Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Adalet

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Melih Gökçek: "Adaletten Allah’ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok" Haber

Melih Gökçek: "Adaletten Allah’ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok"

Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı İbrahim Melih Gökçek, "Adaletten Allah’ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok. Niye endişem yok? Ben doğruları söyleyen insanım. Allah nasip eder, karar çıktıktan sonra Allah nasip eder karar çıktıktan sonra hepinizin televizyonlarına bol bol çıkacağım, hiç endişeniz olmasın" dedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında eski ABB Başkanı Melih Gökçek, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddialarıyla ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade vermek üzere Ankara Adliyesi’ne geldi. Gökçek, savcılıktaki ifadesinin ardından adliye önünde açıklamalarda bulundu. Gökçek, yaklaşık 2 saat ifade verdikten sonra çıktığını kaydederek, "Şimdi burada hepiniz ’Ne dediniz?’, ’Ne söylediniz?’, ’Ne sordular?’ gibi sualler soracaksınız. Peşinen şunu söyleyeyim; ben burada savcılığa ifade verdim. Bu ifadenin biliyorsunuz gizliliği var. Dolayısıyla ’Şunu söyledim, bunu söyledim’ tarzında bir şeyi benden beklemeyin. İnşallah Allah nasip ederse bu savcılığın yaptığı araştırma, soruşturma bittikten sonra neticeyi alacağız. Ondan sonra merak etmeyin, hepinizden televizyonlarda bol bol konuşacağız. Melih Gökçek’i biliyorsunuz, öyle konuşmayan adam değildir. Çekinen adam da değildir. Hatta hepiniz bilirsiniz ki ben ısrarla rakiplerimi ekrana davet edip de getiremem. İsim vermiyorum ama kim olduğunu anlıyorsunuz; yeni bir şey olmasın diye, tartışma ortamı olmasın diye" diye konuştu. "İlk defa soruşturma geçirmiyorum" Geçmişteki yargı süreçlerini örnek gösteren Gökçek, "Şimdi ben size bir bilgi vereceğim arkadaşlar. Ben hayatımda ilk defa ifade vermiyorum, ilk defa savcılığa gelmiyorum, ilk defa soruşturma geçirmiyorum. Üç bölüm halinde anlatacağım bunu" ifadelerini kullandı. "Tam 500 tane soruşturma ve inceleme geçirdim" Belediye başkanlığının ilk yıllarını ve muhalefet dönemini aktaran Gökçek, "Birinci ben Belediye Başkanlığına ilk olarak 94’te seçildim. 94’ten itibaren yaklaşık 9 yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptım muhalefette. Muhalefet beni didik didik etti. Tam 500 tane soruşturma ve inceleme geçirdim, 500 tane. Ve bunların hepsine ifade verdim. Düşünebiliyor musunuz; SHP iktidarı, düşünebiliyor musunuz; DSP iktidarı, düşünebiliyor musunuz; ANAP iktidarı. Benden her şeyi sordu, sormadığı şey kalmadı. Hani meşhur bir laf vardır; ’Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın, üçüncüsünde yakalanırsın’ ama ben 500 sefer sıçradım ve hepsinden istisnasız takipsizlik aldım. Beni yakalayamadılar. Ha, gözaltına bile aldılar mı? Aldılar, 98’de hatırlarsınız. Bu birinci dönem" ifadelerine yer verdi. "Allah’a hamdolsun, o dönemde de bir şey çıkmadı" AK Parti ve Refah Partisi dönemindeki denetimlere değinen Gökçek, "İkinci dönem hangi dönem? Refah Partisi iktidarı dönemi, AK Parti iktidarı dönemi. ’E, Melih Gökçek; sen bu iktidar döneminde soruşturma geçirmedin mi, inceleme geçirmedin mi?’ Yani rakamı şu anda net veremiyorum, yanlış söylerim çünkü saymadım onları. Ama minimum 100 tane soruşturma ve inceleme de AK Parti iktidarında ve Refah Partisi iktidarında geçirdim, geçirdim yani bunları. Ve verdiğim ifadeler Savcılıklarda ve İçişleri Bakanlığında hepsi durur. Bunu bilesiniz yani. Bu ikinci dönem. Allah’a hamdolsun, o dönemde de bir şey çıkmadı" şeklinde konuştu. "Ben kaç defa Mansur’u ekrana davet ettim, geldiğini gördünüz mü" Mansur Yavaş dönemindeki soruşturma iddialarına yanıt veren Gökçek, şöyle konuştu: "Peki üçüncü dönem ne? Üçüncü dönem Mansur Yavaş dönemi. Bir kere peşinen şunu söyleyeyim; İnsafsızca diyorlar ki ’Melih Gökçek hakkında 100 tane soruşturma açıldı’ Bazen 96’ya, 94’e düşüyorlar falan. Ben öyle bir soruşturma benim hakkımda açılmadı, bu yalan! Bunu söyleyenler yalan söyleyerek, medyada