşların adalete makul süre içerisinde erişmesini hedeflediklerini belirten Gürlek, açıklamasını şöyle tamamladı: "Biz vatandaşlarımızın makul süre içerisinde gecikmeksizin, öngörülebilir bir şekilde adalet anlayışından yararlanmasını temenni ediyoruz. Bu konuda önemli adımlar attık. İnşallah yargılamalar kısa sürede sonuçlanacak. Bu konunun da bilinmesini istiyorum."

Sattığı evin kirasını alan uyanık ev sahibine kötü haber Haber

Sattığı evin kirasını alan uyanık ev sahibine kötü haber

Yılların birikimi ile aldığı daireyi satın alan B.K., hayatının şokunu yaşadı. Eski kiracının sözleşmesinin devamına karar verildi. Kiracı, eski sahibinin ısrarcı talebiyle bir aylık kira bedelini eski sahibine yatırdı. B.K., yanlışlığı eski mülk sahibine bildirdi; ancak netice alamayınca Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Davalının kötü niyetli davranarak dava dışı kiracıdan 13 bin 500 TL tutarında kira bedelini tahsil ettiklerini, müvekkilinin talep etmesine rağmen kira bedelini iade etmediklerini öne sürdü. Kira alacağı için icra takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etti. Mahkeme, davanın reddine karar verdi. Mahkemenin kararına yönelik Adalet Bakanlığı’ndan itiraz geldi. Kira bedeli ödemesinin eski kiraya verenin banka hesabına yapıldığı, sözleşmenin kurulmasından sonra kiralananın herhangi bir sebeple el değiştirmesi durumunda yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı olacağı hatırlatıldı. Dosyaya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi gündemine geldi. Kira sözleşmesinde, aylık kira bedellerinin her ayın 15’inde ödeneceği kararlaştırıldığı, kiracı tarafından kiraya veren davalıya ödeme yapıldığı hatırlatıldı. Kararda; ‘’Kira sözleşmesinde kira bedelinin peşin ödeneceği kararlaştırılmış olup davalı kiraya verene yapılan ödeme 15.12.2023 - 14.01.2024 dönemi aylık kira bedelidir. Kiralananı 18.12.2023 tarihinde satın alan davacının, bu tarih itibariyle kira bedellerini tahsil etme yetkisi bulunmakta olup kira bedelini peşin olarak tahsil eden davalı kiraya veren, satış tarihinden sonraki döneme isabet eden kira bedelini davacıya iade etmekle yükümlüdür. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince; davacının, satış tarihinden sonraki kısma isabet eden kira bedelini davalı kiraya verenden talep etme hakkı bulunduğu göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeleriyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının yöne ilişkin kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir. Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın aynı Kanunun 363/2 hükmü uyarınca sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına oy birliği ile karar verildi’’ denildi.

Bakan Gürlek’ten "Ahbaplar Suç Örgütü", uyuşturucu, İmamoğlu ve Terörsüz Türkiye açıklaması Haber

Bakan Gürlek’ten "Ahbaplar Suç Örgütü", uyuşturucu, İmamoğlu ve Terörsüz Türkiye açıklaması

