Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Abd

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Abd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abd haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FETÖ yöneticilerinin lüks yaşamı mercek altında Haber

FETÖ yöneticilerinin lüks yaşamı mercek altında

FETÖ, 2014 yılından itibaren üst düzey yöneticilerini kademeli olarak yurt dışına kaçırırken, örgüt yöneticilerinin rahat yaşamları için öncelikli tercihlerinin Batılı ülkeler oldu. Örgütün yönetici kadroları ve ailelerinin kısa sürede aldıkları daimi oturum izinleri, konforlu yaşam tarzları, gösterişli düğünleri ve villaları birçok kez gündeme geldi. Bazı örgüt mensuplarının farklı ülkelere seyahat ederken isim değişikliği yaptı. Örgütün üst düzey yöneticilerinin, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’de kalan mensuplarının geçirdiği hukuki süreçleri, aldıkları hapis cezalarını ve "gaybubet evleri"nde saklanmalarını "imtihan" olarak lanse etti. Türkiye’de kalan veya kaçak hayatı yaşayan örgüt mensuplarının ise üst düzey yöneticiler ile kendi yaşamları arasındaki farklılık nedeniyle örgüte bağlılıklarını kaybetmeye başladı. FETÖ’cüler ABD’de rahat yaşamına devam ediyor Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ABD’de yaşayan örgüt yöneticileri, mahrem yapılanmaların sorumluları, 15 Temmuz darbe girişimine karışan sözde sivil imamların aileleri ve bazı rütbeli eski askerlerin örgütün finansmanıyla yüksek yaşam standartlarına ulaştığı belirtildi. FETÖ çatı iddianamesinde yargılanan ve örgütün sözde "İcra Heyeti"nde yer alan firari Barbaros Kocakurt ile aynı davada yargılanan firari İsmail Büyükçelebi’nin aileleriyle birlikte ABD’nin New Jersey eyaletinde yaşadığı öğrenildi. Güvenlik kaynakları, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden firari Adil Öksüz’ün ailesinin yaşadığı New Jersey’deki evin de örgütün parasıyla FETÖ yönetimi tarafından satın alındığını belirtti. Tapu işlemlerinin ise Öksüz’ün ABD’de yaşayan kayınbiraderi Abdülhadi Yıldırım tarafından gerçekleştirildiği aktarıldı. 15 Temmuz darbe girişiminin sözde sivil imamlarından Hakan Çiçek’in ailesinin de ABD’deki yaşamının örgüt tarafından finanse edildiği, çocuklarının okul ve eğitim masraflarına kadar çeşitli giderlerinin FETÖ tarafından karşılandığı ifade edildi. FETÖ mensuplarının gönderdiği paralarla ticaret yaptıkları belirtildi Güvenlik kaynakları, FETÖ’nün sözde "mahrem yöneticilerinin" ABD’de örgütün finansmanıyla bilişim, mobilya ve gıda sektörleri başta olmak üzere çeşitli alanlarda ticari faaliyetler yürüttüğünü belirtti. ABD’de yaşayan üst düzey sözde mahrem imamlar Temel Alsancak, Osman Hilmi Özdil, Hamza Sevinç, Özcan Aytuluner ve İsmail Kokuroğlu’nun kurdukları şirketler üzerinden yüksek yaşam standartlarını sürdürdükleri ifade edildi. Söz konusu isimlerin örgütün finansmanıyla kurdukları şirketleri gizledikleri ve refah içindeki yaşamlarına devam ettikleri aktarıldı. Üst düzey yöneticilere aylık 10 bin dolara kadar maaş Kaynaklarına göre, FETÖ’nün ABD’de yaşayan yöneticileri örgütten düzenli olarak maaş da alıyor. Örgüt tarafından verilen maaşların kademeye göre değiştiği, en düşük aylık maaşın 2 bin 500 dolar, en yüksek maaşın ise 10 bin dolar olduğu belirtildi. En yüksek maaşı alanlar arasında örgütün "sekreterya" olarak adlandırdığı sözde İcra Heyeti’nde yer alan 12 isim ile 40 kişilik sözde İstişare Heyeti’nin bazı üyelerinin bulunduğu kaydedildi.