yer verenler yalana iltifat ediyor. İltifat etmeyin. Ben toplam 25 tane inceleme ve soruşturma geçirdim. Bunun 21 tanesi bitti, 4 tanesinin neticesi bana gelmedi. Ama 21 tanesi bitti. Biten soruşturmaların bir kısmı İçişleri Bakanlığında, bir kısmı da savcılıklarda oldu. Ve bu soruşturmalar yapılırken bilirkişi raporları alındı, hepsinde benim ifadem alındı. Mansur Yavaş ’Efendim ifade vermeye bile gitmedi’ diyerek yalan söyleyerek, yalan söylüyor. Ben kaç defa Mansur’u ekrana davet ettim, geldiğini gördünüz mü? En az 100 kere! Geldiğini gördünüz mü? Gelmedi. Niye? Haklıysan niye gelmiyorsun, gel tartışalım. Aslına bakarsanız çocuklar şunu söyleyim; en büyük hakem kimdir biliyor musunuz? Vatandaş. Yani sizin bizi ekrana çıkarttığınız zaman, bizi dinledikleri zaman onlar. Yani ekrana çıkmaktan kim korkar? Haklı olmayan insan korkar, bunu bilesiniz. Mansur Yavaş döneminde 21 tane soruşturmam bitti Savcılıklarda ve İçişleri Bakanlığında. Biten bu soruşturmaların hepsine istisnasız Mansur Yavaş itiraz ettirdi. Nereye? Danıştaya. İçişlerinden gelenler Danıştaya gider biliyorsunuz. Savcılıklardan gelen kararlar için de bir üst mahkemeye itiraz ettiler. O 21 tane üst mahkeme ve Danıştayda da benim lehime onaylandı, onaylandı." "21 defa ben de Mansur Yavaş’ın metoduyla savcılığa ve içişlerine ifade verdim" Eski ve yeni yönetim arasındaki soruşturma süreçlerini karşılaştıran Gökçek, "Şimdi bakın size bir şey söyleyeceğim. Herkes elini vicdanına koysun ve şunu düşünsün: Mansur Yavaş ekranlarda en az 3-4 kez söyledi; ’Ben’ dedi, ’109 tane soruşturma geçirdim, 101 tanesinden takipsizlik aldım. Hatta beni çağırmadılar bile’ dedi. Şimdi bir sual, ta 109 tane soruşturma geçiriyorsun, 101 tanesinden takipsizlik alıyorsun ve senin için bu adalet oluyor. Güzel, tebrik ediyorum. Ama benim için ne diyor? ’Melih Gökçek yargılanmadı.’ Doğru değil. 21 defa ben de aynen kendisinin metoduyla savcılığa ve İçişlerine ifade verdim. Ama benim buralardan takipsizlik almam yasal olmuyor. Bu nasıl iş? Kendisi alınca oluyor, ben alınca olmuyor. Böyle bir şey olabilir mi yani" açıklamasında bulundu. "Adaletten Allah’ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok" Adalete güvendiğini ve ilerleyen günlerde televizyon programlarına katılacağını vurgulayan Gökçek, "Benim ifade vermediğim konu yoktur arkadaşlar, ben hepsine verdim. Şimdi Allah nasip ederse önümüzdeki günlerde buranın kararı çıkacak, ben de merakla bekliyorum. Adaletten Allah’ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok. Niye endişem yok? Ben doğruları söyleyen insanım. Allah nasip eder, karar çıktıktan sonra Allah nasip eder karar çıktıktan sonra hepinizin televizyonlarına bol bol çıkacağım, hiç endişeniz olmasın. Melih Gökçek’in hayatta televizyonlarda tartışmaktan çekindiği vaki midir? Hiç duydunuz mu, gördünüz mü? Allah’ın izniyle yine çıkacağım" ifadelerini kullandı. "Hepinizin televizyonlarında her konuya her türlü savunmayı, açıklamayı yaparım" Son olarak basın mensuplarının soru sormak istemesi üzerine Gökçek, "Şimdi konu hakkında herhangi bir bilgi vermem ve bir başka konuyu buraya dahil etmek suretiyle konuyu başka tarafa çekmek, tartışmak istemem. Bırak ya ben gazeteciyim, sorma sorma. Soru almıyorum, soru almıyorum. Ben de sana cevap veriyorum, diyorum ki. İnşallah bu soruşturma bitsin, televizyonlarda, hepinizin televizyonlarında her konuya her türlü savunmayı, açıklamayı yaparım. Hepinize saygılar sunuyorum, Allah’a emanet olun" dedi. Gazeteci Murat Ağırel tanık olarak ifade verdi Soruşturma kapsamında gazeteci Murat Ağırel de ‘tanık’ sıfatıyla savcılığa ifade verdi. Ağırel, elinde bulunduğunu belirttiği bilgileri ve belgeleri savcılığa sunduğunu açıklamıştı. Ağırel’in gündeme getirdiği iddiaların merkezinde ise Almanya’nın Düsseldorf kentinde ‘HAMAG’ isimli bir şirket kurulduğu yönündeki bilgiler yer almıştı. Ağırel, söz konusu şirketin Melih Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek ile bağlantılı olduğunu ileri sürmüştü. Soruşturma kapsamında söz konusu iddiaların ve sunulan bilgi ve belgelerin incelendiği de ayrıca belirtildi.

Tutuklu avukat Ece Güner siyaseti de danışmanlığı da bıraktı! Haber

Tutuklu avukat Ece Güner siyaseti de danışmanlığı da bıraktı!

Avukat Ece Güner, kamuoyuyla paylaştığı uzun açıklamada siyasi görevlerinden çekilme kararı aldığını duyurdu. Güner, İBB Başkan Danışmanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki koordinatörlük görevlerinden affını isteyerek istifa ettiğini belirtti. AHBAP soruşturması kapsamında tutuklu bulunan hukukçu Ece Güner, sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yaptı. Güner, Fransa’da geçen çocukluk yıllarından başlayarak kariyerine, hukuk alanındaki çalışmalarına ve Türkiye’ye katkı sunma hedefiyle yürüttüğü mesleki yolculuğuna değindi. Uluslararası hukuk alanında edindiği deneyimlerle ülkeye yatırım ve kalkınma katkısı sağlamayı amaçladığını söyleyen Güner, 1996 yılında kurduğu hukuk bürosunu büyüterek Türkiye’nin önde gelen uluslararası hukuk bürolarından biri hâline getirdiğini ifade etti. “ASLA KAMUYA İŞ YAPMADIM, KAMUDAN İŞ ALMADIM” Açıklamasında özel sektörle çalıştığını ve kamu ile ticari ilişki yürütmediğini vurgulayan Güner, yıllar boyunca yoğun tempoyla çalışarak büyük bir emek verdiğini, çok sayıda akademik çalışma ve hukuk kitabı kaleme aldığını söyledi. Türkiye’ye yatırım çekmeye katkı sağladığını belirten Güner, bu süreçte ciddi bedeller ödediğini dile getirdi. HALUK LEVENT/AHBAP DOSYASIYLA İLGİLİ DEĞERLENDİRME Güner, hakkında gündeme gelen Haluk Levent/AHBAP dosyasıyla ilgili olarak ise “Yüzde 1000 masum” olduğunu savunarak, yaşadığı sürecin kendisini çok yorduğunu ifade etti. Açıklamasında, söz konusu süreçte mağdur edildiğini öne sürdü ve bu konuda daha önce ayrıntılı yazdığını belirtti. “SİYASETİ BIRAKIYORUM” Son dönemde yaşadıkları nedeniyle önemli bir karar aldığını belirten Av. Ece Güner, “Bu aşamada siyaseti bırakma kararı aldım” ifadelerini kullanarak, aktif siyasi görevlerinden çekildiğini duyurdu. Ailesinin de bu süreçten olumsuz etkilendiğini söyleyen Güner, kamuoyuna teşekkür ederek adalet için dua ettiğini kaydetti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: "İddianameyi bir an önce yazmanız gerekir" Haber

