Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’yi devasa bir enkaz yığınına çevirdiler"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Amerikan Başkanı Trump’ın barış çabalarına aktif destek vererek bölgemizi sıkıştığı bu cendereden süratle çıkarmak istiyoruz" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 08.10.2025 03:00
Haber Güncellenme Tarihi: 08.10.2025 03:00
bursadanhabervar.com

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde partisinin grup toplantısına katıldı. Burada konuşan Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ikinci yıl dönümünde de TBMM’nin ve AK Parti Grubu’nun takdire şayan bir duruş sergilediğini söyleyerek, "TBMM’nin tüm dünya parlamentolarına örnek olan cesaretli tavrında öncülüğü hamdolsun biz, grubumuz, milletvekillerimiz ve Cumhur İttifakı yaptı. Çoğu çocuk ve kadın 67 bin Gazzeli kardeşimizin şehit edildiği, 170 bine yakın Gazzeli mazlumun yaralandığı bu toplu kıyımın bir an önce son bulması için gereken neyse Türkiye olarak hiç tereddütsüz yapıyoruz. İnsani yardımlardan diplomatik temaslara, ticaretin durdurulmasından Filistin devletinin tanınmasına kadar her alanda yoğun çaba içindeyiz" ifadelerini kullandı.

"Trump’ın barış çabalarına aktif destek vererek bölgemizi sıkıştığı bu cendereden süratle çıkarmak istiyoruz"

Dünya liderleri ile gerçekleştirilen görüşmelerde Gazze’deki soykırımın ve İsrail’in artan saldırganlığının hep ilk sıralarda yer aldığını kaydeden Erdoğan, "Engel olunmadığı takdirde Arz-ı Mev’ud hezeyanıyla hareket eden İsrail hükümetinin bölgemizi sürükleyebileceği felaketlere dikkat çekiyoruz. Gayemiz, daha fazla masum ölmeden, daha fazla yıkım yaşanmadan, daha fazla kan ve gözyaşı akmadan bölgemizde kalıcı istikrarın sağlanmasıdır. Gazzeli mazlumların iki yıldır çektiği acıların bir an evvel dinmesi en büyük arzumuzdur. Amerikan Başkanı Trump’ın barış çabalarına aktif destek vererek bölgemizi sıkıştığı bu cendereden süratle çıkarmak istiyoruz" açıklamasında bulundu.

"Şu anda barışa giden yolun önündeki en büyük engel İsrail’in saldırılarıdır"

Hamas’ın ABD Başkanı Trump’ın barış planına son derece müspet cevap verdiğini ve böylece barış iradesini çok net bir şekilde ortaya koyduğunu dile getiren Erdoğan, "Ancak şurası bir gerçek ki, barış tek kanatlı bir kuş değildir. Barışın tüm yükünü Hamas’a ve Filistinlilere yüklemek ne adildir, ne doğrudur, ne de gerçekçi bir yaklaşımdır. Şu anda barışa giden yolun önündeki en büyük engel İsrail’in saldırılarıdır. İsrail, Trump’ın açık çağrılarına rağmen olumlu atmosferi baltalayan saldırılarına devam etmektedir. Gerçekten barış isteniyorsa İsrail’in saldırıları derhal durdurulmalıdır. Kanla, katliamla, haydutlukla, canilikle varılabilecek hiçbir yer olmadığını İsrail hükümetinin anlaması gerekiyor" diye konuştu.

"Gazze’yi devasa bir enkaz yığınına çevirdiler"

İsrail’in Gazze’yi devasa bir enkaz yığınına çevirdiğini, buna rağmen İsrail’in Gazze halkının direniş iradesini kıramadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze’nin topraklarını savunan kahraman evlatlarına diz çöktüremediler. Gazze’yi dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdikleri halde Gazze halkını teslim alamadılar. Zulüm olduğu sürece zalime direnen mazlumlar da muhakkak olacaktır. İşgal sürdüğü müddetçe işgalcilere kıyam eden serdengeçtiler de muhakkak olacaktır. Ateşkes ve adil bir barış tüm taraflar için en makul tercihtir. Bugün Şarm El-Şeyh’te yapılan görüşmeler kritik önemdedir. İnşallah güzel bir haber almayı ümit ediyoruz. Biz bunun için çabalamaya devam edeceğiz. Bu süreçte Filistinli kardeşlerimizi de asla ve asla yalnız bırakmayacağız" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 yılın ardından Suriyelilerin hürriyetlerine kavuştuğuna dikkati çekerek, Filistinlilerin de muvaffak olacaklarını ve 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti’ni mutlaka kuracaklarını vurguladı.

