ORMAN YANGINLARI ENERJİ GÜVENLİĞİNİ DE TEHDİT EDİYOR
ORMAN YANGINLARI ENERJİ GÜVENLİĞİNİ DE TEHDİT EDİYOR
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Türkiye’nin farklı bölgelerinde artan orman yangını riski, yalnızca doğal yaşamı ve çevreyi değil, enerji altyapısını ve ekonomik faaliyetleri de tehdit ediyor.
Haber Giriş Tarihi: 18.07.2026 21:43
Haber Güncellenme Tarihi: 18.07.2026 21:47
Kaynak:
Bursa'dan Haber Var
Limadem Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı ve Elektrik Mühendisleri Derneği (ETMD) Bursa Temsilcisi Elektrik Mühendisi Olgun Karabiber, orman yangınlarının enerji güvenliği açısından oluşturduğu risklere dikkat çekerek, enerji sürekliliğinin artık stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Her yıl binlerce hektarlık orman alanının yangınlar nedeniyle zarar gördüğünü hatırlatan Karabiber, günümüzde yangınların etkisinin yalnızca yandığı bölgeyle sınırlı kalmadığını belirtti. Enerji altyapılarının büyük bölümünün ormanlık alanlardan veya bu alanlara yakın bölgelerden geçtiğine işaret eden Karabiber, enerji nakil hatları, trafo merkezleri ve haberleşme sistemlerinin yangınlardan doğrudan etkilenebildiğini vurguladı.
“Modern dünyanın damarlarında enerji dolaşıyor” diyen Karabiber, yaşanabilecek bir enerji kesintisinin zincirleme etkiler oluşturduğunu ifade ederek “Enerji kesildiğinde üretim durur, üretim durduğunda tedarik zinciri etkilenir ve bunun sonucunda ekonomik kayıplar kaçınılmaz hale gelir. Bir enerji hattında meydana gelen arıza yalnızca birkaç direğin zarar görmesi anlamına gelmez. Bazen yüzlerce işletmenin üretiminin durması, binlerce kişinin elektriksiz kalması ve milyonlarca liralık ekonomik kayıp anlamına gelebilir” şeklinde konuştu.
Özellikle sanayi bölgelerinde yaşanabilecek uzun süreli enerji kesintilerinin işletmeler için ciddi sonuçlar doğurduğunu belirten Karabiber, enerji sürekliliğinin artık sadece teknik ekiplerin sorumluluğunda değerlendirilmediğini söyledi.
Karabiber, “Teslimat süreçlerinden ihracata, maliyetlerden rekabet gücüne kadar birçok alan enerji kesintilerinden doğrudan etkileniyor. Günümüzde birçok şirket enerji sürekliliğini yönetim kurulları seviyesinde ele alınması gereken stratejik bir konu olarak görüyor. Çünkü iş dünyasında en yüksek maliyetlerden biri plansız duruştur” dedi.
“ASIL BAŞARI YANGINI ÖNLEMEKTE”
Orman yangınlarıyla mücadelenin yalnızca yangın çıktıktan sonra yapılan müdahalelerden ibaret olmadığını ifade eden Karabiber, önleyici tedbirlerin önemine dikkat çekti.
Enerji hatlarının geçtiği bölgelerde düzenli bakım faaliyetleri yürütülmesi gerektiğini belirten Karabiber, “Riskli alanlarda temizlik çalışmaları yapılması, erken uyarı sistemlerinin kurulması, termal izleme teknolojilerinin kullanılması ve acil durum planlarının oluşturulması büyük önem taşıyor. Asıl başarı yangının çıkmasını önlemek ve kritik altyapılara ulaşmasını engelleyebilmektir” diye konuştu.
Sanayi kuruluşlarının da olası risklere karşı hazırlıklı olması gerektiğini kaydeden Karabiber, jeneratör sistemleri, alternatif enerji besleme senaryoları, kritik yük analizleri ve acil durum prosedürlerinin işletmelerin dayanıklılığını artırdığını ifade etti.
“YANAN SADECE AĞAÇLAR DEĞİL, GELECEĞİMİZ”
İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte daha sıcak yazlar, uzun kuraklık dönemleri ve kuvvetli rüzgârların yangın riskini artırdığına dikkat çeken Karabiber, konunun sadece bugünün değil geleceğin de meselesi olduğunu söyledi.
Karabiber açıklamasını “Yanan sadece ağaçlar değildir. Enerji güvenliği zarar görüyor, üretim kapasitesi etkileniyor, ekonomik değerler kaybediliyor. Aslında geleceğimiz zarar görüyor. Ormanlarımızı korumak doğaya karşı sorumluluğumuzdur. Enerji altyapımızı korumak ise geleceğimize karşı sorumluluğumuzdur. Bugün atılacak küçük bir adım, yarın yaşanabilecek büyük kayıpların önüne geçebilir. Çünkü bazen bir kıvılcım sadece ormanı değil, üretimi de durdurabilir” diyerek tamamladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ORMAN YANGINLARI ENERJİ GÜVENLİĞİNİ DE TEHDİT EDİYOR
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Türkiye’nin farklı bölgelerinde artan orman yangını riski, yalnızca doğal yaşamı ve çevreyi değil, enerji altyapısını ve ekonomik faaliyetleri de tehdit ediyor.
