Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İsrail'in kışkırtmalarıyla İran'a yönelik saldırılar ve özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim günümüzde hem bölgemizin istikrarı ve refahını hem de küresel refahı tehdit etmeye devam ediyor. Burada da çözümün anahtarı bellidir. Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir. Türkiye olarak arabulucuların çabalarını destekliyor, müzakere yoluyla çözüm için en üst düzeyde katkımızı sunuyoruz" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 02.11.2026 14:33
Haber Güncellenme Tarihi: 02.11.2026 14:34
bursadanhabervar.com

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz İstanbul'da düzenlenen 42. İslam İşbirliği Teşkilatı (İTT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) Bakanlar Toplantısı açılış oturumuna katıldı. Toplantıya, Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, üye ülke heyetlerinin yanı sıra ilgili İslam İşbirliği Teşkilatı ve uluslararası kuruluşlardan temsilciler katıldı.

"Suriye halkının barış, huzur ve refah içerisinde yaşayacağı parlak geleceğinin inşasını güçlü biçimde destekliyoruz"
İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantının açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Filistinli kardeşlerimizin Gazze başta olmak üzere yıllardır maruz kaldıkları işgal, yerleşimci terörü, zorla göç ve sistematik baskılar, insanlığın ortak vicdanında kapanması mümkün olmayan yaralar açmıştır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye olarak yürüttüğümüz diplomatik çabalar ve bölge ülkelerinin ortak girişimleriyle sağlanan ateşkese rağmen Gazze'de can kayıplarının sürmesini derin bir üzüntü ile takip ediyoruz. İsrail'in Filistin'de sürdürdüğü işgal ve saldırılar, Filistin halkının güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit etmektedir. Gelinen aşamada, Gazze'nin yeniden imarının önünü açacak ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki soykırımı durduracak somut adımların atılması ve İsrail'de hükümete kim gelirse gelsin uluslararası çabaların sürdürülmesi hepimizin asli sorumluluğudur. İSEDAK olarak, Filistinli kardeşlerimize özel olarak geliştirdiğimiz Kudüs Programını kararlılıkla uygulamaya devam ediyoruz. Tamamlanan 28 projenin yanı sıra bu yıl da uygulamaya aldığımız 10 yeni projeyle, inşallah, çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyoruz. Suriye'de 8 Aralık Devrimiyle başlayan yeni dönemde ülkenin birlik ve bütünlüğünü temine yönelik önemli adımlar atıldığını memnuniyetle müşade ediyoruz. Suriye halkının barış, huzur ve refah içerisinde yaşayacağı parlak geleceğinin inşasını güçlü biçimde destekliyoruz" dedi.

"Yemen'de ise Husilerin sivillere ve sivil altyapılara yönelik saldırıları hiçbir gerekçeyle kabul edilemez"
Yılmaz, "Geçtiğimiz toplantımızda ilan ettiğimiz İSEDAK Suriye Programı kapsamında helal standartlar, ticaret, mesleki eğitim ile planlama ve strateji yönetimi alanlarında projelere başlandı. Dün düzenlenen İSEDAK Suriye Programı Panelinde bu projelerden elde edilen sonuçlar ve deneyimler heyet üyelerimizle paylaşıldı. Önümüzdeki yıl da bu program kapsamında Suriyeli kardeşlerimize proje desteğimizi sürdürmeye kararlıyız. İsrail'in kışkırtmalarıyla İran'a yönelik saldırılar ve özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim günümüzde hem bölgemizin istikrarı ve refahını hem de küresel refahı tehdit etmeye devam ediyor. Burada da çözümün anahtarı bellidir. Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir. Türkiye olarak arabulucuların çabalarını destekliyor, müzakere yoluyla çözüm için en üst düzeyde katkımızı sunuyoruz. Yemen'de ise, Husilerin sivillere ve sivil altyapılara yönelik saldırıları hiçbir gerekçeyle kabul edilemez. Müttefikimiz kardeş Suudi Arabistan'a bu konuda destek vermeye devam edeceğiz. Kızıldeniz'de ve Babülmendep Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin temini amacıyla uluslararası ortaklarımızla yakın işbirliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz" diye konuştu.

"Sudan halkının acılarını hafifletmek için insani yardımlarımızı sürdüreceğiz"
Sudan halkının acılarını hafifletmek için insani yardımları sürdüreceklerine değinen Yılmaz, "Dost ve kardeş Azerbaycan ile Ermenistan arasında süren barış ve normalleşme süreci başta olmak üzere, Kafkaslarda istikrarı ve Orta Koridorun işlevini artırma yönündeki çabaları güçlü şekilde destekliyoruz. Afrika kıtasıyla ilişkilerimiz, Türk dış politikasının önemli sütunlarından biri olmayı sürdürüyor. Karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve ‘kazan-kazan' ilkeleri temelinde derinleştirdiğimiz münasebetlerimizi inşallah 8-9 Aralık 2026 tarihlerinde Libya'da düzenlenecek Dördüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'yle taçlandıracağız. Bu vesileyle, kardeş Sudan'da üç buçuk yıldır devam eden çatışmalardan büyük üzüntü duyduğumuzu ifade etmek isterim. Müslümanlar olarak Sudan halkının karşı karşıya olduğu insani krizin göz ardı edilmesine izin vermemeliyiz. Sudan'da barışın tesisine, ülkenin toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının korunmasına yönelik çabalara desteğimizi ve Sudan halkının acılarını hafifletmek için insani yardımlarımızı sürdüreceğiz. Bir başka kardeş ülkemiz Somali'de ise, son 15 yılda önemli ilerlemeler katedilmiş olmakla beraber, bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik adımları da yakından takip ediyoruz. İsrail'in Somaliland'ı tanımasına dair gayrimeşru ve hukuk dışı kararına karşı Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam edeceğiz. Kuzey Afrika'da ise her geçen gün daha da gelişen ikili ilişkilerimizin, bölgenin barış, istikrar ve refahına doğrudan katkı yaptığını memnuniyetle müşahede ediyoruz" şeklinde konuştu.