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görev yapan yargı muhabirlerini Adalet Bakanlığında kabul ederek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, faili meçhul dosyalardan AHBAP soruşturmasına, uyuşturucu ve yasa dışı bahisle mücadeleden FETÖ soruşturmalarına, Terörsüz Türkiye sürecinden Ekrem İmamoğlu hakkındaki davaya ve adalete güven tartışmalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Futbolda bahis ve şike soruşturmalarının sürdüğünü belirten Bakan Gürlek, "Sadece futbol değil, basketbol da dâhil olmak üzere farklı spor alanlarında yasa dışı bahis ve şike iddiaları inceleniyor" dedi. Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğünü söyleyen Bakan Gürlek, olayın bütün yönleriyle araştırıldığını söyledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görev yapan adliye muhabirleriyle bir araya geldiği toplantıda, faili meçhul dosyalardan "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasına, uyuşturucuyla mücadeleden İBB soruşturmasına, FETÖ ile mücadeleden "Terörsüz Türkiye" sürecine kadar gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla Bakanlık bünyesinde bir birim kurulduğunu belirten Gürlek, "Faili meçhul dosyalar yeniden ele alınıyor. Başsavcılıklarla toplantılar yapılıyor, dosyalardaki imkanlar değerlendiriliyor. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurduğumuz bu dairenin çalışmalarıyla güzel sonuçlar aldık. Birim kurulalı dört ay oldu; 46 maktulün yer aldığı 40 dosya aydınlatıldı" dedi. Gürlek, bu çalışmaların vatandaşın adalete olan güvenini artırdığını belirterek, " Bu çalışmalar vatandaşta önemli bir duygu oluşturuyor. Hiçbir şeyin sonsuza kadar karanlıkta kalmayacağı, adaletin er ya da geç tecelli edeceği görülüyor. O dönem deliller yeterince toplanmamış, olaylar bütün yönleriyle aydınlatılamamış olabilir. Ancak devletin bütün imkanlarıyla ve kararlılıkla çalışması halinde yıllar sonra dahi sonuç alınabileceğini görüyoruz. Bu da adalete olan güveni artırıyor" ifadelerini kullandı Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması devam ediyor Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından sürdürüldüğünü belirten Gürlek, "Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması devam ediyor. Soruşturma ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülüyor; Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımız da kendi görev alanı çerçevesinde koordinasyon ve dosya inceleme çalışmalarını sürdürüyor" şeklinde konuştu. Yeni faili meçhul soruşturmaları konusunda isim vermenin doğru olmayacağını ifade eden Gürlek, "Bir soruşturmanın başlatılması için hukuken gerekli şüphe şartlarının oluşması gerekir. Faili meçhul dosyaların tamamı ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca kendi delil durumu içinde değerlendiriliyor" dedi. Gülistan Doku dosyasında naaşın bulunması için çalışma sürüyor Gülistan Doku soruşturmasında önemli ilerlemeler sağlandığını ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için henüz erken olduğunu belirten Gürlek, dosya kapsamında Umut Altaş'ın da ifadesinin alındığını aktardı. Gürlek, "Burada bizim için en önemli konulardan biri Gülistan'ın naaşının bulunması. Arkadaşlarımız özellikle bu konu üzerinde hassasiyetle çalışıyor. Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik beyanlar var" ifadelerini kullandı. Naaşın kimyasal maddeler kullanılarak tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimalinin de değerlendirildiğini belirten Gürlek, "Soruşturma kapsamında, geçmiş dönemde bazı kamu görevlilerinin kendilerine tanınan yetkileri usulsüz şekilde kullanarak olayın aydınlatılmasını engellemeye veya bazı delilleri ortadan kaldırmaya çalıştıklarına ilişkin ciddi iddialar ve bulgular da inceleniyor" dedi. Gürlek açıklamasının devamında, "Burada kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa, kişinin unvanına bakılmaksızın ilgili savcılık hukuk çerçevesinde gereken işlemleri yapar" ifadelerini kullandı. Rojin Kabaiş soruşturmasında teknik incelemeler sürüyor Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin de konuşan Gürlek, cep telefonuna yönelik teknik incelemelerin sürdüğünü belirtti. Gürlek, "DNA incelemeleri yapıldı. Cep telefonuna yönelik teknik incelemeler de devam ediyor. Ancak şu an itibarıyla doğrudan ve kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığını söyleyemeyiz" dedi. Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü yeniden araştırılıyor Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğünü belirten Gürlek, olayın bütün yönleriyle araştırıldığını söyledi. Gürlek açıklamasında, "Kaşif Kozinoğlu, devletimizin yetiştirdiği müstesna isimlerden ve önemli bir devlet görevlisiydi. Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken, sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti" şeklinde konuştu. "Bu konuda önemli ihbarlar ve şikayetler vardı" Gürlek, "Bu konuda daha önce şikayetler ve ihbarlar vardı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız da bunları dikkate alarak bir soruşturma başlattı. Daha sonra yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin önemli beyanlarının ardından bazı adli işlemler gerçekleştirildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni deliller ortaya çıkarsa yeni işlemler de gündeme gelebilir; buna elbette Cumhuriyet Başsavcılığı delil durumuna göre karar verecektir" şeklinde konuştu. Tüm ihtimallerin soruşturma kapsamında değerlendirildiğini ifade eden Gürlek, "Elbette bunun mutlaka bir cinayet olduğunu peşinen söylemek doğru değil. Bütün ihtimaller soruşturma kapsamında değerlendiriliyor. Süreç devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Ucu nereye giderse gitsin, dosyanın içindeki delillere bakın" Cumhuriyet başsavcılıklarının yürüyen soruşturmalarına Bakanlık olarak müdahale etme yetkilerinin bulunmadığını belirten Gürlek, savcıların isim, makam veya unvana bakmadan hareket etmesi gerektiğini söyledi. Bakan Gürlek, "Bizim söylediğimiz şu: ‘Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın; dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver'" dedi. Soruşturmalara müdahale etme yetkilerinin bulunmadığını vurgulayan Gürlek, "Buradaki yaklaşımımız bir soruşturmanın yönünü göstermek değil; savcının hukuka uygun görevini herhangi bir baskı veya çekince hissetmeden yerine getirebilmesi gerektiğini vurgulamaktır" ifadelerini kullandı. AHBAP soruşturması hakkında konuştu: "MASAK tespitleri ve itirafçı beyanları bulunuyor" AHBAP soruşturmasının devam ettiğini belirten Gürlek, vatandaşların yardım duygularının suç teşkil eden faaliyetlerle istismar edilip edilmediğinin incelendiğini söyledi. Gürlek, "AHBAP'la ilgili soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında, vatandaşlarımızın iyi niyetinin ve yardım duygularının suç teşkil eden faaliyetlerle istismarı ayrıntılı biçimde inceleniyor" dedi. Dosyada MASAK tespitleri ve itirafçı beyanlarının bulunduğunu belirten Gürlek, "Soruşturmanın seyri ve ortaya çıkacak yeni deliller doğrultusunda yeni adli işlemler de gündeme gelebilir. Buna elbette ilgili Cumhuriyet başsavcılığı delil durumuna göre karar verecektir. MASAK tespitleri yapılıyor, itirafçı beyanları bulunuyor" ifadelerini kullandı. "Toplanan yardımların amacına uygun kullanıp kullanılmadığı bizim için son derece önemli" Toplanan yardımların akıbeti hakkında konuşan Gürlek, "Toplanan yardımların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı bizim için son derece önemli. Biliyorsunuz bir keşif heyeti oluşturuldu. Yeni görüntüler de ortaya çıktı. Keşke toplanan bu paraların tamamıyla yardımlar yapılsa, evler inşa edilseydi. Şu anda depolarda çürümeye terk edildiği belirtilen malzemeler var. Bunlar yeni yeni ortaya çıkıyor. Mağdurlar ve şikayetçiler var. Bunlara ilişkin çalışmalar da devam ediyor" diye konuştu. AHBAP soruşturmasında çok sayıda müşteki var AHBAP soruşturması kapsamında müşteki isimlerle görüştüğünü ifade eden Gürlek, "Az önce görüştüğüm bir kişi, o tarihlerde Amerika'da bulunan kliniğine Haluk Levent'in geldiğini anlattı. Türkiye'de bir yardım kuruluşunun bulunduğunu, kamuoyunca da tanınan bir kişi olduğunu söyleyerek kendisinden yardım istediğini ifade etti. O kişi de ‘Tamam, ne gerekiyorsa verelim' diyor. Söz konusu para 4 milyon 600 bin dolar. Hatta buna ilişkin senet de düzenlenmiş" ifadelerini kullandı. "Bunların her biri ilgili başsavcılık tarafından inceleniyor" Gürlek açıklamasının devamında, "Dosyada buna benzer çok sayıda senet olduğu belirtiliyor. Bunların her biri ilgili başsavcılık tarafından ayrıştırılarak hukuki ve mali yönden inceleniyor. Bazı işlemlerde Haluk Levent'in kendi adına borç aldığı, ‘Bu parayı kullanacağım' dediği veya taşınmaz aldığına ilişkin belgeler bulunuyor. Ancak daha sonra bu paraların ödenmediği iddia ediliyor. Sorun da burada başlıyor" şeklinde konuştu. Uyuşturucu ve yasa dışı bahis operasyonları devam edecek Uyuşturucuyla mücadelede taviz vermediklerini belirten Gürlek, "Uyuşturucuyla mücadele kapsamındaki operasyonlar devam edecek. İlgili başsavcılıklar tarafından üzerinde çalışılan ve değerlendirilen dosyalar var. Uyuşturucu konusunda kesinlikle taviz vermiyoruz" dedi. Gürlek, kamuoyunca tanınan isimlere ve sanat camiasına yönelik soruşturmaların da caydırıcı etkisinin bulunduğunu belirterek, "Özellikle kamuoyunca tanınan isimler ve sanat camiasına yönelik soruşturmaların da önemli bir caydırıcı etkisi oldu. Bundan sonraki süreçte uyuşturucuyla mücadelenin farklı alanlarında da adli soruşturmalar gündeme gelebilir" ifadelerini kullandı. Futbolda bahis ve şike soruşturmalarının da sürdüğünü belirten Gürlek, "Sadece futbol değil, basketbol da dâhil olmak üzere farklı spor alanlarında yasa dışı bahis ve şike iddiaları inceleniyor" dedi. "Vatandaşın doğrudan ekonomik hayatını ve kamu sağlığını etkileyen sektörlere de bakılıyor." Beyaz et ve şeker sektörüne yapılan operasyonlardan bahseden Gürlek, "Bunun yanında vatandaşın doğrudan