Çingene Kızı'nın kayıp parçası 60 yıl sonra Gaziantep'te Haber

Çingene Kızı'nın kayıp parçası 60 yıl sonra Gaziantep'te

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Zeugma Antik Kenti’nden kaçak kazılar sonucu yurt dışına çıkarılan ve uzun yıllardır ABD’de bulunan Çingene Kızı Mozaiği’nin kayıp parçasının Türkiye’ye teslim edilmesi dolayısıyla düzenlenen törende konuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü titiz çalışmalar sonucunda, Gazi şehrin simgelerinden biri olan Çingene Kızı Mozaiği’nin 1965 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçırılan 13’üncü paneli yaklaşık 60 yıl sonra yeniden ait olduğu topraklara kazandırıldı. Zeugma Mozaik Müzesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla düzenlenen teslim töreninde konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep’in kültürel mirasının korunması ve kaçırılan eserlerin yeniden ana vatanına kazandırılması adına tarihi bir döneme tanıklık edildiğini belirterek, artık dünyanın neresinde olursa olsun Gaziantep’e ait eserlerin yeniden Türkiye’ye, kendi yuvasına döndüğü bir dönemin başladığını ifade etti. Törende yaptığı konuşmada Başkan Fatma Şahin, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy başta olmak üzere emeği geçen tüm ekiplere çalışmaları için teşekkür etti. Başkan Fatma Şahin konuşmasının devamında kültürel mirasın şehirlerin en önemli zenginliği ve geleceğe bırakılacak en değerli emanet olduğunu vurguladı. Başkan Şahin, "Artık kimsenin müzesini dolduracak gönderecek eserlerimiz yok. Artık dünyanın neresindeyse kendi yuvasına, Mezopotamya’ya, Şehr-i Ayıntab-ı Cihan’a dönen yeni bir dönem başlıyor. Kültür yolunu hazine yoluna çevireceğiz. Şehir ekonomisini bakanımızın baktığı yerde büyük bir tasarıma dönüştüreceğiz. 21’inci yüzyıl veri ve tasarım yüzyılı. Bu kodları gereğini yapacağız. Tarihi tasarımla, estetiği zarafetle buluşturacağız. Bütün dünyayı buraya getireceğiz" diye konuştu.

ABD'den İran'a rest: "Hürmüz Boğazı'nı biz yöneteceğiz" Haber

ABD'den İran'a rest: "Hürmüz Boğazı'nı biz yöneteceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump, "Fox & Friends" programına yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'nı kontrol altında tutacağız ve muhtemelen biz yöneteceğiz. Boğazın koruyucusu olacağız. Bunun karşılığında bize ödeme yapılmalı" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Fox News'e telefonla bağlanarak açıklama yaptı. "Fox & Friends" programında yaptığı açıklamada İran ile yaşanan son gelişmelere değinen Trump, "Onları sıkıştırdık. Kaçıyorlar. Askeri teçhizatlarının büyük kısmı yok edildi. Hava savunma sistemleri de artık yok. Dün gece onları çok sert vurduk. Ne zaman bir insansız hava aracı (İHA) gönderseler, biz de onları çok sert vuruyoruz" dedi. Son saldırılar öncesinde bir anlaşmaya varıldığını belirten Trump, "Kimse bilmiyor ama bir anlaşmamız vardı. Anlaşma tamamen sonuçlanmıştı. Sonra onu bozdular. Onlar her zaman anlaşmaları bozarlar. Bu insanlarla on kez anlaşma yaptık. Bu yüzden onları çok sert vurmaya devam edeceğiz" diye konuştu. İran'ın Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığına yönelik açıklamalarına değinen Trump, "Hürmüz Boğazı'nı kontrol altında tutacağız ve muhtemelen biz yöneteceğiz. Boğazın koruyucusu olacağız. Belki de kendimize ‘Boğazın Koruyucu Meleği' deriz. Ve bunun karşılığında bize ödeme yapılmalı. Bunu yaptığımızda masraflarımız karşılanacak. Çünkü diğer ülkeler çok zengin ve bizim yanımızdalar. Uzun yıllardır olduğu gibi bunu karşılıksız yapmamız beklenemez" ifadelerini kullandı. "Boğazı koruyacağız ve bunun karşılığında çok para alacağız" ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'nı 50 yıldan fazla süredir koruduğunu söyleyen Donald Trump, "Bunun için hiçbir zaman ödeme almadık. Tüm parayı onlar kazandı, Amerika Birleşik Devletleri ise hiçbir karşılık görmedi. Gerçekten inanılmaz. Boğazı yıllarca hiçbir ücret almadan koruduk. Ama artık onu koruyacağız ve bunun karşılığında çok para alacağız. Aslında tek istediğimiz, yaptığımız tüm bu işler ve insanlarımızı tehlikeye attığımız için masraflarımızın karşılanması" şeklinde konuştu. "47 yıla bakarsanız, ABD başkanlarını sürekli oyaladılar" ABD Başkanı, "Dün 11 saatlik bir toplantı yaptılar. Bu adamlarla her şey 11 saat sürüyor. Biliyorsunuz, bir cümle, bir saat ve bir dakikada çözüme kavuşturulabilecek bir konu. Bir dakika sürmeli. Dün her konuda anlaşmaya varılmıştı. Ancak odadan ayrıldılar ve geri arayıp birkaç değişiklik yapmamız gerektiğini söylediler. Değişiklik yapmayacağız. Hep değişiklik istiyorlar. Onlar sadece profesyonel müzakereciler. Hepsi bu. Hatta bunda iyi olduklarını bile söylemem. Benden hiçbir şey alamadılar, hiçbir şeyleri yok. Ancak 47 yıla bakarsanız, ABD başkanlarını sürekli oyaladılar. Her başkan oyalanıp durdu, hiçbir şey yapmadı ve onlar giderek daha da güçlendiler" dedi. Çatışmalar sırasında öldürülen İranlı liderleri sıralayan Donald Trump açıklamasında, İran'da 52 bin protestocunun öldürüldüğünü öne sürerek, "Biz insanları tehlikeye atmıyoruz; tam tersine insanları kurtarıyoruz" diye konuştu.

