Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Abb

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Abb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABB Başkanı Mansur Yavaş, CHP’den istifa etti Haber

ABB Başkanı Mansur Yavaş, CHP’den istifa etti

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda siyasette bazı kararların öfkeyle alınmadığını ve kırgınlıkla açıklanmadığını belirterek Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa etti. Yavaş, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım karar da böyle bir karardır. 19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir. Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok. Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım. Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir." "Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum" Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadığını vurgulayan Yavaş, "Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık. Bunu yalnızca ben söylemiyorum. Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir. Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum. Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım. Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır, siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir. Biz bunu Ankara’da başardık. Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık. Çünkü bizim için herkes eşittir. Her zaman şunu söyledim: Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir. Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim" ifadelerine yer verdi. "Benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir" Yavaş, paylaşımını şöyle sürdürdü: "Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim. Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum. Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım. Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım. Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır. Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız. İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur. O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir. Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim. Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir. Makamlar geçicidir. Siyasi şartlar değişebilir. Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez. Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım. Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir. Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir."

Melih Gökçek: "Adaletten Allah’ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok" Haber

Melih Gökçek: "Adaletten Allah’ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok"

Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı İbrahim Melih Gökçek, "Adaletten Allah’ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok. Niye endişem yok? Ben doğruları söyleyen insanım. Allah nasip eder, karar çıktıktan sonra Allah nasip eder karar çıktıktan sonra hepinizin televizyonlarına bol bol çıkacağım, hiç endişeniz olmasın" dedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında eski ABB Başkanı Melih Gökçek, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddialarıyla ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade vermek üzere Ankara Adliyesi’ne geldi. Gökçek, savcılıktaki ifadesinin ardından adliye önünde açıklamalarda bulundu. Gökçek, yaklaşık 2 saat ifade verdikten sonra çıktığını kaydederek, "Şimdi burada hepiniz ’Ne dediniz?’, ’Ne söylediniz?’, ’Ne sordular?’ gibi sualler soracaksınız. Peşinen şunu söyleyeyim; ben burada savcılığa ifade verdim. Bu ifadenin biliyorsunuz gizliliği var. Dolayısıyla ’Şunu söyledim, bunu söyledim’ tarzında bir şeyi benden beklemeyin. İnşallah Allah nasip ederse bu savcılığın yaptığı araştırma, soruşturma bittikten sonra neticeyi alacağız. Ondan sonra merak etmeyin, hepinizden televizyonlarda bol bol konuşacağız. Melih Gökçek’i biliyorsunuz, öyle konuşmayan adam değildir. Çekinen adam da değildir. Hatta hepiniz bilirsiniz ki ben ısrarla rakiplerimi ekrana davet edip de getiremem. İsim vermiyorum ama kim olduğunu anlıyorsunuz; yeni bir şey olmasın diye, tartışma ortamı olmasın diye" diye konuştu. "İlk defa soruşturma geçirmiyorum" Geçmişteki yargı süreçlerini örnek gösteren Gökçek, "Şimdi ben size bir bilgi vereceğim arkadaşlar. Ben hayatımda ilk defa ifade vermiyorum, ilk defa savcılığa gelmiyorum, ilk defa soruşturma geçirmiyorum. Üç bölüm halinde anlatacağım bunu" ifadelerini kullandı. "Tam 500 tane soruşturma ve inceleme geçirdim" Belediye başkanlığının ilk yıllarını ve muhalefet dönemini aktaran Gökçek, "Birinci ben Belediye Başkanlığına ilk olarak 94’te seçildim. 94’ten itibaren yaklaşık 9 yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptım muhalefette. Muhalefet beni didik didik etti. Tam 500 tane soruşturma ve inceleme geçirdim, 500 tane. Ve bunların hepsine ifade verdim. Düşünebiliyor musunuz; SHP iktidarı, düşünebiliyor musunuz; DSP iktidarı, düşünebiliyor musunuz; ANAP iktidarı. Benden her şeyi sordu, sormadığı şey kalmadı. Hani meşhur bir laf vardır; ’Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın, üçüncüsünde yakalanırsın’ ama ben 500 sefer sıçradım ve hepsinden istisnasız takipsizlik aldım. Beni yakalayamadılar. Ha, gözaltına bile aldılar mı? Aldılar, 98’de hatırlarsınız. Bu birinci dönem" ifadelerine yer verdi. "Allah’a hamdolsun, o dönemde de bir şey çıkmadı" AK Parti ve Refah Partisi dönemindeki denetimlere değinen Gökçek, "İkinci dönem hangi dönem? Refah Partisi iktidarı dönemi, AK Parti iktidarı dönemi. ’E, Melih Gökçek; sen bu iktidar döneminde soruşturma geçirmedin mi, inceleme geçirmedin mi?’ Yani rakamı şu anda net veremiyorum, yanlış söylerim çünkü saymadım onları. Ama minimum 100 tane soruşturma ve inceleme de AK Parti iktidarında ve Refah Partisi iktidarında geçirdim, geçirdim yani bunları. Ve verdiğim ifadeler Savcılıklarda ve İçişleri Bakanlığında hepsi durur. Bunu bilesiniz yani. Bu ikinci dönem. Allah’a hamdolsun, o dönemde de bir şey çıkmadı" şeklinde konuştu. "Ben kaç defa Mansur’u ekrana davet ettim, geldiğini gördünüz mü" Mansur Yavaş dönemindeki soruşturma iddialarına yanıt veren Gökçek, şöyle konuştu: "Peki üçüncü dönem ne? Üçüncü dönem Mansur Yavaş dönemi. Bir kere peşinen şunu söyleyeyim; İnsafsızca diyorlar ki ’Melih Gökçek hakkında 100 tane soruşturma açıldı’ Bazen 96’ya, 94’e düşüyorlar falan. Ben öyle bir soruşturma benim hakkımda açılmadı, bu yalan! Bunu söyleyenler yalan söyleyerek, medyada yer verenler yalana iltifat ediyor. İltifat etmeyin. Ben toplam 25 tane inceleme ve soruşturma geçirdim. Bunun 21 tanesi bitti, 4 tanesinin neticesi bana gelmedi. Ama 21 tanesi bitti. Biten soruşturmaların bir kısmı İçişleri Bakanlığında, bir kısmı da savcılıklarda oldu. Ve bu soruşturmalar yapılırken bilirkişi raporları alındı, hepsinde benim ifadem alındı. Mansur Yavaş ’Efendim ifade vermeye bile gitmedi’ diyerek yalan söyleyerek, yalan söylüyor. Ben kaç defa Mansur’u ekrana davet ettim, geldiğini gördünüz mü? En az 100 kere! Geldiğini gördünüz mü? Gelmedi. Niye? Haklıysan niye gelmiyorsun, gel tartışalım. Aslına bakarsanız çocuklar şunu söyleyim; en büyük hakem kimdir biliyor musunuz? Vatandaş. Yani sizin bizi ekrana çıkarttığınız zaman, bizi dinledikleri zaman onlar. Yani ekrana çıkmaktan kim korkar? Haklı olmayan insan korkar, bunu bilesiniz. Mansur Yavaş döneminde 21 tane soruşturmam bitti Savcılıklarda ve İçişleri Bakanlığında. Biten bu soruşturmaların hepsine istisnasız Mansur Yavaş itiraz ettirdi. Nereye? Danıştaya. İçişlerinden gelenler Danıştaya gider biliyorsunuz. Savcılıklardan gelen kararlar için de bir üst mahkemeye itiraz ettiler. O 21 tane üst mahkeme ve Danıştayda da benim lehime onaylandı, onaylandı." "21 defa ben de Mansur Yavaş’ın metoduyla savcılığa ve içişlerine ifade verdim" Eski ve yeni yönetim arasındaki soruşturma süreçlerini karşılaştıran Gökçek, "Şimdi bakın size bir şey söyleyeceğim. Herkes elini vicdanına koysun ve şunu düşünsün: Mansur Yavaş ekranlarda en az 3-4 kez söyledi; ’Ben’ dedi, ’109 tane soruşturma geçirdim, 101 tanesinden takipsizlik aldım. Hatta beni çağırmadılar bile’ dedi. Şimdi bir sual, ta 109 tane soruşturma geçiriyorsun, 101 tanesinden takipsizlik alıyorsun ve senin için bu adalet oluyor. Güzel, tebrik ediyorum. Ama benim için ne diyor? ’Melih Gökçek yargılanmadı.’ Doğru değil. 21 defa ben de aynen kendisinin metoduyla savcılığa ve İçişlerine ifade verdim. Ama benim buralardan takipsizlik almam yasal olmuyor. Bu nasıl iş? Kendisi alınca oluyor, ben alınca olmuyor. Böyle bir şey olabilir mi yani" açıklamasında bulundu. "Adaletten Allah’ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok" Adalete güvendiğini ve ilerleyen günlerde televizyon programlarına katılacağını vurgulayan Gökçek, "Benim ifade vermediğim konu yoktur arkadaşlar, ben hepsine verdim. Şimdi Allah nasip ederse önümüzdeki günlerde buranın kararı çıkacak, ben de merakla bekliyorum. Adaletten Allah’ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok. Niye endişem yok? Ben doğruları söyleyen insanım. Allah nasip eder, karar çıktıktan sonra Allah nasip eder karar çıktıktan sonra hepinizin televizyonlarına bol bol çıkacağım, hiç endişeniz olmasın. Melih Gökçek’in hayatta televizyonlarda tartışmaktan çekindiği vaki midir? Hiç duydunuz mu, gördünüz mü? Allah’ın izniyle yine çıkacağım" ifadelerini kullandı. "Hepinizin televizyonlarında her konuya her türlü savunmayı, açıklamayı yaparım" Son olarak basın mensuplarının soru sormak istemesi üzerine Gökçek, "Şimdi konu hakkında herhangi bir bilgi vermem ve bir başka konuyu buraya dahil etmek suretiyle konuyu başka tarafa çekmek, tartışmak istemem. Bırak ya ben gazeteciyim, sorma sorma. Soru almıyorum, soru almıyorum. Ben de sana cevap veriyorum, diyorum ki. İnşallah bu soruşturma bitsin, televizyonlarda, hepinizin televizyonlarında her konuya her türlü savunmayı, açıklamayı yaparım. Hepinize saygılar sunuyorum, Allah’a emanet olun" dedi. Gazeteci Murat Ağırel tanık olarak ifade verdi Soruşturma kapsamında gazeteci Murat Ağırel de ‘tanık’ sıfatıyla savcılığa ifade verdi. Ağırel, elinde bulunduğunu belirttiği bilgileri ve belgeleri savcılığa sunduğunu açıklamıştı. Ağırel’in gündeme getirdiği iddiaların merkezinde ise Almanya’nın Düsseldorf kentinde ‘HAMAG’ isimli bir şirket kurulduğu yönündeki bilgiler yer almıştı. Ağırel, söz konusu şirketin Melih Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek ile bağlantılı olduğunu ileri sürmüştü. Soruşturma kapsamında söz konusu iddiaların ve sunulan bilgi ve belgelerin incelendiği de ayrıca belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.