ekonomik hayatını ve kamu sağlığını etkileyen sektörlere de bakılıyor. Beyaz et sektörüne yönelik bir operasyon yapıldı. Şeker sektöründe kamu sağlığını ilgilendiren bir operasyon gerçekleştirildi. Benzeri alanlarda, somut suç şüphesi oluşması hâlinde yetkili adli makamlarca yeni soruşturmalar yürütülebilir." ifadelerini kullandı. SPK ile piyasa soruşturmaları takip ediliyor Borsadaki işlem hacminin son yıllarda ciddi şekilde büyüdüğünü belirten Gürlek, yatırımcıların mağduriyet yaşadığı bazı konuların da incelendiğini söyledi. Gürlek, "SPK ile koordinasyon içerisinde takip edilen süreçler oluyor. Özellikle manipülasyon konusunda mevzuatın SPK'ya verdiği yetkiler ve usuller var. Adli süreçler de bu yasal çerçeve içerisinde yürütülüyor" ifadelerini kullandı. "FETÖ bir casusluk örgütü" FETÖ ile mücadelenin tavizsiz şekilde sürdüğünü belirten Gürlek, "FETÖ yıllarca planlı biçimde hareket ederek en sonunda 15 Temmuz'da ülkeyi ele geçirmeye çalışan bir ihanet örgütü. Aynı zamanda bir casusluk örgütü" dedi. Devletin son derece dikkatli olduğunu belirten Gürlek, "Bu örgütün amaçlarından ve yöntemlerinden vazgeçtiğini düşünmemek lazım. Şu anda kabuğuna çekilmiş gibi görünebilir ancak yeni yapılanma arayışları bulunabiliyor. Finansal kaynaklarına ilişkin çalışmalar var. Farklı isimler ve yapılar altında yeniden örgütlenme veya kamu kurumlarına sızma girişimlerine karşı devlet son derece dikkatli" şeklinde konuştu. Farklı isim ve yapılar altında yeniden örgütlenme veya kamu kurumlarına sızma girişimlerine karşı devletin dikkatli olduğunu belirten Gürlek, "Biz bunlara müsaade etmeyeceğiz. FETÖ ile mücadele tavizsiz şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı. Umut Altaş ve Eylem Tok'un iade süreçleri takip ediliyor Yurt dışındaki şüpheli ve sanıkların iade süreçlerini de yakından takip ettiklerini belirten Gürlek, "Umut Altaş'la ilgili iade talebinde bulunduk. Olumlu gelişmeler de oldu. Sürecin iade yönünde ilerlemesini bekliyoruz ancak nihai kararın ilgili ülkenin yetkili yargı ve idari makamlarına ait olduğunu da unutmamak gerekir" dedi. Eylem Tok hakkında ise iade yönünde karar verildiğini ancak kararın üst mahkemeye taşındığını belirten Gürlek, "Karar üst mahkemeye taşındı. Dolayısıyla üst mahkemenin kararının beklenmesi gerekiyor. Biz iade taleplerimizin arkasındayız ve bu süreçleri hassasiyetle takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye süreci Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, " Terörsüz Türkiye sürecinde çerçeve yasa yaklaşık 467 oyla kabul edildi. Bu gerçekten çok büyük bir başarı" ifadelerini kullandı. Yasanın yürürlüğe girmesi için örgütün tamamen silah bırakması gerektiğini ifade eden Gürlek, "Örgütün silah bırakması, silahlarını teslim etmesi ve tüm unsurlarıyla tasfiye edilmesine ilişkin süreç Milli Savunma Bakanlığımız ve MİT tarafından takip ediliyor" dedi. Gürlek, Adalet Bakanlığının ise kanunun yürürlüğe girmesinin ardından ortaya çıkacak hukuki ve idari süreçler için hazırlık yaptığını söyledi. Çocuk Paketi yürürlüğe girdi Çocukların suça sürüklenmesinin yalnızca adli boyutuyla ele alınamayacağını belirten Gürlek, "Adalet sistemi suç işlendikten sonra devreye giriyor. Bir suç işlendiğinde savcılık süreci başlıyor. Ancak çocuğu suça iten sebepler çok daha önce ortaya çıkıyor. Bir çocuk sorunlu bir aile ortamından gelebiliyor, okulda problemler yaşayabiliyor veya sosyal çevresinden olumsuz etkilenebiliyor. Dolayısıyla mesele yalnızca adli boyutuyla ele alınamaz" ifadelerini kullandı. Gürlek, Çocuk Paketi kapsamında, "Çocuk Paketi kabul edildi. Artık ‘suça sürüklenen çocuk' kavramı yerine ‘adli süreçteki çocuk' yaklaşımı getirildi. Buradaki amaçlardan biri, suç örgütlerinin çocukları kolayca kullanabilmesini önlemek; diğeri ise çocuğun işlediği fiilin hukuki sonuçlarının daha açık ve caydırıcı hâle gelmesini sağlamaktır. Örgüt çocuğu kullanamayacak; çocuk da kendisinin suç faaliyetlerinde araç olarak kullanılmasının ciddi hukuki sonuçları bulunduğunu bilecek." ifadelerini kullandı. Ailelerin sorumluluğunu güçlendirdiklerini ifade eden Gürlek, "Ailelerin sorumluluğunu da güçlendirdik. Daha önce bu konuda bazı boşluklar vardı. Aileler çocuklarının eğitimine, davranışlarına, sosyal çevresine ve bulunduğu ortamlara karşı daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda" şeklinde konuştu. İmamoğlu davası: "Nihai takdir mahkemeye ait" Ekrem İmamoğlu'nun da sanıkları arasında bulunduğu davaya ilişkin konuşan Gürlek, yargılamanın devam ettiğini belirtti. Soruşturma aşamasında alınan ‘İnsanlar aileleriyle tehdit edildi, baskı yapıldı, tutuklamayla korkutuldu ve bu nedenle savcılıkta ifade verdiler; mahkemede bu ifadelerinden dönecekler' şeklindeki iddialar hakkında konuşan Gürlek, "Başsavcılık görevini yürüttüğüm dönemde, soruşturma dosyasındaki eylemlerin delillerle desteklendiği yönündeki kanaatimi ifade etmiştim. Ancak dosya artık kovuşturma aşamasında. Bundan sonra delillerin değerlendirilmesi, tanık