Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Adalet

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Barosu’nda Yener Poroy dönemi resmen başladı Haber

Bursa Barosu’nda Yener Poroy dönemi resmen başladı

Bursa Barosu’nun yeni başkanı Av. Yener Poroy ve yönetim kurulu üyeleri, Adalet Sarayı Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törenin ardından göreve başladı. Genel kurul divan başkanı Av. Haluk Sivri’nin anıta çelenk sunmasıyla başlayan törende, Bursa Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törenin ardından Adalet Sarayı Konferans Salonu’na geçildi. POROY’A CÜBBESİNİ ÖNCEKİ BAŞKAN GİYDİRDİ Haluk Sivri başkanlığındaki divan heyetinde Av. Zekiye Tiryaki, Av. Naci Özçelik ve Av. Didem Koçaker Güler yer aldı. Sivri’nin açış konuşmasının ardından, Bursa Barosu Başkanlığı’na seçilen Yener Poroy’a cübbesini önceki başkan Av. Metin Öztosun giydirdi. Poroy’un mazbatasını ise Haluk Sivri takdim etti. Divan heyetine anı plaketi sunan Poroy, konuşmasında görevi devralmanın taşıdığı sorumluluğa dikkat çekti. Yeni Baro Başkanı Av. Yener Poroy, “Bugün burada, sıradan bir görev değişiminin çok ötesinde; emeğin, onurun, sorumluluğun ve köklü bir hukuk mücadelesinin bayrağını devretmek ve devralmak üzere bir aradayız. Bu bayrak, yalnızca bir makamın değil; hukukun üstünlüğüne, adalete ve savunmanın bağımsızlığına adanmış ortak irademizin simgesidir” dedi. Görevi devredenlere teşekkür eden Av. Poroy, geçmişin birikimini geleceğin umuduyla buluşturacaklarını belirterek, “Görevler el değiştirir, unvanlar değişir; ancak adaletin sesi, savunmanın onuru ve hukuka bağlılık kararlılıkla yaşamaya devam eder” ifadelerini kullandı. Poroy, devir teslimin Bursa Barosu’na, mesleğe ve adalet mücadelesine güç katmasını diledi. ADAYLARDAN YENİ YÖNETİME BAŞARI DİLEĞİ Bu arada seçimde başkan adayı olan Av. Aslı Evke Yetkin, Av. Okan Dursun, Av. Servet Sarıca ve Av. Sibel Özbudak da konuşmalarında seçmen iradesine saygının önemini vurguladı. Adaylar, yeni yönetimin Bursa Barosu ve hukuk camiası için hayırlı olmasını diledi. Törenin devamında yönetim, denetleme ve disiplin kurulları ile Türkiye Barolar Birliği delegeleri ve yönetim kurulu genç temsilcileri arasında görev devir teslimi yapıldı. YENİ KURULLARDA GÖREV ALAN İSİMLER Yönetim Kurulu: Erhan Yaşbey, Yavuz Selim Beycioğlu, Sena Canbek Uçkun, Seda Özdeğirmenci, Tuğba Şentürk Yılmaz, Faik Vatansever, Çağrı Ünal, Fikriye Merve Evin Kayrak, Egemen Avcı ve Aydan Ayhan. Denetleme Kurulu: Emine Tuba Satış, Gülşah Kocacıklı Ünen ve Abdülhamit Batuhan Sarsıcı. Disiplin Kurulu: Ülkü Şimşek, Nisa Ören, İlayda Kara, Alper Pekcan ve Mustafa Tayfun Gündoğdu. TBB Delegeleri: Ayşe Gonca Gülçin, Mücahit Avcu, Gürkan Altun ve Dinçer Cesur. YK Genç Temsilcileri: Alp Yağız Şimşek, Attila Cengiz Yazıcı, Bengisu Akkan, Efe İsmail Toklar, Emine Nur Yüce, Emre Can Kutlubay, Ezgi Tokyürek, Ferdane Karagöz, Görkem Acar, İpek Zeybel, İrem Alp Eğen, Kağan Unan, Kaya Sezgin, Merve Abi Bozan, Miray Nur Akgün Kızılsoy, Muhammet Emin Erol, Muhammet Sait Memiş, Sevinç Nur Çetin, Şeyda Akmeşe ve Tahir Can Özdurak.