Gündemde NATO, Trump ve ekonomi var Haber

Gündemde NATO, Trump ve ekonomi var

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yeni haftanın ilk gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Beştepe'de bir araya gelecek. Saat 15.30'da başlaması beklenen toplantıda dış politika, güvenlik ve ekonomi başlıkları ön plana çıkacak. Kabinenin ilk gündem maddesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi oluşturacak. Zirvede alınan kararlar kapsamlı şekilde değerlendirilecek, Türkiye'nin ittifak içindeki rolü ve güvenlik politikalarına ilişkin gelişmeler masaya yatırılacak. Toplantıda ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen görüşmenin yansımaları ele alınacak. Türkiye-ABD ilişkilerinde son durumun değerlendirileceği toplantıda, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik beklentiler, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine ilişkin süreç ve savunma sanayisindeki olası iş birlikleri görüşülecek. Kabinenin dış politika gündeminde Orta Doğu'daki son gelişmeler de önemli yer tutacak. Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden tırmanan gerilim, İran'daki son gelişmeler ve bölgesel güvenlik riskleri değerlendirilecek. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, bölgedeki insani kriz ve ateşkes girişimlerine ilişkin son durum da toplantıda ele alınacak. İç gündemde ise "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda atılması planlanan yasal düzenlemeler görüşülecek. Kabine üyeleri, güvenlik politikalarının yanı sıra ekonomi başlığında enflasyonla mücadele, piyasalardaki son gelişmeler ve uygulanacak ekonomik adımları da değerlendirecek. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın alınan kararlarla ilgili kamuoyuna açıklama yapması bekleniyor.