beyanlarının güvenilirliği ve sanıkların hukuki durumuyla ilgili nihai takdir mahkemeye aittir" ifadelerini kullandı. "Bu yargılamanın ne zaman tamamlanacağını benim söylemem mümkün değil" Kararın tamamen mahkemenin yetkisinde olduğunu ifade eden Gürlek, "Mahkeme yargılamasını yapıyor, tanıkları dinliyor, sanık müdafilerinin beyanlarını alıyor ve savunmaları değerlendiriyor. Bu yargılamanın ne zaman tamamlanacağını benim söylemem mümkün değil. Sürecin takvimi ve verilecek karar tamamen mahkemenin yetkisinde." şeklinde konuştu. Ek iddianame çalışmaları sürüyor İmamoğlu dosyasına ilişkin ek iddianame çalışmalarının bulunup bulunmadığı sorusuna da yanıt veren Gürlek, "Evet, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu olduğu belirtiliyor" ifadelerini kullandı. Ahmet Davutoğlu ve Melih Gökçek soruşturmaları Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret iddiasıyla soruşturma başlatıldığını belirten Gürlek, "Burada hukuken bakılması gereken iki temel husus var. Birincisi suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, ikincisi ise zamanaşımı. Cumhurbaşkanı'na hakaret suçu bakımından burada zamanaşımı süresinin dolmadığı değerlendiriliyor. ‘O video o tarihte vardı, neden o zaman işlem yapılmadı da şimdi yapıldı?' denilebilir. Bir soruşturmanın hangi tarihte başlamış olması tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez. Bir ihbar, CİMER başvurusu veya şikayet üzerine savcılık önüne gelen iddiayı hukuken değerlendirebilir. Suçun oluşup oluşmadığına ve zamanaşımına ilişkin değerlendirmeyi de soruşturmayı yürüten savcılık yapar. Az önce söylediğim gibi, burada isim ve sıfat üzerinden hareket edilmez" ifadelerini kullandı. Melih Gökçek ve oğullarıyla ilgili şikayet ve başvuruların da Cumhuriyet başsavcılığınca değerlendirildiğini belirten Gürlek, "Melih Gökçek ve oğullarıyla ilgili konu da kamuoyunda uzun süre tartışıldı. Şikayet ve başvurular yapıldı. Cumhuriyet başsavcılığı da kendisine ulaşan ihbar ve şikâyetleri hukuken değerlendirdi, soruşturma başlattı ve bazı ifadeler aldı. Bundan sonraki süreç de deliller çerçevesinde savcılığın takdirinde ilerleyecek" diye konuştu. "Cezasızlık algısının üzerine gidiyoruz" Vatandaşların adalete güven konusunda öne çıkardığı başlıklardan birinin yargılamaların uzun sürmesi olduğunu belirten Gürlek, yargılamaların makul sürede tamamlanmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Toplumda oluşan cezasızlık algısının da üzerine gittiklerini belirten Gürlek, "Toplumda ‘Suç işleyenin yanına kar kalıyor' şeklinde bir kanaat oluşmuştu. Bunun özellikle üzerine gidiyoruz" dedi. Hakim ve savcıların da hukuk karşısında ayrıcalıklı olmadığını vurgulayan Gürlek, "Hakim veya savcı olmak kimseye ayrıcalık sağlamaz. Trafikte bir olaya karışmışsa vatandaş için hangi hukuk uygulanıyorsa onun için de aynı hukuk uygulanır" ifadelerini kullandı. Gürlek açıklamasının devamında, "Bu konuda soruşturma ve disiplin istatistiklerini de yakından takip ediyoruz. Çünkü hakim ve savcı toplumda güven duyulan bir konumda olmak zorunda. Yaklaşık 27 bin 500 kişilik bir yargı teşkilatından söz ediyoruz. Bunun belki yüzde 3-5'lik küçük bir kesiminin meslek onuruna zarar veren davranışları yüzünden yüzde 90'dan fazla büyük bir kesimin zan altında kalmasını kabul edemeyiz. Bu nedenle bu konularda gerekli adımları atıyoruz" şeklinde konuştu. "Suç işleyenin yanına kar kalıyor' şeklinde bir kanaat oluşmuştu. Bunun özellikle üzerine gidiyoruz" Kamuoyunda infial oluşturan hadiseler ile ilgili konuşan Gürlek, "En son Van'da ‘Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. Daha sonra olayın farklı boyutları ortaya çıktı. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Son dönemde sosyal medya fenomenliği üzerinden de bu tür örnekler çoğaldı. Elbette sosyal medya fenomenliği ayrı ve meşru bir alan. Ancak suç teşkil eden bir mali faaliyet, kamu kurumlarına yönelik hukuka aykırı eylem veya başka bir suç şüphesi varsa bunun gereğini bağımsız yargı makamları yapar. Bizim yaklaşımımız bu. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı" ifadelerini kullandı. "Gazetecilere saldırı, toplumun haber alma hakkına karşı da bir saldırıdır" Basın mensuplarına yönelik saldırılara da değinen Gürlek, gazetecilerin toplumun haber alma hakkına hizmet ettiğini belirtti. Gürlek, "Basın mensuplarına yönelik fiziki saldırılar maalesef zaman zaman yaşanabiliyor. Siz sonuç itibarıyla toplumun haber alma hakkına hizmet eden, kamusal nitelikte bir görev yapıyorsunuz" dedi. Gazetecilere görevlerini yaptıkları sırada yönelen saldırıların yalnızca kişiye yönelik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Gürlek, "Bu nedenle gazetecilere, görevlerini yaptıkları için yönelen saldırıların yalnızca bireye karşı değil, toplumun haber alma hakkına karşı bir saldırı olarak da değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamaları, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye’ye getirildi Haber

Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye’ye getirildi

Yurt dışında yürütülen operasyon ve iş birliği çalışmalarıyla kırmızı bültenle aranan 16 ve ulusal seviyede aranan 44 olmak üzere toplam 60 suçlu Türkiye’ye getirildi. İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 16 ve ulusal seviyede aranan 44 olmak üzere toplam 60 suçlu, yurt dışında yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Yapılan çalışmalarda Gürcistan’dan 43, Yunanistan’dan 5, Almanya’dan 2, Birleşik Krallık’tan 2 kişinin yanı sıra Bulgaristan, Karadağ, Polonya, Sırbistan, Ermenistan, İsviçre, Romanya ve Rusya’dan da aranan şahısların Türkiye’ye iadeleri sağlandı. Bu çerçevede Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan D.A., U.O., M.R., S.K., T.Ç., C.B., Ö.D., S.C., F.G., M.A., Ü.Y., E.E., S.E., A.B., B.Y. ve K.T.S. isimli 16 şahıs yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Ulusal seviyede aranan 44 şahsın da yurt dışında yakalanmasının ardından Türkiye’ye iadeleri gerçekleştirildi. Çalışmalar EGM birimleri ve Adalet Bakanlığı ile koordineli yürütüldü Bakanlıktan yapılan açıklamada, Yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaların, EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları ile Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordinasyonunda yürütüldüğü bildirildi. Bakanlık açıklamasında, "Hiçbir suçlu yurt dışına çıkarak izini kaybettiremeyecek. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve kırmızı bültenle ya da ulusal seviyede aranan şahısları ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Seri cinayetlerin sırrı 11 yıl sonra çözüldü Haber