Limadem Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı ve Elektrik Mühendisleri Derneği (ETMD) Bursa Temsilcisi Elektrik Mühendisi Olgun Karabiber, orman yangınlarının enerji güvenliği açısından oluşturduğu risklere dikkat çekerek, enerji sürekliliğinin artık stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Her yıl binlerce hektarlık orman alanının yangınlar nedeniyle zarar gördüğünü hatırlatan Karabiber, günümüzde yangınların etkisinin yalnızca yandığı bölgeyle sınırlı kalmadığını belirtti. Enerji altyapılarının büyük bölümünün ormanlık alanlardan veya bu alanlara yakın bölgelerden geçtiğine işaret eden Karabiber, enerji nakil hatları, trafo merkezleri ve haberleşme sistemlerinin yangınlardan doğrudan etkilenebildiğini vurguladı.
“Modern dünyanın damarlarında enerji dolaşıyor” diyen Karabiber, yaşanabilecek bir enerji kesintisinin zincirleme etkiler oluşturduğunu ifade ederek “Enerji kesildiğinde üretim durur, üretim durduğunda tedarik zinciri etkilenir ve bunun sonucunda ekonomik kayıplar kaçınılmaz hale gelir. Bir enerji hattında meydana gelen arıza yalnızca birkaç direğin zarar görmesi anlamına gelmez. Bazen yüzlerce işletmenin üretiminin durması, binlerce kişinin elektriksiz kalması ve milyonlarca liralık ekonomik kayıp anlamına gelebilir” şeklinde konuştu.
“ENERJİ SÜREKLİLİĞİ YÖNETİM KURULLARININ GÜNDEMİNDE OLMALI”
Özellikle sanayi bölgelerinde yaşanabilecek uzun süreli enerji kesintilerinin işletmeler için ciddi sonuçlar doğurduğunu belirten Karabiber, enerji sürekliliğinin artık sadece teknik ekiplerin sorumluluğunda değerlendirilmediğini söyledi.
Karabiber, “Teslimat süreçlerinden ihracata, maliyetlerden rekabet gücüne kadar birçok alan enerji kesintilerinden doğrudan etkileniyor. Günümüzde birçok şirket enerji sürekliliğini yönetim kurulları seviyesinde ele alınması gereken stratejik bir konu olarak görüyor. Çünkü iş dünyasında en yüksek maliyetlerden biri plansız duruştur” dedi.
“ASIL BAŞARI YANGINI ÖNLEMEKTE”
Orman yangınlarıyla mücadelenin yalnızca yangın çıktıktan sonra yapılan müdahalelerden ibaret olmadığını ifade eden Karabiber, önleyici tedbirlerin önemine dikkat çekti.
Enerji hatlarının geçtiği bölgelerde düzenli bakım faaliyetleri yürütülmesi gerektiğini belirten Karabiber, “Riskli alanlarda temizlik çalışmaları yapılması, erken uyarı sistemlerinin kurulması, termal izleme teknolojilerinin kullanılması ve acil durum planlarının oluşturulması büyük önem taşıyor. Asıl başarı yangının çıkmasını önlemek ve kritik altyapılara ulaşmasını engelleyebilmektir” diye konuştu.
Sanayi kuruluşlarının da olası risklere karşı hazırlıklı olması gerektiğini kaydeden Karabiber, jeneratör sistemleri, alternatif enerji besleme senaryoları, kritik yük analizleri ve acil durum prosedürlerinin işletmelerin dayanıklılığını artırdığını ifade etti.
“YANAN SADECE AĞAÇLAR DEĞİL, GELECEĞİMİZ”
İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte daha sıcak yazlar, uzun kuraklık dönemleri ve kuvvetli rüzgârların yangın riskini artırdığına dikkat çeken Karabiber, konunun sadece bugünün değil geleceğin de meselesi olduğunu söyledi.
Karabiber açıklamasını “Yanan sadece ağaçlar değildir. Enerji güvenliği zarar görüyor, üretim kapasitesi etkileniyor, ekonomik değerler kaybediliyor. Aslında geleceğimiz zarar görüyor. Ormanlarımızı korumak doğaya karşı sorumluluğumuzdur. Enerji altyapımızı korumak ise geleceğimize karşı sorumluluğumuzdur. Bugün atılacak küçük bir adım, yarın yaşanabilecek büyük kayıpların önüne geçebilir. Çünkü bazen bir kıvılcım sadece ormanı değil, üretimi de durdurabilir” diyerek tamamladı.
Kaynak: Bursa'dan Haber Var
En Çok Okunan Haberler