Nezaket Okulu projesinin temeli atıldı Haber

Nezaket Okulu projesinin temeli atıldı

Bağcılar Belediyesi tarafından Mahmutbey Mahallesi'nde inşa edilecek Nezaket Okulu Projesi için temel atma töreni düzenlendi. Tesis bünyesinde verilecek eğitimlerin, çocukların gelişimine ve ebeveynlerin eğitim süreçlerine katkı sunması hedefleniyor. Merkezde, 7-12 yaş grubundaki çocuklara yönelik Çocuk Atölyeleri, Aile Atölyeleri ve Yetişkin Eğitimi olmak üzere üç ayrı müfredat uygulanacak. Eğitim programı kapsamında "Kendime Nezaket", "Çevreme Nezaket" ve "Dünyamıza Nezaket" başlıkları altında dürüstlük, dostluk, sabır, adalet, vatanseverlik, sorumluluk ve yardımlaşma gibi konular ele alınacak. Projeyle akran zorbalığının azaltılması ve ebeveynlerin de sürece dahil edilmesi amaçlanıyor. Toplam 3 bin 425 metrekarelik parsel alanı üzerine kurulacak tesiste bin 315 metrekarelik inşaat alanı ve bin 945 metrekarelik yeşil alan yer alacak. Bina içerisinde sanat, proje, ritim ve duygu atölyelerinin yanı sıra 100 metrekarelik kütüphane, veli görüşme ve psikolojik danışmanlık odaları, revir ve mescit bulunacak. Ayrıca hobi ve meyve bahçeleri, havuz alanı ile sosyal kullanım alanları da proje kapsamında inşa edilecek. Nezaket Okulu ihtiyaç hiyerarşisinde üst sıralarda yer alacak Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Büyüklerin dediği gibi bu adabı muaşeret kuralları bizim aslında içimizde olan bir şey. İşin özü şu, özür dilemek, tebrik etmek, teşekkür etmek. İhtiyaçlar değişiyor, beklentiler değişiyor. İhtiyaçlar ortadan kalktıktan sonra yeni talepler ortaya çıkıyor. Dolayısıyla da zamanın bir ruhu var. İnanıyorum ki Cumhurbaşkanımızın destekleriyle eğitim, sağlık başta olmak üzere ortadan kalkmaya başlayan bu sorunlar ortadan kalktığında bu tür talepler daha çok artacaktır. Hele hele kullanılmaya başlandığında burada muhtarlarımız da var. Mahalle muhtarları toplantılarında şunları söyleyeceklerdir. Bizim hiçbir şeyimiz yok, bir Nezaket Okulumuz bile yok diyeceklerdir. Yeni dönemde Nezaket Okulu, ihtiyaç hiyerarşisinde üst sıralarda bir yere gelecek. Burada 0,1 diyordu başkanımız da bunun 2'si, 3'ü, 5'i olur dedi. İkincisine de biz söz verelim, ikincisine de başlamış olalım. Tekrardan emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Allah hayırlı etsin" şeklinde konuştu. "7-12 yaş grubu çocuklar burada eğitim görecek" 7 ile 12 yaş grup çocuğun eğitim göreceğini ifade eden Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, "Bu projeden sonra Türkiye'de birçok noktada böyle projelerin artacağına inanıyorum. Burada içeriğiyle alakalı bilgi vermek gerekirse 7-12 yaş grubu evlatlarımız burada eğitim görecekler. Tabii bizim son yıllarda, birkaç yıldır hiç istemediğimiz, okullarımızda şiddete maruz kalan evlatlarımızı görüyoruz. Bizim uzak olduğumuz, kültürümüzde hiç olmayan, toplumumuza hiç yakışmayan, dünyanın farklı noktalarında gördüğümüz haberlere konu olan durumları kendi ülkemizde de görmeye başladık. Bunun da üzüntüsünü duymaktayız. Bunun için de bir şeyler yapmak lazım. Bunu da her zamanki gibi ilk Bağcılar'dan başlatıyoruz. Biz burada akran zorbalığına karşı ve çocuklarımızın birbirine daha sadakatli, daha vefalı, daha adaletli ve her şeyden önemlisi ailemin de öğrettiği gibi daha merhametli gençler olarak yetişmesi için eğitimler alacak evlatlarımız" dedi. "Ailelerimiz de eğitim alacak" Eğitimler kapsamında ailelere yönelik de eğitimler verileceğini vurgulayan Yasin Yıldız, "Sadece 7-12 yaş grubu değil, ailelerimizin de atölyeleri olacak. Ailelerimiz de eğitim alacak. Çünkü o çocuklarımızı sadece okuldaki öğretmenlerimiz yetiştirmiyor, evde de ailelerimiz yetiştiriyor. Çocuklarımız sadece söze bakmaz, söze göre hareket etmez. Davranışlarımızla da onlara örnek olmamız gerektiğini göstermemiz gerekiyor. Ailelerimize de bu konuda eğitim vereceğiz. Yaklaşık 1.500 metrekare kapalı eğitim alanı olan, çok güzel bir mimari projeye sahip bir yapı olacak inşallah" şeklinde konuştu. "30'a yakın projemizi valiliğimizle Bağcılar ilçemizde gerçekleştiriyoruz" Eğitim de dahil olmak üzere birçok alanda projeler bulunduğunu belirten Yasin Yıldız, "Eğitim alanında birçok projemiz daha var. Bu konuda özellikle Valime çok teşekkür ediyorum. Bağcılar ilçesi olarak ilçemize birçok konuda destek oldu. Şu an ilçemizde 11 noktada yapımı devam eden okul inşaatı var. 6 okulumuzun güçlendirmesini yaptık. 14 tane sağlık ocağımızın temeli atıldı. 30'a yakın projemizi valiliğimizle Bağcılar ilçemizde gerçekleştiriyoruz. Şu an yine düğün salonu yapıyoruz. Valimiz oraya da katkılar sundu. İlkokul 4. sınıfta 12 bin öğrencimiz var. İlkokul 4. sınıfa giden o yaş grubundaki öğrencilerimiz yüzme noktasında eğitimli, en iyi eğitimleri alabileceği yaş aralığında. Öğrenme noktasında şöyle bir proje geliştirdik. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzle birlikte bir protokol yaptık. Protokol neticesinde ilkokul 4. sınıfa giden öğrencilerimizin okullarına araç gönderiyoruz ve 2 saatlik beden derslerinde onları yüzme havuzlarımıza getiriyoruz ve yüzme eğitimi aldırıyoruz. İnşallah bu çocuklarımız ilkokul 4. sınıfı bitirince tamamı yüzmeyi bilerek mezun olacaklar. Diliyorum, 13 Ekim'de bu projeye başladık. Okul bitene kadar devam edeceğiz. Her sene ilkokul 4. sınıfa giden evlatlarımız bu projeye dahil olacaklar" şeklinde konuştu. "Ülkemize vizyon katacak bir eser olacak" AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise projenin yapımından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Ülkemize gelecek dönemlerde çok güzel hizmetler edecek evlatlarımız buradan yetişecek inşallah. Ülkemizin geleceğine damga vuracak isimler Bağcılar'ımızdan çıkacak diyorum. Bizler de zamanında yapılan hizmetlerle yetişmiş bu ülkenin gençleriyiz. Bugün bulunduğumuz yerde en iyi şekilde hizmet etme gayreti içerisindeyiz. Temeli atılan bu yerleşke, çok güzel bir mimariyle hem içerik hem de mimari olarak şehrimize, ilçemize, İstanbul'umuza ve ülkemize vizyon katacak bir eser olarak kendisini ilkelerin belediyesi olan Bağcılar'ın bir marka projesi olarak da ortaya koyacaktır" ifadelerini kullandı. Törene, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bağcılar Kaymakamı Abdullah Uçgun, Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız ile Bağcılar Kurucu Belediye Başkanı ve eski İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık katıldı. Programda ayrıca AK Parti İlçe Başkanı Mikail Çakır, MHP İlçe Başkanı Emre Dağcı, Rams Park Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, İlçe Müftüsü Ömer Kayhan, İlçe Emniyet Müdürü Mesut Döner, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü İlyas Karsavran, HÜDAPAR ve Yeniden Refah Partisi ilçe başkanları ile AK Parti Kadın ve Gençlik Kolları başkanları da bulundu.

CHP İstanbul İl Başkanı Yüksel: "CHP bu topraklarda iktidar olacak" Haber

CHP İstanbul İl Başkanı Yüksel: "CHP bu topraklarda iktidar olacak"

CHP İstanbul İl Başkanlığı'na atanan Mehmet Ali Yüksel, görevine başladı. CHP İstanbul İl Merkezi'nde basın açıklaması yapan Yüksel, son günlerde yaşanan sel felaketine değindi. Kentin afetler karşısındaki hazırlığının yetersiz kaldığını ifade eden Yüksel, "Ülkemizin en büyük, en gelişmiş gücü olan İstanbul'un bile bu afetler karşısında ne kadar yetersiz olduğunu bir kez daha gördük. Can kayıplarımız oldu, yaralılarımız oldu, maddi hasarlar yaşandı. Hayatını kaybeden hemşerilerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" ifadelerini kullandı. "CHP bu toprakların en doğal siyasi hareketidir" Konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihî mirasına ve siyasi kimliğine vurgu yapan Yüksel, partinin yalnızca bir siyasi yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyerek, "Cumhuriyet Halk Partisi bu toprakların en doğal siyasal hareketidir. Cumhuriyet Halk Partisi'ne hiçbir sermaye gücü, hiçbir medya organı, hiçbir cemaat sahip olamaz. Cumhuriyet Halk Partisi milletin kurduğu, bizzat milletin sinesinden çıkmış bir partidir" dedi. "30 ilçede, 963 sahada mücadeleyi büyüteceğiz" İstanbul'daki örgütlenme çalışmalarına da değinen Yüksel, il örgütü olarak saha çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Yüksel, "İstanbul il örgütü olarak bizler 30 ilçede, sahada sokak sokak, ev ev bu mücadeleyi büyüteceğiz" diye konuştu. Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerde de bulunan Yüksel, "Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu gibi birlikte yürüdüğümüz Adalet Yürüyüşü'nde kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz. Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracak adaleti, barışı ve özgürlüğü omuz omuza birlikte inşa edeceğiz" şeklinde konuştu. Yüksel, "Geçmişte birlikte yol yürüdüğümüz kardeşlerimizi ata evine, baba ocağına davet ediyorum. Biz hiç ayrılmadık. Bu çürümenin ve yozlaşmanın yerine sevgiyi, saygıyı ve dürüstlüğü egemen kılacağız" açıklamalarında bulundu. "Adaleti her mahalle için talep edeceğiz" Hukuk ve adalet vurgusu yapan Yüksel, adalet talebinin siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin herkes için geçerli olması gerektiğini dile getirdi. Yüksel, "Kendi mahallemizde aradığımız hukuku ve adaleti her mahalle için talep edeceğiz" diye konuştu. "Cumhuriyet Halk Partisi bu topraklarda iktidar olacak" Konuşmasının son bölümünde partisinin iktidar hedefini dile getiren Yüksel, CHP İstanbul İl Örgütü'nün bu hedef doğrultusunda çalışacağını söyledi. Kadınların, gençlerin, öğrencilerin, emeklilerin ve emekçilerin bu mücadelenin parçası olduğunu belirten Yüksel, "Cumhuriyet Halk Partisi bu topraklarda iktidar olacak. Çünkü inandığınız topraklarda erdem yenilmez. Kardeşlik yenilmez, birlik yenilmez, adalet yenilmez, eşitlik ve özgürlük yenilmez" ifadelerini kullandı.

Muhalefet partilerinden 136 kişi AK Parti’ye katıldı Haber

Muhalefet partilerinden 136 kişi AK Parti’ye katıldı

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Yerel Yönetimler Gündemli İl Danışma Meclisi, Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, parti yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve teşkilat mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi. Programda CHP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Yeniden Refah Partisi, Anahtar Parti ve DEM Parti başta olmak üzere farklı siyasi partilerde daha önce görev yapmış isimlerin de aralarında bulunduğu 136 kişi AK Parti’ye katıldı. "Bizim rehberimiz ahlak, ölçümüz adalet, gücümüz milletimizdir" Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, yerel yönetim anlayışlarının merkezinde insanın bulunduğunu belirterek belediyecilikte katılımcılık, şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemine dikkat çekti. Demir, "Milletle bütünleşmek, vatandaşın gündelik hayatına dokunmakla olur. Yılın her günü mahalle aralarında, okul önlerinde, cami avlularında vatandaşla birlikte olabilmektir bizim işimiz" ifadelerini kullandı. CHP'nin yerel yönetim anlayışını da eleştiren Demir, AK Parti'nin eser ve hizmet siyasetiyle çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, "Bu yolda bizim rehberimiz ahlak, ölçümüz adalet ve gücümüz milletimizdir" şeklinde konuştu. Özdemir: AK Parti’nin var oluşunda yerel yönetimlerin önemli bir yeri var Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti’nin yerel yönetimlerdeki geçmişine dikkat çekti. 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyecilik çalışmalarının AK Parti’nin 2002 yılında iktidara uzanan yolculuğunda önemli bir rol oynadığını belirten Özdemir, İstanbul’da AK Partili belediyelerin hizmetlerini sürdürdüğünü ifade etti. Özdemir, "AK Parti belediyeciliği ile diğer belediyecilik anlayışları arasındaki farkın net ve somut olarak görüldüğü bir dönemin içerisindeyiz" dedi. İstanbul’da AK Partili belediye sayısındaki artışa dikkat çekti Göreve geldikleri dönemde İstanbul’da 13 AK Partili belediye bulunduğunu hatırlatan Özdemir, belediye başkanlarının partiye katılımları ve belediye meclislerinde gerçekleştirilen başkan vekilliği seçimleriyle bu sayının arttığını söyledi. Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi’ye başarı dileklerini ileten Özdemir, Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin ile Adalar Belediye Başkan Vekili Kemal Türkyılmaz’ı da tebrik etti. Adalar Belediyesi’nde göreve başlanmasının ardından yaşanan hizmet sorunlarına değinen Özdemir, belediyeye ait 13 araçtan 12’sinin arızalı olduğunu belirterek AK Partili belediyelerin desteğiyle ilçede temizlik çalışmalarının hızla başlatıldığını anlattı. Ataşehir ve Eyüpsultan açıklaması Ataşehir ve Eyüpsultan ilçelerinde gerçekleştirilecek belediye başkan vekilliği seçimlerine de değinen Özdemir, AK Parti adaylarına başarılar diledi. Özdemir, "Umuyoruz iki ilçemizde de AK Parti hizmetleri yarından itibaren başlar. Oradaki seçimleri de inşallah hep birlikte takip edeceğiz" ifadelerini kullandı. Program, yerel yönetim gündemine ilişkin istişarelerin ardından AK Parti’ye yeni katılan isimlerin karşılanmasıyla devam etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze, dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze, dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü"

Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan, Çırağan Sarayı’nda düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesine katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede ele alınan uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada adalet ve göç yönetimi gibi başlıkların günümüz dünyası için kritik öneme sahip olduğunu belirterek, "Uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada uluslararası adalet, göç ve sorumluluk paylaşımı gibi hem güncel hem de kapsamlı meseleleri ihtiva eden bu oturumları çok kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum. Sözlerimin hemen başında şu hususun altını çizmek isterim. Şu anda farklı ülkelerden, farklı bölgelerden gelen konuklarımızla bu tarihi salonda bir aradayız. Vatandaşı olduğumuz devletlerin mensubu olduğumuz milletlerin birbirinden farklı anayasaları, hukuk sistemleri, yasal ve idari mevzuatları var. Aynı şekilde burada temsil edilen her devletin, her milletin kendine has bir hukuk geleneği, kuralları, manzumesi, birbirinden farklı teamülleri var. Fakat yasama süreçlerimiz, yargılama usullerimiz, hukuku tatbik etme biçimlerimiz ne kadar farklı olursa olsun adalet dediğimizde hepimizin zihninde beliren düşünce, zannediyorum aynıdır. Adalet haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir. Adalet mazlumu zalimden koruma kudretidir. Adalet devletin üzerine bina edildiği temeldir. Bu yönüyle adalet, insanlığın ortak hedefi, ortak ideali, ortak mefkuresidir. Şu gerçeklerin hepimiz çok net farkındayız: Vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği yerde adalet olmaz. Kanun önünde eşitliğin göz ardı edildiği bir hukuk sisteminde adalet olmaz. Aynı şekilde, mükafat ve mücazat dengesinin iyi kurulmadığı, hak ve özgürlüklerin giderek aşındığı bir ortamda adalet kendisine yer bulamaz. Bu hususların her biri tüm aktörleriyle ve kurumlarıyla uluslararası sistem içinde geçerlidir" dedi. "Neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var" Uluslararası barış ve güvenliğin adalet olmadan sağlanamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devletin en temel sorumluluğu nasıl ki adaleti tevzi etmekse, kural ve ilke temelli olduğu iddia edilen uluslararası sistemin de asli misyonu küresel barış ve güvenliği tesis etmektir. Nitekim 81 yıl önce San Francisco’da imzalanan ve bugünkü sistemin hukuki zeminini oluşturan Birleşmiş Milletler Şartı’nın birinci maddesi uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ilişkindir. Uluslararası barış ve güvenlik ise hepimiz biliyoruz ki, adalet olmadan sağlanamaz. Bugün ne yazık ki hem temsil, hem işlev, hem de meşruiyet açısından ağır yara almış, güven ve itibar erozyonuna uğramış bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız. Birleşmiş Milletler çatısı altındaki 190’dan fazla ülkenin iradesinin, veto imtiyazına sahip sadece beş üyenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil ve sağlıklı olmadığının hepimiz bilincindeyiz. Birileri odadaki fili görmemekte ısrar etse de, mevcut sistemin hakkaniyetli ve sürdürülebilir olmadığını artık herkes biliyor. Uluslararası hukuk neredeyse askıya alınmış durumda. Uluslararası anlaşmalar deyim yerindeyse hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. İlkeler, normlar, sistemin merkezinde yer alan kurallar; bunların tamamı ayaklar altına alınmış durumda. Kıymetli dostlar, bunları hamaset olsun, polemik olsun veya ajitasyon için söylemiyorum. Tam tersine bunlar, yüzleşmemiz gereken acı gerçeklerdir. Kabul edelim ki neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var ve bu sistemin küresel ölçekte yol açtığı sıkıntılara hepimiz tanıklık ediyoruz" diye konuştu. Eğitim ve teknolojiye erişim, iklim kriziyle mücadele, gıda güvenliği ve gelir adaletsizliği başta olmak üzere ülkeler arasındaki makasın giderek açıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın bir bölümü son derece kısıtlı şartlar altında yokluk ve yoksulluk içinde hayata tutunmaya çalışırken, lüks ve şatafat içinde yaşayan diğer bir kesim sistemin tüm nimetlerinden faydalanıyor. Soruyorum, dünya genelinde sayısı 60 bini ancak bulan bir avuç elitin, 4 milyar insandan üç kat daha fazla servete, gelire, imkana sahip olması adil midir. Hakkaniyetli midir. Aynı şekilde çevreyi hoyratça kirleterek zenginleşen gelişmiş ülkelerin iklim değişikliğinde hemen hiçbir etkisi olmayan ülkeleri yalnız bırakması adil ve hakkaniyetli midir. Krizlerin çatışmaları tetiklediği, çatışmaların savaşları takip ettiği, savaşların ise istikrarsızlıkla neticelendiği bir tabloda, sistemde bir sorun yok diyebilir miyiz. Şurası çok önemlidir. Küresel petrol ihracatının yüzde 35’inin geçtiği Hürmüz’deki tıkanıklık onca çabaya rağmen aylardır bir türlü giderilemedi. Rusya ve Ukrayna arasında 4,5 yılı geride bırakan savaş her ay binlerce can kaybıyla halen devam ediyor. Lübnan’da, Yemen’de, Somali’de, Sudan’da, bölgemizin ve dünyanın daha pek çok yerinde neler yaşandığını hepimiz görüyoruz" dedi. "Gazze, dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma da yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepsinden önemlisi Gazze’de tam 3 yıldır tüm dünyanın gözleri önünde insanlar vahşice öldürülüyor. Siviller acımasızca şehit ediliyor. Çoğu çocuk ve kadın, 74 binden fazla Gazzeli katledildi. Savaşta bile dokunulmaması gereken okullar yerle yeksan edildi. Üniversiteler, hastaneler, ibadethaneler vuruldu. Binlerce çocuk elini, ayağını, vücudunun bir azasını kaybetti. Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören, kibirli, radikal ve öldürmeye doymayan bir soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü. Biliyorsunuz, ülkemizin katkılarıyla geçen yıl bir ateşkes tesis edilmişti. Filistinli kardeşlerimizin riayet ettiği bu ateşkes İsrail hükümeti tarafından binlerce kez ihlal edildi. Ateşkesin yürürlüğe girdiği 11 Ekim 2025’ten bu yana bin 500 Filistinli bu saldırılarda katledildi. 5 binden fazla insan yaralandı. Batı Şeria’da yasa dışı yerleşim faaliyetleri, fanatik grupların devlet destekli organize suç ve şiddet eylemleriyle devam ediyor. Kudüs’teki kutsal mekanlar baskına uğruyor, tarihi ve hukuki statüleri haydutlukla değiştirilmek isteniyor. İsrail, komşuları başta olmak üzere bölgenin huzur ve güvenliğini kendisi için doğrudan tehdit unsuru olarak değerlendiriyor. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu acı manzara karşısında uluslararası toplumun gerekli tepkiyi vermediğini, yargı ve yaptırım mekanizmasının olması gerektiği şekilde işletilmediğini görüyoruz. Türkiye gerek Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan davaya müdahillik başvurusu yaparak, gerek İsrail’le ticari işlemlerini tamamen durdurarak, gerekse küresel su mut filosuna yönelik silahlı saldırının asıl faillerine kırmızı bülten çıkartarak tavrını çok net biçimde ortaya koymuştur" ifadelerini kullandı. "Bu tüm dünya için bir insanlık testidir, hepimiz için bir samimiyet testidir" Türkiye kendisine umut bağlayan insanlara sırtını dönmeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bugün bir kez daha ve altını çizerek dile getirmek durumundayım. Bu tüm dünya için bir insanlık testidir. Hepimiz için bir samimiyet testidir. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez. Gazze’de işlenen soykırımın failleri hukuk önünde hesap vermedikçe uluslararası sistemin adaletli olduğunu kimse iddia edemez. Uluslararası iradenin yansımadığı bir Birleşmiş Milletler sisteminin meşru ve hakkaniyetli olduğunu kimse söyleyemez. Uluslararası mahkeme kararlarının tanınmadığı, uygulanmadığı, dikkate bile alınmadığı bir sistemin barış ve güvenlik üretmesi düşünülemez. Türkiye olarak her fırsatta işte bu yüzden ’Dünya 5’ten büyüktür’ diyoruz. Tam da bu yüzden ’daha adil bir dünya mümkündür’ diyoruz. Şunun da bilinmesini isterim ki Türk milletinin bir evladı ve bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak ömrümüz vefa ettikçe, gücümüz yettiği, dilimiz döndüğü müddetçe mazlum ve mağdurların sesi olmaya, onların da hakkını, hukukunu savunmaya inşallah devam edeceğiz. Bulunduğumuz her platformda, yer aldığımız her masada güçsüzlerin, gariplerin, yoksulların, kimsesizlerin sesi olmayı sürdüreceğiz. Sizlerden de bu gayretlerimize azami katkı beklediğimizi bugün bir kez daha vurgulamak istiyorum. Sizlerin güçlü desteğini beklediğimiz bir diğer husus sınır aşan suçlarla ve organize suç örgütleriyle mücadeledir" diye konuştu. "Suç işleyip yurt dışına kaçanlar kendilerini güvende hissetmemelidir" Sınır aşan suçlarla mücadelenin başarısının ülkeler arasındaki işbirliğinin seviyesiyle doğru orantılı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çok iyi bildiğiniz gibi suç coğrafyası artık tek bir ülkenin hudutlarıyla sınırlı değildir. Teknolojiyle beraber suç coğrafyasının da küreselleştiğine; elektronik para kuruluşları, kripto varlıklar, soğuk cüzdanlar ve sosyal medya gibi araçların suç örgütleri tarafından çok etkin biçimde kullanıldığına şahit oluyoruz. Sınır aşan suçlarla mücadelenin başarısı, ülkeler arasındaki işbirliğinin seviyesiyle doğru orantılıdır. İster adi suçlu, ister uyuşturucu tüccarı, ister terör ve organize suç örgütü üyesi olsun, hukukun dışına çıkan hiç kimseye dünyanın hiçbir yerinde rahat ve huzur olmamalıdır. Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar, nereye saklanırlarsa saklansınlar, kendilerini güvende hissetmemelidir. Türkiye olarak biz bunu temin etmekte, bunu hissetmekte kararlıyız. Sadece 2026’nın ilk dokuz ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar kapsamında 736 kişiyi ülkemize getirdik. Uluslararası adli işbirliğinde haklı taleplere karşılık verilmesi esastır. Türk adaleti er ya da geç ama gereğini mutlaka yapacaktır" ifadelerini kullandı.

Gökçe Alkan’ın ailesinden çağrı: "Talebimiz intikam değil, adalet" Haber

Gökçe Alkan’ın ailesinden çağrı: "Talebimiz intikam değil, adalet"

Gökçe Alkan’ın ailesi tarafından yapılan açıklamada, genç kızın ölümünün ardından yaşanan acının tarif edilemez olduğu belirtilerek, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması istendi. Açıklamada, "Gökçe artık aramızda değil. Onu sevenlerin, ailesinin ve yakınlarının hayatında hiçbir zaman kapanmayacak büyük bir yara bıraktı. Bizler bugün yalnızca kaybettiğimiz evladımız, kardeşimiz ve yakınımız için değil; adaletin yerini bulması ve benzer acıların başka ailelerin başına gelmemesi için sesimizi yükseltiyoruz" ifadelerine yer verildi. Aile, Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesine ilişkin olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesini ve soruşturma ile yargılama sürecinin şeffaf, titiz ve etkin şekilde yürütülmesini talep etti. "Talebimiz intikam değil, adalettir" Açıklamada, "Gökçe’nin yaşam hakkının elinden alınmasının karşılıksız kalmamasını; olayın hiçbir ayrıntısının göz ardı edilmemesini ve varsa ihmallerin de ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Acımız çok büyük. Ancak bu acının içinde sessiz kalmayacağız" denildi. Yetkililere, hukuk makamlarına ve kamuoyuna çağrıda bulunan aile, "Gökçe Alkan için adalet istiyoruz" mesajını verdi. Aile açıklamasını, "Adalet yerini buluncaya kadar hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Kamuoyunun ve basın mensuplarının bu süreçte göstereceği duyarlılık, sesimizin daha geniş kitlelere ulaşması açısından büyük önem taşımaktadır. Gökçe’nin adı unutulmasın. Adalet yerini bulsun" sözleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.