"24 yıldır partimizin arkasında dağ gibi duran aziz milletimizin bizatihi ta kendisidir"

AK Parti olarak tüm teşkilatla yaz aylarında da boş durmadıklarını belirten Erdoğan, "Türkiye yüzyılı buluşmalarıyla 49 günde ülkemizin tamamında toplumun farklı kesimleriyle bir araya geldik. Bu toplantılarda milletimizin tenkit ve tespitlerine kulak verdik, fikirlerini not ettik, bizlere yepyeni ufuklar açan değerlendirmelerini hassasiyetle dinledik. Biz siyaset yolculuğunu milletin kılavuzluğunda yapan bir partiyiz. Attığı her adımda önce milletin, sonra vicdanın sesine kulak verip öyle yürüyen, öyle hareket eden bir kadroyuz. Hep söylüyorum, bu partiyi kuran millettir. Kuruluşundan yalnızca 15 ay sonra iktidara taşıyan yine millettir. 24 yıldır partimizin arkasında dağ gibi duran yine aziz milletimizin bizatihi ta kendisidir. Tam 24 senedir gücümüzü sadece milletten alıyoruz. Milletin bize çizdiği istikamette eğilmeden, bükülmeden dimdik yürüyoruz. İnşallah bundan sonra da milletin rehberliğinde siyaset yapacak, milletin belirlediği rotadan sapmayacağız" dedi.

"Belediyelere yönelik inancın restore edilmesi şarttır"

Hem yerel yönetimlere güveni zedeleyen hem de hizmet kalitesini dibe çeken sorunların üzerine mutlaka gidilmesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, "Son skandallarla iyice törpülenen belediyelere yönelik inancın restore edilmesi şarttır. Aynı şekilde Türkiye ekonomisini geleceğe hazırlayacak, sanayide dönüşüm, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm alanlarında iddialı hazırlıklar içindeyiz. İnşallah bunları yakında Meclisimizin takdirine sunacağız. Temennimiz kamuda şeffaflığı, hesap verebilirliği ve verimliliği daha da artıracak bu reform hamlesine herkesin hüsnüniyetle destek vermesidir" şeklinde konuştu.

"Yüreğin yetiyorsa şimdi de su bidonuyla kürsüye çıksana"

"Özellikle belediyelerdeki itibar kaybının müsebbibi olan ana muhalefetin reform çabalarımızı desteklemesi bir nevi günahlarına kefaret olacaktır" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Hal böyleyken beyefendi dün çıkmış daha çöpünü bile düzenli toplayamadıkları milletten özür dileyeceğine güya okul müdürlerine çağrı yapıyor. Öyle bir pişkinlik ki başkent halkına günlerdir Kerbela’yı yaşatıyorlar, bir de utanmadan yok telefon edin, şunu yapalım, bunu yapalım diyorlar. Sen önce çöpleri topla. Sen önce vatandaşa su ver. Sen önce milleti çöp dağlarından, kokudan kurtar. Sen önce rüşvet çamurunu bir temizle. Sizin hiç insafınız, hiç vicdanınız yok mu? 25 yıllık hizmeti üzerine tek bir artı koymadan 3-5 senede çarçur ettiniz, şehirlerimizi 25-30 yıl öncesine götürdünüz, milleti her gün trafikte perişan ediyorsunuz, özür dileyeceğinize bir de yüzsüzce bize sataşıyorsunuz. Hadi milletten utanmıyorsunuz, bari Allah’tan korkun. Hadi kendinize saygınız yok, Ankara’da elinde su bidonlarıyla bekleyen vatandaşımıza da mı saygınız yok? Çöp dağlarının arasında okuluna, işine, ofisine gitmeye çalışan insanımıza zerre kadar saygınız yok. Aynaya baktığınızda yahu sizin hiç yüzünüz kızarmıyor mu? Grup kürsüsüne mazot bidonuyla çıkmayı biliyordun. Yüreğin yetiyorsa şimdi de su bidonuyla kürsüye çıksana. Kimden çekiniyor, kimden korkuyorsun? Bakın çok açık söylüyorum. Normalde kendine ve halkına saygısı olan bir siyasetçi bütün bunlardan sonra suç bastırmaya çalışmaz, gündem saptırmaya hiç çalışmaz. Çıkar delikanlıca beceriksizliğinin, iş bilmezliğinin hesabını millete verir. Beyefendinin ortaya saçılan her skandala bir bahanesi var. Ama millete hesap verecek yüreği, cesareti, saygısı yok. Ne diyelim? Kukla genel başkanla ancak bu kadar oluyor. Verilen koordinatların dışına istese de çıkamıyor. Yıllarca kontrollü muhalefet edebiyatı yaptılar ama neticede kendileri kontrollü genel başkan oldular."