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: "İddianameyi bir an önce yazmanız gerekir"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Eğer gerçekten siz adaleti istiyorsanız, adaleti savunuyorsanız kişiler ne ile suçlandıklarını en azından bilmeliler. İddianame yazılmalı, savunmalar yapılmalı ve adalet de gerçekleşmeli" dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir programı kapsamında Buca Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ve eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, "İzmir programının ikinci gününde mağdur ailelerle bir toplantı gerçekleştirdik. Onların duygularını, acılarını, beklentilerini kamuoyuyla paylaştık. Bugün tutuklu olan arkadaşlarımla görüştüm. Tunç Soyer, Görkem Duman, Erhan Kılıç, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya’yı da dinledim. Buradan yetkililere seslenmek isterim. Eğer bir kişiyi tutukluyorsanız iddianameyi bir an önce yazmanız gerekir. Aradan uzun süre geçmesine karşı iddianamelerin hala yazılmadığını görüyoruz. Bu doğru değil "dedi. "Kişiler neyle suçlandığını bilmeli" Sözlerini sürdüren Kılıçdaroğlu, "İnsanların bilirkişi raporları kendi lehlerine gelmiş olmasına karşın hala iddianame hazır değilse, burada bir sorun vardır. Yetkililerden ricamız eğer gerçekten siz adaleti istiyorsanız, adaleti savunuyorsanız kişiler ne ile suçlandıklarını en azından bilmeliler. İddianame yazılmalı, savunmalar yapılmalı ve adalet de gerçekleşmeli. Eğer iddianameler gecikirse, insanlar içeride tutuklu kalırsa adaleti sağlayacağım derken adaletsizliği beslemiş olursunuz. Bu da doğru değil" ifadelerini kullandı.

Mudanya’da adli yıl açılış töreni Haber

Mudanya’da adli yıl açılış töreni

Bursa’nın Mudanya ilçesinde 2026-2027 adli yılı açılışı dolayısıyla tören düzenlendi. Programda konuşan Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, adaletin yalnızca mahkemelerde verilen kararlardan ibaret olmadığını belirterek, hukuka ve adalete duyulan güvenin toplum düzeninin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Adaletin devlet ile millet arasındaki güven ilişkisinin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Akdeniz, hukuk devletinin yalnızca devletin belirli kurallarla yönetilmesi anlamına gelmediğini söyledi. Akdeniz, "Adalet, yalnızca ihtilafları halleden bir mekanizma değil, devlet ile millet arasındaki en sağlam rabıtalardan biri, itimadın, içtimai huzurun ve müşterek hayatın temel direğidir" dedi. "Sürat, adaletin yerine ikame edilemez" Yeni adli yılda yargılamaların makul sürede tamamlanmasının önemine de değinen Akdeniz, adalet hizmetlerinde hız ile hakkaniyet arasında doğru dengenin kurulması gerektiğini vurguladı. Akdeniz, "Sürat, adaletin yerine ikame edilemez" diyerek, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması kadar kararların doğru, gerekçeli ve hakkaniyete uygun olmasının da önem taşıdığını dile getirdi. "Adalet hizmeti hepimizin ortak sorumluluğudur" Adalet hizmetlerinin etkin şekilde yürütülmesinin yalnızca hakim ve savcıların değil, yargı sürecinde görev alan tüm kişi ve kurumların ortak sorumluluğunda olduğunu belirten Akdeniz, kurumlar arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekti. Kamu kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin adli süreçlerin daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayacağını belirten Akdeniz, vatandaşın adalet hizmetine erişiminde yaşanabilecek sorunların çözümü için ortak çalışma anlayışının önem taşıdığını ifade etti. Başsavcı Akdeniz, yeni adli yılda yargı hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir ve güvenilir şekilde yürütülmesi temennisinde bulunarak, görev yapan hakim, Cumhuriyet savcısı, avukat ve adliye personeline çalışmalarında başarılar diledi. Törene Mudanya Kaymakamı Enver Yılmaz, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, Mudanya İlçe Millî Eğitim Müdürü Suat Topal, İlçe Jandarma Komutanı Veli Türk, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci, Sahil Güvenlik Mudanya Karakol Komutanı Ulvi Güneş, Cumhuriyet savcıları, hakimler, avukatlar ve adliye personeli katıldı.

30 Ağustos Zafer Bayramı Edremit'te fener alayı ve Fatma Turgut Konseri ile kutlandı Haber

30 Ağustos Zafer Bayramı Edremit'te fener alayı ve Fatma Turgut Konseri ile kutlandı

Balıkesir'in Edremit Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yıl dönümünü geleneksel fener alayı ve Fatma Turgut konseriyle büyük bir coşkuyla kutladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Başkomutanlığında kazanılan Büyük Zafer'in yıl dönümünde Edremitliler, ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle sokakları doldurdu. Fener alayına ve konser programına on binlerce vatandaş katılırken, Akçay Cumhuriyet Meydanı ve kortej güzergâhı baştan sona tıklım tıklım doldu. Fatma Turgut'un sahne aldığı konsere ise yaklaşık 40 bin kişi katıldı. Edremitliler Zafer Bayramı coşkusunda buluştu 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında 29 Ağustos akşamı Akçay Mahallesi'nde geleneksel fener alayı ve kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. Binlerce Edremitlinin katıldığı yürüyüşte, ellerinde Türk bayrakları ve meşaleler taşıyan vatandaşlar marşlar ve sloganlar eşliğinde Akçay Cumhuriyet Meydanı'na yürüdü. Kortejin başlangıç noktasından Akçay Cumhuriyet Meydanı'na kadar uzanan güzergâh, vatandaşların yoğun katılımıyla baştan sona doldu. Sokaklarda büyük bir kalabalık oluşurken, Akçay Cumhuriyet Meydanı da kutlamalara katılan binlerce kişiyle adeta dolup taştı. Fener alayına Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. "Gittiğimiz yol bellidir Edremitliler" Fener alayının ardından Akçay Cumhuriyet Meydanı'nda vatandaşlara seslenen Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, 30 Ağustos Zaferi'nin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyledi. Konuşmasına Nazım Hikmet'in dizeleriyle başlayan Başkan Ertaş, "Dörtnala gelip Uzak Asya'dan, Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim" sözleriyle meydanı selamladı. "Bu meydana hangi yoldan gelirsek gelelim, gittiğimiz yol bellidir Edremitliler" diyen Ertaş, "Yolumuz; Afyon'da Kocatepe'de direnenlerin, ‘Ya istiklal ya ölüm' diyenlerin, İzmir'in dağlarında çiçekler açtıranların yoludur" dedi. Başkan Ertaş, 30 Ağustos'un Cumhuriyet'e uzanan büyük yürüyüşün en güçlü adımlarından biri olduğunu belirterek, bağımsızlık, demokrasi, özgürlük, eşitlik ve adalet vurgusu yaptı. "Bu zafer kadınların, gençlerin ve çocukların da zaferidir" Konuşmasında Kurtuluş Savaşı'nda mücadele eden kadınlara, gençlere ve çocuklara da özel bir bölüm ayıran Başkan Ertaş, 30 Ağustos Zaferi'nin toplumun tüm kesimlerinin ortak mirası olduğunu ifade etti. Ertaş, "Bu zafer sadece erkeklerin değil, kadınların da zaferidir" diyerek, Kurtuluş Savaşı'nın kadın kahramanlarını andı. Ardından gençlere ve çocuklara seslenen Ertaş, "Onun için zaferimiz kutlu olsun gençler! Zaferimiz kutlu olsun çocuklar!" sözleriyle meydanı selamladı. Başkan Ertaş'ın sözleri meydanı dolduran vatandaşlardan büyük alkış aldı. Zafer coşkusu Fatma Turgut konseriyle doruğa çıktı

Gülistan Doku'da 5. dalga Haber

Gülistan Doku'da 5. dalga

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya paylaşımında Adalet ve İçişleri bakanlıklarının koordinasyonu ile Cumhuriyet başsavcılıkları, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının iş birliği sayesinde faili meçhul dosyaların aydınlatılmaya devam ettiğini belirtti. GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA 5. DALGA OPERASYON Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen soruşturmada 5. dalga operasyon gerçekleştirildi ve 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada, Gülistan Doku’nun son görüldüğü köprü ve zaman aralığına ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgular elde edildiği, ayrıca kaybolmasının ardından Instagram hesabına yapılan şüpheli erişim ve işlemler ile su altı arama çalışmalarında dikkat çekici tespitlere ulaşıldığı aktarıldı. Ayrıca, adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığı tespit edilirken, Gülistan’a ait bazı kişisel eşyaların intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla sonradan su altına yerleştirilmiş olabileceğine dair bulgulara ulaşıldığı bildirildi. DEDE BALTACI CİNAYETİNDE 5 ŞÜPHELİ BELİRLENDİ Bu arada Bakan Gürlek’in paylaşımında ikinci önemli gelişme olarak, 18 yıldır faili belirlenemeyen Dede Baltacı cinayetine ilişkin soruşturmada da kritik aşamaya gelindiği belirtildi. 2008 yılında Şereflikoçhisar’da ölü bulunan Baltacı’nın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde yeniden incelendi. Daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve tanık beyanları doğrultusunda cinayetin failleri olduğu değerlendirilen 5 şüpheli tespit edildi. Operasyon sonrası F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı, cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. “HİÇBİR FAİLİ MEÇHUL DOSYANIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ” Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir faili meçhul dosyanın peşinin bırakılmayacağını vurgulayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, teknolojinin ve bilimin tüm imkânlarıyla gerçeğin ortaya çıkarılmaya devam edeceğini söyledi. Bakan Gürlek, “Ucu nereye giderse gitsin, suçlular er ya da geç adalet önünde hesap verecektir” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.