ALZHEİMER’IN İLK İŞARETLERİNE DİKKAT

İsimleri unutmak, aynı soruyu tekrar tekrar sormak, eşyaların yerini hatırlayamamak veya günlük işleri planlamakta zorlanmak… İleri yaşlarda sık görülen bu tür durumlar çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Ancak bazı unutkanlıklar, Alzheimer hastalığının ilk belirtileri olabilir. Uzmanlar, özellikle kişinin günlük yaşamını etkilemeye başlayan bilişsel değişikliklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Haber Giriş Tarihi: 18.09.2026 13:13
Haber Güncellenme Tarihi: 18.09.2026 13:14
bursadanhabervar.com

Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Kezban Güler Coşan, Alzheimer’ın hafıza başta olmak üzere düşünme, öğrenme, muhakeme, dil ve planlama gibi bilişsel işlevlerde ilerleyici kayba yol açan bir hastalık olduğunu belirterek, “Her unutkanlık Alzheimer değildir. Ancak yeni öğrenilen bilgilerin sürekli unutulması, aynı soruların tekrarlanması, günlük işleri planlama ve problem çözmede belirgin güçlük yaşanması gibi değişiklikler önemsenmelidir” dedi.

Alzheimer ve demans aynı değil

Demansın tek başına bir hastalık olmadığını, bilişsel işlevlerde günlük yaşamı etkileyecek düzeyde ortaya çıkan gerilemeyi tanımlayan genel bir kavram olduğunu belirten Dr. Coşan, Alzheimer hastalığının ise demansın en yaygın nedenlerinden biri olduğunu söyledi.

Alzheimer’ın çoğunlukla 65 yaş ve üzerindeki kişilerde görüldüğünü ifade eden Dr. Coşan, yaşın yanı sıra genetik özellikler, aile öyküsü, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, obezite, sigara, kalp-damar hastalıkları ve fiziksel hareketsizliğin de risk açısından önem taşıdığını kaydetti.

İlk belirtiler yakın hafızada ortaya çıkıyor

Alzheimer’ın erken döneminde en sık yeni öğrenilen bilgilerin hatırlanmasında güçlük görüldüğünü aktaran Dr. Coşan, kişinin doğru kelimeyi bulmakta zorlanabileceğini, eşyalarını daha sık kaybedebileceğini, planlama ve organizasyonda sorun yaşayabileceğini belirterek “Geçmişte yaşanan bir olayı hatırlamakta zaman zaman zorlanmak tek başına Alzheimer anlamına gelmez. Ancak kişinin daha önce kolaylıkla yaptığı işleri yapmakta zorlanması, günlük rutinlerinin bozulması veya yakınlarının belirgin bir değişiklik fark etmesi halinde mutlaka değerlendirme yapılmalıdır” diye konuştu.

Hastalık ilerledikçe hafıza kaybı ve kafa karışıklığının arttığını belirten Dr. Coşan, kişinin zaman ve mekân kavramlarında zorlanabileceğini, yakınlarını tanımakta güçlük çekebileceğini ve banyo, giyinme, tuvalet gibi günlük ihtiyaçlarında desteğe gereksinim duyabileceğini söyledi. İleri evrede ise temel günlük aktivitelerde tamamen başkalarının yardımına ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti.

Tanı süreci ayrıntılı değerlendiriliyor

Unutkanlığın her zaman Alzheimer kaynaklı olmadığını vurgulayan Dr. Coşan, tanı sürecinde hastanın genel sağlık durumu, kullandığı ilaçlar, tıbbi geçmişi ve günlük yaşam becerilerinin ayrıntılı biçimde değerlendirildiğini ifade ederken de, “Nörolojik muayenenin yanı sıra hafıza, dikkat, dil, problem çözme ve diğer bilişsel işlevleri değerlendiren testlerden yararlanıyoruz. Gerektiğinde kan tetkikleri ve beyin MR’ı, bilgisayarlı tomografi veya PET gibi görüntüleme yöntemleri de tanı sürecine dahil edilebiliyor” dedi.

Alzheimer hastalığının tamamen ortadan kaldırılmasını sağlayan kesin bir tedavi bulunmadığını ancak bazı ilaçların bilişsel belirtilerin kontrolüne yardımcı olabildiğini belirten Dr. Coşan, erken evrede hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik yeni tedavi seçeneklerinin de bulunduğunu söyledi. Tedavinin hastanın durumuna göre bireyselleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Beyin sağlığını korumak mümkün

Alzheimer riskinin azaltılmasında yaşam tarzının da önemli olduğunu ifade eden Dr. Coşan, “Fiziksel olarak aktif olmak, sağlıklı beslenmek, tansiyon, kan şekeri ve kolesterolü kontrol altında tutmak, sigaradan uzak durmak, zihinsel olarak aktif kalmak ve sosyal ilişkileri sürdürmek beyin sağlığı açısından önemlidir” dedi.

Kitap okumak, yeni beceriler öğrenmek, bulmaca çözmek, müzikle ilgilenmek ve sosyal etkinliklere katılmak gibi zihinsel ve sosyal faaliyetlerin bilişsel sağlığı destekleyebileceğini belirten Dr. Coşan, bunların tek başına Alzheimer’ı önlediği şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini de vurgulayarak “Unutkanlığı yalnızca yaşlılığa bağlayarak geçiştirmemek gerekiyor. Kişinin kendisinde veya yakınında belirgin hafıza ve düşünme sorunları fark edildiğinde nöroloji uzmanına başvurulması, hem Alzheimer dışındaki tedavi edilebilir nedenlerin ortaya çıkarılması hem de hastalık söz konusuysa erken dönemde uygun bir yol haritası oluşturulması açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu.