Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Adalet

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu'ndan arınma mesajı! Haber

Kılıçdaroğlu'ndan arınma mesajı!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de yaşanan gerginliğin ardından TBMM Grup Toplantısı'nı parti genel merkezinde yapacağını duyurmuştu. Açıklamasının ardından CHP Genel Merkezi'ne gelen Kılıçdaroğlu konuşmasından önce Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleriyle bir değerlendirme toplantısı yaptı. Genel Merkez'de toplanan partililer salonda ‘Halkın umudu Kılıçdaroğlu, Direne direne kazanacağız, Hak, hukuk adalet' sloganları attı. "CHP'nin kurultayları düşüncelerinin özgürce ifade edildiği kurultaylardır" Kılıçdaroğlu, daha sonra Grup Toplantısı'nı gerçekleştirmek üzere salona geldi. Hakkı, hukuku ve adaleti her yerde savunacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin sorunlarına, bölgenin sorunlarına çözüm üreten, akılcı çözümler üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları düşüncelerinin özgürce ifade edildiği kurultaylardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları bir şenlik kurultayıdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in partisidir. Bu parti hakkı, hukuku ve adaleti her yerde, her ortamda savunan bir partidir" diye konuştu. "Kirlilikten arınacağız, temiz siyaset yapacağız" Temiz siyaset yapacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu parti devlete yön çizen bir partidir. Bu parti sıradan bir parti değildir. Bu parti devlet kuran, devlet inşa eden bir partidir. CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar. ‘Niye böyle konuşuyorsun' diye. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama ‘Ben sana para vereyim, sen bana oy ver'. Böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini, parayla satanlar, bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır" ifadelerini kullandı. "Hiçbir CHP genel başkanı yurt dışına gidip ‘Bize niye yardım yapmıyorsunuz' diyemez" Kılıçdaroğlu, her zaman iyi niyetle baktığını ve ahlaki temelleri koruyarak çalıştığını dile getirerek "Partiyle ilgili başka alanlarda, dış dünyada, iç dünyada Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP genel başkanı yurt dışına gidip ‘Bize niye yardım yapmıyorsunuz' diyemez" dedi. "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim" CHP'nin ahlaki değerlerini koruyacağını aktaran Kılıçdaroğlu, "Partiyi kirlilikten arındıracağım. Bunun için ön yargılı olmayacağım. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir bu. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, onlara güle güle diyeceğiz" açıklamasında bulundu. Kılıçdaroğlu, gençlere seslenerek "Onların biraz derinlikli düşünmelerini istiyorum. Sosyal medyanın trollerin ya da adını tanımlayamadığım bazı kişilerin dolduruşuna gelmesinler. Akıllarını kullansınlar. Sorgulamayı öğrensinler. Sorgulamayı öğrendiğimizde siyaseti güzel bir zemine oturtmuş oluruz" değerlendirmesinde bulundu. "Devletin yönetimi ahlak zeminine oturmazsa hepimiz kaybederiz" Partide gerçek bir değişim olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, "Gerçek değişim 3 aşamadan oluşacak. Birincisi şu; Arınma ve temiz siyaset. İkinci değişim, ekonomik kurtuluş ve üretimci kalkınma. Kalkınmayı üreterek yapacağız. Üçüncüsü ise iktidarın oluşturduğu tahribatın düzeltilmesi lazım. Yani devletin yönetiminin ahlak zeminine oturması lazım. Devletin yönetimi ahlak zeminine oturmazsa hepimiz kaybederiz. İktidara geldiğimizde ilk yapacağımız iş devlete çöken mafyayı temizlemek olacaktır" ifadelerine yer verdi. "Ben kurultayı toplayacağım, hiç kimse endişe etmesin" Kılıçdaroğlu, mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Birlikte mücadele edeceğiz. Ahlaklı siyaseti, erdemli siyaseti yeniden getireceğiz. Benim koltuk derdim yok. Ben bir köşeye çekilip huzur içinde de yaşayabilirim. Ama tarihin yüklediği bir sorumluluk var. Ben kurultayı toplayacağım, hiç kimse endişe etmesin. Ahlaklı erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli bilgi oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapıları ardında özel pazarlıklar yapmayacak. Kimse zenginleşme aracı olarak kurultayı kullanmayacak."

İletişim Başkanı Duran: "Gerçekleri olduğu gibi anlatmanın cesaret gerektirdiği bir dönemdeyiz" Haber

İletişim Başkanı Duran: "Gerçekleri olduğu gibi anlatmanın cesaret gerektirdiği bir dönemdeyiz"

Beyoğlu’nda gerçekleştirilen 17. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri törenine sinema dünyasından pek çok ismin yanı sıra İletişim Başkanı Burhanettin Duran da katıldı. 4 farklı kategoride 40 finalist ödül için yarışırken, Uluslararası Filmler Kategorisi En İyi Belgesel Film Ödülü’nü yönetmenliğini Mohammed Sawwaf’ın yaptığı "Gazze’nin İkizleri Bana Geri Dönün" adlı film kazandı. Ulusal Profesyonel Kategorisi’nde En İyi Belgesel Film Ödülü’ne ise yönetmenliğini Batuhan Karadağoğlu’nun yaptığı "Ben 12 Bin Yaşındayım" adlı film layık görüldü. Ödül töreninin ardından Burak Kut konser verdi. “İnsan olmanın farkını ortaya koyan şey belgesellerdir” Ödül töreninde konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "17. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri’nde bu güzide toplulukla bir araya gelmekten duyduğum büyük memnuniyeti ifade ediyor ve hepinize bu anlamlı buluşmaya geldiğiniz için hoş geldiniz diyorum. Kıymetli misafirler bildiğiniz üzere TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri, 2009 yılından bu yana belgeselciliğin evrensel diline katkı sunan önemli bir platform olarak yolculuğunun sürdürmektedir. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki TRT’mizin bu prestijli organizasyonu 15 yıllık bir süreyi geride bıraktı ve ortaya koyduğu performansla bir referans noktasına ve uluslararası ölçekte itibarlı bir markaya dönüştü. Nitekim yalnızca bu yıl 109 ülkeden farklı kategorilerde bin 409 başvurunun yapılmış olması aslında bu güçlü teveccühün de en somut göstergesi olmuştur. Değerli konuklar, belgeselcilik ve belgeseller estetik bir temsil biçimi olmanın ötesinde, aslında toplumların kolektif hafızasına yönelik vesikalar oluşturmaktadır. Malum olduğu üzere günümüzde giderek krizler, trajediler, savaşlar artıyor ve ne yazık ki sıradanlaşmaya başladı. Böyle bir dünyada insan olmanın farkını ortaya koyan ve dilsiz bırakılan coğrafyalara, milletlere, mağdur olanlara dil olan şey belgesellerdir. Bir belgeselcinin vizörü adaletsizlikleri, asimetrik bütün ilişkilerini, modern sömür sistemini ifşa eden ve insanlığı gelecekteki muhtemel doğa felaketlerine ışık tutan, onlara karşı uyaran önemli bir imkandır" diye konuştu. "Gerçekleri olduğu gibi anlatmanın cesaret gerektirdiği bir dönemdeyiz" Gerçekleri olduğu gibi anlatmanın cesaret gerektirdiği bir dönemde olunduğunu ifade eden Duran, "Gerçekleri olduğu gibi anlatmanın cesaret gerektirdiği bir dönemdeyiz. Bizim TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri’nin bu yılki mottosunu işaret ediyor: Cesur ol iz bırak. Elbette tarihin çok önemli dönemlerinde cesur olarak belki iz bırakmayı düşünüp düşünmeden ama gerçekten kutsal izler bırakarak hayatlarını feda eden insanlar oldu. Yaklaşık 10 yıl önce 15 Temmuz 2016 gecesinde milletin geleceği için demokrasi için ve iradesine sahip çıkmak için sokaklara, meydanlara dökülen ve hayatlarını feda eden 253 şehidimizin derdi iz bırakmak değildi ama öylesine kutlu bir iz bıraktılar ki biz onları hala ve bundan sonra ebediyen rahmetle anacağız. Elbette başka bir örnek Filistin’de İsrail zulmü altında hayatlarını kaybeden Filistinli çocukların, Gazze’de mücadele ortaya koyan hakikat için hayatını feda eden gazetecilerin, kadınların, erkeklerin hayatıydı. Medeni dünyanın Filistin’de ortaya çıkan soykırıma göstermiş olduğu ikiyüzlülük ne yazık ki içimizi acıtmaktadır ve açıkçası, 17. yılında Uluslararası Belgesel Ödülleri’nin hem 15 Temmuz’a hem de Filistin meselesine odaklanmış olması çok isabetlidir ve insanlığın vicdanına hitap etmektedir. Saygıdeğer misafirler az önce dünyamızın sarsıcı bir dönemden geçtiğini söyledim. Derin insani krizlerin eş zamanlı olarak gerçekleştiğini söyledim ve elbette konvansiyonel ve dijital medyamızda bu içi çökmeden nasibini almaktadır. Özellikle dijital mecraların kitleleri manipüle eden asit, asimetrik gücüne karşı belgesel sinema elimizdeki en etkili ve entelektüel enstrümanlardan birisidir" dedi. Duran, "Türkiye olarak bizler iletişim ve medya alanını adalet ve hakikat merkezli yaklaşımımızın vazgeçilmez bir parçası olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız başta olmak üzere ilgili bütün kurumlarımızla manipülasyon ve dezenformasyonun hakikati marjinalleştirmesine karşı duruyoruz. Türkiye olarak bizim amacımız Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde küresel düzlemde daha adil, daha kapsayıcı ve barışçıl bir dünya düzeninin oluşmasına ön ayak olmaktır. İşte bugün burada her adam Pera’da hepimiz TRT’nin uluslararası belgesel festivalinde bu amacı yönelik bir araya geldik. Ödül alsın almasın hakikatin izini cesaretle sürerek bu anlamda organizasyona değer katan tüm belgesel yönetmenliğini, yapımcıları ve sinema emekçilerini yürekten kutluyorum. 17. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri’nin küresel adaletin sağlanması ve insanlığın ortak vicdanın hareket geçmesi yönünde bir eşik olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. "Teveccüh gösteren tüm belgeselcilere teşekkür ediyorum" TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ise, "Kabiliyetini ve kapasitesini, doğruyu göstermek, hakkı söylemek ve bilgiyi yaymak için kullanan cesur belgeselciler ve onların artı sıra kararlı adımlarla yürüyen belgeselseverler de bu mücadelenin en kıymetli müttefikleridir. TRT ailesi olarak 4 gündür güçlü bir şekilde hissettiğimiz bu dayanışmanın tüm insanlığı sarana kadar büyümesi için var gücümüzde çalışmaya devam edeceğiz. Hem cesaret timsali anlatıların izini sürme hem de insanlığın müşterek hafızasında kalıcı izler bırakma gayretimizi her daim diri tutacağız. Ben bu duygu ve düşüncelerle 17. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri’ne teveccüh gösteren tüm belgeselcilere teşekkür ediyor, ödüle hak kazanan yapımlara emek verenleri bir kez daha tebrik ediyorum" dedi. 40 finalistten 12’si ödüle layık görüldü Uluslararası Filmler Kategorisi En İyi Belgesel Film, Ulusal Profesyonel Kategorisi En İyi Belgesel Film, Ulusal Öğrenci Filmleri Kategorisi En İyi Belgesel Film ve Proje Destek Kategorisi olmak üzere 4 farklı kategoride 40 finalistin ödül için yarıştığı törende Uluslararası Filmler Kategorisi En İyi Belgesel Film Ödülü’nü yönetmenliğini Mohammed Sawwaf’ın yaptığı "Gazze’nin İkizleri Bana Geri Dönün" adlı film, ikincilik ödülünü yönetmenliğini Morteza Atabaki’nin yaptığı "32 Metre" adlı film, üçüncülük ödülünü yönetmenliğini Kasimir Burgess’in yaptığı "Kara Kış" adlı film kazandı. Ulusal Profesyonel Kategorisi En İyi Belgesel Film Ödülü’nü yönetmenliğini Batuhan Karadağoğlu’nun yaptığı "Ben 12 Bin Yaşındayım" adlı film, ikincilik ödülünü yönetmenliğini Kenan Diler’in yaptığı "Kavak Ağacının Gölgesinde" adlı film, üçüncülük ödülünü yönetmenliğini Mehmet Ali Poyraz’ın yaptığı "Sednaya" adlı film ödüle layık görüldü. Ulusal Öğrenci Filmleri Kategorisi En İyi Belgesel Film Ödülü’nü yönetmenliğini Abdulsamet Mavi, Muhammed Ağar ve Ege Döngel’in yaptığı "Ahraz" adlı film, ikincilik ödülünü yönetmenliğini Onur Sürek’in yaptığı "Mevcut Üç" ve yönetmenliğini Melike Kaya’nın yaptığı "Sarı Kanarya" adlı filmler, üçüncülük ödülünü yönetmenliğini Kayra Yılmaz’ın yaptığı "Yitik Zamanın İzinde" adlı film ödül aldı. Proje Destek Kategorisi’ni Ahmet Alan’ın "Ali Rıza Bey", Tuğçe Özdemir’in "Eber: Suyun Hatırası", Erkan Yaşar’ın "Hiç Görmediğim Eve" adlı projeler destek kategorisinde ilk 3’e girdi. ojeler destek kategorisinde ilk 3’e girdi.

Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı Haber

Numan Kurtulmuş’tan “Yeni Bir Dünya” çağrısı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından düzenlenen “Küresel Adalet Arayışı” başlıklı konferansa katıldı. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Erol Ayyıldız, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Büyükşehir Başkanvekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri, Ahmet Kılıç, Emel Gözükara Durmaz, Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz, Mustafa Varank, Refik Özen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Kurtulmuş konuşmasında, mevcut dünya sisteminin adalet üretmediğini belirterek, “Dünya nüfusunun sadece %1’i küresel servetin yarısına sahip. Bu tablo sürdürülemez. İnsanlığın yeni, adil bir küresel mimariye ihtiyacı var” dedi. Küresel adaletsizliğin ekonomik boyutuna dikkat çeken Kurtulmuş, savaşların bazı çevreler için kazanç kapısı haline geldiğini ifade etti. Kurtulmuş, Birleşmiş Milletler ( BM) gibi küresel kuruluşların kuruluş amaçlarından saptığını belirterek eleştirilerde bulundu. Birleşmiş Milletler’in kuruluş amaçlarından saptığını söyleyen Kurtulmuş, Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında BM’nin yetersiz kaldığını vurguladı. Türkiye’nin küresel adalet arayışında güçlü bir ses olduğunu belirten Kurtulmuş, “Dünya beşten büyüktür” söyleminin bir slogan değil, tüm insanlığı esas alan bir düzen teklifi olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, NATO Meclis Başkanları toplantısı gibi uluslararası platformlarda Türkiye'nin Filistin ve Gazze konusundaki dik duruşunun birçok ülke tarafından takdirle izlendiğini de sözlerine ekledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ)’nün 60 bini aşkın öğrencisi ve 15 fakültesiyle Türkiye’nin öncü eğitim kurumlarından biri olduğunu ifade etti. Numan Kurtulmuş konuşmasını, “sonuç olarak, dünyanın yeni bir ekonomik, siyasal ve ahlaki mimariye ihtiyacı vardır. Bu mimari; yalnızca güçlüleri değil, tüm insanlığı esas alan daha adil bir düzeni hedeflemelidir”, sözleriyle tamamladı. Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Türkiye’nin tarihi boyunca mazlumun yanında duran, adaleti önceleyen güçlü bir medeniyetin temsilcisi olduğunu ifade etti. Ayyıldız, Türkiye’nin, dünyada barışın, hakkaniyetin ve insani değerlerin güçlenmesi adına önemli bir tarihi sorumluluk üstlendiğini belirtti. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise Bursa Uludağ Üniversitesinin başarısına dikkat çekerek, Türkiye’de 23 tane araştırma üniversitesi arasında yer aldıklarını ifade etti. Yılmaz, “YÖK’ün 2017 civarında başlattığı bu sınıflandırma ilk etapta yaklaşık 15 üniversiteyle oluşturulmuştu. Şu anda ise 23 üniversiteden oluşan, üçü vakıf, geri kalanı devlet olmak üzere ve ayrıca 10 aday üniversitenin yer aldığı bir araştırma üniversiteleri kategorizasyonu bulunuyor. Biz de bu 23 üniversite arasında yer alıyoruz. Elbette Bursa gibi sanayisi ve ekonomisi son derece güçlü, tecrübeli bir şehrin üniversitesi olarak bu ligde yer almakla kalmıyor, üst sıraları da zorluyoruz” ifadelerini kullandı.

TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars: "Emekli açlık sınırı altında çırpınıyor" Haber

TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars: "Emekli açlık sınırı altında çırpınıyor"

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, resmi enflasyon rakamlarının hayat pahalılığı ile ilgisi olmadığını kaydederek geçim sıkıntısı yaşayan emekliler için acil düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu. ‘ENFLASYON RAKAMLARI GERÇEKÇİ DEĞİL’ Mart ayı enflasyon verilerini değerlendiren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “TÜİK’e göre aylık enflasyon yüzde 1,94 artarken yıllık enflasyon yüzde 30,87 olarak kaydedildi. ENAG’a göre ise enflasyon aylık yüzde 4,10 artarken yıllık enflasyon yüzde 54,62 oldu. TÜİK’in rakamları, çarşı-pazardaki enflasyon ateşini yansıtmıyor. İnsanımız eti, balığı unuttu zaten. Uzun süredir sebze-meyve de alamıyor. Alan da ancak adetle alıyor. Markete, pazara giren eli boş çıkıyor. Son olarak 200 gram ekmeğin fiyatının 17,5 TL’ye çıkması bile hayat pahalılığı için tek başına yeterli bir gösterge. Yani yüzde 2’ye yakın bir enflasyon nerede var, göstersinler de bilelim!” diye konuştu. TÜRK-İŞ’in Mart ayı verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 32.793 TL’ye, yoksulluk sınırının da 106.817 TL’ye yükseldiğini hatırlatan Başkan Kenan Pars, “Bu tablo, milyonlarca emeklinin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı açıkça ortaya koymaktadır. Bugün 20 bin TL olan en düşük emekli aylığı, açlık sınırının yalnızca yüzde 60’ını, yoksulluk sınırının ise yaklaşık yüzde 20’sini karşılayabilmektedir. Bu durum, emeklilerimizin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini göstermektedir. Artan gıda fiyatları, sağlık giderleri ve temel ihtiyaç harcamaları karşısında alım gücü her geçen gün düşmektedir. Bayramlar bile sevinç değil, kaygı nedeni haline geldi Emekliler torunlarına mahcup olmamak için bayramlardan kaçınır hale gelmiştir.” dedi. ‘AYLIK BAĞLAMA ORANLARI DEĞİŞMELİ’ Emeklilerin özlük hakları ile ilgili düzenlemelere de tepki gösteren Kenan Pars, “Bugün yaşanan bu tablonun temelinde, 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasa ile aylık bağlama oranlarının düşürülmesi yatmaktadır. Çalıştıkça artması gereken emekli maaşları, sistematik olarak geriletilmiştir. Prim gün sayısı artmış, emeklilik yaşı yükselmiş, çalışma süreleri uzamış; ancak tüm bu fedakârlıklara rağmen emekli maaşları düşmüştür. Bu durum, sosyal adalet ilkesiyle çelişiyor” ifadelerini kullandı. ‘MESELE GEÇİM DEĞİL, ADALET MESELESİ’ Pars, emeklilerin taleplerini şu şekilde özetledi: “En düşük emekli aylığı derhal açlık sınırı seviyesine yükseltilmeli, üzerine seyyanen refah payı eklenmeli. Aylık bağlama oranı, 1999 öncesi seviyelere çekilmeli. Emeklilere yönelik sağlık, ulaşım, bakım ve sosyal destek hizmetleri yaygınlaştırılmalı. Yerel yönetimler ve merkezi idare, emeklilerin yoğun yaşadığı bölgelerde özel sosyal politikalar geliştirmeli. Yaşlı haklarının güvence altına alınması için uluslararası sözleşmelere taraf olunmalı ve anayasal düzenlemeler yapılmalı. Emekliler; bu ülkenin temel direğidir, çimentosu, taşıdır. Mesele, yalnızca geçim meselesi değil; mesele adalet meselesi. TÜED Uludağ Şubesi olarak, emeklilerimizin hak ettiği yaşam koşullarına kavuşması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Bursa'da İYİ Parti ve Anahtar Parti’den Mustafa Bozbey açıklamaları Haber