Seri cinayetlerin sırrı 11 yıl sonra çözüldü

Adalet Bakanı Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hiçbir suçun cezasız kalmaması amacıyla çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasındaki koordinasyonun yanı sıra Cumhuriyet Başsavcılıkları, emniyet ve jandarma teşkilatlarının iş birliğiyle yürütülen çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Bakan Gürlek, 24 Nisan 2026’da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda bugüne kadar 36 dosyanın aydınlatıldığını kaydetti. Bakan Gürlek, aydınlatılan dosyalarda 41 maktul ve 7 yaralının bulunduğunu belirterek, çalışmalar kapsamında yıllardır faili belirlenemeyen iki önemli dosyada daha kritik sonuçlara ulaşıldığını duyurdu. "ANKARA'DA AYNI YÖNTEMLE GERÇEKLEŞTİRİLEN CİNAYETLER YENİDEN MERCEK ALTINA ALINDI" Bakan Gürlek, Ankara’da 2015 yılında aynı yöntemle gerçekleştirilen 3 kasten öldürme ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs olayının yeniden mercek altına alındığını belirterek, “Ankara’da 2015 yılında aynı yöntemle gerçekleştirilen 3 kasten öldürme ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs olayı yeniden mercek altına alındı. Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek ve Mustafa Çağmaoğlu’nun öldürüldüğü, 6 kişinin ise öldürülmeye teşebbüs edildiği olaylar arasındaki benzerlikler incelendi. Beyanlar, HTS ve baz kayıtları, şüphelinin olayların yaşandığı dönemdeki hareketleri ile Antalya’da işlenen benzer nitelikteki bir cinayet birlikte değerlendirildi. M.Ö.’nün 2015 yılı sonunda Ankara’dan ayrılmasının ardından benzer saldırıların sona ermesi de dosyadaki önemli bulgulardan biri oldu. Hâlen başka bir cinayet suçundan cezaevinde bulunan M.Ö.’nün, Ankara’daki 3 cinayet ve 6 öldürmeye teşebbüs olayının şüphelisi olduğu tespit edildi. 7 Ağustos 2026 tarihinde ifadesi alınan M.Ö., 3 kez kasten öldürme ve 6 kez kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklandı.” dedi. OSMANİYE'DE ÖLDÜRÜLEN ALA ÇİFTİNİN DOSYASI YENİDEN ELE ALINDI Osmaniye'de ise 13 Şubat 2019'da evlerinde öldürülen Mustafa ve Hüsna Ala çiftinin dosyasının yeniden ele alındığını belirten Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı: “Osmaniye’de ise 13 Şubat 2019 tarihinde evlerinde öldürülen Mustafa ve Hüsna Ala çiftinin dosyası yeniden ele alındı. Olay yeri fotoğrafları, kayıp senet, tanık anlatımları, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile PTS verileri yeniden değerlendirildi. Şüpheli Y.K.’nın maktulle irtibatı, olay bölgesindeki baz kayıtları ve aracına ait giriş-çıkış kayıtları tespit edildi. 21 Ağustos’ta gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklandı.” “SUÇUN VE SUÇLUNUN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ” Bakan Gürlek, soruşturmaları titizlikle yürüten Ankara ve Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına, Ankara ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlüklerine, adliye, emniyet ve jandarma teşkilatlarının mensuplarına teşekkür etti. “Aradan kaç yıl geçerse geçsin suçun ve suçlunun peşini bırakmayacağız” diyen Bakan Gürlek, kamu vicdanında açık kalan hiçbir dosyanın sahipsiz bırakılmayacağını, faili meçhul olayların birer birer aydınlatılmaya devam edeceğini kaydetti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Kimse dokunulmaz değildir" Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Kimse dokunulmaz değildir"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kimsenin dokunulmaz olmadığını belirterek, "Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler; asli amacı, vatandaşı huzur ve güven içinde tutmaktır. Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer; dosyanın üzerindeki isme bakmaz ve gereğini yapar" dedi. Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasanın Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, millî birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini hâkim kılmak için hazırlandığını belirten Gürlek, "Burada özellikle altını çiziyorum: şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakârlığı bizim için tartışmaya kapalıdır. Tek gayemiz güçlü Türkiye'ye giden yolu açmak ve iç cepheyi güçlendirmektir" diye konuştu. Bir dizi gezi ve incelemelerde bulunmak üzere bu sabah Trabzon'a gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, ilk olarak Trabzon Valiliğini ziyaret etti. Vali Tahir Şahin tarafından karşılanan Bakan Akın Gürlek, burada basın mensuplarına gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Trabzon'un ve milletimizin hafızasında müstesna bir yere sahip iki kahramanı rahmetle anarak başlayan Bakan Gürlek "Bayrak uğruna toprağa düşen Eren Bülbül evladımızı ve Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i, şehadetlerinin dokuzuncu yılında rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken; ‘İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun diyorum" ifadelerini kullandı. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu kaydeden Gürlek, "Ben ise 86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanıyım. Bu makamın sahibi değil, milletimizin ve devletimizin bize tevdi ettiği büyük bir emanetin taşıyıcısıyım. Bu nedenle adalet hizmetini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler; asli amacı, vatandaşı huzur ve güven içinde tutmaktır. Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer; dosyanın üzerindeki isme bakmaz ve gereğini yapar" diye konuştu. "Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı olarak görüyoruz" Türkiye Yüzyılı hedefi ile ilgili olarak da konuşan Bakan Gürlek, "Bu hedefi yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya büyük yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz. Biz, Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz. Suçun yöntemi değişse de, araçları değişse de, örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var: devletin suçla mücadele iradesi. Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bu hafta da açıkça ifade ettik: Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Uyuşturucu suçlarında torbacısından baronuna; organize suçta suçun failinden azmettiricisine; yasa dışı bahiste hesabını kullandırandan o düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz. Mattia Ahmet Minguzzi evladımızın, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuğumuzun katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar açmıştır. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir. Bu anlayışla, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların artırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık; çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasa Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek yasalaştı. Çünkü çocuklarımız geleceğimizin en büyük teminatıdır. Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için üzerimize düşen ne varsa yapacak, kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bizler yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisiyiz. Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğimizden hiçbir kimsenin şüphesi olmasın. Biz büyük Türk milletinin hizmetindeyiz" dedi. "Milletimizin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyecektir" "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu irade son derece açıktır: Milletimizin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyecektir" ifadelerini yineleyen Bakan Akın Gürlek, "Biz de bu iradenin gereğini hukuk içerisinde yerine getireceğiz. Devletten daha güçlü bir yapı yoktur. Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de yoktur. Suç işleyen kim olursa olsun, nereye giderse gitsin; yaptığı yanına kâr kalmayacaktır. Adaletin önünde zaman aşınır; hakikat aşınmaz. Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir. Bir dosya rafta bekleyebilir. Ama faili meçhul kalan her ölüm, devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz. Şüpheyi dağıtacağız. Delilin izini süreceğiz. Faili ortaya çıkaracağız. Sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz. Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız" diye konuştu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'nin çok uzun yıllar boyunca teröre ağır bedeller ödediğine dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Binlerce evladımızı şehit verdik. Nice anneler evladını toprağa verdi. Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi. Enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkânlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi, kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktada ise artık başka bir Türkiye vardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle başlayan Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin sağduyusu ve Gazi Meclisimizin iradesiyle yeni ve tarihî bir safhaya ulaşmıştır. Meclisimizin gündemine gelen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair düzenleme, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 468 kabul oyuyla yasalaşmıştır. Tarihe geçecek çok güçlü bir millî irade ortaya konulmuştur. Buradan bir kez daha emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu güçlü irade bize çok önemli bir şey söylüyor: Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir. Devletimizin, siyaset kurumunun ve milletimizin ortak geleceğine dair ortaya konulmuş tarihî bir iradedir. Bu meselenin tarafı 86 milyon vatandaşımızdır. Kazananı da 86 milyon olacaktır. Millî şuuru yüksek Trabzon'umuz da bu süreci sağduyuyla anlatmalı ve güçlü şekilde sahiplenmelidir. Çünkü mesele bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evladını teröre kurban vermemesi meselesidir. Mesele ülkemizin dağlarının, şehirlerinin ve sınırlarının terörle değil; üretimle, yatırımla, turizmle, bilimle ve gençlerimizin başarılarıyla anılması meselesidir. Mesele, bir daha hiçbir Eren Bülbül'ümüzün çocuk yaşta aramızdan koparılmaması meselesidir. Mesele bütün vatandaşlarımızın çocuklarına daha huzurlu bir Türkiye bırakması meselesidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi hedefimiz, Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, millî birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini hâkim kılmaktır. Burada özellikle altını çiziyorum: şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakârlığı bizim için tartışmaya kapalıdır. Tek gayemiz güçlü Türkiye'ye giden yolu açmak ve iç cepheyi güçlendirmektir. Yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi: "Türkiye, hepimizin ortak paydasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu, kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir. İşte bu nedenle inanıyorum ki Millî Mücadele ruhunu hâlâ damarlarında taşıyan Trabzon, Terörsüz Türkiye idealinin de en güçlü sahiplerinden biri olacaktır." "Türkiye bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülkedir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'nin bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülke haline geldiğini ifade ederek "Terör meselesinde de böyledir. Suç örgütleriyle mücadelede de böyledir. Adalet sistemimizin eksiklerinde de böyledir. Nerede bir eksiklik varsa gidereceğiz. Nerede vatandaşımızın haklı bir beklentisi varsa dinleyeceğiz. Nerede milletimizin huzuruna kasteden bir yapı varsa hukuk içerisinde karşısında duracağız. Adalet teşkilatımızı daha güçlü hâle getirecek, yargının etkinliğini artıracak, vatandaşımızın hakkına daha hızlı ulaşmasını sağlayacak reformlarımızı sürdüreceğiz. Bu anlayışla, Trabzon'umuzda adalet hizmetlerinin fiziki altyapısını da güçlendirmeye devam ediyoruz. Vakfıkebir Adliyemizin proje çalışmalarını tamamladık, yapım ihalesini gerçekleştirdik; Of Adalet Sarayı projemizi de daha güçlü ve etkin bir yargı hizmeti sunacak şekilde hazırladık. Trabzon Bölge Adliye Mahkememizde kurulmasına karar verilen yeni hukuk ve ceza dairelerimizin faaliyete geçebilmesi için ihtiyaç duyulan ek hizmet binasına ilişkin çalışmalarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Ve nihayetinde milletimizin yıllardır hak ettiği sivil, demokratik ve kuşatıcı bir anayasa hedefinden de vazgeçmeyeceğiz. Çünkü Türkiye Yüzyılı'nı geçmiş dönemlerin vesayet anlayışından kalan bir anayasal zeminin üzerine değil; milletin iradesini merkeze alan, insan onurunu ve temel hakları güvence altına alan güçlü bir hukuk düzeninin üzerine inşa etmek istiyoruz. Şimdi önümüzde yeni bir dönem vardır: Terörün gölgesinden tamamen kurtulmuş, suç örgütlerinin hareket alanının yok edildiği, hukuk güvenliğinin güçlendiği; ekonomisiyle, üretimiyle ve insan kaynağıyla çok daha büyük hedeflere yürüyen bir Türkiye dönemi. Biz buna inanıyoruz. Trabzon'un da bu yürüyüşte dün olduğu gibi bugün de en ön safta yer alacağına inanıyoruz. Yeşil Vatanımızı koruyacak, ülkemizde her türlü suç örgütünü yok edecek ve milletimizin huzurunu bozan iç ve dış mihraklara asla fırsat vermeyeceğiz" dedi.

