
Cedit Mahallesi'nde bulunan ve milattan sonra 4. yüzyıla tarihlendirilen tarihi sarnıç, Roma ve Bizans dönemlerinde kentin su ihtiyacını karşılayan önemli yapılardan biri olarak kullanıldı.
Nikomedya'nın (İzmit'in antik dönemdeki adı) su ihtiyacını karşılamak üzere inşa edilen sarnıca, yaklaşık 22 kilometre uzaklıktaki Paşasuyu kaynağından su taşındığı biliniyor. Araştırmalara göre su, 21 su kemeri aracılığıyla sarnıca ulaştırılıyor, burada depolandıktan sonra kentteki hamam, ev, askeri tesis ve saray gibi yapılara dağıtılıyordu.
Çeşitli kaynaklarda, sarnıcın eski Bizans İmparatoru Diocletianus tarafından yaptırıldığı belirtilirken, yapının daha eski bir döneme ait olduğuna ilişkin rivayetler de bulunuyor. Ünlü seyyah Charles Texier de 1834 yılında İzmit'e yaptığı ziyarette sarnıçtan söz etti.
1987 yılında Anıtlar Kurulunca tescillenen yapı, bakımsızlık ve çarpık yapılaşma nedeniyle günümüzde büyük ölçüde çevresindeki yapıların ve yabani otların arasında kaldı.
Sular, 21 su kemeriyle taşınıyordu
Art Nicomedia Kültür Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Akın Ülkü Sevinç, milattan sonra 4. yüzyıla tarihlendirilen sarnıcın tarihi, mimari özellikleri ve korunması gereken kültürel miras niteliğine ilişkin bilgi verdi.
Sevinç, İn Bayırı Sarnıcı'nın Roma ve Bizans dönemlerinde kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılan su toplama ve depolama alanlarından biri olduğunu söyleyerek, "Roma ve Bizans dönemlerinde kentin su ihtiyacını karşılamak için su toplama alanı, bugünkü adıyla su deposu olarak kullanılıyordu. Yağmur suları ve kaynak sularından gelen rezervler burada toplanarak ihtiyaç duyulan yerlere dağıtılıyordu. İn Bayırı Su Sarnıcı'nın kaynağı Paşasuyu'ndan geliyor. Yaklaşık 22 kilometre mesafede bu kaynak. Yapılan araştırmalara göre 21 su kemeriyle buraya taşınıyor su. Buradan da kentin su ihtiyacı olan yapılara, hamamlara, evlere, askeri tesislere ve saraylara aktarılıyordu" dedi.
170 bin kişinin su ihtiyacını karşılayabilecek kapasitedeydi
Sevinç, yapılan bir araştırmaya göre sarnıcın 170 bin kişinin su ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğunu belirterek, "Yapılan bir araştırmaya göre bu sarnıçtan 170 bin kişinin faydalanabileceği su kaynağı varmış. 170 bin kişinin ihtiyacına yetecek kadar su depolanan bir alan düşünün. Muhtemelen şu anda çok daha büyük bir yapının yalnızca bir bölümünün içerisindeyiz" diye konuştu.
"Yerebatan Sarnıcı gibi devasa bir yapı olabilir"
Yapının mimari özelliklerine de değinen Sevinç, sarnıcın inşasında taş ve tuğla kullanıldığını, bölgede yapılan araştırmalarda altı farklı ana su yolunun tespit edildiğini kaydetti.
Sarnıcın bugün görülebilen bölümünün daha büyük bir yapının parçası olabileceğine dikkati çeken Sevinç, yapının Yerebatan Sarnıcı gibi geniş bir kompleksin parçası olabileceğini ifade ederek şöyle konuştu:
"Şu anda bildiğimiz kadarıyla bir parçasının içindeyiz. Muhtemelen çok daha büyük bir yapının parçası bu. Yerebatan Sarnıcını gözünüzün önüne getirirseniz ne kadar devasa bir kompleks olabileceğini tahmin edebiliriz. Bunun sağa sola, kuzeye veya güneye devam edip etmediğini şu anda bilemiyoruz."
"Çarpık kentleşme nedeniyle çok azı günümüze ulaştı"
Nikomedya'nın Roma İmparatorluğu'na başkentlik yaptığı dönemde çok sayıda önemli yapıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Sevinç, "Milattan sonra 284 ile 330 yılları arasında Nikomedya, Roma İmparatorluğu'nun başkentiydi. Dolayısıyla bu kentte birçok imar faaliyeti ve yapı bulunuyordu. Tapınaklar, hipodrom, tiyatro, anıtsal su çeşmeleri, hamamlar ve gymnasium gibi birçok yapı vardı. Ancak depremler, yağmalar ve son 70-80 yıldaki çarpık kentleşme faaliyetleri nedeniyle günümüze çok azı ulaşmış durumda. İzmit'in her yerinde tarih var diyebiliriz" dedi.
"Restore edilirse muhteşem bir turizm alanı olur"
Sarnıcın mevcut durumundan kurtarılması gerektiğini vurgulayan Sevinç, yapının restore edilmesinin İzmit'in turizm potansiyeline katkı sağlayacağını belirterek, "Şu anda gördüğünüz gibi harap durumda, bir kalıntı halinde. Restore edilse kentin turizmine büyük katkı sağlayacak bir alan. Öncelikle buranın bir projesinin hazırlanması, bütçe oluşturulması gerekiyor. Projelendirilip restore edilse belki çok muhteşem bir turizm alanı olacak. Belki binlerce, yüz binlerce turist gelecek buraya. Bu su sarnıcı bilimsel olarak ele alındığında tarihî ve arkeolojik açıdan birçok detay ortaya çıkaracaktır. Öncelikle buranın restorasyon ve projelendirme çalışması yapılarak şu an gördüğünüz mezbelelik halden kurtulması lazım. İnşallah bir gün İzmit, antik dönemiyle hak ettiği değere arkeolojik, tarihî ve turizm anlamında ulaşacaktır. O günleri inşallah görürüz" ifadelerini kullandı.