Bursa'da İYİ Parti ve Anahtar Parti’den Mustafa Bozbey açıklamaları

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınması, siyaset dünyasında geniş yankı uyandırırken, İYİ Parti ve Anahtar Parti’den konuyla ilgili peş peşe açıklamalar geldi. İYİ PARTİ’DEN ADALET VE HUKUK VURGUSU İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Mustafa Bozbey’in gözaltına alınması ile ilgili olarak, süreci dikkatle takip ettiklerini belirtti. Kaya, “Hukuk devleti ilkesinin temel gereği; herkesin masumiyet karinesi çerçevesinde değerlendirilmesi, adil ve şeffaf bir yargı sürecinin işletilmesidir. Soruşturma süreçlerinin siyasi saiklerden uzak, tamamen hukukun üstünlüğü ve evrensel hukuk normları doğrultusunda yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi. Başkan Kaya, ayrıca, seçilmiş bir belediye başkanının gözaltına alınmasının yalnızca şahsını değil, aynı zamanda kendisine oy veren vatandaşların iradesini de yakından ilgilendirdiğini ifade etti. “Bu nedenle sürecin şeffaf, hızlı ve adil bir şekilde sonuçlandırılması büyük önem arz etmektedir. İYİ Parti olarak, hukukun üstünlüğünü, demokrasiye olan bağlılığımızı ve millet iradesine saygıyı her koşulda savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz” diye konuştu. ANAHTAR PARTİ’DEN YARGI SÜRECİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Öte yandan, Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ardından Anahtar Parti de yazılı bir açıklama yaparak süreci değerlendirdi. Parti, adaletin toplum vicdanında karşılık bulmasının önemine dikkat çekerek, hukukun temel ilkeleri olan tarafsızlık, şeffaflık ve eşitliğin korunması gerektiğini vurguladı. Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan açıklamasında, Bozbey hakkındaki soruşturmanın ve sonrasında verilen tutuklama kararının kamuoyunda geniş tartışmalara neden olduğunu ifade ederek, yargı süreci devam eden bir konuda peşin hükümlere varılmasının doğru olmadığı ve masumiyet karinesinin gözetilmesi gerektiğinin altını çizdi. Anahtar Parti, yargı sürecinin adil, şeffaf ve hızlı bir şekilde tamamlanmasını, aynı zamanda kamu vicdanını tatmin edecek bir sonucun ortaya çıkmasını temenni etti.