Türkiye’den otomotivde 41,5 milyar dolarlık ihracat rekoru Haber

Türkiye’den otomotivde 41,5 milyar dolarlık ihracat rekoru

Dünyada Ticari alacak sigortası lideri Allianz Trade, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere rehberlik eden raporlarından bir yenisini daha Otomotiv Sektörü odağında hazırladı. Raporda yeni "Made in Europe" çerçevesinin hâlen birçok belirsizlik içerdiği, bu belirsizlikten Türkiye’nin de etkilenebileceği belirtiliyor. Küresel otomotiv sektöründe güç dengesinin ise Asya’ya kaydığı vurgulanıyor. Küresel otomotiv sektöründeki güç dengesinin hızla değiştiği belirtilen raporda, Çin’in tek başına artık dünya otomobil satışlarının yüzde 37’sini gerçekleştirdiği ve bu oranın, 2024 yılına göre 2 puan, 2019 yılına göre ise 8 puan artış anlamına geldiği belirtiliyor. Aynı dönemde Avrupa'nın küresel pazar payının yüzde 20'nin altına, Kuzey Amerika'nın payının ise yüzde 21'e gerileyerek her iki bölge için de yeni tarihi düşük seviyelere ulaştığı raporda vurgulanıyor. Öte yandan yine Allianz Trade’in raporuna göre; küresel otomotiv pazarı 2025 yılında üst üste üçüncü kez büyüme kaydetti. Pazarın yaklaşık yüzde 5 büyüyerek, 2024 yılındaki yüzde 3'lük büyümenin de üzerine çıktığı bilgisi verilen raporda bu büyümenin lokomotifinin artık belirgin şekilde Asya'ya kaydığı belirtiliyor. Dünyanın iki büyük olgun pazarı olan Avrupa ve ABD’nin sınırlı bir performans sergilediği, Avrupa pazarı yatay seyrederken, ABD’nin yalnızca yüzde 2 büyüyebildiği de verilen bilgiler arasında bulunuyor. Öte yandan Çin pazarının yüzde 9 büyüyerek dikkat çekici bir performans ortaya koyduğunun altı çiziliyor.

Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde Haber

Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1989 yılında, dünya nüfusunun 5 milyara ulaştığı 11 Temmuz 1987 tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edilmişti. Her yıl bu kapsamda nüfus ve kalkınma konularına ilişkin farkındalık çalışmaları yürütülüyor. DÜNYA NÜFUSU 8,23 MİLYAR Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı. En fazla nüfusa sahip ülkeler sırasıyla; Hindistan 1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişi, Çin 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişi ve ABD 347 milyon 275 bin 808 kişi oldu. Bu üç ülke dünya nüfusunun yüzde 39,2'sini oluşturdu. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine sahip olarak 18'inci sırada yer aldı. TÜRKİYE'NİN ÇOCUK NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDA Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde çocuk nüfusun (0-17 yaş) toplam nüfus içindeki oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler olarak Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2, Nijer yüzde 53,3, Somali yüzde 53,0 oldu. Çocuk nüfusu oranı en düşük kaldığı ülkeler ise yüzde 12,9 ile Güney Kore, yüzde 14,0 ile Japonya, yüzde 14,4 Singapur oldu. Türkiye'de çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının altında kalırken, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti. GENÇ NÜFUS ORANI DA DÜNYA ORTALAMASININ GERİSİNDE 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı dünya genelinde yüzde 15,6 oldu. Türkiye'de bu oran yüzde 14,8 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye dünya ortalamasının altında kalırken, AB ülkelerinin tamamından daha yüksek genç nüfus oranına sahip oldu. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 23,3 ile Güney Sudan olurken, en düşük oran yüzde 8,8 ile Monako'da görüldü. TÜRKİYE'DE YAŞLI NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı dünya genelinde yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1 ile dünya ortalamasının üzerine çıktı. Ancak bu oran Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisinde kaldı. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı. Bu arada 2025 yılı tahminlerine göre dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak hesaplandı. Türkiye'de ise bu oran 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. En yüksek doğurganlık hızına sahip ülke kadın başına 5,94 çocuk ile Çad olurken, en düşük oran 0,75 çocuk ile Güney Kore'de görüldü. AB ülkeleri arasında en yüksek doğurganlık hızı 1,74 çocuk ile Bulgaristan'da kaydedildi. TÜRKİYE'DE YAŞAM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında dünya genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi toplamda 73,5 yıl olurken; erkeklerde bu süre 70,9 yıl, kadınlarda ise 76,2 yıl olarak hesaplandı. Türkiye'de ise erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak tahmin edildi. Her iki gösterge de dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Erkeklerde en uzun yaşam süresi 84,7 yıl ile Monako'da, kadınlarda ise 88,7 yıl ile yine Monako'da kaydedildi. TÜRKİYE, AVRUPA'YA GÖRE DAHA GENÇ BİR NÜFUSA SAHİP TÜİK verileri, Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranlarının Avrupa Birliği ülkelerinden yüksek, yaşlı nüfus oranının ise AB ortalamasının altında olduğunu ortaya koydu. Buna karşın doğurganlık hızının dünya ortalamasının altına gerilemesi ve yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını aşması, Türkiye'de demografik dönüşümün hız kazandığını gösteren önemli göstergeler arasında yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.