Erdal Beşikçioğlu Gözaltına Alındı! Etimesgut Belediyesi'ne Geniş Kapsamlı Operasyon Haber

Erdal Beşikçioğlu Gözaltına Alındı! Etimesgut Belediyesi'ne Geniş Kapsamlı Operasyon

Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda, belediyeye yönelik yürütülen incelemeler kapsamında çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. Edinilen bilgilere göre soruşturma; belediye ihalelerinde usulsüzlük, resmi belgede sahtecilik, otopark işletme sözleşmeleri ve imar uygulamalarına ilişkin iddiaları kapsıyor. Soruşturma kapsamında üç belediye başkan yardımcısının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem başlatıldı. 9 İlde Eş Zamanlı Operasyon Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon, dokuz ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında toplam 71 adreste arama yapılırken, 52 şüpheli gözaltına alındı. Aramalarda çok sayıda dijital materyal ve belgeye el konuldu. Hangi Suçlamalar Yöneltiliyor? Soruşturmada şüpheliler hakkında; Suç örgütü kurma ve yönetme,Suç örgütüne üye olma,İhaleye fesat karıştırma,Zimmet,Rüşvet,İrtikap gibi çeşitli suçlamalar kapsamında işlem yürütüldüğü bildirildi. Soruşturma süreci devam ederken, gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor. Bakanlıktan Açıklama Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü belirtilirken, yargı makamlarının bağımsız şekilde görev yaptığı vurgulandı. Beşikçioğlu ve diğer şüpheliler hakkındaki hukuki sürecin devam ettiği ifade edildi. Soruşturmaya ilişkin resmi makamlar tarafından yapılacak yeni açıklamalar ve adli süreçte yaşanacak gelişmeler kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Uluslararası 65 suçlu yakalandı Haber

Uluslararası 65 suçlu yakalandı

Yapılan açıklama şu şekilde: "Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri ile KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları; Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordineli çalışmaları sonucunda; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahıslara yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen iş birliği neticesinde; kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 ve ulusal seviyede aranan 38 olmak üzere toplam 65 suçlu ülkemize geri getirildi. Bu kapsamda, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.Y., İ.A., T.F., Ü.C., E.B., Ö.G., B.G., Ö.H., A.K., M.E., T.A., H.U., H.Y., M.Y., E.Ç., Ö.M.F., İ.H.K., H.K., M.Y., M.H.Ö., B.G., H.D., T.B., M.Y., İ.K., B.V. ve M.K. ile ulusal seviyede aranan N.K., M.A., H.Ö., A.A., Y.Ç., D.Ç., M.Ç., M.A.C., B.U., E.B., T.Ş., N.T., O.E., S.D., E.Ç., B.V., A.A., K.H., İ.C., H.E., T.T., S.A., M.Ç., E.K., U.Ş., U.K., F.Ö., B.Ç., Ü.D., Y.Ü., M.G., B.A., M.Ö., S.Ç., H.K., M.D., S.O. ve Ö.A. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. Gürcistan (51), Almanya (7), Belçika (2), Avusturya, Bosna Hersek, Ukrayna, Yunanistan ve Kuzey Makedonya'da yakalanan şahısların; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, mala zarar verme, kasten öldürme, kasten yaralama, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma, basit yaralama, uyuşturucu madde kullanma ve ticareti, hırsızlık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, konut dokunulmazlığını ihlal etme, yağma, çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli cinsel saldırı, hükümlü veya tutuklunun kaçması, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, Vergi Usul Kanununa Muhalefet, resmi belgede sahtecilik, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, 7258 Sayılı Kanuna Muhalefet, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve askeri yasak bölgelere girme suçlarından arandıkları belirlendi. Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.