Bursa’nın fethinin 700. yılında anlamlı sempozyum Haber

Bursa’nın fethinin 700. yılında anlamlı sempozyum

Bursa’nın fethinin 700. yılı dolayısıyla düzenlenen “Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi Sempozyumu”, akademi ve tarih dünyasını bir araya getirdi. Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Yıldırım Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Osmanlı’nın kuruluş süreci ve Bursa’nın fethi farklı yönleriyle değerlendirildi. BURSA’NIN FETHİ BİR GÖNÜL FETHİDİR Sempozyumun açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın yalnızca bir şehir değil, büyük bir medeniyetin doğduğu merkezlerden biri olduğunu vurguladı. Bursa’nın fethinin sadece askeri bir zafer olmadığını belirten Yılmaz, bu fetihin aynı zamanda bir gönül fethi olduğunu ve yeni bir çağın başlangıcı olduğunu söyledi. Bursa’nın Osman Gazi’nin hayali ve Orhan Gazi’nin fethiyle 1326 yılında Osmanlı’nın ilk başkenti olduğunu hatırlatan Başkan Yılmaz, şehrin tarih boyunca ilim, ticaret ve sanatın merkezi haline geldiğini ifade etti. Başkan Yılmaz, "Bu topraklar; antik dönemden Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köklü bir tarihî birikimin üzerinde yükselmiştir. Bursa, Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin de öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastanelerden biri burada açılmış, çini sanatı burada gelişmiş ve şehir vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır. Altı padişahın ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgâhı olan Bursa, aynı zamanda bir ruhun taşıyıcısıdır. Bu ruh; adalettir, merhamettir ve “insanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıdır" diye konuştu. BİZLER ŞEHRİMİZE SAHİP ÇIKMAYI BİR VEFA BORCU OLARAK GÖRÜYORUZ "Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez" diyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Şehrin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez. Medeniyetine sahip çıkanlar istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa’nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref olarak kabul ediyoruz. Bu vesileyle sempozyuma katkı sunan kıymetli akademisyenlerimize, araştırmacılarımıza ve siz değerli misafirlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bu önemli organizasyonda birlikte çalıştığımız Türk Tarih Kurumu’na, Türkiye Bilimler Akademisi’ne, Bursa Uludağ Üniversitesi’ne ve Yıldırım Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne şükranlarımı sunuyorum. Temennimiz; bu sempozyumun fetih ruhunu yeniden idrak etmemize vesile olması ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurmasıdır. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyor, sempozyumumuzun hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bursa sizinle güzel” dedi. BU FETİH YENİ BİR ÇAĞIN BAŞLANGICI OLMUŞTUR Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Cafer Çiftçi ise Bursa’nın fethinin yalnızca bir toprak kazanımı değil, aynı zamanda adalet, hoşgörü ve estetik anlayışının yeşerdiği yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu söyledi. Çiftçi, Bursa’nın kısa sürede farklı coğrafyalardan gelen ilim insanları ve tüccarlarla gelişerek önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline geldiğini belirtti. Konuşmalarda, Bursa’nın tarih boyunca sahip olduğu ticari ve kültürel zenginliğe dikkat çekilerek, şehrin Venedik, Cenova ve Floransa gibi önemli ticaret merkezleriyle kurduğu ilişkilerin altı çizildi. İki gün sürecek sempozyumda alanında uzman akademisyenler, Osmanlı’nın kuruluşu ve Bursa’nın fethine dair yeni bakış açıları sunarken; etkinliğin geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.